Jack London – Demir Ökçe

Demir Ökçe Kitap Kapağı Demir Ökçe
Jack London
Can Yayınları
312

Jack London'ın 1907'de yayımlanan Demir Ökçe adlı eseri, modern karşı-ütopyacı romanların ilki sayılır. Totaliter ve baskıcı sistemdeki toplumu tanımlamak için kullanılan karşı-ütopya kavramı, bu kitapta, ABD'de oligarşik bir tiranlığın yükselişinde yansıyor. George Orwell'in Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı romanına da esin kaynağı olan Demir Ökçe, toplumda ve siyasette gelecekte yer alacak değişiklikleri irdeler. Jack London'ın ileride ABD'de bir çöküş yaşanacağı yolundaki öngörüsü tam anlamıyla gerçekleşmemişse de, yazarın uluslararası gerginliklerle ilgili görüşleri birkaç yıl farkla da olsa gerçek tarihle örtüşür. Demir Ökçe'de 1913'te başlayan bu çatışma, gerçekte 1914'te patlak vermiştir. Dahası, London sadece 1914'te olanları değil, İkinci Dünya Savaşı'na giden olayları da kehanette bulunurcasına öngörmüş; faşist yapılanmanın dünyayı nasıl dehşete sürükleyeceğini ve bunun karşısındaki devrimci duruşun nasıl olması gerektiğini dile getirmiştir.

Ne yazık ki geçen zaman London'ın kehanetlerini doğrular niteliktedir.

Jack London – Dehşet Ülkesi

Dehşet Ülkesi Kitap Kapağı Dehşet Ülkesi
Jack London
Oda Yayınları
272

Jack London'un yapıtları görkemli ve sürekli bir destandan alınma sürükleyici serüven parçaları gibidir. Issız tropik adaların balta girmemiş ormanlarında, kelle avcıları arasında geçen bir aşk ve serüven romanı olan 'Dehşet Ülkesi'nde, yine Jack London'a özgü o sürükleyici anlatımı bulacak, yabanıl doğadaki o dişe diş kavgayı yine yaşar gibi olacaksınız.

Jack London – Ateş Yakmak

Ateş Yakmak Kitap Kapağı Ateş Yakmak
Jack London
Yason Yayıncılık
176

Jack London (12 Ocak 1876, San Francisco - 22 Kasım 1916, Kaliforniya), ABD´li gazeteci ve roman yazarı. Vahşetin Çağrısı, Martin Eden, Demir Ökçe, Beyaz Diş ve Deniz Kurdu başta olmak üzere elliden fazla kitabın yazarı olan Jack London, Dünya ticari dergi romanının öncüsü ve yazarlıktan yüksek gelir elde edebilen Amerikalıların ilklerindendir.

Jack London San Fransisko´daki 3. cadde ile Brannan caddesi yakınlarında 12 Ocak 1876´da doğdu. Doğduğu ev 1906 San Fransisko depremi sırasında çıkan yangında tamamen yandı ve bunu belirtmek için1953 yılında Kaliforniya Tarih Derneği tarafından bir tabela koyuldu. London ailesi işçi sınıfından geliyor olsa da aslında Jack London´ın ileride yazdıklarında iddia ettiği kadar yoksul değillerdi. Jack London, özellikle yerel kütüphanede kitap okuyarak kendi kendisini eğitmiştir. 1885´te, Ouida´nın eğitimsiz bir İtalyan köylü çocuğunun opera bestecisi olarak ün kazanmasını anlatan romanı Signa´yı okudu. Bu romandaki karakter onun edebiyat alanındaki kendi hedeflerine ulaşması açısından prototipi olacaktı.

Jack London´ın ölüm sebebi çok tartışılmıştır. Pek çok eski kaynakta intihar ettiği anlatılmıştır.[26] Ölüm raporunda ölüm sebebi üremi olarak gösterilmiştir. 22 Kasım 1916´da, çiftliğinde bir uyku sundurmasında ölmüştür.[27] Son döneminde çok acı çektiği ve morfin aldığı biliniyordu, kazayla ya da kasıtlı olarak aşırıdoz olması da ihtimaller dahilindedir. Clarice Stasz´a göre "London´ın ölümünü takiben, bazı nedenlerle, onun sonunda intihar etmiş bir kadın avcısı olduğu yolunda bir biyografik efsane gelişti. Birinci el kaynaklara dayanan yakın zamanlı ciddi çalışmalar bu karikatürü reddetmektedir."[28] London´ın eserlerinde intihar pek çok kez karşımıza çıkar ve bu durum söz konusu "biyografik efsane"nin oluşmasına katkıda bulunmuş olabilir.

Yaşamöyküsünü yazan Russ Kingman London´ın "inme ya da kalp krizi" nedeniyle öldüğünü düşünmüştür. Jack London´ın külleri, eşi Charmian´ınkilerle birlikte, Glen Ellen, California´daki Jack London Eyalet Tarih Parkı´na gömüldü. Çok sade olan mezarda sadece yosun tutmuş bir kaya parçası dikilidir.

Jack London – John Barleycorn

John Barleycorn: Bir Alkoliğin Anıları Kitap Kapağı John Barleycorn: Bir Alkoliğin Anıları
Jack London
Oda Yayınları
144

"Viski" klasiklerinden biri olan John Barleycorn, otobiyografik yanıyla da Jack London okurlarının ilgisin istiyor.
Alkol karşıtı tutumuyla, yazıldığı yıllarda epey sansasyon yaratan yapıt, 1919'lu yılların Amerikası'nda uygulanmaya çalışılan içki yasağına da damgasını vurmuş; okul yıllarından beri eline kitap almamış yüz binlerce okur, yapıta hayli ilgi göstermiş; içki tekelleri, el altından harcadıkları büyük paralarla, yapıtın sinemaya uyarlanmasına bile engel olmaya çalışmıştır. Yapıt konusunda, yazarının, "gerçeği tam olarak yazacak cesareti olmadığını", bu durumun da Jack London'a karşı nesnel bir tavır almayı zorlaştırdığını belirtelim.

Jack London – Denizin Çağrısı

Denizin Çağrısı Kitap Kapağı Denizin Çağrısı
Jack London
Can Yayınları
160

San Francisco'da yaşayan Joe, kendini bir türlü derslerine veremeyen, arkadaşlarıyla sokak sokak gezmeyi sınavlara çalışmaya yeğleyen bir gençtir. Yaşamı sıradan, sıkıcı bulur, hep daha fazlasını bekler. Dolu dolu yaşamak ister ve günlerini çeşitli maceralara atılarak geçirenlere özenir. Kız kardeşinin okulda kendisinden daha başarılı olmasını, babasının hayal kırıklığını dile getirmesini kaldıramayan Joe, evden kaçarak denizci olmaya karar verir fakat kendini korsanların arasında bulur. Denizin Çağrısı, nefes aldığı her ânın tadını çıkarmak isteyen memnuniyetsiz bir gencin hayata ve yaşama dair farkındalık kazanma sürecini anlatıyor. Jack London'ın diğer birçok eserinde olduğu gibi, denize, denizciliğe dair ustaca gözlemler içeren roman, okurlara deli dolu bir gençlik hikâyesi sunuyor.

Jack London – Deniz Kurdu

Deniz Kurdu Kitap Kapağı Deniz Kurdu
Modern Klasikler Dizisi
Jack London
İş Bankası Kültür Yayınları
376

Jack London'ın bütün eserlerine bir simgeci natüralizm örneği olan Deniz Kurdu ile devam ediyoruz. Varlıklı bir aileden gelen Humphrey Van Weyden, geçirdiği deniz kazasının ardından Hayalet adlı uskunanın kaptanı Wolf Larsen tarafından kurtarılır. Barışçıl bir "beyefendi" olarak, iradesi dışında Larsen'in hizmetine girmesiyle kendini şiddet dolu "gerçek dünya"da bulacak; bu deneyim onu elitist bir entelektüelden, cesur bir eylem adamına dönüştürecektir.

Van Weyden'la Larsen arasındaki çatışma, yalnızca zayıf olanın ezildiği bir dövüş değil, bir fikir savaşıdır aynı zamanda. Hayatı "kutsal" olarak gören Van Weyden'ın idealizmiyle, var olmak dışında bir kaygı taşımayan Wolf Larsen'in materyalizmi arasındaki karşıtlık roman boyunca yinelenirken, Deniz Kurdu'nu farklı düzeylerde okunabilecek bir yapıt haline getirir. Ancak, London'ın en büyük başarısı hiç kuşkusuz ustalıkla geliştirip ete kemiğe büründürdüğü unutulmaz Wolf Larsen karakteridir. Nietzsche'nin "üstinsan" kavramını anıştıran Wolf Larsen, Ambrose Bierce'in de dikkat çektiği gibi, bir yazarın yaratabileceği en muazzam karakterlerden biridir...

Jack London – Kız, Kar ve Kan

Kız, Kar ve Kan Kitap Kapağı Kız, Kar ve Kan
Jack London
Oda Yayınları
251

"Gerçek, ayrıntıdadır" der Flaubert. Jack London, bu gerçeği, bir buz parçası üzerinde kristalleşen köpek kanında, bir madencinin donmuş nefesinin anaforunda anlatabilir...Jack London'un tehlikeli, ölüm-kalım zorbalığına yakalanan okur için hiçbir kaçış yolu yoktur.Ve bu gerçek, "Kız, Kar ve Kan" için de geçerlidir.

Jack London – Vahşetin Çağrısı

Vahşetin Çağrısı Kitap Kapağı Vahşetin Çağrısı
Modern Klasikler Dizisi
Jack London
İş Bankası Kültür Yayınları
112

Amerikan edebiyatının büyük ustalarından Jack London’ın unutulmaz romanı Vahşetin Çağrısı hemen hemen tüm dillere çevrilmiş, gerçek anlamda bir klasik niteliği kazanmıştır.

Dünya edebiyatında kendi kendini yetiştiren yazarların en yetkin örneklerinden biri olan Jack London, en güçlü ve etkileyici yapıtlarından biri sayılan Vahşetin Çağrısı’nda, kızağa koşulan bir kurt köpeğinin amansız yaşam savaşını anlatır. Alaska’nın yabanıl ortamında yaşayan insanların acımasızlığından payına düşeni alan Buck, ayakta kalabilmek için inanılmaz bir savaş verecek, giderek yabanın çekiciliğine kapılarak özgür seçimini yapacaktır.

Ne ki, Buck’ın bir köpek olduğunu bilmesek, onun başından geçenleri bir insanın zorluklarla dolu yaşamöyküsü olarak da okuyabiliriz. London, bir köpeğin öyküsünün ardında, insanlık durumunun ürkütücü bir panoramasını önümüze serer.

Jack London – Tanrılar ve Köpekler

Tanrılar ve Köpekler Kitap Kapağı Tanrılar ve Köpekler
Jack London
Oda Yayınları
175

"Jerry, yepyeni, romanlarda bugüne dek rastlanmamış bir kahramandır. Yalnız konusu köpekler üzerine olan hikayelerde değil, roman adı altındaki bütün eserlerde Jerry gibisine rastlanmaz. Bu köpeğin apayrı, canlı davranışları, köpek sevenler kadar ruhbilimcileri de etkileyecektir."

Jack London – Martin Eden

Martin Eden Kitap Kapağı Martin Eden
Modern Klasikler Dizisi
Jack London
İş Bankası Kültür Yayınları
520

Jack London'ın yarı otobiyografik romanı Martin Eden, 20. yüzyıl başında sosyal ve ideolojik meseleler ağırlıklı içeriğiyle Amerikan edebiyatında büyük ölçüde kabul görmüştür. London farklı sınıflar arasındaki zihniyet ve değer farklarını gözlerimizin önüne sererken, statü ve servetin Amerikan toplumundaki hayati önemine işaret eder. Romanın ana temalarından biri, başarı ve refah yolunun sosyal sınıf farkı gözetilmeksizin herkese açık olduğu şeklinde özetlenebilecek Amerikan Rüyası'dır. Ya da bu idealin yarattığı muazzam hayal kırıklığı…

London, romanı bir sanatçının çıraklıktan olgunluğa geçiş sürecini işleyen Künstlerroman geleneğinde yazmıştır. Martin'in aşkı uğruna eğitimsiz genç bir işçiden başarılı ve rafine bir yazara dönüşüm mücadelesini anlatır. Kahramanı hedefine ulaştığında ise motivasyonunu ve heyecanını çoktan yitirmiş, trajik bir sona doğru sürüklenmektedir artık…

Jeffery Deaver – Saatçi

Saatçi Kitap Kapağı Saatçi
Jeffery Deaver
Epsilon Yayınevi
552

Soğuk bir Aralık ayı... New York sokakları. Aynı gece içinde işlenen iki korkunç cinayet. Katilin olay yerine bıraktığı, kadranı Ay Takvimi ile döşenmiş saatler ve uçuşup duran sorular: Bir insan ne kadar sürede ölür? Katil cinayeti işledikten sonra, olay yerine neden geri döner? Bir suçlu ne zaman yalan söyler? Birinin yalan söylediğini nasıl anlarız?

Deaver`ın artık efsaneleşen kahramanı, boynundan aşağısı felçli, suç uzmanı, üstat Lincoln Rhyme, sevgilisi Amelia Sachs ve ekibi soruşturmayı üstlenirler, fakat yüzyıllardır doğru işleyen şaşmaz bir saat kadar mükemmel kurulmuş bu oyunda adım adım çözüme ulaşmaya çalışırlarken, hayatın önemli sırlarından biriyle karşı karşıya geleceklerdir:

"Hiçbir şey göründüğü gibi değildir..."

Jeffery Deaver – Taş Maymun

Taş Maymun Kitap Kapağı Taş Maymun
Jeffery Deaver
Epsilon Yayınevi
496

Özel bir tekerlekli iskemleye mahkum (boynundan aşağısı felçli) adli tıp uzmanı Lincoln Rhyme ve yardımcısı Amelia Sachs, Amerika'ya kaçak göçmen sokan Hayalet takma adlı caniyi yakalamak üzere FBI tarafından, görevlendirilirler. Ancak onu New York'a doğru yol alan Fuzhou Ejderi adlı kargo gemisinde, kaçak göçmenlerle birlikte ellerinden kaçar. Cani şimdi, gemiden kaçmayı başarıp Çin Mahallesi'nin karanlık dünyasında kayıplara karışan ve onun aleyhine tanıklık edebilecek iki Çinli ailenin peşine düşmüştür. Lincoln ile Amelia bu zavallı insanları son derece zeki ve aynı derecede acımasız olan Hayalet'in pençesine düşmeden önce bulmak zorundadırlar.

Jeffery Deaver – Şeytanın Gözyaşı

Şeytanın Gözyaşı Kitap Kapağı Şeytanın Gözyaşı
Jeffery Deaver
Epsilon Yayınevi
419

31 Aralık 1999 yılbaşı arifesi...
Washington D.C. Kuşatma altında... Sabahın erken saatlerinde Dupont Meydanı Metro İstasyonu'nda kalabalığın üzerine bir makineli tüfekte ateş edilir ve çok sayıda insan ölür; kentte artık dehşet kol gezmektedir. Belediye Başkanı'nın ofisine gelen bir mektup, Mezarcı adındaki robot gibi davranan bir suikastçinin gece yarısına kadar her dört saatte bir başkentte kaos yaratmaya programlandığından söz etmektedir. Sadece Mezarcı'nın suç ortağına ve yaratıcısına ödenecek 20 milyon dolarlık bir fidye ölüm ve terörü durdurabilecektir.

Federico Garcia Lorca – Ne Garip Federico Adında Olmak

Ne Garip Federico Adında Olmak Kitap Kapağı Ne Garip Federico Adında Olmak
Federico Garcia Lorca
Can Yayınları
168

Yirminci yüzyılın en büyük şairlerinden Federico García Lorca, hukuk öğrenimini edebiyat, resim ve müzik uğruna yarıda bırakmıştı. Daha gençliğinde usta bir besteci, yetkin bir yorumcuydu. Arkadaşları arasında “müzisyen” olarak tanınıyordu. Madrid’de ressam Salvador Dali, sinema yönetmeni Luis Buñuel, şair Rafael Alberti gibi kendi kuşağından sanatçılarla dostluklar kuracak, şair Juan Ramón Jiménez gibi kendinden daha yaşlı ünlülerle tanışacaktı. O yıllarda şiirleri daha yayınlanmadan İspanya'daki tüm edebiyat çevrelerine yayılmıştı. “Şiir okunmak içindir, kitaba girdi mi ölür,” diyor, şiirlerini ve oyunlarını ortaçağ trubadurları gibi kendisi okuyordu. Yine de, Şiirler Kitabı ve Çingene Romansları’nın yayınlanması Lorca’ya uluslararası bir ün kazandıracaktı. Ölümün gölgesi, Lorca’nın şiirlerinden de, oyunlarından da hiç eksik olmadı. Şiddet ve acı ölüm sanki onun yazgısında vardı. İspanya İç Savaşı’nın patlak verdiği günlerde, Granada’da bir gece, General Franco’ya bağlı faşistler tarafından yargılanmadan kurşuna dizildiğinde otuz sekiz yaşındaydı.

Federico Garcia Lorca – Cante Jondo Şiiri

Cante Jondo Şiiri Kitap Kapağı Cante Jondo Şiiri
Federico Garcia Lorca
Islık Yayınları
112

Geceleyin bahçede
Altı Çingene
Dans ediyor
Ak giysiler içinde.

Geceleyin bahçede
Kâğıt güllerden
Ve yaseminlerden
Taçlar kafalarında.

Geceleyin bahçede
Sedeften dişleri
Yazıyor
Yanık karanlığı.

Geceleyin bahçede
Uzuyor gölgeleri
Ve mora çalıyor
Gökyüzüne doğru.