Rene Girard – Günah Keçisi
Araştırma - İnceleme / 22 Şubat 2018

Kitap Adı: Günah Keçisi Yazar: Rene Girard Yayıncı: Kanat Kitap Sayfa Sayısı: 288 Girard Günah Keçisi’nde kıyım metinleri adını verdiği mitleri ve tarihsel belgeleri inceliyor. Girard’a göre bütün mitler bir topluluğu oluşturan bireylerin ortak olduğu kıyımı gizler. İlkel toplumlardaki kurban törenleri ya da ortaçağdaki cadı avı, toplu kıyımın örneklerini oluşturmaktadır. Topluluk, başına gelen bir felakete bir sorumlu arar, sorumlu olduğu iddia edilen kişiyse günah keçisidir elbette. Şiddetin ya da felaketin daha fazla yayılmasını önlemek için toplum günah keçisini kurban eder. Girard günah keçisi mekanizmasını çözümlerken kutsal metinlere de başvuruyor ve bir tarihsel metni ya da miti basmakalıp yargılarla okumaya alışmış modern gözlemciyi şaşırtacak yorumlar yapıyor. Günah Keçisi, dinler tarihi konusundaki başyapıtların mitleri ele alışına, yapısalcı tasvirlere ve psikanaliz kuramına karşı güçlü bir eleştiri metni.

Bronislaw Malinowski – Vahşilerin Cinsel Yaşamı
Araştırma - İnceleme / 17 Ocak 2018

Kitap Adı: Vahşilerin Cinsel Yaşamı Yazar: Bronislaw Malinowski Yayıncı: Kabalcı Yayınevi ‘Okurlar bu kitapta, derin bilgelikle birleşmiş ve yazarı antropologların en çok okunanı yapan o edebi çekiciliği bulmayı bekleyeceklerdir. Hayal kırıklığına uğramayacaklar. Canlı eğretilemeler, resimsi betimlemeler, Trobriandlıları yaşayan bir gerçeklik haline getiriyor; onları oldukları gibi görüyor ve kendimizi onların ada yaşamlarını sanki paylaşıyor gibi hissediyoruz.’ -Spectator- ‘Yazar, Trobriandlıların cinsel yaşamının tüm alanlarını, bu yaşamın karmaşık tabu ve duygusal-cinsel ilişkiler sistemiyle ilişkisini, hatta bunun düşlerin gerçekdışı dünyasındaki parçalarını inceliyor. Az bilinen insan toplulukları üzerine yapılmış etnolojik çalışmaların çoğu, bununla karşılaştırıldığında, bizimle onlar arasında var olan bellibaşlı farklılıklara ilişkin basit eskizler olarak kalıyor. Profesör Malinowski’nin kitabına, yalnızca basit bir okumanın çok ötesinde, burada bir araya getirilmiş verileri özümsemeden önce birçok kez başvurmak gerekir. Kitap karşı konulmaz bir güç taşıyor. Havelock Ellis’in önsözde belirttiği gibi, zamanla değeri artacak bir klasik olacağına kuşku yok

Alfred W. Crosby – Ateş Etmek
Araştırma - İnceleme / 15 Ocak 2018

Kitap Adı: Ateş Etmek: Tarihte Fırlatma Teknolojileri Yazar: Alfred W. Crosby Yayıncı: Kitap Yayınevi Sayfa Sayısı: 198 İnsanoğlu atış ve ateş ile çevreyi belirli bir uzaklıktan değiştirebilen tek canlı türü. Bu iki yeteneğimizle tarihimizin ve dünyadaki evrimin akışını değiştirdik ve sonunda uzaya çıkmayı becerdik. Bu yetenek insanoğluna, kullandığı aletlerin boyutuyla kıyaslanması imkansız bir güç verdi. Clovis avcısı Kuzey Amerika’nın son mamutunu mızrakla; Siyonist bir fanatik, Yitzhak Rabin’i tabancayla; Wernher von Braun Londra’yı roketle vurmuştu. Benzer şekilde Usame bin Ladin’in adamları da 11 Eylül 2001’de kaçırdıkları uçaklarla New York ve Washington’da binlerce insanın ölümüne yol açtılar. Hem patlayıp hem fırlatılan şeyleri çok severiz. Bu saplantımız kendini daha masum bir biçimde düğünlerdeki havai fişek gösterilerinde belli eder. Ama, Fatih Sultan Mehmet’in dev toplarında ve 2. Dünya Savaşının atom bombasında kendini daha vahşice gösteren de aynı tutkudur. Uzaklara ateş ve korkunç gümbürtüler saçan nesneler fırlatmaya bayılırız. Fırlatıp atmak, türümüzün en ayırt edici karakteristikleri olan iki ayak üzerinde hareket etme ve alet yapma becerisinin ürünleri. Mars’ın yüzeyinde su ve dolayısıyla geçmişinde bir yaşam belirtisi olup olmadığını belirlemek amacıyla daha önce, Nisan ayında uzaya fırlatılmış olan Mars Odyssey aracı, kaderin bir dönüm noktası olan 11 Eylül 2001 tarihinde gezegene, güneşe göre saniyede 24 kilometre hızla…

Ahmet Yaşar – Osmanlı Kahvehaneleri
Araştırma - İnceleme / 15 Ocak 2018

Kitap Adı: Osmanlı Kahvehaneleri: Mekan, Sosyalleşme, İktidar Yazar: Ahmet Yaşar Yayıncı: Kitap Yayınevi Sayfa Sayısı: 138 Kahvehane; kültürel birikim ortamı, sosyalleşme mekânı ve siyasi iktidar karşısında halkın sesini duyurabildiği bir kamusal alan… Osmanlı toplumunda 16. yüzyıl ortalarında bir şehir mekânı olarak gelişen kahvehaneler, yepyeni bir sivil deneyimin gelişmesine katkıda bulundular. Değişik zümrelerden ve kültür seviyelerinden insanların kahve içmek ve sohbet etmek amacıyla gittikleri bu yerler, kısa zamanda toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını karşılayan bir konuma geldi. Bu kitap, beş akademisyenin bu konudaki çalışmalarını bir araya getiriyor. Makalelerin en önemli ortak yanı “kamusal alan” kavramsallaştırmasının bir çeşit eleştirisi ve Osmanlı’da kahvehane kamusallığını anlama çabası. Selma Özkocak; kahvehanelerin gelişiminin daha geniş ölçekli gelişmelerle, örneğin 16. yüzyıl ve sonrasında artan şehirleşme, şehre göç ve bunun bir sonucu olarak sosyalleşmedeki yükseliş ve bütün bunların da özel alanın ve daha çok ev yaşamına ait geleneksel konukseverlik yapısının dönüşümü ile ilişkilendirilmesinin önemini vurguluyor. Uğur Kömeçoğlu; kahvehaneleri Sennett’in “aktör olarak insan” biçiminde kavramsallaştırması ve kamusal alanın bir sosyallik formu olarak okunması üzerinden irdeliyor ve bu mekânda gerçekleşen meddah, karagöz, ortaoyunu, âşık gösterileri gibi toplumsal performansları mekânsal ve eleştirel kamusallığın öğeleri olarak sunuyor. Ahmet Yaşar; kahvehanelerin, Osmanlı İstanbul’una girişi sırasında ve sonrasında devlet erkânı ve ulema arasındaki…

Jeremy Black – Dretnot, Tank ve Uçak
Araştırma - İnceleme / 15 Ocak 2018

Kitap Adı: Dretnot, Tank ve Uçak: Modern Çağda Savaş Sanatı (1815-2000) Yazar: Jeremy Black Yayıncı: Kitap Yayınevi Sayfa Sayısı: 255 Savaş gemilerinde buhar enerjisinden yararlanmaya başlayınca çok güçlü zırhlara ve büyük toplara sahip dretnotlar savaş sahnelerine çıktı. Kara savaşları için çok daha isabetli ve seri atış yapan toplar üretilmeye başlandı. Sanki dünya sessizce 1. Ve 2. Dünya Savaşları’na hazırlanıyordu. Savaş teknolojisinde asıl başdöndürücü dönüşüm 20. Yüzyılda gerçekleşti. Pervaneli uçaklardan süpersonik jetlere, büyük obüs toplarından lazer güdümlü füzelere ve tarihin en büyük imha gücüne sahip atom bombalarına bu yüzyılda bir anda geçtik.

Jeffrey Burton Russell – Lucifer: Ortaçağda Şeytan
Araştırma - İnceleme / 14 Ocak 2018

Kitap Adı: Lucifer: Ortaçağda Şeytan Yazar: Jeffrey Burton Russell Yayıncı: Kabalcı Yayınevi Sayfa Sayısı: 477 Şeytan’da antik kötülüğün, İblis’te ise Hıristiyanlığın ilk dönemlerindeki kötülüğün etkileyici bir portresini çizen Jeffrey Burton Russell, Lucifer’de ortaçağ diabolojisinin gelişimini sergileyerek, kötülüğün belki de en etkin olduğu döneme, 20. yüzyıla giriş yapmaya hazırlanıyor. Ortaçağ ile yeniçağ arasında kötülük dinsel niteliklerden sıyrılıp günlük hayatın konusu olmaya başlamaktadır ve Şeytan, artık evrene egemen olma yolundadır. Ortaçağın karanlık yüzü karnavallardan, paskalya kutlamalarından, bilgi ve şairlerin coşkulu arayışlarına dek her yönüyle aydınlanıyor. Şeytan giderek yakına geliyor.

Jeffrey Burton Russell – Mephistopheles: Modern Dünyada Şeytan
Araştırma - İnceleme / 14 Ocak 2018

Kitap Adı: Mephistopheles: Modern Dünyada Şeytan Yazar: Jeffrey Burton Russell Yayıncı: Kabalcı Yayınevi Sayfa Sayısı: 507 Bu kitapla birlikte Şeytan, İblis, Lucifer ya da Mephistoteles, yani Kötülük’ün bin yıllık tarihi tamamlanmaktadır. Antikitede başlayan yolculuk, yeni sona ermiş olan 20. yüzyılla son bulunmaktadır. Reformasyondan nükleer çağa, günlük gazete haberlerinden savaş bilançolarına, Luther’den J.J. Rousseau’ya, John Milton’dan C.S. Lewis’a, ve Ira Levin gibi çağdaş yazarlara, Steven Spielberg filmlerine, AC/DC gibi müzik topluluklarına uzanan geniş bir alanda, Russell, görkemli bir kaynak taraması eşliğinde modern zamanlarda yaşadığımız sarsıcı entelektüel ve kültürel değişimlere bütünlüklü bir yorum getiriyor. Artık şunu sormak olasıdır: Şeytan yeryüzüne çıktığına göre, onu bizden başkası olarak kabul edebilir miyiz?

Mircea Eliade – Demirciler ve Simyacılar
Araştırma - İnceleme / 14 Ocak 2018

Kitap Adı: Demirciler ve Simyacılar Yazar: Mircea Eliade Yayıncı: Kabalcı Yayınevi Sayfa Sayısı: 264 Eliade bu kitabında madencilik, demircilik ve metal işciliği gibi mesleklere özgü bazı mitleri, ayin ve simgeyi dinler tarihi açısından ele alıyor. Yazarın amacı, bilim tarihini inceleyen uzmanlarınkinden tümüyle farklı. Eliade burada arkaik toplumların madde karşısındaki tavırlarını inceliyor; insanoğlunun cevherlerin varoluş biçimini değiştirebilme gücüne sahip olduğunu anlayınca yaşadığı tinsel maceraların izini sürmeye çalışıyor.

Andrey V. Anikin – Altın… Sarı Şeytan
Araştırma - İnceleme / 3 Ocak 2018

Kitap Adı: Altın… Sarı Şeytan Yazar: Andrey V. Anikin Yayıncı: Yazılama Yayınevi Sayfa Sayısı: 204 Dünya ölçeğinde zafere ulaştığımız zaman, altını, dünyanın en büyük kentlerinden bazılarının sokaklarında umumi tuvaletler yapmak için kullanacağımızı düşünüyorum. Altını, onun uğruna, büyük özgürlük savaşı denen 1914/18 savaşında on milyon insanın nasıl öldürüldüğünü, otuz milyonunun nasıl sakat kaldığını unutmayan kuşakların yararına uygun olarak en adil ve en eğitici kullanma yolu bu olacaktır Yalnız bu sırada RSFSC’de (Rusya Sovyet Federe Sosyalist Cumhuriyeti) altın biriktirmeli, bu altını en yüksek fiyattan satmalı ve en düşük fiyattan malar almalıyız. Vladimir İlyiç Lenin

Ahmet Haldun Terzioğlu – Alp Er Tunga: Saka Türklerinin Büyük Hakanı
Araştırma - İnceleme / 8 Kasım 2017

Kitap Adı: Alp Er Tunga: Saka Türklerinin Büyük Hakanı Yazar: Ahmet Haldun Terzioğlu Yayıncı: Panama Yayıncılık Sayfa Sayısı: 400 Alp Er Tunga… Saka Türklerinin Büyük Hakanı… Adına yakılan bir ağıtın, bir sagunun günümüze kadar adını taşıdığı kahraman! Türk Milleti çok büyük kahramanlar yetiştirmiştir. Bu, Türk Milleti’nin en büyük hasletidir. Kahramanlar unutulmamalıdır! Kahramanlar yaşamalı, yaşatılmalı, hatırlanmalı… Gelecek kuşaklara anlatmalı, tanıtmalıyız onları! Çünkü bir millet, ancak kahramanlarıyla yaşar! Kahramanları yaşadıkça yaşar! Nesiller, onları örnek aldıkça yaşar! Alp Er Tunga… Büyük Türk Kahramanı… Bu kitap, onun çok az bilinen hayatına ışık tutsun, unutulmasın, adı yalnızca bir ağıt, bir sagu içinde kalmasın diye yazılmıştır! Tarihe, gerçeklere, bilgilere sadık kalınmıştır!

Ecvet Güresin – 31 Mart İsyanı
Araştırma - İnceleme / 27 Eylül 2017

Kitap Adı: 31 Mart İsyanı Yazar: Ecvet Güresin Yayıncı: Cumhuriyet Yayınları Sayfa Sayısı: 136 31 Mart’ı hazırlayan nedenler üzerinde çeşitli görüşler vardır. Kimine göre olay doğrudan doğruya İttihat ve Terakki tarafından tertiplenmiştir. Mesela Mizancı Murat Bey bu iddiadadır. Ona dayanarak olayı inceleyenler de böyle iddiaları ortaya sürmüşlerdir.Kimine göre hürriyetin anarşi haline getirilmesi, İttihat ve Terakki’çilerin yanlış tutumu isyanda rol oynamıştır Kimine göre ise 31 Mart’ta Yahudilerin, Masonların tertibini aramak gerekir. Ayrıca İttihatçılar arasında tertip suçunu Abdülhamid’e yükleyenler de vardır.

Cavit Orhan Tütengil – Atatürk’ü Anlamak ve Tamamlamak
Araştırma - İnceleme / 16 Ağustos 2017

Kitap Adı: Atatürk'ü Anlamak ve Tamamlamak Yazar: Cavit Orhan Tütengil Yayıncı: İş Bankası Kültür Yayınları Sayfa Sayısı: 156 Eser Tütengil’in 1953 yılından başlayarak Atatürk ve Cumhuriyet Türkiyesi üzerine yazıp yayınladığı makalelerle yanıtları ve onlara eklenen belgesel yazıları kapsıyor.Bunu yaparken, yazar, okuyucuların karşısına bir kez daha ve topluca çıkmak istiyor: ‘Atatürk’ü Anlamak’, Atatürkçü düşünceyi canlı tutmanın ilk basamağı; ‘Atatürk’ü Tamamlamak’ ise Atatürkçü eylemi geliştirmenin ilk koşuludur. Şöyle diyor düşünürümüz: ‘Düşünce-eylem bütünlüğü içinde ele alınıp değerlendirilmedikçe, Atatürk’ün yüklendiği mission’un ulusal ve evrensel tarih sahnesindeki yeri açıklıkla belirlenemez’ – Server Tanilli

Burak Eldem – 2012 Mardukla Randevu
Araştırma - İnceleme / 14 Ağustos 2017

Kitap Adı: 2012 Mardukla Randevu Kitap Serisi: Saklı Tarih Üçlemesi 1. Kitap Yazar: Burak Eldem Yayıncı: İnkılap Kitabevi Sayfa Sayısı: 605 Güneş sistemimizde son sınır, Pluton değil. Modern astronomların 1930’lardan beri “Gezegen X” kod adıyla izini sürdükleri, ancak yerini henüz saptayamadıkları dev bir gök cismi, kuyrukluyıldızlara benzeyen eliptik yörüngesiyle her 3661 yılında bir dünyamızın yakınından geçiyor. Sümerler ona “Geçiş Gezegeni” anlamında Nİ.Bİ.RU dediler; Babil astronomlarıysa güçlü tanrıları MARDUK’un adıyla onurlandılar; Mısır’da, “Milyonlarca Yılın Gezegeni” diye anıldı. Son yörünge geçişini İ.Ö. 1649 yılında yapan bu dev gök cismi, Thera yanardağının patlamasını da içeren bir dizi doğal afete yol açmış; aralarında “Mısır’dan Çıkış”ın da (Exodus) bulunduğu mitlere esin kaynağı oluşturmuş; Yakındoğu başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde siyasi ve sosyal dengeleri altüstü etmişti.

Burak Eldem – Fraternis
Araştırma - İnceleme / 14 Ağustos 2017

Kitap Adı: Fraternis Kitap Serisi: Saklı Tarih Üçlemesi 2. Kitap Yazar: Burak Eldem Yayıncı: İnkılap Kitabevi Sayfa Sayısı: 648 Üzerinde yaşadığımız gezegenin uzak geçmişine ve insan uygarlığının başlangıç aşamalarına ilişkin çok eski kayıt ve bilgileri içeren, gizemli bir “kitap koleksiyonu” düşünün; elinde bulundurana güç, prestij, hatta iktidar sağlayan, eşsiz ve paha biçilmez bir belge hazinesi. Ardından, çok az insanın orijinalini görme şansını elde ettiği, bu oldukça özel koleksiyonu binyıllar boyunca gözü gibi saklayarak elinde bulunduran ve içindeki bilgilerden aldığı güç ve öngörüler yardımıyla dünyayı değiştirmeye uğraşan, insanlık tarihinin en eski “misyon örgütü”nü gözlerinizin önüne getirmeye çalışın. İşte Burak Eldem’in yeni kitabı “Fraternis”, bu gizemli bilgi kaynağının ve onun koruyuculuğunu üstlenmiş insanlarca oluşturulan “eski ideal”in, günümüzden beş bin yıl önceye dek uzanan izlerini sürüyor; bu oldukça uzun soluklu misyon hareketinin serüvenini, inişleri, çıkışları ve sakladığı “gizemleriyle” birlikte mercek altına alıyor. “Ana Tanrıça” kültünün egemen olduğu binyıllar boyunca saygınlığını koruyan “bilge kadın” geleneğinin, ataerkil ilişkilerin güçlenmesi ve sınıflı toplumun doğuşundan itibaren yaşadığı zorlu süreci ve bir yandan ayakta kalmaya ve elindeki bilgiyi korumaya çalışırken, bir yandan da dünyayı değiştirme yolunda verdiği mücadeleyi buluyoruz “Fraternis”te. Kitap, her ayrıntının üzerinde titizlikle durarak, Çatalhöyük’ten Frigya’ya, Eski Yunan’dan Roma Cumhuriyeti’ne, Haçlı Seferleri’nden Avrupa’nın burjuva devrimlerine ve…

Handan Salta – Cağdaş Tiyatroda Aydın Sorunu
Araştırma - İnceleme / 13 Ağustos 2017

Kitap Adı: Cağdaş Tiyatroda Aydın Sorunu Yazar: Handan Salta Yayıncı: altkitap Yayınevi Düşünen İnsanın” Yalnızlığı Fakiye Özsoysal Çağdaş Tiyatroda Aydın Sorunu adlı çalışma, ‘aydın’ kimliğini değişik açılardan sorgulayan, ‘aydın’ın kendisiyle ve yaşadığı toplumla ilişkisinin boyutlarını, iç çatışmalarını konu edinen oyunları incelemekte, oyun yazarlarının, ele aldıkları bu izleği nasıl biçimlendirdiklerini, ‘aydın’ kavramına yaklaşımlarında değişen bakış açılarını, farklı dünya görüşlerinin ve toplumsal arka planlarının konuya bakışlarına olan etkisini ortaya çıkarmaktadır. Bu bağlamda, Çek oyun yazarı Vaclav Havel ve İngiliz oyun yazarı Edward Bond’un oyunları üzerine yoğunlaşan incelemede, Türk tiyatrosunda ‘aydın’ temasını ele alan yazarların değişen bakış açıları da, Havel ve Bond’un görüşleriyle karşılaştırmalı olarak verilmekte. Melih Cevdet Anday’ın “İçerdekiler”, Oğuz Atay’ın “Oyunlarla Yaşayanlar”, Oktay Arayıcı’nın “Tanilli Dosyası” ve Behiç Ak’ın “Bina” adlı oyunlarından yola çıkılarak, yazarların konuyu ele alışlarındaki çeşitlilik de ortaya konulmakta. Vaclav Havel’in totaliter yapıya ilişkin eleştirisi, sistemin kendisini varetmek için baskı, korkutma, dışlama, temel gereksinimlerden yoksun bırakma gibi yöntemlerle bireyi silikleştirip, önemsizleştirmesi üzerinde yoğunlaşırken, oyunlarında da, bu yapı içinde sıkışıp kalmış ‘düşünen insanın’ yalnızlığı, baskıdan kurtulmak için bireysel çabanın yetersizliği vurgulanıyor. Havel, böylesi bir sistem içinde yaşayan aydının da, dünyanın nereye gittiği, kendisinin bu yaşamın neresinde olduğu, anlamlı bir yaşam sürdürüp sürdürmediği konusunda kendisini sorgulayacak durumda olamayacağını ileri sürüyor….