Y. Doğan Çetinkaya – Osmanlı’yı Müslümanlaştırmak
Araştırma - İnceleme / 22 Mayıs 2017

Kitap Adı: Osmanlı'yı Müslümanlaştırmak: Kitle Siyaseti, Toplumsal Sınıflar, Boykotlar ve Milli İktisat (1909-1914) Yazar: Y. Doğan Çetinkaya Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 280 İkinci Meşrutiyet’in ilanıyla beraber Osmanlı siyasal alanında boykot ve sokak gösterileri, erken dönem Müslüman/Türk milliyetçiliğinin repertuvarındaki en tipik araçlar olarak temayüz edecekti. Bu tarihten sonra ne zaman bir diplomatik ya da ulusal sorun ortaya çıksa, Müslüman/Türk milliyetçi hareketi protesto gösterileri düzenleyecek ve imparatorluğun düşmanlarına karşı ekonomik boykotlar örgütleyecekti. Osmanlı’yı Müslümanlaştırmak, kitle siyasetinin bu iki önemli aracının imparatorlukta nasıl ortaya çıktığını ve ne şekilde kullanıldığını gösteriyor. 1909-1914’te milli bayramlar, sivil dernekler, gönüllü cemiyetleri, kitle hareketleri ve günlük basının boykotların etkisini ne derecede pekiştirdiğini tartışıyor. Boykotlar sırasında Müslümanları ve gayrimüslimleri kapsayan bir Osmanlı kimliği tasavvurundan, diğerlerini dışlayan Müslüman/Türk bir milli kimlik inşası sürecine nasıl geçildiğini görüyoruz. Osmanlı’yı Müslümanlaştırmak, aynı zamanda bir iktisadi silah olarak da kullanılan boykotun, “milli” iktisadın kuruluşundaki rolünü ise karmaşık toplumsal-siyasal süreçlerin arasından çekip çıkararak, net bir biçimde ortaya koyuyor. Geleneksel tarihyazımının aksine Çetinkaya yükselen Müslüman Türk milliyetçiliğini düşünce tarihi çerçevesinde ele almaktan ziyade işçiler, tüccarlar, eşraf, profesyoneller, memurlar vb.– farklı toplumsal grupların iradesine odaklanıyor. Kitap, 20. yüzyıl başında Anadolu’nun İslâmlaştırılmasının ve Türkleştirilmesinin tarihine önemli bir katkıda bulunuyor. Fikret Adanır, Ruhr Üniversitesi Çetinkaya’nın geç Osmanlı tarihinde…

Tansı Şenyapılı – Barakadan Gecekonduya
Araştırma - İnceleme / 21 Mayıs 2017

Kitap Adı: Barakadan Gecekonduya: Ankara'da Kentsel Mekanın Dönüşümü (1923-1960) Yazar: Tansı Şenyapılı Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 372 Bu klasik önemdeki çalışmada, “Modern Türkiye”nin karakteristik olgularından biri olan “gecekondu”nun oluşum süreci, belki de en çarpıcı bir biçimde yaşandığı yerde, Ankara örneğinde inceleniyor. Çarpıcı; çünkü başkent Ankara, Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren ‘numunelik’ olmak üzere planlanmış bir kent. Kitapta, siyasal-ekonomik ortamdaki ve kentsel yaşantıdaki dönüşümlerin ve toplumsal farklılaşmaların, mekâna nasıl yansıdığına dair çok boyutlu bir bakış açısı sunuluyor. Son derece ayrıntılı bir bakış bu: Yasal düzenlemelerin, inşaat ve kooperatif örgütlenmesinin, belediyecilik pratiğinin gelişimi; semt ‘karakterlerinin’ değişimi; gecekonduların marjinallikten yerleşikleşmesine giden yol ve bütün bu meselelerin o dönemlerde nasıl algılandığı, nasıl tartışıldığı mercek altına alınıyor. Tansı Şenyapılı’nın 1986 yılında Sedat Simavi Sosyal Bilimler Ödülü’nü alan çalışmasının geliştirilmiş biçimi olan bu kitap, Türkiye’de kent ve gecekondu araştırmaları literatürünün temel eserlerinden biridir.

Tanıl Bora & Kemal Can – Devlet, Ocak, Dergah
Araştırma - İnceleme / 21 Mayıs 2017

Kitap Adı: Devlet, Ocak, Dergah Yazar: Tanıl Bora & Kemal Can Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 416 Türkiye sol literatüründe hayatî bir ilgi odağı olmasına karşın, kontrgerilla v.b. karanlık güçlerin faaliyetlerine indirgenen veya faşizmle ilgili standart kuramsal metinlerden uyarlanan açıklamalarla geçiştirilen ülkücü hareket üzerine bir tahlil çabası. Kitapta ülkücü hareketin 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasındaki iç süreçleri, kamplaşmaları, ideolojik dönüşümleri, söylemi inceleniyor.

Taha Parla – Ziya Gökalp, Kemalizm ve Türkiye’de Korporatizm
Araştırma - İnceleme / 21 Mayıs 2017

Kitap Adı: Ziya Gökalp, Kemalizm ve Türkiye'de Korporatizm Yazar: Taha Parla Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 232 Ziya Gökalp yirminci yüzyılda Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli sistematik düşünürdür. Çok sayıda etnik oluşumu içinde barındıran Osmanlı İmparatoruğu’ndan bir ulus-devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’ne geçiş sürecine egemen olmuş derin bir bunalım ve değişim döneminde yaşamış ve yazmıştır. Siyasi karışıklıklar, ekonomik iflas, Dünya Savaşı ve yeni kültürel değerler edinmeye yönelik umutsuz arayışların oluşturduğu koşullarda, Türkiye’nin ulusal canlanışını ve kimliğini sağlamayı amaçlayan bir çalışmayla, Türk, İslam ve Batı değerleriyle kavramların bir birleşimini yaratmayı denemiştir. Gökalp’in sistemi, döneminin egemen görüşlerinin, Avrupa korporatizmiyle ulusal siyaset anlayışının bir karışımı halinde kodifikasyonu olarak ele alınabilir. Aynı zamanda, daha sonraki gelişmeler için de bir esin kaynağı ve çıkış noktası olarak görülebilir. Başka bir deyişle, Gökalp’in sistemi, Türkiye’de yürürlükte olmuş temel siyasi söylem ve pragmatiğin parameterlerini koymuştur. Türkiye’deki belli başlı ideolojik konumlar, bazen açıkça belirtilerek ama çoğunlukla zımmen, Gökalp’in kapsayıcı korporatist modelinden türetilmiştir.

Sezgi Durgun – Memalik-i Şahane’den Vatan’a
Araştırma - İnceleme / 21 Mayıs 2017

Kitap Adı: Memalik-i Şahane'den Vatan'a Yazar: Sezgi Durgun Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 328 Toprak, mekân, coğrafya nasıl “vatan” olur ve kutsallaşır? Sezgi Durgun, modern ulus-devlet inşa sürecinin önemli bir bileşeni olan vatan inşası deneyimini Türkiye örneğinde inceliyor. Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne giden süreçte, vatan kavramının nasıl oluştuğunu, vatanın harita üzerinde ve muhayyilelerde nasıl şekillendiğini ele alıyor. Modern ulusçu vatan kavramının, imparatorluğun vatan kavrayışından (Memalik-i Şahane) aldığı mirasın etkilerini sorgulayan Sezgi Durgun, buradaki devamlılığı ‘devlet-merkezlilik’te görüyor. Misak-ı Milli kararı etrafında ve Milli Mücadele döneminde, vatanın ‘neresi’ olduğu/olacağı ile ilgili müphemlikleri hatırımıza getiriyor. Cumhuriyet’in kuruluş sürecindeki farklı milliyetçilik anlayışlarının geliştirdiği vatan tahayyüllerini gösteriyor. Tabii esas olarak, resmî milliyetçiliğin etno-kültürel anlayışının ve asimilasyon politikasının, vatanla ilgili tasarım ve hayalleri nasıl biçimlendirdiğini ortaya koyarken, bu tasarım ve hayallerin tezahürleri arasında, erken Cumhuriyet döneminin coğrafya ders kitaplarına odaklanıyor. Sezgi Durgun, bir atlas gibi ayrıntılı çalışmasında, bu gecikmiş ve devlet-merkezli vatan kavramı bağlamında, coğrafyayla ilgili duyarlılığın eksikliğini düşünmeye sevk ediyor okuru. Bu ülkede mekânın “daha çok silinerek yapılandırıldığına” dikkat çekerek…

Samir Kassır – Arap Talihsizliği
Araştırma - İnceleme / 21 Mayıs 2017

Kitap Adı: Arap Talihsizliği Yazar: Samir Kassır Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 94 Araplar hızla dünyanın “öteki”leri haline geliyor. Özellikle 11 Eylül’den beri, Suudi yöneticiler, Kuveytli zenginler dahil, en ayrıcalıklı Araplar için de geçerli bu durum. “Arap” kelimesinin kendisi bile öylesine yoksullaştırılmış ki, bazı yerlerde utanç duyulacak etnik bir etikete ya da en iyi durumda, modernitenin temsil ettiği her şeyi yadsıyan bir kültüre indirgenmiş halde. Ayrıca dünyanın başka yerlerindeki yoksul ülkelerle kıyaslandığında, daha da acıklı bir görüntü çıkıyor ortaya. Ama aslında vaziyet hep böyle değildi. Arapların da bir altın çağı oldu. Onların da geleceğe daha iyimser bakabildikleri, kendi kaderlerini yazabileceklerine inandıkları bir dönem oldu. Peki, nasıl bu noktaya gelindi? Araplar, bu yoksunluğa mahkûm gelecekten başka bir çareleri olamayacağına nasıl inandırıldılar? Yaşayan bir kültür nasıl gözden düştü ve bu kültürün mensupları ıstırap ve ölüm kültünde nasıl bir araya gelebildiler? 2005’te bir bombalı saldırıyla öldürülen Samir Kassir, Arap Talihsizliği’nde bu soruların cevabını ve krizden çıkmak için bir yol bulmanın imkânını arıyor.

Mine Kara & M. Emrah Aydınonat – Görünmez Adam Smith
Araştırma - İnceleme / 20 Mayıs 2017

Kitap Adı: Görünmez Adam Smith Yazar: Mine Kara & M. Emrah Aydınonat Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 238 Adam Smith, sadece iktisat değil bütün sosyal bilimlerin halen tartıştığı, fikirlerine başvurduğu veya cevap yetiştirdiği, zihin açıcı düşünürlerden biri. Öte yandan oldukça basmakalıp yargılarla ve kendi çalışmalarıyla değil o çalışmaları yorumlayan isimler üzerinden hatırlanıyor. Bu eksikliği gidermeye çalışan, Smith’i Aydınlanma bağlamında ele alan, çağını aşan görüşleri ve ünlü görünmez el kavramı çerçevesinde irdeleyen makalelerden oluşan bir kitap elinizdeki. Bir başka özelliği daha var ki memleket sathında az bulunur türden bir kolektif çalışmaya dayanıyor. İktisadi düşünce tarihi konusunda uzmanlaşmış bir grup Türkiyeli akademisyenin oluşturduğu İktisadi Düşünce Girişimi, Smith’i çeşitli yönleriyle ele alan bir çalıştay düzenledi. Görünmez Adam Smith kitabı, bu çalıştayda sunulan bildirilerden oluştuğu gibi, girişimin iktisatla ilgili benzer nitelikte çalışmalarının da ilkini oluşturuyor. Eyüp Özveren, Dinç Alada, Feridun Yılmaz, Ragıp Ege, Mine Kara, Emrah Aydınonat, Hüseyin Özel ve Metin Sarfati kitaba katkıda bulunan iktisatçılar… Smith’i keşfetmek, anlamak ya da hatırlamak için iyi düşünülmüş, emek verilmiş, ne anlattığını bilen gerçekten güzel bir başvuru kitabı…

Martin Van Bruinessen – Ağa, Şeyh, Devlet
Araştırma - İnceleme / 20 Mayıs 2017

Kitap Adı: Ağa, Şeyh, Devlet Yazar: Martin Van Bruinessen Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 509 Martin van Bruinessen’in bu kitabı Kürtler üzerine yapılmış ilk ve en kapsamlı saha araştırmasına dayanmaktadır. Kürt coğrafyası üzerine antropolojik ve sosyolojik verileriyle öne çıkan Ağa, Şeyh, Devlet, ilk baskısının yayımlanmasından bu zamana kadar, bölgedeki ardı arkası kesilmeyen köklü sarsıntılarla ve altüst oluşlara rağmen, klasik bir referans eser olma niteliğinden hiçbir şey kaybetmemiştir. Yüzyıllardır sosyal hareketliliğin hiç bitmediği; çatışmaların, uzlaşmaların ve isyanların sürekli yaşandığı bir coğrafyada iyice girift hale gelen sosyal ilişkiler yumağının haritasını çıkarmaya çalışan Bruinessen, kitabında esas olarak -devletle ilişkileri çerçevesinde- ağalık ve şeyhlik kurumunun siyasi iktidarla çatışan/çakışan “menfaatlerini” ele alırken, diğer yandan da bu iki muktedir güç arasında sıkışan topraklı/topraksız Kürtlerin toplumsal konumlarına dair yaptığı nitelikli gözlemlerini okuyucuların dikkatine sunuyor. Elinizdeki kitap, tarikat, aşiret ve siyasal mücadeleler tarihinden Kürtlerin sosyal gerçekliğini incelikle süzen, konusunda çığır açan temel bir eserdir.

Maria Todorova – Balkanlar’ı Tahayyül Etmek
Araştırma - İnceleme / 20 Mayıs 2017

Kitap Adı: Balkanlar'ı Tahayyül Etmek Yazar: Maria Todorova Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 440 Maria Todorova Balkanlar’ı Tahayyül Etmek’e çarpıcı bir giriş cümlesiyle başlıyor: “Batı kültüründe bir hayalet geziniyor: Balkanlar hayaleti.” Bu kitap, bir anlamda bu “hayalet”in nasıl oluşturulup kullanıldığının, hangi işlevleri yerine getirdiğinin derinlemesine açıklanmasından oluşuyor. Todorova’ya göre, Balkanlar etrafında inşa edilen söylem, “Batı”nın kendine ilişkin imgesinin kurulmasında da kritik bir rol oynuyor. “Doğu”dan farklı bir damgalanmaya maruz kalan Balkanlar, Batı’nın kendi içindeki ötekiyi temsil ediyor. Batı içindeki farklılıklara da duyarlı olan yazar, homojen bir “Batı” kavrayışına karşı çıkıyor, çeşitli Batı uluslarının Balkan tahayyüllerindeki ortak noktaların yanı sıra değişik (ve zaman içinde değişen) vurguları da inceliyor. Todorova, inanılmaz derecede zengin bilgi birikimiyle, yarımadaya ilişkin olarak dışarıdan bakışla yaratılan çok çarpıcı imgelerin tarihini sunmakla yetinmiyor, ayrıca çeşitli Balkan uluslarının içeriden bakışlarını da araştırıyor, hatta bu konuya öncelik veriyor. Söz konusu ulusların kimliklerinde Balkanlı olmanın ne ölçüde önemli bir yer tuttuğunu araştırıyor. Örneğin, Balkanlar bir Osmanlı mirası olmasına rağmen, Türk ulusal kimliğini kuran çeşitli ikili karşıtlıklar içinde Balkanlı olmanın neden marjinal bir konumda kaldığını inceliyor. Belki de, kitabın en göz kamaştırıcı yönü, bütün somut sorunları ve değerlendirmeleri, çok incelikli kuramsal tartışmalarla temellendirmesi. Balkanlar’ı Tahayyül Etmek, pek çok açıdan klasik sayılan, önemi…

İsmail Hüsrev Tökin – Türkiye Köy İktisadiyatı
Araştırma - İnceleme / 19 Mayıs 2017

Kitap Adı: Türkiye Köy İktisadiyatı Yazar: İsmail Hüsrev Tökin Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 204 Yaklaşık 50 yıl önce Kadro dergisi yayınları arasında çıkan bu kitap, Türkiye’de köy ve tarım sorunları üstüne ilk Marksist analiz sayılır. Korkut Boratav’ın sunuş yazısıyla yayımladığımız kitapta toprak ağalığı sisteminin Ortaçağ feodalizmiyle benzeşen ve farklılaşan yönleri inceleniyor, sistemde meydana gelen değişimler Doğu’dan Batı’ya farklılaşan toprak mülkiyeti düzeni çerçevesinde ele alınıyor.

Hanne Blank – Bekaretin El Değmemiş Tarihi
Araştırma - İnceleme / 19 Mayıs 2017

Kitap Adı: Bekaretin El Değmemiş Tarihi Yazar: Hanne Blank Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 414 Bekâret nedir? Koruyup saklamak mı gerekir, yoksa hemen kurtulmak mı? Kaç çeşit bekâret vardır? Birinin bakire olup olmadığını anlayabilir miyiz? Bekâretin kanıtı yalnızca himen denilen küçücük bir doku parçası mıdır? Kaç çeşit himen vardır? Yüzyıllardır aile, eğitim, tıp, yasa, din gibi ataerkil kurumlar tarafından bedenlerimiz üzerine inşa edilen bekâret kültürü hakkındaki kapsamlı araştırmasında Hanne Blank bunlar gibi daha birçok soruya yanıt arıyor. Blank, kitabın “Bekâretbilim” başlıklı ilk kısmında bekâretin tıbbi ve bilimsel yönleri konusuna odaklanırken aslında kolayca gözden kaçırılabilecek, varla yok arası, incecik bir zara “himen” adını veren tıp biliminin özünde işlevsiz bir zar parçasını nasıl “işlevli” hale getirdiğini ele alıyor. İkinci kısım “Bakire Kültürü” ise bekâretin toplumsal ve kültürel yönleriyle ilgileniyor: Bekâret gibi soyut kavramları uygulamaya geçirme sürecinin, kaçınılmaz olarak hem geçmişin hem günümüzün ortamını, kuramlarını, düşünüşlerini ve göreneklerini yansıttığını; kuşaktan kuşağa aktarıldığını ortaya koyuyor. “Bekâret hakkında bildiğinizi sandığınız her şey yanlış,” diyen Blank, bekâretle ilgili olarak şimdiye dek aklımıza gelmeyen, gelse bile hiç sorgulamadığımız sorular üzerinden bu mitin el değmemiş tarihinin izini sürüyor.

Halil Buyruk – Öğretmen Emeğinin Dönüşümü
Araştırma - İnceleme / 19 Mayıs 2017

Kitap Adı: Öğretmen Emeğinin Dönüşümü Yazar: Halil Buyruk Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 424 “Ben özellikle öğretmenliği çok çok idealist yaklaşarak yapan birilerini göremiyorum. [Üniversitede] Öğretmenliği idealist olarak yazanlar matematik öğretmenliğini yazarlar. Onun gerekçesi de özel dersler vererek ekstra paralar kazanmak.” Bir öğretmen Öğretmenliği idealizmle tanımlama, “kutsal meslek” sayma alışkanlığı belki hâlâ sürüyor fakat buna inananlar artık pek az. Başta öğretmenlerin kendileri olmak üzere… Öğretmenlik nasıl değersizleşti? Daha serinkanlı soracak olursak: Nasıl değişti? Teknolojik değişim, öğretmenleri bir yandan vasıfsızlaştırır bir yandan yeni vasıflarla donanmaya zorlarken, neyi değiştirdi? Gündelik denetim pratikleri, müfredatın kıskacı ve merkezî sınav sisteminin nicelleştirdiği performans baskısı, öğretmenlerin etki alanını nasıl daralttı? Velilerin yeni aktörler olarak devreye girişi, onları nasıl etkiledi? Halil Buyruk, çok sayıda öğretmenin deneyimlerini yansıtan araştırmasında, eğitimi bir emek süreci olarak ele alıyor. Öğretmenliğin değersizleşmesini veya değişimini, emek sürecinin dönüşümünün bir cephesi olarak inceliyor. Gayrı maddî veya zihinsel emeğin dönüşümünün, tipik ve önemli bir cephesi… Bu fasılda, eğitim sendikacılığı da tartışılıyor kitapta. Devletin memuru olmaktan, emekçiye… Belki de öğretmenliğin içinden geçtiği değişim sürecinin kısa özeti budur.

Füsun Üstel – Türk Ocakları (1912-1931)
Araştırma - İnceleme / 19 Mayıs 2017

Kitap Adı: İmparatorluktan Ulus-Devlete Türk Milliyetçiliği: Türk Ocakları (1912-1931) Yazar: Füsun Üstel Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 422 Türk Ocakları’nın, 1912’deki kuruluşundan 1931’deki kapatılışına kadar, değişen Türkçülük ve milliyetçilik anlayışlarına paralel olarak yaşadığı serüveni tüm ayrıntılarıyla kavrayan bir araştırma. İlk dönemlerin hars milliyetçiliği ve Ocak çevresinde geliştirilen Turancılık siyaseti; Cumhuriyet döneminde yeniden örgütlenen Türk Ocakları’nın parti ve devlet ideolojisiyle bütünleşmesi, kapatılmaya doğru akan süreçte Halkevleri, yeni “Tarih Tezi”, Güneş-Dil Teorisi…

Ferhunde Özbay – Dünden Bugüne Aile, Kent ve Nüfus
Araştırma - İnceleme / 19 Mayıs 2017

Kitap Adı: Dünden Bugüne Aile, Kent ve Nüfus Yazar: Ferhunde Özbay Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 352 Türkiye’nin 1980’lerden günümüze geçirdiği değişim sosyal, kültürel, iktisadi ve tarihsel sonuçlar üretiyor. Toplumsal yaşamda bu değişimleri ve yarattıkları etkiyi görmek mümkün. Ancak görüneni anlamak ve analiz edebilmek için alan araştırmaları, veriler ve bu bilgilerin kullanılabileceği kapsamlı bir değerlendirme çerçevesi ile tarihsel karşılaştırma imkânları da yaratmak gerekiyor. Ferhunde Özbay’ın 30 yıllık bir dönemi kapsayan makalelerinin derlendiği Aile, Kent ve Nüfus, yaşanan değişimi ve dönüşümü kavramak için bu imkânı sunuyor. Özbay’ın çalışmalarında sınıf, cinsiyet, iktidar ve emek birarada tarihsel bir perspektif içinde yer buluyor. 2015’te aramızdan ayrılan Ferhunde Özbay’ın, her biri ayrıntılı çalışmalar ve alan araştırmalarıyla geliştirilmiş makaleleri, nüfus sosyolojisini eleştirel demografiyi de içerecek şekilde ele alan perspektifleriyle “hoca”nın literatüre katkısının da etraflı bir dökümünü sunuyor. Cumhuriyetin başından bu yana nüfus yapısındaki değişmeler, iktidarlar tarafından, sosyal ve çoğunlukla da ekonomik kaygılarla bir sorun olarak nitelendirildi. Çözüm yolları genellikle erkekleri, egemen kültürel grupları ve üst sınıfları güçlendirme yönünde oldu. İktidarların nüfus ve sosyal yapı arasındaki ilişkilerden çıkarak belirlediği “sorun” alanları buraya aldığım konulardan daha kapsamlı. Refah hizmetlerinin yeniden oluşturulması süreci ve bu süreç içinde benimsenen politikalar takip edildiğinde “nüfus mühendisliği”nin sınırsız ve ürkütücü boyutlarını görmek ve…

Eyüp Özveren & Oktay Özel & Süha Ünsal & Kudret Emiroğlu – Akdeniz Dünyası
Araştırma - İnceleme / 19 Mayıs 2017

Kitap Adı: Akdeniz Dünyası: Düşünce, Tarih, Görünüm Yazar: Eyüp Özveren & Oktay Özel & Süha Ünsal & Kudret Emiroğlu Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 270 Kendine özgü bir kültür havzası, dahası bir uygarlık beşiği olarak Akdeniz… Bu tasarım, özellikle büyük tarihçi Fernand Braudel’in çalışmalarından sonra bir hayli yaygınlaştı. Hatta belki, Akdeniz kültürü üzerine incelemeler yapanları, bir ortak Akdeniz tarihinin izini sürenleri bile tedirgin edebilecek kadar romantize edilerek popülerleşti! Elinizdeki kitapta, Akdeniz’in tarihsel gerçekliğine değişik pencerelerden bakan tarihçilerin çalışmaları yer alıyor. Akdeniz’in bir merkezî coğrafya olarak sönümlenmesinden, jeopolitik gelecek perspektiflerine… Kuzey, Güney, Doğu, Batı kıyıları arasındaki, şehir kültürleri (ve gettoları!) arasındaki benzerlikler ve farklılıklara… Cinsellikten mimariye ve dahi genetiğe… Akdenizlilerin ve Akdenizler’in zengin dünyasına, ayrıntılı, ince bakışlar sunan incelemeler. Türkiye’den, ABD’den, Fransa’dan, İsrail’den, Lübnan’dan, Tunus’tan, Yunanistan’dan tarihçilerin çalışmalarını sundukları toplantıya ev sahipliği yapan Antakya’nın özel bir yeri var kitapta. Antakya’yı hem tipik hem özgül bir “Akdeniz şehri” yüzüyle tanımak için… Evangelia Balta, Linda T. Darling, May Davie, Alisa Ginio, Reşat Kasaba, Ergi Deniz Özsoy, Eyüp Özveren, Julia Clancy-Smith, Nora Şeni, Faruk Tabak, Abdeljelil Temimi, Ehud R. Toledano, Mahmoud Yazbak ve Stefanos Yerasimos’un katkıda bulunduğu bu çalışma, ismi son anılan yazarına: değerli “Akdenizli” tarihçi ve düşünce adamı Stefanos Yerasimos’a ithaf edilmiştir.