Ayşe Şasa – Delilik Ülkesinden Notlar
Deneme / 17 Mayıs 2018

Kitap Adı: Delilik Ülkesinden Notlar Yazar: Ayşe Şasa Yayıncı: Timaş Yayınları Sayfa Sayısı: 176 Ayşe Şasa, bireysel ve toplumsal hastalığının kesiştiği noktada, İbn Arabi’yle tanıştığını söylüyor. Muhtemelen reddettiği bir dünyayla tanışınca huzura yaklaştığını hissetti; yaşadığı kavmin reddettiği kesimiyle temasa geldi… Kendisini anlatan Ayşa Şasa dostumuzdan bizim de öğreneceğimiz vardır. – İlber Ortaylı- Esasen sinemacı olan Ayşe Şasa, denemelerinde görsel olan ile zihinsel olanı kendi gönül aydınlığında sentezleyerek ifade ediyor. Bu yaklaşım meselelere hem oldukça gerçekçi hem de metafizik açılımlar getiriyor. Yazıların etkisi samimiyetinde. Bu samimiyet yer yer müspet manada safiyete dönüşüyor. Bunca yıldır gögüs gerdiği hayatın ağır yüküne dayanmaktan oluşan bir temizlik, bir hayret. Günümüz entelektüel yaşamında az rastlanır bir meziyet. – Mustafa Kutlu- Ayşe Şasa, bir ermişin hayatını anlatıyor ipek kanatlı sayfalarda.. “Bu az şey değil.” – Hilmi Yavuz-

Cuma Bozkurt – Dua Gibi Sev
Deneme / 2 Mart 2018

Kitap Adı: Dua Gibi Sev Yazar: Cuma Bozkurt Yayıncı: Mola Kitap Sayfa Sayısı: 318 Allah biliyor cümlesi ne kadar da yürekleri rahatlatan bir cümle. Gücünüzün yetmediği insanlar çıkıyor karşınıza hiçbir şey yapamıyorsunuz. Hakkınızı yiyorlar sesinizi çıkaramıyorsunuz. Sizi üzüyorlar, kırıyorlar ama karşılık veremiyorsunuz. Ama yine de takılmıyorsunuz. Çünkü yüreğinizde “Allah biliyor” cümlesinin verdiği bir rahatlık var. Sadece güçsüzlük anlarınızda da değil bazen öyle yorgun oluyorsunuz ki müdahale etmek için kılınızı kıpırdatasınız gelmiyor. Ancak yine de yaptıkları yanına kar mı kalacak diye düşünmenize gerek yok. Çünkü her şeyi gören, bilen bir yaratıcı var…

Serkan İnci & Umut Kullar – İnci Sözlük: İnsanlığa Lanet
Deneme / 26 Şubat 2018

Kitap Adı: İnci Sözlük: İnsanlığa Lanet Yazar: Serkan İnci & Umut Kullar Yayıncı: Altıkırkbeş Basın Yayın Sayfa Sayısı: 176 Özet geçiyorum: Ters bir çocuktum. Niye bilmiyorum, kapıyı kapat dediğinde bir büyüğüm, gider o kapıyı açardım. İnadına… Çocukluğumun sebepsiz, gençliğimin sebepli inatçı duruşunu gördüğüm İnci’nin artık bir kitabı var ve bu kitabının arka kapağında olmak büyük keyif… Kime kapak olur bilmem ama, kendi bakış açılarını, yaklaşımlarını, klişelerini dayatmaya çalışanlara inatla direnen panpalara selam olsun… Ohhhş… Zeki Kayahan Coşkun İnci Sözlük, on binlerce yazarı ve yüz binlerce okuruyla kısa sürede bir sosyal medya fenomenine dönüştü. Ama sadece orada kalmadı. Yaptığı ziyaretlerle insanı aptallaştıran televizyon programlarının ve gazetelerin camını çerçevesini indirdi. Hem de taş sopa kullanmadan yaptı bunu. İnsanı sosyalleştireceği halde asosyalleştiren Facebook’un ve hayatımız hakkında yalanlar uydurmaya yarayan Twitter’ın fiyakasını bozdu. Google’da en çok aranan sözcüğün porno olduğu bir ülkede, “am var dediler geldik,” itirafını ve itirazını yapmak ve ilgili capsleri vermek de ona düştü. Bozbaykuşlarla taraftarı olmayanların taraftarı, Ahmet Abi’yle seçme ve seçilme hakkı kâğıt üstünde kalanların seçmeni oldu. İnsanların her anlamda mallaştırıldığı bir tarih diliminde ve toplumda, agresif bir üslupla, neşeli ve yaratıcı bir savunma kültürü geliştirdi. “Hadi amcaya pipini göster, hadi amcaya küfür et,” diye büyütülen çocuklar, o amcalarla…

Simone de Beauvoir – Denemeler
Deneme / 26 Şubat 2018

Kitap Adı: Denemeler Yazar: Simone de Beauvoir Yayıncı: Payel Yayınları Sayfa Sayısı: 139 Simone de Beauvoir okurlarımızın çok yakından tanıdığı ve sevdiği dünyaca ünlü bir yazar. “Kadın”, “Konuk Kız”, “Bir Genç Kızın Anıları” ve “Kadınlığımın Hikayesi” kitaplarından sonra şimdi de yazarın çok tanınmış bir başka eserini yayımlıyoruz. “Denemeler” Beauvoir’in felsefe ile edebiyatı başarıyla kaynaştıran ve övgüyle karşılanan bir eseridir. İçinde kişioğlunun durumu, başkalarıyla olan ilişkileri, eyleminin sınırları, varoluşunun koşulları ile özgürlük, bağlanma, mutluluk, tanrı, ahlak, çevre, sonsuzluk, insanlık, v.b. sorunlar ele alınmıştır.

Rüşdü Paşa – Kadınlar ve Türkler Hakkında Bildiğin Her Şey Yanlış
Deneme / 22 Şubat 2018

Kitap Adı: Kadınlar ve Türkler Hakkında Bildiğin Herşey Yanlış Yazar: Rüşdü Paşa Yayıncı: Destek Yayınları Sayfa Sayısı: 96 türklerin, anadolu’ya ilk geldikleri dokuzuncu yüzyıldan beri başlarına gelen her olay komplodur. * * * türkler sadelikten hoşlanmazlar, hayatı zorlaştırmaya çalışırlar… ilk defa gidilen bir lokantada sipariş edilen yemek büyük olasılıkla adında “karışık” kelimesi geçen yemektir. * * * türkler pratiktir. iki dakikada savaşa ve aşka hazırdırlar. ölüm türklerin hayatında her yerdedir. * * * kadının erkekte aradığı cesaret, kuvvet ve kararlılıktır. kadını etkilemek isteyen erkeğin entelektüel görünmesi saçmadır. kadınlar üstün zeka ve dahilikten hiç etkilenmezler. sokak köpeğine benzeyen bir erkek, kadın için daha çekicidir. kadın içgüdüseldir ve seçiminde tamamen içgüdüsel davranır. * * * rüşdü paşa, hakikat diye bildiklerimizin aslında şaka olduğunu ispatlıyor… alışılageldik düşünceyi altüst ediyor… * * * türkçede yazılmış en cesur metinleri okumaya hazır olun… türkler ve kadınlar hakkında…

Eduardo Galeano – Tepetaklak
Deneme / 16 Şubat 2018

Kitap Adı: Tepetaklak: Tersine Dünya Okulu Yazar: Eduardo Galeano Yayıncı: Sel Yayıncılık Sayfa Sayısı: 350 Eduardo Galeano insan onurunun, erdemliliğin, adalet duygusunun ve toplumsal belleğin yağma, talan, çıkar ilişkileri ve emperyal politikalarla alaşağı edildiği günümüzün “tepetaklak” dünyasında ayakta durmamız için kılavuzluk etmeyi sürdürüyor. Yeni dünyayı saran belleksizleşme sendromuna keskin kalemiyle savaş açan Galeano, Meksikalı gravür ustası José Guadalupe Posada’nın kışkırtıcı tasvirleriyle zenginleşen Tepetaklak – Tersine Dünya Okulu’nda adaletsizliğin, ırkçılığın ve cinsiyetçiliğin temel ilkelerini; dünyamızı tahrip edenlerin dokunulmazlık kalkanını; iletişimsizliğin ve tüketimin yayılma stratejilerini; suçlu yaratma ve kitleleri köleleştirme sanatını yine benzersiz üslubuyla ele alıyor. Okurunu ise çığırından çıkmış dünyayı eski haline döndürebilme umuduyla keyifli bir suça, unutturulmaya çalışılan tarihsel olayları ifşaya ortak ediyor.

Nizar Kabbani – Ben Beyrut
Deneme / 3 Şubat 2018

Kitap Adı: Ben Beyrut: Bir Kentin Günlükleri Yazar: Nizar Kabbani Yayıncı: Hece Yayınları Sayfa Sayısı: 104 Bağımsızlıktan bugüne kadar Lübnan’ın tarihine baktığımızda Ortadoğu siyaset oyununa Lübnan’ın bir kuruşla bile katılmadığını, hep oyuncuları izlediğini görürüz. Oyun kızıştı, kumar milyonlar, milyarlar düzeyine çıktı, salonun havası Havana purosu dumanıyla doldu; kazananlar fişlerini yığmaya, kaybedenler şanslarını yeniden denemeye başladı, gecenin sonunda Lübnan’a bir şey kalmadı. Kumarcılar ona sigaralarının izmaritlerini, kadehlerinin tortularını, sandviçlerinin artıklarını bıraktılar; geleneksel konukseverliğine ve refakatinin güzelliğine teşekkür ederek onun için şapka çıkardılar. Lübnan “konumsuzluk” vergisini böyle ödedi. Bu, savaşı dürbünle yahut devrimcilerin kavgalı toplantılarını televizyon ekranında izleyen herkesin ödemesi gereken ağır bir vergidir. Sen kim olduğuna karar veremediğin zaman, senin kim olduğuna başkası karar verecektir. Sen kendini yönetemediğin zaman, başkası seni yönetecektir. Sen gemini yürütemediğin zaman, korsanlar ve çapulcular onu yürütecektir.

Umberto Eco – Açık Yapıt
Deneme / 17 Ocak 2018

Kitap Adı: Açık Yapıt Yazar: Umberto Eco Yayıncı: Kabalcı Yayınevi Sayfa Sayısı: 344 1962 yılında yayımlandığında dünya çapında büyük yankı uyandıran ve yapıt ile okur/izleyici arasındaki etkileşimin dinamiklerinin öne çıkarıldığı Açık Yapıt, 20. yüzyılın poetika literatürüne son derece önemli bir katkı… Umberto Eco, bu çalışmasında müzik, edebiyat ve görsel sanat örnekleri üzerinden dönemin avangard poetikalarının izini sürer ve bu tür yapıtlara eleştirel yaklaşımı olanaklı kılacak bir metodoloji önerir. Yelpazesini geniş tuttuğu bir bilimsel ve metodolojik zeminden yola çıkan Eco, avangard sanat estetiğinin belkemiğini oluşturan “açıklık” kategorisi ekseninde sanat yapıtının anlamlandırılma sürecini analiz eder. Bu çerçevede “çokluk”, “çoğulluk”, “çokanlamlılık” kavramlarına özel bir vurgu yaparak yapıtın anlamlandırılma sürecinde odağı “yaratıcı”dan okura/izleyiciye kaydırır.

Sunay Akın – Onlar Hep Oradaydı
Deneme / 7 Ocak 2018

Kitap Adı: Onlar Hep Oradaydı Yazar: Sunay Akın Yayıncı: İş Bankası Kültür Yayınları Sayfa Sayısı: 194 Kızılderililerin sürüldüğü topraklarda, 1966’da, uzay kıyafetleri giydirilen NASA görevlilerine Ay’a indiklerinde ne yapacakları, nasıl davranacakları anlatılırken, yaşlı bir Kızılderili’nin yanındaki çocukla birlikte bu çalışmaları her gün izlediği görülür. Aradan geçen birkaç gün sonra çocuk yanlarına gelir: “Beni babam gönderdi. O Beyaz Adam’ın dilini bilmiyor. Ben okulda öğrendim. Babam, bu garip aletler ve kıyafetlerle burada günlerdir ne yaptığınızı soruyor.” Bir NASA yetkilisinin, Ay’a gitmek üzere olduklarını, bunun için astronotları eğittiklerini anlatması üzerine Kızılderili çocuk babasının yanına geri döner… Bunun üzerine günlerdir hiç kımıldamadan duran yaşlı Kızılderili koşarak astronotların yanına gelir ve nefes nefese Navaho diliyle bir şeyler söyler. Söyleneni anlamayan NASA görevlileri, babasının arkasından koşarak gelen çocuğa bakarlar… Çocuk, Beyaz Adam’ın Ay’a gideceğini öğrenince babasının çok heyecanlandığını anlatır ve kendisinin Ay’a bir mesajı olduğunu, onu da yanlarında götürüp götüremeyeceklerini sorduğunu söyler. Günlerdir güneş altında ciddi ciddi çalışmaktan sıkılan görevliler bir teyp uzatırlar: “Babana söyle, mesajını bu teybe söylesin. Söz, giderken yanımızda götüreceğiz.” Kızılderili, çocuğunun Beyaz Adam’ın sözlerini Navaho diline çevirmesinden sonra teybe bir şeyler söyler, sonra da kızgın adımlarla uzaklaşır oradan. Mesaj şöyledir: “Bu adamlara dikkat edin! Topraklarınızı almaya geliyorlar!..”

Woody Allen – Yan Etkiler
Deneme / 3 Ocak 2018

Kitap Adı: Yan Etkiler Yazar: Woody Allen Yayıncı: Siren Yayınları Sayfa Sayısı: 230 Ölümsüzlüğe, eserlerimle değil, ölmeyerek kavuşma dileğindeyim. – Woody Allen Çağımızın ünlü sinema ustası, unutulmaz komedyen, kült filmlerin akıllara kazınmış başrol oyuncusu ve kitapları dünyanın her yerinde büyük ilgi gören yazar Woody Allen, uzun bir aradan sonra özenli bir çeviriyle Türkiye’de okurlarıyla buluşuyor. Seksten siyasete, felsefeden gündelik hayatın absürt detaylarına uzanan bir yelpazede, zamanımızın bu önemli figürü Woody Allen, eğlenceli ve entelektüel bir klasikle, YAN ETKİLER’le karşınızda. YAN ETKİLER, yaşayan bu büyük efsanenin en keyifli kısa metinlerini, O Henry ödüllü klasiği Kugelmass Olayı dahil olmak üzere bir araya getiriyor. 2008 Cannes Film Festivali’nde büyük ilgi gören son filmi yakında tüm dünya ile beraber ülkemizde de vizyonlara girecek olan Woody Allen, YAN ETKİLER’de çarpıcı ve sıradışı gözlemlerini kahkahalarla okuyacağınız denemeler ve öykülerle buluşturuyor. Çağımızın kültür ve sanat dünyasının devi Woody Allen’ın YAN ETKİLER’inin üzerinizdeki etkisinden kolay kolay kurtulmak istemeyeceksiniz. YAN ETKİLER, hayatla inceden inceye dalga geçenlerin, ağlanacak haline kahkahalarla gülenlerin, giderek karamsarlaşan bir dünyaya mizah merceğiyle bakmayı seçenlerin başucu kitabı.

Aydın Boysan – İstanbul Esintileri
Deneme / 29 Aralık 2017

Kitap Adı: İstanbul Esintileri Yazar: Aydın Boysan Yayıncı: Bilgi Yayınevi Sayfa Sayısı: 230 Çok renkli ve çok yönlü bir kişiliği olan Aydın Boysan, dünyayı ve İstanbul’u, geçmişi ve geleceğiyle iyi tanıyan ve zevkle okunacak şekilde anlatabilen bir İstanbullu. ‘Kitaplar, İstanbul’un kuruluş tarihi için, günümüzden bin altı yüz otuz altı yıl önceye gidiyorlar (İ.Ö. 658). İstanbul o kadar tamah çekmiş ki, başından geçmeyen kalmamış,’ diye başlıyor yazar ve İstanbul Esintileri’ni okura sunuyor.

Albert Camus – Denemeler
Deneme / 29 Aralık 2017

Kitap Adı: Denemeler Yazar: Albert Camus Sanat bence, en büyük sayıda insanı, ortak acılar ve sevinçlerle coşturacak görüntüleri, biçimleri bulmaktır. Akdeniz’in tragedyası güneşe bağlı, Kuzeyinki gibi sislere değil. Eski Yunanlılar istenci (irade) akılla sınırlandırırken, biz onu aklın eline verdik. Bu yüzden akıl da elini kana boyadı. Yunanlılar için değerler, her türlü eylemden önce vardı ve onu sınırlandırıyordu. Yeni felsefe ise, değerleri eylemden sonraya koyuyor. Çağımız mutlakın ve dünya gücünün peşine düşmüş, dünyayı sonuna dek yaşamadan değiştirmek, onu daha anlamadan düzenlemek istiyor. Lawrance «Trajik, yıkıma atılan zorlu bir tekme olmalıdır» Mısırlıların “Ölüm Kitabı”nda doğru bir Mısırlının öbür dünyada temize çıkabilmesi için şunu söyleyebilmesi gerekirmiş: Kimseyi korkutmadım.

Haldun Taner – Berlin Mektupları
Deneme / 20 Aralık 2017

Kitap Adı: Berlin Mektupları Yazar: Haldun Taner Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 152 Berlin Mektupları Haldun Taner’in 1935-1984 yılları boyunca öğrenci ve yazar olarak bulunduğu Almanya gözlemlerini içeriyor: Hitler’in yükselişi, siyasal mücadeleler, soğuk savaş yılları, füze rampaları, yeşiller hareketi, hava kirliliği, Türk işçiler sorunu, Alman Çeşmesi… Yirminci yüzyıl Almanyası tarihsel, toplumsal, siyasal, kültürel açıdan renkli bir üslupla gözler önüne seriliyor. Taner kitabın ilk baskısına yazdığı önsözde “Hikâyelerim çevrildikçe piyeslerim orda oynandıkça, kongre ya da konferans için çağrıldıkça, sık sık Almanya’ya gittim. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki kara günlerini, bunun içinden nasıl kurtulduklarını ilgi ile izledim. Gözlemlerimi, izlenimlerimi sık sık, ya gezi notlarımda, ya köşe yazılarımda anlattım.” diyor.

Can Dündar – Yarim Haziran
Deneme / 11 Aralık 2017

Kitap Adı: Yarim Haziran Yazar: Can Dündar Yayıncı: İmge Kitabevi Sayfa Sayısı: 158 Katran karası bir geceyi haziran bulutlarının arasından yırtarak, avuçlarında kıpır kıpır yıldızlarla odamın penceresini tıklattı dolunay… “Sana samanyolu getirdim” dedi ve bütün gökkubbeyi yeryüzüne indirmiş gibi mağrur, gülümsedi koltuğumun başucunda… Ayla yıkanmanın keyfini sürdüm bir müddet.. Sonra penceremi açıp onu içeri aldım. Dolunay, samanyolundan ışıklarla eteklerinde; “Haydi” diyordu penceremin dibinde; “Haydi… ebedi baharın ülkesine…” Lakin dolunaya inat; öylesine bitkin ve naçar ki hayat…kopamadım akşam haberlerden, dünyevi kederlerden…Açıp penceremi, salıverdim dolunayımı, Cahit Külebi’den bir şiir fısıldayarak kulağına: “Bir gün geleceğim / alıp şu başımı / bir gün geleceğim / belki de Haziran / bulacak naaşımı / belki de Haziran…” Haziran, bir ozanın naaşını kaldırırken, dolunay samanyolu boyunca efsunlu yıldızlar saçarak uzaklaştı. Bakakaldım peşinden.. Ne gözümü alabildim, ne göze alabildim.

Elias Canetti – İnsanın Taşrası
Deneme / 11 Aralık 2017

Kitap Adı: İnsanın Taşrası Yazar: Elias Canetti Yayıncı: Sel Yayıncılık Sayfa Sayısı: 394 Elias Canetti “Notlar”ıyla dünya edebiyatında kendine özgü bir yazın türü yaratmıştır. Yazar, İnsanın Taşrası adını verdiği ve 1942-1972 yılları arasındaki notlarını içeren kitabında, yaşadığı dünyada herkesten ve her şeyden önce kendi kendisiyle en maskesiz tarzda hesaplaşmayı etik bir ilkeye dönüştürür. Canetti’nin aslında bütün yazdıkları gibi, “Notlar”ı da, giderek daha çok körleşen bir dünyada bilinçli yaşamaya çalışan insanoğlunun bakışlarını yitirmemesi için verilmiş en soylu savaşımlardan birini belgeliyor. Ne de olsa “içinde yaşadığımız dünyanın durumunu göremeyenin o dünya üzerine yazacak hemen hiçbir şeyi yoktur…” “Bu notların güçlüğü, kişisel olmalarından kaynaklanıyor. İnsan, özellikle kişisel olandan uzaklaşmak istiyor; sanki daha sonra artık değişemeyeceğinden korkarcasına, kişisel olanı kâğıda dökmekten korkuyor. Gerçekte ise insan bir kez yazdıktan sonra rahat bıraktığı takdirde, her şey pek çok yoldan değişime uğramayı sürdürüyor. Ruhun yollarını gösteren şey, yeniden okumak.”