Turan Dursun – Din Bu 1 (Tanrı ve Kuran)

Din Bu 1 (Tanrı ve Kuran) Kitap Kapağı Din Bu 1 (Tanrı ve Kuran)
Turan Dursun
Kaynak Yayınları
302

Turan'ım...On dört bin kilometreden bağırıyorum sana.Kutlarım. Gece karanlıkta kara nadasın içinde, kara koyunun kara kuzusunu gören gözlerinden öperim. Ali Akbaba, Sydney.İslam dinin tezyif eden, Diyanet'i ihanete ve hıyanete çeviren çıkarcı ve ilahiyat mezunu kimilerinin yüz kızartıcı şeriat meczupluklarına meydan okuyan yazılarınızın hayranıyım. Ellerin dert görmesin. Ben, yaşı seksene yaklaşan, Ata'nın zamanını yaşamış, din bilgisini de İzmirli İsmail Hoca'dan edinmiş bir kimseyim. İslam için hiç de makbul olmayan tarikatlara bölünmüş hocalarımızın, çıkarlarından başka bir şey tanımadıklarından size hocam diye başladım. A. Sadreddin Halulu, KarşıyakaSöyleyeni adı aklımda değil şimdi. "Bir önyargıyı parçalmak atom çekirdeğini parçalamaktan daha zordur" demiş bu değerli insan. Bu sözü niye mi başa yazdım? Çünkü, siz de Türkiye'de bilinçli olarak ve öz kaynağından kanıtlar, somut delillerle bir tabuyu yıkmaya çalışıyorsunuz. Sizi yürekten kutluyorum.Size saygı göstermek bütün aydınların görevidir. Ben, bu yürekli ve güzel çalışmalarınızı okurken erince ulaşıyorum. Gerçi tam takip edemiyorum. Çünkü, yolu yordamı, okulu olamayan bir köyde öğretmenim. Bu nedenle sağ olsun, gazete bayisi arkadaş fırsat buldukça, 2000'e Doğru ve Teori dergilerini yazama olanağınız ihmal etmiyor. Teori'de daha geniş yazama olanağınız olduğundandır ki, herhalde daha detaylı bilgi alabiliyoruz. Sorularıma geçmeden önce, bu çalışmalarınızı kitap olarak yayımlasanız, biz de yaralansık nasıl olur acaba? Bunu beklemek hakkımızdır sanırım. Nusret Ateş, Artvin.2000'e Doğru'da yazmaya başladığınızdan beri, bu derginin adeta tiryakisi oldum. Öyle ki, dergiyi elime alınca ilk işim "Din Dersleri"ni okumak oluyor. Çünkü bu derslerden çok istifade ediyor, bu zamana kadar duyup işitmediğim bilgiler ediniyorum. Mevzua derin vukfunuzu, fikirlerinizi cesaretle kaleme alışınızı görüp de sizi tebrik etmemek elden gelmiyor. Ancak, bu yüzden gözü dönmüş mutaassıp yobaz güruhunun hışımına uğramanız ihtimalinden korkuyor, ister istemez Salmaz Rüştü olayını hatırlıyorum. Süreyya Cebce, Eynesil- GiresunUzun zamandır yazılarınızı takip ediyorum. Aziz Nesin'in dediği gibi, her aydın Kur'an'ı da korumalıdır. Gerçekten katılıyorum. Şimdi de en çok istediğim, 2000'e Doğru dergisinde yazdıklarınız ve daha başka yerde yaşmışsanız onları toplayıp bir kitap haline getirirseniz, gerek Türkiye halkına, gerek Kıbrıs Türk toplumuna çok büyük hizmet etmiş olacaksınız. Mehmet Emin Panel, Gazi Magosa- KıbrısAyrıca din bilgisine daha fazla yer verilemez mi? 2000'e doğru dergisindeki yeriniz bir sayfalık çıkmaktadır. Ben şahsen dergiyi elime aldığım zaman heyecanla hemen ilk sayfanızı okuyorum. Doğrusu bu kadar önemli konu için bir sayfa az geliyor, heyecan verici bu bilgilere gerçekten hasretiz. Lütfen yeri biraz daha genişletin. Yıllardan beri halkımızı uyuşturan sözde o mucizelere karşı bize karşı bize savunma olanağını verdiğiniz için, size teşekkür etmeyi bir borç sayarken, uzun ömürlü olma içtenlikli dileklerimi iletir, saygılarımı sunarım. Ömer Avni Aksaray, Balıkesir

Turan Dursun – Kulleteyn

Kulleteyn Kitap Kapağı Kulleteyn
Turan Dursun
Kaynak Yayınları
331

"Kulleteyn", "İki kulle" (yaklaşık 13 ton) su demek. Durağan bir suyun temiz ("tahir") sayılabilmesi için Şafii mezhebine göre bu kadar olması yeterliydi. Daha az olamazdı. Bu kadar oldu mu, içinde ne bulunursa bulunsun "temiz" di artık. "Pislik" lerle dolu bile olsa... Doluydu zaten. İlk görüşte bataklık bile sayılabilirdi.... Ama madem ki Şeriat temiz demişti, temizdi. Şeriat neye pis diyorsa pis olan da oydu... Şeyh, ağa ve molla üçlüsünün eliyle Doğu Anadolu insanlarına "kader" olarak örülmüş yaşamdan bir kesit. İnsanlara yeniden giydirilmek istenen Şeriat'ın nasıl bir ilkellik olduğunu çarpıcı bir biçimde ortaya koyan bir yapıt. Sömürgenlerince övgüsü yapılan İslam nasıl bir şey? Gün ışığına çıkarılıyor. Doğrudan kaynağından tutulan ışıklarla...

Turan Dursun – Allah

Allah Kitap Kapağı Allah
Turan Dursun
Kaynak Yayınları
93

Bu eserde bugüne kadar Turan Dursun’un Allah, Kur’an, Dua ve İman konusunda kaleme aldığı bütün yazıları bir araya getirildi.
İlk kez tamamı bir arada!
- Allah kelimesi nereden gelir? İslam öncesi “El Cahiliye” Arapları, “Allah” derken neyi kast ederlerdi?
- Allah’ın varlığı nasıl kanıtlanabilir? İslam kelamında Allah ne anlama gelir?
- Müslümanlardan önce Allah kelimesini kimler kullanıyordu?
- Müslümanlar için Kur’an, Dua ve İman ne anlama geliyor?
- Kur’an sözcüğünün kapsamı ve tanımı nedir?
- Kur’an’ın geldiği kaynak nedir?
- Hepsi gerçek ve sağlam kaynaklardan!

Maxime Rodinson – İslam ve Kapitalizm

İslam ve Kapitalizm Kitap Kapağı İslam ve Kapitalizm
Maxime Rodinson
Yazarın Kendi Yayını
248

İnsanların içerisinde yaşadıkları düzene para, tüketim, içgüdüsel ve maddî saikler, burjuva, kapitalizm, ferdî mülkiyet ve sınıfsal sömürü egemen olmuşken; insanî ilişkiler, birbirine pençe atan ve gözü kapalı olanın aldatılıp dolandırıldığı vahşîler topluluğu ilişkileri iken, "aşk ve iman"ın çağırdığı insan cevherinin manevî tekâmülüne ve "yüce değerlere inanıp tapma" demek olan "muvahhitliğe" nasıl inanılabilir? Serbest pazar ve kapitalizm sistemi öyle bir sistemdir ki herkes sabahtan akşama kadar koşuşturmak ve akşamdan sabaha kadar da rüyasında para görmek zorundadır; aksi takdirde yaşama hakkından mahrum kalır. Peki, bu durumda insan cevherinin özgürlüğü ne oluyor? Sınıfsal çelişki, çıkarcılık, hak yeme ve bütün insanî değerlerin ayaklar altına alındığı ve para gücünün hakim olduğu bir düzende demokrasiden, siyasal ve düşünsel özgürlükten nasıl söz edilebilir? Demokrasi ve kapitalizm!... Bu ikisi nasıl bir arada olabilir?

Ancak insanların birbirlerinin hakkını yemesini, çıkarcılığı ve haksızlığı gizlemek için yalancı bir demokrasi maskesi yaparsak, o zaman bir arada bulunabilir bunlar. Bu ise demokrasinin en pis aldatması, düzenbazlığı ve en büyük belasıdır. Böyle bir düzende insanların özgür olduklarını hissetmeleri mümkündür. Ama bu, yalancı bir histir. Böylesi toplumlarda bütün bireylerin özgürce oy vermeleri mümkündür; ama onların oylarını önceden sandıklarına atan kapitalizmdir. Çünkü herkesin istediği şekilde koşmasının serbest olduğu açık bir oyun alanında şüphesiz ancak binekleri olan kimseler birinci gelebilir, koşuyu önde bitirebilirler. Yayalar ise bu özgürlükten ve bu siyasal hakların eşitliğinden her zaman mahrum kalırlar.

Hikmet Kıvılcımlı – Allah Peygamber Kitap

Allah Peygamber Kitap Kitap Kapağı Allah Peygamber Kitap
Hikmet Kıvılcımlı
Sosyal İnsan Yayınları
314

Hikmet Kıvılcımlı, Türkiye sosyalist hareketinin özgün tarih tezleriyle bilinen önderlerinden. Kıvılcımlı bu eşsiz eserinde, tarih tezinin ışığında, günümüz toplumu açısından da çok önemli bir konuya yoğunlaşıyor: Allah, Peygamber ve Kitap.

“Allah, her olayda işleyen determinist kanunlar gibidir. Peygamberler ise, aklıyla determinizmi yorumlayan bir elçidir; tarihsel determinizmin yoğun bir yansımasıdır. Zaten bu yüzden olayların gidiş kanunlarını çok iyi sezer ve yakalar. Bunu başardığı için de kendini kutsallaştırma geleneğiyle peygamber hisseder. Çünkü bu sezi de sentezleri kendisine Allah’ın verdiğini yoğunlaşmış bir gelenekle düşünür. Böylece Allah geleneği, determinizm ile üst üste oturur.”

Cemil Tokpınar – Sabah Namazına Nasıl Kalkılır?

Sabah Namazına Nasıl Kalkılır? Kitap Kapağı Sabah Namazına Nasıl Kalkılır?
Cemil Tokpınar
Nesil Yayınları
112

Namaz, imandan sonra en büyük hakikat. Kişinin Rabbiyle buluşması, Ona en yakın olduğu anı. Kur'an'da 70 kez emredilen ibadet. Peygamber Efendimizin (a.s.m.) deyimiyle namaz, "dinin direği", "gözümüzün nuru", "müminin miracı". Namaz en vazgeçilmez ibadet. Tüm proramlarımızın anası, direği, varlık sebebi. Namaz, yaratılış gayesi. Kainatın neticesi, meyvesi. Bu yüzden Bedir Savaşında bile namazdan vazgeçilmedi. Bu yüzden Hz. Ömer (r.a.) yarasından kanlar akarken bile namaz kıldı ve Hz. Ali (r.a) ayağındaki okun çıkarılması için namaza durdu. Ve sabah namazı... Çok mühim, çok muhteşem olduğu halde en çok ihmal edilen, en çok kazaya bırakılan namaz. "Sabah Namazına Nasıl Kalkılır?" kitabı, dünyamızda namaza hakettiği yeri vermek için hazırlanmış bir eser. Namazı, hasta ve yaralı iken, yolculukta ve misafirlikte, işte, okulda, askerde nasıl kılacağınızı anlatıyor. Okuduğunuzda, namazın vazgeçilmezliğine bir kat daha inanacak, onu hayatınızın en mühim görevi kabul edecek, sabah namazına kalkıp vaktinde kılmanın sayısız formülünü keşfedecek ve namaz davasının gönüllü sevdalısı olacaksınız.

Mehmed Alagaş – Din Gerçeği ve İslam

Din Gerçeği ve İslam Kitap Kapağı Din Gerçeği ve İslam
Mehmed Alagaş
İnsan Yayınları
80

Eleştirememek ne demek?

Bu kendini bilmezler ancak bacak bacak üstüne atarak Allah'ın dinini, Allah'ın hükümlerini, Efendimiz (s.a.v)'i ve O'nun pak görüşlerini değişik itiraflarla eleştirirken, bilmem kim eleştirilmeyecekmiş! Herşeyi hakkıyla bilen Allah(c.c.) dahi, insan aklını ve insan düşüncesiniböylesi bir esarete mahkum etmemiştir.

Allah(c.c.)buyurduğu her şeyin apaçık birer hak ve gerçek olduğunu beyan etmekle beraber, insanları körükörüne bir tastiğe değil; bu hakkı kavramaya davet etmekte ve buyurduğu hakkın karşısında tutunabilecek bir görüş, bir tenkid, bir eleştiri var ise, insanların mesnetleriyle beraber bunları açıklamaya ve isbata davet etmektedir.

Alemleri yaratan Allah (c.c.)'in, yaratılmış birer mahluk olan insanlara yaklaşımı böyle iken; herhangi bir mahluğa eleştirme yasağı getirmek, insan aklına ve aklın haysiyetine yakışmayacak olan bir gericilik, bir bağnazlık değil midir?

Bu bağnaz yaklaşım, bir insanın putlaştırılması değil midir? Putperestlik, bir din değil midir?

Mehmed Alagaş – Tevhid ve Şirk

Tevhid ve Şirk Kitap Kapağı Tevhid ve Şirk
Mehmed Alagaş
İnsan Dergisi Yayınları
96

Ayaklarındaki zincirleri biricik malvarlıkları olarak kabul eden bu zavallılar, ne hazindir ki zincirlerden kurtulmak için değil, bu zincirleri kaybetmemek için mücadele etmektedirler. Bu zincirlerden kurtulmak, boşlukta kalmak gibi bir kabustur bunlar için! Böyle inanmışlar, böyle inandırılmışlardır bu zavallılar!Nitekim asker askerliğini, işçi işçiliğini, köle köleliğini bu itikadla yapmaktadır!

Geçmişteki hıristiyanlar, cennet emlakçılığı yapan rahiplere birkaç kuruş vererek cennet tapusu alıyorlardı. Herkesin yadırgadığı bu durumu, ben pek yadırgamıyorum!

Hem neden yadırgayım ki”

Birkaç kuruş menfaat için gerçek cennetlerini satan milyonlarca insanla bir arada yaşarken, onları nasıl yadırgayabilirim?

Birkaç kuruş karşılığında cennet umudu alanlar mı yadırganmalı, yoksa, yoksa birkaç kuruş karşılığında gerçek cennetlerini satanlar mı?

Mahmud Erol Kılıç – Tasavvufa Giriş

Tasavvufa Giriş Kitap Kapağı Tasavvufa Giriş
Mahmud Erol Kılıç
Sufi Kitap
352

"Tasavvufa Giriş", adı üzerinde bir giriş kitabı. Tasavvuf nedir, nasıl bir ilimdir ve hatta bir ilim midir, bugünün insanına neler söyler, sorularının cevaplarını arayan, bu soruları soranlarla söyleşen bir kitap. İçeriden bakan bir kitap "Tasavvufa Giriş". Bu yönüyle okuru bekleyen, akademik mesafesi olan, bilimsel bir ölçülülük içinde ilerleyen (ve hadi itiraf edelim) sıkıcı bir kitap değil, aksine sıcak, çarpıcı, kana karışan, kalbe dokunan bir eser.

 

"Tasavvufa Giriş", özellikle modern eğitimden geçmiş, kafası haliyle bir parça karışık okur için sürprizlerle, beklenmedik yeniliklerle dolu. Niyazi-i Mısri’den bahsederken, aynı hızla kuantum fiziğine geçebilen, psikiyatriden dem vururken fenâ makamını söz konusu edebilen kıvrak, disiplinlerarası bir çalışma. Bu yönüyle, bütün insani ilimleri, bütün beşeri disiplinleri aynı potada eritmeyi deneyerek tasavvuf mektebinin tevhid ilkesini, üslubuyla da hatırlatan bir kitap.

 

Tasavvufi bilginin mahiyeti nedir, seyrü süluk nasıldır, mürşid kimdir, ledünni bilgi nedir gibi, tasavvufun ana konularını bir de, hem maddi hem manevi dünyamızın dinamiklerini yorumlamada istisnai bir isim olan Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç’tan okuyun.

Ramayana

Ramayana - Hint Destanı Kitap Kapağı Ramayana - Hint Destanı
Anonim
Dost Kitabevi
156

Kusursuz prens, örnek kral Rama'nIn öyküsü, Ramayana… Bilge Valmiki'nin yedi bölüm ve yirmi dört bin beyitten oluşan anlatısı…

Valmiki bir gün ormanda bir çift çulluk görür. Çulluklar çimlerin üzerinde şarkılar söyleyerek oynamaktadırlar. Bu sırada kötü kalpli bir avcı çıkagelir, okuyla erkek çulluğu öldürür. Dişi çulluk eşinin ölümüne acıklı bir sesle ağıt yakar. Bütün bu gördükleri Valmiki'yi acıya boğar ve avcıyı beyitlerle lanetler. Bunun üzerine tanrı Brahma görünür ve Valmiki'ye Rama'nın yaşamını beyitlerle söylemesini emreder. Valmiki bu emri yerine getirir. Ramayana böyle başlar…

Muazzez İlmiye Çığ – Kur’an, İncil ve Tevrat’ın Sümer’deki Kökeni

Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sümer'deki Kökeni Kitap Kapağı Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sümer'deki Kökeni
Muazzez İlmiye Çığ
Kaynak Yayınları
110

Sumerliler, bu dinlerin çıkışından yüzlerce hatta binlerce yıl önce, siyasal yaşamlarını yitirmişlerdi. Ancak, Sumerliler, İcat ettikleri ve istenileni yazacak biçimde geliştirdikleri yazılarıyla, Ortadoğu kavimlerini etkileri altına olmışlar ve bu etki Batı dünyasına kadar uzanmıştır.

Necip Fazıl Kısakürek – Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu

Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu Kitap Kapağı Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu
Necip Fazıl Kısakürek
Büyük Doğu Yayınları
216

Takdim
- Bu eser İdeolocya Örgüsü'ne bağlı olarak benim en başa alınması gereken verimlerimden biri...
- Eser 20 yılı kadar önce Ramazan ayında ve üç defada konferans şeklinde verilmiş ve üç gece teravihten sahur vaktine kadar sürmüştür.
- Geçen seneye gelinceye dek teyplerden naklen kaleme alınarak tarafımdan titizlikle muhafaza edilen ve birdenbire kitaplık çapta ortaya çıkarılmasını bekleyen üstüne titrediğim eserimi, temiz ve hatasız baskı, emniyet ve itinası içinde nihayet kitaplaştırıyorum.

Necip Fazıl Kısakürek – Çöle İnen Nur

Çöle İnen Nur Kitap Kapağı Çöle İnen Nur
Necip Fazıl Kısakürek
Büyük Doğu Yayınları
608

İzin ver; onu bir kere de ben anlatayım! İzin ver; herkesin boyuna göre açıldığı bu ufuksuz denizde sana yaklaşabilmek değil, fakat kıyılardan, gerilerden yani kendimden uzaklaşabilmak manasına bir kere de ben gücümü deneyeyim! Öyle ki, sahili kaybetsem, artık gerilere dönemesem ve sende boğulsam, işte o zaman aradığım hayatın eşiğine ayak basmış olurum.

Necip Fazıl Kısakürek – Doğru Yolun Sapık Kolları

Doğru Yolun Sapık Kolları Kitap Kapağı Doğru Yolun Sapık Kolları
Necip Fazıl Kısakürek
Büyük Doğu Yayınları
176

Sahabi ne midir?
Ümmetin temel yapısı; kalbini, duygu ve düşüncesini peşin olarak O'na bağlayan ve sonra b bağlanış etrafındaki hakikat dairesi üstünde dilediği gibi akıl atını koşturan -ağzı kantarmalı at- ve artık hiçbir akıl sıkıntısı çekmeyen büyük insan örneği..
İşte "Doğru Yolun Sapık Kolları" onlardan sonra kuru akıl ve şeytani hayalin baskısıyla açılmaya başladı.

Necip Fazıl Kısakürek – Esselam

Esselam Kitap Kapağı Esselam
Necip Fazıl Kısakürek
Büyük Doğu Yayınları
144

Nur
Yok bile yokken O vardı;
O bir nur... Ki mutlak saffet.
Âdem, Allah'a yalvardı;
O nur için beni affet!

Adem'in alnında bir nur;
Derken öbür Peygamberde.
Âyet ki, çıplak okunur;
Ne bir harf, ne zarf, ne perde.

Geçti bilmem kaç nesilden,
O nur, İlâhi dâire...
İbrahim'den, İsmail'den,
Vesaire vesaire..

O nur, o nur, elde sancak;
Aktarılır, nebi nebi.
Bir beklenen var ki, ancak,
Nurun ezelden sahibi...

Nur sırdır, ışık üstür sır;
Vurduğu eşya gölgesiz.
Onsuz insan kör ve sağır;
Ülkeler onsuz, ülkesiz.

Son Peygamber, son Peygamber!
İlk olunca sona geldi.
Nur, fezayı tutan çember,
Ondan gelip O'na geldi.