İsmail Acar – İstiklal Marşı ve Gençliğe Hitabe
Edebiyat / 4 Eylül 2017

Kitap Adı: İstiklal Marşı ve Gençliğe Hitabe Yazar: İsmail Acar Yayıncı: Liva Yayınları Sayfa Sayısı: 142 Türk İstiklal Marşı ve Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi, fikir ve kültür hayatımızın temel metinlerindendir. Her iki metin de, İstiklal Savaşı şartlarını, Türk milletinin varlığının devamını, Türk istiklalini ve Türk vatanının bütünlüğünü savunur. Her ikisi de yakın tarihimizin hatıralarını yaşatarak milli duygularımızın canlı kalmasını sağlar. Hem İstiklal Marşı hem Gençliğe hitabe, Türk milletini, varlığına kastedeceklere karşı her an uyanık ve dikkatli olmaya davet eder. İşte bu sebeple, iki metin de resmi dairelerde, okullarda duvarlara, sınıflara asılır. Gençlerimize ezberletilir.

Stephen King – Yazma Sanatı
Edebiyat / 28 Ağustos 2017

Kitap Adı: Yazma Sanatı Yazar: Stephen King Yayıncı: Altın Kitaplar Sayfa Sayısı: 350 “Yazmak, yaşamakla eşdeğerdir” ifadesi kimilerince abartılı bulunsa da yazmanın içimizi dökmek olduğu gerçeği asla inkar edilemez. Usta yazarımız Sait Faik, “Yazmasaydım çıldırırdım” demekte çok haklıdır. Yazı yazabilmenin hazzı, kelimelerle anlatılamaz. Orhan Veli’nin ifadesince bu hazzı yaşamadan kelimelerin kifayetsizliği anlaşılamaz. Yazı yazmak, her insanın kendince bir iç dökmesidir. Dolmadan dökmek ise, mümkün değildir. Güzel ve etkili bir yazı yazabilmek için öncelikle iyi bir kitap okuyucusu olmak gerekmektedir.

Simone De Beauvoir – Sade’I Yakmalı Mı?
Edebiyat / 12 Ağustos 2017

Kitap Adı: Sade'I Yakmalı Mı? Yazar: Simone De Beauvoir Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 72 “Kızgın, karşı konmaz, öfkeyle dolu, her şeyde aşırı, töreler konusunda görülmedik bir hayalleme sapışı taşıyan, bağnazlığa dek tanrısız… Bir iki lafla ben böyleyim işte” diyor, sadizm terimine adını veren Marquis de Sade. imilerine göre, insan biçimine bürünmüş bir mutlak kötülük, kimilerine göreyse bir özgürlük savunucusu… İlk lanetli yazar… işiliği kadar, hayat serüveni de yer yer karanlıkta kalan Sade’ın rezaletler, skandallar ve hapishane yılları ile dolu hayatını, kurmaya çalıştığı, yüksek sesle savunduğu sistemini inceliyor Simone de Beauvoir. Sade’ı Yakmalı mı?” kitabında sadece Sade’la değil, belki kendi kendinize bile itiraf edemediğiniz taraflarınızla da yüz yüze geleceksiniz.

Muharrem Ergin – Dede Korkut Kitabı
Edebiyat / 4 Temmuz 2017

Kitap Adı: Dede Korkut Kitabı Yazar: Muharrem Ergin Yayıncı: Türk Dil Kurumu Yayınları Sayfa Sayısı: 762 Dede Korkut Kitabı giriş, metin, faksimile, indeks ve gramer bölümlerini içine almaktadır. “Giriş” bölümünde Dede Korkut Kitabı’nı aydınlatacak başlıca konular ele alınmış ve eserle ilgili bilgiler verilmeye çalışılmıştır. “Metin”ortaya konurken, Dresden nüshası esas alınmış, Vatikan nüshası da yardımcı nüsha olarak kullanılmıştır. Kitabın “Faksimile” bölümünde, eserin her iki nüshasının faksimilesi yer almaktadır.

Hüseyin Cahit Yalçın – Edebiyat Anıları
Edebiyat / 23 Haziran 2017

Kitap Adı: Edebiyat Anıları Yazar: Hüseyin Cahit Yalçın Yayıncı: İş Bankası Kültür Yayınları Sayfa Sayısı: 197 Hüseyin Cahit Yalçın, Türkçenin güzel ve sağlıklı kalemlerinden biridir. Edebiyata erken başlamış erken bırakmıştır, ancak yazdığı pek çok deneme, sohbet ve elinizde tuttuğunuz anıları edebiyatımızın en güzel eserleri arasındadır. Hüseyin Cahit’in anılarını okurken Abdülhamit devrinin baskılarını, o zamanlar edebiyat dünyasının içinde bulunduğu durumu, en önemlisi de Tevfik Fikret, Mehmet Rauf gibi Serveti Fünun’un ünlü yazarlarını, idealleri, öfkeleri, küskünlükleri ve aşklarıyla yakından tanıma olanağı bulacaksınız.

Hakan Sazyek – Cumhuriyet Dönemi Türk Şiirinde Garip Hareketi
Edebiyat / 23 Haziran 2017

Kitap Adı: Cumhuriyet Dönemi Türk Şiirinde Garip Hareketi Yazar: Hakan Sazyek Yayıncı: İş Bankası Kültür Yayınları Sayfa Sayısı: 572 Garip, Cumhuriyet dönemi Türk şiirinde büyük yeri olan bir harekettir. Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat Horozcu ve Orhan Veli Kanık’ın başlattığı hareket, 1937-1950 yılları arasındaki etkinlik sürecinde şiirin gündemini belirlemiş, ona yeni yön çizen bir etki gücüne sahip olmuştur. Garip Hareketi, döneminin şiir anlayışında köklü değişiklikler gerçekleştirmesi, özgün bir şiir tarzını yerleştirmesi ve geniş bir etki alanı yaratması bakımından çağdaş edebiyatımızda önemli bir dönüm noktası konumundadır. Türk şiirinde böylesine bir yeri olan Garip Hareketi, ilk kez bu kitapla birlikte, bütüncül bir açıdan incelenmektedir. Garip Hareketi’nin gerek şiirinin özellikleri, gerekse kendi dönemindeki ve genel olarak Cumhuriyet dönemi Türk şiirindeki yeri, birincil kaynaklardan, özgün belgelerden yararlanılarak belirlenmiş olmaktadır.

Terry Eagleton – William Shakespeare
Edebiyat / 10 Haziran 2017

Kitap Adı: William Shakespeare Yazar: Terry Eagleton Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Sayfa Sayısı: 124 Edebiyat kuramı üzerine yazdıklarıyla tanıdığımız Terry Eagleton, bu kez ölümsüz oyun yazarı William Shakespeare’ın oyunlarını inceliyor. Marksizm’den psikanalize, feminizmden göstergebilime çok geniş bir kuramsal yelpazeye dayanan arkaplanıyla Terry Eagleton’ın Shakespeare incelemesi, hem tiyatrocular hem de edebiyat kuramlarıyla ilgilenenler için çok önemli bir başvuru kaynağı niteliğinde. Eagleton, Shakespeare’in oyunlarıyla cebelleşen tiyatroculara hem dramaturjik açıdan hem de imgesel anlamda zihin ve çağrışım gücü yüksek bir inceleme sunuyor. “Shakespeare’in bütün yapıtlarını ele almak gibi bir girişimde bulunmadım; yine de genelde önemli sayılan oyunlarının bir çoğu hakkında kısaca da olsa bir şeyler yazdım. Bunu yaparken kronolojiye pek saygı göstermedim ve bana artık önemi kalmamış gibi görünen janra dair ayrımlara da özel bir dikkat sarfetmedim. Genel olarak beni ilgilendiren oyunlar hakkında yazdım Amacım Şekspiryen dramaya dair özel bir örnek geliştirmekti. Aynı şekilde çalışmak isteyen herhangi biri tarafından daha da derinleştirilebilecek, dil, arzu, para ve gövde arasındaki karşılıklı ilişkileri merkezine alan bir örnek. Bu kitap hiçbir biçimde kendi konusu üzerine tarihsel bir çalışma değildir ama sanırım söz konusu tarihi, metne harfiyen yerleştirmeye çalışan politik göstergebilim içinde bir alıştırmadır.” Yurtdışında Shakespeare ve oyunları hakkında kütüphaneler dolusu araştırma yayınlanmış olsa da (sadece Hamlet üzerine…

Şuiçi Kato – Japon Edebiyatı Tarihi
Edebiyat / 10 Haziran 2017

Kitap Adı: Japon Edebiyatı Tarihi Yazar: Şuiçi Kato Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Sayfa Sayısı: 880 Japon edebiyatı Türkiye’de sınırlı sayıda kişinin bilgi sahibi olduğu bir alandır. Üniversitelerimizde Japon Dili ve Edebiyatı bölümleri yeni yeni açılmakta. Şuiçi Kato’nun Japon Edebiyatı Tarihi bu alanda Türkiye’de bir ilk ve temel kaynak eser olma özelliği taşıyor. Bu eser, İngilizceye çevrildiğinde uzman Batılı eleştirmenler bile bu konu hakkında ne kadar az şey bildiklerini anlamışlardı. Kitap ayrıca Profesör Kato’nun düşünce ve kıyaslamalarındaki derinlik ve kozmopolit bakış açısıyla da dikkat çekmektedir. Kato, Japon edebiyatına hem Japon gözüyle içeriden hem de yabancı gözüyle dışarıdan bakabilmeyi beceren bir edebiyat tarihçisi ve eleştirmendir. Şuiçi Kato, edebiyatı, diğer tarihçiler gibi roman, şiir, tiyatro ve deneme olarak tanımlama kolaycılığına düşmek yerine, onu modern Japon düşüncesinin gelişiminde önemli rol oynayan her tür metin olarak görmektedir. Şuiçi Kato, Japon edebiyatını, ortaya çıktığı dönemlerdeki toplumsal ve ekonomik koşullardan asla ayrı tutmadan ele almaktadır. Ona göre edebiyat, birtakım olaylar dizisini yansıtan basit bir ayna değildir. Akıcı bir Türkçe ve ustalıklı şiir çevirileriyle Türk okurunun karşına çıkan bu kitap; sizi güzel yazılarıyla, şiirleriyle ve zekice edebi buluşlarıyla hayranlık uyandıran yazarlarla tanıştıracak ve hakkında çok fazla bir şey bilmediğiniz Japonya’nın sadece 1500 yıllık edebiyat serüvenini değil aynı zamanda…

Lindsay Waters – Akademinin Düşmanları
Edebiyat / 10 Haziran 2017

Kitap Adı: Akademinin Düşmanları Yazar: Lindsay Waters Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Sayfa Sayısı: 89 Marshall McLuhan’ın yıllar önce ileri sürmüş olduğu gibi, kitabın insani gelişimin merkezinde yer aldığı bir dönem sona eriyor olabilir mi? Eğer durum gerçekten böyle ise, o zaman kendimize karşı bir sorumluluğumuz olduğunu hatırlayıp kitapları bizim için değerli kılan şeyin ne olduğu hakkında yeniden düşünmeliyiz. Kâr amaçlı olmayan akademik yayıncılık alanı içinde, hem yayınevinin kendi kendini döndürmesi hedefini güden, hem de düşüncenin ve kitapların itibarının korunması için çabalayan bir yayıncı ve bir bilim insanı olan Lindsay Waters, kitapları, üniversitede bir kadro alabilmek için birer araca dönüştüren zihniyeti sert bir biçimde eleştiriyor. Üniversite yayınevlerini tamamen kâr amaçlı çalışan firmalara dönüştürme gayretindeki bazı kişilerin de akademik ortamın vaat ettiği temel değerleri aşındırdıklarını ve akademisyenlerin bir zamanlar anladıkları şekilde kitaplar ve makaleler üretmek gibi entelektüel faaliyetlerindeki bağımsızlıklarına gölge düşürdüklerini dile getiriyor. Kitabın insanları değiştirebileceğine dair iyimserliğini halen koruyan Akademinin Düşmanları, piyasa koşullarının, özgür düşüncenin ve akademik yayıncılığın itibarına yönelik bir tehdit haline gelişi hakkında ciddi bir uyarı.

Yves Berger & John Berger – Uçuşan Etekler
Edebiyat / 9 Haziran 2017

Kitap Adı: Uçuşan Etekler: Bir Ağıt Yazar: Yves Berger & John Berger Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 44 John Berger’ın kaybettiği eşi Beverly Berger’ın ardından, oğlu Yves Berger’le birlikte yazdığı bir ağıt: Uçuşan Etekler. Çizimlerle desteklenen; bu dünyadan “geçmişten geleceğe mesajlar taşıyan bir koşucu gibi geçen” bir kadına yazılmış; sevgiliye, dosta, yoldaşa, çalışma arkadaşına, akıl hocasına duyulan özlemin anlatıldığı bir mektup…

Wayne C. Booth – Kurmacanın Retoriği
Edebiyat / 9 Haziran 2017

Kitap Adı: Kurmacanın Retoriği Yazar: Wayne C. Booth Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 544 Edebiyat eleştirisi alanında devrim yaratan ve kısa zamanda klasikleşen Kurmacanın Retoriği’nde Wayne Booth, her şeyden önce bir edebiyat eserinin gücünü ve etkisini nelere borçlu olduğunu ele alıyor. Bir hikâye ya da romanı “iyi” kılan genel kural ve niteliklerden bahsedilebilir mi? Booth bu tür genellemelerin kurmaca gibi ele avuca sığmaz bir yazın türünü kısıtlayacağı ve kısırlaştıracağı görüşünde. Sözgelimi çoğu edebiyat eleştirmeninin metinde yazar müdahalesini ve yönlendirmesini kınadığını belirten Booth, bu “kuralı” açıkça ihlal eden pek çok başarılı esere dikkat çekiyor. Dahası, diyor Booth, bir anlatı yazarın yönlendirmesinden ne kadar azade olabilir ki? Neticede yazarın her seçimi bir nevi yönlendirme değil midir? Ve bu bağlamda, her anlatı bir tür retorik değil midir? İşin en güzel yanı, Booth kurmacaya ilişkin bu kapsamlı incelemesini soyut kavramlarla değil, Homeros’tan Boccaccio ve Shakespeare’e, Laurence Sterne’den Jane Austen ve Henry James’e, Proust’tan Joyce ve Beckett’a pek çok yazarın eserlerinden örneklerle sunarak okuru keyifli ve ilginç bir edebiyat yolculuğuna çıkarıyor.

Roland Barthes – Yazının Sıfır Derecesi
Edebiyat / 9 Haziran 2017

Kitap Adı: Yazının Sıfır Derecesi: Yeni Eleştirel Denemeler Yazar: Roland Barthes Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 172 Fransız dilbilimci, göstergebilimci ve eleştirmen Roland Barthes’tan roman sanatı, yazarlık ve Flaubert, Proust, Chateaubriand, Jules Verne, Pierre Loti gibi yazarlar üzerine özel denemeler… Roland Barthes’ın 1953 yılında yayımlanan ilk kitabı Yazının Sıfır Derecesi, biçem, roman yazını, yazar-toplum ilişkisi ve yazınsal dil gibi konularda Fransız yazınına yeni bir bakış ve söylem getirmişti. Yeni Eleştirel Denemeler ise Barthes’ın 1961-1971 yılları arasında çeşitli dergilerde çıkmış, Flaubert, Proust, Chateaubriand, Jules Verne ve Pierre Loti gibi çeşitli yazarlara ilişkin sekiz denemesini ilk kez bir araya getiriyor ve Barthes’ın “yazarlığı”nın “okurluğu”yla nasıl at başı gittiğini gösteriyor.

Roland Barthes – Bir Aşk Söyleminden Parçalar
Edebiyat / 9 Haziran 2017

Kitap Adı: Bir Aşk Söyleminden Parçalar Yazar: Roland Barthes Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 215 Aşık olduğumuzda kullandığımz dil, her zaman konuştuğumuz dilden çok farklıdır; çünkü yalnızca kendimize ve hayalimizdeki sevgiliye yönelmiştir. İşte tam da bu nedenle yalnızlığın dilidr aslında aşkın dili… Günümüzde bu yalnızlğa bir de aşkın toplumun kıyısınaitilmesinden gelen yalnızlık ekleniyor: Hâlâ birçok insan aşık oluyur, aşk söylemi hâlâ sürüyor, oysa toplum cinselliği hevesle konuşurken, aşk söylemine alayla bakıyor. Roland Barthes’in edebiyatın başlıca aşk metinler üstünden yazdığı bu arzu anatomisikitabında, aşık olan herkesin iyi bildiği o bekleyişler, randevular, mektuplar, aşık olmak için aşık olmalar, “ölesiye seviyorum”lar,tartışmalar, intihar tehditleri, terkedip tekrar bir araya gelişler var. Yazarın, aşk söylemini kavramlarla, çağrışımlarla yeniden oluşturduğu bu parçalar “aşk”ın, kelimenin belki de şimdi dünyamızdan yavaş yavaş çekilen o eski anlamıyla, nasıl bir “tutku” olduğunu gösteriyor.

Rene Girard – Romantik Yalan ve Romansal Hakikat
Edebiyat / 9 Haziran 2017

Kitap Adı: Romantik Yalan ve Romansal Hakikat: Edebi Yapıda Ben ve Öteki Yazar: Rene Girard Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 256 Girard, beş büyük romancının (Cervantes, Stendhal, Flaubert, Proust ve Dostoyevski) yapıtlarını çözümleyerek, “üçgen arzu” romanı adını verdiği belli bir roman türünü tanımlamaya girişiyor. Romantik yanılsamanın en keskin eleştirilerinden birini içeren bu çalışma, edebiyatın kapsamının dışına çıkarak çağdaş yaşamın psikolojisini, moda, reklamcılık ve propaganda gibi olguları da inceliyor ve şu temel soruya yanıt arıyor: İnsanlar kendilerini nasıl aldatırlar ve ne zaman artık aldatamaz hale gelirler? “Girard’ın yapıtı, Lukacs’ın Roman Kuramı ile birlikte çağdaş roman üzerine yapılmış en sistemli çalışmalardan biridir.” – Lucien Goldmann-

Nurdan Gürbilek – Yer Değiştiren Gölge
Edebiyat / 9 Haziran 2017

Kitap Adı: Yer Değiştiren Gölge Yazar: Nurdan Gürbilek Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 104 “Bir sözcüğe ne kadar yakından bakarsanız, o kadar uzaktan dönüp bakacaktır size.” Edebi metinler için de geçerli bu. Bu yüzden bu denemeler, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, Oğuz Atay’ın, Yusuf Atılgan’ın, Bilge Karasu’nun yazdıklarını aydınlatma çabası olduğu kadar, bu metinlerin üzerinde gezinen gölgeyi, onlarla aramızda ister istemez var olacak uzaklığı anlamlandırma çabası olarak da okunsun isterdim. – Nurdan Gürbilek