Hakan Turgut – Parasal Zeka

Parasal Zeka Kitap Kapağı Parasal Zeka
Hakan Turgut
Varlık Yayınları
240

Birine 10 YTL nakit para vereceğinize bu kitabı verebilirsiniz, çünkü paranın nasıl yönetileceğini, nasıl kazanılacağını, nasıl harcanmayacağını, nasıl tasarruf edileceğini ve nasıl yatırıma dönüştürüleceğini anlatıyor. 10 YTL’leri 100 binlerce YTL’ye dönüştürmenin bilimsel kurallarını...

Orhan Kurmuş – İktisat Tarihinin Doğuşu

İktisat Tarihinin Doğuşu Kitap Kapağı İktisat Tarihinin Doğuşu
Orhan Kurmuş
Yordam Kitap
302

Bu çalışma, iktisat tarihinin bir bilim dalı olarak nasıl ortaya çıktığını incelemektedir. 1830'lardan 20. yüzyılın başlarına kadar uzanan bir zaman dilimi içine yayılan ve literatürde İngiliz Tarihçi Okulu adı verilen düşünce okulunu oluşturan kişilerin iktisat bilimi ve yöntemi konularındaki görüşlerinin açıklanması ve eleştirilmesi bu çalışmanın ana eksenini oluşturmaktadır.

Böyle bir konunun incelenmesinin neden önemli olduğu sorusuna şu cevap verilebilir: Her bilim dalının tarihinin araştırılması bu bilim dalının bugüne nasıl geldiği, hangi aşamalardan geçtiği bu aşamalarda hangi teorik, pratik ve kurumsal engellerle karşılaştığı, hangi bilim dallarından etkilenip hangilerini etkilediği gibi konularda aydınlatıcı bilgiler sağlayabilir. İktisat tarihinin iktisadî düşünce tarihi açısından incelenmesi bu bilim dalının nüvesinin nasıl oluştuğu, hangi düşünce temellerine dayandığını ortaya koyabileceği gibi iktisat ve tarih bilimleri ile olan karşılıklı etkileşmesini de açıklayabilir.

Karl Marx – Ücret, Fiyat ve Kar

Ücret, Fiyat ve Kar Kitap Kapağı Ücret, Fiyat ve Kar
Karl Marx
Kor Kitap

Marx’ın Ücret, Fiyat ve Kâr’ı, Marksist politik ekonominin en önemli eserlerinden biridir. Bu eserde Marx, Kapital’in birinci cildinin yayımlanmasından iki yıl önce, ekonomi öğretisinin temellerini özetlemiş ve güncel bir tarzda ortaya koymuştur. Bu çalışma aynı zamanda, işçi hareketinin pratik görevlerini belirlerken devrimci teorinin çıkarımlarından nasıl yararlanıldığının mükemmel bir örneğini de sunar.

Marx’ın Enternasyonal’in Merkez Kurulu’nda yaptığı bir sunum olan bu çalışmada, ücretin ve artı değerin ekonomik karakterini ortaya koyduktan sonra, sermayenin azami kâr güdüsüyle hareket ettiğini ve işçilerin, sermayenin gasplarına direnmekten vazgeçmeleri halinde, “ezilmiş ve hiçbir kurtuluş umudu kalmamış bir sefiller yığını durumuna” düşeceğini kanıtlar. İşçilerin ekonomik mücadelesinin rolünü ve öneminin teorik açıklamasını yapar ve bu mücadelenin proletaryanın nihai hedefine –ücretli emek sisteminin yok edilmesi– tabi kılınması gerektiğini vurgular.

 

Karl Marx – Kapital 1. Cilt

Kapital 1. Cilt Kitap Kapağı Kapital 1. Cilt
Karl Marx
Sol Yayınları
784

"Bu dönüşüm sürecinin bütün avantajlarını sömüren ve tekellerine alan büyük sermaye sahiplerinin sayılarındaki sürekli azalmayla birlikte, sefalet, baskı, kölelik, soysuzlaşma, sömürü de alabildiğine artar; ama gene bununla birlikte, sayıları sürekli artan, kapitalist üretim sürecinin kendi mekanizması ile eğitilen, birleştirilen ve örgütlenen işçi sınıfının başkaldırmaları da genişler, yaygınlaşır. Sermaye tekeli, kendisiyle birlikte ve kendi egemenliği altında fışkırıp boy atan üretim tarzının ayakbağı olur. Üretim araçlarının merkezileşmesi ve emeğin toplumsallaşması, en sonunda, bunların kapitalist kabuklarıyla bağdaşamadıkları bir noktaya ulaşır. Böylece kabuk parçalanır. Kapitalist özel mülkiyetin çanı çalmıştır. Mülksüzleştirenler mülksüzleştirilirler."

Karl Marx – Kapital 2. Cilt

Kapital 2. Cilt Kitap Kapağı Kapital 2. Cilt
Karl Marx
Sol Yayınları
512

Bu kitap, Karl Marx'ın ve Marksizmin temel yapıtı Kapital'in tamamını, Almanca aslından çevrilmiş olarak Türkçeye kazandırma, böylece Türkçe Marksist edebiyatın en büyük eksiğini giderme yolundaki girişimin ikinci adımını oluşturuyor.

Marksist iktisat alanına hâkim çevirmen Mehmet Selik'in Almanca aslından Türkçeye kazandırdığı eser, yine alana hâkim editörlerce yayına hazırlandı. Kavram editörlüğünü Nail Satlıgan'ın üstlendiği kitap, Erkin Özalp ve Oktar Türel tarafından Almancası ve İngilizcesiyle karşılaştırılarak baştan aşağı gözden geçirildi.

"Yeryüzünde kapitalistler ve işçiler bulunduğundan beri, işçiler için bu kitap kadar önemli bir kitap çıkmadı."
Friedrich Engels, "Marx'ın Kapital'i"

Şafak Altun – Popüler Ekonomi Masalları

Popüler Ekonomi Masalları Kitap Kapağı Popüler Ekonomi Masalları
Şafak Altun
Elma Yayınevi
240

Popüler Ekonomi Masalları, pratik bir ihtiyaca yanıt verir. Günlük hayatımızı, popüler olmuş ekonomiyle ilgili kavram ve olaylarla anlatmaya çalışmak, eğlenceli ve ilgi çekicidir. Çok fazla akademik detaya girmeden hazırlanan bu kitap, meraklılar için iyi bir rehber niteliğindedir. Yaklaşık 100 yıllık bir tarihi kapsayan bu çalışma, ülkenin ekonomik ve politik olarak nereden gelip nereye gittiğini somut olarak ortaya koymaktadır.

1970'li yılların sonunda televizyonda gösterilen 'Atın atın, eskimiş çoraplarınızı atın' reklamı, basit bir reklam gibi gözükse de ifade ettiği değerler,1980 sonrasında gündeme gelen tüketim toplumunun habercisi gibidir. Türkbank İhalesi döneminde yaşananları 'Vücut kimyam bozuldu' sözünden daha iyi özetleyen bir kavram var mıdır acaba?

Böyle birçok söz ve olayın yer aldığı Popüler Ekonomi Masalları ile Türkiye'ye damgasını vurmuş pek çok şey, derlenerek sözlük biçiminde okuyucuların ilgisine sunulmuştur.

'Ekonomi sıkıcıdır. Hele de tarihi çok sıkıcıdır! ' diyenlerdenseniz, haklısınız! Ekonomi tarihi gerçekten sıkıcıdır. Ama... Tarihi yazılan ülke eğer Türkiye ve tarihi yazan da iyi bir gözlemci ise bu görüşünüz değişebilir. Benim değişti...

Burası Türkiye, her şey olabilir!

Şafak Altun – 101 Ekonomi Hikayesi

101 Ekonomi Hikayesi Kitap Kapağı 101 Ekonomi Hikayesi
Şafak Altun
Hayat Yayınları
208

Serbest Ticaret Anlaşması ve Tanzimat Fermanı’yla kapılarını Batı’ya açan Osmanlı ekonomisi, ilk kez kapitalist bir zihniyet dünyasıyla karşı karşıya kalmıştı. Bu öyle yeni bir dünyaydı ki, bünyesinde bulundurmadığı yeni kurumlara yer vermek zorundaydı. İlk Batı usûlü mağazalar, dışarıdan alınan ilk borçla yapılan saraylar, ilk şirket, ilk demiryolu ve ilk telgraf hattı… İşte hep bu dönemin sonuçlarıydı; ilk mali iflas ve ardından kurulan Düyûn-u Umûmiye de.

Cumhuriyet’in kalkınma hamlesi ve ekonomide yaratılan devletçi uygulamalar; IMF ile ilk tanışma, yabancı sermayenin teşviki, her mahalleden bir milyoner yaratma sevdası; planlı yıllar ve 1980’lerde ekonomin dışa açılım süreci; Türkiye’nin ekol yaratan girişimci işadamları ve onların örnek yatırımları...

İşte karşınızda, Türkiye ekonomisinin önemli satır başlarıyla son iki yüzyılı; popüler tarihimizden derlenmiş bilinen ve bilinmeyen 101 ekonomi hikayesi.

Gülten Kazgan – Yeni Ekonomik Düzende Türkiye’nin Yeri

Yeni Ekonomik Düzende Türkiye'nin Yeri Kitap Kapağı Yeni Ekonomik Düzende Türkiye'nin Yeri
Gülten Kazgan
Altın Kitaplar
303

Yeni Ekonomik Düzen'de Çevre ülkelerinin gelişmesi, sanayileşmesi artık Merkez'in amaçları arasında yer almıyor. Eski düzende, Merkez, bir yandan kendi sermayesinin karını kollarken, iki kutuplu dünya düzeninin gereği, aynı zamanda, Çevrenin fakirlik kısır döngüsünü kırmasına katkı yapmayı ihmal edemezdi. Tek kutuplu dünyadaysa, bir yandan Merkez'in süreğen durgunluktan kurtulamadığı için yeni rakiplerinin doğmasını elden geldiğince ortadan kaldırmak istemesi, öte yandan Çevrenin kendisi için giderek önemini yitirmesi, Merkez'in yaklaşımında köklü bir değişme yarattı. Bu değişime rağmen, Uzak Doğu - Güneydoğu Asya'daki gelişmekte olan ülkeler kendi bileklerinin gücüyle bir sıçrama yapabiliyorlar. Türkiye ise, Merkez'deki bu değişimi iyi değerlendiremedi; kendi iç güçlerini harekete geçirerek sıçrama yapamadı. Aksine, 1980 sonrası yıllarda borç batağına girerken, bu batışı artıran politikaları uygulamaya soktu. Türkiye'nin Yeni Düzen'de nasıl sıçrama yapabileceği mutlaka tartışılmalı, yeni fikirler üretilmeli.

Peter F. Drucker – Yeni Gerçekler

Yeni Gerçekler Kitap Kapağı Yeni Gerçekler
Peter F. Drucker
İş Bankası Kültür Yayınları
270

Bir kitap, "ilerde olacaklar" üzerine değildir. "Önümüzdeki yüzyıl" üzerine de değildir. "Önümüzdeki yüzyıl'ın şimdiden geldiği, hatta "önümüzdeki yüzyıl" içinde bir hayli yol almış olduğumuz tezini savunmaktadır. Cevapları bilmiyoruz. Ama meseleleri biliyoruz. Açık, izlenebilr, yolların hangileri olduğunu görmek mümkündür. Ne kadar gözde olurlarsa olsunlar, hiçbir işe yaramayacak, belki de amaca ters düşecek yolları da. Geçekeler, politikacıların, iktisatçıların, işadamlarınının, sendikak liderlerinin hala dikkatlerini ayıramadıkları, üzerlerinde hala kitaplar yazıp, hala konuşmalar yaptıkları meselelerden farklıdır. Durumun böyle olduğunu inandırıcı bir biçimde kanıtlayan şey de, derin gerçekdışı olma duygsunun, günümüz politkası ve ekonomi bilimi için, çoğu kez ayrıcı bir özellik haline gelmesidir. O halde, bu kitap, "fütürist" nitelikli olmamakla birlikte, gerçek olma özelliklerini yıllar boyu sürdürecek ilgikonularını, meseleleri, çekişmeleri saptamaya çalışmaktadır.
Kitap, yarın yapılması gerekenleri vurgulamamaktadır. Vugruladığı şey, yarını göz önünde tutarak, bugün yapılması gerekenlerdir. Kendi kendine getirdiği sınırlamalar içinde, gündem belirleme girişiminde bulunmaktadır.

W. W. Rostow – İktisadi Gelişmelerin Merhaleleri

İktisadi Gelişmelerin Merhaleleri Kitap Kapağı İktisadi Gelişmelerin Merhaleleri
W. W. Rostow
Ötüken Neşriyat
223

Bu Kitap, bir iktisat tarihçisinin modern tarihin seyri hakkında yaptığı bir genellemeyi göstermektedir. Burada tarihin seyri, birbirini takip eden gelişme merhaleleri halinde ele alınmıştır.

Her milli ekonominin tarihi seyrini bu şekilde gelişme merhaleleri halinde tasvir ve izah etmenin mümkün ve faydalı olacağı kanaatına varılmıştır. Gelişme merhaleleri görüşü hem iktisadi gelişme üzerinde bir nazariye, hem de, bütünüyle modern tarihe ait bir nazariye teşkil etmektedir.

Gelişme merhalelerinin tahlili, Karl Marx'ın modern tarih nazariyesine karşı bir alternatif teşkil etmekte ve Marx'ın meselelere bakış tarzı ile son bölümde bir mukayese yapılmaya çalışılmaktadır.

Buradaki tahlilde, bütün cemiyetlerdeki gelişmeler iktisadi bakımdan ele alınmakla beraber, bu görüş tarzı siyasetin, sosyal organizasyonun ve kültürün sadece ekonomiden çıkmış ve ona dayanan bir üstyapı olduğu manasına gelmez. aksine, daha başlangıçtanberi Marx'ın sırt çevirdiği ve Engels'in de ancak son yıllarda öğrenmek istediği bir bakış kabul edilmiştir: Yani cemiyetin muhtelif sektörleri birbirleriyle karşılıklı tesir halindedirler. İktisadi değişmenin siyasi ve içtimai neticeleri olmakla beraber, burada iktisadi değişme de iktisadi kuvvetler kadar siyasi ve sosyal kuvvetlerin de bir neticesi olarak görülmüştür.

Gülten Kazgan – İktisadi Düşünce

İktisadi Düşünce veya Politik İktisadın Evrimi Kitap Kapağı İktisadi Düşünce veya Politik İktisadın Evrimi
Gülten Kazgan
Remzi Kitabevi
431

Bu kitap, sanayi kapitalizminin Batı Dünyasında gelişmesiyle kurulmaya başlayan iktisat teorisinin evrensel geçerliliği konusundaki şüphelerimizle beraber, iktisadın, son yıllarda, matematik ve istatistik gibi yardımcı dalların etkisinde, evrensel geçerliliği olan bir "saf ilim" olmak yolunda gelişmesinin bizde yarattığı iyimserliğin etkisi altında yazılmıştır. Kitap, iktisadi düşüncenin, teorisiz öğretiden ibaret olduğu aşamadan başlamakta; ideolojik kanıtlama için teorilerin kurulduğu teorili öğretiler aşamasını uzun boylu incelemekte, ve öğretisiz nicel analiz tekniklerinin geliştirildiği nihali aşama ile sona ermektedir. Bu aşamalar, iktisadin bir saf ilim olmak yolundaki gelişmesini çizmektedir.

David Gordon – İktisadi Mantığa Giriş

İktisadi Mantığa Giriş Kitap Kapağı İktisadi Mantığa Giriş
David Gordon
Liberte Yayınları
186

David Gordon, İktisadi Mantığa Giriş'te mantık ilkelerinden hareketle, neden insanların belirli şekillerde davrandığını, iktisadi kurum ve ilişkilerin nasıl doğduğunu, insanların davranışlarını başkalarınınkiyle nasıl ahenkli hale getirdiğini, işbölümünün neden ortaya çıktığını ve insanlığa ne kadar faydalı olduğunu aıklıyor.

İktisatla ilgilenen ve mantığını kullanmak isteyen herkese...

Fernand Braudel – Medeniyet ve Kapitalizm

Medeniyet ve Kapitalizm Kitap Kapağı Medeniyet ve Kapitalizm
Fernand Braudel
İz Yayıncılık
256

Maddi hayat, piyasa ekonomisi ve kapitalizm kavramları etrafında oluşan bir medeniyet analizi...
Piyasa ekonomisinin bel kemiği, rekabet. Kapitalizm ise varlığını rekabeti mümkün olduğunca ortadan kaldırmaya borçlu. Bu hususta en büyük yardımcısı, devlet...

"Bizim için bir hükümdardır Braudel."
Georges Duby

Walter Görlitz – Diktatörlerin Arkasındaki Para Babaları

Diktatörlerin Arkasındaki Para Babaları Kitap Kapağı Diktatörlerin Arkasındaki Para Babaları
Walter Görlitz
Altın Kitaplar
172

"Hitler", 1919 baharında Alman Nasyonal Sosyalist İşçi Partisi'nin başına geldiğinde kasada topu topu 8 Mark vardı. Ama geleceğin Nazi İmparatorluğu sonra milyarlarla desteklendi ve bu milyarlarla yükseldi."Stalin", çamaşırcı olan annesinin yanında zor bir hayat yaşadı. Tam 20 ayrı takma ad kullandı, banka soygunlarına karıştı, fidyeler aldı ve fahişelerin gelecekteki devrim için çalışmalarını sağladı. Ama "Büyük Devrim" sırasında Almanya'dan 75 milyonluk bir kredi kullanmaktan da kaçınmadı."Mao"nun "Uzun Yürüyüşü"nü finanse eden kapitalistlerdi."Lenin", tarihi Zürih-Petrograd yolculuğunu Almanların parasal gücüyle gerçekleştirdi ve daha sonra yine onların parasını kullandı."Mussolini", "Roma'ya Yürüyüş"ünden çok önce de zengindi, ama karanlık servetinin kaynağı hiçbir zaman belli olmadı.Ve "Tito", 1944'de Yugoslav Kurtuluş Cephesi'ni kurduğunda küçük bir şehir ile birlikte kendini de kurtardı ve dünyamızın milyarderleri arasına katıldı.20. yüzyıla damgasını vuran diktatörleri hep büyük sermaye sahipleri desteklediler. Peki ama neden? Hatta bazen ilk idam edilenler de onlar oldu. Sermaye, diktatörleri kendine karşı bile olsa her zaman destekledi. Acaba bu durum günümüzde de sürüyor mu?..

Pierre Delfaud – Keynes ve Keynesçilik

Keynes ve Keynesçilik Kitap Kapağı Keynes ve Keynesçilik
Pierre Delfaud
Dost Kitabevi
136

John Maynard Keynes üç büyük tarihsel dönüşümün kesişim noktasında verdi eserlerini: Birinci Dünya Savaşı sonrasında Almanya’ya uygulanacak yaptırımın müzakere edildiği barış görüşmeleri, büyük bunalım ve İkinci Dünya Savaşı. Tüm bu kırılma noktalarında kullandığı inisiyatif ve fikir babası olduğu ekonomik program onu yirminci yüzyılın en dikkat çeken ve en çok tartışılan iktisatçısı yaptı. Bu çalışmanın amacı da, geri plandaki tarihsel dinamiği merkez alarak, klasik kuramdan siyasal iktisada dek farklı bağlantı ya da kopuş noktaları üzerinden Keynes düşüncesinin anahatlarını izlemek ve sistemin akıbeti üzerine kurulmuş çıkarımlara bir göz atmak.