Hikmet Kıvılcımlı – Üretim Nedir?
Ekonomi / 1 Ekim 2017

Kitap Adı: Üretim Nedir? Yazar: Hikmet Kıvılcımlı Yayıncı: Sosal İnsan Yayınları Sayfa Sayısı: 76 (…) Kapitalist, Tarihte eşsiz bir dokunulmaz ve kutsal kişi mülkiyeti denilen tabuyu yaratmakla öğünüyordu. Oysa toplumun, yani kapitalist toplumunun temeli olan üretim yordamını: Tarihin ve Tarih öncesinin en büyük Ortak Mülkiyet çağlarında dahi görülmemiş kertede sağlam ve yaygın bir sosyalleştirmeye uğratmıştır. Sosyalleştirmenin Türkçesi ortaklaştırmaktır. Toplumda her üstyapı ilişkisi gibi mülkiyet ilişkisi de üretim ilişkileriyle karşılıklı etki-tepkide bulunur. Kapitalist üretim yordamının temeli sosyal (Ortak) biçime sokulunca, o biçimin üzerinde yükseltilen kişicil müliyet ne denli ömürlü olabilir? (…) Kapitalist sınıfı toplumun temelinde herşeyin en sonunda belirlendirici olan üretim yordamını sosyalleştirmekle ne yapar. Herşeyden ve herkesten önce kendi kendisinin mezar kazıcısı olur.

Emmanuel Decaux – Agik
Ekonomi / 13 Ağustos 2017

Kitap Adı: Agik Yazar: Emmanuel Decaux Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 111 İçindekiler: – AGİK’in Aşamaları – AGİK’in Yöntemleri – AGİK’in Üstlenimleri – AGİK Prosedürleri

Peter L. Berger & Samuel P. Huntington – Bir Küre Binbir Küreselleşme
Ekonomi / 10 Haziran 2017

Kitap Adı: Bir Küre Binbir Küreselleşme: Çağdaş Dünyada Kültürel Çeşitlilik Yazar: Peter L. Berger & Samuel P. Huntington Yayıncı: Kitap Yayınevi Sayfa Sayısı: 395 Küreselleşme bazıları için yeni bir bakış ve demokratikleşme çağını açacak sihirli bir sözcük. Bazıları içinse Amerika’nın ekonomik ve siyasal egemenliğinde türdeşleşmiş bir dünyayı akla getiriyor. Bu kitap kendini küreselleşme sürecinin yol açtığı kültürel boyutla sınırlıyor. Gelişen bir küresel kültür gerçekten var ve bu kültür gerek kökeni, gerek içeriği açısından ABD ağırlıkl. Yükselen küresel kültür hem elit, hem de popüler araçlarla yayılıyor. İş ve siyaset dünyası liderlerinin kültürü, aydınların kültürü ve popüler kültür hızla değişiyor. İnançlar, değerler, yaşam tarzları dönüşüyor. Dünyanın her köşesini etkliyen bir kültürel deprem tablosuyla karşı karşıyayız. Bu depreme gösterilen tepkiler de farklı. Bazı insanlar hiç kaygılanmadan olayı kabul ediyor. Bazıları ise militan bir tutumla küreselleşmeyi reddetmeye çalışıyor ve bunu kah din, kah milliyetçilik bayrağı altında yapıyor. Küreselleşmeye karşı tavır almanın küresel ekonomiden dışlanma sonucunu vereceğini gören bazı ülkeler küresel ekonomiye katılmayı ama küresel kültüre direnmeyi bağdaştırmaya çalışıyor. Bu başarılması zorlu bir denge gösterisi.

Jean Baudrillard – Gösterge Ekonomi Politiği Hakkında Bir Eleştiri
Ekonomi / 10 Haziran 2017

Kitap Adı: Gösterge Ekonomi Politiği Hakkında Bir Eleştiri Yazar: Jean Baudrillard Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Sayfa Sayısı: 278 Gösterge ekonomi politiğinin eleştirisini yapan kuramcı sayısı yok denilecek kadar azdır. Veblen ve Goblot kültürel sınıf çözümlemesinin önünü açan çok önemli isimlerdir. Bu çözümleme “diyalektik materyalizmin” yapmış olduğu üretim güçleriyle ilgili çözümlemenin ötesine geçerek gösterişe yönelik bir değerler mantığından söz etmektedir. Bu mantığa göre egemen sınıf toplum üstünde kurduğu ve kodlar aracılığıyla sürdürdüğü hâkimiyeti devam ettirebilmek amacıyla, değerleri “tözsel açıdan değişikliğe” uğratmış ve böylelikle ekonomik düzende devrimler yaparak, toplumsal ilişkilerde değişikliğe yol açılmasını engellemiştir. Ekonomik düzende belirleyici olan, birikim ya da artı-değerin elde edilme biçimidir. Kültürel göstergeler düzeninde belirleyici olansa harcama, yani yaşamın her alanına egemen olan koda boyun eğip töz değişikliğine uğrayarak gösterge/değer biçimini alan ekonomik değişim değeridir. Egemen sınıflar (ilkel ve geleneksel toplumlar) egemenliklerini ya her zaman gösterge/değerler üstüne oturtmuş ya da (kapitalist burjuva düzeninde olduğu gibi) sahip oldukları bu ekonomik ayrıcalığı göstergeler aracılığıyla sergileyerek onlara bir aşkınlık, bir kutsallık kazandırmaya çalışmışlardır. Egemenliğin en kusursuz aşaması bu sonuncusudur. Çünkü sınıf mantığının yerini alan bu mantık, üretim araçlarının mülkiyetiyle değil, anlam üretiminin denetimiyle ilgili olup maddi üretimden çok farklı bir üretim biçiminin varlığını zorunlu kılmaktadır; zaten Marksist çözümlemenin içinden çıkamadığı nokta…

Immanuel Wallerstein – Tarihsel Kapitalizm ve Kapitalist Uygarlık
Ekonomi / 4 Haziran 2017

Kitap Adı: Tarihsel Kapitalizm ve Kapitalist Uygarlık Yazar: Immanuel Wallerstein Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 144 Tarihsel kapitalizm daha ilk bakışta, bazı savunucularının öne sürdüğü gibi ‘doğal’ bir sistem olmak şöyle dursun, açıkça saçma bir sistemdir. Daha fazla sermaye üretmek için sermaye üretilmektedir. Kapitalistler ayak değirmeninde daha da hızlı koşmak için gitgide daha hızlı koşan beyaz fareye benziyor. Marx gibi kararlı bir suçlayıcısı bile tarihsel kapitalizmin oynadığı ilerici role büyük ağırlık vermiştir.

Albert O. Hirschman – Tutkular ve Çıkarlar
Ekonomi / 30 Mayıs 2017

Kitap Adı: Tutkular ve Çıkarlar: Kapitalizm Zaferini İlan Etmeden Önce Nasıl Savunuluyordu Yazar: Albert O. Hirschman Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 152 Siyasal iktisadın tanınmış isimlerinden Albert O. Hirschman kapitalizmin şekillenmekte olduğu on yedinci ve on sekizinci yüzyıllardaki düşünsel havayı inceleyerek, çok uzun süre günah sayılan maddi çıkar peşinde koşmanın nasıl olup da hayatın merkezine oturduğu sorusuna cevap arıyor. Kapitalizmin yükselişine farklı bir yorum getiren yazar, Marksist ve Weberci düşüncenin ortak paydası olan kopuş fikrine değil, eski ile yeni arasındaki sürekliliğe vurgu yapıyor. Montesquieu, James Steuart, John Millar, Adam Smith gibi düşünürlerin görüşlerini inceleyen Hirschman, yaşanan uzun süreli ideolojik değişimi içsel bir süreç olarak tanımlıyor ve uzun bir tarihsel dönem boyunca birbirine karşıt tanımlanmış tutku ve çıkarların, Adam Smith tarafından bir tutulmasıyla birlikte koskoca bir düşünce zincirinin hafızalardan silindiğine işaret ediyor. Bir yandan, kapitalizmin “eksiksiz insan kişiliğinin” gelişmesine engel olduğu yolundaki eleştirileri ele alırken, on dokuzuncu yüzyıl öncesinde kapitalizmin zaten hükümdarların ve diğer soyluların tutkularını bastırma ve “daha az yönlü, öngörülemezliği azalmış, tek boyutlu bir insan kişiliği” yaratma amacıyla savunulduğuna dikkat çekiyor. Öte yandan, Keynes gibi “bırakınız yapsınlar” ideolojisi savunucularının savlarının da kapitalizmin gerici yüzünü göstermesinden önce hakim olan “herkesin kendi çıkarının peşinden koşması iyi bir düzen sağlayacaktır” fikrinin bir…

Roger Owen & Şevket Pamuk – 20. Yüzyılda Ortadoğu Ekonomileri Tarihi
Ekonomi / 24 Mayıs 2017

Kitap Adı: 20. Yüzyılda Ortadoğu Ekonomileri Tarihi Yazar: Roger Owen & Şevket Pamuk Yayıncı: Sabancı Üniversitesi Yayınları Sayfa Sayısı: 412 Ortadoğu ekonomileri tarihinin, ilk kez ulusal ekonomiler perspektifinden ele alındığı kitapta, Türkiye ve Mısır’dan diğer Arap ülkeleri ve İsrail’e kadar Ortadoğu bölgesinde ulusal ekonomilerin, 1918 yılından günümüze kadar olan gelişme süreci inceleniyor. 1930’ların dünya bunalımı ve sömürgecilik döneminden, İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki ithal ikameici sanayileşme ve nihayet son yılların küreselleşme ve IMF kaynaklı yapısal uyum programlarına kadar izlenen politikalar ve sonuçları değerlendiriliyor

Mustafa Sönmez – 100 Göstergede Kriz ve Yoksullaşma
Ekonomi / 20 Mayıs 2017

Kitap Adı: 100 Göstergede Kriz ve Yoksullaşma Yazar: Mustafa Sönmez Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 247 Türkiye toplumu, biri Kasım 2000’de, diğeri Şubat 2001’de yaşadığı iki ekonomik şokla, tarihinin en derin ekonomik krizine girdi. İkinci Dünya Savaşı’nın karne yıllarını bile geride bırakan bir derinlikteydi kriz. İktisadi krizin alevi, anında siyasi, kültürel, sosyal alanlara sıçradı ve topyekün bir kriz yaşandı. Krizin faturası gerçekten ağırdı. Ama zaten büyük uçurumlar barındıran toplumumuzda, bu krizin faturası da hiç adil paylaşılmadı. Türkiye toplumu, hiç tanımadığı yoksulluk ve yoksunluk biçimleriyle tanışırken toplumsal bir depresyon yaşadı. Durduk yerde çıkmadı elbette kriz. Miadı dolmuş bir sermaye birikiminin yerine yenisini koyma ihtiyacıydı krizi doğuran ve akabinde de enkazın külleri üstüne yeni birikim modelinin taşları döşenmeye başlandı. Ne kadar yeni bir başlangıç yapacağı ve kalıcılığı bilinmese de “yoksullaştırıcı bir dışa açılma” ile, eski birikim modeli aşılmaya çalışılıyor. Krizin derinliğini anlatacak en iyi şey bütün göstergelerin iki yılda büyük zigzaglar çizmesi oldu. Bu zigzagları da en iyi grafiklerle görmek, göstermek mümkündü. Bu fikirle, kitabın omurgasında, kriz ve yoksullaşma süreci 100 grafikle anlatılıyor. Küçülmeden bölüşüme, istihdamdan dış ekonomik ilişkilere, sermayenin yeniden yapılanmasına kadar, sayılarla ifade edilebilen tüm gelişmeler ve eğilimler grafik yardımıyla sunulup yorumlanıyor. Kitabın 100 grafikli bölümünü IMF politikalarını, sermaye içi…

Karl Marx – Grundrisse
Ekonomi / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Grundrisse Yazar: Karl Marx Yayıncı: Birikim Yayınları Sayfa Sayısı: 618 Grundrisse, Karl Marx’ın daha sonra yayımlamayı düşündüğü büyük eserine hazırlık niteliğinde doldurduğu defterleri kapsamaktadır. Defterler, Ağustos 1857-Mart 1858 arasında yazılmıştır ve bu halleriyle Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı (1859), Kapital’in ilk taslağı (1861-63), Kapital’in I. ve III. ciltleri (1864-66) ve nihayet Kapital’in II. cildinin (1867-70 ve 1877-78) yazılmasından oluşan dizinin ilk halkasını temsil eder. Yazmalar ilk kez 1939’da yayımlanmış, ancak 1953 Berlin baskısıyla yaygınlık kazanmıştır. 1968’de ilk kez Fransızca’ya, 1973’te İngilizce’ye çevrilmiş ve özellikle 70’lerde, giderek Marx’ın en önemli teorik yazılarından biri olarak tanınmaya başlamıştır. Marx’ın Kapital’i yazma sürecinin en yakından izlenebileceği kaynak olan Grundrisse, modern sosyalizm düşüncesinin hangi teorik temeller üzerinde biçimlendiğini etraflı bir biçimde gösterir. Marx’ın düşüncesinde, yalnızca iktisadi analizlerin yer aldığı şeklindeki hâkim kanıya karşın kitap, kapitalist tasavvur dünyasının, insanın yaratıcı potansiyellerini körelten ve engelleyen yüzünü, Marx’ın nasıl çarpıcı biçimde ortaya serdiğinin en açık delilidir. Defterlerin dağınık, tamamlanmamış yapısı nedeniyle, Türkçe baskı hazırlanırken Almanca orijinal yazmalar, Fransızca ve İngilizce çeviriler karşılaştırılmış, metin daha akıcı bir biçimde sıralanmış, bazı bölümler çıkarılmış ve metni tamamlayan özetlerle açıklamalara yer verilmiştir. Türkçe çevirisi Birikim Yayınları tarafından ilk defa 1979’da yayımlanan Grundrisse’nin bu tekrar baskısının da, Marx’ı anlamak isteyen okurlar için…