Boris Frankel – Sanayi Sonrası Ütopyalar

Sanayi Sonrası Ütopyalar Kitap Kapağı Sanayi Sonrası Ütopyalar
Boris Frankel
Ayrıntı Yayınları
288

Boris Frankel bu kitabında, solun "şimdiyi ve yakın geleceği cesaretle göğüslemekten çok geçmişte yaşamayı tercih edişinin" tehlikelerine dikkat çekiyor.
Sol, varolan toplumlara yönelik feminist ve pasifist eleştirilere kulaklarını tıkar, gerçekten alternatif sosyalist politikalar geliştirme yolunda ciddi adımlar atmaz, yeni toplumsal hareketlerle arasındaki düşmanlığı ve bilgisizliği giderme çabası göstermezse kendini siyasal muhafazakarlığı ve marjinalliğe mahkum etmiş olur. Bu arada eski/yeni sağ ilerlemeyi ve toplumsal tartışmanın gündemini belirlemeyi sürdürür, diyerek önerilen sanayi sonrası "gelecek modelleri"ni tartışmaya girişiyor.

Cemal Bali Akal – Modern Düşüncenin Doğuşu

Modern Düşüncenin Doğuşu: İspanyol Altın Çağı Kitap Kapağı Modern Düşüncenin Doğuşu: İspanyol Altın Çağı
Cemal Bali Akal
Dost Kitabevi
381

Avrupa 1492’de yeni dünyayı keşfeder ve bir modernleşme-sömürgeleştirme sürecinde onu
hızla farklılaştırırken, kendisini ve dünyanın geri kalanını değiştirip yeniden düşünmeye çalışır. Bir yanıyla tüm zamanların fatihlerini, diğer yanıyla özgürlük yanlılarını temsil eden “modern insan” doğar ve büyür. Bu sürecin pratikte ve teorideki öncüsü İspanya’dır. XVI. yüzyıl başlangıcından XVII. yüzyıl ortalarına uzanan Altın Çağ, bu ülkenin felsefe, edebiyat, sanat, dinî düşünce alanlarında görkemli bir çıkış yaptığı, ayrıca modern devlet, insan hakları ve uluslararası hukuk kavramlarını Batı düşüncesine kazandırdığı dönemdir. Altın Çağ’ın düşün ve eylem adamlarının Çağ’ın yeni sorunlarına buldukları cesur çözümler hâlâ günceldir. Modernitenin temel ilkelerini eleştirel bir zihniyet ve benzersiz bir ustalıkla saptamaları çarpıcıdır.  Bir fetih serüveni içinde evrensel değerler uğruna giriştikleri mücadele hem trajiktir hem hayranlık uyandırıcı… Aynı ölçüde şaşırtıcı olan da günümüz ve zihniyetimiz açısından anlam yüklü bu başlangıç anı ve yerinin görmezden gelinmesi, Vitoria, Las Casas, Suárez ve diğerlerinin unutulmasıdır. Ama bütün bunları yok saymak da modern düşünce ve yapılanmayı kavramaktan vazgeçmek olacaktır.

Steven Lukes – Marksizm ve Ahlak

Marksizm ve Ahlak Kitap Kapağı Marksizm ve Ahlak
Steven Lukes
Ayrıntı Yayınları
208

Amaçlar araçları haklı çıkarır mı? Yüceltilen davalar uğruna yapılan her şey hoşgörülebilir mi? "Özgürlük", "adalet" ve "haklar" soyut; "tarihsel zorunluluk" ile "sınıf mücadelesi" ise somut kavramlar mıdır? "Vicdan", "onur" ve "insanca" gibi kavramlar, "entellektüel" yani "küçük burjuva" idealist önyargıları yansıtan zayıflıklar mıdır? Peki, Marksizm'in ahlâk hakkında söyleyecek bir sözü var mıdır ve eğer varsa ahlâkın sınıf mücadelesi içinde "yeri" neresidir? Marksistlerin iktidarla ilişkileri neden sorunlu bir geçmişe sahiptir?Steven Lukes, elinizdeki bu kitapta, Marx'ın ve Engels'in kurup haleflerinin geliştirdiği bir teori olarak Marksizm'in tarihi boyunca bir gezinti yaparken onun ahlâka karşı paradoksal görünen tutumunu ve genelde "adalet" ile "halklar" kavramına, özelde "insan hakları"na yaklaşımını irdelemektedir.... Günümüz (dünün ya da yarının değil!) muhalifinin, "bir başka hayat tarzı"nı inşa ettiği oranda düzen dışına çıkabileceğini ve gerçekten devrimcileşebileceğini, böylece yeryüzünde anlamlı bir yer edinebileceğini; iktidar arzusu ile etik tavır arasındaki gerilimi her hissedişinde, kendini "ille de iktidar" tutkusuna kaptırmadan, etikten (ve gerekirse yenilgiden) yana saf tutma bilgeliğiyle var olabileceğini düşünenler için...

Şafak Ural – Pozitif Bilimde Basitlik İlkesinin Belirlenmesi Yolunda Bir Deneme

Pozitif Bilimde Basitlik İlkesinin Belirlenmesi Yolunda Bir Deneme Kitap Kapağı Pozitif Bilimde Basitlik İlkesinin Belirlenmesi Yolunda Bir Deneme
Şafak Ural
İstanbul Üniversitesi Yayınları
141

İlk ve orta öğrenimini Ankara'da tamamladı. 1971 yılında DTCF Felsefe Bölümü'nden mezun oldu. 1977 yılında İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Sistematik Felsefe kürsüsüne asistan olarak atandı. 1978 yılında "Pozitif Bilimlerde Basitlik İlkesinin Belirlenmesi Yolunda Bir Deneme" başlıklı çalışmasıyla Doktor unvanını aldı.

Taner Timur – Felsefi İzlenimler

Felsefi İzlenimler Kitap Kapağı Felsefi İzlenimler
Taner Timur
İmge Kitabevi
191

"... İnsan ve toplumla ilgili disiplinler içinde, felsefe, en evrensel boyutlu düşünce tarzı olarak bilinir. Aslında bu, gerçekten de böyle midir? Bu disiplin yer yer ulusal, hatta milliyetçi öğeler de taşımıyor mu? Derrida, Heidegger'le ilgili eserinde bu filozofu Nazilerle işbirliğine götüren ulusal öğelerin (Alman dili ve bilimi, 'Alman ruhu'nda kan ve toprak ilişkileri vb. ) felsefesini nasıl etkilediğini göstermemiş miydi?"

"... Nietzsche, 'değerler, insanın insana hâkimiyeti ile değişir' demişti. Yoksa Foucault da hümanizme bu şekilde saldırırken, biraz da arka planda hümanist Sartre'ı mı hedef alıyordu? Yoksa 2bilme alanının arkeoloğu', Marksist Althusser'le beraber, varoluşçu filozofun şahsında biraz da 'baba'yı mı öldürüyorlardı?"

"... Althusser'e göre tarihi süreç 'öznesiz ve ereksiz' bir süreçti. Bu süreçte insanın belirleyici bir rolü yoktu. İnsanlar ancak 'yapısal etkiler2in dayanağı ve taşıyıcısı oldukları ölçüde bireysel ajanlar halinde tarihi süreçte aktif olabiliyorlardı; fakat felsefi anlamıyla özgür ve kurucu olarak tarih öznesi olamıyorlardı. Tarihin öznesi değil, 'motoru' vardı; o da sınıf kavgasıydı."

Yapısöküm nedir, biliyor musunuz? Teorik antihümanizm sizce ne anlama geliyor? 'Söylem formasyonu' kavramı merakınızı tahrik ediyor mu? Bu ve bunun gibi çağımızın en ilginç tartışma konularıyla tanışmak ve bu konularda Türkçe düşünmek istiyor musunuz?

Hiç kuşkunuz olmasın, French Theory'nin en çapraşık sorunsallarını hikâye üslubuyla anlatan bu kitap sizler için kaçırılmaz bir fırsat olacaktır...

Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu – Türkiyede İlmi ve Felsefi Hayatın İnkişafı Şartları

Türkiyede İlmi ve Felsefi Hayatın İnkişafı Şartları Kitap Kapağı Türkiyede İlmi ve Felsefi Hayatın İnkişafı Şartları
Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu
Çığır Dergisi Neşriyatı

Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu’nun eserlerini, çeşitli sorunlara karşıgeliştirdiği düşüncelerini ve sosyolojik yaklaşımlarını sıralayabilmek.Çalışmalarının “çeşitliliği” ve “çok yönlülüğü”ne dikkat edilirse onun temel hedefinin“Türkiye’de yerli ve millî bir düşünce geleneği kurmak” olduğu görülür. Buamaca yönelik olarak çeşitli monografik çalışmalar yapmış, çeviri faaliyetlerindebulunmuş, Türkiye’nin güncel problemleriyle ilgili temel eserler ortaya koymuş,çeşitli sivil toplum kuruluşlarını ve yayın organlarını kurarak bilimsel ve felsefi birikimekatkıda bulunmuştur. Fındıkoğlu’nun Türk sosyolojisine önemli bir katkısıda çeşitli yönlerdeki uygulamalarını göstererek bütüncü yaklaşımı temellendirmeyeçalışmasıdır. Bir diğer önemli katkısı, tarihî bakış açısıyla Türkiye’de çeşitli olguları,kuruluşları ve disiplinleri inceleyerek temel eserler ortaya koymak ve bilimselbirikime katkıda bulunmak olmuştur.

Yusuf Ziya İnan – Antikçağ Düşüncesinde Tanrı ve Varlık Sorunu

Antikçağ Düşüncesinde Tanrı ve Varlık Sorunu Kitap Kapağı Antikçağ Düşüncesinde Tanrı ve Varlık Sorunu
Yusuf Ziya İnan
Yeni Zamanlar Sahaf
480

Bu eseri basmamızın en büyük nedeni, yazarın Batı ve Doğu düşüncesi arasında kurmaya çalıştığı sentez ve yorum anlayışı olmuştur.O, Batı düşüncesinin temeli kabul edilen Antikçağ düşüncesinin eksik yorumlandığı,yanlışlıklara düşüldüğü ve bu yüzden Batı'da çeşitli ve çelişik akımlara sebep
olduğu kanısındadır. Antikçağın bu yönden yeni bir yoruma ihtiyacı
olduğunu ileri sürmektedir. Bu eserin,o çalışmaları ve anlayışı yansıtması bakımından bizim için de önemi olmuştur. Yorumların niteliği, tasvip görüp görmiyeceği konusunda biz de, yazarı da iddialı değildir.Ancak eserin tüm Antikçağ felsefesini okulları, filozofları ile birlikte ele alması,felsefî düşünceleri madde madde tesbit etmesi ve her felsefî görüşü büyük bir sadelik içindesunması, tasavvufî bir anlam içinde tasnif etmesi bir yeniliktir ve halk'a
büyük hizmettir. Buna inanıyoruz.

Yalçın Koç – Determinizm ve Mekan

Determinizm ve Mekan Kitap Kapağı Determinizm ve Mekan
Yalçın Koç
Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi

Determinizm ve Mekan pdf kitap indir adlı eser Yalçın Koç tarafından yazılmıştır.

Yalçın Koç Kimdir? Kendisi Odtü fizik mezunudur. Princeton, Boğaziçi gibi çok prestijli üniversitelerde çalışmış ve ayrıca Anadolu Mayası adlı eserinde yazarıdır.

Determinizm nedir? Determinizm evrendeki herşeyin, yasaların ve işleyişlerin önceden belirlenmiş olduğunu ve bu belirlenen şeylere göre evrenin işlediğini anlatan kuramdır.

William James – Faydacılık

Faydacılık Kitap Kapağı Faydacılık
William James
Yeryüzü Yayınevi
224

James'e göre insanın temel amacı kendini korumaktır. ‹nsan davranışlarının hepsi kendi çıkarını korumaya yöneliktir. Bu anlayışın insanın doğasında var olduğunu savunur. Bu inanışın gereği James, “Ne ki yararlıdır o doğrudur, ne ki doğrudur o yararlıdır.” Sözüyle doğru olanın yararlı olduğunu savunmuştur.

James, geleneksel felsefecilerin dogmalarla, kuramlarla uğraştıklarını, ilk nedenlere kafa yorduklarını fakat ormandaki tek tek ağaçları göremediklerini, pratik sonuçları göz ardı ettiklerini savunur. Bilim, felsefe ve teolojide hiçbir tanım ya da formül kesin değildir. Çünkü bunlar dogmatik teorilerdir. Pragmatizm ise hiçbir dogması olmayan yalnızca insanın eylemlerini ölçü alan bir öğretidir. Eğer bir kuram ya da formül bir problemi çözemiyorsa o kuramdan vazgeçilmelidir. James'e göre, bir kuramın doğruluğu söz konusu kuramın işe yararlığı ile belirlenir.

Samih Rifat – Herakleitos

Herakleitos: Bir Kapalı Söz Ustasıyla Buluşma Denemesi Kitap Kapağı Herakleitos: Bir Kapalı Söz Ustasıyla Buluşma Denemesi
Samih Rifat
Yapı Kredi Yayınları
99

"Dilden dile, kitaptan kitaba, yorumcudan yorumcuya aktarıla aktarıla günümüze zar zor ulaşmış, bölük pörçük tümceler. Bir söylence-söylem. Ama ne yaman söylem ki kırıntılarıyla bile şaşkına çeviriyor insanı."
İki bin yaşındaki bir ustadan kalan "parçalar" düşünce dünyasını zenginleştirmeyi sürdürüyor. Diogenes Laertios, Maurice Blanchot ve Rene Char'ın metinleriyle desteklenen bu kitapta, çeviri notları ve Abidin Dino'nun desenleri de yer alıyor. Samih Rifat, "kapalı bir söz ustasıyla buluşma denemesi"ne okuru da ortak ediyor.

Serkan Bayram – Ölürken Ben

Ölürken Ben Kitap Kapağı Ölürken Ben
Serkan Bayram
112

beden

mide gurultusunu

ekmek ve suyla sustururken

cinsel gerilimini

sıradan kadınlarla üzerinden atarken

nedense

beden ve ruh ikileminde

hep o suçlu bulunur

halbuki

sonu gelmez ihtiraslarıyla

bedeni rahat bırakmayan ruhtur

aç gözlülüğünü doyurmak için hırsızlık yaptırmak

imkansız aşkları uğruna cinayet işletmek için

bedene tarifi imkansız acılar çektiren

Roy Jackson – Nietzsche, Kilit Fikirler

Nietzsche, Kilit Fikirler Kitap Kapağı Nietzsche, Kilit Fikirler
Roy Jackson
Optimist Yayınları
194

Kolay anlaşılır, doğru terminoloji

Nietzsche tüm zamanların en çok okunan ama yanlış anlaşılmaya en çok maruz kalmış filozofudur. Modern çağın en büyük ve özgün düşünürlerinden olan Nietzsche’nin felsefesinin ana temalarına hâkim olmak için kolayca okuyabileceğiniz bu kitapta, ünlü filozofun hayatına ve çalışmalarına dair sağlam bir kavrayış elde edeceksiniz.

Teach Yourself Dizisinde Sizi Neler Bekliyor?
Her kitapta 1, 5 ve 10 dakikalık özetler
Konuya bakışınızı netleştirecek içgörüler
Her bölüm sonunda sunulan basit öneriler
Örnek vakalar, gerçek yaşamdan öyküler
Öğrendiklerinizi test etmenizi sağlayacak sorular
Araştırmaya devam edebilmeniz için ilgili linkler

Önder Bilgin – Sadakat Ahlakı

Sadakat Ahlakı: Josiah Royce'un Ahlak Anlayışı Kitap Kapağı Sadakat Ahlakı: Josiah Royce'un Ahlak Anlayışı
Aktif Düşünce Yayınları
412

İnsanın sosyal ve bireysel sorunlarına çözüm arayışı sadece günümüzün meselesi değildir. Fakat günümüz insanı, neredeyse çözüm önerilerini de görmekte zorlanır hale gelmiştir. Bu eser; bu önerilerden birini okuyucuyla buluşturmak niyeti ile hazırlanmıştır.

"İnsan"ın problemlerinin "insan"la çözülebileceğine işaret eden bir düşünürün, "Yeni Dünyanın" verimli filozoflarından biri olan Josiah Royce'un, samimi ve pazarlıksız olarak ortaya koyduğu çözüm önerilerinin irdelendiği bu eser, Royce'un ahlak anlayışının temeli olan sadakat felsefesi üzerine yapılmış bir çalaşmadır.

Ahlaki bir prensip olarak sadakat, şahıslar arasındaki her türlü ilişkide, karşı tarafta güven uyandıran davranışlar ve bu davranışlara kesin bir "bağlılık" içermektedir. Royce, sadakati diğer ahlaki özelliklerin sistematize edilebileceği merkezi bir ahlak ilkesi tamamlanması olarak görür. Ona göre ahlak dünyası doğrudan sadakatin mantığı üzerine kurabilir. Adalet, hayırseverlik, çalışkanlık, bilgelik vb. bütün erdemler, ancak sadakatle tanımlanabilir. Ve sadakat yalnızca bireysel değil, toplumsal bir ilkedir.

Mircea Eliade – Ebedi Dönüş Mitosu

Ebedi Dönüş Mitosu Kitap Kapağı Ebedi Dönüş Mitosu
Mircea Eliade
İmge Kitabevi
172

Ayinler, semboller, mitler, kozmik döngüler toplumdan topluma fark göstermekle birlikte geleneksel toplumlar modern toplumların aksine daha döngüsel ve ebedi bir zaman/evren anlayışına sahiplerdi.

Ne dış dünyadaki nesnelerin, ne de insan faaliyetlerinin tek başlarına bir değeri yoktur. Ancak göksel/kozmik düzene katıldığı oranda nesneler ve insanlar değer kazanır.

Şehirler, tapınaklar ve evler de bu düzene göre inşa edilir, zaman/evren belli ritüellerin devamlı surette tekrarı sayesinde varlığını devam ettirir.

Dinler tarihi alanına yaptığı önemli katkılarıyla hem dünyada hem de Türkiye’de tanınan Mircea Eliade’ın bu eseri kendisinden sonraki çalışmaları önemli oranda etkilemiştir.

Murray Bookchin – Toplumsal Ekolojinin Felsefesi

Toplumsal Ekolojinin Felsefesi Kitap Kapağı Toplumsal Ekolojinin Felsefesi
Murray Bookchin
Sümer Yayıncılık
186

Doğa nedir? İnsanlığın doğadaki yeri nedir? Toplumun doğal dünya ile ilişkisi nedir? Bir ekolojik çöküntü çağında bu soruları yanıtlamak gündelik yaşamlarımız açısından ve bizimle birlikte diğer yaşam biçimlerinin yüz yüze geleceği gelecek açısından büyük önem taşımaktadır. Bunlar metafizik düşünceye ait uzak, hayali bir dünya ile ilişkilendirilmesi gereken soyut felsefi sorular değildir. Bu soruları şiirsel eğretilemelerle veya düşüncesiz, sıradan tepkilerle, rast gele bir tarzda da yanıtlayamayız. Bunları yanıtlarken kullanacağımız tanımlar ve etik standartlar, sonuçta insan toplumunun doğal evrimi yaratıcı şekilde destekleyeceğini mi, yoksa, kendimiz de dahil olmak üzere, bütün kompleks yaşam-biçimleri açısından gezegenimizi yaşanmaz hale mi getireceğine, karar verebilir.

Bu kitaba Toplumsal Ekolojinin Felsefesi adını verdim, çünkü diyalektik doğalcılığın toplumsal ekolojinin en temel iletisinin desteklerini oluşturduğuna inanıyorum. Gerçekten de "Ekolojik Açıdan Düşünmek" felsefi ve etik olandan, toplumsal ve vizyoner olana doğrudan bir geçişi oluşturur. Ekolojik sorunlar ve fikirler üzerinde onlarca yıl düşünmek, bana, felsefenin özellikle de bir diyalektik doğalcılığın toplumsal kurama ve ekolojik sorunlara ilişkin anlayış gücümüzü engellemediğini öğretmiştir. Aksine, bizlere bu sorunları tutarlı bir bütün içinde bir araya getirmek için ussal araçlar sağlar ve bu bütünü daha doğurgan ve yenilikçi yönlere doğru genişletmek için bir çerçeve oluşturur.