İhsan Turgut – Yeni Felsefe
Felsefe / 11 Ocak 2018

Kitap Adı: Yeni Felsefe: Bu Günün Ve Geleceğin Felsefesi Yazar: İhsan Turgut Sayfa Sayısı: 140 Geleneksel felsefenin bittiği söylenmektedir. Oysa felsefe şu ya da bu kurguda sürecektir. Ancak metafizik ve ontolojinin bittiği söylenebilir. Bilgi kuramı, yani epistemoloji yeni felsefenin en önemli kavramıdır. Küreselleşen ve hergün biraz daha karmaşık hale gelen evrenimizde bireyin kendisini ve çıkarlarını koruması için, geniş anlamda derin bir bilgi kuramına ihtiyacı vardır. Çünkü çağımız aynı zamanda bir bilgi çağıdır. Çağdaş bir bilgi kuramı nasıl olur? Tartışmaya çalıştım. Geleneksel felsefenin de ayrı bir değerlendirmesini yapmaya çalıştım. Türkiye gibi bir ülkede yeni bir felsefe oluşturmak oldukça zordur. Hiçbir kurumun geleneği oluşmamış, bir felsefe dili bile gelişmemiştir. Bu zorluklara karşı bu kitapta bazı yeni şeyler söylemeye gayret ettim. Felsefenin şüphe, eleştiri , analiz ve yorumdan ibaret olan işlevini geniş bir şekilde vurguladım. Yeni felsefenin bu işlevlerini, özellikle sosyal bilimlerde çok önemli olduğunu belirttim. Geleceğin felsefesi, bilgi kuramının yanında yan dallara ağırlık verecektir. Yani, ahlak felsefesi, dil, din felsefesi, eğitim, iktisat,hukuk, tıp ve bilim felsefesi gibi alanlarda önemini arttıracaktır. Her alandaki dogmaları ve kalıpları çözmeye çalışacaktır. Bunun için kavram çözümlemesine, analize, yoruma çok önem verilecektir. Yeni felsefe, halkın felsefesi olacaktır. İnsanlar gelişmiş bir kafaya sahip olmak için varlığını sürdürecek ve geliştirecektir….

İsmail Hakkı Baltacıoğlu – Mürebbilere
Felsefe / 11 Ocak 2018

Kitap Adı: Mürebbilere Yazar: İsmail Hakkı Baltacıoğlu Yayıncı: Suhulet Kütüpanesİ Sayfa Sayısı: 355 Bu kitap on iki seneden beri yazdığım dağınık ve kısa yazılarımın bir araya toplanmasından vücude geldi. Eğer bir aile uzviyeti halinde birleşmeselerdi öleceklerdi. Bu ölüme razı olamadım. İçindeki fikirler mevzuları olan vakaların tarihinden bazen çok evvel bazen de biraz sonra yazılmıştır. Hemen hepsi Türkiye düşüncesinden doğduğu için aralarında akrabalık vardır.

Soren Kierkegaard – Korku ve Titreme
Felsefe / 11 Ocak 2018

Kitap Adı: Korku ve Titreme Yazar: Soren Kierkegaard Yayıncı: Pinhan Yayıncılık Sayfa Sayısı: 160 Kierkegaard’ın, Johannes de silentio takma adıyla yazmış olduğu Korku ve Titreme ilk kez 1843 yılında yayımlandı. Yapıtta iman kavramının etik ve dindarlıkla ilişkisi incelenir. Yazarın takma adlarından Johannes de silentio da Musa’nın 1. kitabında (22:1-18) anlatılan İbrahim ve İshak hakkındaki hikayeden esinlenmiştir. Bu anlatıda Tanrı İbrahim’e, oğlu İshak’ı kurban etmesini buyurur. Korku ve Titreme bütünüyle, İbrahim’in, geç yaşta sahip olduğu ve her şeyden çok sevdiği evladı İshak’ı kurban etme isteğini ve bu eylemin onu ne ölçüde bir cani veya hakiki bir dindar yaptığını irdeler. İbrahim imanın babası olarak bilinir ve Johannes çağdaşlarının topyekûn nasıl olur da kendilerini İbrahim gibi imankâr sandıklarını merak eder.

Soren Kierkegaard – İroni Kavramı
Felsefe / 11 Ocak 2018

Kitap Adı: İroni Kavramı: Sokrates'e Yoğun Göndermelerle Yazar: Soren Kierkegaard Yayıncı: İmge Kitabevi Sayfa Sayısı: 368 Kierkegaard zihinsel ve sanatsal gelişimi sürecinde önceleri Alman romantizminin etkisi altındaydı. Kendini, geleneklerin zihinsel gelişimini sınırlamasına izin vermeyen yaratıcı bir birey olarak tanımlıyordu. Bu başkaldırının ana motifini ise ironi kavramı oluşturuyor ve böylece ironi genel bir zihinsel ilke düzeyine yükseltiliyordu. Bunun üzerine Kierkegaard, ironiyi zihinsel faaliyet için önemli bir ilke olarak gören ilk felsefi kişilik olan Sokrates’e yöneldi. Sokrates ironiyi tartışmaları yönlendirmek için kullanıyor, bunu da, o zamana kadar bilindiği düşünülen konulardaki belirsizlikleri ve çelişkileri açığa çıkarmak amacıyla bilmiyormuş gibi yaparak sorular yöneltmek ya da bilgisizmiş gibi davranmak suretiyle yapıyordu. Böylece Sokrates üzerine yoğun bir çalışma yapan Kierkegaard, İroni Kavramı’nda büyük filozofu Xenophon, Aristofanes ve Platon’un gözünden inceler ve onu Fichte, Schelling ve Hegel gibi 18. ve 19. yüzyıl filozoflarıyla karşılaştırır. İroni perspektifinden bakarak Platon diyaloglarındaki sokratik unsurları ortaya çıkarmayı dener. İroni Kavramı, geniş okur kitlelerinin ilgisini çeken büyük filozof Kierkegaard’ın doktora tezi olarak gerçekleştirdiği bir çalışmadır. Bu nedenle birinci bölümünde mümkün olduğunca akademik bir dil kullanmaya çalışan Kierkegaard, metin ilerledikçe, özellikle ikinci bölümde o müthiş şiirsel ve yaratıcı üslubunu bulur. İroni Kavramı, çağın en önemli filozoflarından biri olan Kierkegaard’ın yazarlığındaki bu büyük dönüşümü…

Takiyettin Mengüşoğlu – Felsefeye Giriş
Felsefe / 11 Ocak 2018

Kitap Adı: Felsefeye Giriş Yazar: Takiyettin Mengüşoğlu Yayıncı: Nobel Akademik Yayıncılık Sayfa Sayısı: 246 Felsefeye Giriş, bir disiplin ve entelektüel faaliyet olarak felsefeye giriş yapmayı amaçlayan kimseler için kaleme alınmıştır. Eser, bu girişi felsefenin kendisini, temel kavramını, akım ve konularını, felsefeye özgü düşünme ve akıl yürütme biçimlerini tanıtmak suretiyle yapmayı amaçlamaktadır. Sekiz bölümden oluşan eserde, felsefeyle bir tanışıklık tesis etmeyi amaçlayan ilk bölümün ardından, epistemolojiyle, bilim felsefesi, varlık felsefesi, etik, siyaset felsefesi, din felsefesi ve sanat felsefesiyle ilgili konulara yer verilmektedir. Felsefeye Giriş felsefeyle tanışmak isteyen, “büyük sorular üzerine argümantatif ve sorgulayıcı bir tarzda düşünme” olarak tanımlayabileceğimiz felsefeyi hayatlarına bir şekilde dâhil etmek isteyen herkese hitap etmekle birlikte, esas ortaöğretim kurumlarında belli bir felsefe kültürü aldıktan sonra bu kültürü biraz daha zenginleştirmek isteyen Eğitim Fakültesi öğrencileri, geleceğin öğretmen adayları için kaleme alınmıştır. Eserin en önemli özelliği, felsefenin konularını yapılandırmacı bir yaklaşımla ele almasıdır; yani, Felsefeye Giriş kitabı, felsefenin konu ve problemleriyle ilgili olarak hazır bilgi aktarmak yerine, öğrencinin felsefi sorular ve problemler üzerine düşünmesini ve gerekli sorgulamaları yapmasını temin edecek tarzda, şemalar ve görsel malzemeden yararlanılarak oluşturulmuştur.

Veysel Atayman – Varolmanın Acısı
Felsefe / 11 Ocak 2018

Kitap Adı: Varolmanın Acısı: Schopenhauer Felsefesine Giriş Yazar: Veysel Atayman Yayıncı: Donkişot Yayınları Sayfa Sayısı: 180 Schopenhauer’e göre dünya, bedenimizde yer almakla birlikte kökeni transzendental (aşkın) bir alanda yatan “iradenin” eseridir. Gerçeklik, bu iradenin fenomenlerinden biri olan beynimizin “tasarımlarından” ibarettir. Biricik amacı türü koruyup sürdürmek olan “irade”, bireyi aldatarak onu kendi hedefinin hizmetine koşar. Öyleyse yapılması gereken, “iradeye” ‘hayır’ demek, hayatı “olumsuzlamaktır”. Azizce, keşişçe, nihilist bir hayat sürmek, iradenin esaretinden kurtulmak olacaktır. Sadece “merhametin” içinde ortaya çıkan “yaşama iradesinin” reddi, bizi acıların, ıstırapların dünyasından çıkartıp “kurtuluşa” ulaştıracak biricik yoldur. Acı çekenler ile acı çektirenler aynıdır. A. Schopenhauer

Bryan S. Turner – Oryantalizm, Postmodernizm ve Globalizm
Felsefe / 9 Ocak 2018

Kitap Adı: Oryantalizm, Postmodernizm ve Globalizm Yazar: Bryan S. Turner Yayıncı: Anka Yayınları Sayfa Sayısı: 344 Bu iddialı çağdaş sosyal kuram çalışmasında Bryan Turner, oryantalizm hakkında devam eden tartışmaları, postmodernizm ve globalizm süreci ile bağlantılı olarak ele almaktadır. Klasik oryantalizm alanında önde gelen birçok isim hakkında köklü eleştirilerde bulunmaktadır. Kitapta ayrıca globalleşmenin İslam üzerindeki etkisi, oryantalist çalışmaların doğası ve sömürgeciliğin çözülmesi ile sosyolojik kuramda “dünya” kavramı değerlendirilmektedir.

Alvin Toffler – Yeni Güçler Yeni Şoklar
Felsefe / 9 Ocak 2018

Kitap Adı: Yeni Güçler Yeni Şoklar Yazar: Alvin Toffler Yayıncı: Altın Kitaplar Sayfa Sayısı: 464 Bu kitap, XXI. yüzyılın eşiğinde gücün durumuyla ilgilidir. Şiddeti, serveti, bilgiyi ve bunların hayatımızda oynadığı rolü ele almaktadır. Kargaşa içindeki bir dünyada güce giden yeni yollar hakkındadır. Güç denilen şey, nice kere kötüye kullanılmış olması nedeniyle üzerine yapışıp kalmış olan kötü kokuya rağmen, aslında ne iyi, ne de kötüdür. Her insani ilişkinin ayrılmaz bir yönüdür ve cinsel ilişkilerimizden çalıştığımız işe, kullandığımız arabalara, seyrettiğimiz televizyona, beslediğimiz umutlara kadar her şeyi etkilemektedir. Bizler, çoğumuzun sandığından daha büyük ölçüde, gücün ürünleriyiz…

Alphonso Lingis – Ortak Bir Şeyleri Olmayanların Ortaklığı
Felsefe / 9 Ocak 2018

Kitap Adı: Ortak Bir Şeyleri Olmayanların Ortaklığı Yazar: Alphonso Lingis Yayıncı: Ayrıntı Yayınları Sayfa Sayısı: 153 Alphonso Lingis, birçok kitabı olduğu halde Batı’da yeterice tanınmayan bir felsefeci ve gezgin. Tanınmamasının bir nedeni de herhalde rasyonel Batı’nın ancak kendsiyle analojiler kurarak, özetle kendisine benzeterek kavrayabildiği öteki kültürleri, olanca başkalıkları içinde anlamaya, kendi sözleriyle konuşturmaya çalışması. Bunu da antropolojinin indirgeyici normlar içinde değil. Batı rasyonalizmin içerdiği ciddi çatlkları, anlamlı ve tekil bir hayat yaşamanın önüne çıkardığı maddi ve manevi engelleri serimleyecek biçimde yapması. Ortak Bir Şeyleri Olmayanarn Ortaklığı önce rasyonel cemaati betimliyor; Herkesin ortak-aonim söylemi kendi dilinde yeniden ürettiği, kendini ancak yaptığı “iş”le tanımlayan; Levinası’ın terimleriyle “söyleme”yi tali, “söylenen”i temel önemde gören bir cemaattir bu. Bu cemaat temel fetişi olan “iletişi değeri olmayan mırıltısını, uğultusunu “gürültü” sayar; her ağaç ve her güvercin için aslında ayrı bir sözcüğe ihtiyaç duyulduğunu görmezden gelir. Rasyonel söylem, hakikatini tesis etmek için kurumlara ihtiyaç duyar ve paryayı, mistiği, psikotiği, vahşiyi, teröristi bu hakikate ulaşmaktan aciz görüp dışlar. Lingis bu cemaatin karşısına “öteki cemaat”i çıkarır. Beninle ortak hiçbir şeyi olmayan ötekiyle karşılaştığım cemaattir bu. Burada öteki, benimle sadece sözleriyle değil, çıplak gözleri, boş elleri ve sessizliğile, yaralanabilirliğiyle yüzleşir. Burada benim rasyonel buyruğumun tutarlılığını boan bir davetsiz misafir, bir…

Alexander Moseley – A’dan Z’ye Felsefe
Felsefe / 9 Ocak 2018

Kitap Adı: A'dan Z'ye Felsefe Yazar: Alexander Moseley Yayıncı: NTV Yayınları Sayfa Sayısı: 320 Felsefe ile ilgili genel kavramlar, tartışmalar ve düşünürler… Sokrates bilgiyi zihnimizde nasıl doğurttu? Diğer insanlar gerçekten cehennemimiz mi? Kaç farklı şekilde mantıksız olabiliriz? Özgür irade, her istediğimizi yapmak mı? Hegel’i okumaya nereden başlamalı? Felsefede aşkın doğasına ilişkin hangi teoriler çarpışıyor? Hedonizm sadece zevk almanın yüceltildiği bir felsefe mi? Wittgenstein’ın zehir gibi bilgeliğinden kendimize pay çıkarabilir miyiz? İnsanlarla hayvanlar arasındaki farklılıktan doğan haklar ne kadar etik? İnsanın dünyadaki varoluşuna dair çok sayıda felsefi sorunun cevabını merak edenlere herkesin anlayabileceği dilde yazılmış bir kaynak kitap. A’dan Z’ye Felsefe, nükteli anekdotları ve pratik bilgileriyle “başucu filozofunuz” olmaya aday.

Louis Althusser – Felsefe ve Bilim Adamlarının Kendiliğinden Felsefesi
Felsefe / 9 Ocak 2018

Kitap Adı: Felsefe ve Bilim Adamlarının Kendiliğinden Felsefesi Yazar: Louis Althusser Yayıncı: İthaki Yayınları Sayfa Sayısı: 164 “Ne var ki, felsefi sorular, bilimsel sorun değildir. Geleneksel felsefe kendi sorularına yanıtlar getirebilir, ancak bilimadamlarının kendi sorularına çözüm getirdikleri anlamda bilimsel ya da daha başka sorunlara çözüm getirmez. Başka deyişle: felsefe, bilim adına ve bilimin yerine bilimsel sorunları çözmez; felsefenin soruları bilimin sorunları değildir. Burada da felsefe içinde bir tavır almaktayız: felsefe bir bilim değildir, dolayısıyla a fortiori bilimin kendisi de değildir, bilimin yaşadığı bunalımların bilimi de değildir, Bütün’ün bilimi de değildir. Felsefi sorular, ipso facto bilimsel sorunlar değildir.” 20. yüzyılın en önemli ve özgün Marksist düşünürü Louis Althusser ilk kez 1974 yılında yayımlanan bu çalışmasında, ürettiği özgün kavramlar aracılığıyla felsefenin ve bilimin özgül kimliklerini sorgulamakta ve bilimadamlarının kendi disiplinine ilişkin tasarımlamalarını incelemektedir.

Louis Althusser – Lenin ve Felsefe
Felsefe / 9 Ocak 2018

Kitap Adı: Lenin ve Felsefe Yazar: Louis Althusser Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 120 Louis Althusser 20. yüzyılın ikinci yarısında Marksist düşüncede önemli etkisi olmuş filozoflardan biri. Althusser’in Marx ve Lenin’i yeniden okuma girişimi ve bu sayede Marksizm içinde yaşanan krizi aşma çabası uzun yıllar etkisini sürdürdü, gerek yapısalcılığın gerekse post-yapısalcılığın besleyici kanalını oluşturdu. Lenin ve Felsefe, Althusser’in Lenin’i yeniden okuma girişiminin bir sonucu ya da “felsefeyle birlikte Lenin”..

Louis Althusser – Montesquieu Siyaset Ve Tarih
Felsefe / 9 Ocak 2018

Kitap Adı: Montesquieu Siyaset Ve Tarih Yazar: Louis Althusser Yayıncı: İthaki Yayınları Sayfa Sayısı: 155 Bu kadar gelecekten sonra bu kadar geçmişe. Bir gün uzak ülkelere doğru yola çıkan bu gezgin bilinmeyen yerlerde yıllarca dolaştıktan sonra, yurduna dönmüş de zamanın durduğunu sanmış sanki… Yolları açmış ama.?

Louis Althusser – Özeleştiri Ögeleri
Felsefe / 9 Ocak 2018

Kitap Adı: Özeleştiri Ögeleri Yazar: Louis Althusser Yayıncı: Belge Yayınları Sayfa Sayısı: 75 “Tarih biliminin ortaya çıkma koşulları içindeki dolayım, bir derin-bilgi dolayımı değildir. Tam tersine bu dolayım bizi güncelliğe çağırır. Çünkü geçmişte Marx’tan beklenen bugün her zamankinden daha çok bizden istenmektedir. Marksist teoriyi ‘geliştirmek’ yani kapitalist-emperyalist sömürü ve eğemenliğin yeni biçimlerini çözümlemek için, işçi hareketi ile teori arasında uygun bir birlik kurmak için, her zamankinden daha çok proleter teorik konumlar üzerinde yer almamız gerekiyor. Bu ise, egemen sınıfın tüm ideolojilerinin köklü bir eleştirisini yaparak, proleter siyasal duruştan hareketle bu teorik konumları işleyip geliştirmek anlamına geliyor.