Nigel Warburton – Felsefenin Kısa Tarihi

Felsefenin Kısa Tarihi Kitap Kapağı Felsefenin Kısa Tarihi
Nigel Warburton
Alfa Yayınları
360

Felsefe gerçekliğin doğası ve nasıl yaşamalıyız sorularıyla başlar. Felsefenin Kısa Tarihi, görünüş ve gerçek, benliğin doğası, tanrının varlığı ve hem birey hem de toplumun bir üyesi olarak nasıl yaşamamız gerektiği gibi felsefenin ana temalarına odaklanıyor. 2000 yıllık Batı felsefesini Sokrates'ten hayvan hakları hareketine kadar ana hatlarıyla sunuyor. Warburton çoğumuzun gözünü korkutan ve anlaşılmaz bulduğu felsefeyi herkesin anlayabileceği ve günlük hayatında kullanabileceği bir konu haline getiriyor.

Batı felsefesinin büyük düşünürlerini kronolojik sırayla tanıyacağınız, zevkle okunacak mükemmel bir giriş kitabı.

Batının düşünce tarihiyle ilgilenmek isteyenler için en uygun başlangıç noktası.

- Publishers Weekly

Felsefe öğrenmek isteyenler için paha biçilmez bir klasik. Felsefenin sanıldığı kadar karışık ve zor olmadığını, tam tersine güzel bir zihin alıştırması olduğunu kanıtlıyor.

- Oxford Times

Batı felsefesi tarihinde bir gezinti, öğretici ve eğlenceli.

- Sacramento News and Review

Immanuel Kant – Arı Usun Eleştirisi

Arı Usun Eleştirisi Kitap Kapağı Arı Usun Eleştirisi
Immanuel Kant
İdea Yayınevi
512

Arı Usun Eleştirisi 1781'de çıktı. İkinci ve gözden geçirilmiş yayım 1787'de geldi ve bunu çok geçmeden 1790'da bir üçüncü basım, 1794'de bir dördüncüsü, bir yıl sonra izinsiz bir basım, ve 1799'da beşinci basım izledi. Arkadan gelen çalışmaları şunlardı: Bir Bilim Olarak Ortaya Çıkabilecek GeleYetisinin Eleştirisi [Kritik der Urteilskraft] (1790); Salt Us Sınırları İçerisinde Din [Die Religion innerhalb der Grenzen der blossen Vernunft] (1793); Töre Metafiziği [Die Metaphysik der Sitten] (1797).

1871'de Kritik der reinen Vernunft'u yayımladığıYetisinin Eleştirisi [Kritik der Urteilskraft] (1790); Salt Us Sınırları İçerisinde Din [Die Religion innerhalb der Grenzen der blossen Vernunft] (1793); Töre Metafiziği [Die Metaphysik der Sitten] (1797).

1871'de Kritik der reinen Vernunft'u yayımladığı zaman Kant 57 yaşındaydı. On yıllık bir meditasyonun ürünü olan yapıt daha başından başlayarak ve tüm bu süre boyunca her zaman üç ay içinde yayımlanacağı inancına karşın büyüdükçe büyüdü, tüm felsefi temalar bir Ding an sich soyutlaması karşısında yeniden hizaya çekilip ayarlandı, ve sonuçta bütün bir yapı gotik bir ton içerisinde baştan sona dizgesiz bir kütleye yoğruldu. İlkin Duyarlığın ve Usun Sınırları [Der Grenzen der Sinnlichkeit und der Vernunft] başlığı altında çıkması tasarlanan çalışma Kant'ın birçok ertelemesinden sonra yeni adı ile son dört ay gibi kısa bir süre içinde yayıma hazırlanarak 231 yıl önce basıldı (1781 — bu çeviride ‘A' metni), sonuçta ‘arı' olmayan her tür içerik “arı us” başlığı altına sığdırıldı. Tüm yapıtın en çarpıcı yanı nesnel olduğu varsayılan usun bir düşünürün öznel olduğu çok iyi bilinen kişisel bilinci tarafından yargılanması, e.d. eleştirilmesidir. Eleştirel Felsefenin eleştirel yanı göreli, kişisel, öznel olandan daha çoğunu anlatmaz.

— Aziz Yardımlı

Immanuel Kant – Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi

Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi Kitap Kapağı Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi
Immanuel Kant
Türkiye Felsefe Kurumu
97

Pratik Aklın Eleştirisiyle birlikte Kant'ın Etikle ilgili iki ana yapıtından biri olan ve "Eleştiri"den önce yayınlanan "Ahlâk Metafiziğinin Temellendirilmesi"nde Kant, günlük yaşamda eylemde bulunurken, kendimizle ilişkimizde temelini bulan ahlâklılığın olanağının koşullarını serimliyor.

Kant'a göre ahlâklılık, başkalarıyla ilişkilerimizde istediklerimizin her türlü kişisel çıkardan bağımsız olmasında bulunur. Ancak kendimizi ve başkalarını böyle çıkarlar için araç olarak değil, amaç olarak görerek eylemde bulunduğumuzda ahlâklı oluruz. Kişisel ve grupsal çıkarların oluşturduğu eylemler karşısında, çıkarsız hiçbirşey yapılamayacağı kanısının yaygın olduğu dünyamızda, Kant bu kitapta, erdemli yaşamanın onsuz olunamayacağı bir koşuluna -başkasını amaç olarak görme koşuluna- güçlü bir ışık tutuyor.

Georges Politzer – Felsefenin Temel İlkeleri

Felsefenin Temel İlkeleri Kitap Kapağı Felsefenin Temel İlkeleri
Georges Politzer
Sol Yayınları
543

Sık Sık şöyle denir. Georges Politzer her şeyden önce Gülüştür. Meydan okumanın Gülüşü; başkaldırmanın değil, devrimcinin Gülüşü; anarşistin değil, devrimcinin Gülüşü; anarşistin değil, tarihin mahkumiyet hükmünden kurtulmak için eski dünyanın güçleriyle açıkça alay eden marksistin Gülüşü Zincirler içinde, Pucheu'nün karşısında, Gestaponun işkenceleri içinde bile, galip gelenin Gülüşü; infaz mangasının karşısında, galip gelenin Gülüşü.

Erich Fromm – Kendini Savunan İnsan

Kendini Savunan İnsan: İnsancı Ahlak Felsefesi Üzerine Kitap Kapağı Kendini Savunan İnsan: İnsancı Ahlak Felsefesi Üzerine
Erich Fromm
Say Yayınları
239

Yüzyılımızın ünlü düşünürü Erich Fromm, bu yapıtında insanın yaşamdaki temel ödevinin "kendi kendisini oluşturmak", yani gizil güç olarak ne ise o hale gelmek olduğunu savunuyor. Fromm'a göre, insanı anlamak, onu sanki kendimiz bir Tanrı ya da ondan çok üstün bir yeri olan bir yargıçmışız gibi suçlamamak anlamına gelir. Çünkü, "iyi" ve "kötü" ne düzenekseldir ne de önceden yazgılanmıştır. Ahlak felsefesi alanında seçme ve karar, insana; onun kendisini, yaşamını ve mutluluğunu önemle ele almasına; kendisinin ve toplumunun ahlaksal sorunlarıyla yüzyüze gelebilmek yiğitliğini gösterip kendisini savunabilmesine dayanmaktadır.

Orhan Hançerlioğlu – Felsefe Ansiklopedisi: Cilt 1

Felsefe Ansiklopedisi: Cilt 1 Kitap Kapağı Felsefe Ansiklopedisi: Cilt 1
Orhan Hançerlioğlu
Remzi Kitabevi
398

Felsefe Ansiklopedisi, iki bölümde düzenlenmiştir. Birinci bölüm kavram ve akımları, ikinci bölüm düşünürleri kapsar. Her bölüm, bağımsız bir bütündür. Genel dizin ve kişi adları dizininden başka Türkçe, Osmanlıca, Fransızca, Almanca, İngilizce, İtalyanca, Yunanca, Latince, Arapça, Farsça, Sanskritçe, İbranice, Çince, Slavca olmak üzere on dört dilde düzenlenmiş olan özel dizinler, her bölüm ve her cilt için ayrı ayrı hazırlanmıştır. Yazarın anlaşılmaz sanılanı anlaşılıra dönüştürmekte ve yapraklar dolusu sözle anlatılabilecek olanı birkaç satırla anlatabilmekte gösterdiği büyük yetenek, ansiklopediyi herkesin rahatça okuyabileceği bir anlatıma kavuşturmuştur.

Martin Heidegger – Zaman ve Varlık Üzerine

Zaman ve Varlık Üzerine Kitap Kapağı Zaman ve Varlık Üzerine
Martin Heidegger
A Yayınevi
94

Aslında başlangıcından beri felsefe, ne vakit "zaman" hakkında düşündüyse zamanın ait olduğu yeri de sordu. Felsefenin ilkin sahip olduğu görüş birbirini izleyen şimdilerin art ardalığının bir dizisi olarak hesaplanan zamandı. Bizim, psychesiz, animussuz, ruh'suz, bilinçsiz, tinsiz hesapladığımız, sayısal olarak ölçülmüş hiçbir zamanın olamayacağı açıklanmıştı. İnsansız zaman yoktur. Fakat bu "onsuz olmama" ne anlama gelir? Zamanın vericisi ya da alıcısı insan mıdır? İnsan, her şeyden önce insandır da ondan sonra mı ara sıra - yani şu ya da bu zamanda- zamanı alır ve kendisini ona bağlar? Hakiki zaman, şimdi, geçmiş ve geleceğin ortaya çıkmasının yakınlığı, zamanın üç katlı açık yayılımını birleştiren yakınlıktır. O, zaten insana, sadece üç katlı yayılma içinde kalma, yadsımayı sürdürme ve bu yayılmayı belirleyen yakınlığı elde bulundurma yoluyla insan olabilsin diye ulaşmıştır. Zaman insanın ürünü olmadığı gibi insan da zamanın ürünü değildir. Ortada hiçbir ürün yoktur. Yalnızca, zaman uzam'ı açan yayılma anlamında verme vardır.

Martin Heidegger – Tekniğe İlişkin Soruşturma

Tekniğe İlişkin Soruşturma Kitap Kapağı Tekniğe İlişkin Soruşturma
Martin Heidegger
Paradigma Yayınları
Heidegger okumak bir maceraya atılmaktır. Onun eserleri okuyucuya meydan okuyan ve çoğu kez okuyucuyu sersemleten eserlerdir. Bu eserler okuyucudan tüm yüzeysel bakışları terketmesini ve ciddi bir düşünme takibine koyulmasını talep ederler. Okuyucu Heidegger'in eserlerine yaklaşırken, yalnızca onun ne söylediğni değil, ama nasıl söylendiğini de sormalıdır. Çünkü burada biçim ve içerik birbirinden ayrılmayacak ölçüde birleştirilmiştir. Hidegger'in metinleri, onun 'yolda olmak' olarak adlandırdığı 'düşünme'sinin bizzat bu 'yolda olmak'lığını örneklendirirler. Heidegger okuyucudan yolda kendisine katılmasını, kendisine eşlik etmesini ve düşünme macerası boyunca onun kendi yolunu kurmaya başlamasını ister. Eğer bu yollarda yürüyorsak karanlık sözler aracılığıyla yola devam etmeliyiz. Bu yıldırıcı bir beklentidir. Fakat Heidegger'in kendisiyle yola çıkanlardan umudu vardır. Anlam, ileriye doğru yüründükçe keşfedilmelidir. (Arka Kapak)

Friedrich Nietzsche – Böyle Söyledi Zerdüşt

Böyle Söyledi Zerdüşt Kitap Kapağı Böyle Söyledi Zerdüşt
Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi
Friedrich Nietzsche
İş Bankası Kültür Yayınları
335

Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900): Geleneksel din, ahlak ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir dille eleştiren en etkili çağdaş felsefecilerdendir. Bonn Üniversitesi'nde teoloji okumaya başlayan Nietzsche daha sonra filolojiye yöneldi. Leipzig Üniversitesi'nde öğrenimini sürdürdü, henüz öğrenci iken Basel Üniversitesi filoloji profesörlüğüne aday gösterildi. 1869'da sınav ve tez koşulu aranmadan, yalnızca yazılarına dayanarak doktor unvanı verilen Nietzsche profesörlüğü sırasında klasik filoloji çalışmalarından uzaklaştı ve felsefeyle uğraşmaya başladı. Tragedyanın Doğuşu, Zamana Aykırı Bakışlar, İnsanca Pek İnsanca, Tan Kızıllığı, Şen Bilim, Böyle Söyledi Zerdüşt, İyinin ve Kötünün Ötesinde, Ahlakın Soykütüğü, Ecce Homo, Wagner Olayı, Dionysos Dithyrambosları, Putların Alacakaranlığı, Antichrist, Nietzsche Wagner'e Karşı başlıca büyük eserleri arasında yer almaktadır.

Friedrich Nietzsche – İyinin ve Kötünün Ötesinde

İyinin ve Kötünün Ötesinde Kitap Kapağı İyinin ve Kötünün Ötesinde
Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi
Friedrich Nietzsche
İş Bankası Kültür Yayınları
256

Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900): Geleneksel din, ahlak ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir dille eleştiren en etkili çağdaş felsefecilerdendir. Bonn Üniversitesi'nde teoloji okumaya başlayan Nietzsche daha sonra filolojiye yöneldi. Leipzig Üniversitesi'nde öğrenimini sürdürdü, henüz öğrenci iken Basel Üniversitesi filoloji profesörlüğüne aday gösterildi. 1869'da sınav ve tez koşulu aranmadan, yalnızca yazılarına dayanarak doktor unvanı verilen Nietzsche profesörlüğü sırasında klasik filoloji çalışmalarından uzaklaştı ve felsefeyle uğraşmaya başladı. Tragedyanın Doğuşu, Zamana Aykırı Bakışlar, İnsanca Pek İnsanca (Karışık Kanılar ve Özdeyişler, Gezgin ve Gölgesi), Tan Kızıllığı, Şen Bilim, Böyle Söyledi Zerdüşt, İyinin ve Kötünün Ötesinde, Ahlakın Soykütüğü, Ecce Homo, Wagner Olayı, Dionysos Dithyrambosları, Putların Alacakaranlığı, Deccal, Nietzsche Wagner'e Karşı başlıca büyük eserleri arasında yer almaktadır.

Paul Strathern – 90 Dakikada Nietzsche

90 Dakikada Nietzsche Kitap Kapağı 90 Dakikada Nietzsche
Paul Strathern
Zeplin Kitap
112

Kim Korkar Filozoflardan!
90 Dakikada Felsefe serisi, gelmiş geçmiş en büyük filozofların hayatlarının en önemli anlarına ve eserlerine ışık tutuyor. Usta yazar Paul Strathern, filozofların düşüncelerini, teorilerini ve hayat hikâyelerini eğlenceli ve herkesin anlayabileceği sade bir dille anlatıyor. Felsefeye ilgi duyanlar için kaçırılmaz bir fırsat ve başvuru kaynağı.

"90 Dakikada Nietzsche'de", "İnsanlar beni yüz yıl sonra anlayacaktır," diyen filozofun çektiği varoluş sancılarını, kurmaya çalıştığı felsefenin ana hatlarını, delilikle dâhilik arasında gidip gelişini, Richard Wagner'le bitmeye mahkûm olan dostluğunu, kitaplarının yazılma sürecini, Nazilerin, eserlerini kendi amaçları uğruna nasıl kullanmaya kalkıştıklarını ve kitaplarından derlenmiş veciz sözlerini okuma olanağı bulacaksınız.

"İyi yazılmış, anlaşılır ve bilgi yüklü… Bütün seri muzipçe bir nükteyle yazılmış. Elinizden düşüremiyorsunuz."
? New York Times-
"Nükteli, aydınlatıcı ve de şükür ki kısa ve öz."
? Wall Street Journal-

Friedrich Nietzsche – Ecco Homo: Kişi Nasıl Kendisi Olur?

Ecco Homo: Kişi Nasıl Kendisi Olur? Kitap Kapağı Ecco Homo: Kişi Nasıl Kendisi Olur?
Friedrich Nietzsche
Sis Yayıncılık
136

Nietzsche, Ecce Homo'da, kendi değişim süreçlerini ve eserlerinin ortaya çıkış öykülerini anlatır ve "Üst İnsan" kavramına model olarak kendisini ortaya koyar. "Neden Böyle Bilgeyim?", "Neden Böyle Akıllıyım?", "Neden Böyle İyi Kitaplar Yazıyorum?" gibi sorularla çalışmanın başlangıcında kendisini ameliyat masasına yatırır Nietzsche. Ardından da eserlerinin hangi dönemde, hangi şartlar ve sağlık koşulları altında, hangi esinlenmelerle yazıldığını detaylı olarak anlatır. Bütün anlattıklarına karşın, ironik bir şekilde, sık sık kendisinin anlaşılmasını beklemediğinden de dem vurur ve ekler: "Bir gün korkunç bir şeyin anısıyla birlikte anılacak benim adım, yeryüzünde eşi görülmemiş bir bunalımın, en derin bunalım krizinin; o güne dek inanılmış, istenmiş, kutsal görülen ne varsa, hepsine karşı yöneltilecek bir son sözün anısıyla."

Papazlardan, ideallerini insanlığın önüne koyanlardan ve hatta Almanlardan her fırsatta tiksindiğini söyleyen Nietzsche, kaderin garip bir cilvesiyle, 20. yüzyılın başlarındaki o korkunç cinnet dönemindeki Hitler faşizmi ile birlikte anılır bazılarınca. Belki de bu eseri en ilginç kılan belirlemesi de budur: Reddettikleriyle birlikte anılması ve fakat bunu öngörerek sıradışı saymaması...

Friedrich Nietzsche – Deccal

Deccal Kitap Kapağı Deccal
Friedrich Nietzsche
Say Yayınları
96

Hıristiyanlığı mahkûm ediyorum; Hıristiyan kilisesine, bir savcının şimdiye dek ağzından çıkmış en korkunç suçlamayı yöneltiyorum. O, bana göre, düşünülebilecek yozlaşmaların tümünden çok daha büyüktür; olabilecek yozlaşmaların en kötüsüdür, olabilecek en uç yozlaşma istemidir. Hıristiyan kilisesi, bu çürümüşlüğü bulaştırmadık hiçbir şey bırakmadı; her değeri değersizliğe, her gerçekliği bir yalana ve her dürüstlüğü bir ruh alçaklığına çevirdi. Bana kalkıp onun "insancıl" nimetlerinden söz ediliyor! Acıyı ortadan kaldırmaya yönelik her türlü çaba, en derin çıkarlarına aykırıdır; o, acıyla yaşar; kendisini ölümsüz kılmak için acı yaratır... Friedrich Nietzsche

Friedrich Nietzsche – Tragedyanın Doğuşu

Tragedyanın Doğuşu Kitap Kapağı Tragedyanın Doğuşu
Friedrich Nietzsche
Oda Yayınları
160

Kendi evreninden bize farklı bakış açıları sunan Nietzsche'nin ilk kitabı Tragedya'nın Doğuşu ya da Helenizm ve Pesimizin 1886'da yayımlandı.

Tiyatronun kaynağı müzikle bağdaştıran Nietzsche bu kitabunda, Apollonculuğun batı düşüncesine nasıl egemen olduğunu ve Dionysasculuğun olası bir yeniden sunumu olarak Alman romantizminin nasıl Avrupa kültürünün kurtuluşu haline geldiğini vurgulamıştır.

Friedrich Nietzsche – Tan Kızıllığı

Tan Kızıllığı Kitap Kapağı Tan Kızıllığı
Friedrich Nietzsche
Say Yayınları
288

Bu kitapta bir 'yeraltı insanını' iş başında bulacaksınız, sondaj yapan, kazan, gömen birisini. Havasızlık ve karanlığın yaratacağı uzun süreli her sıkıntıya pek fazla aldırış etmeden, onun ne kadar yavaş, dikkatli ve ödün vermez bir inatçılıkla ilerlediğini göreceksiniz, elbette eğer böyle bir derinlik çalışmasını görebilecek gözleriniz varsa; bu belirsiz işinde bile onun mutlu olduğunu söyleyebilirsiniz. Sanki kendisine bir inanç yol gösteriyor, bir teselli onu avutuyor gibi değil mi? Belki de kendi uzun karanlığını istiyor, kendi anlaşılmazlığını, gizliliğini, gizemliliğini, çünkü o ne elde edeceğini biliyor: kendi sabahını, kendi kurtuluşunu, kendi tan kızıllığını?.. Hiç kuşku yok, geri dönecektir: ona aşağıda ne işi olduğunu sormayın, bu sözde Trophonios ve yeraltı insanı, yeniden "insan olunca", size kendisi anlatacaktır. İnsanın onun gibi uzun süre köstebek olarak yaşayıp, yalnız kalınca, susma yetisini tümüyle kaybeder...