Giorgio Agamben – Nesir Fikri
Felsefe / 3 Haziran 2017

Kitap Adı: Nesir Fikri Yazar: Giorgio Agamben Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 160 Daha çok siyaset teorisi alanındaki çalışmalarıyla tanıdığımız Agamben bu kez Nesir Fikri’yle Türkçede. İktidar, komünizm, adalet, barış gibi politik temalar bu kitapta da var, ama dil, hakikat, aşk, unutuş, temsil, mutluluk, ölüm ve müzik gibi daha yaşamsal ve sanatsal temaları da içine alan daha geniş bir alandayız. Agamben kitap boyunca Kafka, Melville ve Dante’den Aristoteles, Heidegger ve Benjamin’e bir dizi yazar ve düşünürle diyalog halinde geliştiriyor fikirlerini. Düşünceye teori ve deneme dışında farklı bir mecra, farklı bir “nesir” arıyor: Aforizma, kısa hikâye, bulmaca, fabl, mensur şiir gibi bugün neredeyse elimizden kaçıp gitmiş formlara başvuruyor; bu yolla doğrudan deneyimlerimizdekine benzer bir yaşanmışlık hissi yaratmayı amaçlıyor. Başka bir dil, başka bir hakikat arayışında uyanışı, farkındalığı, hafızayı canlandırmayı başarıyor gerçekten de. YAZAR HAKKINDA: Agamben 1942’de Roma’da doğdu. Hukuk ve Felsefe eğitimi aldı. Doktora tezini Simone Weil’in siyasi düşüncesi üzerine yazdı. 1966’da ve 1968’de Heidegger’in Hegel ve Herakleitos seminerlerine katıldı. Walter Benjamin’in bütün eserlerinin İtalyanca basımını yayıma hazırladı. Öncelikle dilbilim, filoloji, şiir alanında yapıtlar verdi; daha sonra ağırlıklı olarak siyaset kuramı alanında çalışmaya başladı. Halen Verona Üniversitesi’nde ve Collège International de Philosophie’de felsefe dersleri veriyor.

E. M. Cioran – Ezeli Mağlup
Felsefe / 1 Haziran 2017

Kitap Adı: Ezeli Mağlup: Söyleşiler Yazar: E. M. Cioran Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 232 Burukluk, Tarih ve Ütopya, Çürümenin Kitabı. Cioran’dan yayımladığımız bu üç kitap da Türkçede okurlardan hatırı sayılır bir ilgi gördü, hatta belli bir müdavim kuşağı yarattı. Ezeli Mağlup, Cioran’la yapılmış söyleşileri bir araya getiriyor. Romanya’da, Karpat Dağları’ndaki çocukluğunu, aile hayatını, etkilendiği ve beslendiği kaynakları, Paris’e gidişi ve yakın çevresiyle ilişkilerinin hikâyesini, Fransızca yazma, dil ve düşünce, din ve mistisizm, insanlık tarihi üzerine hınzır tespitlerini buluyoruz bu söyleşilerde. Her Cioran okurun er ya da geç aklına düşen şu soru ” diğer konuşanlardan, yorumlayanlardan, vaaz verenlerden bunca şikayetçiyseniz ve bütün bunlara hiçbir inanç ve güven duymuyorsanız, siz kendiniz niye yazıyorsunuz?” sorusu da yer alıyor söyleşilerde. Hak veriyor Cioran, ezeli bir…

E. M. Cioran – Çürümenin Kitabı
Felsefe / 1 Haziran 2017

Kitap Adı: Çürümenin Kitabı Yazar: E. M. Cioran Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 168 NEREDE tükettin ömrünü? Bir hareketin hatırası, bir tutkunun işareti, bir maceranın parıltısı, güzel ve firari bir cinnet-geçmişinde bunların hiçbiri yok;hiçbir sayıklama senin ismini taşımıyor, seni hiçbir zaaf onurlandırmıyor. İz bırakmadan kayıp gittin; senin rüyan neydi peki?Kökeninde aldatıcı ve yıkıma mahkum olmayan hiçbir “yeni” hayat görmedim şimdiye kadar. Her insanın zaman içinde ilerleyip bunaltılı bir geviş getirmeyle kendini tecrit ettiğini, yenilenme niyetine de ümitlerinin beklenmedik yüz buruşturmasıyla karşılaşıp kendi içine düştüğünü gördüm…

David Harvey – Umut Mekânları
Felsefe / 1 Haziran 2017

Kitap Adı: Umut Mekânları Yazar: David Harvey Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 368 Ütopyacı hareketler yüzlerce yıldır adil bir toplum ve daha iyi bir yaşam için mücadele veriyorlar. Harvey bu eserinde tarihsel ve coğrafi bir bakış açısıyla bu hareketlerin başarısızlıklarının altında yatan sebepleri ve ütopyaları ortaya çıkaran fikirlerin geçerliliğini sorguluyor – başka bir ifadeyle, fikirlerin neden ütopik kaldığını, hayallerin neden gerçekleşmediğini. ABD’deki Baltimore şehrini model olarak aldığı mevcut kentsel ortamın çarpıcı bir betimlemesini sunarken, “alternatif yok” diyenlere karşı ütopyacı hayal gücüne başvurmanın kaçınılmazlığını vurguluyor. Uzamsal ve zamansal ütopyaların artılarını eksilerini değerlendirdikten sonra, “diyalektik ütopyacılık” adını verdiği yeni bir ütopyacı düşüncenin genel hatlarını çizen Harvey, daha eşitlikçi ve doğayla barışık yaşamayı mümkün kılacak tasarımlara dikkatimizi çekiyor. Kitabın sonunda ise yazarın kendi umut mekânına dair son derece aydınlatıcı, gayet şahsi bir ütopya bulacaksınız. David Harvey Türkçede Postmodernliğin Durumu ve Sosyal Adalet ve Şehir kitaplarıyla tanınmıştır. Araştırmalarının felsefi merkezinde, Marksist kurama mekânı, uzamsallığı eklemlemeyi, tarihsel maddeciliğe coğrafyayı dahil etmeyi amaçlayan verimli bir perspektif vardır. Bu kitapta da öyle. Her yönüyle tartışılmaya, incelenmeye değer bir kitap Umut Mekânları.

David Harvey – Postmodernliğin Durumu
Felsefe / 1 Haziran 2017

Kitap Adı: Postmodernliğin Durumu: Kültürel Değişimin Kökenleri Yazar: David Harvey Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 408 Son yıllarda günümüz dünyasını betimlemede kullanılan “postmodern durum” üzerine, postmodern kültür, mimari, sanat ve toplum üzerine pek çok şey yazıldı. David Harvey, Postmodernliğin Durumu´nda başlangıç olarak terimin farklı anlamlarını inceliyor ve modernizm sonrası toplumsal yaşantıyı anlamakta bu kavramlaştırmayı kullanmanın ne ölçüde uygun ve yararlı olduğunu tartışıyor. Ancak Postmodernliğin Durumu, bir kitap olarak bundan çok daha fazlasını vaat ediyor. Yazar, Aydınlanma´dan günümüze uzanan dönem boyunca modernizmin toplumsal bir tarihini kuruyor ve modernizmin politik ve toplumsal düşünce ve hareketler içindeki, sanat, edebiyat ve mimarideki ifadelerini inceliyor. En dikkat çekici ve Harvey´e özgü vurgulama ise, zaman ve mekân algılamalarımızın yine zaman ve mekân boyunca nasıl bir değişim gösterdiği ve bu değişimin bireylerin değerleri ve toplumsal süreçleri üzerinde nasıl etkili olduğudur. Bu kitap sadece doğrudan sosyal bilimlerle ilgili olanlar için değil, günümüz dünyasındaki değişimleri anlamakta ısrarlı olan, araştırmaktan çekinmeyen genel okur için de son derece ilgi çekici… Son dönemde, düşünce tarihine ve zihniyetlerin toplumsal ve politik değişme ile ilgisinin kurulmasına yapılmış zengin bir katkı… …

David Harvey – Marx’ın Kapital’i İçin Kılavuz
Felsefe / 1 Haziran 2017

Kitap Adı: Marx'ın Kapital'i İçin Kılavuz Yazar: David Harvey Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 376 Bugünün dünyasında Marx’ın Kapital’i her zamankinden daha güncel. David Harvey uzun yıllardır sürdürdüğü Kapital derslerinden hareketle ve öğrencilerinden gelen soru ve tepkileri göz önünde bulundurarak bu kılavuz kitabı hazırladı: “Her şeyin her şeyle nasıl ilişkilendiğini daha iyi anlamak ve böylece kendi tikel çıkarlarını ve pratik siyasi çalışmalarını daha iyi konumlandırıp bağlama oturtmak için sağlam bir teorik zemin arayan pek çok öğrenci ve aktivist var. Marksist teorinin temellerine dair bu sunumun onlara yardımcı olacağını umuyorum… Bu ‘kılavuz’un, bir tür seyahat kılavuzu gibi yola çıkmak isteyen herkese rehberlik etmesini amaçladım.” Ama dikkat: Bu kılavuz, orijinal eserin yerine okunacak bir yorumlama ya da kolaylaştırılmış bir versiyon değil. Önerimiz kolay bir şey değil: En iyi okuma, hem Kapital’i bölümler halinde okumanız, hem de bölümlere eşlik edecek şekilde bu kılavuzu okumanız olacaktır. Daha fazla ertelemeden…

Aykut Çelebi – Şiddetin Eleştirisi Üzerine
Felsefe / 30 Mayıs 2017

Kitap Adı: Şiddetin Eleştirisi Üzerine Yazar: Aykut Çelebi Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 328 Aykut Çelebi Sunuş: “Bir Parıltı… Sonra Gece” Walter Benjamin: Şiddetin Eleştirisi Üzerine Jacques Derrida: Yasanın Gücü: Otoritenin Mistik Temeli Werner Hamacher: Afformatif, Grev Giorgio Agamben: Olağanüstü Hal Robert Cover: Şiddet ve Söz Zeynep Direk: Yasa, Adalet ve Siyaset Aykut Çelebi: Şiddete Karşı Siyaset Hakkı Seçkinin kalkış noktası Walter Benjamin’in “Şiddetin Eleştirisi Üzerine” adını taşıyan 1921 tarihli metni. Hukuk ve siyaset felsefesi literatürü içinde hatırı sayılır sayıda yazı ve yorumlamanın konusu olmuş bu Benjamin metni, burada da diğer yazılar için hem bir esin kaynağı, hem tartışmanın odağı, hem de her yazarın farklı yönlerdeki açılımları için bir başlangıç oluşturuyor. Kitabın temel vurgusu, yasanın korunması için seferber edilen devlet şiddetinden farklı olarak, ve ondan önce, bizzat kuruluşun, yasa koymanın kendisinin zaten şiddet içerdiği düşüncesidir.

Alain Badiou – Fransız Felsefesinin Macerası
Felsefe / 30 Mayıs 2017

Kitap Adı: Fransız Felsefesinin Macerası: 1960' lardan Günümüze Yazar: Alain Badiou Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 176 Alain Badiou, yirminci yüzyılın ikinci yarısında öne çıkan Fransız filozof veya düşünürlerinin bir bakıma öznel denebilecek bir bilançosunu çıkarıyor: Sartre, Ricoeur, Althusser ve Lacan’dan Deleuze, Foucault ve Rancière’e bir dizi filozof üstüne “yaşam”, “kavram”, “özne” ve “eşitlik” gibi mihenk taşlarını esas alan derinlikli okumalar yapıyor. Önsöz’de, odaklandığı dönemi ana hatlarıyla değerlendirirken şöyle diyor: “Fransız felsefesinin bu ânı, Alman düşüncesinin yeni bir şekilde sahiplenilmesi, yaratıcı bir bilim görüşü, siyasal bir radikallik, sanatta ve yaşamda yeni biçimlerin arayışı anlamına gelmiştir. Tüm bunlarda söz konusu olan, kavrama ilişkin yeni bir tertip, kavramın kendi dışıyla ilişkisinin değişmesi olmuştur. Felsefe varoluşla, düşünceyle, eylemle ve biçimlerin hareketiyle yeni bir ilişki önermek istemiştir.” Dünyanın pek çok yerinde olduğunda gibi Türkiye’de de heyecan uyandıran bu “yeni ilişki”nin içeriden analizlerini bulacağınız Fransız Felsefesinin Macerası, zevkli olduğu kadar ufuk açıcı bir okuma deneyimi.

Alain Badiou – Sonsuz Düşünce
Felsefe / 30 Mayıs 2017

Kitap Adı: Sonsuz Düşünce Yazar: Alain Badiou Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 144 Birbirinden özgün felsefi eserler üretmesine rağmen, hakim postmodern mutabakatın dışında durmayı ya da ötesine geçmeyi tercih ettiği için uzun süredir maruz bırakıldığı “sükut suikasti”nden son birkaç yılda sıyrılmaya başlayan Fransız düşünür Badiou’yu okurlarımıza tanıtmaya Etik kitabıyla başlamıştık. Şimdi de günümüz koşullarında felsefeden neler bekleyebileceğimizi, Arzu, Hakikat, Siyaset, Psikanaliz, Şiir, Sinema, Aşk gibi genel, “Terörizme Karşı Savaş” ve “Komünizmin Ölümü” gibi güncel kavram ve temalar etrafında enine boyuna serimleyen yazılarından oluşan bir seçki sunuyoruz Sonsuz Düşünce’yle. Seçkinin ilk yazısı, diğer yazılarda genişletilerek ve yeni boyutlar kazandırılarak sürdürülen bir program koyuyor ortaya. Felsefenin dört boyutu olduğunu ve bu boyutların her birinin günümüz dünyasından gelen çok güçlü saldırılarla karşı karşıya olduğunu söylüyor Badiou: Felsefe, diyor, “temelde bir isyan boyutunu içerir: Düşünme dünyanın mevcut haliyle yüz yüze geldiğinde bir hoşnutsuzluğa kapılmıyorsa felsefe de olmaz. Ama felsefenin arzusu mantığı da içerir; yani muhakeme ve aklın gücüne duyulan bir inancı. Dahası, felsefenin arzusu evrenselliği de beraberinde getirir: Felsefe düşünen varlıklar olarak bütün insanlara hitap eder… Son olarak, felsefe risk alır: Düşünme bağımsız bakış açılarını destekleyen bir karardır daima.” Ama dünyanın (“Batı dünyası”nın), çoktan özgürleşmiş olduğunu zannediyor oluşu, üstelik bu özgürlüğü kullanma tarzlarının mal…

Alain Badiou – Komünizm Fikri
Felsefe / 30 Mayıs 2017

Kitap Adı: Komünizm Fikri: Berlin Konferansı, 2010 Yazar: Alain Badiou Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 280 “Komünizm” kelimesini sahip olduğu anlam kaymalarından nasıl arındırabiliriz? Bugün küresel kapitalizme karşı mücadele etmek ve hayatını başka türlü biçimlendirmek isteyenler için komünizm fikri nasıl bir anlam taşıyabilir? Tarihsel olarak başarısızlığa uğramış girişimlerin hataları nelerdi? Komünizm fikrinde ne tür reformlar gerekli? Bu tür sorulara yaratıcı cevaplar getirmeyi amaçlayan Komünizm Fikri, başta Alain Badiou ve Slavoj Zizek olmak üzere, komünizmin sadece geçmişte kalmış bir ideal olmadığına, bugün hâlâ insanlığın ufkunda yer aldığına inanan düşünürlerin bir araya geldikleri konferans dizisinin ikincisinde, 2010 Berlin Konferansı’nda sunulmuş makaleleri bir araya getiriyor.

Alain Badiou – Etik
Felsefe / 30 Mayıs 2017

Kitap Adı: Etik: Kötülük Kavrayışı Üzerine Bir Deneme Yazar: Alain Badiou Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 184 Son yirmi-otuz yıldır ideolojilerin sonunun geldiği söylendi -aslın- da ima edilen sadece Sol’un sonuydu. Daha sonra aynı şekilde, temsilin, felsefenin, doğanın ve hatta insanın “sonu”nun geldiği ilan edildi, bazen arsız bir neşe, bazen de melankolik bir kederle. Badiou bu postmodernist mutabakatın dışında kaldığı için, uzun yıllardır yazmasına rağmen değeri yeni yeni teslim edilen büyük bir düşünür. Düşünce sistemine polemik mahiyetinde bir giriş sayılabilecek Etik kitabıyla kendisini Türkçede ağırlamaya başlıyoruz. Badiou, bu kitabında son yıllarda postmodern düşünce iklimi içinde gittikçe öne çıkan anlayışın, bütün o ötekine/farklılığa saygı retoriğiyle sahici bir Etik’in gelişmesini nasıl engellediğini, mevcut neoliberal iktidar yapılarıyla nasıl bir suçortaklığı içine girdiğini gösteriyor. Düşüncenin farklılığa kayıtsız olduğunu, oysa asıl herkes için aynı olanın, yani evrensel hakikatin önemli olduğunu söylemeye cüret ediyor! İnsanı aciz bir kurban olarak görerek onu maruz kalabileceği Kötülük’lere karşı korumaya dayalı bir insan hakları perspektifine temelden karşı çıkarak, “önce ortaya pozitif bir iyi anlayışı koymak gerekir,” diyor. Bu anlayışı ise kendine özgü içerikler kazandırdığı olay, hakikat, sadakat, çokluk, durum gibi kavramlar etrafında geliştiriyor. Son dönemin en özgün, en militan, en siyasi felsefe yapıtlarından biri. Hakikatin üretildiği dört alanı sayarken bilim,…

Albert Hourani – Avrupa ve Ortadoğu
Felsefe / 24 Mayıs 2017

Kitap Adı: Avrupa ve Ortadoğu Yazar: Albert Hourani Yayıncı: Yöneliş Yayınları Sayfa Sayısı: 296 Çağdaş oryantalizm ve bölge araştırmaları alanlarındaki yetkin çalışmalarıyla tanınan Albert Hourani’nin elinizdeki eseri, yazarın değişik zamanlarda verdiği ve çağdaş oryantalist geleneğin önde gelen simalarının felsefi kurgularından hareketle Avrupa-Orta Doğu ilişkilerini incelediği bir dizi konferansın metinlerinden oluşuyor. Hourani, İslam’ın Avrupa düşüncesi içerisinde nasıl ele alındığını sorunsallaştırmakta, bu çerçevede Orta Çağ Hristiyan doktrinlerinden Reform dönemi düşünürlerine, Aydınlanma filozoflarından on dokuzuncu yüzyılın tarih felsefecilerine kadar, İslam’ın Batılı zihinsel oluşum içerisindeki anlamlandırılma biçimlerini/süreçlerini değerlendirmeye tabi tutmaktadır. Hourani, bu çerçevede, İslam’a yönelik Batılı incelemeleri genel olarak gözden geçirmekte, on dokuzuncu ilişkiyi ele almakta, Gibb, Toynbee, Voiney, Blunt gibi önde gelen oryantalistlerin bir yandan entelektüel biyografilerini sunarken bir diğer yandan da soruna yaklaşım tarzlarını irdelemektedir. Yazar ayrıca, Orta Doğu tarih yazımının mevcut durumu üzerinde de durmakta ve ilgili yazını eleştirel bir gözle yeniden okumaktadır. Avrupa ve Orta Doğu, kendi dışındaki kültür havzalarına, toplumsal örgütlenmelere, dinsel düşünce ve yaşam kodlarına ilişkin bilgi oluşturma arzusundaki Avrupalı düşünce yapısının modern dönemle birlikte kurumsallaştırdığı bir bilgi biriktirme sürecinin ürünü olan oryantalizme ve daha genel olarak toplumlararası ilişkilerin doğasına dair önümüze yeni ufuklar açacak bir çalışma…

Roger Pol Droit – Başka Diyarların Felsefeleri 2
Felsefe / 22 Mayıs 2017

Kitap Adı: Başka Diyarların Felsefeleri 2: İbrani, Arap, İran, Mısır Düşünceleri Yazar: Roger Pol Droit Yayıncı: Say Yayınları Sayfa Sayısı: 352 İsmi eski Yunancadan gelse de felsefe antik Yunan kültürlerine özgü bir şey değildir. Aksine, Yunanlar bile philosophia’nın kâşifi olmadıklarını, onun başka yerlerden geldiğini düşünmüşlerdir. Batı tarihi boyunca şu kanı hâkim olmuştur: Diğerleri de filozoftur. Ancak 19. yüzyılın sonuna doğru Batı düşüncesi kendi içine kapanarak greko-latin gelenek uğruna diğer tüm teorik bakış açılarına sırt çevirmiştir. Bu antolojinin ikinci cildinde İbrani, Arap ve İran, Mısır uygarlıklarına ait temel felsefi metinler bir araya toplanmıştır. Orijinal dillerine göre gruplanmış olan bu metinler, başka diyarların felsefelerinin temel unsurlarını keşfetmeye yardımcı olurken farklı tonlarını da gözler önüne sermektedir. Roger-Pol Droit yönetiminde, özel olarak bir araya gelmiş uluslararası seçkin uzmanlar tarafından kaleme alınmış bu metinler sentez çalışmalarıyla aydınlatılmış ve notlarla, dizinlerle, kaynakçalarla desteklenmiştir. Bu sayede okur tercih ettiği konuları daha derinlemesine araştırma şansına sahip olacaktır.

Tom Bottomore – Marksist Düşünce Sözlüğü
Felsefe / 22 Mayıs 2017

Kitap Adı: Marksist Düşünce Sözlüğü Yazar: Tom Bottomore Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 709 Marx’ın dünyaya sunduğu düşünceler, ölümünden bir yüzyıl sonra, toplum bilimleriyle uğraşan ya da siyasetle ilgilenen herkesin yakından tanıması gereken en canlı ve etkili düşünce akımlarından biri olmaya devam ediyor. Bunlar elbette kapalı bir sistem oluşturmuyorlar. Zaman içinde evrildiler, evrilmeye devam edecekler. Marx’in önerdiği bakış açısı ve kuramlar XX. yüzyıl boyunca çeşitlendi ve zenginleşti. Değişen toplumsal ve siyasal koşullara bağlı olarak içsel bir farklılaşma yaşadı. Marksist düşün kadar eleştirisi de gelişti. Marksist Düşünce Sözlüğü bütün bu gelişimleri dikkate alarak, Marksist düşüncenin oluşmasına katkıda bulunan düşünürlerin ve okulların incelenmesine yarayan kapsamlı ve güncel bir kılavuz olarak hazırlandı. Bu eseri oluşturan maddeler okundukça, Marksist düşünün daha çok söyleyecek sözü olduğu daha iyi görülecektir.

Mehmet Ali Ağaoğulları – Batı’da Siyasal Düşünceler
Felsefe / 20 Mayıs 2017

Kitap Adı: Sokrates'ten Jakobenlere Batı'da Siyasal Düşünceler Yazar: Mehmet Ali Ağaoğulları Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 684 Antik Yunan kent-devletlerinin adı olan polis, Batı siyasal düşüncesinde, devletin izlediği tarihsel yolculuğun en mükemmel başlangıç noktası sayılmıştır. 1789 Fransız Devrimi ise, varlığını kendisinden önceki birçok gelişmeye borçlu olmakla birlikte, “eski dünyanın” artık tümüyle tarihe karıştığını, yepyeni bir dünyayı, “burjuva dünyasını” haber veren kırılma noktasını işaretlemek için üzerinde uzlaşılan simgeye dönüşmüştür. Elinizdeki kitap bu nedenle Antik Yunan’la başlayıp Fransız Devrimi’yle kapanmaktadır. Modern siyasal düşüncenin arkaik (eskil) ama eskimeyen köklerine bir yolculuk ya da bir geri dönüş… Kim bilir belki de hem bir Yunan düşünürünün, Epikuros’un, hem de çağdaş bir yazarın, Ursula K. LeGuin’in dediği gibi, “gerçek ilerleme, geriye dönüştür.” Türkiye’de genel olarak siyaset bilimi, özel olarak siyasal teori, siyaset felsefesi ve siyasal düşünce tarihi alanında en köklü eğitim kurumu olan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin deneyimli isimleriyle genç kuşak akademisyenlerinin ortak ürünü olan bu çalışma, üniversite lisans öğrencileri için bir kaynak kitap olmasının yanında, siyasal düşüncenin serüvenini izlemek isteyen bütün okurlara keyifli bir yolculuk imkânı sunuyor.