İpek Ongun – Lütfen Beni Anla
Gençlik / 4 Eylül 2017

Kitap Adı: Lütfen Beni Anla: Yaşama Kültürü Üzerine Yazar: İpek Ongun ve Gençler Yayıncı: Artemis Yayınları Sayfa Sayısı: 312 Biz bu işi başardık! Kutlarım sizi sevgili gençler! Böyle bir kitap yazılması önerisi sizlerden geldi. Bu fikri yurdun dörtbir yanından yazdığınız sevgi dolu mektuplarla desteklediniz, yönlendirdiniz. Ve başardınız! Bugüne dek biz anne babalar konuştuk, sizler dinlediniz. Oysa bu kitapta siz gençler konuştunuz, biz anne babalar dinledik. Neler anlattınız neler…

Yavuz Bahadıroğlu – Kaçırılan Prenses
Gençlik / 30 Ağustos 2017

Kitap Adı: Kaçırılan Prenses Yazar: Yavuz Bahadıroğlu Yayıncı: Nesil Yayınları Sayfa Sayısı: 160 Geçmişi bilenler, geleceğe bir cesaretle bakar, daha büyük bir azimle yürür. Tarihimiz bir abidedir. Bu abideyi ebedileştirmek için. Sayfalar arasında kalmış kahramanlık destanlarının romanlaştırılması, hikayeleştirilmesi lazımdır. Sungurluoğlu serisi böyle bir maksada hizmet için hazırlanmıştır. Akın ve fetih ruhunun sembolü olarak ele alınan Akıncı Beyi’nin hayatını şekillendiren unsurlar, bugün de dünkü kadar taze, dünkü kadar geçerlidir. Bilhassa gençlerin, bu seriden çok şey kazanabileceklerini umuyoruz.

Alphonse Daudet – Pazartesi Öyküleri
Gençlik / 14 Ağustos 2017

Kitap Adı: Pazartesi Öyküleri Yazar: Alphonse Daudet Yayıncı: Engin Yayıncılık Sayfa Sayısı: 57 Doğalcı ve gözlemleriyle gerçekçi bir yazar olarak kabul edilen Alphonse Daudet’in yaşamı sıkıntılarla geçmiştir. İçinde çeşitliöykülerin bulunduğu “Pazartesi Öyküleri” hüznün, umudun yeni hayatımızda olan ve yaşadığımız şeylerden bahseder. Yeni şeyler keşfetmek isteyen tüm çocuklara okumalarını tavsiye ederiz.

Paul Lafargue – Tembellik Hakkı
Gençlik / 8 Nisan 2017

Kitap Adı: Tembellik Hakkı Yazar: Paul Lafargue Yayıncı: Kırmızı Kedi Yayınevi Sayfa Sayısı: 72 Damadı olduğu Marx’tan ve Proudhon’dan etkilenmiş sıradışı Fransız Marksisti Paul Lafargue’ın zamana meydan okuyan manifesto niteliğindeki metni Tembellik Hakkı, kapitalizmin vahşi çalışma koşullarına olduğu kadar, çalışmaya övgüler düzen 20. yüzyılın Marksist klişelerine de erkenden savaş açmış bir eserdir. Bu kısa ve özlü metin, bir aylaklık övgüsünden ziyade, egemen liberal amentünün beyinleri istilasına karşı bir uyarıdır. Tarihsel bakımdan son derece zengin bu klasik metin, 19. yüzyılın kolektif zihin yapılarını analiz eden toplumsal, ekonomik ve entelektüel bir monografi sunarken, içinde bulunduğumuz 21. yüzyılda da güncelliğini korumayı başarmaktadır. Makineleşme sayesinde çalışma süresinin kısaltılabileceği, boş zamanın arttırılabileceği yönündeki Lafargue’ın görüşü, üzerinden geçen yaklaşık bir buçuk asra rağmen, çalışma ve tüketme mitlerinin egemenliğinin iyice pekiştiği, “hayat”a daha az yer kalan günümüz dünyasında hâlâ bir talep olarak yerini korumaktadır… Zorunlu çalışmaya ayrılmayan özgür zaman anlamına gelen “Tembellik Hakkı”nın içerdiği erdem ve yaratıcılığı, performansa, bireysel başarıya ya da üretimciliğe dayalı bütün ideolojiler bir araya gelse ortadan kaldıramaz! “Çalışın, çalışın, proleterler, toplumsal serveti büyütmek ve bireysel sefaletinizi arttırmak için çalışın; çalışın ki, daha da yoksullaşarak, çalışmak ve sefil düşmek için daha fazla gerekçeniz olsun. Kapitalist üretimin insanın gözünün yaşına bakmayan yasası budur.”