Adelbert Von Chamisso – Peter Schlemihl’in Olağanüstü Öyküsü
Hikaye / 18 Kasım 2017

Kitap Adı: Peter Schlemihl'in Olağanüstü Öyküsü Yazar: Adelbert Von Chamisso Yayıncı: Kolektif Kitap Sayfa Sayısı: 111 “Sevgili dostum, insan bir kere düşüncesizlik edip doğru yoldan ayrılırsa, onu hep aşağıya, daha aşağıya çeken başka yollara da sapar; gökyüzünde ona yön gösterecek bir yıldız araması da boşunadır; zira çaresi yoktur, yokuş aşağı gidecek ve intikam tanrıçasına kurban olacaktır.” Modern insanın çaresizliğinin masallara özgü bir üslupla aktarıldığı Peter Schlemihl’in Olağanüstü Öyküsü, sonsuz bir servet elde etmek adına Şeytan’a gölgesini satan Peter Schlemihl’in diğer insanlar tarafından aşağılanıp dışlanmasını anlatır. Adelbert von Chamisso’nun edebiyat tarihine damgasını vuran bu eşsiz hikayesi, aradan geçen iki yüzyıla rağmen hâlâ geçerliliğini koruyor. “Damgalanmış ve dışlanmış bir adamın çektiği ızdırapların derin bir tasviri.” – Thomas Mann-

Murathan Mungan – Kadınlığın 21 Hikayesi
Hikaye / 10 Kasım 2017

Kitap Adı: Kadınlığın 21 Hikayesi: (Murthan Mungan'ın Seçtikleriyle) Yazar: Murathan Mungan Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 280 Kadınların çocukluklarından yaşlılıklarına ömürleri boyunca içinde yer aldıkları çeşitli durumları gösteren öyküler bunlar; yaşam boyu verdikleri var olma savaşı; anne, eş, kız çocuğu, sevgili, metres olarak sürekli kendilerini bir erkek üzerinden tarif etmenin ağır, uzun yolu; bu uğurda onları çoğu kez karşı karşıya getiren ilişkilerin eşitsiz aritmetiği? Durumların bir aradalıklarından, öykülerin art arda dizilişlerinden bir üst cümle kurmak istedim. Dönüp tek tek hikayeleri, durumları yeniden gözden geçirmemizi sağlayacak olan bir üst cümle? Edebiyatın asıl gücünün burada saklı olduğunu düşünüyorum. Akıp gideni durup görmemizi sağlayacak olan bir atmosfer yaratmak, bir dünya kurmak. Öğrenmiş gözlerle bize hayatı yeniden iade etmek. Yazdıklarım bir yana okuduklarımı okurla paylaşma isteğim de bu yüzden… Yazarlar Roald Dahl – Margaret Atwood – Flannery O’Connor – Judith Hermann – Jean Rhys – Katherine Mansfield – Dorothy Parker – Tama Janowitz – Doris Dörrie – Hanif Kureishi – Charles Bukowski – I. Bachmann – Italo Calvino – V. S. Pritchett – Marta Lynch – Vasco Pratolini – G. G. Marquez – D. Lessing – Alice Walker – Jhumpa Lahiri – Elsa Morante

Virginia Woolf – Pazartesi ya da Salı
Hikaye / 7 Kasım 2017

Kitap Adı: Pazartesi ya da Salı Yazar: Virginia Woolf Yayıncı: Notos Kitap Sayfa Sayısı: 185 Cesaret dolu bir yaşam, çalışmakla geçen yıllar, umutsuzluk, bekleyiş, verimsiz arayış günleri ve sonun getirdiği yalnızlık korkusu; bütün bunlar olası aldatmacasını hemen yadsıdığı şu küçük cümlenin teminatından başka gerekçeye yer bırakmaz: “Fakat bir gün elimize bir kalem alıp yazmaya başladığımızda ne olacağını kim bilebilir? Gerçeklik, belli bir şeyken, onu şuna buna çevirmemek ne kadar da zor.” -Maurice Blanchot- Pazartesi ya da Salı’da okuyacağınız, fildişi kulesinde yalnızlaşan bir yazarın değil, tam da yazarak insanlarla kucaklaşan bir yaşam müptelasının öyküleri. Artık “kendine ait bir oda”ya kapanmış, kitap kapaklarının hapsettiği o sıkıcı Woolf portresi değil baktığımız. Edebiyatın en özgün imgelerinin mucidine ait bir âlem. İşte bu yüzden Woolf’u görmek, o hülyalı ve soyut portreye bakıp iç geçirmek değil, onun ahenk ve karmaşa arasında gidip gelen oluş âlemini seyretmek. Woolf’u okumak, “kendine ait” olanı dünyaya ait kılan, birbirine taşan evrenleri yaratan kadını okumak. O beylik portredeki hareketsiz, dingin, soyut Woolf klişesinin tam aksi; koşan, uçan, dağılan, nesnelere dönüşen, varoluş imkânlarını açan, zamanı varoluşun tecrübesinde veren yaratıcıyı okumak.

Cengiz Tan – Yürekten Hikayeler
Hikaye / 12 Ekim 2017

Kitap Adı: Yürekten Hikayeler Yazar: Cengiz Tan Yayıncı: Nesil Yayınları Sayfa Sayısı: 142 Hikâyeler vardır, okurken sizi ürperten… Hikâyeler vardır, sizi duygu atmosferinde gezdiren… Hikâyeler vardır, kendi hayatınızdan kesitler bulduğunuz… Hikâyeler vardır, okurken gözleriniz dolar, yaşlar boşanır… Ve okuyup bitirdiğinizde, zihninizde derin izler bırakan hikâyelerdir bunlar.. Kim bilir, defalarca okur, aynı duygu çağlayanında yıkanırsınız. Derin düşüncelere dalar, etrafınıza anlatır, herkesle paylaşmak istersiniz. Hayal mahsulü değildir bunlar. Dilden değil, gönülden çağlamışlardır, bir şelâle gibi… Belki bir ömre bedel tecrübelerdir, belki bir kitap kadar ders yüklüdür, belki dolu dolu yaşanan bir hayatın özüdür. “Yürekten Hikâyeler”, böylesi yaşanmış olaylardan derlenmiş ve bir çırpıda okuyacağınız birbirinden güzel öykülerden oluşuyor. Defalarca okumaktan bıkmayacak ve çevrenize anlata anlata bitiremeyeceksiniz.

Cem Özer – Yastıkaltı Hikayeleri
Hikaye / 30 Eylül 2017

Kitap Adı: Yastıkaltı Hikayeleri Yazar: Cem Özer Yayıncı: Neden? Kitap Sayfa Sayısı: 135 “Bazen turfanda mevye yediğinizde duyduğunuz heyecanı duyabileceğiniz şeylerin kalmadığına üzülür müsünüz siz de? Birinin sizi mutlu etmek için yaptığı en büyük şey ne peki? Beklediğiniz, olacağına kesinlikle inandığınız şeyler olmadığında duyduğunuz üzüntüyü, çimen kokusunu hissettiğiniz anlardaki neşenizle giderebileceğinize inanmanızı sağlayacak birileri var mı hayatınızda? Cem Özer yıllar önce Laf Lafı Açıyor’da anlattığı yastıkaltı hikayelerine benzer, ama daha önce hiç duymadğınız hikayelerini bu kez yazarak size ulaştırıyor. Yastıklarınızın altında biriktirdiklerinizin huzur dolu rüyalardan arta kalanlar olmasını” diliyor Cem Özer. Ve yazdığı her satırın yüzeğinizde izler barıkmasını… Bir solukta okuyup tadına doyamayacağınız bu hikayeleri de tıpkı daha önce anlattığında da olduğu gibi unutamayacak, yastıklarınızın altında saklayacaksınız.

Engin Türkgeldi – Gölgeler Ordusu
Hikaye / 19 Eylül 2017

Kitap Adı: Gölgeler Ordusu Yazar: Engin Türkgeldi Yayıncı: altkitap Yayınevi Mütevazı bir kitaplığım vardır. Yıllar içinde eklenen portatif raflar, iki sıraları üç sıra yapıp bir de üste dizmeler, ek birimlerle genişletmelere rağmen çok düzenli olduğunu da söyleyemeyeceğim. Yine de istediğim kitabı, gözüm kapalı bile olsa birkaç saniye içinde buluveririm. (İşin kötüsü bunu denedim de… Yola çıkış nedenim basitti: Ya bir gece elektrik kesintisi sırasında ve evde aydınlatıcı hiçbir şey bulamadığım bir anda falanca kitabı okumak istersem… Aradığımı gözüm kapalı ve karanlıkta bulmayı başardım.) Kitaplığımın bu ‘kendi halindeliği’, okumakla ya da nesne olarak kitaplarla mesafeli ilişkisi olan kimilerinin o alışıldık soruyu sormasına engel olmaz yine de: “Bunların hepsini okudun mu?” Önceleri muzipçe “Hepsinin sadece ilk on sayfasını okudum,” derdim. Sonra Enis Batur’un bu soruya verdiği cevabı sahiplenmeye çalıştım: “Hayır tabii, bunlar okuduklarımın bir kısmı.” Yaşım ilerledikçe daha kesin bir çözüm bulmaya karar verdim. Bu soruyu soracaklarla pek görüşmüyorum artık.

Ergun Kocabıyık – Bal – Ayı
Hikaye / 19 Eylül 2017

Kitap Adı: Bal – Ayı Yazar: Ergun Kocabıyık Yayıncı: altkitap Yayınevi Bir kitabın yayına hazırlanma süreci, yayına hazırlayacak olan kişinin kendini bir okur olarak görmesiyle başlıyor kanımca. Daha önce pek az kişi tarafından okunmuş bir dosya, bir kitap elinize geliyor. Kitaptaki metinler daha önce başka yayın organlarında yayınlanmış, dolayısıyla okuruyla buluşmuş bile olsa, bir kitap biçiminde eline alan az sayıda insandan biri oluyorsunuz. Ayrıca diğer okuyanlardan farklı bir göreviniz de oluyor. Kitabın edisyonunu yapmak. Bu giderek okur olmaktan çıkıp, kitabın üstünde söz sahibi olan bir kişi konumuna geçmenizi sağlıyor. Değişiklikler, kitabın yapısında fikir yürütmeler, kimi zaman bir cümle üstünde yaşanan bitmez tükenmez yeni okumalar. Bütün bunları bir kitabın edisyonunun zorluklarını ya da kişiye verdiği üstünlük duygusunu anlatmak için yazmadım. Çünkü öyle kitaplar var ki, siz ne kadar kendinizi kitabın üstünde görmeye çalışırsanız çalışın, o daha ilk sayfalarında sizi kendi dünyasına, kendi kurgusuna, kendi diline hapsediyor. İşte Ergun Kocabıyık’ın kısa öyküler olarak adlandırdığımız metinlerinden oluşan Bal-Ayı isimli kitabı da böyle bir kitap.

Hekimoğlu İsmail – Menan Cinleri
Hikaye / 5 Eylül 2017

Kitap Adı: Menan Cinleri Yazar: Hekimoğlu İsmail Yayıncı: Timaş Yayınları Sayfa Sayısı: 104 Yeryüzü bozuldu. Eskiden insanlar cin masalları anlatırlardı, şimdi cinler insan masalları anlatıyor. Hekimoğlu İsmail?in hayatın içinden süzerek damıttığı hikayeleri, şaşırtıyor, hayret içinde düşündürüyor. Buyrun ?yaşadığımız dünya?nın hikayelerine, buyrun ?insan masalları?na…

Atilla Özkırımlı – En Güzel Türk Hikayeleri 2
Hikaye / 14 Ağustos 2017

Kitap Adı: En Güzel Türk Hikayeleri 2 Yazar: Atilla Özkırımlı Yayıncı: Altın Kitaplar Sayfa Sayısı: 174 Türk hikayelerinden seçmelerin bu ikinci kitabında, kimileri Cumhuriyet öncesinde doğmuş olsalar da, Cumhuriyet dönemi yazarları diyebileceğimiz sanatçıların hikayeleri yer alıyor. Çünkü hepsinin ortak özelliği, hikayelerinin Cumhuriyet döneminde yayınlanmış olması. Birinci kitapta olduğu gibi, bunlar da benim “seçtiğim” değil, “sevdiğim” hikayeler. Sevdiğim diyorum, çünkü Cemal Süreya’nın deyişiyle “yüreğimi elliyor”, düş gücümü besliyor, bana yeni pencereler açıyor. Edebiyatın gücü de buradan geliyor işte. Şu kısacık hayatımıza binlerce insanın hayatını taşıyor, dünyaya bakışımızı, ufkumuzu genişletiyor, duygu ve düşünce evrenimizi sonsuzluğa açıyor. Bir hikayeyi görsel olarak izlemenin tersine, onu okurken yazarla siz baş başasınız o anda, çünkü onun anlattıklarını kendi yorumuyla size aktaran bir başkası ya da başkaları yok aranızda. O an o hikayeyi yaşayabilir, anlatılanla özdeşleşebilir, en önemlisi düş gücünüzü geliştirebilirsiniz. Hikaye kişisinin somut, elle tutulur bir resmi yoktur karşınızda. O kişiyi düş gücünüzle siz resme dönüştürürsünüz. Onunla acı duyar, onunla sevinir, kısacası her şeyi onunla paylaşırsınız. Bütün mutlulukların, bütün güzelliklerin yolu da paylaşmaktan geçmiyor mu?

Halim Bahadır – Gördüm, Dokundum Ve Sevdim
Hikaye / 10 Ağustos 2017

Kitap Adı: Gördüm, Dokundum Ve Sevdim Yazar: Halim Bahadır Yayıncı: Neden? Kitap Sayfa Sayısı: 159 Görmeden aşık olur mu insan, gözümüzle gördüğümüz müdür sevdiğimiz, yoksa ruhuna dokunabildiklerimizi mi severiz?! Sevilene dokunamayınca, geceler boyu onun hayaliyle ruhunun karanlık koridorlarına dalmaz mı insan… Bir kış günü ateşlere bulanmaz mı… Yolcu değil miyiz hepimiz, başkalarının hayatlarının yolcuları… Gece vakti çimenlerin üzerine uzanmış yıldızları seyrederken tüm aşkları yüreklerine aşır bir yolcu, konaklama aykırıdır yolcuya, bir hayalet gibidir ruhları, şeffaftır herkesin içine girip onlardan olabilirler. Romantik bir yolcunun hikayesi “gördüm, dokundum …ve sevdim”. Halim Bahadır senelerdir yaşadığı hayatın satır aralarını yazdı, okurlarının hıçkırıklarını paylaştığı, gülümsemelerini çoğalttı, iklimleri dolaştı kalemiyle, insanların ruhlarına dokundu. Göremediğimiz hikayeler var elinizdeki kitapta, bir yazarın iç serüveninin yanı sıra arka sokakların sesi geliyor fısıltıyla.

Edgar Allan Poe – Bir Mumya ile Küçük Bir Hasbihal
Hikaye / 25 Temmuz 2017

Kitap Adı: Bir Mumya ile Küçük Bir Hasbihal Yazar: Edgar Allan Poe Yayıncı: Ayraç Yayınları Sayfa Sayısı: 173 “Her sözcük boşluğu bırakılmış bir itici güçtür,” diyen Edgar Allan Poe’nun, biri yarım kalmış dokuz öyküsü… (1942’de bulunan “Deniz Fereni” bitmemiş bir öyküdür.” Aya yapılan bir yolculuğun anlatıldığı “Hans Pfaal Diye Birinin Görülmedik Serüveni”; 1000 yıl sonrasından 1840’lara gönderilen bir mektup olan “Mellonta Tauta”; bir balon yolculuğunun anlatıldığı “Balon Şakası”; 5000 yıllık Mısırlı bir mumya ile zamanın bilginlerinin çeşitli konulardaki tartışmalarının anlatıldığı “Bir Mumya ile Küçük Bir Hasbıhal”;

Buket Uzuner – Güneş Yiyen Çingene
Hikaye / 24 Temmuz 2017

Kitap Adı: Güneş Yiyen Çingene Yazar: Buket Uzuner Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 116 Güneş Yiyen Çingene, Türk öykü sanatına zengin düşgücü, dinamik ve şaşırtıcı üslubuyla yepyeni bir renk katan Buket Uzuner´in dokuz Öyküsünden oluşuyor.´Genç, modern ve kentli´ diye tanımlanan anlatımıyla Buket Uzuner bu kitabında ´gülmek ve düşlemek´ eylemlerini ciddiye almamızı öneriyor. Güneş Yiyen Çingene, “Erişilmeyecekhiçbir şey yoktur, çünkü aslında her şey insanın kafasındadır.Güneş bile erişilmez değil artık!” diyor.Ve her zamanki gibi bütün bunları özgün kara mizah ve güleryüzlü ciddiyet renkleriyle anlatıyor Buket Uzuner. …

Aziz Nesin – Istanbul’un Halleri
Hikaye / 24 Temmuz 2017

Kitap Adı: Istanbul'un Halleri: Seçilmiş Öyküler Yazar: Aziz Nesin Yayıncı: Nesin Yayınevi Sayfa Sayısı: 410 Gülmece edebiyatının doruğundaki yazarımız Aziz Nesin’i 100. Doğum Yılında anarken onun öyküleri, yazı ve konuşmalarından derlenen tematik bir seçki sunuyoruz. Aziz Nesin’in öyküleri geniş bir konu yelpazesi içinde yalnız günlük yaşamı değil insanlık durumlarını ve toplumsal ilişkileri de gözler önüne serer, okuyanı güldürürken hayatı anlamaya yöneltir. Aynı çeşitlilik yazıları ve konuşmalarında da geçerlidir. Seçkimizi hazırlarken istedik ki Aziz Nesin’in kitaplarındaki öykü ve yazılarını bu kez tematik bir bütünlük içinde okuyun. Belirlediğimiz konu başlıklarına girmeyen ama bu dizi dışında bırakmaya gönlümüzün razı olmadığı öykülerini ise Gülmekten Öldüren Öyküler adı altında topladık.

Aziz Nesin – Gerçeğin Masalı
Hikaye / 22 Temmuz 2017

Kitap Adı: Gerçeğin Masalı Yazar: Aziz Nesin Yayıncı: Nesin Yayınevi Sayfa Sayısı: 160 Bir yokmuş, iki yokmuş, üç yokmuş… Eski günlerde yeryüzünün bir ülkesinde hiçbişey yokmuş. Hiçbişeyi olmayan bir ülkenin bir padişahı varmış. Bu padişahın da bir hazinesi varmış. Bu hazinede o ulusun en değerli bir emaneti korunurmuş. Atalardan kalan bu emanetle o ulus övünürmüş. “Hiçbişeyimiz yoksa da, atalarımızdan bize böyle bir emanet kaldı,” diye avunurlar, yoksunluklarını, yoksulluklarını unuturlarmış…

Rıfat Ilgaz – Sosyal Kadınlar Partisi
Hikaye / 23 Haziran 2017

Kitap Adı: Sosyal Kadınlar Partisi Yazar: Rıfat Ilgaz Yayıncı: İş Bankası Kültür Yayınları Sayfa Sayısı: 158 Rıfat Ilgaz, Sosyal Kadınlar Partisi başlığı altında topladığı öykülerinde mizahı salt gülmece unsuru olarak değil, tersine bir eleştiri aracı olarak kullanıyor. Sosyal ilişkilerdeki çarpıklıkları, tutarsızlıkları ve yozlaşmayı anlatırken içinde yaşadığı toplumu esas alan Ilgaz, memur, emekli, işçi, işveren, kadın, erkek, genç, yaşlı hemen her kesimden insanı bu bakış açısıyla öykülerinde ağırlar… Rıfat Ilgaz’ın öyküleri bizi anlatır. Yer ve zaman değişmiş olsa da o, okurda uyandırdığı tanışıklık duygusunu korumayı bilir. Ilgaz öykü çadırını her yere kurabilir: bir otobüs, bakkal, pazar, kahve, okul, hapishane, gazete binası… Sözün kısası, ustanın öyküleri yaşamın ta kendisidir. Sosyal Kadınlar Partisi ‘nde, toplumun farklı kesimlerinden insan hallerini okurken, bir tanıdıkla karşılaşabilirsiniz!