Jorge Luis Borges – Yolları Çatallanan Bahçe
Hikaye / 22 Aralık 2017

Kitap Adı: Yolları Çatallanan Bahçe Yazar: Jorge Luis Borges Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 146 Okurunu hiç durmadan çatallanan yollardan geçirerek zihinlerdeki en garip ve güzel bahçelere ulaştıran Jorge Luis Borges’ten 18 kısa hikaye ve Andre Maurois’in Borges sunusu… Labirentler, serüvenci gençler, casuslar, yazarlar, “tasarım harikası” gezegenler, alçaklık hikayeleri anlatan alçaklar, katillerini bekleyen katiller: “Borges dünyası”ndan, Maurois’in deyişiyle “tinsel vatanı olmayan” Borges’in dünyasından, dünyaya ve “ötesi”ne ilişkin yansımalar.

Zafer Berke – Bambaşka Günler
Hikaye / 21 Aralık 2017

Kitap Adı: Bambaşka Günler Yazar: Zafer Berke Yayıncı: Yaba Yayınları Sayfa Sayısı: 128 “Her gün aynı gemiye biniyor, aynı iş yerine gidiyor, aynı görevi yapıyor, sonra da hiçbir şey olmamış gibi aynı yoldan, sıkıcı tekrarlarla dolu evinize dönüyorsunuz. Birbirinin tıpatıp aynı olan günlerin sizin için ne değeri var? Tek erdem, çalışkanlık mı bu dünyada? Hiç durmadan övülen çalışkanlık; biraz da saflık, aç gözlülük ve tekdüzelik içermiyor mu? Şimdi işinizin başında olmayı çok mu isterdiniz? Hayır. Öyleyse “gemiyi döndür!” diye niye çırpınıyorsunuz? Ben size bambaşka bir gün öneriyorum. İlerde herkese anlatacağız, aklınıza geldiğindekeyifle gülümseyeceğiz, yaşanmış, gerçek bir gün öneriyorum. Benimle bambaşka bir güne ne dersiniz?”

Zafer Berke – Yeni Zaman
Hikaye / 21 Aralık 2017

Kitap Adı: Yeni Zaman Yazar: Zafer Berke Yayıncı: Yaba Yayınları Sayfa Sayısı: 107 Zafer Berke, kitap çıkarmakta geç kalmış öykücülerimizden biri olsa da, özünde edebiyatın ciddiyetini kavramış bir edebiyatçıdır. Bu sahadaki yerini belirlemek için temkinli adımlarla yürüyor. Öykücülük çizgisini yaşamın içinden sürdürerek, yaşamın dokunuşlarını duyumsatarak yapmak istiyor daha çok. Bu açıdan Berke, ülkemizin okunabilir bir öykücüsü olduğunu söylememize zemin hazırlamıştır bu ilk yapıtı Yeni Zamanla.

Afşar Timuçin – Geç Zaman Tutkuları
Hikaye / 21 Aralık 2017

Kitap Adı: Geç Zaman Tutkuları Yazar: Afşar Timuçin Yayıncı: Bulut Yayınları Sayfa Sayısı: 120 Edebiyat ve bilim insanı, felsefeci Afşar Timuçin’den yeni bir öykü kitabı. Tutkularımızı ve hele ki gecikmiş tutkularımızı anlatan şiir tadında bir öykü kitabı. Bu zarif, bu ince, bu güzeller güzeli insanı bu gidiş gelişlerim sırasında tanıdım. Genç bir felsefe öğretmeniydi. Toplumda görmeye alışık olduğumuz kişilerden değildi. Ben felsefe öğretmeni deyince gözünüzün önüne babacan, egemen, yönlendirici biri, biraz da bilge görünmek hevesleri içinde kendine hayran biri gelmiştir: yeldir yepelek yürüyen, insanlara yukarıdan bakan, her söyleneni alaylı bir gülüşle karşılayan biri. Çekinik bir genç kızdı bu. Sessiz, belki biraz da boynu bükük, daha bu yaşta nice acılar çekmiş ama yakınmaya alışmamış gibi duran bir genç kız.

A. Kadir Konuksever – Caddeye Uzak Öyküler
Hikaye / 21 Aralık 2017

Kitap Adı: Caddeye Uzak Öyküler Yazar: A. Kadir Konuksever Yayıncı: Agora Kitaplığı Sayfa Sayısı: 142 Batman’lı Mehmet Mehdi gülün izini sürmüştü yıllarca. Piya ise bulmuştu o gülü. Fakat savaşa kurban gitti ikisi de. Cephede başlayıp cephede bitmiyordu ki çatışmalar. Hayatların yanı sıra aşklar da soluyordu bu yüzden. Ömürler hiçe sayılırken, ölümler kutsanıyordu. Kiminin gülü kururken, kiminin kan bulaşıyordu perçemine. Gülmek ile ağlamak arasında bocalanacak bir yerdi orası aslında. Kendine özgü insanları ve hayatlarıyla bambaşka bir diyar. Silah sesleri sokaklarda, evlerin yanı başlarında yankılanırken, unutuluşa terk edilmişti insanlar ve onların küçük öyküleri. Coğrafyaları yazgıları olmuş, yazgıları bıçak sırtında bilenmişti. Bu kitap oradan geldi işte. Çatışmaların büyük gürültüsünde seslerini duyuramayan, daha doğrusu, böyle bir çabaya bile girişmeyen insanların öyküleri…

Andrea Camilleri – Montalbano İle Bir Ay
Hikaye / 21 Aralık 2017

Kitap Adı: Montalbano İle Bir Ay Yazar: Andrea Camilleri Yayıncı: İnkılap Kitabevi Sayfa Sayısı: 423 Bu kitabın adı neden “Montalbano ile bir ay”? Çünkü okuyucular, bu ünlü komiserle yalnızca otuz gün birlikte olacaklar. Zaten kitapta da tam otuz öykü var!.. Öykülerde anlatılanların hepsi komiserimizin yaşadığı bir Sicilya kasabası olan Vigata’da geçmiyor, bazıları Salvo Montalbano’nun meslek hayatının ilk yıllarına ait anıların bir süreven tadıyla yoğrulmuş izdüşümleri. Ama hepsi de bin bir gizemle çevrelenmiş cinayetlerle yüz yüze getiriyor bizi ve her şey tam da o noktada başlıyor. Aşk, tutku, çıkar ve öfke rüzgaları, cinayetle noktalanınca Montalbano çıkıyor sahneye. Çünkü katil kadın ya da erkeke, yaşlı ya da genç, güzel ya da çirkin, cahil ya da kültürlü, nasıl olursa olsun farketmiyor, yolu komiserimizle kesiyor sonunda.

Ara Güler – Babil’den Sonra Yaşayacağız
Hikaye / 20 Aralık 2017

Kitap Adı: Babil'den Sonra Yaşayacağız Yazar: Ara Güler Yayıncı: Aras Yayıncılık Sayfa Sayısı: 130 Yaşamını fotoğrafa adayan Ara Güler’in arka planda kalmış olan yazar kimliğini sergileyen bu öykü kitabı, Ermenice yazdığı on bir öykünün çevirisi ile Türkçe yazdığı iki öyküden oluşuyor. Ara Güler 1928’de İstanbul’da doğdu. Bir imparatorluk başkentinin, 1800’lü yıllarda başlayan batılılaşma hareketiyle çehresi değişen merkezi bir semtinde, Beyoğlu’nun kozmopolit havasını soluyarak büyüdü. 1951 yılında Galata’daki Getronagan Lisesi’nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne devam etti. Gazetecilik yaşamına 1950’de Yeni İstanbul ‘da başladı. O yıllarda Ermenice gazete ve edebiyat dergilerinde öyküleri yayımlandı… 1961’de İngiltere’de yayımlanan Photography Annual, onu dünyanın en iyi yedi fotoğrafçısından biri olarak tanımladı. Fotoğraflarıyla dünya çapında ünlendi. Babil’den Sonra Yaşayacağız ‘da Ara Güler bu kez öyküleriyle fotoğraf çekiyor. Ortaya satır satır okunurken, kare kare bakılan bir kitap çıkıyor. Yazı, fotoğrafa dönüşüyor.

Arif Kaptan – Giyotinli Labirent
Hikaye / 20 Aralık 2017

Kitap Adı: Giyotinli Labirent Yazar: Arif Kaptan Yayıncı: Stüdyo İmge Yayınları Sayfa Sayısı: 135 Hayata ilişkin kaybedişler, büyük başlangıçların dönüşüdür. Ardından soluk soluğa terk edilmişlik duygusu; içinde hüzün geçen bir tren gibi. Yollların belirsizliğinde kendini raylara teslim edersin. Nereye kadar mı? Aslında raylardan çıkmadığın sürece emniyettesin. Sonra en başa dönersin. Aslında yolculuklardan artakalandır yazı. “Hayat tecrübelerin bütünüdür.” diye iddia edersin. “Ama hayır!” diye karşı çıkarabilir yazar. “Bazen yaşamak istediklerini de yazabilirsin.” Giyotinli bir labirent tam karşında… Konu belli: ‘Giyotinli Labirent.” On beş öyküden oluşan bu kitap oldukça öznel, ve ama bir o kadar da nesel bazı anlatım içeriyor. Aslında bütün bunlara öykü demek de pek yerinde değil, çünkü anlatım o kadar ilginç ki bazı yerlerde öykü kurgusuyla makalenin birbirine karıştığını hissedersiniz. Otomatiğe alınmış bir tüfek gibi, sözcükler ardı ardına patlıyor: Ben kimim, neyim, neredeyim, ne yapıyorum, herkes ne yapıyor, sonrası ne olacak? Bütün sözcükler yerini buluyor mu? Bu da oldukça öznel. Arif Kaptan böyle yazmış. Sen nasıl yazardın?

Peter Bichsel – Aslında Bayan Blum Sütçüyü Tanımak İstiyordu
Hikaye / 19 Aralık 2017

Kitap Adı: Aslında Bayan Blum Sütçüyü Tanımak İstiyordu Yazar: Peter Bichsel Yayıncı: Kabalcı Yayınevi Sayfa Sayısı: 97 Aslında Bayan Blum Sütçüyü Tanımak İstiyordu, Çağdaş İsviçre Edebiyatı’nın F. Dürrenmatt ve Max Frisch’le birlikte kendinden en çok söz ettiren yazarlarından biri olan Peter Bichsel’in ilk yapıtıdır. Bichsel 1964 yılında kaleme aldığı bu yapıtında, sade vatandaşın gündelik yaşam içerisindeki iletişim yoksunluğunu, kendine özgü abartısız biçemiyle yansıtır. Keyifle ve bir solukta okunacak öyküler.

Gökhan Özcan – Hiçbirşey
Hikaye / 18 Aralık 2017

Kitap Adı: Hiçbirşey Yazar: Gökhan Özcan Yayıncı: Vadi Yayınları Sayfa Sayısı: 196 İnsanların yine kapılardan baktığı bir marttı. 65’in martı. Doğuldu. Bir kere doğulunca, Ebenin ellerinden aşağı doğru sarkıtılmak kaçınılmazdı. Kaçınılmaz olmayan öyle baş aşağı unutulmaktı. Mecburen… O günden beri durmadan biriktirildi herşey. Şimdi o herşey sunuluyor size: Hiçbişey. – Gökhan Özcan

Ferit Edgü – Leş
Hikaye / 18 Aralık 2017

Kitap Adı: Leş: Toplu Öyküler Yazar: Ferit Edgü Yayıncı: Sel Yayıncılık Sayfa Sayısı: 620 1950’lerin başlarında, çiçeği burnunda bir avuç genç, Türk öykücülüğünü, Türk şiirini yenileştirme sevdasıyla ortaya çıkmışlardı. Sonraları ‘50 Kuşağı’ adını alacak bu kuşağın yazarlarından birinin, yarım yüzyılı aşan bir sürede yazdığı öyküler yer alıyor bu kitapta: 9 öykü kitabı, 181 öykü. Hemen hemen bir yaşam!

Tomris Uyar – Amerikan Hikayeleri Antolojisi
Hikaye / 16 Aralık 2017

Kitap Adı: Amerikan Hikayeleri Antolojisi Yazar: Tomris Uyar Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 328 Çağdaş Amerikan hikayelerinden, Yitik Kuşak yazarlarından örnekler. Geçiş Dönemi, Güneyliler, kent ve yakın taşra azınlık edebiyatı. Beat kuşağı ve Yenilikçi Edebiyat. Stein, Parker, Fitzgerald, Hemingway, Wolfe, Steinbeck, Farrell, Saroyan, Porter, Faulkner, Hughes, Welty, McCullers, Capote, O’Connor, Miller, Thurber, Nabokov, Malamud, Bellow, Powers, Salinger, Jackson, Purdy, Algren, Updike, Theroux, Cheever, Vonnegut Jr., Baldwin, Barth, Baraka, Brautigan, Selby, Bartheleme, Donleavy.

Tomris Uyar – Dizboyu Papatyalar
Hikaye / 16 Aralık 2017

Kitap Adı: Dizboyu Papatyalar Yazar: Tomris Uyar Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 80 Hangi sınıftan gelirlerse gelsinler, yaşadıkları baskılara boyun eğmeyen bireylerle onların uyumlu sınıfdaşlarının kişilik ve değer çatışmalarını bulacağınız Dizboyu Papatyalar’da Tomris Uyar’ın yalın, süssüz anlatım biçimi ve kendine özgü kurgusu kendini hissettiriyor. İlk kez 1973 yılında yayımlanan Dizboyu Papatyalar, edebiyatımızın kalıcı yapıtları arasında. “Dili bilmesek bile anlıyoruz, çünkü Akdeniz’in ortak dili bu. ‘Dizboyu Papatyalar’ anlamına da gelebilir, ‘Daha yığınla çok var doğurulacak, yığınla çocuk bezi, don, erkek çorabı var yıkanacak’ anlamına da. ‘Seni seviyorum, hadi hoşça kal, bir gün o kıyı kahvesinde yanına çöküp dostça iki kadeh içebilme isteğim baskın geliyor,’ anlamına da…”

Marguerite Yourcenar – Akan Su Gibi
Hikaye / 15 Aralık 2017

Kitap Adı: Akan Su Gibi Yazar: Marguerite Yourcenar Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 251 Marguerite Yourcenardan birbirini tamamlayan üç bağımsız hikaye Anna, kızkardeşim onaltıncı yüzyılın sonunda Avrupanın güneyinde yaşayan bir aristorkat ailenin gerilimlerini, iki kardeşin enseste kadar uzanan aşkını anlatıyor… Güzel bir sabah bir tiyatro topluluğunun oyunların, oyuncuların, oyunlarla içiçe geçmiş hayatların izini sürüyor. Karanlık bir adam ise, Nathanaelin hikayesi. Rakamlarla tanımlanmış bir tarihte musahhihlikten uşaklığa, oradan da ıssız bir adaya sıçrayan serüveniyle, Nathanael.

Marguerite Yourcenar – Doğu Öyküleri
Hikaye / 15 Aralık 2017

Kitap Adı: Doğu Öyküleri Yazar: Marguerite Yourcenar Yayıncı: Helikopter Yayınları Sayfa Sayısı: 112 Biz gençken bu kitabı tekrar tekrar okuduk. Başucu kitabımız yaptık. Ernesto Saboto’nun Tünel’i, Italo Calvino’nun Görünmez Kentler’i neyse, Doğu Öyküleri de oydu bizim için. Bir şölen. Düzyazı sevmeyen dostlarımız bile önünde secdeye dururlardı bu kitabın. Yourcenar, efsanevi isim. Bu kitap, efsanevi bir kitap. Nefî divanını Bulak baskısıyla karşılaştıran ve şiir deyince, açıyorum eskileri okuyorum diyen en yakın arkadaşım, adını vermeyeyim, Doğu Öyküleri deyince sadece mutluluktan havalara uçardı. Tabii, çevirmenin payı büyüktü bu durumda. Hür Yumer, okuyup okuyabileceğimiz en güzel çevirilerden birini hediye etmişti Türkçeye. Herhangi bir okur, mesela, “Wang-Fo Nasıl Kurtuldu” başlıklı ilk öyküyü okuduğunda, hakikaten selamlayacaktır edebiyatın gücünü. Güzelin niye güzel olduğunu açıklamakta zorlanırız genelde. Ben de anlatamazdım eskiden bu kitabın niye güzel olduğunu. Şimdi biliyorum: Yaratıcılığın, yeni bir şey yapmanın yani poiesis’in en has örneği bu. Uzun müddet de aşılabilecek türden değil. Güzel, bu. Tam da bu. Başdöndürücü. Levent Yılmaz Yayın Yönetmeni