Cemil Kavukçu – Temmuz Suçlu

Temmuz Suçlu Kitap Kapağı Temmuz Suçlu
Cemil Kavukçu
Can Yayınları
199

Cemil Kavukçu, kendi okurunu yaratmasını başarmış yazarlardan. Bunun nedeni biraz da kendi dilini ve üslubunu yaratabilmiş, kendisini başka öykücülerden ayıran çerçeveyi başarıyla çizebilmiş olmasında yatıyor. Uzun yıllardır yazmanın kazandırdığı ustalığı Cemil Kavukçu'nun her kitabında görebilmek olası. "Temmuz Suçlu", yazarın daha önceki öykü kitaplarından derlenen bir çalışma. Cemil Kavukçu'nun Can Yayınları'nda çıkan üç öykü kitabını okumuş olanlar, bu kitaplardaki ustalığı, başarılı anlatımı, lezzeti "Temmuz Suçlu"da da bulacaklar. Cemil Kavukçu, yazma heyecanını hiç yitirmeyen yazarlardan. Küçük gözlemlerden yola çıkarak oluşturduğu ve temeline insanı oturttuğu öykülerinde, insanın çevresiyle olan ilişkisini, içsel yaşamını, yalnızlığını, umarsızlığını, umutlarını ve umutsuzluklarını anlatıyor; toplumun ve çevrenin içinde kaybolan küçük insanların evrensel öykülerini. Eleştirmen Fethi Naci'nin "tam bir anlatı ustası" dediği Cemil Kavukçu, yalın dili, abartısız ve son derece akıcı anlatımıyla bir kez daha bir okuma şöleni sunuyor bizlere.

Cemil Kavukçu – Yalnız Uyuyanlar İçin

Yalnız Uyuyanlar İçin Kitap Kapağı Yalnız Uyuyanlar İçin
Cemil Kavukçu
Can Yayınları
107

Apartman girişinde, sol yanda, duvar boyunca sıralanan posta kutularından 39 numaralısı bana ait. Ondan yeterince yararlandığım söylenemez. Öbür kutular gibi (özellikle 12, 17 ve 28) zarflar ve katlanmış dergiler taşmıyor içinden. Posta kutuları bir uygarlık ölçütü olabilir mi, diye düşündüğüm oluyor zaman zaman. Ama elektrik, telefon ve su faturalarının bana ulaşmasındaki işlevi düşünüp avunuyorum. Bazen de tek tük el duyuruları buluyorum: 'Kuaför Necmi', 'Sekiz Ayda İngilizce Öğretiyoruz,' ya da 'Can Pizza-Evlere Servisimiz Vardır'. Mektup gelmez, çünkü yıllardır kimseye yazmıyorum. Kredili alışveriş yaptığım firmalar dışında bayram ve yılbaşı kartı gönderen de olmaz. Ne bir dergiye aboneyim, ne de gazeteye. Bu nedenle çantamda taşıdığım küçük anahtarı çok az kullanıyorum.

Aslı Erdoğan – Taş Bina ve Diğerleri

Taş Bina ve Diğerleri Kitap Kapağı Taş Bina ve Diğerleri
Aslı Erdoğan
Everest Yayınları
136

“Lire” dergisi tarafından “Geleceğin 50 Yazarı” arasında gösterilen Aslı Erdoğan, 2010 Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazandığı son öykü kitabı Taş Bina ve Diğerleri’nde, çağımızın dilsiz tanıklığını, mekânın bedenin ve imgenin içinden dokuyor, evrensel insanlık acılarını büyük bir ustalıkla seslendiriyor.

“Tutuklu, taş binadan çıkarıp cezaevi arabasına götürülene değin öylece durdu. Dimdik, erişilmez, dilsiz… Rüzgârda savrularak… Bütün tekmelere açık…”

Ernest Hemingway – Kilimanjaro’nun Karları

Kilimanjaro'nun Karları Kitap Kapağı Kilimanjaro'nun Karları
Ernest Hemingway
Bilgi Yayınevi
196

Kilimanjaro'nun Karları, Hemingway'in çok beğenilen ve en popüler yapıtlarından seçilmiş on kısa öyküden oluşmaktadır. Öyküler, Kazanan Hiçbir Şey Almaz, Kadınsız Erkekler, Beşinci Kolon ve İlk Kırk Dokuz Öykü isimli yapıtları arasından seçilmiştir. Ayrıca, Hemingway'in yetişkinler için yazdığı öyküler arasında bir Amerikan dergisinde yer almaya değer bulunan ilk eseri Katiller ve babasının intiharına ilk kez gönderme yapan otobiyografi tadındaki Babalar ve Oğullar da yer almaktadır.

Hemingway'in biyografisini yazan Carlos Baker, Francis Macomber'in Kısa ve Mutlu Yaşamı adlı kısa öyküsünü, "öz-gözlemin, kulaktan dolma bilgilerin ve uydurmaların harika birleşimi" olarak nitelendirmiştir. Hemingway'in "Bütün gerçekleri burada anlattım" diyerek pek övündüğü, kitaba ismini veren kısa öyküyse, içinde, üstüne romanlar yazılacak kadar çok malzeme barındırmaktadır. Sadeliklerinin güzelleştirdiği, yaratıcılıklarıyla heyecan veren, özenle işlenmiş her kelimesiyle türünün en iyi örneklerinden olan bu kısa öyküler, Amerikalı usta yazarı daha da yüceltiyor.

Ernest Hemingway – Yenilmeyen Adam

Yenilmeyen Adam Kitap Kapağı Yenilmeyen Adam
Ernest Hemingway
Oda Yayınları
112

20. yüzyıl Amerikan yazarlarının en ünlüsü olan "Ernest Hemingway, Yenilmeyen Adam"da bir araya getirdiğimiz üç öyküsünde okuyucuya, boğa güreşlerinin verdiği heyecanları tüm boyutlarıyla yeniden yaşatıyor. Erkeklik ve cesareti öne çıkaran "Yenilmeyen Adam", "Dünya Başkenti" ve "Elli Bin Dolar" öyküleri, içerdiği insani ve toplumsal gerçeklik ve trajik bitimleriyle okuyucuda duygu kasırgası yaratıyor.

Cemil Kavukçu – Tasmalı Güvercin

Tasmalı Güvercin Kitap Kapağı Tasmalı Güvercin
Cemil Kavukçu
Can Yayınları
96

İkinci kaptanla üçüncü çarkçı hiç keyif almadıkları her hallerinden belli olan bir bıkkınlıkla bağırışsız, küfürsüz, yorumsuz tavla oynuyorlar. Her an bırakıp kamaralarına çekilebilirler. Ben de elime geçirdiğim, iyice yıpranmış, hamur gibi olmuş elli ikilik desteyle kâğıt falı açıyorum.

Biraz sonra kamarama gidip dolabımdaki stoktan (gemide içki içmek yasak olmasına karşın, kaptan ve çarkçıbaşı dahil herkesin dolabı ağzına kadar içki doludur) bir şeyler içip kitap okumayı düşünüyorum.

Tasmalı Güvercin, öykücülüğümüzün son dönemine damgasını vurmuş yazarlardan birinin, Cemil Kavukçu'nun çok önemli bir ustalık yapıtı. Kavukçu, okurunu bambaşka bir dünyaya götürüyor. Sessiz kasabaların birer kartpostal gibi hareketsiz görünümlerinin ardında yaşanan tekinsiz, ama alabildiğine renkli dünyasına...

Bugüne kadar hakkında sayısız yazı yazılan Kavukçu, Fethi Naci'yi haklı çıkarıyor: Elini neye değse öykü oluyor.

Henryk Sienkiewicz – Muzıkacı Yanko ve Kamyonka

Muzıkacı Yanko ve Kamyonka Kitap Kapağı Muzıkacı Yanko ve Kamyonka
Henryk Sienkiewicz
Papersense Yayınları
46

İki hikâyelik kitap, 1905 yılında Nobel edebiyat ödülüne layık görülen meşhur Polonyalı yazar Henryk Sienkiewicz’in imzasını taşıyor. Ülkemizde 1900 yılında Ahmet Rasim çevirisiyle Osmanlıca yayınlanan bu hikâyeleri modern Türkçeye aktarırken, çevirinin aslına mümkün olabildiğince sadık kaldık. Kitabımız hikayelerin yanı sıra, hem yazara hem de bu defa çevirmen kimliğiyle gördüğümüz Ahmet Rasim'e ait portreler ile 20 yüzyılın başlarında Sienkiewicz hakkında S. C. de Soissons tarafından hazırlanmış kapsamlı bir inceleme içeriyor. Kitabımız Sienkiewicz’in edebi gücüne Ahmet Rasim’in harikulâde Türkçesinden bakmayı vaat ediyor...

Sevgi Soysal – Tante Rosa

Tante Rosa Kitap Kapağı Tante Rosa
Sevgi Soysal
İletişim Yayınları
105

İlk yayımlandığında "yerli" olmamakla eleştirilen Tante Rosa, Sevgi Soysal'ın, sinemaya da uyarlanan en özgün eseridir. Bir roman bütünlüğüne sahip olacak şekilde birbirine ustalıkla bağlanmış on dört hikayenin ana konusu kadınlık ikilemleridir. Sevgi Soysal'ın, o kendine özgü ironisiyle anlattığı Tante Rosa, yaşamın kurallarına ve sınırlandırmalarına başkaldıran, ancak kadınlığına hapsolduğu için hep yenilen biridir. O, "bütün kadınca bilmeyişlerin tek adıdır."

Charles Dickens – Gizemli Öyküler

Gizemli Öyküler Kitap Kapağı Gizemli Öyküler
Charles Dickens
Cumhuriyet Yayınları
140

Gece olduğu zaman gizemli ışık oyunlarının oymalı tahta paneller üzerinde oluşturduğu gölgecikler bir zamanlar bu ağaçlara can ve­ren su birikintilerinin üzerindeki dalgacıklara geçmişten geleceğe yansıması gibiydi.

Leonardo Sciascia – Basit Bir Olay

Basit Bir Olay Kitap Kapağı Basit Bir Olay
Leonardo Sciascia
Can Yayınları
68

Leonardo Sciascia, çağdaş İtalyan edebiyatının usta temsilcilerinden biri. Basit Bir Olay adlı bu uzun öyküsünde, aslında hiç de basit bir olay sunmuyor okuruna. Tersine, kısa olmasına karşın alabildiğine karmaşık bir polisiye öykü çıkıyor karşımıza. Sicilya'da bir kasabada geçen olayın derininde mafya ve uyuşturucu sorunu olsa da, yazar bu iki temel konudan açık açık söz etmiyor, sezdiriyor. Polise gelen, ama yarıda kalan bir tilifon konuşması ve onu izleyen kuşkulu bir intihar. Bundan sonra olaylar hızlı gelişiyor, umulmadık kişiler olaya karışıyor; öyle ki, okura akıl yürütecek zaman bile kalmıyor. Bir yandan uzunöykünün baş kahramanı olan komiser yardımcısı, bir yandan da okur, hızla gelişen olayı çözmeye çalışırken soluk soluğa kalıyor ve tam sonuca ulaştığını sanırken yepyeni bir çözüm çıkıyor karşısına. Son satırda bile...

Herman Melville – Veranda Öyküleri

Veranda Öyküleri Kitap Kapağı Veranda Öyküleri
Herman Melville
Alakarga Yayınları
320

Hermann Melville, Moby Dick, Kâtip Bartleby gibi yazınsal başyapıtları yazmış olmasına karşın, neredeyse hiç bilinmeyen bir yazar olarak ölmüştü. Moby Dick'in değerinin anlaşılmasından sonra yalnızca büyük bir yazar olarak anılmadı, bütün zamanların çoksatarları arasına da girdi. Türk okurunun da gözdesi Melville, romanlarının yanında, modern zamanların yaratacağı çarpıklıkları sezen, bunları kendine has ironiyle ele alan öyküler de kaleme aldı.

Veranda Öyküleri, ünlü Kâtip Bartleby'nin, Benito Cereno, Efsunlu Adalar gibi uzun öykülerin de yer aldığı bir öykü kitabı. Melville'in verdiği biçim ve sıralamayla Veranda Öyküleri, ülkemizde ilk kez yayımlanıyor. Melville'in bütün öykülerinin yayın programımızda olduğunu duyurmakla gurur duyuyoruz.

Sait Faik Abasıyanık – Alemdağ’da Var Bir Yılan

Alemdağ'da Var Bir Yılan Kitap Kapağı Alemdağ'da Var Bir Yılan
Sait Faik Abasıyanık
İş Bankası Kültür Yayınları
136

"İşte karşı karşıyasın. Haydi bakalım. Söyle söyleyeceğini. De diyeceğini. Dinler de. Tatlı tatlı dinler de. Sevgiden söz aç. Ne çıkar; o seni anlarsa değil, sen onu anlarsan bir şeyler olacak.

(...)

Birdenbire bulunduğumuz odanın kapısı açılıverdi. İçeriye rüzgâr girdi. Soğukla beraber yapraklarını dökmüş bir ağaç girdi. Ağacın arkasından duman, dumanın arkasından bir kuş, kuşun arkasından bir bulut girdi."

"Yılan Uykusu" adlı öyküden.

Sait Faik Abasıyanık – Semaver

Semaver Kitap Kapağı Semaver
Sait Faik Abasıyanık
İş Bankası Kültür Yayınları
138

"Sait Faik, Burgaz çalılıklarından çekti bir kızılcık dalı kopardı, kalem gibi yonttu, ucunu yaşama batırdı ve yazmaya koyuldu.

Türk hikâyeciliği Ömer Seyfettin'den sonra Memduh Şevket Esendal, Fahri Celalettin gibi ustaların sürdürdüğü bir türdü. Sabahattin Ali, Refik Halit'in memleket hikâyeciliğine diyalektik bir görüş katmış ve bu yeniliği ile 1940'ların tek ismi olmuştu . Sait Faik ise onların yapmadığı bir şeyi yaptı. Bir konuyu deği l, yaşamın bir parçasını işliyordu. Bir tez savunmuyor, bir yaşantıyı yansıtıyordu. İnsan sevgisi dolu, doğa sevgisi dolu bir yüreği vardı. Neye baksa bu sevgi ile ısınıyor, ışıklanıyordu. Biz anc ak o el attıktan sonradır ki, en önemsiz görünen insanların ve şeylerin zevkine eriştik."

Haldun Taner, Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil, 1983.

Yalçın Tosun – Dokunma Dersleri

Dokunma Dersleri Kitap Kapağı Dokunma Dersleri
Yalçın Tosun
Yapı Kredi Yayınları
128

Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler, Peruk Gibi Hüzünlü kitaplarıyla son dönem öykücülüğümüzün parlayan imzalarından Yalçın Tosun'un kendi doruklarından devşirdiği yepyeni öyküler...

Bir Kocanın Gizli Defterinden, Sıcak Sandalye, Soğuk Yılan, Dilan'ın Ormanı, Ruhsar Hanım'la Levon Bey'in Beş Çayı... Belki de, yazarın unutulmazları arasına girecek böyle birçok öykü Dokunma Dersleri'nde bir araya geliyor.

Tutku, keder, utanç, pişmanlık, nefret, dostluk ve dile gelmeyen sevgiden mürekkep öykülerde Yalçın Tosun kalemini bir sihirbaz değneği gibi kullanıyor. Kaşla göz arasında rengârenk duyguları ortaya döküverdiğinde adeta neye uğradığımızı şaşırıyoruz. Derhal dönüp tekrar tekrar okuma isteği uyanınca bir sonraki öyküye hemen geçilemiyor.

Yalçın Tosun, üçüncü öykü kitabıyla sayıları giderek artan okurlarını ve öyküseverleri heyecanlandırıyor.

O. Henry – Hikayeler

Hikayeler Kitap Kapağı Hikayeler
O. Henry
Bordo Siyah Yayınları
240

O Henry öyküleri, hayatın içinden anekdotlar gibidir. Seçtiği hayat dilimleri, yüzyılın hemen başında New York'ta yaşayan orta sınıfın insan ilişkileridir. Öykülerinde tesadüfler hayatın ayrılmaz parçasıdır. Bizi tıpkı olay kişileri gibi her yolun sonunda bir sürpriz bekler.