Sevgi Soysal – Barış Adlı Çocuk
Hikaye / 7 Ocak 2018

Kitap Adı: Barış Adlı Çocuk Yazar: Sevgi Soysal Yayıncı: Bilgi Yayınları Sayfa Sayısı: 149 Yabancılaştırmayı, yabancılaştırılmayı, insancadan kopmanın etkin ve edilgin biçimlerini, insancaya dönme özleminin ve savaşımının çıkar ve çıkmaz yollarını; hem tek tek öykülerin içerisinde, hem de bunların bütünselliğinde kavranan bir diyalektikle sergiler Soysal bu öykülerde… Serinkanlı bir gözlemcinin nesnel, aktarıcı anlatımı, duygulu, sıcak ve coşkulu bir anlatımla iç içedir. Seçilen anlatım biçimlerinin birinden öbürüne geçişi ve öykülerin dokusuna organik olarak katılmasını sağlayan öğe ise, keskin bir ironi… Özümlenmiş bir dünya görüşünden, bu görüşün kazandırdığı sağlam bir yöntemden ve öncelikle de gerçek bir edebiyatçının kaleminden çıkmıştır bu öyküler. Kalıcı olmalarına karşın güncel, hatta güncelliğin büyüsüne kapılmaksızın, güncelliklerinden aldıkları güçten ötürü kalıcı olduklarını söyleyebilirim.. Sevgi Soysal’ı yarınlar için kalıcı kılan iki başyapıt tanıyorum: Biri Tante Rosa , öbürü Barış Adlı Çocuk. Füsun Akatlı

Thomas Mann – Mario ile Sihirbaz
Hikaye / 7 Ocak 2018

Kitap Adı: Mario ile Sihirbaz: Toplu Öyküler 2 Yazar: Thomas Mann Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 224 Mario ile Sihirbaz / Toplu Öyküler II, aralarında çok sevilen ve bu kitaba adını veren “Mario ile Sihirbaz”ın da bulunduğu, Thomas Mann’ın geç dönem öykülerini bir araya getiriyor. Yazarın 1919-1943 yılları arasında kaleme aldığı geç dönem öyküleri, Toplu Öyküler’in birinci cildi Zor Saat’te yayımlanan erken dönem öykülerinden farklı bir izleğe sahip. Zor Saat’teki öykülerinde daha çok sanatçı sorunsalına odaklanan yazar, ikinci cilt Mario ile Sihirbaz’da gözlem gücünü bu kez keskin insanın en derin, en kuytu duygularını betimlemek için kullanıyor. Mario ile Sihirbaz, kesin, açık ve dolaysız diliyle Alman öykücülüğüne yeni bir üslup getiren Nobel ödüllü Thomas Mann’ın, hayranlık verici bir olgunluk dönemi eseri. Herkesi bekletiyordu, bunun doğru ifadesi herhalde böyledir. Sahneye çıkışını geciktirerek gerilimi artırıyordu. Bu tavrı anlaşılıyordu da, ama sonsuza kadar değil. Dokuz buçuğa doğru seyirciler alkışa başladı, – alkışlamak aynı zamanda alkış isteğini de dile getirdiğinden haklı sabırsızlıklarını ifade etmenin sevimli bir şekliydi. Ufaklıklar için buna katılmak eğlencenin parçasıydı. Her çocuk alkış tutmayı sever.

Hasan Ali Toptaş – Bir Gülüşün Kimliği
Hikaye / 4 Ocak 2018

Kitap Adı: Bir Gülüşün Kimliği Yazar: Hasan Ali Toptaş Yayıncı: İz Yayınları Sayfa Sayısı: 64 İçindekiler Bir Gülüşün Kimliği Çiğdem Yürekli Reşat Rüştü Adlı Bir Karınca İçimdeki Orkestra Herkes Gibi Sefa Bey Islığımda Gül İzi Boz Atlı Hızır Düş Yorgunu Bu Kent Köyden Küçük Şüphesiz Bir Şüpheli Acıya Demir Atmak Yeryüzünde Bir Kerem Ah Minik Kuşum

Karen Blixen – Ölümsüz Öykü
Hikaye / 4 Ocak 2018

Kitap Adı: Ölümsüz Öykü Yazar: Karen Blixen Yayıncı: Ada Yayınları Sayfa Sayısı: 124 Kitapta üç uzun öyküyer almaktadır. Ölümsüz Öykü, Miçonun Öyküsü, Yakası Karanfilli Genç Adam. Tayfalar, miçolar, liman kentleri ve zengin tüccarlarla ilgili fantastik öğeleri konu alır. Ölümsüz Öykü İstanbul Tiyatrolarında sahnelenmiştir.

Çetin Altan – Rıza Bey’in Polisiye Öyküleri
Hikaye / 29 Aralık 2017

Kitap Adı: Rıza Bey'in Polisiye Öyküleri Yazar: Çetin Altan Yayıncı: İnkılap Kitabevi Sayfa Sayısı: 287 Dünya Edebiyatında polisiye edebiyatın yeri gözardı edilemeyecek bir anaçlıkta. Özellikler gelişmiş toplumlarda yüzbinlerce satan önemli bir bölümü bu dala ait… Az gelişmişlik, “gözlemciliğe”, “anı anlatımcılığına” ve “toplumsal gerçekliğe” ayırdığı payı; düşsel yaratıcılığa ve bu arada okuyucuları daha yüreğinden yakalayan ve toplumsal kesitlere insan tiplerlerini daha değişik bir gergef içnde sunan polisiye yapıtlara ayıramıyor… Bizde ise Batı taklidi kokan bir iki örnek dışında, polisiye edebiyat, genel edebiyatımızın en öksüz kalmış bölümü… Çetin Altan, Rıza Bey’in Polisiye Öyküleri adındaki yeni kitabında, bu öksüzlüğün kapısını tıkırdatmaya çalışıyor… Amaç, yazılar bahçesinde eksikliği duyulan önemli bir türün, ilk fidanlarından birini dikmek.. Yazar, gazetedeki sütununda da pazar günlerini Rıza Bey’in öykülerine ayırmıştı. Değişik kurgular içinde karmakarışık düğümlerle beklenmedik çözümlerinin gördüğü geniş ilgi karşısında, Rıza Bey’in öykülerini kitaplaştırmak kaçınılmaz oldu. Türk edebiyatının boş bırakılmış bir alanında Çetin Altan’dan bir hayli değişik ve özgün sayfalar okuyacaksınız. Bunu, az gelişmişlikten gelişmişliğe doğru kurulmakta olan köprüde, çorbada tuz benzeri, iyi niyetli bir çaba olarak değerlendirmeniz dileğiyle…

Nedim Gürsel – Ögleden Sonra Aşk
Hikaye / 26 Aralık 2017

Kitap Adı: Ögleden Sonra Aşk Yazar: Nedim Gürsel Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 152 “Sonra, Nefeli’den ayrıldıktan sonra, başka Yunanlı kadınlar da tanıdım. Nefeli’den olduğu gibi onlardan uzun süre vazgeçemedim. Tutkulu, kışkırtıcı, kıskanç ve sert, yatakta yumuşaktılar. Ruhu olan kadınlardı diyeceğim, sarıldığımızda kaskatı kesilmezlerdi. Eline ayağına çabuktular ama hiçbiriyle öğleden sonra seviştiğimi anımsamıyorum.” “Necibe, Paşa’nın koynuna girdiği ilk kadın değildi elbet, ama en deneyimsiziydi. Söylemeye bile gerek yok. O güne dek eli erkek eline değmemişti. Paşa yalıda her gece, pembe odanın geniş yatağında, atlas yorganın altında Necibe’nin körpe, beyaz gövdesine bir yunus gibi dalıp çıkarken her kıvrılışta, her inleyişte, hadi doğrusunu yazayım, Necibe’nin yumuşacık kadınlığına her giriş çıkışta, eşini kendisine biraz daha bağladığını, kul köle ettiğini biliyor muydu acaba? Bildiğini varsayalım. Varsaymak da yetmez. Pembe odaya bir geceliğine konuk olup sevişmelerine tanık olalım.” “Aşkın teslim almak olduğunu düşünüyor. Belki de teslim olmaktır, diye geçiriyor içinden son bir çabayla, aşk teslim almak değilse teslim olmaktır.”

Rainer Maria Rilke – Sonuncular
Hikaye / 26 Aralık 2017

Kitap Adı: Sonuncular Yazar: Rainer Maria Rilke Yayıncı: Cem Yayınevi Sayfa Sayısı: 152 Cem Yayınevi, okuyucularına şimdiye dek Rilke’nin öykülerinden oluşan iki kitap sunmuştu: Tanrıdan Öyküler ve Beyaz Mutluluk. Elinizdeki kitap, Rilke’nin öykülerinden oluşan üçüncü kitap. On öyküden oluşan Sonuncular, yine Kâmuran Şipal’in Türkçesiyle okura ulaşıyor. Okuyacağınız öyküler, Rilke’nin ünlü şairliğinin yanı sıra, küçümsenmeyecek ölçüde başarılı bir öykücü olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Selim İleri – Eski Defterlerde Solmuş Çiçekler
Hikaye / 25 Aralık 2017

Kitap Adı: Eski Defterlerde Solmuş Çiçekler Yazar: Selim İleri Yayıncı: Adam Yayıncılık Sayfa Sayısı: 183 “İleri’nin kendine özgü bir anlatımı var. Afrika menekşeli, süt tül perdeli, kendi kendisiyle söyleşili, dolunayı ezip geçen güneşli, geçmişe dönüşümlü, baygın Türkan Şoray’lı, altın ve sarı yakut ve topaz bezemeli ‘figan-ı hatırat’ titreşimli bir deyiş. Ortasından, ya da sonundan başlayın, öyküler dünya alemin bir güzeli niteliğini yitirmez” Salah Birsel “Eski Defter’de Solmuş Çiçekler, Selim İleri’nin yıllardır aranan Cumartesi Yalnızlığı ve Pastırma Yazı adlı öykü kitaplarından yaptığı bir derlemedir. Yazar bu yeni basıma kendi öykücülük çizgisini vurgulayan nitelikli ürünlerini toplamıştır. “İleri’nin bütün kişileri başkalarıyla köklü ilişkiler kurmak için çaba harcarlar. Ama sonuç her zaman olumsuz olur. İnsanlar arasındaki bütün yakınlaşmalar boşa gider. Sanki insanlar, bilardo topları gibi bir süre için birbirlerine değmekte, sonra ayrı uçlara doğru gitmektedirler.” Güven Turan

Jorge Luis Borges – Yolları Çatallanan Bahçe
Hikaye / 22 Aralık 2017

Kitap Adı: Yolları Çatallanan Bahçe Yazar: Jorge Luis Borges Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 146 Okurunu hiç durmadan çatallanan yollardan geçirerek zihinlerdeki en garip ve güzel bahçelere ulaştıran Jorge Luis Borges’ten 18 kısa hikaye ve Andre Maurois’in Borges sunusu… Labirentler, serüvenci gençler, casuslar, yazarlar, “tasarım harikası” gezegenler, alçaklık hikayeleri anlatan alçaklar, katillerini bekleyen katiller: “Borges dünyası”ndan, Maurois’in deyişiyle “tinsel vatanı olmayan” Borges’in dünyasından, dünyaya ve “ötesi”ne ilişkin yansımalar.

Zafer Berke – Bambaşka Günler
Hikaye / 21 Aralık 2017

Kitap Adı: Bambaşka Günler Yazar: Zafer Berke Yayıncı: Yaba Yayınları Sayfa Sayısı: 128 “Her gün aynı gemiye biniyor, aynı iş yerine gidiyor, aynı görevi yapıyor, sonra da hiçbir şey olmamış gibi aynı yoldan, sıkıcı tekrarlarla dolu evinize dönüyorsunuz. Birbirinin tıpatıp aynı olan günlerin sizin için ne değeri var? Tek erdem, çalışkanlık mı bu dünyada? Hiç durmadan övülen çalışkanlık; biraz da saflık, aç gözlülük ve tekdüzelik içermiyor mu? Şimdi işinizin başında olmayı çok mu isterdiniz? Hayır. Öyleyse “gemiyi döndür!” diye niye çırpınıyorsunuz? Ben size bambaşka bir gün öneriyorum. İlerde herkese anlatacağız, aklınıza geldiğindekeyifle gülümseyeceğiz, yaşanmış, gerçek bir gün öneriyorum. Benimle bambaşka bir güne ne dersiniz?”

Zafer Berke – Yeni Zaman
Hikaye / 21 Aralık 2017

Kitap Adı: Yeni Zaman Yazar: Zafer Berke Yayıncı: Yaba Yayınları Sayfa Sayısı: 107 Zafer Berke, kitap çıkarmakta geç kalmış öykücülerimizden biri olsa da, özünde edebiyatın ciddiyetini kavramış bir edebiyatçıdır. Bu sahadaki yerini belirlemek için temkinli adımlarla yürüyor. Öykücülük çizgisini yaşamın içinden sürdürerek, yaşamın dokunuşlarını duyumsatarak yapmak istiyor daha çok. Bu açıdan Berke, ülkemizin okunabilir bir öykücüsü olduğunu söylememize zemin hazırlamıştır bu ilk yapıtı Yeni Zamanla.

Afşar Timuçin – Geç Zaman Tutkuları
Hikaye / 21 Aralık 2017

Kitap Adı: Geç Zaman Tutkuları Yazar: Afşar Timuçin Yayıncı: Bulut Yayınları Sayfa Sayısı: 120 Edebiyat ve bilim insanı, felsefeci Afşar Timuçin’den yeni bir öykü kitabı. Tutkularımızı ve hele ki gecikmiş tutkularımızı anlatan şiir tadında bir öykü kitabı. Bu zarif, bu ince, bu güzeller güzeli insanı bu gidiş gelişlerim sırasında tanıdım. Genç bir felsefe öğretmeniydi. Toplumda görmeye alışık olduğumuz kişilerden değildi. Ben felsefe öğretmeni deyince gözünüzün önüne babacan, egemen, yönlendirici biri, biraz da bilge görünmek hevesleri içinde kendine hayran biri gelmiştir: yeldir yepelek yürüyen, insanlara yukarıdan bakan, her söyleneni alaylı bir gülüşle karşılayan biri. Çekinik bir genç kızdı bu. Sessiz, belki biraz da boynu bükük, daha bu yaşta nice acılar çekmiş ama yakınmaya alışmamış gibi duran bir genç kız.

A. Kadir Konuksever – Caddeye Uzak Öyküler
Hikaye / 21 Aralık 2017

Kitap Adı: Caddeye Uzak Öyküler Yazar: A. Kadir Konuksever Yayıncı: Agora Kitaplığı Sayfa Sayısı: 142 Batman’lı Mehmet Mehdi gülün izini sürmüştü yıllarca. Piya ise bulmuştu o gülü. Fakat savaşa kurban gitti ikisi de. Cephede başlayıp cephede bitmiyordu ki çatışmalar. Hayatların yanı sıra aşklar da soluyordu bu yüzden. Ömürler hiçe sayılırken, ölümler kutsanıyordu. Kiminin gülü kururken, kiminin kan bulaşıyordu perçemine. Gülmek ile ağlamak arasında bocalanacak bir yerdi orası aslında. Kendine özgü insanları ve hayatlarıyla bambaşka bir diyar. Silah sesleri sokaklarda, evlerin yanı başlarında yankılanırken, unutuluşa terk edilmişti insanlar ve onların küçük öyküleri. Coğrafyaları yazgıları olmuş, yazgıları bıçak sırtında bilenmişti. Bu kitap oradan geldi işte. Çatışmaların büyük gürültüsünde seslerini duyuramayan, daha doğrusu, böyle bir çabaya bile girişmeyen insanların öyküleri…

Andrea Camilleri – Montalbano İle Bir Ay
Hikaye / 21 Aralık 2017

Kitap Adı: Montalbano İle Bir Ay Yazar: Andrea Camilleri Yayıncı: İnkılap Kitabevi Sayfa Sayısı: 423 Bu kitabın adı neden “Montalbano ile bir ay”? Çünkü okuyucular, bu ünlü komiserle yalnızca otuz gün birlikte olacaklar. Zaten kitapta da tam otuz öykü var!.. Öykülerde anlatılanların hepsi komiserimizin yaşadığı bir Sicilya kasabası olan Vigata’da geçmiyor, bazıları Salvo Montalbano’nun meslek hayatının ilk yıllarına ait anıların bir süreven tadıyla yoğrulmuş izdüşümleri. Ama hepsi de bin bir gizemle çevrelenmiş cinayetlerle yüz yüze getiriyor bizi ve her şey tam da o noktada başlıyor. Aşk, tutku, çıkar ve öfke rüzgaları, cinayetle noktalanınca Montalbano çıkıyor sahneye. Çünkü katil kadın ya da erkeke, yaşlı ya da genç, güzel ya da çirkin, cahil ya da kültürlü, nasıl olursa olsun farketmiyor, yolu komiserimizle kesiyor sonunda.

Ara Güler – Babil’den Sonra Yaşayacağız
Hikaye / 20 Aralık 2017

Kitap Adı: Babil'den Sonra Yaşayacağız Yazar: Ara Güler Yayıncı: Aras Yayıncılık Sayfa Sayısı: 130 Yaşamını fotoğrafa adayan Ara Güler’in arka planda kalmış olan yazar kimliğini sergileyen bu öykü kitabı, Ermenice yazdığı on bir öykünün çevirisi ile Türkçe yazdığı iki öyküden oluşuyor. Ara Güler 1928’de İstanbul’da doğdu. Bir imparatorluk başkentinin, 1800’lü yıllarda başlayan batılılaşma hareketiyle çehresi değişen merkezi bir semtinde, Beyoğlu’nun kozmopolit havasını soluyarak büyüdü. 1951 yılında Galata’daki Getronagan Lisesi’nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne devam etti. Gazetecilik yaşamına 1950’de Yeni İstanbul ‘da başladı. O yıllarda Ermenice gazete ve edebiyat dergilerinde öyküleri yayımlandı… 1961’de İngiltere’de yayımlanan Photography Annual, onu dünyanın en iyi yedi fotoğrafçısından biri olarak tanımladı. Fotoğraflarıyla dünya çapında ünlendi. Babil’den Sonra Yaşayacağız ‘da Ara Güler bu kez öyküleriyle fotoğraf çekiyor. Ortaya satır satır okunurken, kare kare bakılan bir kitap çıkıyor. Yazı, fotoğrafa dönüşüyor.