Georges Perec – Yaşam Kullanma Kılavuzu

Yaşam Kullanma Kılavuzu Kitap Kapağı Yaşam Kullanma Kılavuzu
Georges Perec
İmge Kitabevi
633

On yıl boyunca tasarlanan, iki yılda yazılan, belki bir günde bir solukta okunacak, belki bir haftada hazmedilemeyecek, herkesin istediğini bulabileceği bir yapıt olan Yaşam Kullanma Kılavuzu, düzensiz büyük bir düzen ya da son derece düzenli bir düzensizlik…Yani yaşamın kendisi…Edebiyat türleri açısından sınıflandırılması oldukça zor bir yapıt…Betimlemeler, sıradan öyküler, olağanüstü yazgılar, kataloglar, bilgelik dolu egzotik olaylar, mükemmel biçimde tasarlanmış cinayetler, karanlık kara büyüler, mucize bir eski kitap, bir seyahat kitabı, kapsamlı bir sözlük, şefkatin hiç eksik olmadığı bir ironi... Perec'in her şeyi sıkıştırdığı bu kitap büyük bir yapboz! Kaba güldürüyle atbaşı giden barok bir gerçekçilik!

Paris'te kuşaklara yayılan kiracıları ve sahipleriyle bir bina…Bunların parça parça, kat kat yaşamları, kimi zaman ayrıntılarla, bir yığın gereksiz şeyle birlikte ve de gerçek öyküleriyle anlatılıyor. Bu romanda bir servis merdiveninin, bir asansörün bile tarihi vardır. Bunların tümü bir yapboz oluşturur ama bir yapboz hiçbir zaman onu oluşturan unsurların tek tek irdelenmesiyle anlaşılamaz ve parçaların tümü yapbozun nihai amacı konusunda bir fikir vermez.

Şaşırtıcı, olağanüstü bir çağdaş romanın bilinçli, sistemli bir biçimde örüldüğü bu binaya girmek, dünya seyahati yapmaktır! Başınız dönecektir belki ama roman bittiğinde çok hafiflemiş hissedeceksiniz kendinizi.

Yukio Mişima – Yaz Ortasında Ölüm

Yaz Ortasında Ölüm Kitap Kapağı Yaz Ortasında Ölüm
Yukio Mişima
Can Yayınları
256

Yukio Mişima, XX. yüzyıl Japon edebiyatnın hırçın çocuğuydu. Nobel Ödülü adayları arasında sık sık adı geçtiği halde aşırı milliyetçi, narsist, anti-humanist nitelemeleriyle suçlandı. Ancak bu eleştirilerin temelinde, yazarın gereğince anlaşılamamış olması vardır. Mişima, İkinci Dünya Savaşı’nda Japonya’nın yaşadığı dramatik yıkım sırasında yitip giden bir kuşağın haykıran sesidir. Yazarın yaşamı, bu kayıp kuşağın kendini yeniden keşfetmesinin öyküsüdür.

Mişima, Japon savaşçı sınıfının “hiçlik”e dayalı felsefesi ile yazarlığını ustalıkla birleştirir. 25 Kasım 1970 günü canlı yayın yapan kameralar önünde geleneksel Japon yöntemiyle karnını deşerek intihar etmesi de, aynı zamanda usta bir oyun yazarı olan Mişima’nın yaşamını canlı sahne performansı ile sonlandırdığı şeklinde değerlendirilebilir.

Füruzan – Yaz Geldi

Füruzan - Yaz Geldi: Seçme Öyküler Kitap Kapağı Füruzan - Yaz Geldi: Seçme Öyküler
Yapı Kredi Yayınları
120

Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazanan Parasız Yatılı'yı 1972'de Kuşatma, 1973'te Benim Sinemalarım izledi. Peş peşe çıkan bu üç kitaptaki öykü dünyasının özgünlüğü, diriliği, iç tutarlılığı, bütünlüğü, kendi kendini yetiştirmiş bir yazar olan Füruzan'ın yaratıcı gücünün yanı sıra ön hazırlığının sağlamlığını da koyuyordu ortaya. Eleştirmenlerce yapılan "Füruzan olayı" nitelemesi, "öyküye saygınlık kazandırdı" saptaması, Gecenin Öteki Yüzü (1982) ve Sevda Dolu Bir Yaz (1999) başlıklı kitaplarında yer alan öykülerle de doğrulandı.

Füruzan öykülerinin bu denli sevilmesinin, kitaplarının yayımlandıkları tarihlerden bugünlere kadar pek çok baskı yapmasının nedenlerinden biri de sahicilik duygusunu çok güçlü bir biçimde yaratabilme başarısıdır. Sinemasal anlatım kullandığı çokça söylenmiştir, ama burada söz konusu olan, yalnızca onun gibi has edebiyatçıların gerçekleştirebildiği edebiyata özgü görselliktir. Sayısız ayrıntıyla örer öykülerini. Her ayrıntı işlevseldir: Renkler, ışıklar, kokular, sesler, biçimler... Öykü kişilerinden her birinin kendine özgü dili, kullandığı sözcükler, o sözcükleri kullanış biçimleri, susuşları, duruşları... Bu seçki, onun dünyasına açılan kapıyı aralıyor.

"Yaz geldi. Sabah halam gidince, evde ekmek varsa alıyorum zeytinle çıkıyorum. Yazın çok seviniyorum, sokağa çıkınca. Hep bir şeyler oluyor. Yiyecek olmazsa evde, bu bahçenin arkasında karavanaları boşalttıkları yerler var. Onların içinden çok iyi yiyecekler bulunur. Ama ben zeytinle ekmeğe bayılırım. Yaz geldi artık, canım sıkılmaz. Hem ben buraları bilirim. Aç kalmam. Sen yabancısın. Buraya kaç vapur gelir gider bilir misin? Bilmezsin. O kadar kolay mı?"

Füruzan – Gül Mevsimidir

Gül Mevsimidir Kitap Kapağı Gül Mevsimidir
Füruzan
Yapı Kredi Yayınları
86

"Askerlerimiz geçerken bütün İzmir pencerelerden sarkmış, ağlıyor, hıçkırıyordu. Sıcağın daha yoğunlaştırdığı toz, her yanı sarmıştı. Bazı şeylerin artık eskisi gibi olmayacağı kuşkusuyla ağlamaya başlamıştım. Beni ilk öpen erkek ölmüştü."

Hayatın özeti midir aşk? Nelere egemen olabilir; nelere karşı durabilir? Ne kadar sürebilir ki?..

Füruzan – Parasız Yatılı

Parasız Yatılı Kitap Kapağı Parasız Yatılı
Füruzan
Yapı Kredi Yayınları
158

İlk yayımlandığı 1971 yılından beri okunan bir çağdaş klasik. "Ana-kız" temasından yola çıkarak genele ulaşan acılı bir öyküler kitabı.
"Füruzan, sıcak, acılı, yer yer insanın içine işleyen anlatımıyla, toplumumuzdan çok iyi tanıdığı kesitler veriyor bize. Çok yazmasına karşın yavanlığa düşmemesinin nedenini, el atmış olduğu çevreyi, bu çevredeki insan kaynağını iyi tanıyor olmasıyla açıklayabiliriz."
Mehmet H. Doğan

Füruzan – Kuşatma

Kuşatma Kitap Kapağı Kuşatma
Füruzan
Yapı Kredi Yayınları
160

Kuşatma ilk defa 1972 yılında yayımlanmıştı. Yazarın ikinci öykü kitabı. Füruzan'ın hep sıcak kalacak öyküleri.

Kişi, Füruzan'ın öykülerini okuyunca Türkiye'yi ve Türk insanını daha iyi tanıyor. - Adelheid Oberhauber. Die Presse (Avusturya)-

Bu öyküler 'özgün Füruzan Olayı'nın dayandığı temelleri açıkta gösteriyor. - Worvearts (Viyana)-

Anton Çehov – Memurun Ölümü

Memurun Ölümü Kitap Kapağı Memurun Ölümü
Anton Çehov
Everest Yayınları
320

Everest Yayınları dünya öykü ve tiyatro edebiyatının tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Anton Çehov’un tüm yapıtlarını yayımlıyor. Mehmet Özgül’ün Rusça asıllarından yaptığı özenli çevirileriyle kronolojik olarak yayımlanacak olan Çehov kitaplığının ilk cildi Memurun Ölümü, 1880-1884 yılları arasında yazılmış 62 öyküyü kapsıyor.

“Acılardan, ezinçten başka bir şey çarpıyor mu gözünüze? Hırsızlık, soygunculuk, yağmacılık, dolandırıcılık, her türlü kötülük sarmış dünyamızı! Herkes umutsuzluktan kendini içkiye vermiş! Zorbalık diz boyu! Gücü gücü yetene!.. Sonuçta bir sürü gözü yaşlı, acı çeken insan! İşte burada bizler onlar için ağlıyor (konuşmacının gözleri yaşarmıştı) ve kadehimizi...”

Tam bu sırada kapı aralandı, biri sessizce içeriye süzüldü. Başımızı döndürüp baktığımızda, tepesinde geniş dazlağı, dudaklarında babacan gülümsemesiyle ufak tefek bir adam gördük. Çok yakından tanıdığımız biriydi bu. Adam durdu, konuşmalara kulak kabarttı…

Anton Çehov – Seçme Öyküler

Seçme Öyküler Kitap Kapağı Seçme Öyküler
Anton Çehov
Bordo Siyah Yayınları
175

Martı,Vanya Dayı ,Üç Kızkardeş ve Vişne Bahçesi adlı oyunların yazarı olarak bilinen Çehov, sadece Rus değil,aynı zamanda dünya edebiyatının en büyük "hikaye anlatıcılarından" biridir.

Franz Kafka – Bir Köy Hekimi

Bir Köy Hekimi Kitap Kapağı Bir Köy Hekimi
Franz Kafka
Karbon Kitaplar
62

"Büyük bir sıkıntı içindeydim: Acilen yola çıkmam gerekiyordu; on mil ötedeki bir köyde beni bekleyen bir ağır hasta vardı; onunla benim aramdaki o büyük mesafeyi, güçlü bir kar fırtınası doldurmuştu. Tekerlekleri büyük, hafif, tam da bu köy yollarına göre bir arabam vardı; elime çantamı almış, yola çıkmaya hazır vaziyette avluda dikiliyordum; ancak meydanda arabaya koşulacak at yoktu, at."

 

Kafka’dan bir nefeste okuyacağınız kısa öyküler: Bir Köy Hekimi, Yeni Avukat, Galeride, Eski Bir Yaprak, Yasan Önünde, Çakallar ve Araplar, Maden Ocağını Ziyaret, En Yakın Köy, İmparatorun Mesajı, Evin Beyinin Endişesi, On Bir Oğul, Kardeş Katli, Bir Düş, Akademi için Bir Rapor.

Barış Bıçakçı – Aramızdaki En Kısa Mesafe

Aramızdaki En Kısa Mesafe Kitap Kapağı Aramızdaki En Kısa Mesafe
Barış Bıçakçı
İletişim Yayınları
99

'Asıl öykü' ile ilgilenmeyen bir anlatıcı ve yetişkinliğe varmayan bir çocukluğun öyküleri... Aynı soyadının önünde toplanmış beş kişinin belirip kaybolan dünyası... Bu dünyada' hiçbir şey göründüğü hatta yaşandığı gibi değil, her şey hatırlandığı gibi !'

Albert Camus – Sürgün ve Krallık

Sürgün ve Krallık Kitap Kapağı Sürgün ve Krallık
Albert Camus
Can Yayınları
142

Jean-Paul Sartre, Albert Camus'nün ölümünden sonra şunları yazmıştı: "Uzun süre düşünmeden seçimini yapmayan, bir kez seçince de buna bağlı kalan ender insanlardandı... Camus'nün insancılığında, ansızın bastıran ölüme karşı insanca bir davranış varsa; mutluluk yolunda giriştiği o gururlu, katıksız araştırma, insana bu denli aykırı gelen ölüme dayanıyor, ölümle besleniyorsa; Camus'nün yapıtını da, bu yapıttan ayrı düşünülemeyecek yaşamını da, varlığın her anını ölümün elinden kapan bir insanın katıksız, başarılı denemesi olarak görebiliriz. Kırk dört yaşında, 1957 Nobel Ödülünü alan Albert Camus (1913-1960) "Sürgün ve Krallık"ta yer alan altı öyküde, acıma, güçsüzlük, iyilik, kötülük gibi temel insani durumları, insanın davranışlarını güdülendiren "kurban" ve "cellat" ikilemini ele alıyor.

Haruki Murakami – Tuhaf Kütüphane

Tuhaf Kütüphane Kitap Kapağı Tuhaf Kütüphane
Haruki Murakami
Doğan Kitap
72

Haruki Murakami'den büyükler için yazılmış, masal tadında bir öykü...

Bir Osmanlı Vergi Tahsildarının Güncesi adlı kitabı elime aldım, okumaya başladım. Bu, Osmanlıca yazılmış zor bir kitaptı. Ne var ki tuhaf bir şekilde hiç güçlük çekmeden okuyabiliyordum. Kitabın sayfalarını çevirirken, Türk vergi tahsildarı İbn Armut Hasir olmuştum, belimde eğri bir pala, İstanbul'da vergi toplamaya çıkmıştım. Meyve ve tavuk, sigara ve kahve kokuları sokağa ağır ağır akan bir nehir gibi yayılmıştı. Hurma ve mandalina satan seyyar satıcılar yol kenarında yüksek sesle bağrışıyorlardı.

Yalnız bir çocuk, gizemli bir kız ve Koyun Adam… Acaba korkunç yaşlı adamın onları hapsettiği ürkünç kütüphaneden kaçmayı başarabilecekler mi? Haruki Murakami'den büyükler için yazılmış, masal tadında bir öykü… Neden bunlar benim başıma gelmek zorundaydı ki? Oysa tek yaptığım, kitap ödünç almak için kütüphaneye gelmekti. "O kadar da canını sıkma" dedi Koyun Adam, beni avutmak için."Baksana Koyun Adam" dedim. "Neden o yaşlı adam benim beynimi yemek istiyor ki?" "Bilgiyle dolu beyin çok lezzetli olur çünkü. Yumuşacıktır. Aynı zamanda böyle topak topaktır."

Murathan Mungan – Üç Aynalı Kırk Oda

Üç Aynalı Kırk Oda Kitap Kapağı Üç Aynalı Kırk Oda
Murathan Mungan
Metis Yayıncılık
408

Günün birinde yazdıklarımdan bir perde çekeceğim hayatıma. Herkes kağıt üstüne yazılanları benim hayatım sanacak, ben de hayatımı saklamış olacağım böylelikle. Saklanmanın en iyi yolu fazla görünmektir, biliyor musun? Herkes seni gördüğünü sanır, sen de rahat edersin. Kasada oturan kız gibi! Herkes kasadaki kızı görür, ama kimse tanımaz.

Guy De Maupassant – Gezgin Satıcı

Gezgin Satıcı Kitap Kapağı Gezgin Satıcı
Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi
Guy De Maupassant
İş Bankası Kültür Yayınları
164

Guy de Maupassant (1850-1893) : Ünlü romancı L. N. Tolstoy'un '... sayıları az olmakla birlikte, Maupassant gibi bir başka tür insan daha vardır ki, bunlar her şeyi kendi gözleriyle, içerdiği önemi ve anlamıyla, olduğu gibi görürler' sözleriyle andığı yazar ardında pek çok roman, öykü, deneme ve tiyatro oyunu bıraktı.

Yazarın 1882-1887 arasında, özellikle 1883'te gazetelerde çıkmış öyküleri ölümünden sonra,1900 yılında Gezgin Satıcı başlığı altında bir kitapta toplandı. Maupassant bu öykülerde, terk edilme duygusunu, kaygıyı, kadınla erkek arasındaki eşitsizliği, en büyük salgın hastalık saydığı savaşı anlatıyor. Kimi zaman güldüren, çoğu kez acıyla gülümseten öyküleri en yalın, en çarpıcı anlatımla dile getiriyor.

John Steinbeck – Kasımpatları

Kasımpatları Kitap Kapağı Kasımpatları
John Steinbeck
Adam Yayıncılık
72

Romanlarıyla, yalnız Amerikan edebiyatının değil, dünya edebiyatının da önde gelen yazarları arasında yer alır. Az sayıdaki kısa öykülerinde anlattığı kişiler de, tıpkı romanlarındakiler gibi, bir kez okuyanların bir daha kolay kolay unutamayacakları kadar canlı, en ince ayrıntılara inilerek çizilmiş kişlerdir. Steinbeck edebiyatta fantezinin ağırlık kazandığı birdönemde düz anlatımı, gerçekçiliği yüceltmiş olan çok güçlü bir sanatçıdır.