Osho – Çamların Kadim Müziği

Çamların Kadim Müziği: Zen'de Zihin Birden Durur Kitap Kapağı Çamların Kadim Müziği: Zen'de Zihin Birden Durur
Osho
Butik Yayıncılık
230

Çabasız Çabanın Yolu

"Eski bir Hintli hikâyesi var:
Hindu cennetinde kalpataru denen bir ağaç vardır. "Dilek ağacı" demektir. Tesadüfen bir gezginin yolu oraya düşer. Adam yorgundur, ağacın altına oturur. Ve aç olduğu için, "Burada biri olsaydı, yiyecek isterdim. Fakat kimse görünmüyor" diye düşünür.

Yiyecek fikri zihninde göründüğü anda, yiyecek aniden belirir. Adam çok aç olduğu için bu konuyu düşünmez bile; hemen yer. Sonra uykusunun geldiğini hisseder ve "Keşke şurada bir yatak olsaydı..." diye düşünür ve yatak belirir.

Fakat yatakta yatarken adamın içinde bir düşünce yükselir: "Neler oluyor?
Burada kimseyi görmüyorum. Yiyecek geldi, yatak geldi belki hayaletler bana bir şeyler yapıyor!" Birden hayaletler belirir.
O zaman korkar ve "Şimdi beni öldürecekler!" diye düşünür.
Ve hayaletler onu öldürür.

Hayatta kural aynıdır: Hayaletleri düşünürsen, ortaya çıkacakları kesindir. Düşündüğün şeyi göreceksin: Düşmanları düşünürsen onları yaratacaksın, dostları düşünürsen onlar belirecek. Seversen, dört bir yanında sevgi belirir; nefret edersen, nefret belirir. Düşünmeye devam ettiğin her şey belli bir kural tarafından yerine getirilecektir. Hiçbir şey düşünmezsen, o zaman sana hiçbir şey olmaz."

Osho, Zen deneyimini ani bir kavrayış ve daima etrafını kuşatan bir müziğin farkına varmak olarak tanımlar. "Kalbin, bütünün kalbiyle aynı ritimde atar." Kitapta her bölüm Osho'nun bizi bilmediğimiz ama içimizde derin yankı bulan bir dünyaya götürmek için kullandığı bir Zen öyküsüyle başlar. Zen'in büyük mucizesi basit şeylerin olağanüstü bir şeye dönüşmesindedir.

Osho – Erkek ve Kadın Olmanın Ötesi

Erkek ve Kadın Olmanın Ötesi Kitap Kapağı Erkek ve Kadın Olmanın Ötesi
Osho
Ganj Yayınları

Tek başına sevgi yeterli değildir. Tek başına aşkın gözü kördür, meditasyon ona gözleri verir. Meditasyon ona anlayış kazandırır. Ve bir kez senin sevgin hem sevgi hem de meditasyon olduğunda ikiniz aynı yolun yolcusu haline gelirsiniz. O zaman o artık sıradan bir karı koca ilişkisi değildir. O zaman o hayatın gizemlerini keşfetme yolundaki bir dostluğa dönüşür.

Erkek ve kadın tek bir bütünün iki yarısıdır.

Osho – Martıları Seven Adam

Martıları Seven Adam Kitap Kapağı Martıları Seven Adam
Osho
Butik Yayıncılık
344

Martıları Seven Adam'da,Osho dünyanın en büyük bilgelik geleneklerinden Sufizm, Zen, Tao  ...üzerine en temel hikayeleri anlatıyor ve yorumluyor. Kendisi usta bir hikaye anlatıcısı olan Osho bu hikayeleri  yorumlayıp onları gündelik modern hayata uyarlıyor. Bu hikayelerin verdiği değerli dersler hem zamanımıza uygun  hem de evrensel. Her okuyuşta hayatın yeni bir katmanını keşfetmek için olağanüstü bir eser.

İçerdiği temel konulardan bazıları:

*Yaşam tarafından sunulan fırsatları değerlendirmek
*Mutluluk ile mutsuzluk arasında seçim yapmak
*İnanç,Güven ve aralarındaki farklılıklar
*Kıskançlık ve sahiplenme
*İnsanın kendi hırs ve sabırsızlığının kurbanı olması
*Korkudan özgürlüğe yapılan yolculuk
*Masumiyetin olağanüstülüğü

..bir zamanlar kötü geçen bir hasattan şikayet eden bir çiftçi vardı:"Tanrı hava durumunu kontrol etmeme izin verse her şey daha iyi olurdu."
Tanrı ona dedi ki:"Bir yıl boyunca havanın kontrolünü sana bırakacağım.Ne istersen hemen yerine gelecek.
Zavallı adam çok mutlu oldu ve hemen dedi ki "şimdi güneş istiyorum" ve güneş çıktı.Sonra dedi ki "şimdi yağmur yağsın" ve yağdı.Bir sene boyunca önce güneş açtı ve sonra yağmur yağdı.Mahsül hiç bu kadar bol,hiç bu kadar yemyeşil olmamıştı.
Sıra hasata geldi.Çiftçi buğdayı biçmeye koyuldu,ama yüreğine indi.Başakların içi bomboştu.Tanrı gelip sordu: "Nasıl mahsülün ?"
Adam şikayet etti:"Kötü efendim,çok kötü".
"Peki sen havayı kontrol etmedin mi ?İstediğin her şey olmadı mı ?"
"Evet!Ben de işte bundan dolayı şaşkına döndüm.İstediğim güneşi ve yağmuru elde ettim ama hiç mahsül yok."
"Peki hiç rüzgar,fırtına,kar ve buz istemedin mi ?Bunlar havayı temizleyip kökleri güçlü hale getiriyor.Mahsülün de içi doluyor.Hep iyi havayla olur mu hiç ? Elinde bu yüzden mahsül yok"
Yaşam hem iyi hava hem kötü hava,hem zevk hem acı,hem yaz hem kış,hem gece hem gündüz varsa yaşanır.Hem üzüntü hem mutluluk,hem rahat hem rahatsızlık olmalı.Yaşam işte böyle uçlar arasında güzelleşir..

Osho – Ölmeden Önce Ölünüz

Ölmeden Önce Ölünüz Kitap Kapağı Ölmeden Önce Ölünüz
Osho
Okyanus Yayıncılık
200

Ölüm dıştaki herşeyinizi alır ve içsel olarak kendinizi geliştiremediğiniz taktirde doğal olarak hiçbir şeyi ölümden koruyamayacağınız ve sahip olduğunuz her şeyi yitireceğinize dair korku duyarsınız. Ancak içsel benliğinizi geliştirip, dış etkenlerden bağımsız olarak huzur, mutluluk, sükunet ve neşeye kavuşabilmişseniz, benliğinizin ait olduğu bahçeye varıp, saf bilincinizin açan çiçeklerini görebilmişseniz, ölüm korkusu diye bir konu sizin için söz konusu bile olamaz. Yaşayabildiğiniz kadar yoğun ve dolu dolu yaşayın ki, yaşamın tadı, ölümün neden korkulacak bir şey olmadığına dair bir ipucu sunsun size. Yaşamınızı tanıdığınız taktirde, onun ışığında ölüm diye bir şeyin olmadığını anlarsınız. Kişinin ancak dolu dolu yaşayarak tanıyacağı bu yaşam sonsuzdur. Siz yaşadıkça, bu sonsuzluk duygusu da eş zamanlı olarak ortaya çıkacaktır. Ne kadar yoğun yaşarsanız bu duyguyu da o kadar derinden hissedecek, ölümün olmadığını da o kadar hızlı kavrayacaksınız. Benim dinimde ölüm kutlanacak bir şeydir çünkü aslında ölüm diye bir şey yoktur. O yalnızca yeni bir yaşama açılan kapıdır.

Osho – Sırlar Kitabı

Sırlar Kitabı: Yaşamın Sırrına Ulaşmak İçin 112 Meditasyon Kitap Kapağı Sırlar Kitabı: Yaşamın Sırrına Ulaşmak İçin 112 Meditasyon
Osho
Omega Yayınları
1080

"Meditasyon yapmadan hayatın sırrını çözemez, onu sadece yüzeysel olarak yaşayabilirsiniz."
-OSHO-

Geniş kapsamlı ve kullanışlı bir meditasyon rehberi olan Sırlar Kitabı bizi, düşüncelerimizin, davranışlarımızın ve duyularımızın farkına vararak gündelik yaşamımızı deneyimlemeye davet ediyor. Osho kadim metinleri temel alarak 112 ayrı meditasyon tekniğini tanıtıyor ve bu teknikleri içinde bulunduğumuz anın bilincine varmaya odaklanan günümüz meditasyon anlayışının diline tercüme ediyor. Osho her bir tekniği ayrıntılı biçimde tanımlıyor ve böylece bize en uygun olan tekniği bulup gündelik hayatımızla bütünleştirme olanağı tanıyor. Meditasyonu dinsel ya da ruhani bağlamdan çıkararak meditasyonun altında yatan neşe ve farkındalıkla dolu yeni bir yaşam biliminin esaslarını ortaya koyuyor.

Osho yirminci yüzyılın en kışkırtıcı ve esin verici ruhani öğretmenlerinden biridir. İç dönüşüm bilimine yaptığı devrimci katkıyla ün kazanmıştır ve öğretisinin etkisi artmaya devam etmekte, tüm dünyada arayış içinde olan her bireye ulaşmaktadır.

Osho – Şöhret, Servet ve İhtiras

Şöhret, Servet ve İhtiras: Başarının Gerçek Anlamı Nedir? Kitap Kapağı Şöhret, Servet ve İhtiras: Başarının Gerçek Anlamı Nedir?
Osho
Butik Yayıncılık
204

"Ben mümkün olan her şekilde zenginliğe kavuşmanı istiyorum - maddi, psikolojik, manevi. Dünya üzerinde yaşanmış en zengin hayatı sürdürmeni istiyorum." OSHO

Şöhret, Servet ve İhtiras para ve ünle meşgul olmanın belirtilerini ve psikolojisini sorgular. Açgözlülük nereden gelir? Yenilik ve olumlu değişim getirme konusunda rekabetçilik ve hırsın katkısı var mıdır? Ünlü ve zenginler neden dünyada bunca etkiye sahipmiş gibi görünürler? Paranın mutluluğu satın alamayacağı doğru mudur?
Şöhret, Servet ve İhtiras ayrıca Osho'nun orijinal konuşmasının bulunduğu bir DVD'yi de içerir. Bu görsel bölüm okurun Osho'nun aracısız bilgeliğini ve mizah anlayışını doğruca kaynağından görmesini sağlar.

"...Birçok zengin insan tanıyorum ve onlar için üzüntü duyuyorum. Her şeye sahipler ama öyle yoksulluk içinde yaşıyorlar ki nasıl bir körlüğe yakalandıklarını anlayamıyorum. Güzel evlerini, güzel bahçelerini göremiyorlar mı? Çiçekler gelip geçiyor, o çiçeklerin her gün yanından geçiyor ama görmüyorlar. Yoksa tek bir çiçek yeter. Çiçek ister senin bahçende açmış ister komşunun bahçesinde, kimin umurunda?

Yıldızlara sahip olamazsın; yine de onlardan zevk alabilirsin. Yoksa önce sahip olman mı gerekiyor ve ancak o zaman mı onlardan zevk alabileceksin? İhtiyaç duyduğun şey daha çok mülk değildir. İhtiyaç duyduğun şey daha fazla duyarlılık, daha fazla estetik hassasiyet, müziğe daha yatkın bir kulak, daha artistik gözlerdir. İhtiyacın olan şey her şeyi dikkate değer ve anlamlı bir şeye dönüştüren bir görüştür."

"...Murphy'nin kanunu üzerinde meditasyon yap: Rahat yaşayabildiğin ve istediğin her şeye sahip olabildiğin sürece zengin olup olmadığına aldırma. Benim yaptığım tam olarak budur ve senin de yapmanı istediğim tam olarak budur. Zengin olup olmamayı neden dert edesin? Aslında insanlar gereksiz endişelere kapılıyorlar. Her neye sahipsen, onun keyfini sür - o zaten yeter de artar bile. Bunu göremiyorsun, çünkü zihnin sürekli şunu yapmakla, buna dönüşmekle meşgul. Sen varoluşun sana vermeyi sürdürdüğü her şeyi ihmal edip duruyorsun. Varoluşa bunun için teşekkür bile etmiyorsun; hiç minnettar değilsin."

"... Ünlü olmak istersin - bu bir hayal, bir arzudur, çünkü beden ünlü olmaya kafa yormaz. Aslında sen ünlü olduğunda beden çok ıstırap çeker. Bir insan ünlü olduğunda bedenin ne kadar ıstırap çektiğini bilmiyorsun. O zaman huzur yoktur; o zaman ünlü olduğun için sürekli başkaları yüzünden canı sıkkın, dertli olursun. Ünlü olanlar her zaman tutsaktır." "...Sen kim olduğunu unutmuş bir tanrısın. Uykuya dalmış bir imparatorsun ve rüyanda dilenci olduğunu görüyorsun. Şimdi dilenciler imparator olmaya çalışıyor - rüyalarda, imparator olmak için büyük çabalar sarf ediyorlar ve yapılması gereken tek şey, uyanmaktır!"

Gary Chapman – Beş Sevgi Dili

Beş Sevgi Dili Kitap Kapağı Beş Sevgi Dili
Gary Chapman
Koridor Yayıncılık
224

... Eğer sevginizi, eşinizin anlamadığı bir dilde ifade ediyorsanız, sevgi gösterdiğinizi hiç anlamayacaktır. Sorun iki ayrı dil konuşmanızdadır. Belki kocanız cesaret verici sözler duymak istiyor ama siz bir akşam yemeği pişirmenin onu neşelendireceğini düşünüyorsunuz. O kendisini hala kötü hissederken, siz hayrete düşüyorsunuz. Veya, belki de eşiniz, çocuklardan ve televizyondan uzakta sizinle beraber olmayı çok arzuluyor. Ona verdiğiniz çiçek de ona değer verdiğinizi anlatmıyor. "Beş Sevgi Dili"nde, nasıl olduğunu anlamadan, sevginin eşsiz dillerini konuşmayı, anlamayı ve eşinize sevginizi etkili bir şekilde gösterip, karşılığında gerçek sevgiyi bulmayı öğreneceksiniz.

Daniel H. Pink – Drive

Drive Kitap Kapağı Drive
Daniel H. Pink
Mediacat Yayıncılık
256

Drıve, sizi düşünmeye ve harekete geçmeye teşvik eden nadir kitaplardan. Yazar, ortaya koyduğu güçlü ve bilimsel savlarla motivasyon olgusunu yeniden düşünmemizi sağlarken, bize hayatımızı değiştirmek için ihtiyaç duyacağımız araçları da sağlıyor."
-Dr. Mehmet Öz-

Johnny Bunko'nun Maceraları ve Aklın Yeni Sınırları kitaplarının yazarı Daniel H. Pink, bizi gerçekte nelerin motive ettiğine dair, bildik tüm klişeleri kıran bir kitapla karşımızda. Pink, klişeleri kırmakla kalmıyor, bu yeni bilgilerle daha verimli çalışmanın, daha iyi yaşamanın yollarını da gösteriyor.
Birçoğumuz, kendimizi ve başkalarını motive etmenin en iyi yolunun para gibi harici ödüller olduğunu düşünür, ödül-ceza sisteminin etkinliğine inanırız. Daniel H. Pink, kışkırtıcı ve ikna edici yeni kitabında bunun bir yanılgı olduğunu söylüyor.

Pink, insan motivasyonu konusunda yapılmış kırk yıllık bilimsel araştırma birikimine dayanarak yazdığı bu kitabında, bilimin bildiği ile iş dünyasının yaptığı arasındaki uçuruma dikkat çekiyor ve bunun hayatımızın her boyutunu nasıl etkilediğini irdeliyor.

Drive, büyük fikirlerle dolu, düşünme ve yaşama şeklinizi değiştirecek ender kitaplardan biri.

Yaşar Ateşoğlu – Hayatınızı Değiştirecek Bilgelik Öyküleri

Hayatınızı Değiştirecek Bilgelik Öyküleri Kitap Kapağı Hayatınızı Değiştirecek Bilgelik Öyküleri
Yaşar Ateşoğlu
Neden Kitap
293

Bir gün dervişin biri, bir köyün mezarlığı yanından geçerken bir şey dikkatini çekmiş. Mezarlıktaki bütün mezarların üzerindeki taşlarda; 'Beş yıl yaşadı', 'Üç yıl yaşadı', 'Sekiz yıl yaşadı' gibi yazılar görmüş.
Köye varmış. Köylüler dervişi köy odasında misafir etmiş. Yemek yenilip sohbet başlayınca derviş köyün ileri gelenlerine sormuş:
“Merak ettim. Köye gelirken mezarlıktan geçtim. Mezarlıkta bir şey dikkatimi çekti. Bütün mezar taşlarında 'Beş yıl yaşadı', 'Üç yıl yaşadı', 'Sekiz yıl yaşadı' gibi ifadeler yazıyor. Oysa bu mezarların çoğu yıllar boyu yaşamış, ihtiyarlamış ve vefat etmiş insanlara ait. Niçin böyle yazılmış, bunun nedenini çok merak ettim,” demiş.
Köyün ileri gelenleri cevap vermişler:
“Biz ömrümüzü dostlarımızla, sevgiyle ve mutlulukla bir arada geçirdiğimiz zamanla değerlendiririz. Diğer zamanları ömürden saymayız!”

Nurdan Özkan – Şimdi Değilse Ne Zaman?

Şimdi Değilse Ne Zaman? Kitap Kapağı Şimdi Değilse Ne Zaman?
Nurdan Özkan
Çay Yayınları
61

Neden bazı insanlar tarih sayfalarında muhteşem izler bırakır ve tarihin akışını değiştirirken, bazıları bir bardak su içmek için mutfağa gidip musluğun akışını değiştirecek gücü bile bulamazlar kendilerinde?

Nasıl oluyor da bazı söz dinlemeyen cesur ruhlu insanlar, tüm imkânsızlıklara rağmen bir çıkış yolu bulurken, bazıları ömrünün tamamını, burnundan tenis topu çıkararak Guinness Rekorlar kitabına girmek için harcıyor?

Başlamak için neden pazartesiyi, ayın birinci gününü, yeni yılı, doğum gününü bekliyoruz?
"Yarın Yaparım!" düşüncesi kocaman bir yalan ve ben soruyorum size,

"Şimdi Değilse, Ne Zaman?"

Senai Demirci – Elde Var İnsan

Elde Var İnsan: İnsan Coğrafyasında Gezintiler Kitap Kapağı Elde Var İnsan: İnsan Coğrafyasında Gezintiler
Senai Demirci
Timaş Yayınları
192

Tıpkı dibinde inciler saklayan dipsiz bir deniz gibidir yüzümüz. Ruhumuzun derinliklerinden kopup gelen her sır, yüreğimizin köşelerinden sızıp gelen her duygu hemen yüzümüzün detaylarına taşınır. Sonra ellerimiz. İncecik parmaklarla dünyanın yükünü kavrayan ellerimiz. Eşyayı bize yakınlaştırmaya ve yakıştırmaya ayarlı parmaklarımız. İnce belli bir bardağı zarif parmak hareketleriyle kavrarken, hiç farkında olmadan hem estetik gerekleri hem de işlevsel zorunlulukları yerine getiririz. Alabildiğine şeffaf ve belli belirsiz ama etkisi itibariyle somut ve aşikâr olan envai çeşit kokuyu ruhumuza taşıyan burnumuz. Bizleri hayatın en temel özüyle, sesle yani sözle, anlamla tanıştıran kulaklarımız. Cenneti ellerimizin altında hissettiren dokunma duyumuz.

Yediğimizin, içtiğimizin karşı konulmaz lezzetini hissettiren tat alma duyumuz. Aslında insan ve yaradılmış olan her şey, kâinatın şiirine bir dize yazar. Bütün dizelerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan anlam, müthiş bir ahenkle bizleri kendisine katılmaya çağırır. Şimdi, varlığın şiirine katılma zamanı.

Akın Alıcı – Hayata Karşı Güç Bende

Hayata Karşı Güç Bende Kitap Kapağı Hayata Karşı Güç Bende
Akın Alıcı
Epsilon Yayınevi
184

"Ben şu anki yaşantımdan daha fazlasını hak ediyorum," diye düşünüyorsanız, hak ettiğinizi almak için yola çıkmanın zamanı geldi.
Parasal anlamda hiç sıkıntım olmasın mı diyorsunuz?
Rüyalarınızı; yeni ve büyük bir ev, son model bir otomobil veya buna benzer şatafatlı şeyler mi süslüyor?
Dünya standartlarında bir eğitim, akademik kariyer mi düşlüyorsunuz?
Tam size göre bir işte çalışmak ve bu alanda yükselmek mi hedefiniz?
İnsanlarla ilişkileriniz, iletişiminiz çok iyi düzeyde mi olsun istiyorsunuz?
Hayatınızın sonuna dek sağlıklı bir yaşam sürmeyi mi hayal ediyorsunuz?
Yoksa umutlarınızda toplumun yararına katkıda bulunmak, iyiliğin yayılmasını sağlamak, insanlığın ilerlemesi adına yeni fikirler üretmek mi var?

Bu sorulardan yalnızca birine ya da hepsine ‘evet' cevabı veriyorsanız elinizdeki kitap tam size göre. Hatta bunlara yeni düşler de ekleyebilirsiniz! Yeter ki kendi gücünüzün farkında olun...

Akın Alıcı – Hayata Yön Veren Sözler

Hayata Yön Veren Sözler Kitap Kapağı Hayata Yön Veren Sözler
Akın Alıcı
Epsilon Yayınevi
192

Türkiye'den ve dünyadan düşünür, devlet adamı, sanatçı ve bilim adamlarının hayat, iletişim, başarı, eğitim, dostluk gibi konulardaki sözlerine yer verilen kitaptaki bazı sözler:

"Düşünme zor iştir. Muhtemelen bu nedenle çok az kişi düşünür."
- Heny Ford

"Kuş bakışı bakmak güzeldir, fakat kuş gibi bakmamak kaydıyla."
- Şeyh Sadi

"Hayal kurabilirsiniz, bu hayali gerçekleştirebilirsiniz. Her şeyin bir fareyle başladığını asla unutmayın."
- Walt Disney

"Hiç düş kırıklığına uğramayanlar hiç umut beslememiş olanlardır."
- Bernard Shaw

"Hayatımız, yaptığımız tercihlerin toplamıdır."
- Dr. W. Dwyer

"Bağdat'ı almaya çalışmak, Bağdat'ın kendinden daha mı güzeldi ne?"
- IV. Murat

Akın Alıcı – Tarihe Geçen Hazırcevaplar

Tarihe Geçen Hazırcevaplar Kitap Kapağı Tarihe Geçen Hazırcevaplar
Akın Alıcı
Elma Yayınevi
224

Bu kitapta, kendilerini ve dünyayı değiştirme cesaretine sahip kişilerin kısa yaşam öyküleriyle zekâlarını yansıtan hazırcevapları bulacaksınız.

Geveze bir adam, bu derece meşgul ve önemli buluşlara imza atan ünlü bilginle kulakları normalden biraz büyükçe olduğu için dalga geçmek ister:
“Üstat, kulaklarınız bir insan için fazlaca büyük değil mi?” diye sorar.
Galileo yaptığı işten başını kaldırarak adamı süzdükten sonra yeniden işine dönerek şu yanıtı verir:
“Evet, benim kulaklarım bir insan için biraz fazlaca büyük, ama seninkiler de bir eşek için fazlaca küçük sayılmaz mı?”

Picasso, bir gece evine dönerken kapıda evine girmeye uğraşan bir hırsızla karşılaşır. Yakalamaya fırsat kalmadan hırsız kaçar. Derhâl evine giren Picasso, hırsızın resmini çizerek polis merkezine gönderir. Bir hafta sonra ünlü ressama şu bilgi verilir:
“Sayın üstat! Gönderdiğiniz resim üzerine çoğu sakat olmak üzere yirmi kişi, iki at, bir kedi v e birkaç adet konserve kutusu yakalanmıştır.”

Büyük düşünür Farabi, “Sözü uzatanlar karşısında ne yapmamız gerekir?” sorusu üzerine şu yanıtı verir: “Uzun konuşanı, kısa dinlemeli...”

Gevezeliğinden dolayı pek sevilmeyen bir adam, Yahya Kemal ve Mehmet Akif sohbet ederlerken yanlarına yaklaşır:
“Sohbetiniz koyu olsun, yine ne yalanlar atıyorsunuz?”
Bu söze Yahya Kemal aldırış etmeden şöyle yanıt verir:
“Mehmet Akif’e seni övüyordum.”

Ali Saydam – Eş ve Müşteri Nasıl Kaybedilir

Eş ve Müşteri Nasıl Kaybedilir Kitap Kapağı Eş ve Müşteri Nasıl Kaybedilir
Ali Saydam
Remzi Kitabevi
256

Deneyimli iletişim danışmanından yankılar yaratacak bir kitap!

Akşam gazetesi ve Marketing Türkiye dergisi köşe yazarı, Bahçeşehir Üniversitesi öğretim görevlisi, iletişim danışmanı Ali Saydam 2005 yılında yayınladığı Algılama Yönetimi'nden sonra ikinci kitabı Eş ve Müşteri Nasıl Kaybedilir?'i dört yılda yayına hazırladı.

"Kimin kimi yöneteceği, ilişkilerdeki 7 ölümcül günah, aşk ve nefret arasındaki ince çizgi, kâğıt üzerinde kalmayan tavsiyeler, ilişkinin bir numaralı düşmanı, şikâyetler ve krizler, dinlememek, ısrarın dozu" gibi birçok soruna ipuçlarıyla yanıt arayan kitap, okura, eş ve müşteriyi kaybetmeme refleksi kazandırmayı amaçlıyor.