Pınar Kür – Asılacak Kadın

Asılacak Kadın Kitap Kapağı Asılacak Kadın
Pınar Kür
Can Yayınları
152

Asılacak Kadın, yayımlandığı ilk günden büyük ses getirmiş, gerek anlatım tekniği gerekse kadının toplumda konumlandırılmasına ilişkin cesur tavrıyla Türkçe edebiyatın klasikleri arasına girmiş bir roman. Nicesini gazetelerin iç sayfalarında okuyup geçtiğimiz bir cinayeti ele alan Pınar Kür, kadına karşı örülmüş yargının ardında yatan toplumsal dokuyu da tüm gerçekliğiyle masaya yatırıyor.

"Her biri kendi iç bütünlüğünde, alabildiğine öznel tutulan üç söylem: Çıkarını 'ortak bilinç'in çıkarıyla bütünleştirmiş Faik İrfan Elverir'in insanlıktan soyutlanmış söylemi. Cinsel bir nesne, somut bir çaresizlik, tam bir kurban konumuna yargılı Melek'in, sesi olmayan söylemi.Ve şaşkın, toy bir iyi niyetin çıkmazında bocalayan Yalçın'ın edilginliği aşamayan bilincinden yansıyan söylemi. Bu üçünün, romanın ana sözü bakımından, neredeyse önemini yitiren bir kilit olay (yalı cinayeti) çevresinde sarmallanmasından bir o kadar nesnel bir mesaja ulaşılıyor. Pınar Kür'ün, yürekli bir toplumsal eleştiriyi yazının olanaklarıyla bağdaştırdığı bu roman, kadının, dolayısıyla da elbet insanın onurunu tehdit eden yozlaşmışlıktan bir kesiti sorguluyor."
-Füsun Akatlı-

Patrick White – Teyzenin Hikayesi

Teyzenin Hikayesi Kitap Kapağı Teyzenin Hikayesi
Patrick White
Altın Kitaplar
391

«Bu dünyayı deliler yaşattı,» diyen filozof gerçeği mi söylemişti? Teyze de bu dünyayı yaşatanlardan mıydı? Neden bütün insanlar başkalarının da kendileri gibi dü-şünmesini isterler... Onlar gibi düşünmeyenler deli midir?..
O da genç kızlığının tazeliğinden, sarkık yanaklı bir ihtiyar oluncaya kadar nice umutlar besledi, nice hayal¬lerini yüreğinde gizledi. Ama sadece teyze olabildi, ölüm¬süz gerçeği gören ve bilen, bu yüzden de çevresine kâh gülen kâh kınayan, kimi zaman kırgın, kimi zaman mutlu bir teyze...
Aslında teyze mi gülünç yoksa yaşamayı tekdüze ku-rallarla sürdüren çevresi mi?
En büyük gülünçlüklerin arkasında yatan acımasız trajedileri P. White, örnek bir ustalıkla işlediğini tanıtlıyor.
Teyze, hiç kuşku yok, roman karakterleri arasında, sizi yaşam ve çevreniz konusunda düşünmeye zorlayacak benzersiz bir yapıttır.
«Epik ve psikolojik anlatıma dayanan eserleri, edebi¬yatta yeni bir muhtevanın başlangıcı olmuştur, yazar böyle bir anlayışın öncülüğünü yapmıştır.»
İsveç Akademisi 1973 Nobel Edebiyat Armağanı’nı 1912 yılında Londra’da doğan Patrick White’a bu gerekçe ile veriyordu. Altı aylıktan, on üç yaşına kadar Avustralya’da kalan White, sonra İngiltere’ye döndü ve Cambridge Üniversitesi’ni dil uzmanı olarak bitirdi, İkinci Dünya Savaşı’nda İngiliz Hava Kuvvetleri’nde görev alan yazar, 1948’te Avustralya’ya döndü ve oradaki küçük çiftliğinde kendini yazılarına adadı. Avustralya’nın yetiştirdiği bu en büyük yazarın en tanınmış romanları Çöl (Voss), Fırtınanın Gözü ve Teyze’nin Hikâyesi’dir.

Paul Krugman – Politika Taşeronları ve Önemsizleşen Refah

Politika Taşeronları ve Önemsizleşen Refah Kitap Kapağı Politika Taşeronları ve Önemsizleşen Refah
Paul Krugman
Literatür Yayıncılık
302

"Krugman başıboş iktisadi düşüncenin yanlış yönelimli politikalara nasıl rehberlik ettiğini araştırıyor. Bunu yaparken, ABD iktisat tarihinin son dönemine ilişkin en iyi kitabı sunuyor." Marc Levinson
Newsweek
"Krugman ekonomi dünyasının yıldızlarından birisidir… Rahat okunan yazılarıyla gerçekten tehlikenin
nerede olduğunu gösteriyor." Sylvia Nasar
New York Times Book Review
"Paul Krugman, kendi kuşağının belki de en yaratıcı ekonomisti" The Economist

Krugman bu kitabında, ülkemizde de benzerleri görülen ve siyasi arenada ekonomik tahlilleriyle yer alan iktisatçı bilim adamlarının ve kimi politikacılara akıl veren profesörlerin görüşlerini irdeliyor. Geçtiğimiz
yirmi yılın düşük büyüme hızı, karşıt ideolojilere bağlı iktisatçılar arasında yoğun bir tartışma başlattı. Bu tartışma aynı zamanda politika taşeronlarını ortaya çıkardı. Onlar çözümler önererek, her derde deva ekonomi ilacı sunan birer satıcıdırlar.Milton Friedman bunların arasındaki en ünlü iktisatçıdır. Öte yandan Ronald Reagan muhazafakârların iktidara gelmesini sağladığında, beraberinde arz yanlısı iktisadı da taşıdı. Onun basitleştirilmiş program hiçbir çözüm üretmemekle kalmadı, bir de ardında 3 trilyon dolarlık bir fatura bıraktı.Bu arada, iktisat alanında yeni çalışma yapanlar devlete daha aktif roller önermeye başladılar.
Bu kez Bill Clinton ve stratejik ticaretçiler bir kez daha sapkın fikirleri iktidara taşıdılar. Bunların, diğer
ülkelerle girdiği rekabette kaybedip kazanmaya kilitlenmiş bir ABD ekonomisi yaklaşımı da aynı patentli
bir ilaç gibi görünüyordu.
Bu kışkırtıcı kitap, iktidara giden yolda bu düşüncelerin garip olaylarla seyrine tanıklık ediyor

Pascal Bruckner – Güzellik Hırsızları

Güzellik Hırsızları Kitap Kapağı Güzellik Hırsızları
Pascal Bruckner
Ayrıntı Yayınları

Neden “güzel insanlar”ın davranışlarında, konuşmalarında bir farklılık vardır? Bacak bacak üstüne atarken, saçlarını savururken, vücut dillerine yön veren o çalım, o aşırı özgüven, sanki her daim izleniyorlarmış gibi “hava basma” nereden gelir? Peki, güzellik bir suç mudur? Sadece bazı insanlara bahşedilen bir lütuf mudur? Telafisi imkânsız bir haksızlık mıdır? Çirkinlere yönelik bir
“mutsuzluk saldırısı” olmasın?
Bruckner’e göre bazı hikâyeler insanı eğlendirir, bazıları da hayatını ikiye böler! Güzellik Hırsızları’nda yazar, “bölücü” bir hikâye anlatıyor: İnsanlığı doğuşundan beri meşgul eden “güzel” ve “çirkin” doğmanın/yaşamanın hikâyesini. Güzellerin hayatta ilgi çekme,
istediğini daha kolay elde etme gibi birçok avantajları olduğunu göz önünde bulundurarak bu kez çirkinlerden yana söz alıyor. Hayata kötü başlamış olan çirkinlerin maruz kaldığı tahribatı, eksik yaşanan öfkeli cinselliklerini dillendiriyor; okuru, onların karanlık dünyalarına doğru bir gezintiye çağırıyor. Çirkinlerin “Güzellikten nefret ediyorum, çünkü ondan yoksunum” çığlığına kulak veriyor. Güzellerin masum olmadıklarını, avantajlı başlamış oldukları hayatı, çirkinleri mutsuz kılmak, hayatlarını karartmak için kullandıklarını gösteriyor.
Oysa, “sürekli bakılma ve hayran olunma” ihtiyacı ile yaşayan güzellik, birileri onu alkışladığı sürece vardır. Hayranlık bakışları başka yere yöneldiğinde, güzelliğin parıltısı azalır, solar. Bu yüzden kendilerini delicesine beğenen tanrısal yaratıkları, güzelliklerini besleyen bütün iltifatlardan uzak tutmalı ki, çirkinlere de hayatta yer açılsın.

Bir gün güzeller güzeli bir kadın ve nişanlısı İsviçre’de geçirdikleri kayak tatillerinden dönerken şiddetli bir kar fırtınasına yakalanırlar. Sığınmak için ıssız bir dağ evinin kapısını çalarlar...
Pascal Bruckner insan doğasının en temel özelliklerine dair kimi soru ve sorunları sürükleyici bir üslupla kaleme almış. Ortaya, okuru zaman zaman ürperten, çoğu zaman da baştan çıkaran bir roman çıkmış.

Selim İleri – Kırık Deniz Kabukları

Kırık Deniz Kabukları Kitap Kapağı Kırık Deniz Kabukları
Selim İleri
Everest Yayınları
240

...Bununla birlikte romancı hep tedirgindir. Sözgelimi oğlunun Prag'a gidişini hatırlayan romancı, Vedad'ı birdenbire "bir sis içinde " örtülü görüyordu. Ve bu hatırlayışını yorumlamak istedikçe, iki şüphe yakasına yapışırdı: genç adam ya annesinden ayrılırken bu ayrılışın sonrasıza kadar sürüp gideceğinden kaygılanmıştı ya da kendisini bekleyen "akıbet"i önsezileriyle duyumsuyordu... Romancı, oğlunun "öyle mahzun", öyle titrek, öyle yaslı bir bakışla annesine baktığını hatırlıyordu ki, "işte şimdi yine onu, o bakışıyla" görüyor, gözyaşlarını zor tutuyordu. Sonra "katar" hareket etmiş...

Çağdaş edebiyatımızın yaşarken klasik olmuş yazarlarından Selim İleri, Kırık Deniz Kabuklarında yaşanmışlıkların tortusundan kuruyor yapıtını. Sultan Reşad'ın Dolmabahçe Sarayı'ndan Atatürk'ün Çankaya'sına, büyük romancımız Halid Ziya Uşaklıgil ile birlikte yol alırken, bir yandan da Halid Ziya'nın hariciyeci oğlu Halil Vedad'ın genç yaştaki intiharını ancak kendisine yaraşabilecek bir incelik ve duyarlılıkla anlatıyor.
Kırık Deniz Kabukları, geçmişin kırılıp unutulmuş bir anısı...

Michael Ende – Bitmeyecek Öykü

Bitmeyecek Öykü Kitap Kapağı Bitmeyecek Öykü
Michael Ende
Pegasus Yayınları
512

“İnsanlar vardır, asla Fantazya’ya gidemezler,” dedi Bay Koreander. “Ve insanlar vardır, gidebilirler ama sonsuza kadar orada kalırlar. Sonra bir de Fantazya’ya gidip geri dönenler vardır. Senin gibi. İşte bunlar iki dünyayı da esenliğe kavuştururlar.”

NE İSTİYORSAN ONU YAP, yazıyordu sınırsız güce sahip İmparatoriçe’nin sembolünde.Ancak Bastian, bu cümlenin gerçekten ne ifade ettiğini, uzun ve zahmetli arayış sonucu öğrenecektir.

Bastian tuhaf görünümlü bir kitap sayesinde kendini, güzel fakat tehlikenin pençesindeki Fantazya diyarında bulur. Bu büyülü ülkeyi, Çocuk İmparatoriçe’ye yeni bir isim vererek sadece bir “insan” kurtarabilir. Ancak saraya giden yol ejderhalar, devler, canavarlar ve birçok büyülü yaratığın yaşadığı yerlerden geçmektedir.

Bastian maceraya atılır atılmasına… ancak dönüş yolunu bulmak o kadar kolay değildir. Fantazya’nın derinliklerine girdikçe, dile getirilemeyecek kadar kötü yaratıklarla ve kendi kalbinin gizemleriyle yüzleşecek cesareti bulması gerekecektir.

“Büyülü dünyaya dalıveriyorsunuz… Hareketli, yenilikçi ve duyarlı.”

-The Washington Post-

Nora Raleigh Baskin – Sıradışı

Sıradışı Kitap Kapağı Sıradışı
Nora Raleigh Baskin
İthaki Yayınları
208

Sıradışı bir çocuğun muhteşem öyküsü…

Jason Blake, nörotipiklerin dünyasında yaşayan, 12 yaşında otizmli bir çocuk. Jason'a göre, çoğu zaman bir şeylerin ters gitmesi sadece an meselesi. Kendisiyle aynı web sitesine hikâyeler gönderen AnkaKuşu'yla karşılaştığında bir şeylerin farkına varıyor. Jason hikâyeler yazarken kendisi olabiliyor ve AnkaKuşu rumuzlu Rebecca'nın ilk gerçek arkadaşı olabileceğini düşünüyor. Ancak Jason onunla tanışmaya can atmasına rağmen, bir yandan da ya tanışırsak diye ödü kopuyor... Rebecca'nın onun gerçekte kim olduğunu değil, onda sadece otizmi görmesinden korkuyor.

"Nörotipikler gözlerine bakmanızdan hoşlanırlar. Bunun, dinlediğiniz anlamına geldiği varsayılır; sanki tersi doğruymuş gibi, ki değil: Birine bakmamanız onu dinlemediğiniz anlamına gelmez. Bir insan yüzüyle dikkatim dağılmazken daha iyi dinleyebilirim:
Gözleri ne diyor?
Bu bir kaş çatış mı, gülümseme mi?
Neden alınlarını böyle kırıştırıyor ya da yanaklarını böyle kaldırıyorlar? Bu ne anlama geliyor?
Bunca şeyi düşünmeniz gerekirse onca kelimeyi nasıl dinleyebilirsiniz?"

Nikolai Bukharin – Emperyalizm ve Dünya Ekonomisi

Emperyalizm ve Dünya Ekonomisi: V. I. Lenin'in Önsözüyle Kitap Kapağı Emperyalizm ve Dünya Ekonomisi: V. I. Lenin'in Önsözüyle
Nikolai Bukharin
Kalkedon Yayınları

Kapitalizm, militarizmin gücünü büyük ölçüde artırdı. Tarihi arenaya milyonlarca silahlı, insanı çıkardı. Bununla beraber, silahlar geri tepip kendisine çevrildi. Başlangıçta uysal ve itaatkar halk kitleleri politik yaşama karşı ayaklanarak seslerini daha da yükselttiler. Kendilerine tepeden gelen baskılarla savaşmak zorunda kalan, ölümle her an burun buruna gelen halk, emperyalist savaştan çekilip aynı cesaretle burjuvaziye karşı bir iç savaşa dönüştürdü. Böylece, kapitalizm, üretimin yoğunlaşmasını büyük ölçülere vardırarak ve merkezileşmiş bir üretim aygıtı yaratarak, kendi mezar kazıcılarını da temin etmi?tir. Sınıfların birbirleriyle yaptıkları çatışmalar içinde, finans kapitalin diktatörlüğü yerini devrimci Proletarya diktatörlüğüne bırakmıştır. 'Kapitalist mülkiyetin son saati gelmiştir. Mülkiyete el koyanlara, el konulmuştur'.

Louis Couperus – Gizli Güç

Gizli Güç Kitap Kapağı Gizli Güç
Louis Couperus
Kanat Kitap
240

Sehpa titredi...
Korkuyla birbirlerine baktılar, doktor kıkırdadı.
Sonra sehpanın üç ayağından biri yavaşça havaya kalkıp tekrar yavaşça indi.
"Aranızda kıpırdayan oldu mu?" diye sordu Eva.
Herkes başını iki yana salladı. Ida’nın benzi atmıştı.
Parmaklarımda bir karıncalanma hissediyorum, diye mırıldandı.
Sehpanın bir ayağı tekrar havalandı, mermer zeminin üzerinde öfkeyle gıcırdayarak bir yarım daire çizdi ve sertçe yere indi.
Hayretler içinde birbirlerine baktılar. Ida gözleri boşluğa dikili, parmakları açılmış, kendinden geçmiş, ruhu çekilmiş gibi oturuyordu.
Sehpanın ayağı üçüncü kez havalandı.
"Aramızda bir ruh var mı?" diye sordu
Bayan Rantzow, sehpanın ayağına bakarak.
Sepha bir kez yere vurdu: "Evet."

XIX. yüzyılın sonunda, Doğu Hint Adalarından Cava'da, Hollandalı vali Van Oudijck, ikinci karısı Léonie, ilk evliliğinden olan çocukları Theo ve Doddy ile birlikte yaşamaktadır. Mutlu aile tablosu, esrarengiz mektuplar, sirih tüküren meçhul ağızlar ve Léonie'nin gizli ilişkileri nedeniyle yavaş yavaş bozulmakta, bu "yabancılar," egzotik topraklara sinmiş bir gücün, gizli gücün kuklası haline gelmektedir. Tropik bir arka planda, bir adamın trajik çöküşünden sömüren ile sömürülenin esrarlı ilişkisine uzanan Gizli Güç, bir Hollandalının gözünden sömürge hayatını betimliyor.

Melissa Foster – 6. His

6. His Kitap Kapağı 6. His
Melissa Foster
Olimpos Yayınları
424

Öldürülen küçük bir kız. Bir diğeri ise bulunmayı bekliyor…

Bir Amazon Best Seller olan 6. HİS iki aydan fazla bir süre boyunca ilk 100 arasında yer aldı. Daha pek çok listede ise 2011'in en iyi ilk 100 kitabı arasına girdi. Yazar Melissa Foster'in diğer eserleri de en çok satılanlar arasında ve bol ödüllü.

Dokuz yıl önce Molly Tanner'in geleceği görme yetisi kalabalık Philadelphia şehrinde şahit olduğu bir kız çocuğunun kaçırılması olayının ardından sonra son viteste hareket etmeye başlar. İki gün sonra kızın cesedi bulunduğunda Molly'nin hayatı alt üst olur. Olacaklarla ilgili zihninde beliren görüntüleri umursamayışından dolayı duyduğu suçluluk onu yiyip bitirerek eşiyle de arasına kara kedi gibi girer. Molly ailesiyle beraber şehrin ona hatırlattıklarından kaçarak Maryland'ın Boyd isimli sakin bir kasabasına yerleşir. Ancak Boyd tahmin ettiği gibi sakin ve güvenli bir kasaba mıdır yoksa bu kaçış ölümcül sırlar ve olaylara mı gebedir?

Memduh Şevket Esendal – Veysel Çavuş

Veysel Çavuş Kitap Kapağı Veysel Çavuş
Memduh Şevket Esendal
Bilgi Yayınevi
246

İnsan ve toplum anlayışımızın çağdaşlaşması, dilimizin özleşmesi yolunda büyük atılımlar yapan I. Dünya Savaşı kuşağının Türk yazımında başlattığı gelişme içinde Memduh Şevket Esendal'ın önemli bir yeri vardır. Geniş ve çok yönlü gözlem gücüyle, yalın bir anlatımın ustaca birleştiği bir seçkin ürünler Esendal'ın imzasını taşır. Bu yetkinliğin yanısıra hümanist bir duyarlığı sürekli ön planda tutarak, olay dokusunda temel toplumsal dinamikleri eksen alması, onu, özgün ve kalıcı bir sanat evreni yaratabilmiş büyük yazarlar düzeyine çıkarmaktadır...

Paula Hawkins – Trendeki Kız

Trendeki Kız Kitap Kapağı Trendeki Kız
Paula Hawkins
İthaki Yayınları
360

Rachel her gün aynı trene binip aynı çifti izliyordu. Çiftin başına gelenleri bütün ülke duyduktan sonra, hayatlarına dâhil olmaya karar verdi.

"Büyüleyici, sürükleyici, üst seviye bir gerilim. Mutlaka okuyun!"

-S.J. Watson-

"Hem karakter yaratımı hem olay örgüsü muhteşem, harika bir kitap! Yeni neslin Alfred Hitchcock'u."

-Terry Hayes-

"Zeki, gerilim dolu ve baştan aşağıya sürükleyici bir roman."

-Lisa Gardner-

"Aklınızı başınızdan alacak, zekice yazılmış bu psikolojik-gerilim romanı hem muhteşem hem de tren enkazı kadar korkunç!"

-Publishers Weekly-

"Nefesleri kesen bir ilk roman. En dikkatli okurlar bile, Hawkins olayları teker teker açığa çıkarıp, aşkın ve takıntının şiddetle olan kaçınılmaz bağını ortaya koyarken şaşırmaktan kendilerini alamayacaklar."

-Kirkus-

"Trendeki Kız, her şeyi anladığınızı düşündüğünüz an sizi farklı bir sürprizle karşılıyor."

-Entertainment Weekly-

Sharon Sala – Hep Seninle Olacağım

Hep Seninle Olacağım Kitap Kapağı Hep Seninle Olacağım
Sharon Sala
Nemesis Kitap
384

Dori Grant, yaşamın karşısına her gün başka bir zorluk çıkarmasına artık alışmıştır. Can damarı dedikodu olan bir kasabada yaşamaktadır. Üstelik bekâr ve gencecik bir annedir. Hiç kimsenin onu onaylamadığı bir yerde büyükbabasının yardımıyla küçük oğluna bakmaya çalışmaktadır.

Johnny Pine ise annesini uyuşturucudan kaybetmiş, babası da ömür boyu hapse mahkûm edilmiş genç bir adamdır. İki küçük kardeşini canından çok seven Johnny, Sosyal Hizmetler kardeşlerini ondan ayırmasın diye elinden geleni yapmaktadır.

Kasabada yaşanan büyük bir felaket Dori ve Johnny'nin yollarını birbiriyle kesiştirdiğinde, en büyük korkularıyla yüzleşmek zorunda kalırlar. Üstelik yapayalnızken…

Vefa Enver – Leyla gibi

Leyla gibi Kitap Kapağı Leyla gibi
Vefa Enver
Goa Yayıncılık
384

Leyla…
Şaşkın, kararsız ve sakar… Bir o kadar da sevimli ve karşı konulmaz. İnsanlar onda ne mi buluyor? Elbette içtenlik! Erkekler ile ilgili tüm çevirdiği dolaplara ve şıpsevdiliğine rağmen, Leyla'nın kalbinin derinliklerinde dokunulmamış bir saflık var. O, kariyer başarısının peşinden kendi stilinde koşarken ve aslında daha önceden hiç âşık olmadığını keşfederken sizi çok güldürecek. Hata yapmamak için her çabalayışında, hatalar zincirine bir halka daha eklenip, hayatının domino taşları bir bir devrilecek.
Sonunda geriye kalan enkazı toparlamaya çalışırken kim bilir belki biraz olsun akıllanacak, ya da belki de hiç değişmeyerek hep aklı bir karış havada kalacak. Ne olursa olsun, kendisi başından geçenleri anlatırken, onun sürükleyici aşk hikâyesine ve kendini bulma yolculuğuna kapılıp gitmenize engel olamayacaksınız.
Ne dersiniz? Leyla'nın pembe dünyasına adım atmaya hazır mısınız?

Sally Green – Kayıp

Kayıp Kitap Kapağı Kayıp
Sally Green
Dex Kitap
372

Bela ile başlayan ve Vahşi ile devam eden Nathan'ın öyküsü, serinin son kitabı Kayıp ile okuru sarsacak ve akıllardan uzun süre çıkmayacak!

Nathan Byrn bir kez daha kaçıyor.

Avcı Ak Cadılar saldırıyor! Artık hiçbir Kara Cadı güvende değil! Nathan hiç olmadığı kadar güçlü ama aynı zamanda aklını kaybetmenin eşiğinde. İttifak'ı savunmak için, İttifak'ın elindeki en güçlü silah olmak zorunda.

Ve kendisinden nefret eden cadı toplumunu kurtarmak için sevdiği her şeyi riske atması gerekiyor.