Robert Ludlum – Son Çember
Polisiye / 9 Ağustos 2017

Kitap Adı: Son Çember Yazar: Robert Ludlum Yayıncı: Altın Kitaplar Sayfa Sayısı: 351 Brandon Scofield ve Vasili Taleniekof branşlarında birer uzman, değer biçilmez taktik ustasıydılar. Onları birbirine düşman eden olayları bir türlü unutamıyorlardı. Ama kader iki eski düşmanı, dünyayı saran Son Çember’den kurtarmak için biraraya getirecekti. Bundan sonra gelişen dramatik olaylar dizisi unutulmaz bir romanın başlangıcı oluyor…

Robert Ludlum – Sigma Protokolü
Polisiye / 9 Ağustos 2017

Kitap Adı: Sigma Protokolü Yazar: Robert Ludlum Yayıncı: Altın Kitaplar Sayfa Sayısı: 638 Birbirlerini hiç tanımıyorlardı, tek ortak tarafları ölümden son anda kurtulmuş olmalarıydı. Bu ölüm kalım savaşında onlara yardım edecek kimse yoktu. Ancak el ele vererek sağ kalabileceklerini anlamışlardı. Ancak bu iki kişi birdenbire karşılarında Sigma Protokolü’nü bulurlar. Ya bu gizemi çözeceklerdir ya da kaçınılmaz sonları olacaktı.

Robert Ludlum – Nemrut
Polisiye / 9 Ağustos 2017

Kitap Adı: Nemrut Yazar: Robert Ludlum Yayıncı: Altın Kitaplar Sayfa Sayısı: 384 Toros dağlarında bulunan bir cesedin üzerindeki gümüş renkli kağıt parçasıyla başladı bütün olaylar. Gizli ellerden geçerek Washington’a ulaşan gümüş renkli kağıt bir davet mektubuydu. Yeraltı dünyasının liderlerini çok gizli bir toplantıya çağırıyordu. Ve altında bir imza vardı: “Nemrut”

Robert Ludlum – Hainler Tatil Yapmaz
Polisiye / 9 Ağustos 2017

Kitap Adı: Hainler Tatil Yapmaz Yazar: Robert Ludlum Yayıncı: Hürriyet Yayınları Sayfa Sayısı: 288 Sizi bir hafta sonuna davet ediyoruz. Yalnızca terörün kol gezdiği, herşeyiyle başka bir hafta sonuna… Kan ve ihanetten oluşan bir dehşet günüdür o gün. Çok uzun sürmeyecek belki. Bitiminde iz de bırakmayacak, ama arkasında kan ve kurşun izleri kalacak. Doruğuna çıkan bir gerilimin, korku ve terörün ördüğü bir kasabanın öyküsü.

Peyami Safa – Selma Ve Gölgesi
Polisiye / 9 Ağustos 2017

Kitap Adı: Selma Ve Gölgesi: Bir Server Bedi Polisiyesi Yazar: Peyami Safa Yayıncı: Alkım Yayınevi Sayfa Sayısı: 160 Büyük bir yazarın yazdığı bir polisiye roman kadar haz veren bir kitap bulmak okuyucu için pek kolay değildir. İnsanların her zaman merakını ve ilgisini çeken “öldürme” eyleminin kanlı geçitlerinde dolaşır, olayların akışıyla heyecanlanır, planların şeytaniliğiyle ürperirken, usta bir kalemin anlatımından da bir katilin gölgelerle dolu iç dünyasına sızarsınız. Hareket, hem katille kurbanları arasında hem de katilin kendi ruhunda birbirlerini izleyerek sürer. Peyami Safa’nın “Server Bedi” takma adıyla yazdığı bu kitapta üstelik bizim edebiyatımız hatta belki de dünya edebiyatı için bir ilk vardır bu kitapta. Kitabın sırrı da bu “ilk”te gizlidir. Cinayet mi intihar mı olduğu anlaşılmayan peşpeşe ölümler ve bunları anlatan insan duygularına hakim, parlak üsluplu değerli bir yazar. İyi bir okuyucu için zevk ve ürperti dolu bir ziyafet bu. Tadını çıkarmaya bakın.

Peyami Safa – Cingöz Recai: Mişon’un Definesi
Polisiye / 9 Ağustos 2017

Kitap Adı: Cingöz Recai: Mişon'un Definesi Yazar: Peyami Safa Sayfa Sayısı: 128 Türk edebiyatının en ünlü polisiye kahramanı Cingöz Recai, soluk kesen maceralarıyla okuyucularını şaşırtmaya devam ediyor. Sıradanmış gibi görünen hikâyelerle ustalıklı maceralar çıkaran Peyami Safa, akıcı üslubu ve kuvvetli kurgusuyla polisiye türünün en sevilen örneklerini bu kitaplarla gözler önüne seriyor. Cingöz Recai, ülkenin en tanınmış kibar hırsızıdır. Başkomiser Mehmed Rıza’yı peşinden koşturan, dünyaca ünlü dedektif Sherlock Holmes’e kök söktüren, kurnaz, cesur, soğukkanlı, zarif, tahsilli ve görgülü özellikleriyle Türk edebiyatının en meşhur tiplemelerindendir. Cingöz Recai, helal para kazanmış kimselere dokunmayıp servetini haksız yollardan kazananların baş belası olur. O, haram yiyicilerden aldıklarını muhtaçlara dağıtan bir iyilik abidesidir. Cingöz Recai, kendi asayiş anlayışıyla Fransızların Arsen Lüpen’ine, İngilizlerin Sherlock Holmes’ine şapka çıkartır.

Peyami Safa – Cingöz Recai: Arsen Lüpen İstanbul’da
Polisiye / 9 Ağustos 2017

Kitap Adı: Cingöz Recai: Arsen Lüpen İstanbul'da Yazar: Peyami Safa Yayıncı: Genç Damla Yayınevi Sayfa Sayısı: 352 Türk edebiyatının en ünlü polisiye kahramanı Cingöz Recai, soluk kesen maceralarıyla okuyucularını şaşırtmaya devam ediyor. Sıradanmış gibi görünen hikâyelerle ustalıklı maceralar çıkaran Peyami Safa, akıcı üslubu ve kuvvetli kurgusuyla polisiye türünün en sevilen örneklerini bu kitaplarla gözler önüne seriyor. Cingöz Recai, ülkenin en tanınmış kibar hırsızıdır. Başkomiser Mehmed Rıza’yı peşinden koşturan; kurnaz, cesur, soğukkanlı, zarif, tahsilli ve görgülü özellikleriyle Türk edebiyatının en meşhur tiplemelerindendir. Cingöz Recai, helal para kazanmış kimselere dokunmayıp servetini haksız yollardan kazananların baş belası olur. O, haram yiyicilerden aldıklarını muhtaçlara dağıtan birisidir. Genç Damla olarak, 12 kitaptan oluşan Cingöz Recai serisinin son kitabı Arsen Lüpen İstanbul’da ile sizleri Cingöz Recai’nin nefes kesen maceralarıyla buluşturmaktan mutluluk duyarız.

Lawrence Block – Tahtalıköye Bir Bilet
Polisiye / 28 Temmuz 2017

Kitap Adı: Tahtalıköye Bir Bilet Yazar: Lawrence Block Yayıncı: Oğlak Yayıncılık Sayfa Sayısı: 296 O yıl şampiyonluk maçlarının oynandığı sıralarda, New York’ta dondurucu bir soğuk dalgası vardı. Oakland ve Dodgers finaldeydi, dolayısıyla hava sonucu etkilemedi. Dodgers herkesi şaşırtarak beş maçta kupayı aldı ve Kirk Gibson ile Hershiser kahkaman oldu. Açılış gününden beri liderliğini koruyan Mets son yedi şampiyonluk maçını oynayan takımlardan biriydi. Güçlüydüler ama Dodgers daha iyiydi. Sahip oldukları ne idiyse takımı sonuna kadar götürdü…

Lawrence Block – Polisiye Romanlar Okuyan Hırsız
Polisiye / 28 Temmuz 2017

Kitap Adı: Polisiye Romanlar Okuyan Hırsız Yazar: Lawrence Block Yayıncı: Oğlak Yayıncılık Sayfa Sayısı: 264 ‘Fena bir Baskın değil’ dedi. ‘Doğru dürüst bir de Ateş yoktur sanırım.’ İtalikleri duymamıştım. Bunlar sesli vurgulama değil, kitap adlarıydı ya da daha doğrusu kitap adlarının kısaltılmışı. Ateş’in ‘A’sı ve Baskın’ın ‘B’siydi söz konusu kitaplar ve sonuncusunun bir nüshasını tezgahın üstüne bırakmıştı ki, bunun bana bir ipucu vermesi gerekirdi. Ama vermedi ve italikleri de duymadım. Olan yalnızca, kaba sesli irikıyım bir adamın bana Hırsız dediğini sanmamdı ve bunun da beni epey rahatsız ettiğini söyleyebilirim…

Lawrence Block – Ölümün Ortasında
Polisiye / 28 Temmuz 2017

Kitap Adı: Ölümün Ortasında Yazar: Lawrence Block Yayıncı: Oğlak Yayıncılık Sayfa Sayısı: 160 Şehrin en güzel ayı Ekim’di. Son yaz sıcakları bitmiş, ısırıcı soğuklar henüz gelmemişti. Eylül’de yağmur yağmıştı, hem de çok ama artık yağmurlar da bitmişti. Hava her zamankinden daha az kirliydi. Isı da havayı olduğundan daha temizmiş gibi hissetiyordu. Üçüncü Cadde’de, Ellili numaralarda bir telefon kulübesinin önünde durdum. Köşede, yaşlı bir kadın güvercinlere ekmek kırıntıları veriyor, bir yandan da onlarla gulu gulu konuşuyordu. Yanılmıyorsam güvercin beslemeyi yasaklayan bir belediye gözardı edilebilecekler arasındaki farkı anlatırken örnek olarak güvercinleri gösterirdik…

Lawrence Block – Ölmenin Sekiz Milyon Yolu
Polisiye / 28 Temmuz 2017

Kitap Adı: Ölmenin Sekiz Milyon Yolu Yazar: Lawrence Block Yayıncı: Oğlak Yayıncılık Sayfa Sayısı: 360 İçeri girdiğini gördüm. Kaçırmak olanaksızdı. Beyaza çok yakın sarı saçları vardı -çocuklarda sırma saç denilen türden. Onları kalın örgüler halinde başının çevresine dolamış, tokalarla tutturmuştu. Geniş, pürüszüs bir alnı, çıkık elmacık kemikleri ve biraz büyükçe bir ağzı vardı. Western tarzı çizmeleriyle boyu 1.80’e yaklaşmıştı -bunu çoğu bacaklarına aitti. Modaya uygun şarap rengi jean pantolan ve şampanya rengi kürk ceket giymişti. Bütün gün boyunca yağmur yağıp durmuştu ama ne bir şemsiye taşıyordu ne de başında bir şapka vardı. Örgülü saçının üzerinde, yağmur damlaları elmas gibi parıldıyordu…

Lawrence Block – Kütüphanedeki Hırsız
Polisiye / 28 Temmuz 2017

Kitap Adı: Kütüphanedeki Hırsız Yazar: Lawrence Block Yayıncı: Oğlak Yayıncılık Sayfa Sayısı: 296 Martın ilk Perşembe günü, öğleden sonra saat üçte Barnegat Kitabevi’ni hafta sonu tatiline soktum. Ucuzluk masamı içeri çektim, kapımı kapadım, kapı camındaki AÇIK tabelasını KAPALI’ya çevirdim. Yazarkasanın raporunu aldım -ne yazık ki, yalnızca bir anlık bir iştiçekleri arkadaki odama götürüp bankaya yatırma fişini yazdım ve bir pasto makbuzu hazırladım. Sonra otuz santim boyunda bir kutuyla dükkana döndüm. Kutu bir çocuğun yaptığı ev resmine benziyordu, sivri bir damı falan vardı ama bacanın olması gereken yere bir tutamaç takılmıştı. Merteşeli kapağını açıp kutuyu yere bıraktım ve Raffles’ı arandım…

Lawrence Block – Dolaptaki Hırsız
Polisiye / 28 Temmuz 2017

Kitap Adı: Dolaptaki Hırsız Yazar: Lawrence Block Yayıncı: Oğlak Yayıncılık Sayfa Sayısı: 176 Bayan Henrietta Tyler, ‘Gramercy Parkı zalim denizin ortasında bir vaha, şairin bizi uyardığı o oklardan ve sapanlardan kurluşut yeridir’ dedi. Dudaklarından denizin ortasındaki bir vahayı düşünenlerin salıverdikleri türden bir iç çekiş döküldü sonra. ‘Genç adam, bu mübarek yeşillik olmasaydı ne yapardım bilemiyorum doğrusu.’ Mübarek yeşillik, Manhattan’ın doğusunda, Yirminci Sokak civarında özel bir parktı. Parkın çevresinde iki metre kadar yüksek oymalı demirden siyah bir çit vardır. Kilitli bir kapı içeri girme yasal hakkına sahip olmayanları dışarda tutar. Yalnızca, parka bakan bazı apartmanlarda oturan ve parkın bakımı için yıllık bir para ödeyenlere demir kapı açacak anahtar verilir…

Lawrence Block – Cinayet Ve Yaratma Zamanı
Polisiye / 28 Temmuz 2017

Kitap Adı: Cinayet Ve Yaratma Zamanı Yazar: Lawrence Block Yayıncı: Oğlak Yayıncılık Sayfa Sayısı: 176 Birbirini izleyen yedi hafta boyunca her Cuma günü ondan telefon aldım. Orada olmadığım zamanlar bazılarına cevap veremedim. Ama bu önemli değildi; çünkü onun ve benim birbirimize söyleyecek hiçbir şeyimiz yoktu. Eğer aradığında ben dışarıdaysam otele geri döndüğümde benim için bırakılmış bir not olurdu. Bu nota bir göz attıktan sonra çöpe atar, unuturdum…

Lawrence Block – Buzkıracağı Cinayetleri
Polisiye / 28 Temmuz 2017

Kitap Adı: Buzkıracağı Cinayetleri Yazar: Lawrence Block Yayıncı: Oğlak Yayıncılık Sayfa Sayısı: 192 Geldiğini görmedim. Armstrong’un Yeri’nde her zamanki arka masamda oturuyordum. Öğle kalabalığı dağılmış, gürültü azalmıştı. Radyoda çalan klasik müziği artık rahatlıkla duyabiliyordunuz. Dışarıda hava kapalıydı, acı bir rüzgar esiyordu, yağmur yağacak gibiydi. Dokuzuncu Cadde’deki barlardan birinde pineklemek, burbonla tatlandırılmış kahve içip, kaçığın tekinin Birinci Cadde’den gelip geçenleri doğraması hakkında Post’ta çıkan bir haberi okuak için harika bir gündü…