Manly Palmer Hall – Tüm Çağların Gizli Öğretileri
Psikoloji / 18 Haziran 2018

Kitap Adı: Tüm Çağların Gizli Öğretileri Yazar: Manly Palmer Hall Yayıncı: Mitra Yayınları Sayfa Sayısı: 796 Herkesin bir bilge, yirminci asrın ezoterik uzmanı olarak saygı duyduğu yazar, hayatı boyunca ABD ve diğer ülkelerde 8.OOO’den fazla konuşma yapmış, sayısı; kitap, makale ve incelemeye imza atmıştır. Manly P. Hal her zaman felsefenin ve dinin gündelik uygulamasına ağırlık vermiş gerçek bir ezoteristtir. O insanlığa en soylu idealleri ve davranış kurallarını veren ruhani ve ahlaki kadim öğretileri yeniden canlandırmayı kendine vazife edinmiştir. Felsefenin insanın kendi amaçları ve ideallerini gerçekleştirmek için kullandığı soylu bir araç olduğuna inanan Manly P. Hail, dünya medeniyetlerinin ancak akıl, amaç ve işbirliği için ortak bir zemine ulaştığında yükseleceği fikrine bütün ömrünü vakfetmiştir. Bu amaç için Felsefi Araştırmalar Cemiyeti’ni (www.prs.org) kurmuştur. Elinizdeki kitap, basıldığı tarih 1928 yılından itibaren ezoterik bir klasik olmuştur. Yirminci asrın bir benzerine tanık olmadığı bu eser, bütün çağların ezoterik, okült sırlarını, kadim ritüellerini ve sembolizmini büyük bir ustalıkla anlatan ansiklopedik şaheserdir. Mitolojiyi, din ve felsefeyi nadir eserlerden alınmış sekil ve renkli resimlerle zenginleştirerek ayrıntılarıyla açıklayan bu kitap, bütün gizemcilerin kütüphanesinde baş köşeye oturacaktır. Gizli bilim öğrencileri bu eserle yıllarca ellerinden, düşürmeyecekleri bir başvuru kitabına, batı ezoterizminin hemen her alanında bu Öğretileri bizzat hayatına uygulamış olan bir ustanın…

Otto Rank – Kahramanın Doğuş Miti
Psikoloji / 25 Nisan 2018

Kitap Adı: Kahramanın Doğuş Miti: Mitolojinin Psikolojik Yorumu Yazar: Otto Rank Yayıncı: Pinhan Yayıncılık Sayfa Sayısı: 112 Mitolojik araştırmanın başlıca sorunlarından biri, efsanevi masalların ana hatlarındaki kapsamlı benzerliklerin nedeninin açıklanmasında yatar. Bu efsanevi masallar, bazı detaylardaki fikir birliği ve bu detayların çoğu efsanevi gruplamada tekrarlayan bir şekilde görünmesiyle hâlen kafa karıştırıcı bir şekilde açıklanır. Otto Rank mitlerin kökenine dair yaptığı bu çalışmada Yunan, Roma, Yahudi-Hıristiyan, Hint ve Germen efsanevi figürleri de dahil olmak üzere birçok çeşitli Avrasya kahraman doğuş hikâyesini inceliyor. Bunu yapmak için de klasik Freudcu psikanaliz metodolojisini ve söz dağarcığını kullanıyor. Rank, çeşitli kaynaklardan yararlanarak insanlık tarihinin en çok bilinen mitlerinin modern psikanaliz kuramlarıyla bağlantılarını ortaya koyuyor.

Douglas Forbes – Kaderin Pin Kodu
Psikoloji / 13 Nisan 2018

Kitap Adı: Kaderin Pin Kodu: Doğum Tarihinizin ve Kaderinizin Gizemli Matematiği Yazar: Douglas Forbes Yayıncı: ZER Yayınları Sayfa Sayısı: 256 Pin kodu tam olarak nedir, bunu kitaptan, ustadan öğreneceksiniz elbet ama benim için faydası nedir diye sorarsanız, belki tek bir sözcük yetecektir: Anlamak…….. Tüm hayat bir ‘anlama’ çabası….Douglas ağbi işimizi çok kolaylaştırıyor. Kendinizi anlamak , herkesi anlamak zaten..ya da herkesi anlamaya kendinizden başlamak… Usta, kaderin şifresini çözmüş ya da üstündeki örtüyü bir daha geri konulamaz bir şekilde ortadan kaldırmış. Yılmaz ERDOĞAN Douglas Forbes’un, bana ait pin koduna ilişkin yorumları benim için gerçekten önemli bir yol gösterici oldu. Pin kodunuza ilişkin gerçekleri okuduğunuzda şaşıracaksınız. Çünkü pin kodunuz, sizin kaderiniz ve geleceğinizdir. Bunu çok net anlayacaksınız… Mehmet COŞKUNDENİZ Pin Kod’unu ilk duyduğumda çok ilgimi çekmisti. Başkası anlatsa hayatta inanmayacagım, belki de ‘hadi ordan palavracı’ diyeceğım ilginç bir hikayem var Douglas’la. Saba TÜMER Kaderin Pin Kodu,doğum tarihinizi kullanarak, kişilik özelliklerinizi, hayatta öğrenmeniz gereken dersleri, toplum önünde ya da beklenmedik durumlarda ne tür tepkiler verebileeğinizi, başkalarının sizi nasıl gördüğünü, dünyayı nasıl algıladığınızı, bir işi nasıl bir ruh ile yaptığınızı açıklarken bir yandan da bu hayattaki varoluş amacınızı keşfetmenize yardımcı olacaktır. Yazarın talebi / hukuki ihtar  üzerine indirme linki kaldırılmıştır.

Evelyn Bassoff – Anneler ve Kızları
Psikoloji / 7 Nisan 2018

Kitap Adı: Anneler ve Kızları Yazar: Evelyn Bassoff Yayıncı: Timaş Yayınları Sayfa Sayısı: 92 Bir anne için kızının bluğ çağına erişmesi, anne kız ilişkilerini büyük oranda değiştirmektedir. Bu değişiklikler annede endişe, reddedilmişlik ve kayıp hislerini uyandırır. Bir psikolog olan Dr.Evelyn Bassoff, Bu kitabı annelerin perspektifinden yazmış, orta yaşlı kadının bu karışık hislerle nasıl başa çıktığını göstermiştir. Annelerin nasıl kızlarına hem kök hem de kanat verebileceğini ve değişim sürecini kendi gelişmeleri için yararlı bir sürece dönüştürebileceğini göreceksiniz,

Erich Fromm – Sahip Olmak Ya Da Olmamak
Psikoloji / 2 Mart 2018

Kitap Adı: Sahip Olmak Ya Da Olmamak: İki Varoluş Biçimi Üzerine Bir İnceleme Yazar: Erich Fromm Yayıncı: Say Yayınları Sayfa Sayısı: 256 Eğer insan yalnızca “sahip olduğu” şeylerden ibaretse, onları yitirdiğinde, kendini de yitirecek, kim olduğunu bilemeyecektir. Böylece yaşamı yanlış kurmanın sonucunda ortaya yenilmiş, moralsiz, yıkık ve acınacak bir insan çıkar. “Olmak” kavramında ise sahip olunan şeylerin kaybedileceğinden doğan endişe ve korku yoktur. Olduğum gibiysem ve kişiliğim “olmak” tarafından belirleniyorsa kimse benden bunu alamaz ve kişiliğimin yıkılması tehlikesi de doğmaz. Odak noktamı ve davranışlarımı yönlendiren güdüleri, kendi içimde bulurum.

Simone de Beauvoir – Yaşlılık 1: İlk Çağı
Psikoloji / 26 Şubat 2018

Kitap Adı: Yaşlılık 1: İlk Çağı Yazar: Simone de Beauvoir Yayıncı: Milliyet Yayınları Sayfa Sayısı: 325 Bazı toplumumuzda yaşlı insanlarla ilgilenen, ilgilenmesi gereken kurumlarca onlara sağlanan yaşama şartları utanılacak bir durumdadır. Yaşlılık konusu, ben bu kitabımı yazana kadar > ydu, yasak bir şeydi, hiç yanaşmamak, deşmemek gerekiyordu. Bu düşüncelere kanmadım, hatta böyle düşünüldüğü için kızdım da. Bulduğum sonuçlardan biri şu oldu: İnsanlar yaşlılıkta ölümü daha kolay benimsiyorlar. Sonra erkekler de, kadınlar da yaşlılıkta aşağılık bir durum, bir düşüş buluyorlar; insanın yaşlanınca kendi kendinin karikatürü olacağını düşünüyorlar.

Simone de Beauvoir – Yaşlılık 2: Son Çağı
Psikoloji / 26 Şubat 2018

Kitap Adı: Yaşlılık 2: Son Çağı Yazar: Simone de Beauvoir Yayıncı: Milliyet Yayınları Sayfa Sayısı: 463 Bazı toplumumuzda yaşlı insanlarla ilgilenen, ilgilenmesi gereken kurumlarca onlara sağlanan yaşama şartları utanılacak bir durumdadır. Yaşlılık konusu, ben bu kitabımı yazana kadar << tabu >> ydu, yasak bir şeydi, hiç yanaşmamak, deşmemek gerekiyordu. Bu düşüncelere kanmadım, hatta böyle düşünüldüğü için kızdım da. Bulduğum sonuçlardan biri şu oldu: İnsanlar yaşlılıkta ölümü daha kolay benimsiyorlar. Sonra erkekler de, kadınlar da yaşlılıkta aşağılık bir durum, bir düşüş buluyorlar; insanın yaşlanınca kendi kendinin karikatürü olacağını düşünüyorlar.

Rollo May – Kendini Arayan İnsan
Psikoloji / 22 Şubat 2018

Kitap Adı: Kendini Arayan İnsan Yazar: Rollo May Yayıncı: Okuyan Us Yayınları Sayfa Sayısı: 272 “Yaşantımızı tüm gerçekliğiyle analiz ediyor ve bu analiz çok çarpıcı. New York Times  “Çoğu insan yapayalnız olduğunun farkına varmaktan korktuğu için kendini asla aramıyor.” Chicago Tribune “Rollo May’in bu sağduyulu, popüler kitabı, espri ve hayal gücüyle bezenmiş, kültürle dokunmuş. Korkmayan ve halinden pek de memnun olmayan herkes için bu kitap son derece faydalı olacak.” New York Herald Tribune Rollo May, şu çok önemli soruyu soruyor: “Acaba gözden kaçırdığımız önemli bir rehber ve güç kaynağı var mı?” Ne geçmiş ne de gelecek açısından hiçbir şeyin kesin olmadığı bir dönemde içsel bütünlük nasıl sağlanabilir? “İnsanların benden beklentilerini yansıtan bir aynalar toplamından ibaretim.” Bu cümle size ne kadar yakın? Bu kitap, yaşadığımız bu “Endişe Çağı”nda kişisel bütünlüğümüzü bulmak için yazıldı. Amacımız, çağımızın güvensizliğine karşı durabilmemizi sağlayacak yöntemler bulmak, içimizdeki güç merkezini ortaya çıkarmak ve çok az şeyin güvende olduğu günümüzde, itimat edebileceğimiz değer ve amaçlara ulaşabilmemizi sağlayacak yolu elimizden geldiğince işaret edebilmektir. “İnsanları destek almaya sevk eden şey, duygusal ilişkilerinin sürekli olarak ayrılıkla noktalanması, evlilik planlarını bir türlü gerçekleştirememeleri yahut eşlerinin onları tatmin etmemesi gibi şikâyetler olabilir. Ne var ki konuşmaya başladıktan sonra çok geçmeden ister gerçek isterse…

Michael Shermer – İnsanlar Neden Sacma Şeylere İnanır
Psikoloji / 17 Şubat 2018

Kitap Adı: İnsanlar Neden Sacma Şeylere İnanır Yazar: Michael Shermer Yayıncı: Altın Bilek Yayınları Sayfa Sayısı: 615 Neden insanların çoğu zihin okuma, geçmiş hayattaki deneyimlerle ilgili terapiler, dünya dışı yaratıklar tarafından kaçırılma ve hayaletler gibi şeylere inanmakta? Bilimsel yaratışçılığın yükselişine ön ayak olan ve Yahudi soykırımının asla gerçekleşmediği inancını körükleyen şey nedir? Neden sözde bilimsel aydınlanmanın gerçekleştiği bu çağda, bu tarz hurafelerden her zamankinden daha fazla etkileniyormuş gibi görünüyoruz? Popüler batıl inançlar üzerine herhangi bir önyargı gütmeyen ve araştırma sürecinde de tamamen bilimsel teknikleri kullanan bilim tarihçisi Michael Shermer, bu sıra dışı iddiaları çürütüp bütün insanların bu fenomenleri, komplo teorilerini ve ortalıkta gezinen kültlerin meydana çıkış nedenlerini keşfetmeye çalışıyor. Zorlayarak ve gerektiğinde rahatsız edici bir üslupla yazılmış olan “İnsanlar Neden Saçma Şeylere İnanır” adlı bu kitap, sadece kendi kuruntularımızın inanılmaz kapasitesini ortaya koymakla kalmıyor aynı zamanda bilimsel ruhun da bir kutlaması olarak karşımıza çıkıyor.

Mark Wolynn – Seninle Başlamadı
Psikoloji / 12 Şubat 2018

Kitap Adı: Seninle Başlamadı: Kalıtsal Aile Travmaları Yazar: Mark Wolynn Yayıncı: Sola Yayınları Sayfa Sayısı: 280 “Seninle Başlamadı” bir misyonun ürünüdür, öyle bir misyon ki beni dünya genelinde dolaştırdı, sonra köklerime geri döndürüp bu yolculuğa başladığımda hiç düşünmediğim ve tasarlamadığım bir profesyonel kariyere yönlendirdi. Yirmi yılı aşkın bir süre boyunca, depresyon, anksiyete, kronik hastalıklar, fobiler, takıntılı düşünceler, travma sonrası stres bozukluğu ve diğer güçten düşürücü koşullarla mücadele eden bireylerle çalıştım. Birçoğu bana geldiklerinde yıllar süren konuşma terapileri, ilaç tedavileri ve diğer müdahalelerin, belirtilerinin kaynağını çözme ve acılarını giderme konusunda başarısızlıkla sonuçlanması nedeniyle cesaretleri kırılmış ve ümitlerini kaybetmiş bir hâldeydiler.   Kendi deneyimimden, eğitim ve klinik uygulamalarımdan öğrendiğim şey şu ki, cevap sadece kendi hikâyemizin içinde değil. Ebeveynlerimizin ve hatta onların ebeveynlerinin içinde bile olmayabilir. Son yapılan bilimsel araştırmalar travmaların etkilerinin bir nesilden diğer nesle geçebileceğini aktarmaya başladı. Bu “miras”, bilinen adıyla kalıtsal aile travmalarının konusunu oluşturuyor. Ortaya çıkan kanıtlar sistemin gerçekliğini doğruluyor. Kalıtımsal zincirde yer alan acı her zaman kendi kendine sona ermeyebilir ya da zamanla azalmayabilir. Asıl travmayı yaşayan kişi ölmüş, hikâyesinin üstü örtülmüş ve yıllar içinde saklı kalmış olsa bile, hayat tecrübesine ilişkin parçalar, anılar ve hisler yaşamaya devam edebilir. Âdeta şu an yaşayan kişilerin zihinlerinde ve bedenlerinde…

Herbert Fingarette – Kendini Aldatma
Psikoloji / 4 Şubat 2018

Kitap Adı: Kendini Aldatma: Neden ve Sonuçlara İlişkin Bir Analiz Yazar: Herbert Fingarette Yayıncı: Nobel Akademik Yayıncılık Sayfa Sayısı: 96 Kendimizi niçin aldatırız? Aldatırken hem “fail” hem de “mağdur” olmak nasıl bir insanlık halidir? Bu durumu, “kasıtlı bir uyku hali”ne dalmak diye adlandırabilir miyiz?Fingarette, bu kitabında kendini aldatmanın gündelik dildeki göndermelerini çözerken, mevcut çalışmalara özgün katkılarda bulunuyor.Önce, konuya eğilen önceki çalışmaların paradokslar taşıdığını gösteriyor; sonra, bu paradoksallığı gidermek için, kendi yaklaşımının Varoluş felsefesiyle ilişkilendiği noktadan hareketle, “nasıl?” sorusunu bir yana bırakarak, bakışını “neden kişi kendini aldatır?” sorusuna kaydırıyor. Ve, “Kişi, neden bildiği bir şeyi kendisine bile ikrar etmekten kaçınır? Bunu başkaları bir yana kendisine bile söylemeye neden çekinir? Yalan söyleyen kişi kendi yalanına neden inanır?” sorularının izini “kişi olma” mücadelesi açısından sürdürüyor. Zihnin işleyiş biçimi hakkında düşünürken; benlik, bilinçaltı ve kişisel sorumluluk hakkındaki temel fikirlerimizi, suçluluk ve masumiyet hakkındaki ahlâki sınıflandırmalarımızı sorguluyor.Fingarette, Kendini Aldatma’yı, psikolojik, felsefi, etik, nöropsikolojik bağlamlarda değerlendirirken, hem Camus, Molière, Eugene O’Neill gibi yazarların eserlerinden, hem de gündelik yaşamda sıkça karşılaştığımız örneklerden faydalanarak kendini aldatmanın çeşitli yönlerine dikkat çekiyor.Yeni baskısına eklediği “Kendini Aldatma Açıklama Gerektirmiyor” başlıklı bir bölümle de kitabı konusunun vazgeçilmezleri arasına katıyor. Kuşkusuz, kendini aldatma durumunun en can alıcı noktası ise kişinin kendini aldatmayı bıraktıktan…

Carl Gustav Jung – Analitik Psikolojinin Temel İlkeleri
Psikoloji / 1 Şubat 2018

Kitap Adı: Analitik Psikolojinin Temel İlkeleri Yazar: Carl Gustav Jung Yayıncı: Cem Yayınevi Sayfa Sayısı: 256 Kamuran Şipal’in Türkçesiyle sunduğumuz Analitik Psikolojinin Temel İlkeleri/Konferanslar, Jung’un 1935 yılında Londra Tavistock Kiliniği’nde 200 kadar hekim, psikiyatrist ve psikoterapiste verdiği konferanslardan oluşuyor. Bu konferanslar daha sonra kitap olarak yayımlandı ve günümüze kadar Analitik Psikoloji’nin temellerine giriş olarak büyük ilgi gördü. Analitik Psikoloji’nin ve Jung’un kişilik öğretisinin temellerini aktaran bu konferansların ülkemizde de ilgi göreceğini umuyoruz.

Doğan Cüceloğlu – Korku Kültürü
Psikoloji / 1 Şubat 2018

Kitap Adı: Korku Kültürü: Niçin 'Mış Gibi' Yaşıyoruz ? Yazar: Doğan Cüceloğlu Yayıncı: Remzi Kitabevi Sayfa Sayısı: 328 Niçin “Mış” Gibi Yaşıyoruz?   “Ben” değil “biz” diyen güçlüdür. Toplum olarak “biz” kimliğimizi keşfetmek ve yaşamak zorundayız. Barış, huzur, üretim, gelişme içinde özgürce yaşamamız, “biz” diyebilmemize bağlı. Evinin temizliğine titizlikle dikkat ettiğimiz halde, nasıl oluyor da yollarda, kaldırımlarda, parklarda, kumsalda arkamızda bir çöplük bırakıyoruz? Neden engelliler için ayrılmış park yerlerine, engelli olmadığımız halde aracımızı park ediyoruz? “Sadece ben” diyen insan nasıl yetişiyor? Kötü insanlar değiliz, ama birbirimize kötü davranıyoruz. Bizim gibi düşünmeyenleri dinlemek bile istemiyoruz ve hemen ötekileştiriyoruz. Niçin? On günlük bir Türkiye yolculuğunda günlük gözlemlerle bu ve benzer soruların cevabını bulmak için bir sohbet oluşturduk. Üç kişiydik; ben Doğan, bu kitabın yazarı; Timur, tatil için Amerika’dan gelen otuz yaşlarında oğlum ve Arif öğretmen. Neden “sadece ben” demenin ötesinde “biz” diyemediğimizi anlamaya çalıştık. Neler keşfettiğimizi merak ediyorsanız, buyurun sohbetimize siz de katılın.

Sigmund Freud – Psikanaliz Üzerine
Psikoloji / 30 Ocak 2018

Kitap Adı: Psikanaliz Üzerine: Yeni Araştırmalar ve Bulgular Yazar: Sigmund Freud Yayıncı: Say Yayınları Sayfa Sayısı: 272 Freud’un 1915-1917 yılları arasında geniş bir dinleyici kitlesine vermiş olduğu temel psikanaliz konferansları üzerinden kaleme aldığı Psikanalize Giriş’in son kısmı olan bu kitap, Freud’un psikanaliz üzerine son araştırmalarını ve bulgularını içeriyor. Bu yeni derslerin diğerlerine olan bağlılığı, onlardaki sayısal dizilimi sürdürüp 29. Ders’ten başlamasıdır. Freud bu eseri ile, o zamanlarda daha henüz yeni bir alan olan psikanalize ilgi göstereceğini beklediği “aydınlar topluluğuna” yönelmektedir. Kendisinin de aktardığı gibi bu derslerde, sadelik, tamlık ve bütünlük görünümü uyandıracak diye özverilerde bulunmaktan kaçınmak, sorunları bütün çıplaklığıyla ortaya koymak, boşlukları ve güven duygusu uyandırmayan noktaları yadsımamak başlıca amacı olmuştur. Psikanaliz Üzerine Yeni Araştırmalar ve Bulgular, Freudcu analiz konusunda bilinmesi gereken temel ve özlü bilgiler içermesi bakımından vazgeçilmez değerde bir anahtar kitap olma özelliği taşımaktadır.

Sigmund Freud – Düşlerin Yorumu 1
Psikoloji / 30 Ocak 2018

Kitap Adı: Düşlerin Yorumu 1 Yazar: Sigmund Freud Yayıncı: Payel Yayınları Sayfa Sayısı: 325 “Düşlerin Yorumu” tam metin olarak ilk kez Türkçeye çevrilmektedir. Geniş hacmi nedeniyle iki cilt halinde yayımlamak zorunda kaldığımız yapıtın ilk cildinde düş sorununa Freud-öncesi bakış açısına ilişkin geniş bir literatür taraması, düşlerin yorumlama yönteminin tanıtılması, düşlerin istek doyurma özelliğinin kanıtlanması, düş çarpıtması görüngüsü ile düşlerin malzemesi ve kaynaklarına ilişkin bölümler yer almaktadır. Freud’un kendisinin gördüğü ve hastalarından derlediği pek çok düşün ayrıntılı çözümlemelerinin de yer aldığı bu cildi “Düş-işlemi” ve “Düş Süreçlerinin Ruhbilimi” başlıklarını taşıyan iki kapsamlı bölümden oluşan ikinci cilt izleyecektir. 90 yıl önce yazılmış bu kitabın ruh hekimliği ve ruhbilim uygulayıcıları için güncelliğini koruduğunu düşünüyoruz. Diğer okurlar için düşler hakkında yeni bilgiler edinmek ilginç olacaktır. Her insanın geceleri uykusunda yaptığı simgesel yaratı eylemini meslek haline getirmiş olan sanatçıların da “Düşlerin Yorumu”ndan yeni içgörüler kazanacakları inancındayız.