Simone de Beauvoir – Yaşlılık 2: Son Çağı

Yaşlılık 2: Son Çağı Kitap Kapağı Yaşlılık 2: Son Çağı
Simone de Beauvoir
Milliyet Yayınları
463

Bazı toplumumuzda yaşlı insanlarla ilgilenen, ilgilenmesi gereken kurumlarca onlara sağlanan yaşama şartları utanılacak bir durumdadır. Yaşlılık konusu, ben bu kitabımı yazana kadar << tabu >> ydu, yasak bir şeydi, hiç yanaşmamak, deşmemek gerekiyordu. Bu düşüncelere kanmadım, hatta böyle düşünüldüğü için kızdım da. Bulduğum sonuçlardan biri şu oldu: İnsanlar yaşlılıkta ölümü daha kolay benimsiyorlar. Sonra erkekler de, kadınlar da yaşlılıkta aşağılık bir durum, bir düşüş buluyorlar; insanın yaşlanınca kendi kendinin karikatürü olacağını düşünüyorlar.

Simone de Beauvoir – Yaşlılık 1: İlk Çağı

Yaşlılık 1: İlk Çağı Kitap Kapağı Yaşlılık 1: İlk Çağı
Simone de Beauvoir
Milliyet Yayınları
325

Bazı toplumumuzda yaşlı insanlarla ilgilenen, ilgilenmesi gereken kurumlarca onlara sağlanan yaşama şartları utanılacak bir durumdadır. Yaşlılık konusu, ben bu kitabımı yazana kadar << tabu >> ydu, yasak bir şeydi, hiç yanaşmamak, deşmemek gerekiyordu. Bu düşüncelere kanmadım, hatta böyle düşünüldüğü için kızdım da. Bulduğum sonuçlardan biri şu oldu: İnsanlar yaşlılıkta ölümü daha kolay benimsiyorlar. Sonra erkekler de, kadınlar da yaşlılıkta aşağılık bir durum, bir düşüş buluyorlar; insanın yaşlanınca kendi kendinin karikatürü olacağını düşünüyorlar.

Rollo May – Kendini Arayan İnsan

Kendini Arayan İnsan Kitap Kapağı Kendini Arayan İnsan
Rollo May
Okuyan Us Yayınları
272

"Yaşantımızı tüm gerçekliğiyle analiz ediyor ve bu analiz çok çarpıcı.
New York Times 

"Çoğu insan yapayalnız olduğunun farkına varmaktan korktuğu için kendini asla aramıyor."
Chicago Tribune

"Rollo May'in bu sağduyulu, popüler kitabı, espri ve hayal gücüyle bezenmiş, kültürle dokunmuş. Korkmayan ve halinden pek de memnun olmayan herkes için bu kitap son derece faydalı olacak."
New York Herald Tribune

Rollo May, şu çok önemli soruyu soruyor: "Acaba gözden kaçırdığımız önemli bir rehber ve güç kaynağı var mı?" Ne geçmiş ne de gelecek açısından hiçbir şeyin kesin olmadığı bir dönemde içsel bütünlük nasıl sağlanabilir?

"İnsanların benden beklentilerini yansıtan bir aynalar toplamından ibaretim." Bu cümle size ne kadar yakın?

Bu kitap, yaşadığımız bu "Endişe Çağı"nda kişisel bütünlüğümüzü bulmak için yazıldı. Amacımız, çağımızın güvensizliğine karşı durabilmemizi sağlayacak yöntemler bulmak, içimizdeki güç merkezini ortaya çıkarmak ve çok az şeyin güvende olduğu günümüzde, itimat edebileceğimiz değer ve amaçlara ulaşabilmemizi sağlayacak yolu elimizden geldiğince işaret edebilmektir.

"İnsanları destek almaya sevk eden şey, duygusal ilişkilerinin sürekli olarak ayrılıkla noktalanması, evlilik planlarını bir türlü gerçekleştirememeleri yahut eşlerinin onları tatmin etmemesi gibi şikâyetler olabilir. Ne var ki konuşmaya başladıktan sonra çok geçmeden ister gerçek isterse hayalini kurdukları eşlerinden aslında kendi içlerindeki bir eksikliği gidermesini yahut bir boşluğu doldurmasını bekledikleri ve bu gerçekleşmediği için endişeye ya da öfkeye kapıldıklarını açığa vuruyorlar."
kitaptan

Michael Shermer – İnsanlar Neden Sacma Şeylere İnanır

İnsanlar Neden Sacma Şeylere İnanır Kitap Kapağı İnsanlar Neden Sacma Şeylere İnanır
Michael Shermer
Altın Bilek Yayınları
615

Neden insanların çoğu zihin okuma, geçmiş hayattaki deneyimlerle ilgili terapiler, dünya dışı yaratıklar tarafından kaçırılma ve hayaletler gibi şeylere inanmakta? Bilimsel yaratışçılığın yükselişine ön ayak olan ve Yahudi soykırımının asla gerçekleşmediği inancını körükleyen şey nedir? Neden sözde bilimsel aydınlanmanın gerçekleştiği bu çağda, bu tarz hurafelerden her zamankinden daha fazla etkileniyormuş gibi görünüyoruz? Popüler batıl inançlar üzerine herhangi bir önyargı gütmeyen ve araştırma sürecinde de tamamen bilimsel teknikleri kullanan bilim tarihçisi Michael Shermer, bu sıra dışı iddiaları çürütüp bütün insanların bu fenomenleri, komplo teorilerini ve ortalıkta gezinen kültlerin meydana çıkış nedenlerini keşfetmeye çalışıyor. Zorlayarak ve gerektiğinde rahatsız edici bir üslupla yazılmış olan "İnsanlar Neden Saçma Şeylere İnanır" adlı bu kitap, sadece kendi kuruntularımızın inanılmaz kapasitesini ortaya koymakla kalmıyor aynı zamanda bilimsel ruhun da bir kutlaması olarak karşımıza çıkıyor.

Mark Wolynn – Seninle Başlamadı

Seninle Başlamadı: Kalıtsal Aile Travmaları Kitap Kapağı Seninle Başlamadı: Kalıtsal Aile Travmaları
Mark Wolynn
Sola Yayınları
280

"Seninle Başlamadı" bir misyonun ürünüdür, öyle bir misyon ki beni dünya genelinde dolaştırdı, sonra köklerime geri döndürüp bu yolculuğa başladığımda hiç düşünmediğim ve tasarlamadığım bir profesyonel kariyere yönlendirdi. Yirmi yılı aşkın bir süre boyunca, depresyon, anksiyete, kronik hastalıklar, fobiler, takıntılı düşünceler, travma sonrası stres bozukluğu ve diğer güçten düşürücü koşullarla mücadele eden bireylerle çalıştım. Birçoğu bana geldiklerinde yıllar süren konuşma terapileri, ilaç tedavileri ve diğer müdahalelerin, belirtilerinin kaynağını çözme ve acılarını giderme konusunda başarısızlıkla sonuçlanması nedeniyle cesaretleri kırılmış ve ümitlerini kaybetmiş bir hâldeydiler.

 

Kendi deneyimimden, eğitim ve klinik uygulamalarımdan öğrendiğim şey şu ki, cevap sadece kendi hikâyemizin içinde değil. Ebeveynlerimizin ve hatta onların ebeveynlerinin içinde bile olmayabilir. Son yapılan bilimsel araştırmalar travmaların etkilerinin bir nesilden diğer nesle geçebileceğini aktarmaya başladı. Bu “miras”, bilinen adıyla kalıtsal aile travmalarının konusunu oluşturuyor. Ortaya çıkan kanıtlar sistemin gerçekliğini doğruluyor. Kalıtımsal zincirde yer alan acı her zaman kendi kendine sona ermeyebilir ya da zamanla azalmayabilir. Asıl travmayı yaşayan kişi ölmüş, hikâyesinin üstü örtülmüş ve yıllar içinde saklı kalmış olsa bile, hayat tecrübesine ilişkin parçalar, anılar ve hisler yaşamaya devam edebilir. Âdeta şu an yaşayan kişilerin zihinlerinde ve bedenlerinde çözüm bulmak için geçmişten günümüze uzanır.

 

“Seninle Başlamadı” geleneksel psikoterapinin, ilaçların ve diğer müdahale yöntemlerinin uzun süredir çözemediği zorlukların ortadan kaldırılmasında dönüştürücü bir yaklaşım sunmaktadır.

 

«Seninle Başlamadı» için yapılan değerlendirmeleri okuyabilirsiniz.

 

Mark Wolynn,  bilemediğimiz ve acı çekmemize sebep olan çözülmemiş travmalarla  bizi atalarımıza derinden bağlayan yolları aydınlatma konusunda muhteşem bir iş başarıyor. Bize derinden anlayışı, diyalog görselleştirmelerini ve şevkatle yeniden bağlanmayı sağlayacak teknikler ve beceriler sunuyor.”

-James S. Gordon, MD, Yazar-

-Unstuck: Your Guide to the Seven-Stage Journey Out of Depression -

 

“Seninle Başlamadı travma terapileri alanında, farkındalık uygulamaları konusunda insanı anlamak için ileriye doğru güçlü bir adım atmanızı sağlıyor. Cesur, yaratıcı ve şevkat dolu bir çalışma.”

-Sharon Salzberg, Yazar-

-Lovingkindness and Real Happiness-

 

“Kalıpları altüst eden bu kitap kalıtsal aile travmaları konusunda anlayışı geliştiren ve acı çekmeye son verebilecek güçlü araçlar sunuyor. Mark Wolynn iyileşmeye doğru yapılacak seyahatte güvenilir ve bilge bir rehberdir. “

-Tara Brach, Phd, Yazar-

-Radical Acceptance and True Refuge-

 

“Mark Wolynn’in sıradışı kitabı tarihin size nasıl bir kimlik verdiğini anlamanızı sağlayarak aile bağlarının ve eve dönüşünüzün şifresini kırıyor. Hayat değiştiren hikâyeler, güçlü öngörüler, pratik araçlar ve iyileşme için gerekli yollarla dolu olan Seninle Başlamadı, Alice Miller’in devrim yaratan Yetenekli Çocuğun Dramı ve Dan Siegel’in Gelişen Zihin adlı eserlerinin tam yanında bir başyapıt olarak yer almayı hak ediyor. Ailenizi bir daha asla aynı şekilde göremeyeceksiniz.”

-Mark Matousek, Yazar-

-Ethical Wisdom-

“Nöro bilimleri ve psikodinamik düşünmeyi birleştiren Seninle Başlamadı,  üst düzeyde faydalı bir araç kutusu olarak hayatınızı değiştirecek. Bu kitapla kendi başınıza klinik yardım alabilir ve güçlü içgörülere sahip olabilirsiniz.”

-Jess P. Shatkin, MD, MPH, Newyork Üni. Çocuk Araş. Merk. Başkan Yrd, Yazar-

-Child & Adolescent Mental Health-

Herbert Fingarette – Kendini Aldatma

Kendini Aldatma: Neden ve Sonuçlara İlişkin Bir Analiz Kitap Kapağı Kendini Aldatma: Neden ve Sonuçlara İlişkin Bir Analiz
Herbert Fingarette
Nobel Akademik Yayıncılık
96

Kendimizi niçin aldatırız? Aldatırken hem “fail” hem de “mağdur” olmak nasıl bir insanlık halidir? Bu durumu, “kasıtlı bir uyku hali”ne dalmak diye adlandırabilir miyiz?Fingarette, bu kitabında kendini aldatmanın gündelik dildeki göndermelerini çözerken, mevcut çalışmalara özgün katkılarda bulunuyor.Önce, konuya eğilen önceki çalışmaların paradokslar taşıdığını gösteriyor; sonra, bu paradoksallığı gidermek için, kendi yaklaşımının Varoluş felsefesiyle ilişkilendiği noktadan hareketle, “nasıl?” sorusunu bir yana bırakarak, bakışını “neden kişi kendini aldatır?” sorusuna kaydırıyor. Ve, “Kişi, neden bildiği bir şeyi kendisine bile ikrar etmekten kaçınır? Bunu başkaları bir yana kendisine bile söylemeye neden çekinir? Yalan söyleyen kişi kendi yalanına neden inanır?” sorularının izini “kişi olma” mücadelesi açısından sürdürüyor. Zihnin işleyiş biçimi hakkında düşünürken; benlik, bilinçaltı ve kişisel sorumluluk hakkındaki temel fikirlerimizi, suçluluk ve masumiyet hakkındaki ahlâki sınıflandırmalarımızı sorguluyor.Fingarette, Kendini Aldatma’yı, psikolojik, felsefi, etik, nöropsikolojik bağlamlarda değerlendirirken, hem Camus, Molière, Eugene O’Neill gibi yazarların eserlerinden, hem de gündelik yaşamda sıkça karşılaştığımız örneklerden faydalanarak kendini aldatmanın çeşitli yönlerine dikkat çekiyor.Yeni baskısına eklediği “Kendini Aldatma Açıklama Gerektirmiyor” başlıklı bir bölümle de kitabı konusunun vazgeçilmezleri arasına katıyor. Kuşkusuz, kendini aldatma durumunun en can alıcı noktası ise kişinin kendini aldatmayı bıraktıktan sonra neler olacağı...(İçimizdeki kendini aldatma dürtüsünün) varlığından ve faaliyetinden haberdar olmadan ve onun düzenlerine karşı hazırlanmadan insanın duyguları üzerine çalışmaya koyulmak, bir sondaj aleti olmadan, sadece suyun yüzeyine bakarak, denizin derinliklerinin yapısını anlamaya çalışmak gibidir." Jacques Rivière

Carl Gustav Jung – Analitik Psikolojinin Temel İlkeleri

Analitik Psikolojinin Temel İlkeleri Kitap Kapağı Analitik Psikolojinin Temel İlkeleri
Carl Gustav Jung
Cem Yayınevi
256

Kamuran Şipal'in Türkçesiyle sunduğumuz Analitik Psikolojinin Temel İlkeleri/Konferanslar, Jung'un 1935 yılında Londra Tavistock Kiliniği'nde 200 kadar hekim, psikiyatrist ve psikoterapiste verdiği konferanslardan oluşuyor. Bu konferanslar daha sonra kitap olarak yayımlandı ve günümüze kadar Analitik Psikoloji'nin temellerine giriş olarak büyük ilgi gördü. Analitik Psikoloji'nin ve Jung'un kişilik öğretisinin temellerini aktaran bu konferansların ülkemizde de ilgi göreceğini umuyoruz.

Doğan Cüceloğlu – Korku Kültürü

Korku Kültürü: Niçin 'Mış Gibi' Yaşıyoruz ? Kitap Kapağı Korku Kültürü: Niçin 'Mış Gibi' Yaşıyoruz ?
Doğan Cüceloğlu
Remzi Kitabevi
328

Niçin “Mış” Gibi Yaşıyoruz?

 

“Ben” değil “biz” diyen güçlüdür. Toplum olarak “biz” kimliğimizi keşfetmek ve yaşamak zorundayız. Barış, huzur, üretim, gelişme içinde özgürce yaşamamız, “biz” diyebilmemize bağlı. Evinin temizliğine titizlikle dikkat ettiğimiz halde, nasıl oluyor da yollarda, kaldırımlarda, parklarda, kumsalda arkamızda bir çöplük bırakıyoruz? Neden engelliler için ayrılmış park yerlerine, engelli olmadığımız halde aracımızı park ediyoruz? “Sadece ben” diyen insan nasıl yetişiyor? Kötü insanlar değiliz, ama birbirimize kötü davranıyoruz. Bizim gibi düşünmeyenleri dinlemek bile istemiyoruz ve hemen ötekileştiriyoruz.

Niçin?

On günlük bir Türkiye yolculuğunda günlük gözlemlerle bu ve benzer soruların cevabını bulmak için bir sohbet oluşturduk. Üç kişiydik; ben Doğan, bu kitabın yazarı; Timur, tatil için Amerika’dan gelen otuz yaşlarında oğlum ve Arif öğretmen. Neden “sadece ben” demenin ötesinde “biz” diyemediğimizi anlamaya çalıştık. Neler keşfettiğimizi merak ediyorsanız, buyurun sohbetimize siz de katılın.

Sigmund Freud – Psikanaliz Üzerine

Psikanaliz Üzerine: Yeni Araştırmalar ve Bulgular Kitap Kapağı Psikanaliz Üzerine: Yeni Araştırmalar ve Bulgular
Sigmund Freud
Say Yayınları
272

Freud'un 1915-1917 yılları arasında geniş bir dinleyici kitlesine vermiş olduğu temel psikanaliz konferansları üzerinden kaleme aldığı Psikanalize Giriş'in son kısmı olan bu kitap, Freud'un psikanaliz üzerine son araştırmalarını ve bulgularını içeriyor. Bu yeni derslerin diğerlerine olan bağlılığı, onlardaki sayısal dizilimi sürdürüp 29. Ders'ten başlamasıdır. Freud bu eseri ile, o zamanlarda daha henüz yeni bir alan olan psikanalize ilgi göstereceğini beklediği "aydınlar topluluğuna" yönelmektedir.

Kendisinin de aktardığı gibi bu derslerde, sadelik, tamlık ve bütünlük görünümü uyandıracak diye özverilerde bulunmaktan kaçınmak, sorunları bütün çıplaklığıyla ortaya koymak, boşlukları ve güven duygusu uyandırmayan noktaları yadsımamak başlıca amacı olmuştur. Psikanaliz Üzerine Yeni Araştırmalar ve Bulgular, Freudcu analiz konusunda bilinmesi gereken temel ve özlü bilgiler içermesi bakımından vazgeçilmez değerde bir anahtar kitap olma özelliği taşımaktadır.

Sigmund Freud – Düşlerin Yorumu 1

Düşlerin Yorumu 1 Kitap Kapağı Düşlerin Yorumu 1
Sigmund Freud
Payel Yayınları
325

"Düşlerin Yorumu" tam metin olarak ilk kez Türkçeye çevrilmektedir. Geniş hacmi nedeniyle iki cilt halinde yayımlamak zorunda kaldığımız yapıtın ilk cildinde düş sorununa Freud-öncesi bakış açısına ilişkin geniş bir literatür taraması, düşlerin yorumlama yönteminin tanıtılması, düşlerin istek doyurma özelliğinin kanıtlanması, düş çarpıtması görüngüsü ile düşlerin malzemesi ve kaynaklarına ilişkin bölümler yer almaktadır. Freud'un kendisinin gördüğü ve hastalarından derlediği pek çok düşün ayrıntılı çözümlemelerinin de yer aldığı bu cildi "Düş-işlemi" ve "Düş Süreçlerinin Ruhbilimi" başlıklarını taşıyan iki kapsamlı bölümden oluşan ikinci cilt izleyecektir.
90 yıl önce yazılmış bu kitabın ruh hekimliği ve ruhbilim uygulayıcıları için güncelliğini koruduğunu düşünüyoruz. Diğer okurlar için düşler hakkında yeni bilgiler edinmek ilginç olacaktır. Her insanın geceleri uykusunda yaptığı simgesel yaratı eylemini meslek haline getirmiş olan sanatçıların da "Düşlerin Yorumu"ndan yeni içgörüler kazanacakları inancındayız.

Sigmund Freud – Düşlerin Yorumu 2

Düşlerin Yorumu 2 Kitap Kapağı Düşlerin Yorumu 2
Sigmund Freud
Payel Yayınları
405

Freud'un kendisinin gördüğü ve hastalarından derlediği pek çok düşün ayrıntılı çözümlemelerinin de yer aldığı ilk ciltten sonra, şimdi de "Düş-İşlemi" ve "Düş Süreçlerinin Ruhbilimi" başlıklarını taşıyan iki kapsamlı bölümle geniş bir Kaynakça'nın ve Düşler Dizini ile Sözcük Dizini'nin de yer aldığı, "Freud Kitaplığı"nın 5. kitabı olan, elinizdeki bu 2. Cildi çıkarmış bulunuyoruz.

Judith Butler – Yaşam ile Ölümün Akrabalığı

Yaşam ile Ölümün Akrabalığı: Antigone'nin İddiası Kitap Kapağı Yaşam ile Ölümün Akrabalığı: Antigone'nin İddiası
Judith Butler
Kabalcı Yayınevi

Antigone`nin suçu, ağabeyinin cesedini, dayısı Kral Kreon`un yasağına rağmen gömmesidir. Kreon`un huzuruna çıktığında failin kendisi olduğunu inkar etmeyi reddeder, eyleminin arkasında durur. Yasaklanmış bir yası tutar Antigone. Bu nedenle başkaldırısı kendisini ölüme sürükleyen bir karakter olarak her zaman tartışma konusu olmuştur. Feminizm eksenli tartışmaların en önemli isimlerinden Judith Butler bu kitabında `Antigone belirli bir feminist siyaset türünün temsilcisi haline getirilebilir mi?` sorusunu irdeler. Butler`a göre Antigone temsil ile temsil edilebilirliğin, aile ile devletin, yaşam ile ölümün eşiğinde bir karakterdir; normlara kafa tutan bir karakter. Bu yönüyle yasaya başkaldırının bir sembolü olmuştur. Risklerle dolu bir karakterdir Antigone; kültürel kavranabilirlik alanının sınırlarını zorlar. Peki bütün bu özellikleriyle Antigone kafa tuttuğu yapıların değişmesinde rol oynayabilir mi? Bunun için Antigone üzerinden aşklarımızın, kayıplarımızın meşru ve tanınabilir olmasını belirleyen kavranabilirlik sınırlarının yeniden düşünülmesi gerekir...

Gary Small & Gigi Vorgan – Bir Psikiyatristin Gizli Defteri

Bir Psikiyatristin Gizli Defteri: En Sıradışı Vakalar Kitap Kapağı Bir Psikiyatristin Gizli Defteri: En Sıradışı Vakalar
Gary Small & Gigi Vorgan
NTV Yayınları
336

Gerçek hikâyeler kurgudan çok daha tuhaftır, Dr. Gary Small da bunu gayet iyi biliyor. Psikiyatriyle ve insan beyni üstüne çığır açıcı araştırmalarla geçen otuz yıl içinde Dr. Small pek çok şey görmüş. Şimdi ofisinin kapılarını açmaya ve kariyerinin en gizemli, ilginç ve tuhaf hastalarını anlatmaya hazır.

Bu kitap bir psikiyatristin zihnine ve onun giderek gelişim gösteren mesleki yaşamına yapılan aydınlatıcı bir yolculuk. Aynı zamanda bu branşın ve daha önce görülmemiş, tanısı koyulmamış çeşitli akıl hastalıklarının perde arkasına da bir bakış… Kitabı okurken kendinizi, bizi insan yapan şaşırtıcı tuhaflıklar üstüne düşünürken bulacaksınız.

Sıkça komik, kimi zaman trajik ve daima etkileyici Dr. Small, sizleri kariyeri içinde Boston'un kalabalık acil servis koridorlarından başlayıp ülke elitlerinin multimilyon dolarlık kayak localarına dek uzayan bir geziye çıkarıyor. Bu gezi sırasında birbirinden tuhaf gerçek karakterleri anlatırken, bir yandan da esrarengiz histerik körlükle, penisinin küçüldüğüne inanan bir adamla, gizli sürdürülen çifte hayatlarla ve ürkütücü derecede psikotik romantik arzularla baş ediyor. Akıl hocası kendi hastası olduğunda Dr. Small'un kariyeri ve kişisel hayatı tam bir döngüyü tamamlıyor ve Small'un kimsenin zihinsel araştırmanın ötesinde olmadığını anlamasını sağlıyor; kendisinin bile...

Irvin D. Yalom – Ölüm Korkusunu Yenmek

Ölüm Korkusunu Yenmek Kitap Kapağı Ölüm Korkusunu Yenmek
Irvin D. Yalom
Pegasus Yayınları
104

“Bir şeyler oluyor…

Geçmişim durmadan aklıma geliyor…

İkili hayatım, gece ve gündüz, hepsi birbirine giriyor.

Konuşmamız gerek.”

Yalom kalbi kırıkları iyileştiren bir psikiyatrist, Robert Berger ise kalp cerrahıdır. Tıp fakültesinde birlikte okuyan ve birbirlerini çok seven iki arkadaş, mezuniyetlerinin ellinci yıl dönümünde Berger’in isteği üzerine sessiz bir köşeye çekilir. Farklı ortamlarda yetişseler de Yahudi Soykırımı onların yıllardır konuşmaktan kaçındıkları ortak geçmişleridir. Artık yetmişlerinin sonlarına yaklaşan Yalom ve Berger için dile getirilmemiş acılarla yüzleşme vakti gelmiştir.

Macaristan’daki Yahudi Soykırımı’ndan sahte Hristiyan kimliğiyle sağ çıkan Berger, yakınlarını kaybetmenin ve öldürülen insanlara yardım edememenin neden olduğu duyguları yaşamı boyunca tehlikeyle iç içe yaşayarak, onu kontrol altında tutmaya çalışarak ve kendini hayat kurtarmaya adayarak bastırmıştır. Ancak iş için gittiği Venezuela’da burun buruna geldiği tehlike, acılarını tetikleyerek bir kâbus görmesine yol açar. İki yakın arkadaşın arasındaki uzun sessizliğin sonu da işte bu kâbus olmuştur.

Yalom, yaşadığını hissetmek için sadece çarpan bir insan kalbini avuçlarında tutmaya ihtiyaç duyan bir adamın anılarını bizlerle paylaşıyor. Yazarın geçmişine de kısa bir bakış niteliğinde olan Ölüm Korkusunu Yenmek, bir bastırma, yüzleşme ve iyileşme hikâyesi.

“Yalom nadir görülen bir kombinasyona sahip; hem bir sanatçı hem de coşkulu bir bilim insanı.”

-San Francisco Chronicle -

Irvin D. Yalom – Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek

Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek Kitap Kapağı Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek
Irvin D. Yalom
Kabalcı Yayınevi
256

Öz-farkındalık büyük bir armağan, hayat kadar değerli bir hazinedir. Bizi insan yapan şeydir. Ama bedeli de çok ağırdır ölümlülük yarası. Varoluşumuz, büyüyüp gelişeceğimiz ve kaçınılmaz bir şekilde ölüp yok olacağımız bilgisiyle gölgelenir.
Ölümlülük düşüncesi tarihin başından beri peşimizi bırakmaz. Dört bin yıl önce Babil kahramanı Gılgamış, arkadaşı Enkidu'nun ölümü üzerine yukarıda alıntıladığım sözleri söylemiştir: "Sen artık karanlıklar içindesin ve beni duyamaz oldun. Ben de öldüğümde Enkidu gibi olmayacak mıyım? Yüreğim umutsuzluk içinde. Ölümden korkuyorum."
Gılgamış hepimiz adına konuşuyor. Onun ölümden korktuğu gibi hepimiz korkarız her erkek, kadın ve çocuk ölümden korkar. Bazılarımız için ölüm korkusu genelleşmiş bir huzursuzluk şeklinde dolaylı olarak kendini gösterir ya da başka bir psikolojik bozukluk kılığına girer; bazılarımız ölümle ilgili açık ve bilinçli bir anksiyete yaşarken, bazılarımız için ölüm korkusu bütün mutluluk ve sevinci engelleyen bir dehşet haline gelir..." Son derece kişisel olan bu kitabını Irvin D. Yalom, ölüm korkusuyla verdiği mücadele sırasında öğrendiklerinden yola çıkarak hazırlamış. Ölümle siz yüzleştiniz mi? Irvin D. Yalom okuyucularına ölümle korkmadan yüzleşmenin yollarını hastalarıyla seanslarında edindiği deneyimler yardımıyla biz okuyucularına aktarıyor.