Carl Gustav Jung – Psikoloji ve Din
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Psikoloji ve Din Yazar: Carl Gustav Jung Yayıncı: Okyanus Yayınları Sayfa Sayısı: 96 Din, insan aklının en eski ve en yaygın uğraşlarından biridir. Bu nedenle insanın psikolojik yapısına değinen her psikoloji dalı, dinin sadece toplumsal ya da tarihsel bir olay olmayıp, çok sayıda insan için oldukça kişisel bir ilgi alanı olduğu gerçeğini gözlemlemeden edemez.

Carl Gustav Jung – Dört Arketip
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Dört Arketip Yazar: Carl Gustav Jung Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 144 Tıp ve psikiyatri kökenli bir ruh çözümlemecisi olan Carl Gustav Jung’un, psikolojik tiplemeler, kompleksler teorisi ve sözcük çağrışım testi gibi özgün bilimsel katkıları günümüz psikolojisi ve psikiyatrisi içinde hâlâ yerini korumaktadır. Bunun ötesinde, bugün Jung’u bir ekol olarak anmamızın nedeni, bütün insan bilimlerine yansıyan türev ve etkileriyle “simge” alanındaki çalışmaları, ve kişisel ya da kolektif bilinçdışının dinamiklerini ve görüngülerini irdeleyen yapıtlarıdır. Jung düşüncesinin antropolojiden teoloji ve felsefeye, etnolojiden sosyolojiye çok geniş bir alanda kalıcı izleri vardır. Anne arketipi, yeniden doğuş, masallarda ruhun fenomenolojisi ve hilebaz figürünün psikolojisi üzerine kaleme aldığı bu dört makale, Jungun simge alanındaki çalışmalarına ışık tutacak önemli bir toplam.

Abraham Maslow – İnsan Olmanın Psikolojisi
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: İnsan Olmanın Psikolojisi Yazar: Abraham Maslow Yayıncı: Kuraldışı Yayınevi Sayfa Sayısı: 245 Üçüncü Güç adıyla tanınan Hümanistik Psikolojinin babası Abraham Maslow, “İnsan doğası ancak objektif ile sübjektif bir arada ele alındığında anlaşılabilir. Bireyin ne olduğunu değil, ne olabileceğini, ne gibi potansiyeller barındırdığını incelemek insan türünün mutluluğu ve geleceği açısından çok önemlidir” diyor. Maslow’un başını çektiği hümanist psikologlara dek bilimsel bakış, insanın eksikliklerine yoğunlaşıyordu, gücüne ve potansiyeline değil. Oysa Maslow’un inancına göre ruh sağlığı anlaşılmadan ruh hastalıkları anlaşılamaz. Maslow’un yaklaşımında söz konusu olan, diğer teorilerin kökten reddi değil, farklı bakış açılarını bütünsel bir kavrayış haline getirmektir. İnsan Olmanın Psikolojisi’nde bulacağınız işte bu bütünlükçü bakış. Hümanist psikolojinin temel kitabı!

Viktor Frankl – Duyulmayan Anlam Çığlığı
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Duyulmayan Anlam Çığlığı Yazar: Viktor Frankl Yayıncı: Öteki Yayınları Sayfa Sayısı: 167 İnsan, savunma mekanizmaları için yaşamaz, tepki oluşumları uğruna ölmez. Ama bir anlam için yaşar, bir dava uğruna ölebilir. İnsan, doğası gereği ve doğuştan gelen bir güdüyle anlam yönelimlidir. Anlam arayışının engellenmesi “varoluşsal bir boşluk” yaratır. Frankl, İnsanın Anlam arayışı’nın bir devamı ve açılımı olan bu kitabında “kitle nevrozu” boyutlarına ulaşan varoluşsal boşluğu gözler önüne seriyor ve bugünün mekanikleşmiş, insansızlaşmış psikolojisini ve psikoterapisini yeniden insanileştirmek gibi bir iddiayla yola koyuluyor.

Carl Gustav Jung – Keşfedilmemiş Benlik
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Keşfedilmemiş Benlik Yazar: Carl Gustav Jung Yayıncı: Barış İlhan Yayınevi Sayfa Sayısı: 112 Keşfedilmemiş Benlik sorgulayan bir kitap. Onu okurken, kendinizi dünyanın en büyük psikiyatristlerinden birinin yanında oturuyor ve insanın en önemli sorunlarından birisi üzerine söyleşisini dinliyor gibi oluyorsunuz.

Raymond E. Fancher – Ruhbilimin Öncüleri
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Ruhbilimin Öncüleri Yazar: Raymond E. Fancher Yayıncı: İdea Yayınevi Sayfa Sayısı: 320 Çağdaş ruhbilimin temelinde üç yüzyıldan daha uzun bir sürelik araştırma ve kurgu birikimi yatmaktadır-her zaman özgün, sık sık gözüpek, zaman zaman yanlış. Bu kitap Descartes’tan Skinner’e hayranlık verici bir bireyler galerisi içinden bu saygın bilimin evrimini izler.Öncülerden kimileri kılı kırk yaran deneycilerdi-Hermann Helmholtz’u düşünün. ki genç yaşta sinir dürtüsünün hızını ölçebilen bir alet geliştirmiş ve bundan birkaç yıl sonra insan görüşünün doğası üzerine dikkate değer bir araştırmalar dizisine girişmişti. Ya da İvan Pavlov’u, ki sindirim fizyolojisi alanındaki anıtsal çalışmaları koşullu tepkenin bulunuşuna ve çağdaş davranışçılığın kuruluşuna götürmüştü. Ya da Sigmund Freud’u, ki nörolojik bir an modeli geliştirme düşüncesiyle başlamış ve çok geçmeden ruh çözümleme pankartı altında eksiksiz bir anlıksal devrim başlatmıştı. Burada ünleri ömür sürelerini aşmayı başaramayan başkaları da vardır. Bunlardan biri olan Franz Anton Mesmer hastalarını içine manyetize demir parçacıkları atılmış bir havuzda oturtarak kitle sağaltımına girişmiş bir hipnotizmacıydı. Hayvan manyetizması kavramından geriye kalan tek şey bir sözcüktür: mesmerizm.Bu diri yorumda, çağdaş ruhbilimin öncülerinin çalışmalarının ışığı altında görülen ruhbilim tarihi dolaysızca ve heyecan vererek şekillenmektedir. Bu özsel arkatasarı sağlayarak, “Ruhbilimin Öncüleri” tüm ölçün ruhbilim derslerine değerli bir ek çalışmadır.

Viktor Frankl – İnsanın Anlam Arayışı
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: İnsanın Anlam Arayışı Yazar: Viktor Frankl Yayıncı: Okuyan Us Yayınları Sayfa Sayısı: 166 20. yüzyılın önde gelen psikiyatrlarından Viktor Frankl, otuzun üzerinde yabancı dile çevrilen ve bütün dünyada 12 milyondan fazla satan İnsanın Anlam Arayışı’nda, kurucusu olduğu logoterapinin ilkelerini, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir toplama kampındaki deneyimleri eşliğinde anlatmaktadır. Okurlar, Frankl’ın tasvir ettiği toplama kampının, dünyayı daha büyük bir hapishane olarak kavramamızı sağlayacak parlak bir metafora dönüştüğünü fark edecektir. Gasset, Heidegger ve Sartre’dan aşina olduğumuz düşünceler ışığında, varoluşun çetin koşullarında “anlam”ı keşfetmemize yardım edecek süreci anlatan Frankl, “İnsanı insan yapan nedir?” sorusuna da yanıt vermeye çalışıyor. “Gerçekten ihtiyaç duyulan şey, yaşama yönelik tutumumuzdaki temel bir değişmeydi. Yaşamdan ne beklediğimizin gerçekten önemli olmadığını, asıl önemli olan şeyin yaşamın bizden ne beklediği olduğunu öğrenmemiz ve dahası umutsuz insanlara öğretmemiz gerekiyordu. Yaşamın anlamı hakkında sorular sormayı bırakmamız, bunun yerine kendimizi yaşam tarafından her gün, her saat sorgulanan birileri olarak düşünmemiz gerekirdi. Yanıtımızın konuşma ya da meditasyondan değil, doğru eylemden ve doğru yaşam biçiminden oluşması gerekiyordu. Nihai anlamda yaşam, sorunlara doğru çözümler bulmak ve her birey için kesintisiz olarak koyduğu görevleri yerine getirme sorumluluğunu almak anlamına gelir.”

Doğan Cüceloğlu – İnsan ve Davranışı
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: İnsan ve Davranışı: Psikolojinin Temel Kavramları Yazar: Doğan Cüceloğlu Yayıncı: Remzi Kitabevi Sayfa Sayısı: 689 Bu kitap her çağdaş insanın bilmesi gereken modern psikolojinin temel kavramların ilk kez Türk bilim adamlarını katkılarıyla ve Türk bilim adamlarını katkılarıyla ve Türk toplum yapısının özellikleriyle kaynaştırarak sunmaktadır.

Sigmund Freud – Psikanaliz
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Psikanaliz Yazar: Sigmund Freud Yayıncı: Gece Kitaplığı Sayfa Sayısı: 298 Organizmanın acı yada ağrıdan kaçarak haz aramasını gösterir. Haz ilkesi doğuştan vardır. Amacı doğuma ulaşmak ve haz sağlamaktır. Amacının gerçekleşmesini “burada ve şimdi ilkesi” ne göre ister. Engellenmeye dayanamaz. Çocukluk yıllarında etkindir. Büyüme ve olgunlaşmayla etkinliği azalır fakat tümüyle ortadan kalkmaz ve yaşam boyu sürer. Organizmanın gereksinimlerinin dış gerçeklere göre etkilenmesini yada doyurulmasını sağlar. Doğuştan yoktur. Benliğin gelişmesiyle etkinlik göstermeye başlar, benliğin gelişmesine ve olgunlaşmasına koşut olarak etkinliği artar. Zamanla haz ilkesinin etkinliği azalırken gerçeklik ilkesinin etkinliği artar. Birincil süreç düşünme biçimi ; isteklerin ve gereksinimlerin doyumunu içgüdüsel boşalmayı , amaçlayan mantık öncesi düşünme biçimidir. Haz ilkesiye birlikte çalışır. İkincil süreç düşünme biçimi; Benliğin olgunlaşması toplumsal yaşam ve öğrenme süreciyle birncil süreç düşünme biçiminden ayrışarak gelişen mantıklı düşünme biçimidir. Gerçeklik ilkesiyle birlikte çalışır.

Tahir Özakkaş – Bütüncül Psikoterapi
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Bütüncül Psikoterapi Yazar: Tahir Özakkaş Yayıncı: Litera Yayınları Sayfa Sayısı: 471 Batıda geliştirilmiş olan insan modelleri ve tedavi stratejileri evrensel insanı tanımlamakta çok net ve açık bilgiler sunmaktadır. Gelişmiş ülkelerde bir psikoterapi kültürü bulunduğu ve bu toplumların ortak bir kabulü haline geldiği için, psikoterapinin değişik yöntemlerinin kendilerine kolayca uygulama alanı bulabildiğini görmekteyiz. Ancak gelişmekte olan ülkelerde durum böyle değildir. İnsanların bedensel gereksinimleri ve rahatsızlıklarının, medeni bir tavırla dikkate alınıp karşılanması gibi ruhsal gereksinim ve rahatsızlıklarının da en uygun yöntemlerle giderilmesi aynı şekilde modern bir tavrın sergilenmesi anlamına gelir. Bu çerçevede psikoterapi uygulamalarının değişik ekol ve yöntemlere göre çeşitlilik arzettiğinden ve neredeyse her insana özgü bir yöntemin bulunabileceği bir psikoterapi spektrumundan söz etmek mümkündür. Bütün bu psikoterapi yaklaşım ve teknikleri, tek başına ele alındığında, insan gerçeğinin ancak bir tarafını izah edebilmekte ve bütünü açıklamada yetersiz kalmaktadır. Bu eserde psikoterapi tekniklerinin bir insanın bütüncül olarak izah edilmesi yolunda nasıl kullanılabildiği araştırılmakta ve bulgular okuyucuyla paylaşılmaktadır. Yine bu çalışmada, insanı tek bir ekolün dar kalıpları içinde değerlendirmek yerine hiçbir ekolün mensubu olmadan geniş bir bakış açısıyla klinik tablonun hangi ekole veya ekollere uyduğunun incelemesi ve irdelemesi yapılmaktadır. Eserde söz konusu bütüncül yaklaşımla, literatürdeki en ince detayları bile izah edebilen özgün bir…

Michel Foucault – Deliliğin Tarihi
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Deliliğin Tarihi Yazar: Michel Foucault Yayıncı: İmge Kitabevi Sayfa Sayısı: 798 Michel Foucault, Deliliğin Tarihi’nde, deliliğin gündelik yaşamın bir parçası sayıldığı, kaçıklarla çılgınların sokaklarda ellerini kollarını sallayarak dolaştıkları Orta Çağ’dan, tehlikeli sayılmaya başladıkları, tımarhanelere kapatıldıkları, öteki insanlarla aralarına ilk kez duvarların çekildiği 18. yüzyıla kadar, Batı’da deliliğin arkeolojisini irdeliyor. Deliliğin fantastik dünyasında dolaşırken Foucault, aslında “deli”nin bize onun deli olduğuna karar veren, onu öyle konumlandıran genel toplumsal harita üzerinde işgal ettiği yer itibarıyla yansıdığını gösteriyor. Her çağın kendi ütopyası içinde kendini arındırdığı, saflaştırdığı, idealleştirdiği tarihsel yolculukta, delinin bu arınma ayin ve oyunundaki yerini ve rolünü kavramamızı sağlıyor. Bu nedenle, Deliliğin Tarihi, aynı zamanda aklın tarihinin ana hatlarını da ortaya koyuyor: Akıl, kendini ancak deliliğin zıddında, deliliğin zıddı olarak tanımlayabiliyor. Öyleyse delilik, toplum düzeninin varlığı için gerekli; çünkü bu düzen ancak kendi negatifinin aynasında kimlik bulabiliyor.

Kemal Sayar – Bir Bilim Olarak Psikiyatri
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Bir Bilim Olarak Psikiyatri Yazar: Kemal Sayar Yayıncı: Kaknüs Yayınları Sayfa Sayısı: 208 Soru sormaktan kaçınmak verilebilecek cevapların en kötüsüdür diyor bir yazar. Bu kitap dikkatli bir okura iyi sorular vadetmektedir. Sormaya başladığımız anda düşünmeye, düşünmeye başladığımız anda sormaya da başlamış oluruz. Elinizde tuttuğunuz kitabın bir amacı felsefe, antropoloji ve sair kültürel okumalara meraklı kişileri ruh sağlığı alanının kimi çetrefil sorularıyla buluşturmaksa, bir diğer amacı da mesleğin içinden kişilerin kafasını karıştırmaktır. Kitabın edötürleri, öznellik ve muğlaklığın öne çıktığı bir zaman diliminde bilimde kesin inançlılar a pek az yer kaldığı fikrindedir. Bu kitapta yer alan makaleler pozitif bilimsel etkinliğin düşünce ve sosyal bilimlerden bağımsız ele alınamayacağını, kendi üzerine düşünme pratiği en gelişmiş tıp dalı olan psikiyatriden hareketle söylemektedirler. Bu makalelerde, yerleşik ruh sağlığı söylemine eleştirel bir bakış vardır, buradan sızan fikir insan tekinin biricikliğine, moleküllere indirgenemezliğine, zübde-i alem liğine delalet etmektedir. Bir bilim olarak psikiyatri; sosyal disiplinlere, düşünceye, sanat ve edebiyata yakın durabildiği ölçüde insana da yakın durmuş olacaktır.

Gustave Le Bon – Kitleler Psikolojisi
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Kitleler Psikolojisi Yazar: Gustave Le Bon Yayıncı: Hayat Yayınları Sayfa Sayısı: 216 Fert ve kitle psikolojisi hakkında bilinmesi gerekenler.. Kitleler insanlık tarihinde büyük roller oynamışlarsa da bunların etkileri bugünkü kadar önemli olmamıştır. Kitlelerin şuursuz hareketlerinin, fertlerin şuurlu faaliyetlerinin yerine geçmesi çağımızın başlıca vasıflarındandır. Kitleler arasındaki iletişimsizlik ve karmaşa gibi olaylar uzmanların görüşü, yaşanmış ve denenmiş olaylarların yardımıyla bu kitapta çözümleniyor. Le Bon, herkesin fert ve kitle psikolojisi hakkında bilgi sahibi olması gerekliliğinden hareketle “Kitleler Psikolojisi” isimli çalışmayı okurlarının faydasına sunuyor.

Frank J. Bruno – Psikoloji Tarihi
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Psikoloji Tarihi Yazar: Frank J. Bruno Yayıncı: Kıbele Yayınları Sayfa Sayısı: 221 Çağdaş Psikolojinin Felsefi Temeli: İnsanoğlu, belki de yüz bin yıldır, dünya üzerindeki yaşamını, bugünkü görünümü ile, sürdürmektedir. Tarih öncesi insanının da davranışın ne olduğuna ilişkin bazı görüşleri olduğunu düşünmek yanlış olmaz. Ancak, üzülerek belirtmek gerekir ki, bu konuda her hangi bir kayıt bulunmadığı için, tahmin yürütmekten başka bir şey yapamayız. Mağara adamını, tipik ilkel insan olarak ele aldığımızda, onların psikolojik olguları (duygu, düşünce, davranış..) doğa üstü bazı güçlere (cinler, periler.. vb) gibi) bağlayarak açıklamaya çalışmış olduklarını düşünebiliriz. Kayıtlara göre, insan davranışlarını doğa üstü güçler dışında açıklama çabaları, ilk olarak, Eski Yunan’da başlamıştır. Biz de , bu nedenle psikolojinin öyküsünü Eski Yunanlı filozofların düşüncelerine kadar giderek başlatıyoruz.

Sigmund Freud – Cinsel Yasaklar Ve Normaldışı Davranışlar
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Cinsel Yasaklar Ve Normaldışı Davranışlar Yazar: Sigmund Freud Yayıncı: Ara Yayıncılık Tinbilime (Psikoloji, ruhbilim) gerçekten gönül bağlamış, bulgularını kütlelere yılmadan mal etmeye ve tinsel (ruhsal) sorunların genel kurallannı yakalamaya çalışmış bir kafa. Kendine özgü düşüncelerini büyük bir tutarlılıkla savunmaya, kanıtlamaya çalışmış bir bilim adamı. İnsanın tinsel sorunlanna çözüm aramaktan başka bir şey düşünmemiş bir tabip. Kişioğlunun dertlerini, acılarını paylaşmaya çalışmış bir hümanist. Kaleme aldığı pek çok yapıtla, kendisinden üniversite kürsüsü esirgenmiş olmasına karşın, binlerce öğrenciye kılavuzluk etmiş bir hoca. Seçtiği sözcüklerle mecazi anlatımıyla, yarı duygu yarı esvri karışık tümceleriyle eksiksiz bir yazar. Böyle tanıdım Sigmund Freud ‘u. Böyle tanıyorum. Bir de ince sakallı uzunca yüzüyle Abdülhak Hamid’e benzettiğimi anımsıyorum. Bugün de benzetiyorum. Bu denli güç anlaşılır ve bu denli popüler olmakla da benzerler ya. Belki de başka resmi olmadığı için hep sakalıyla belleğime yerleşmiş S. Freud’un zengin düşünce ve yazı yaşantısını anlatmak, daha doğrusu derleyip toparlamak güç. Onun, 1856 Mayısının 6 ‘sında doğduğunu söyleyerek, klasik yaşam öykülerine özgü bir biçimde başlayabiliriz söze. Doğduğu kent de Moravia’nın Freiberg kenti.