Sigmund Freud – Psikanaliz
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Psikanaliz Yazar: Sigmund Freud Yayıncı: Gece Kitaplığı Sayfa Sayısı: 298 Organizmanın acı yada ağrıdan kaçarak haz aramasını gösterir. Haz ilkesi doğuştan vardır. Amacı doğuma ulaşmak ve haz sağlamaktır. Amacının gerçekleşmesini “burada ve şimdi ilkesi” ne göre ister. Engellenmeye dayanamaz. Çocukluk yıllarında etkindir. Büyüme ve olgunlaşmayla etkinliği azalır fakat tümüyle ortadan kalkmaz ve yaşam boyu sürer. Organizmanın gereksinimlerinin dış gerçeklere göre etkilenmesini yada doyurulmasını sağlar. Doğuştan yoktur. Benliğin gelişmesiyle etkinlik göstermeye başlar, benliğin gelişmesine ve olgunlaşmasına koşut olarak etkinliği artar. Zamanla haz ilkesinin etkinliği azalırken gerçeklik ilkesinin etkinliği artar. Birincil süreç düşünme biçimi ; isteklerin ve gereksinimlerin doyumunu içgüdüsel boşalmayı , amaçlayan mantık öncesi düşünme biçimidir. Haz ilkesiye birlikte çalışır. İkincil süreç düşünme biçimi; Benliğin olgunlaşması toplumsal yaşam ve öğrenme süreciyle birncil süreç düşünme biçiminden ayrışarak gelişen mantıklı düşünme biçimidir. Gerçeklik ilkesiyle birlikte çalışır.

Tahir Özakkaş – Bütüncül Psikoterapi
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Bütüncül Psikoterapi Yazar: Tahir Özakkaş Yayıncı: Litera Yayınları Sayfa Sayısı: 471 Batıda geliştirilmiş olan insan modelleri ve tedavi stratejileri evrensel insanı tanımlamakta çok net ve açık bilgiler sunmaktadır. Gelişmiş ülkelerde bir psikoterapi kültürü bulunduğu ve bu toplumların ortak bir kabulü haline geldiği için, psikoterapinin değişik yöntemlerinin kendilerine kolayca uygulama alanı bulabildiğini görmekteyiz. Ancak gelişmekte olan ülkelerde durum böyle değildir. İnsanların bedensel gereksinimleri ve rahatsızlıklarının, medeni bir tavırla dikkate alınıp karşılanması gibi ruhsal gereksinim ve rahatsızlıklarının da en uygun yöntemlerle giderilmesi aynı şekilde modern bir tavrın sergilenmesi anlamına gelir. Bu çerçevede psikoterapi uygulamalarının değişik ekol ve yöntemlere göre çeşitlilik arzettiğinden ve neredeyse her insana özgü bir yöntemin bulunabileceği bir psikoterapi spektrumundan söz etmek mümkündür. Bütün bu psikoterapi yaklaşım ve teknikleri, tek başına ele alındığında, insan gerçeğinin ancak bir tarafını izah edebilmekte ve bütünü açıklamada yetersiz kalmaktadır. Bu eserde psikoterapi tekniklerinin bir insanın bütüncül olarak izah edilmesi yolunda nasıl kullanılabildiği araştırılmakta ve bulgular okuyucuyla paylaşılmaktadır. Yine bu çalışmada, insanı tek bir ekolün dar kalıpları içinde değerlendirmek yerine hiçbir ekolün mensubu olmadan geniş bir bakış açısıyla klinik tablonun hangi ekole veya ekollere uyduğunun incelemesi ve irdelemesi yapılmaktadır. Eserde söz konusu bütüncül yaklaşımla, literatürdeki en ince detayları bile izah edebilen özgün bir…

Michel Foucault – Deliliğin Tarihi
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Deliliğin Tarihi Yazar: Michel Foucault Yayıncı: İmge Kitabevi Sayfa Sayısı: 798 Michel Foucault, Deliliğin Tarihi’nde, deliliğin gündelik yaşamın bir parçası sayıldığı, kaçıklarla çılgınların sokaklarda ellerini kollarını sallayarak dolaştıkları Orta Çağ’dan, tehlikeli sayılmaya başladıkları, tımarhanelere kapatıldıkları, öteki insanlarla aralarına ilk kez duvarların çekildiği 18. yüzyıla kadar, Batı’da deliliğin arkeolojisini irdeliyor. Deliliğin fantastik dünyasında dolaşırken Foucault, aslında “deli”nin bize onun deli olduğuna karar veren, onu öyle konumlandıran genel toplumsal harita üzerinde işgal ettiği yer itibarıyla yansıdığını gösteriyor. Her çağın kendi ütopyası içinde kendini arındırdığı, saflaştırdığı, idealleştirdiği tarihsel yolculukta, delinin bu arınma ayin ve oyunundaki yerini ve rolünü kavramamızı sağlıyor. Bu nedenle, Deliliğin Tarihi, aynı zamanda aklın tarihinin ana hatlarını da ortaya koyuyor: Akıl, kendini ancak deliliğin zıddında, deliliğin zıddı olarak tanımlayabiliyor. Öyleyse delilik, toplum düzeninin varlığı için gerekli; çünkü bu düzen ancak kendi negatifinin aynasında kimlik bulabiliyor.

Kemal Sayar – Bir Bilim Olarak Psikiyatri
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Bir Bilim Olarak Psikiyatri Yazar: Kemal Sayar Yayıncı: Kaknüs Yayınları Sayfa Sayısı: 208 Soru sormaktan kaçınmak verilebilecek cevapların en kötüsüdür diyor bir yazar. Bu kitap dikkatli bir okura iyi sorular vadetmektedir. Sormaya başladığımız anda düşünmeye, düşünmeye başladığımız anda sormaya da başlamış oluruz. Elinizde tuttuğunuz kitabın bir amacı felsefe, antropoloji ve sair kültürel okumalara meraklı kişileri ruh sağlığı alanının kimi çetrefil sorularıyla buluşturmaksa, bir diğer amacı da mesleğin içinden kişilerin kafasını karıştırmaktır. Kitabın edötürleri, öznellik ve muğlaklığın öne çıktığı bir zaman diliminde bilimde kesin inançlılar a pek az yer kaldığı fikrindedir. Bu kitapta yer alan makaleler pozitif bilimsel etkinliğin düşünce ve sosyal bilimlerden bağımsız ele alınamayacağını, kendi üzerine düşünme pratiği en gelişmiş tıp dalı olan psikiyatriden hareketle söylemektedirler. Bu makalelerde, yerleşik ruh sağlığı söylemine eleştirel bir bakış vardır, buradan sızan fikir insan tekinin biricikliğine, moleküllere indirgenemezliğine, zübde-i alem liğine delalet etmektedir. Bir bilim olarak psikiyatri; sosyal disiplinlere, düşünceye, sanat ve edebiyata yakın durabildiği ölçüde insana da yakın durmuş olacaktır.

Gustave Le Bon – Kitleler Psikolojisi
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Kitleler Psikolojisi Yazar: Gustave Le Bon Yayıncı: Hayat Yayınları Sayfa Sayısı: 216 Fert ve kitle psikolojisi hakkında bilinmesi gerekenler.. Kitleler insanlık tarihinde büyük roller oynamışlarsa da bunların etkileri bugünkü kadar önemli olmamıştır. Kitlelerin şuursuz hareketlerinin, fertlerin şuurlu faaliyetlerinin yerine geçmesi çağımızın başlıca vasıflarındandır. Kitleler arasındaki iletişimsizlik ve karmaşa gibi olaylar uzmanların görüşü, yaşanmış ve denenmiş olaylarların yardımıyla bu kitapta çözümleniyor. Le Bon, herkesin fert ve kitle psikolojisi hakkında bilgi sahibi olması gerekliliğinden hareketle “Kitleler Psikolojisi” isimli çalışmayı okurlarının faydasına sunuyor.

Frank J. Bruno – Psikoloji Tarihi
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Psikoloji Tarihi Yazar: Frank J. Bruno Yayıncı: Kıbele Yayınları Sayfa Sayısı: 221 Çağdaş Psikolojinin Felsefi Temeli: İnsanoğlu, belki de yüz bin yıldır, dünya üzerindeki yaşamını, bugünkü görünümü ile, sürdürmektedir. Tarih öncesi insanının da davranışın ne olduğuna ilişkin bazı görüşleri olduğunu düşünmek yanlış olmaz. Ancak, üzülerek belirtmek gerekir ki, bu konuda her hangi bir kayıt bulunmadığı için, tahmin yürütmekten başka bir şey yapamayız. Mağara adamını, tipik ilkel insan olarak ele aldığımızda, onların psikolojik olguları (duygu, düşünce, davranış..) doğa üstü bazı güçlere (cinler, periler.. vb) gibi) bağlayarak açıklamaya çalışmış olduklarını düşünebiliriz. Kayıtlara göre, insan davranışlarını doğa üstü güçler dışında açıklama çabaları, ilk olarak, Eski Yunan’da başlamıştır. Biz de , bu nedenle psikolojinin öyküsünü Eski Yunanlı filozofların düşüncelerine kadar giderek başlatıyoruz.

Sigmund Freud – Cinsel Yasaklar Ve Normaldışı Davranışlar
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Cinsel Yasaklar Ve Normaldışı Davranışlar Yazar: Sigmund Freud Yayıncı: Ara Yayıncılık Tinbilime (Psikoloji, ruhbilim) gerçekten gönül bağlamış, bulgularını kütlelere yılmadan mal etmeye ve tinsel (ruhsal) sorunların genel kurallannı yakalamaya çalışmış bir kafa. Kendine özgü düşüncelerini büyük bir tutarlılıkla savunmaya, kanıtlamaya çalışmış bir bilim adamı. İnsanın tinsel sorunlanna çözüm aramaktan başka bir şey düşünmemiş bir tabip. Kişioğlunun dertlerini, acılarını paylaşmaya çalışmış bir hümanist. Kaleme aldığı pek çok yapıtla, kendisinden üniversite kürsüsü esirgenmiş olmasına karşın, binlerce öğrenciye kılavuzluk etmiş bir hoca. Seçtiği sözcüklerle mecazi anlatımıyla, yarı duygu yarı esvri karışık tümceleriyle eksiksiz bir yazar. Böyle tanıdım Sigmund Freud ‘u. Böyle tanıyorum. Bir de ince sakallı uzunca yüzüyle Abdülhak Hamid’e benzettiğimi anımsıyorum. Bugün de benzetiyorum. Bu denli güç anlaşılır ve bu denli popüler olmakla da benzerler ya. Belki de başka resmi olmadığı için hep sakalıyla belleğime yerleşmiş S. Freud’un zengin düşünce ve yazı yaşantısını anlatmak, daha doğrusu derleyip toparlamak güç. Onun, 1856 Mayısının 6 ‘sında doğduğunu söyleyerek, klasik yaşam öykülerine özgü bir biçimde başlayabiliriz söze. Doğduğu kent de Moravia’nın Freiberg kenti.

Bert Kaplan – Akıl Hastalarının İç Dünyası
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Akıl Hastalarının İç Dünyası Yazar: Bert Kaplan Yayıncı: Öteki Yayınevi Sayfa Sayısı: 447 Akıl hastanelerinde yatan yüzlerce kişinin anıları, kriz anında hissettikleri, aileleri ve doktorları için düşündükleri hepimize çok ilginç gelmiştir. Bu kitapta anlatılan, normal ile akıl hastası arasındaki geçişliliğin belirsiz sınırlarında yaşanan öykülerde yer yer kendinizi bulacaksınız. Dostoyevski, Sartre, Tolstoy, Nijinksy gibi ünlülerin yaşadıkları deneyleri de aktaran özgün yazılar, okuyucuyu derinden sarsacak, insana biraz daha yakınlaştıracaktır.

Saffet Murat Tura – Günümüzde Psikoterapi
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Günümüzde Psikoterapi Yazar: Saffet Murat Tura Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 328 Psikanalizden türeyen psikoterapiler, insanlığın umutsuzluk ve kaygıyla mücadelesinde önemli bir aşamayı temsil eder. Diğer yandan yirminci yüzyıl boyunca psikoterapi tekniklerinde büyük bir çeşitlilik ortaya çıkmıştır. Bu konudaki Türkçe kaynakların sınırlığını gözönüne alan psikiyatr Saffet Murat Tura, özellikle sınır durumlar ve narsisizm konuları çerçevesinden geçen başlıca tartışmaları özetleyerek temel ve güvenilir bir bilgi aktarmayı amaçlıyor. Analitik psikoterapi kuramları arasındaki çatışmaların sanıldığı kadar uzlaşmaz olmadığını savunan yazar, kuramsal tartışmaların çoğunun, psikoterapi tekniklerinin oluşturduğu farklı deney ortamlarında farklı tepkiler gözlenmesinden kaynaklandığını öne sürüyor. işte bu nednele Günümüzde Psikoterapi, değişik teknikler ve bu tekniklerle bağlantılı kuramları bir arada ve karşılaştırmalı olarak okumanın, bütün bu perspektiflerin üstünde bir geometrale; bütünsel ve merkezsiz bir kavrayışa ulaşmayı kolaylaştıracağı inancıyla yazılmıştır.

Muzaffer Şerif – Sosyal Kuralların Psikolojisi
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Sosyal Kuralların Psikolojisi Yazar: Muzaffer Şerif Yayıncı: Alan Yayıncılık Sayfa Sayısı: 160 Türkiye’de tek parti döneminin aydın kıyımlarında ayrılmaya mecbur bırakan Muzaffer Şerif’i dünya toplum bilimcileri Sherif adıyla tanır. Türkiyeli bilim adamları arasında ise Şerif’in herhangi bir kitabını okuyan çok azdır. Pek çoğu kim olduğunu bile bilmez. Ancak Şerif unutulmuş değil, Türkiye’de unutturulmuş bir bilim adamıdır. Oysa bufgün Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’nin ileri gelen sosyal bilimcileri arasında Şerif dendi mi akan sular durur.

Rollo May – Aşk ve İrade
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Aşk ve İrade: Aşkı Neden Kaybettik ve Neden Bulamıyoruz? Yazar: Rollo May Yayıncı: Okuyan Us Yayınları Sayfa Sayısı: 432 Aşkı neden kaybettik? ve Neden bulamıyoruz? Dünyaca ünlü psikanalist Rollo May, kayıtsız dünyamızın içini boşalttığı bu iki kavramı, aşk ve iradeyi yeniden sorguluyor. Yüceliği unutulmuş aşkın, gücünü kaybetmiş iradenin iplerini çözüyor. Bu kitap, yaşadığımız şehrin ve hayatın içinde aşkı bulamayanlara, özgür olamayanlara ve kalbini tanıyamayanlara yol gösteriyor.

Özcan Köknel – Korkular Takıntılar Saplantılar
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Korkular Takıntılar Saplantılar Yazar: Özcan Köknel Yayıncı: Altın Kitaplar Sayfa Sayısı: 301 Gerçekte korkusuz insan, duygusuz ve düşüncesiz insan demektir. İnsan duygu ve düşünceden soyutlanınca, “insan”dan ve “insanlık”tan söz etmek olanaksızdır. Ancak korkunun boyutları insan yaşamını kuşatacak ölçüde artarsa, hastalığa dönüşmüş demektir. Bu kitapta, acem kılıcı gibi iki tarafı keskin korkunun beden, ruh ve toplum sağlığı için gerekli olan yönleriyle, sağlığı bozan boyutları ve bunlar arasındaki duyarlı, ince, önemli sınır anlatılmaktadır.

Erich Fromm – Sevme Sanatı
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Sevme Sanatı Yazar: Erich Fromm Yayıncı: Say Yayınları Sayfa Sayısı: 144 Kimse, bu kitabın sevme sanatına ilişkin basit bir rehber olmasını beklemesin; her kim ki bunu umar, hayal kırıklığına uğrar. Tam tersine, bu kitap, kişinin olgunluk düzeyi ne olursa olsun, sevginin kolaylıkla tadılabilen bir duygu olmadığını göstermek istemektedir. Amacım, okura, kişiliğini bütünüyle yaratıcı yönde geliştirmeye çalışmadığı müddetçe, sevme girişiminin boşuna olacağını, komşu sevgisi, hakiki alçakgönüllülük, cesaret, inanç ve disiplin olmaksızın bireysel sevgide doygunlua erişemeyeceğini göstermeye çalışmaktır. Bu özelliklerin giderek azaldığı bir kültürde, sevme yetisi, ender durumlarda tam anlamıyla gelişir. Herkes kendisine, hakikaten sevmeyi bilen kaç kişi tanıdığını bir sorsun.

Irvin D. Yalom – Aşkın Celladı
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Aşkın Celladı ve Diğer Psikoterapi Öyküleri Yazar: Irvin D. Yalom Yayıncı: Remzi Kitabevi Sayfa Sayısı: 301 Elinizdeki bu kitapta, psikoterapist Irvin D. Yalom’un yalnızlık, ölüm korkusu, yaşama amacımı yitirme gibi, aslında hiçbirimizin tamamen kaçamayacağı temel insanlık kaygılarından rahatsız olan hastalarıyla yaptığı çalışmalardan seçtiği, on ilginç öykü bulacaksınız.

Engin Geçtan – İnsan Olmak
Psikoloji / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: İnsan Olmak Yazar: Engin Geçtan Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 184 İlk kez yayımlandığı 1983’ten günümüze defalarca baskı yapmış ve okurla kurduğu yapıcı ilişkiyi kanıtlamış olan bu kitabında Engin Geçtan insan olmanın ikilemini şöyle anlatır: “Çağdaş toplumlar kendine özgü bir olguyu da birlikte getirmiştir. İnsan eskisinden çok daha fazla sayıda insanla, çok daha kısa süreli, daha yüzeysel ilişkiler kurma eğilimindedir. Bu, soğuk bir günde karşılaşan bir grup kirpinin öyküsüne benzer. Kirpiler ısınabilmek için birbirlerine sokulurlar, ama dikenleri birbirine batar. Birbirlerinden ayrıldıklarındaysa soğuktan rahatsız olurlar. İleri geri hareket ederek sonunda dikenlerini batırmadan birbirlerini ısıtabilecekleri en uygun uzaklığı bulurlar.” Son yirmi yılın dünyasındaki sosyal ve maddi değişimler düşünülürse, kirpilerin birbirine daha da çok ihtiyaç duyduğunu, her kirpinin bu ikilem karşısında kendi cevabını bulması gerektiğini, tam da bu yüzden İnsan Olmak’ın bugün daha da güncel olduğunu söyleyebiliriz.