Kristin Hannah – Ateşböceği Yolu
Roman / 18 Haziran 2018

Kitap Adı: Ateşböceği Yolu Yazar: Kristin Hannah Yayıncı: Pegasus Yayınları Sayfa Sayısı: 624 “Bu muhteşem romanın sayfalarını çok hızlı geçmek istemeyeceksiniz. Kapıyı kilitleyin, telefonunuzu kapatın, ve yanınıza bir paket mendil alıp koltuğunuza yerleşin. (Sonra uyarmadı demeyin.) Kristin Hannah’dan başka hiç kimse kadınların dostluğunu tüm acısı, tatlısıyla bu kadar güzel yazamazdı. Harika bir yazar.” Susan Elizabeth Phillips “Ateşböceği Yolu’nda Kristin Hannah sevgi ve sadakat üzerine keskin ve unutulmaz bir roman yazmıştır.” Jacquelyn Mitchard “Kristin Hannah 70 ve 80’lerin heyecanını ve enerjisini ortaya sermektedir ve bunu öyle bir derin seviyede yapmaktadır ki okuyucuları iki kadın arasındaki dostluğun tam kalbine taşıyor. Ateşböceği Yolu bir şaheser.” Elin Hilderbrand “Hayatımızdaki en önemli şeylerden biri olan ebedi dostluk üzerine dokunaklı, enfes bir roman.” Elizabeth Buchan “Ateşböceği Yolu okumayı neden sevdiğimizi bize bir kez daha hatırlatıyor.” Patricia Gaffney

İskender Pala – Mihmandar
Roman / 18 Haziran 2018

Kitap Adı: Mihmandar: Bir Eyüp Sultan Romanı Yazar: İskender Pala Yayıncı: Kapı Yayınları Sayfa Sayısı: 400 “Peygamber’in mihmandârı! Bir arzun varsa yapayım. Bir vasiyetin varsa yerine getireyim!” “Ey Emîr! Sakın Allah’ın dinini bozma, müminler arasına fitne girmesine müsaade etme. Askere adalet ile muamele eyle ve düşman karşısında can kaygusu çekme. Bana gelince, senden ve senin ait olduğun şu dünyadan hiçbir şey istemediğimi bil ve herkese böylece ilan et. Şurada can oynatan cengâverlerden son arzum odur ki Azrail (a.s) bize uğradıktan sonra na’şımı Konstantiniyye surlarına yakın götürsünler. O gün savaş hattı nerede oluşursa, bedenimi o noktaya kadar taşısınlar ve orada, savaşan mücahitlerin arasında beni defneylesinler. Ta ki atlarımızın ayakları bedenimi çiğnemiş olsun, Bizans dokunamasın. Ayrıca, eğer yapabiliyorlarsa, cenazemi kendi atımın arkasında bir sedyeye bağlayıp taşısınlar. Tıpkı Kutlu Nebi’yi getiren Kusvâ’nın Medine’de bizim hanemizi bulduğu gibi o da benim için nereye gideceğini ve nerede duracağını bulacaktır.”

Stefan Zweig – Mürebbiye
Roman / 18 Haziran 2018

Kitap Adı: Mürebbiye Kitap Serisi: Modern Klasikler Dizisi Yazar: Stefan Zweig Yayıncı: İş Bankası Kültür Yayınları Sayfa Sayısı: 96 Mürebbiyeleri katı bir ahlak anlayışının kurbanı olurken, yetişkin dünyasının gaddarlığıyla tanışan iki masum çocuk; Como gölü kıyısındaki bir otelin dingin ortamında gözüne kestirdiği bir genç kıza imzasız aşk mektupları yazarak zalimce bir oyuna girişen görmüş geçirmiş beyefendi; Tirol Alplerinde küçük bir lokantada gençliğinin platonik aşkıyla karşılaşan, artık düşkün ve yaşlı olan bu adama yıllar öncesinden duyduğu gönül borcunu ödeme fırsatı bulan evli bir kadın; bir genç kızın yarı histerik şefkat arayışında ifadesini bulan susuzluktan kurumuş toprak ve sıkıntılı yağmur bekleyişi. Zweig bu öykü derlemesinde, dönüştürücü deneyimleri sağlam anlatılara dönüştürmekteki ustalığıyla yine insanın kusurlarını, özlemlerini, karşılaştığı engelleyici durumları empatiyle çözümlüyor.

Orhan Şaik Gökyay – Dede Korkut Hikayeleri
Roman / 18 Haziran 2018

Kitap Adı: Dede Korkut Hikayeleri Yazar: Orhan Şaik Gökyay Yayıncı: Kabalcı Yayınevi Sayfa Sayısı: 361 Hazret-i Resul aleyhi’s-selâm zamanına yakın Bayat boyundan Korkut Ata derler, bir er çıktı, Oğuzun o kişi tamam bilicisiydi, Oğuzun içine tamam velayeti zâhir olmuştu, ne derse olurdu. Gayipten türlü haber söylerdi, Hak Taâla onun gönlüne ilham ederdi… XIV-XVI yy. Arasında yazıya geçirildiği tahmin edilen Dede Korkut Hikâyeleri, Oğuzları konu alan 12 ayrı hikâyeden oluşmaktadır. Her bir bir boyun çıkışını beyan eden bu hikâyelerin Oğuz’un 24 boyuna atfen aslında 24 tane olduğu kuvvetle muhtemeldir, ancak elimize ulaşanlar yalnızca bu kadardır. Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan geniş coğrafyada folklorik bir öğe ve halkın ortak kültüründe yer etmiş efsaneler olarak bir düzeyde hâlâ canlıdırlar. İster bu hikâyeler ve kahramanları gerçek olsun ister mitolojik olsun bir kültürel miras oluştururlar. Dede Korkut Hikâyeleri Türk dilinin ve edebiyatının, Türklerin örf ve âdetlerinin, Türk ahlâk ve törelerinin, inançlarının, kahramanlıklarının, kısacası Türk hayatının olduğu gibi verildiği bir eserdir. Tek bir kişinin kaleminden çıkmamıştır, bu bir halkın ortak hikâyesidir. Bu halkın uzun göçü boyunca belleklerde taşınıp gelmiş, şamanizmden islamiyete uzanan inanç değişimleri, büyük kahramanlar, tarihteki dönüm noktaları, içinde yaşanan coğrafyanın özellikleri, düşmanların nitelikleri ve bizzat halkın yaşayyışındaki değişimler bu hikâyelerin içinde yer bulmuştur.

Aydan İnan – Ben Baba Olamam
Roman / 18 Haziran 2018

Kitap Adı: Ben Baba Olamam Yazar: Aydan İnan Yayıncı: Müptela Yayınları Sayfa Sayısı: 336 Ne çok şeyi yapamazmışız gibi geliyor. Ne çok şeyin içimizdeki varlığından habersiziz. Jason bırakın bir aile kurmayı ciddi bir ilişkisi olmasından bile korkarken başına gelenler yüzünden, en çok da Sarah sayesinde kendisi ile yeniden tanışıyor. Ben Baba Olamam; bir adamın küçük bir bebekten, sevgiden, aşktan öğrendikleriyle nasıl büyüdüğünü anlatırken, sıcacık sevgi dolu anlarıyla sizi de bir sevgi yumağının içine buyur ediyor. Gücünü sevmekten alan ve birlikte mücadele edenlere gelsin; Jason , sen “baba” olabilirsin.

Aleyna Daşkıran – Yakışıklı Bakıcı
Roman / 18 Haziran 2018

Kitap Adı: Yakışıklı Bakıcı Yazar: Aleyna Daşkıran Yayıncı: Mendirek Yayıncılık Sayfa Sayısı: 269 Masal dünyalarının kapılarını kapatabilir miyiz? Açık olunca prensler bu tarafa geçiyor. Hayatımın en güzel zamanlarında beş yaşındaki kardeşime -ki ben ona Küçük Şeytan diyorum- bakmakla sınanıyordum. Eva’nın bitmek bilmeyen istekleri, sonsuz kaprisi ve hiçbir şeyden memnun olmayan kişiliği ile boğuşurken aklıma gelen fikirle bir kere daha ne harika olduğumu fark ettim. Neden bir bakıcı tutmuyordum ki? Bakıcı ilanı verip beklemeye başladığım o saatlerde gelen yaşlı ve huysuz teyzeler yüzünden umutlarım tükenmek üzereyken kapı çaldı. Gözleri bir metre ötesini görmeyen ya da kulakları duymayan yaşlı bir teyzeyi daha görmeyi yüreğim kaldırmayacaktı. Ama yanıldığımı çok geçmeden fark ettim! Şu an karşımda sakallı bir bakıcı duruyordu.Ah hayır hayır, kesinlikle gelen kişi sakallı bir teyze değildi. Derrek tüm karizmasıyla önümde dikilirken, hayatımdaki hiçbir şeyin eskisi gibi devam edemeyeceğini fark etmem uzun sürmedi! Ama yine de benden size ufak bir tavsiye, sakın erkek bir bakıcıyı işe almayın. Alıyorsanız da bir yıl boyunca onu işten kovamayacağınıza dair bir anlaşma imzalamayın!

Anna Campbell – Yedi Gece
Roman / 17 Haziran 2018

Kitap Adı: Yedi Gece Yazar: Anna Campbell Yayıncı: Epsilon Yayınevi Sayfa Sayısı: 465 Yedi gün, yedi gece. Tutku uğruna nelerden vazgeçebilirsiniz? Sidonie Forsyhte’ın, kumarbaz kız kardeşinin hayatını kurtarabilmesi için yapabileceği tek bir şey vardı: Craven Kalesi’nin duvarlarının arkasında yaşayan, acımasızlığıyla nam salmış, yüzü yaralı o adamla, günah dolu yedi gece geçirmeliydi. Ancak Sidonie kaleye vardığında, bir canavar yerine, daha önce tanıdığı hiç kimseye benzemeyen biriyle karşılaşacaktı. Bu hafta içinde, Sidonie, ikisinin de hayatını değiştirebilecek karanlık sırrı saklarken, bir yandan Jonas Merrick’e karşı hisler beslemeye başlayacaktı. Acımasız ve yalnız bir hayat yaşayan Jonas ise geçmişini asla unutmayan bir adamdı. Unutacak olsa bile, aynaya baktığında gördüğü yüz, ona taşıdığı laneti bir kere daha hatırlatıyordu. Bu masum kızın keskin zekâsı ve güzelliğiyle etkilenen Jonas ile ona gittikçe kendini kaptıran Sidonie’nin aşkı, yaşadıkları tutkulu haftayı aşabilecek mi, yoksa çevrelerini saran tehlikeli düşmanlara karşı yenilecek miydi?

Edwin A. Abbott – Düzdünya
Roman / 17 Haziran 2018

Kitap Adı: Düzdünya: Farklı Boyutların Romantizmi Yazar: Edwin A. Abbott Yayıncı: Sola Unitas Yayınları Sayfa Sayısı: 96 Hikaye, erkeklerin çokgenler, kadınların ise basit çizgi segmentleri olduğu iki boyutlu bir dünyada geçmektedir. Anlatıcı Kare adında bir karedir. Bir yılbaşı günü Kare, rüyasında tek boyutlu dünyaya giderek oradakilere iki boyutlu dünyanın varlığını anlatmaya çalışır. Sonunda çizgi dünyasının kralı Kare’yi öldürmeye çalışır. Ardından kendi dünyasında üç boyutlu KÜRE ile karşılaşır. KÜRE’nin ne olduğunu anlamak için Boşluk Dünyası’na gitmek zorundadır. Bir üst boyutu anlayabilmek herkes için mümkün müdür? Ya da nasıl mümkün olabilir? “Neden sağduyunun sesini dinlemeyi reddediyorsun? Sağduyulu bir adam ve başarılı bir matematikçi olduğun için Üç Boyut Hakikatinin uygun havarisini sende bulmayı ummuştum; kaldı ki bin yılda bir bana bu hakikati açıklamama izin verilir ancak şimdi seni nasıl ikna edeceğimi hiç bilmiyorum. Bekle, buldum. Kelimeler değil, eylemler hakikati ispatlayacaktır.” -Küre, 1884, Boşluk Dünyası- Edwin A. Abbott özgün adıyla Flatland: A Romance of Many Dimensions adlı bu yazdığında utandığı için kendi adıyla değil “Kare” adıyla yayınlamıştır. Yayınlandığı günden bu yana milyonlar tarafından okunan ve yüzlerce dile çevrilen bu eser sizi bambaşka dünyalara götürecek. Kitap farklı boyutları anlama fırsatı sunarken, toplumun sosyal, ahlaki ve dini değerlerine karşı zekice yazılmış eğlenceli bir hiciv niteliği de…

Richelle Mead – Işıltı Sarayı
Roman / 17 Haziran 2018

Kitap Adı: Işıltı Sarayı Yazar: Richelle Mead Yayıncı: Artemis Yayınları Sayfa Sayısı: 504 “Vampir Akademisi” serisinin uluslararası çoksatar yazarı Richelle Mead’den tarihi bir atmosferde geçen baş döndürücü, romantik bir seri. “Mead bu sürükleyici, heyecan dolu mitolojik fantezide macera, gizem ve romantizmi buluşturuyor.” -Voya-

Chuck Palahniuk – Ölüm Pornosu
Roman / 17 Haziran 2018

Kitap Adı: Ölüm Pornosu Yazar: Chuck Palahniuk Yayıncı: Ayrıntı Yayınları Sayfa Sayısı: 208 Palahniuk’un hayal dünyasına hoş geldiniz! Yoksa kâbuslarına mı demeliydik? Palahniuk bu defa romanının odağına başka bir “marazi” karakteri, porno kraliçesi Cassie Wright’ı oturtmuş; ama bir nesne olarak. Çünkü her ne kadar konu, onun, efsanevi kariyerini kameralar önünde art arda 600 erkekle seks yaparak kıracağı bir dünya rekoruyla taçlandırmak istemesi olsa da, bu rekoru kırmasında ona yardımcı olacak tali oyuncuların, yani “damızlık erkekler”in anlatımıyla şekilleniyor roman. Sıranın kendisine gelmesini bekleyen Bay 72, Bay 137 ve Bay 600’ün gözünden aktarılıyor bu tarihi an. Ve bununla birlikte, onların trajikomik hayat hikâyeleri de, bir rekordan ziyade ölüm pornosuna dönüşecek çekimler sırasında bir bir dökülüyor ortaya. Anlayacağınız, derin bir araştırma ürünü olduğunu her satırında belli eden, çatlatırcasına güldürürken aynı zamanda yüreğinizi dağlayacak bu çılgın romanla, porno endüstrisinin çağdaş hayatın içindeki muazzam ve bir o kadar da gizli saklı varlığını edebiyata taşıyor Chuck Palahniuk. Zaten böyle bir şeyi de ondan başkası bu kadar utanmazca, korkusuzca ve başarıyla yapamazdı herhalde. Ancak dikkat! Tabularınız varsa ve onları yıkmaktan korkuyor-sanız bu romanı okumayın! İnsan cenininin mastürbasyona doğumdan bir ay önce ana rahminde başladığı gerçeğiyle yüzleşmek size ağır gelecekse bu romanı okumayın! Ya da elektrikli vibratörün hayatımıza…

Chuck Palahniuk – Tekinsiz
Roman / 17 Haziran 2018

Kitap Adı: Tekinsiz Yazar: Chuck Palahniuk Yayıncı: Ayrıntı Yayınları Sayfa Sayısı: 210 Ortadan kaybolun. Sizi başyapıtınızı yaratmaktan alıkoyan her şeyi geride bırakın. İşinizi, ailenizi ve evinizi; tüm bu sorumluluklarınızı ve dikkatinizi dağıtan şeyleri üç aylığına askıya alın. İşinize tam anlamıyla odaklanmanızı sağlayacak bir ortamda, kafadar insanlarla birlikte yaşayın. Katılmaya hak kazananlar için kalacak yer ve yemek be-davadır. Profesyonel bir şair, romancı veya senarist olarak yeni bir gelecek kurma şansını yakalamak için haya-tınızın küçük bir bölümüyle kumar oynayın. Çok geç olmadan, hayalini kurduğunuz hayatı yaşayın. Yer çok sınırlıdır. Her şey yukarıdaki ilanla başladı. Bunun yazarların inzivası olması gerekiyordu. Güvenli ve huzurlu bir yer olacaktı. Meğer öyle değilmiş. Birbirimize isimler verdik. Leydi Çöpçü, Ajan Fitneci, Aziz Bağırsaksız gibi. Hatalarımıza, suçlarımıza, günahlarımıza istinaden uydurduğumuz isimlerdi bunlar. Anlatacak birbirinden korkunç, kafa karıştıran, mide bulandırıcı hikayelerimiz vardı. Ancak en korkunç hikaye, bizi bir araya toplayan adamın birer kurbanı olduğumuzda yazılmaya başladı. Ve biz “şöhretler” dünyasına kapağı atıp kamera ışıklarını üzerimize çekmek adına tırnak sökmeyi, penis kesmeyi, insan pişirip yemeyi bile göze aldık; ama artık çok geçti…

Hakan Günday – Ziyan
Roman / 17 Haziran 2018

Kitap Adı: Ziyan Yazar: Hakan Günday Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 352 ‘Beyaz gövdeli zenci köpeklerimiz var. Adları da var. Ama onlar birer heykel. Çağırınca gelmiyorlar artık. Cennetin kapısını bekliyorlar. Karla karışık toprağa gömülebilmek için kulakları dik donuyorlar! Öyle bir cennet ki, paslı demirin bile ak sakalı var. Bizi saran tel örgüler beyaz angoradan örülmüş. Havası havlamayı bırakmış, ısırıyor. Beyaz ağzı etimizle dolu. Bu yüzden sessiz bir ayaz var. Saçaklardan sarkan mızrak dişleri ensemize saplanmış. Gazete kâğıdı gibi buruşmuş derimizde mor diş izleri, bekliyoruz. Cennetten kovulmayı. Bembeyazız. Soğuk. Donmak. Çözülmek. Tekrar donmak. Daha fazla hiçbir şeye gerek yok. Fiilleri çekmeye bile. Herkes kalsın yerinde. Bıraksınlar, yaslansın göğsüm sırtlarına, ılıklaşsın enseleri nefesimle. Yavaş yavaş sokayım dilimi derilerine. Aksın içlerine hayatımın zehri. Yirmi adet mermi. Muhteşem! Hepinizi geberteceğim! Ama hepinizi!’

Hakan Günday – Piç
Roman / 17 Haziran 2018

Kitap Adı: Piç Yazar: Hakan Günday Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 228 Piçlerin çocukları olmaz. Piçler, aşık oldukları kadınların kendilerini kurtaracaklarını düşünür. Oysa hiçbir kadın dünyaya bir piçi kurtarmak için gelmemiştir. Piçlere sır verilebilir. Ölümleriyle son bulan sırdaşlıkları vardır. Piçlerin cinsel hayatı düzensizdir. Piçlerin bedenleri ve akılları, diğer insanlarınkilerin aksine nasırlaşmaz. Onların nasırlaşan tek yerleri ruhlarıdır. Piçler sadece kendi aşklarına saygı duyarlar. En yakın dostlarının kadınlarına dil ve el uzatabilirler. Bu durumda piç tabii ki suçlu, ancak piçlik meşrudur. Piçler düzensiz hayatlarında düzenli olarak içki içerler. Belli sayıdaki kadehten sonra sarhoş olup sızarlar. Sızdıkları yerin adı huzurdur. Piçlerin babalarıyla olan ilişkileri mezar taşı kadar soğuk, yeni dökülmüş kan kadar sıcaktır. Piçler insan öldüremedikleri, ağır suçlar işleyemedikleri, korkak ve hain oldukları için yaşadıkları yerleri zorunlu kalmadıkça terk edemezler. Piçin davranış ve tercihlerini sadece bir başka piç kabul edilebilir olarak değerlendirir ve “Neden?” diye sormaz. “Neden” sorusu piçliği yok eder.

İclal Aydın – Bir Cihan Kafes
Roman / 17 Haziran 2018

Kitap Adı: Bir Cihan Kafes Yazar: İclal Aydın Yayıncı: Artemis Yayınları Sayfa Sayısı: 340 Zorba, itaatkârın üzüntüsüyle beslenir… “Sevgin direğimiz, üzerimize saldığın korku çatımız olmuş meğer. Mutsuzluğumuzdan örülü bir devlet yaratmışsın hepimize. Sen en çok beni severdin ya. En çok beni köle yapmışsın kendine.” Samire, Yaşar, Lorin. Birbirlerinin gölgesinde saklanan, birbirlerinin masalını yazan üç küskün kadın. Yaraları doğuştan, lanetleri miras… Yalnızlığın kuyusunun başından ayrılmadan, kederlerinin yankısını dinlediler. Her masalın sonu gece değildi elbet. Üç, ikiden ve dahi birden iyiydi. Ve her yanlışın doğrusu kendi içinde gizliydi. Kanadı kırık üç kadın, ödedikleri ağır bedellerin karşılığını, içinde çırpınıp durdukları, kapısı açık olsa da çıkıp gidemedikleri gölge kafeslerinde bekledi. İhtiyaç duydukları inanç, temize çekecekleri geçmişte saklıydı.

Tuğçe Doğan – Erkek Lisesi
Roman / 17 Haziran 2018

Kitap Adı: Erkek Lisesi Yazar: Tuğçe Doğan Yayıncı: Lopıs Yayınları Sayfa Sayısı: 408 Kimse geleceği düşünmüyor, herkes anı yaşıyordu. Onlar için ilerisi değil, şimdiki zaman önemliydi. Peki şimdi ne olacaktı? Kimse zayıf olmak istemezdi. Biz güçlü olandık. En azından Kaya Erkek Lisesi öyleydi. Zayıflığı tatmamak için savaşacaklardı. Anılarını bu okulla doldurmuşlardı. Geçici bir süreliğine  ‘Erkek Lisesi’ ne gitmek zorunda olan arkadaşlar, kendilerini bir kapışmanın ortasında bulur… -Okullar arası düşmanlık… -Güç gösterileri… -Ve iki kızdan dayak yiyen, düşman erkek liselileri… ‘’Beni boğacak mısın lider?’’ diye fısıldadım. ‘’Bir gün boğulacaksın, ama benimle beraber.’’