Hüseyin Rahmi Gürpınar – Ben Deli Miyim?
Roman / 21 Ocak 2018

Kitap Adı: Ben Deli Miyim? Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 378 Şadan ve Kalender Nuri… İstanbullu iki genç… Hüseyin Rahmi, İstanbul’u ve İstanbul yaşantısını bu iki genç üzerinden anlatıyor. Ama bu gençler “deli”… Maceraları da, konuşmaları da, hareketleri de öyle-, çünkü toplumsal kuralları, genel ahlakı, yozlaşmış sosyal ilişkileri “delicesine” sorguluyorlar. “Sorgulama” derinleştikçe gençlerin hareketli, yadırgatıcı serüveni tuhaf bir cinayetle sonlanıyor. Hüseyin Rahmi bu romanın tefrikası sırasında “adaba muhalif neşriyat” yaptığı iddiasıyla mahkemeye çıkarılıyor. Devrin gazetelerinde yayımlanan mahkeme ile ilgili haberler de fotoğrafları ve karikatürleriyle beraber bu baskıda yer alıyor. Hüseyin Rahmi’nin savunmasında söyledikleri çarpıcı: “Bugün kirli bir top gibi mahkeme parkelerine fırlatılmak istenilen bu isim, bu ana kadar memleketin hiçbir mülevves meselesine karışmamıştır. Ve hemen kırk yıldır kafasına doldurduğu felsefeyi etrafına saçan bir mürebbi, birden bire adaba mugayir bir tavır alarak halka edepsizlik telkinine nasıl kalkışır!”

Aleister Crowley – Ay Çocuk
Roman / 21 Ocak 2018

Kitap Adı: Ay Çocuk Yazar: Aleister Crowley Yayıncı: Altıkırkbeş Basın Yayın Sayfa Sayısı: 365 Şüphesiz asrın en ilginç ve aykırı kişilerinden biridir. Aleister Crowley. Kimi onu büyük bir üstat, majisyen ve mistik olarak kabul ederken, büyük bir çoğunluk tarafından da kara büyücü ve İsa karşıtı olarak nitelenmiştir. İyi de şair, dağcı, maceracı, satranç ustası, ressam, majisyen, mistik, zındık, gizli örgüt başkanı, din kurucusu vs. olarak gözüken bu karmaşık kişi tam olarak kimdir? Bu soruyu hava karardıktan hemen sonra bulduğunuz en yaşlı ağaca bakarak sorabilirsiniz ve büyük bir ihtimalle yanıtı alırsınız. Ama özellikle bu günlerde yeterince yaşlı bir ağaç bulmanın zorluklarını göz önünde bulundursak kitabın iç sayfalarında bir yolculuğa çıkmak daha kolay bir çözüm olabilir. Yine de siz bilirsiniz… Eğer ikinci seçeneği kullarınsanız; şu anda arka kapağına bakmakta olduğunuz romanda bazı Türk karakterlerle karşılaşmanız, Hıristiyanlığı sert bir şekilde suçlayan bir kitap olmasına rağmen, Müslümanlığı öven satırlarla karşılaşmanız ve yazarın hayatta tek kalan oğluna Atatürk adını koymuş olması sizi sakın şaşırtmasın.

Hüseyin Rahmi Gürpınar – Billur Kalp
Roman / 21 Ocak 2018

Kitap Adı: Billur Kalp Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 356 İç içe iki romandan oluşan Billur Kalp cumhuriyetin ilanını takip eden dönemde, İstanbul’da geçiyor. Uzun ve sarsıntılı yıllar, Türkiye toplumunu altüst etmiş; toplumsal ilişkiler yeniden ve başka şekillerde kurulmaya başlamıştır. Erkek nüfusu azalmış ve kadınlar sosyal hayata, bu defa çalışan/işçi konumuyla dahil olmuştur. Kadınların çalışma hayatına girmeleri, erkeklerin kadınları “tuzağa düşürme” girişimlerinin hızlanmasına neden olmuştur. Billur Kalp in ilk bölümü, çalışmak zorunda kalan, ancak “kötü erkekler”in tuzağına düşen Mürvet’in intiharıyla sonlanır. İkinci bölümde ise bu kez karşımıza Sema çıkar. Sema da ekonomik nedenlerle evde yaptığı el işlerini satmaya çalışır, ilk bölümde gördüğümüz kötü erkekler, Sema’ya da tuzak kurar. Ancak Sema, bu tuzağa düşmediği gibi aksine evinde işletme açmaya, anasız-babasız kız çocuklarını çalıştırmaya kadar varan bir gayret gösterir. Kadının çalışma hayatında başarılı olabileceğini, erkek egemen dünyada gedikler açabileceğini ispat eden Sema, bu yanıyla “feminist” kabul edilebilecek bir roman karakteridir. Hüseyin Rahmi’nin büyük bir İstanbul gözlemcisi ve yazarı olduğunu bir kez daha gösteren bu roman, İstanbul’un gündelik hayatına dair pek çok “sosyolojik” malzeme de içeriyor.

Louis L’Amour – Boş Ülke
Roman / 21 Ocak 2018

Kitap Adı: Boş Ülke Yazar: Louis L'Amour Yayıncı: ASEM Yayınları Sayfa Sayısı: 211 Felton başını kaldırıp Coburn’ a baktı. “Neyapacağım?” diye sordu, «kanımca, sadece göğsünde yıldız, oraya yürümek yeterli değil, Coburn konuşmadan önce bir süre düşündü. “Hayır,” dedi, “yeterli değil. Herkes yapamaz bu işi belki de yapan ilk sen olursun. Bana sorarsan, elime bir av tüfeği alırım. Oraya gider ve onlara kanunun ne dediğini söylerim; ilk itiraz edenin de ağzına dipçiği yapıştırırım. Elini silahına atarsa da… onu vururum, hepsi bu kadar.”

Hüseyin Rahmi Gürpınar – Kadınlar Vaizi
Roman / 21 Ocak 2018

Kitap Adı: Kadınlar Vaizi Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar Yayıncı: Palet Yayınları Sayfa Sayısı: 86 Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın kitaplarını yeniden yayına hazırlamak, bir tarafıyla ciddi denilebilecek bir riski barındırsa da yayınevi olarak bunu göze almanın ilk örnekleri ile yola çıkmış bulunuyoruz. Bunu diğerleri takip edecektir. Sözün burasında, galiba, niçin böyle bir yayına gerek duyulduğunu merak edenlere, şu gerçeği hatırlatmakta yarar var: 1928 öncesi Türk edebiyatının örneklerini yeni harflere aktarma işinde başlangıçta iştahsız sonradan da çalakalem bir tutumun sergilendiği artık saklanamayacak bir gerçektir. Sadece edebî eserler değil pek çok eser, bu iştahsızlık ve çalakalem tutumdan dolayı bırakınız layık oldukları değeri görmeyi, adeta dumura uğra(tıl)mıştır. Edebiyat sahası, dumura uğramışlar listesi hazırlansa belki ilk sırayı alacak pek çok örnekle doludur. Çalıkuşu’nun çalı’sı gitmiş geriye kuş’u kalmıştır denebilir. O güzelim Türkçesinin yeri doldurulamayan Refik Halit’in eserlerinin başına gelenleri saymak, tabiri caizse bir edebiyat savcısının vicdanına kalmış niteliktedir. Sadeleştirme adı altında bırakınız kelime avcılığını, cümle hafriyatçılığına gidilmesini bilemiyoruz neyle izah etmek mümkündür.

Hüseyin Rahmi Gürpınar – Dünyanın Mihveri Kadın mı, Para mı?
Roman / 21 Ocak 2018

Kitap Adı: Dünyanın Mihveri Kadın mı, Para mı? Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar Yayıncı: Özgür Yayınları Sayfa Sayısı: 240 Hüseyin Rahmi Gürpınar, İffet romanında olduğu gibi, Dünyanın Mihveri Kadın mı, Para mı? adlı romanında da aşk, namus ve açlık ilişkisini irdeliyor. Romanın kahramanı Edip Münir, yaşamını “bir ekmekçi, bir bakkal, bir kasap dükkânında yüzlerce kişi doyuracak nimet varken, beri yanda açlıktan ölmek enayiliktir,” felsefesi üzerine kurmuş genç bir adamdır; ona göre, “akıllılar, akılsızların zararına yaşarlar.” Yazar bu romanında, karamsar bir bakış açısıyla yaşamı, ahlâkı ve toplumu yargılamaktadır; ister katılın, ister katılmayın…

Hüseyin Rahmi Gürpınar – Kadın Erkekleşince
Roman / 21 Ocak 2018

Kitap Adı: Kadın Erkekleşince Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar Yayıncı: Atlas Kitabevi Hüseyin Rahmi Gürpınar, Kadın Erkekleşince adlı oyunu 1933 yılında yazmıştır. Bu oyunda temeli evlilik sözleşmesine dayanan bir evliliğin nasıl sonuç verdiğine şahit oluruz. Kadının ekonomik özgürlüğüyle beraber nasıl erkekleştiğini, erkeğin de ne ölçülerde kadınlaştığını gösteren; bunun sonucu olarak ta ailedeki geçimsizliğin artmasını konu edinen oyun, kadın-erkek eşitliğinin sınırlarının nereye kadar olması gerektiğini anlatması sebebiyle önemlidir. Oyunda verilmek istenen ise, kadının yeri gelince erkeklere ait işleri yapabileceği fakat cinsinin sınırını şaşıracak kadar ileriye varmaması gerektiği düşüncesidir.

Hüseyin Rahmi Gürpınar – Kaderin Cilvesi
Roman / 21 Ocak 2018

Kitap Adı: Kaderin Cilvesi Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar Yayıncı: Özgür Yayınları Sayfa Sayısı: 240 Hüseyin Rahmi Gürpınar, Kaderin Cilvesi romanında “açlık” ve “namus” arasındaki ters ilişkiyi irdeler. Kıt kanaat geçinen, ama dünyaya bilgece bakmayı başararak namusunu her şeyden önde tutan Salah Efendi’nin yaşamı, bir gün kapısını “muhabbet tellalı” Şemi Efendi’nin çalmasıyla alt üst olur. Bundan sonrası, her şeyden önce kendi kendisine ihanetle başlayan sürekli bir çöküştür. Yazar, öteki romanlarında olduğu gibi, karamsar toplum eleştirisini yaparken, okurunu adım adım, “açlık”la “namus”un bir arada olamayacağı sonucuna götürür. Canlı kişilikleri ve akıcı anlatımıyla, Gürpınar’ın en güzel romanlarından biridir Kaderin Cilvesi…

Hüseyin Rahmi Gürpınar – Kokotlar Mektebi
Roman / 21 Ocak 2018

Kitap Adı: Kokotlar Mektebi Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 333 Osmanlı’nın son dönemlerinde hız kazanan Batılılaşma süreci Türk edebiyatının da en önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. Dağılmakta olan dinamikleriyle toplumun değişim ihtiyacından beslenen Batılılaşma çabası üst üste gelince tüm ahlak ve aile değerlerinin de zaman zaman trajikomik boyutlara varacak biçimde farklılaşması kaçınılmaz olacaktır. Bireyin de artık farklı bir biçimde ele alınıp sorgulanmaya başlandığı bu dönemin en önde gelen edebi yatçılarından, biri hiç kuşkusuz ki Hüseyin Rahmi Gürpınar’dır. Türk toplumunun o dönemini bugün bize hâlâ renkli bir tablo gibi sunan yapıtlarıyla Gürpınar sadece bir edebiyat okurunu değil, bu toplumun sosyal gelişimine kafa yoran herkesi aydınlatmaya devam eden bir yazar. Kokotlar Mektebi, bu usta yazarın en önemli yapıtlarından biri olarak dönemin değişen yargıları üzerine yapılan en güçlü hicivlerinden biri.

Hüseyin Rahmi Gürpınar – Gulyabani
Roman / 21 Ocak 2018

Kitap Adı: Gulyabani Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar Yayıncı: Özgür Yayınları Sayfa Sayısı: 160 Gulyabani; yazarın cin, peri ve gulyabani gibi boş inançların nasıl kötüye kullanılarak saf ve namuslu insanların kandırıldığını vurgulayan, boş inançları mahkûm ederek bilimsel düşünceyi savunan romanıdır. Romanı, genç kuşakların da beğenerek okuyacağına inanıyoruz.

Hüseyin Rahmi Gürpınar – Hakka Sığındık
Roman / 21 Ocak 2018

Kitap Adı: Hakka Sığındık Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar Yayıncı: Özgür Yayınları Sayfa Sayısı: 152 Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Hakk’a Sığındık romanı, ana kahramanının polis olduğu doğalcı toplumsal polisiye romanlarındandır; yazarın yoksulların kendi sırtlarından zengin olanlara duyduğu kinden, boş inançların dolandırıcılıklara yol açmasına dek hemen bütün Gürpınar temalarını bir arada içeren bu roman; yürek burkan betimlemeleri, heyecanlı ve merak uyandırıcı anlatımı, canlı, gerçekçi kahramanlarıyla dikkati çekmektedir. Gürpınar’ın bütün roman ve öykülerinde olduğu gibi…

Hüseyin Rahmi Gürpınar – Namuslu Kokotlar
Roman / 21 Ocak 2018

Kitap Adı: Namuslu Kokotlar Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar Yayıncı: Özgür Yayınları Sayfa Sayısı: 336 Yazar, aşkta ve evlilikte eşlerin birbirlerine denk olması konusuna, Namuslu Kokotlar romanında bir kez daha dönüyor; onlarca yıl öncesinden yüzümüze bir kez daha gerçekçi roman aynasını tutuyor. Roman kahramanlarının acıklı güldürülerine ağlamamız mı gülmemiz mi gerektiğini kestiremiyoruz. Ancak gerçek olan bir şey varsa, o da yazarın bütün yapıtları gibi, Namuslu Kokotlar’ı da, gerek anlatımı, gerekse karakterleri bakımından, klasiklerimiz arasındaki yerini çoktan almış olduğudur.

Rainer Maria Rilke – Tanrı’dan Öyküler
Roman / 19 Ocak 2018

Kitap Adı: Tanrı'dan Öyküler Yazar: Rainer Maria Rilke Yayıncı: Cem Yayınevi Sayfa Sayısı: 117 Rainer Maria Rilke (1875-1926), Prag doğumlu, Avrupa’nın birçok şehrinde yaşamış gerçek bir Avrupalı. Yarım yüzyıllık yaşamını sanata adamış, şairliğinin yanı sıra sanat üstüne denemeleri ve öyküleriyle de geniş yankı uyandırmıştır. “Dostum Ellen Key! Bir ara bu kitabı sizin ellerinize bırakmıştım, siz de hiçbir şeyi sevmediğiniz kadar sevmiştiniz onu. Dolayısıyla, kitabın benim değil, sizin olduğunu düşünmeye alıştım. Bu yüzden, yalnız kitabınız değil, bu yeni baskıda çıkan bütün kitapların başına isminizi koymamı ve şöyle yazmamı hoş görün lütfen: Tanrı’dan Masallar Ellen Key’indir.”

Sabahattin Ali – Kuyucaklı Yusuf
Roman / 19 Ocak 2018

Kitap Adı: Kuyucaklı Yusuf Yazar: Sabahattin Ali Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 220 İlk Basımı 1937 yılında “Yeni Kitapçı” tarafından basılan roman, Sabahattin Ali’nin roman türünde ilk eseridir. Öykü yazarı olan Ali’nin bu eseri MEB Ortaöğretim 100 Temel Eser Listesinde yer almaktadır. YKY tarafından ilk olarak 1999 yılında basılan roman günümüzde YKY (Yapı Kredi Yayınları) tarafından basılmaya devam edilmektedir. Kitabın editörlüğü Ayfer Tunç, yeni kapak tasarımı ise “Nahide Dikel” tarafından yapılmıştır. 1985 yılında Sinema filmine uyarlanan romanın filminde Talat Bulut, Derya Arbaş ve Ahmet Mekin’in rol almış, filmin yönetmenliğini ise “Feyzi Tuna” üstlenmiştir. Kuyucaklı Yusuf konusu itibariyle ailesinin katledilmesiyle sahipsiz kalan dokuz yaşındaki Yusuf’un olayı soruşturmak için Kuyucak’a gelen Nazilli Kaymakamı Selahattin Bey tarafından evlatlık alınması ve çocuğun daha sonraki hayatı anlatılmaktadır. Edebiyat eleştirmenlerine göre Yusuf karakteri, köyden şehre göç edip şehir hayatına uyum sağlayamayan insan tipinin habercisi olarak değerlendirilmektedir.

Talip Apaydın – Sarı Traktör
Roman / 19 Ocak 2018

Kitap Adı: Sarı Traktör Yazar: Talip Apaydın Yayıncı: Cem Yayınevi Sayfa Sayısı: 194 Özeler köyünün halkı tarımla geçinir. Yazın harman döver, sonbaharda çift sürer, pancar toplar, neredeyse yıl boyu çalışır. İşten kaçınmaz hiçbiri. Kolay da değildir yaptıkları iş. Ellerinde bir çift öküzün sürdüğü düven ve atların çektiği arabadan başka bir şey yoktur. Köye ilk traktörün girmesiyle tarım işlerinin daha hızlı ve daha az çaba harcayarak yapılabileceğini görürler. Ama traktör almak kolay değildir ki… Köyün varsıl ailelerinden biri olan İzzet Ağa’nın oğlu Arif de tıpkı köylüleri gibi hiçbir işten kaçınmayan bir delikanlıdır. Yaşıtlarından farklı değildir sorunları, umutları. Ama şimdi sözlüsüne duyduğu sevdanın üstüne bir yenisi, traktör sevdası eklenmiştir. Ama şu babası yok mu, bir türlü razı gelmez traktör almaya! Halbuki bir traktörü olsa Arif’in… Sarı Traktör tarımda makineleşmenin yeni yeni başladığı bir dönemde, bir Anadolu köyünü ve köylüsünü, bir delikanlının traktör tutkusu ekseninde son derece yalın bir dille aktarırken, köylük yerlerin doğasıyla da buluşturuyor okuru.