Pascal Quignard – Dünyanın Bütün Sabahları
Roman / 14 Ağustos 2018

Kitap Adı: Dünyanın Bütün Sabahları Yazar: Pascal Quignard Yayıncı: Sel Yayıncılık Sayfa Sayısı: 95 Bir usta. Sainte Colombe. Çalgısıyla insan sesindeki tüm tınıları çıkarabildiği söyleniyor. Karısının ölümüyle iyiden iyiye içine, müziğine kapanan bu adam, köşesinde iki kızıyla birlikte yaşıyor. Bir öğrenci çalıyor bir gün kapısını. Öğrenci dediğimize bakmayın, adam Marin Marais, ama daha gencecik. Sainte Colombe’dan müziğinin gizini öğrenmek istiyor. Sainte Colombe onu yanına alacak. Büyük kızı da vurulacak çocuğa. Dünyanın Bütün Sabahları gölgelere övgüdür, gölgelere ağıt. Ulu bir dut ağacının dalları arasına kurulmuş, viyola sesinin eksik olmadığı derme çatma bir kulübenin altında biten, yaşayan, ölen ve dirilen gölgelere… Alain Corneau tarafından 1991’de filme uyarlanan, Jean-Pierre Marielle ve Gérard Dépardieu gibi usta oyuncular ve Jordi Savall’in ezgileriyle zenginleşen Dünyanın Bütün Sabahları çağdaş edebiyat kadar sinema tarihinin de unutulmazları arasındadır.

Marquis de Sade – Erdemle Kırbaçlanan Kadın
Roman / 14 Ağustos 2018

Kitap Adı: Erdemle Kırbaçlanan Kadın Yazar: Marquis de Sade Yayıncı: Oğlak Yayınları Sayfa Sayısı: 194 Marquis de Sade… Yaşadığı dönemde insanların nefret ettiği, tiksindiği, iğrendiği, akıl hastanelerinde ve cezaevlerinde çürüttüğü büyük bir yazar. Marquis de Sade… İnsanların ruhundaki kötülüğü, çarpıklığı haykırdıkça toplum dışına itilen, doğa/toplum ilişkisini çağının çok ötesinde değerlendirdiği için sevgisiz bırakılan bir bilinç. Sadizm olarak bilinen bir ayrıksılığa adı verilen büyük bir yazar ve… bir klasik.Erdemle Kırbaçlanan Kadın… Sade’i Sade yapan bütün özellikleri içeren roman. İyilik/kötülük çatışmasının irdelenmesinde alışılagelmiş bütün değer yargılarını zorlamak amacıyla yazılmış bir roman… Dinin arkasına sığınmış Hıristiyan din adamlarının yaptığı kötülüklere rağmen, toplumun bu gibi adamların peşinden gitmesi, zengin/yoksul eşitsizliği insanların genelgeçer kurallara ve duygulara aykırı bütün duygularını saklaması ve bütün kötü insanların -nedense- hep galip gelmesi, hatta iyiliklerin yalnızca kötülüklerle ödüllendirilmesi nedeniyle Sade’ı sonunda yaratıcısından bile kuşkuya düşüren roman. Ne ahlaksız, sapık, iğrenç… ne de ahlaklı ve erdemli olmayan bir yazarın, ikiyüz yılı aşkın bir süredir ikiyüzlülükten kurtulamayan insanları anlatan roman…

Marquis de Sade – Juliette – Erdemsizliğe Övgü
Roman / 14 Ağustos 2018

Kitap Adı: Juliette – Erdemsizliğe Övgü Yazar: Marquis de Sade Yayıncı: Chiviyazıları Yayınevi Sayfa Sayısı: 1006 Dünya listelerinde her dönem ilk 100… Bir başyapıt… O bir misyoner… Yeni bir din yazdı… Juliette onun kutsal kitaplarından biridir. New York Times Book Review Sade, batı tarihinin en radikal zekalarından, ruhsal hayatın bazı temel yanlarını oluşturan, çılgınlıkla soğuk rasyonelliğin hayret verici birleşimine değinen biriydi… Ardında yetenekli, korkutucu fakat daha çok aydınlık bir figür bıraktı. Newsweek Sade, zaten var olan sadizmi icat etmedi fakat büyük bir doktorun virüsü bulması gibi onu keşfetti. Sade, bizim anarşik ve kontrolsüz olan seksüel içgüdümüzü keşfetmemizi sağladı. Maurice Lever / New York Times

Marquis de Sade – Justine – Erdemin Felaketleri
Roman / 14 Ağustos 2018

Kitap Adı: Justine – Erdemin Felaketleri Yazar: Marquis de Sade Yayıncı: Chiviyazıları Yayınevi Sayfa Sayısı: 336 “Yanıldınız, beynimi coşturdunuz, bana can vermek zorunda kalacağım hayaletler yaratma olanağı verdiniz” Sapkınlık suçlamasıyla atıldığı hapishaneden böyle sesleniyordu Sade bekçilerine. Yarattığı hayaletler, onu edebiyat ve felsefe tarihin en tartışmalı isimlerinden biri yaptı. Lanetlenmesine, adının cinsel sapkınlıkla özdeşleştirilmesine rağmen, anlatım yetenekleri hiç bir zaman tartışılmadı. Dostoyevski, Gide, Wilde, Passolini başta olmak üzere, birçok sanatçının başucu yazarı olan Sade ile Türkiyeli okuyucu bugüne kadar ciddi biçimde tanışamamıştı. Sade’ı kendi kaleminden okuyabilecek, onun hakkında yazılan ve söylenenleri yerli yerine oturtabileceksiniz. “Justine”, “Sadom’un Yüzyirmi Günü” adlı eserleriyle birlikte Sade’ın başyapıtı olarak kabul edilmektedir ve 1926 yılında yılında “Sodom’un Yüzyirmi Günü” bulununcaya kadar, onu tarihe mal eden, adını “simgeleştiren” başlıca eser olmuştur. Bireyin cinsel eğilimlerinin arka planı, suç ve ceza olguları, sapkınlık kavramının tüm boyutlarıyla tartışılması, sınıfsal farklılıklarla birey davranışı arasındaki bağların sorgulanması, Sade’ın tüm eserlerinin temel izleğini oluşturur ve gösterdiği büyük başarı adını ölümsüzleştirmiştir. Sade’ın diğer başyapıtı “Sodom’un Yüzyirmi Günü”de çok yakında yayınevimiz tarafından yayımlanacaktır.

Marquis de Sade – Sodom’un 120 Günü
Roman / 14 Ağustos 2018

Kitap Adı: Sodom'un 120 Günü Yazar: Marquis de Sade Yayıncı: Chiviyazıları Yayınevi Sayfa Sayısı: 440 Bütün bir 19. yüzyılın en çok tartışılan ve okunan yazarlarından biri olmasına rağmen, tüm eserlerinin gün ışığına çıkabilmesi için 20. yüzyılı beklemek gerekecekti.Yayınlandığı yıllardan günümüze dek, her dönem dünya edebiyatının en önemli eserleri arasında yerini almıştır. Tam olarak bitirememiş olmasına rağmen Sodom’un 120 Günü, “şeytanın ta kendisi”, “bir canavar” gibi nitelemelerle tanıdığımız Sade’ın, dünya edebiyatına mal olmuş en önemli eserlerinden biridir. ‘Jüstine’, ‘Juliette’ ve ‘Sodom’u Türkçeye kazandırarak “şeytanla” yüzleşebilmeniz için bir kapıyı aralamış oluyoruz.”Sade, şehvet oyunları için, özellikle dünyanın bir ucundaki şatoları ve tek başına duran evleri seçiyor ve böylece romanlarını ürkütücü bir eksene yerleştiriyordu. Sodom’un 120 Günü’nün geçtiği yer, ülkenin diğer yerleşimlerinden, uygarlıktan çok uzak hem gerçek hem de mecazi anlamıyla ıssız bir kaledir.” Marquis de Sade, 1740 yılında Paris’te doğdu.

Georges Bataille – Annem
Roman / 14 Ağustos 2018

Kitap Adı: Annem Yazar: Georges Bataille Yayıncı: Ayrıntı Yayınları Sayfa Sayısı: 310 “Kötülüğün metafizikçisi” olarak bilinen romancı, denemeci, felsefeci Georges Bataille’ın her biri bir başyapıt olan iki romanı ile üç öyküsünü bir arada sunuyoruz. Bataille’ın erotizmi yücelttiği; şiddet, iktidar ve ölümü dehşet verici bir bütünlük içinde sunduğu; cinsellikle ruhaniliği harmanladığı beş büyük yapıt: Madam Edwarda, Göğün Mavisi, Annem, Ölü Adam ve Gözün Öyküsü. M. Foucault , P. Sollers ve J. Derrida’yı derinden etkilyen yapıtları Foucault tarafından “yüzyılın en önemli yapıtları arasında” sayılan Bataille, bu roman ve öykülerinde düşünce alemini aşıp kendinden geçme arzusuyla, fanilikle sınırlı olmayan yüce bir hayatı gözler önüne serme hedefinin peşine düşüyor. Bataille’ı cinsellik, ölüm ve müstehcenliğin gizilgücü ilgilendiriyor. O, geleneksel edebiyatı reddetmiş; entelektüel, sanatsal ve dinsel etkinliğin nihai hedefinin, mantıklı bireyin şiddet dolu, aşkın bir paylaşım eyleminde yok edilmesi olduğuna kanaat getirmiştir. Karakterlerinin libertaryen yaşam tarzları, cinselliklerini açıkça yaşamaları, yoğun deneyimler aracılığıyla aşkınlık arayışından başka bir şey değildir. Pornografi onun gözünde, kendi sürrealist dneyleri için bir araçtır. Burjuva ahlâkına karşı erotizmi, mantıklıya karşı mantıksızı, kapitalizmin sınırlamalarına karşı aşırılığı, konformizme karşı itaatsizliği savunan Bataille’ın yapıtları okuru cesaret isteyen bir okuma serüvenine davet ediyor. 20. Yüzyılın bu yüzyıla aktığı en önemli isimlerden Bataille’ın cinselliğe getirdiği büyük açılımın boyutları…

Georges Bataille – Gözün Hikayesi
Roman / 14 Ağustos 2018

Kitap Adı: Gözün Hikayesi Yazar: Georges Bataille Yayıncı: Chiviyazıları Yayınevi Sayfa Sayısı: 181 “Gözün Hikayesi’nin bu kadar güçlü ve rahatsız edici bir izlenim bırakmasının nedeni, Bataille’ın pornografinin nihai anlamda cinselliğe değil, ölüme dair olduğunu, anlamasıdır. Gözün Hikayesi, okuduğum bütün aykırı kitapların en başarılısıdır.” -Susan Sontag- “Bataille’ ın üslup olarak Sade’a pek çok şey borçlu olduğu doğrudur. Ama bunun dışında, gerçek doğasına da dokunduğu gerçeği satırlarda saklı.” -Roland Barthes- “Bataille kendisini çırılçıplak gözler önüne serer, kendini teşhir ederek bütün edebiyatı yıkmayı hedefler. O sözcüklerin soykırımcısıdır.” -Jean Paul Sartre-

Aleksandr Puşkin – Bakır Atlı
Roman / 29 Temmuz 2018

Kitap Adı: Bakır Atlı Yazar: Aleksandr Puşkin Yayıncı: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları Sayfa Sayısı: 107 Aleksandr Sergeyeviç Puşkin (1799-1837) Rus edebiyatının kurucusu, Rus edebiyat dilinin yaratıcısı kabul edilir. 19.yüzyıl Rus düşünürü ve eleştirmeni Belinski, Puşkin’in, “şiiri, Rus yaşamıyla ve Rus çağdaş zamanıyla dost kıldığını” belirtiyordu. Puşkin’in yaratıcılığı erken dönemde yazdığı liriklerinden ve Güney sürgünlüğü döneminin ürünü destanlarının romantizminden gerçekçiliğe doğru evrim geçirdi. Şair, Dekabristlere yakındı ve iki kez sürgün yaşadı. Lise yıllarında yazdığı ilk epik ürünü, büyüleyici bir masal olan “Rusları ve Ludmila” eleştiri çevrelerinin övgüsünü toplamıştı. Liseyi bitirdiği sıralarda yazdığı özgür şiirleri ve epigrâmları ÇarI Aleksandr’a sunulunca, genç şairin üzerinde zindan ya da Sibirya sürgünü tehdidi belirdi. Puşkin’de Rus edebiyatının bir umudunu gören şair Jukovski’nin ve tarihçi yazar Karamzin’in çabalarıyla genç şairin yazgısı değiştirildi. Böylece ona Güney sürgünlüğü-Kafkasya, Kırım, Moldavya yolculukları göründü. Sürgünlük döneminde “Kafkasya Tutsağı” ve “Bahçe saray Çeşmesi” şiirlerini, sürgünden hemen sonra, 1824 yılındaysa “Çingeneler”i yazdı. Şairin daha sonraki yıllarda verdiği başlıca yapıtları; yaşamın gülünç yanlarını işlediği “Kont Nulin”, tarihsel süreçte halk kitlesinin öne çıkarıldığı bir dram olan “Boris Godunov”, tarihsel konulu bir trajedi olan “Poltava”, güldürürü yalın bir öykü olan “Kolomna’daki Ev”, toplumsal koşulların ürünü kişilikle toplum arasındaki ilişkilerin yansıtıldığı bir şiir-roman olan” Yevgeni Onegin”, bireyin…

Aleksandr Puşkin – Boris Godunov
Roman / 29 Temmuz 2018

Kitap Adı: Boris Godunov Kitap Serisi: Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi Yazar: Aleksandr Puşkin Yayıncı: İş Bankası Kültür Yayınları Sayfa Sayısı: 97 Aleksandr Puşkin (1799-1837): Otuz sekiz yıl süren kısa hayatı, komploya çok benzeyen bir düelloyla son bulduğunda Puşkin şiirleri, romanları, öyküleri ve oyunlarıyla çoktan 19. yüzyılın ve Rus Edebiyatının öncü yazarlarından biri olmuştu. Puşkin Shakespeare’in tarihi oyunlarından etkilenerek yazdığı Boris Godunov tragedyasında insanın iktidarla ilişkisini gayet yalın, gerçekçi bir şiir diliyle aktarmaktadır. Puşkin’in 1825 yılında sürgündeyken yazdığı oyun, sansür dolayısıyla ve sahnelenmesinin güç olduğu düşünüldüğünden ancak ölümünden sonra 1865’te sahnelenebilmiştir. Daha sonra pek çok kez başarıyla sahnelenen oyun, Musorgski’nin aynı adlı operasına da esin kaynağı olmuştur.

Aleksandr Puşkin – Dubrovski
Roman / 29 Temmuz 2018

Kitap Adı: Dubrovski Yazar: Aleksandr Puşkin Yayıncı: Kırmızı Kedi Yayınevi Sayfa Sayısı: 148 Rus edebiyatının kurucularından ve en büyük isimlerinden biri olarak görülen Aleksandr Puşkin, 1837 yılında bir düello sonucu vakitsiz ölünce, yapıtları yarıda kalmıştı: Haksızlık karşısında isyan eden ama aşk karşısında boyun eğen romantik kahramanıyla Dubrovski de son döneminde yazdığı, ölümünden sonra basılan bu yapıtlardan biriydi.Puşkin, Çarlık Rusyası’ndaki büyük çiftlik sahiplerinin kaprisli ve hırslı ilişkilerini, toprağa bağlı köylülerin birer mal gibi alınıp satılabildiği koşullarını ve malikâne sahiplerini tedirgin eden köylü ayaklanmalarını ele alır. Ayaklanmanın önderliğini, soylu ve subay olmasına rağmen adalet için insanlarıyla birlikte Robin Hood’vari bir “zenginden alıp yoksula verme” düzeneği kuran Dubrovski’ye vermesiyle yazar, dönemine göre ilerici yanını da göstermiştir. “Çetenin lideri zekâsı, cesareti ve soyluluğuyla ün yaptı. Onunla ilgili mucizeler anlatılıyordu; Dubrovski adı bütün dillerdeydi, herkes cesur canilere öncülük edenin ondan başkası olamayacağına inanıyordu.”

Antonio Tabucchi – Pereira İddia Ediyor
Roman / 29 Temmuz 2018

Kitap Adı: Pereira İddia Ediyor Yazar: Antonio Tabucchi Yayıncı: Can Yayınları Yıl 1938. Lizbon. İspanya’da iç savaş, İtalya’da faşizm, Portekiz’de Salazar diktatörlüğü. Bir akşam gazetesinin kültür sayfasını hazırlayan Pereira’nın ‘ölümcül’ bir gazetecilik anlayışı vardır: Ölmüş yazarlarla ilgili anma yazılarına ve yaşayan yazarlar için önceden yazılmış ölüm yazılarına meraklıdır. Tıpkı kendi yaşamının da geçmiş ve anılar üstüne kurulu olması gibi. En yakın dostu, ölmüş karısının resmidir. Monteiro Rossi adında bir delikanlı ve sevgilisi Marta’yla tanışması, yaşlı gazetecinin yaşamını temelden değiştirecek, onu içsel bir olgunluğa, acılarla yüklü bir bilinçlenmeye yöneltecektir. Fernando Pessoa’nın Son Üç Günü, Hint Gece Müziği, Ufuk Çizgisi adlı kitaplarını yayınladığımız Antonio Tabucchi, çağımızın en hümanist başyapıtlarından biri sayılabilecek Pereira İddia Ediyor’da, yakın geçmişimizin, belki de belirsiz şimdimizin düşüncelerini sorguluyor, okurun belleğinden uzun yıllar silinmeyecek bir başkişi yaratıyor.

Eren Erdem – Selman-ı Pak
Roman / 29 Temmuz 2018

Kitap Adı: Selman-ı Pak: Din, Devrim ve Aşk Yazar: Eren Erdem Yayıncı: Destek Yayınları Sayfa Sayısı: 232 “Selman, benim ailemdendir” (Hz. Muhammed) O’nun hayatı hiç yazılmadı. Çünkü gücün, iktidarın ve statükonun asırlardır korktuğu bir isimdi… Selman, mistik bir derviş gibi tanıtıldı. Din dışı gelenekleri meşrulaştırmak için kullanıldı. Kimine göre bir molla, kimine göre sufi bir derviş, kimine göre büyük bir devrimci… İşte Selman’ın yasaklanan hikâyesi! Yoksulluğun ilahi kader görüldüğü o beldede, mal-mülk düşmanı bir kâfir olarak tanımladıkları Hz. Muhammed’in yol arkadaşı Selman, bir devrim manifestosudur… Aşk’ı kâinatın sırrınca, hakikat bahçelerinde salınmış bir zahit ve bir bağımsızlık savaşçısı… Statükonun, uşaklığın, idare-i maslahatçılığın ve sömürünün cahiliye karanlığında Selman, tüm oyunların bozucusudur… Selman-ı Farisi, bütün tarikatların, tasavvuf gruplarının ortak benimsediği bir isimdir. Lakin Türkiye’de hakkında yazılıp çizilmemiş ender sahabelerdendir. Selman-ı Farisi’yi insanlık âlemine tanıtma gayesi ile kalemi eline alan Ali Şeriati’nin eseri, İran Şahı tarafından yaktırılmıştır. Ve maalesef bugün bir kopyası dahi yoktur. Bu kitap, Hz. Muhammed’in en seçkin sahabelerinden Selman-ı Farisi’nin sıra dışı öyküsünü ve “Gerçek İslam Tarihini” gözleri önüne sermektedir. Abdestli Kapitalizm ve Şeytan Evliyaları kitaplarının yazarı Eren Erdem’den…

Joseph Kessel – Gölgeler Ordusu
Roman / 29 Temmuz 2018

Kitap Adı: Gölgeler Ordusu Yazar: Joseph Kessel Yayıncı: E Yayınları Sayfa Sayısı: 167 Her olayın doğru, her kişinin gerçek olduğu bir belgesel. Güvenlik gerekçesiyle yüzler gölgeli yalnızca. Yazar’ın da içinde yaşadığı Fransız Direniş Hareketi’nin romanı.

Hakan Akdoğan – İlişmek
Roman / 29 Temmuz 2018

Kitap Adı: İlişmek Yazar: Hakan Akdoğan Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 128 Nü Peride ve Gölge Yaşatan’la Türk edebiyatına farklı bir ses getiren Hakan Akdoğan bu sefer İlişmek adlı romanıyla karşımızda. Hayatınızda en azından bir kere bile âşık olduysanız, mutlaka bu romanı okuyun! Hakan Akdoğan’ın size ve ilişkinize tuttuğu aynadaki yansımadan ürkeceksiniz!

Hakan Akdoğan – Gölge Yaşatan
Roman / 29 Temmuz 2018

Kitap Adı: Gölge Yaşatan Yazar: Hakan Akdoğan Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 158 Bedensiz bir gölgeden hem kaçan hem de onu yaşatan, çocukluğu çalınmış bir adam. Yaralı bir bilinçle, bilinçaltındaki sızılarıyla gidebileceği bir yer arıyor. Uyanıkken düş görülmeyen, gölgesiz, dünsüz bir yer… Düş… Gerçek… Bulantı… Ve bir belirip bir yok olan acımasız bir gölge. İnsan yeni bir yaşama başlamaya karar verirse yaralarını nerede bırakmalı?.. Ya o yaraları sırtlayıp peşinden gelen bir gölgeden nasıl saklanmalı?.. Nasıl?..