Kristin Harmel – Fransız Öpücüğü

Fransız Öpücüğü Kitap Kapağı Fransız Öpücüğü
Kristin Harmel
Turkuvaz Kitap
293

Emma korkunç günler yaşıyordu; nişanlısı tarafından tam da düğün hazırlıkları yaparken terk edilmişti, işinden kovulmuştu ve çok yakında evsiz kalacaktı. Peri masalı gibi süren hayatı bir anda tepe taklak oluvermişti. Artık yapacak hiçbir şeyi kalmamıştı…
Kucağında dondurma kâsesi, üzerinde pijamasıyla kendine acıyarak sürekli evde oturuyordu, ta ki Paris’te yaşayan ve ünlü yıldızların halkla ilişkiler işlerini yürüten arkadaşı Poppy ona muhteşem bir teklifte bulunana kadar!
Şimdi, Işık Şehri’nde yepyeni bir hayat Emma’yı bekliyor…

Bir Film Yıldızı Nasıl Tavlanır’ın ardından Kristin Harmel’dan yine eğlenceli ve romantik bir çağdaş peri masalı.

“Roman, güzel bir aşk hikâyesi ve çılgın maceralar eşliğinde fıkır fıkır eğlenceyle dolup taşıyor ve Paris’in sihriyle sürekli başınızı döndürüyor. Bir şişe şampanya gibi… Bir dikişte hepsini bitireceksiniz.”
Julia Holden, One Dance in Paris’in yazarı

“Aşkı kaybedip kendinizi bulmanın tatlı, komik hikâyesi... Yeryüzündeki en romantik şehri arka planına alan Fransız Öpücüğü, bizi heyecanlı, gösterişli, çekici bir fırtınaya sürükleyip ünlülerin skandallarına ortak ediyor.”
Johanna Edwards, The Next Best Thing’in yazarı

“Kristin Harmel’ın en büyük hayranlarından biriyim ve Fransız Öpücüğü onun en sevdiğim romanı.”
Melissa Senate, See Jane Date’in ve Love You to Death’in yazarı

Julien Gracq – Ormanda Bir Balkon

Ormanda Bir Balkon Kitap Kapağı Ormanda Bir Balkon
Julien Gracq
Yapı Kredi Yayınları
152

Yüzbaşı Grange, 1939 yılında yeni görev yeri olan Belçika sınırına komşu Moriarmé köyü yakınlarındaki ormanda inşa edilmiş, “Çatı” adı verilen korugana ulaşır. Savaş ancak belli belirsiz bir tehdit şeklinde hissedilirken, günlerini ormanda, koruganda, köyde, bir süre sonra da genç ve güzel Mona’nın evinde geçirmektedir. 1940 ilkbaharında Almanlar bölgeye saldırınca Mona, diğer köy sakinleriyle birlikte uzaklaşır. Emrindeki üç askerle kapalı bir kasayı andıran koruganda kaderiyle baş başa kalan Grange huzur, korku, vurdumduymazlık arasında gidip gelirken “savaşa benzemeyen savaş” da giderek gerçekliğe yaklaşmaktadır.

Julien Gracq – Argol Şatosunda

Argol Şatosunda Kitap Kapağı Argol Şatosunda
Julien Gracq
Can Yayınları

"Julien Gracq", yirminci yüzyıl Fransız edebiyatının en seçkin romancılarından biri. Derinden derine bağlanır göründüğü romantik ve gerçeküstücü yaklaşımları, açıklamaktan çok sezdirmeyi amaçlayan özgün anlatımında kendini gösterir. Ayrıntılı ve şiirsel betimlemeleri, doğayla kültürün kaynaşımından çıkardığı simgeler evreni, gerçekle düşün sınırlarında gezinen, birbirinden ilginç kişileriyle anlatımını zenginleştirir. "Argol Şatosunda", onun tüm bu özelliklerini incelikle ortaya koyan bir romanı olarak bilinir. Issız ve görkemli bir doğanın ortasında, tek başına yükselen çok eski bir şatoda geçer olaylar. Gerçek olamayacak kadar güzel bir kadının çevresinde birbiriyle boy ölçüşen iki arkadaşın gerilim dolu ilginç serüvenini, "Julien Gracq"ın büyük ustalığı içinde izleriz...

Heinrich Von Kleist – Michael Kohlhaas

Michael Kohlhaas Kitap Kapağı Michael Kohlhaas
Heinrich Von Kleist
Palet Yayınları
96

Tercümesini sunduğumuz bu eserin konusu feodal sistemin hakim olduğu 16. yy. Almanya'sında geçmektedir. Bu sistemde ülke küçük devletçiklere bölünmüş olup, her birinin başında bir prens bulunmaktadır ve bu bir vesayet sistemidir. Bu monarklar saraylarında bolluk içinde bir hayat sürerken, halk senenin her günü bedenleri ile çalışarak ancak karnını doyurabilmektedir. Devrin edebi eserlerinde de bu vesayet sistemine yönelik bir eleştiri yer almaz. Durum 17. yy'da da değişmez, çünkü devrin şairleri saraylarında kendilerine matbaa, kütüphane, ikametgâh ve maddî gelir sağlayan prenslere medyun olup, eserlerinde onları yüceltirler. Bunlara saray şairi denir. Ve 17. yy. Alman edebiyatında saray edebiyatı ağırlığını hissettirir. Bu saray şairleri "kimin ekmeğini yersem, onun türküsünü söylerim" sözünün ifade ettiği gibi sarayın tarafında yer alırlar.

John Hart – Tanrı Küçük Günahları Affeder

Tanrı Küçük Günahları Affeder Kitap Kapağı Tanrı Küçük Günahları Affeder
John Hart
Koridor Yayıncılık
544

Johnny hayatı erken yaşta öğrenmişti. Ona birileri neden böyle farklı göründüğünü, neden böyle durgun olduğunu, gözlerinin ferinin neden söndüğünü sorduğunda böyle diyordu. Hayatı erken öğrenmişti...

Bir yıl önce Alyssa ortadan kaybolmuştur ve herkes onun öldüğüne inanmaktadır. Tek bir kişi dışında: On üç yaşındaki ikiz erkek kardeşi Johnny. Polisin hiçbir sonuca ulaşamaması, Johnny'yi harekete geçirir. Yaşadığı bölgedeki suçluları tek tek gösteren bir harita üzerinde her birinin izini sürmeye başlar. Alışkanlıklarını, işlerini, seyrettikleri televizyon programlarını ve hatta kaçta yattıklarını bile öğrenecek kadar takıntı yapar. Bir tanesi bile alışılmışın dışında bir şey yapsa Johnny fark ederdi.

Johnny ve Jack… Ayrılmaz iki arkadaş. Birbirlerine ölümüne bağlılardı. Ancak hayat ikisi için bir çember değildi, köşeleri vardı. Bir son ve bir başlangıç arasına sıkışmış iki gözüpek çocuğun, hayatlarını etkileyecek bir gizemi çözmeye çalışmaları bu köşelerden yara almadan geçmeleri demekti. Onların gidebileceği en uzak nokta ise Tanrının işaretlediği yerdeydi.

Dokunaklı ve aynı zamanda bilinmeyenlerle dolu, sonunu asla tahmin edemeyeceğiniz bir roman.

John Saul – Kör Gazap

Kör Gazap Kitap Kapağı Kör Gazap
John Saul
Altın Kitaplar
302

Küçük kababa genç kadın için yeni bir hayatın başlangıcı olacaktı. Yeni bir çevre ve değişik insanlarla tanışmanın hayalini kurarken sisler arasından uzanan küçücük bir el tüm hayatını değiştirdi. Yıllar önce işlenen bir cinayetin kurbanı karanlıklardan dönmüş "İntikam" diye yalvarıyordu.

Jodi Picoult – Kız Kardeşim İçin

Kız Kardeşim İçin Kitap Kapağı Kız Kardeşim İçin
Jodi Picoult
April Yayıncılık
450

Siz olsaydınız, ne yapardınız?

Anna hasta değil ama ön üç yaşına dek sayısız ameliyat, nakil ve operasyon geçirdi, iğneler vuruldu. Hepsi ablası Kate'in çocukluğundan beri yakasını bırakmayan lösemiyle mücadele edebilmesi için.
Kate ile tam doku uyumu olması için laboratuvar ortamında genleri özel olarak seçilen özel üretim bir çocuk olan Anna, ablasına ilik verebilmesi için dünyaya getirilmişti, rolünü ve hayatını hiç sorgulamadı… bugüne dek.
Şimdi ergenlik çağındaki çoğu genç gibi Anna da gerçekte kim olduğunu sorgulamaya başlıyor ve sonunda çoğu insan için akla getirmesi bile mümkün olmayan bir karar alıyor; ailesini paramparça edecek ve sevdiği ablası için belki de ölümcül sonuçlar doğurabilecek bir karar.

Anna proje çocuk olarak yaşamını sürdürmeyi kabul mu etmeli, yoksa kaderinin yönetimini eline mi almalı?

Hayat geride kurbanlar bırakacak kadar değerli mi?

Sevgi nerede başlar ve hangi noktada nefrete dönüşür?
Çok önemli etik tartışmaları körükleyen kışkırtıcı bir roman olan Kız Kardeşim İçin, bir ailenin ne pahasına olursa olsun verdiği hayatta kalma mücadelesini ve ibret alınacak bir ahlak öyküsünü anlatıyor.

“Picoult kestirilemez bir ihtişamla yazıyor.”

- Stephen King -
"Picoult'nun son romanı ile uykusuz gecelere hazır olun. Sadece, elinizden bırakamayacağınız bir hikaye dersek, bu eserin hakkını yemiş oluruz. Elinizde tuttuğunuz muhteşem, yürekleri dağlayan, tartışmalar ve ikilemlerle dolu, dürüstçe anlatılmış bir kitap."
- Booklist -
"Picoult son derece karmaşık bir konuyu cesurca ve açıkça ele alıyor ve kitabına inanılmaz şaşırtıcı bir nokta koyuyor."

- Publishers Weekly -

Uluslararası çok satan yazar Jodi Picoult en güçlü romanı Kız Kardeşim İçin ile huzurlarınızda

John Toland – Pearl Harbor Baskını Ve Sonrası

Pearl Harbor Baskını Ve Sonrası Kitap Kapağı Pearl Harbor Baskını Ve Sonrası
John Toland
Başkan Yayınları
551

7 Aralık 1941’de su heyecanlı bir haberle bütün dünyada yer yerinden oynamıştı: “Japonlar, Pearl Harbor’a baskın yaparak Amerika’nın Pasifik Filosu’na büyük kayıplar verdirdiler.”

Mehmet Ali Bulut – Fardipli Sinha

Fardipli Sinha Kitap Kapağı Fardipli Sinha
Mehmet Ali Bulut
Hayat Yayıncılık
384

Okurken Ve Okuduktan Sonra Uzun Süre Etkisine Kalacağınız Muhteşem Bir Mehmet Ali Bulut Romanı

SinHa'yı elinize aldığınız andan itibaren içine düşebileceğiniz girdabın kenarında olduğunuzu hatırlatmak istiyoruz.

Bu girdap özellikle dünyaya belli açılardan bakanlar ve şekillendirilmiş inanç sahipleri için yıkıcı sonuçlar doğurabilir.

Etki alanına alacağı koşullu inancı, aklın akıntılarında sağa sola savurduktan sonra sahibinin ruh derinliklerine fırlatacak olan girdap, koşullanmamış inançlar için aklın labirentlerinde eğlenceli bir gezi olacaktır. Bu kitapta, her okur kendi ruh hallerinden birini ya da birkaçını bulabilecektir. Hangi sayfada, hangi satırlarda, hangi yaşam kırıntısının içinde kendinizden bir parça bulacağınız, dünyaya nereden, hangi açıyla baktığınızla doğru orantılıdır. Görecelik içeren savlarıyla SinHa; pek çok okurun elinde kendi yüzünü/maskesini net görebileceği bir ayna olarak da algılanabilir.

Paullina Simons – Bronz Atlı

Bronz Atlı: Bir Aşk Hikayesi Kitap Kapağı Bronz Atlı: Bir Aşk Hikayesi
Bronz Atlı Serisi 1. Kitap
Paullina Simons
Pegasus Yayınları
824

Bu kısacık ömürden korkmayacağım, başımı eğmeyeceğim, dik durmanın bir yolunu bulacağım. Kapımı her şeye kapatacağım, Alexander. İçimde yalnızca sen kalacaksın...

Şarkılar söyleyip hayaller kurmaktan başka işi olmayan on yedi yaşındaki dünyalar güzeli Tatyana, Almanların Rusya'yı işgal ettiği 1941 yazından sonra hayatının bir daha asla eskisi gibi olmayacağından habersizdir. Çünkü savaşa girdiklerini öğrendikleri gün hayatının mucizesiyle karşılaşmıştır; yakışıklı ve gizemli Kızıl Ordu subayı Alexander Belov…

Birbirlerine ilk görüşte âşık olan Tatyana ile Alexander ateş ve baruttur, bir kuşun iki kanadı, gece ve gündüz, toprak ve çiçek… Fakat aşk da hayat gibi, asla göründüğü kadar kolay değildir. Hatta onlarınki aşkların en zorudur çünkü Tatyana'nın biricik ablası Daşa da genç adama sırılsıklam âşık olmuştur. Onları bekleyen o korkunç savaş, kış, açlık ve ölümcül sırlar, imkânsız aşklarının verdiği acının yanında bir hiç kalacaktır.

Bronz Atlı, Tatyana ile Alexander'ın hikâyesi. Başlarına bombalar yağarken kalpleri aşk için çarpanların hikâyesi. İhanetin olduğu kadar fedakârlığın da hikâyesi. Her satırı hüzünle, tutkuyla ve umutla kaleme alınmış, unutulmaz bir aşk ve savaş destanı…

Avucunu aç, içine benim için bir öpücük kondur ve sonra elini kalbine bastır.

"Bronz Atlı, bir kara sevda öyküsü… Ama asıl soru şu: Hayatta kalmak için neleri feda edebilirsiniz?"
-Bibliofemmebookclub.com-

"Simons, aile bağlarının ve insan doğasının kırılganlığını gözler önüne sererken hayatta asıl önemli olan değerlere dikkat çekiyor; dürüstlük ve sadakat…"
-Good Reading-

"Yüreğinizi sızlatacak bir aşk hikâyesi… Savaş sahnelerinden tutku dolu sevişmelere ve kuşatma altındaki Leningrad'da yaşamın zorluğuna kadar her detaya yer verilmiş."
-Molly Connally-

"Savaşın bütün dünyayı paramparça ettiği bir zamanda kendilerini korkunç bir aşk dörtgeninin içinde bulan iki talihsiz âşık… Adını Puşkin'in hüzünlü şiirinden alan Bronz Atlı, sosyalist ütopyanın ironilerine de müthiş bir başarıyla dikkat çekiyor."
-Publishers Weekly-

"En az Rüzgâr Gibi Geçti kadar sıra dışı bir hikâye…"
-Teresa de Medeiros-

"Bronz Atlı diğer romanlar içinde gerçek bir mücevher…"
-The Guardian-

"Romantizm severler bu kitapta aradıkları her şeyi bulacak."
-Daily Mail-

"Hangi açıdan bakarsanız bakın bu bir aşk hikâyesi ama gerçeğin sesini de taşıyor. Bronz Atlı, gelmiş geçmiş en iyi tarihî romanlardan biri."
-Bibliofemmebookclub.com-

"Savaş atmosferinde böylesine tutkulu ve destansı bir aşk hikâyesi yaratmak kolay değil. Simons, insan ruhunun nelere göğüs gerebildiğini anlatan etkileyici satırlar kaleme alırken göz kamaştıran güzellikte tasvirlerinden ödün vermemiş."
-Barry Forshaw-

Paullina Simons – Tatyana ve Alexander

Tatyana ve Alexander Kitap Kapağı Tatyana ve Alexander
Bronz Atlı Serisi 2. Kitap
Paullina Simons
Pegasus Yayınları
656

Paullina Simons uluslararası çoksatan eseri Bronz Atlı’da, karanlık II. Dünya Savaşı döneminde Tatyana’nın Kızıl Ordu subayı Alexander Belov’la yaşadığı büyük aşkın yürek burkan hikâyesini anlattı. Bu destansı hikâye Tatyana ve Alexander’la devam ediyor; savaşın yıkıcı gücüne rağmen adanmışlık ve aşkın yenilmezliği…

Tatyana, Amerika’da yeni bir hayat kurmak için savaşın yerle bir ettiği Leningrad’dan kaçtığında on sekiz yaşında, hamile ve duldur. Ancak geçmişin hayaletleri ve acı hatıralar peşini bırakmamıştır. Kızıl Ordu subayı Alexander Belov’un hâlâ hayatta olduğu ve ona ihtiyaç duyduğu düşüncesi ona işkence etmektedir.

Okyanusların ve kıtaların ötesinde, Sovyetler Birliği’nde Alexander idam edilmenin kıyısından dönmüş ve savaşta gözden çıkarılmış askerlerden oluşan bir birliğin başına verilmiştir. Ancak Alexander, Stalin’in ölüm makinesinden kaçmak için son bir umutla adamlarını Avrupa’nın kalıntıları arasından geçirmeye ve Tatyana’ya ulaşmaya kararlıdır.

Savaşçı, komutan Alexander. Suyun, ateşin ve gökyüzünün Alexander’ı. Sevgili Tanrım beni sana versin; tankların ve hendeklerin, dumanın ve kederin askerine, mutluluğumun ve özlemimin kaynağı Alexander’a. Her neredeysen seni arıyorum.

“Bu kitap romantizm severlerin dileyebileceği her şeye sahip: cesur, yetenekli ve büyüleyici bir kahraman, nefesinizi kesecek bir aşk!”

-Daily Mail-

“Şefkat ve tutkuyla örülmüş bir aşk hikâyesi.”

-Publishers Weekly-

“Bir solukta okunacak bir sevda masalı.”

-Daily Mail-

“Çok etkileyici… Bu kitabı elinizden bırakamayacaksınız.”

-Kirkus-

“Okuyucular bu karakterleri ve içinde bulundukları zor şartları önemseyecekler ve Leningrad Kuşatması’nın kişiler üzerindeki etkileri hakkında gerçek bir fikir sahibi olacaklar.”

-Booklist-

“Kusursuz karakterler yaratan Simons, okuyucuyu anında hikâyenin detayları içine çekiyor.”

-Library Journal-

William Beckford – Vathek

Vathek Kitap Kapağı Vathek
William Beckford
İletişim Yayınları
118

Korku edebiyatının en başarılı ilk örneklerinden birine hayat veren William Beckford, Vathek'le aynı zamanda roman sanatının da en hakiki Cehennem'ini yaratmıştır.

Abbasi soyunun dokuzuncu halifesi Vathek, yıldızların sırrını çözmek için Babil kulesinin bir benzerini inşa ettirir. Bu kulede Vathek, bilinmeyen bir ülkeden gelecek bir adam aracılığıyla bir dizi mucizenin gerçekleşeceğini öğrenir. Bu arada gizemli kılıçlarla hükümdarlığın başkentine gelen bir yabancı da, şehre merak salar. Kılıçların üzerindeki harflerin esrarını çözmek isteyen Vathek, bu yabancının istek ve emirlerinin esiri olur. Yabancı Vathek'e, inancını değiştirmesi karşılığında Yeraltı Ateşi Sarayı'nın hazinelerini vaat eder.

Bu vaat karşısında her türlü emre uymaya hazır olan açgözlü halifenin bilmediği bir şey vardır: Yeraltı Ateşi Sarayı korkunç bir Cehennem'dir. Beckford'un kendi döneminin hayal gücünü aşan bu önemli eserini Murat Belge'nin önsözü ve Seçil Kıvrak'ın Vathek'in Fransızca ve İngilizce metinlerini karşılaştırarak oluşturduğu özenli çevirisiyle sunuyoruz.

"Saintsbury ile Andrew Lang, "Yeraltı Ateşi'nin Sarayı" buluşunun, Beckford'un en büyük başarısı olduğunu söyler ya da ima ederler. Ben de, bunun edebiyattaki ilk hakiki kötücül Cehennem olduğunu savunuyorum. Şöyle bir paradoksu göze alacağım: En ünlü edebi Cehennem, İlahi Komedya'daki dolente regno, kötücül bir yer değil, kötü şeylerin olduğu bir yerdir. Ayrım açıktır."
Jorge Luis Borges

Selçuk Altun – Yalnızlık Gittiğin Yoldan Gelir

Yalnızlık Gittiğin Yoldan Gelir Kitap Kapağı Yalnızlık Gittiğin Yoldan Gelir
Selçuk Altun
İş Bankası Kültür Yayınları
232

Dünyanın en iyi yazarı kim? Çela ne-re-de-sin?”

Bu roman kitaplarla, kitabevleriyle; müzikten resme, arkeolojiden antikalara, Beyoğlu ve Manhattan arka sokaklarından gezegenin diğer çizgidışı noktalarına, okura dağıttığı sayısız ipuçlarıyla gizemli bir serüveni aktarıyor. Oktay Rifat’ın şiirleriyle kaplı yolda yürümenin hazzıyla...

Romanın anlatıcısı, kaderin mi karşısına çıkardığı O.Y.’nin tuhaf bir oyunuyla önce, bir sığınakta gizlenen Edirnekâri sandığa ulaşmak zorunda. Sahi, kimdir dünyanın en iyi yazarı?

Gregory David Roberts – Shantaram

Shantaram Kitap Kapağı Shantaram
Gregory David Roberts
Artemis Yayınları
863

“Biri bana bu kitabın ne ile ilgili olduğunu sorarsa, ona dünyadaki her şeyle ilgili, diye cevap veririm. Gregory David Roberts, Bombay için tıpkı Lawrence Durrell'ın İskenderiye, Melville'in Büyük Okyanus, Thoreau'nun Walden Gölü için yaptığını yapmış. Bombay’ı dünya edebiyatının sonsuza dek anılacak yerlerinden biri kılmış.”

-Pat Conroy-

“Aşk, kader ve yaptığımız seçimler hakkında bildiklerimi öğrenmem çok uzun sürdü, dünyanın pek çok yerini dolaşmam gerekti ama hepsinin özünü bir anda, bir duvara zincirlenmiş halde işkence görürken kavradım.”

“Eşsiz, kesinlikle çok cesur ve inanılmaz vahşi. Shantaram en zengin hayal güçlerini bile hazırlıksız yakalayacak.”

-Elle-

“Shantaram ilk cümlesiyle tavlıyor. Heyecan verici, dokunaklı ve korkutucu... Muhteşem bir roman.”

-Detroit Free Press-

“Çok zekice... Canlı karakterlerle dolu. Ama Shantaram'daki en güçlü karakter şehrin ta kendisi, Bombay. Roberts'ın Hindistan'a, orada yaşayan insanlara duyduğu içten sevgi, kitabı okumayı daha da zevkli kılıyor. Roberts bizi Bombay’ın gecekondularına, uyuşturucu satılan mekanlarına, batakhanelerine, barlarına götürüyor ve, siz de gelin, diyor. Biz de gidiyoruz.”

-The Washington Post-

“Nefes kesici... Yürekten hissedilen, film gibi izlenen bir yapıt. Heyecanla okunuyor.”

-Publisher's Weekly-

“Nefis yazılmış, sayfalarını çevirmekten kendinizi alamayacağınız bir başyapıt. Kişi ve yer adlarının gizlendiği romanlara bir yanıt. Az sayıda yabancının bildiği Hindistan'ın öteki yüzünün enfes bir anlatımı.”

-Kirkus Reviews-

“Yaratıcı bir anlatım.”

-People-

“Canlı ve eğlenceli. Duygusal ve sinematik güzellikteki dili çok etkileyici.”

-USA Today-

“Engin bir düşünce gücü, sıradışı bir vizyon.”

- Time Out-

Gore Vidal – Golgota’dan Canlı Yayın

Golgota'dan Canlı Yayın Kitap Kapağı Golgota'dan Canlı Yayın
Gore Vidal
Literatür Yayıncılık
248

Bir hacker yeryüzündeki tüm İncil'leri siler. İnsanlığın kurtuluşu için En Büyük Hikaye'nin tekrar yazılması gerekmektedir. Peder Timoti bu işle görevlendirilir. Üstelik İsa'nın çarmıha gerilişinin canlı olaral yayımlanacağı programda sunucu olabilecek, Hıristiyanlığın hikayesine en başından tanıklık edebilecektir.

Evine Sony marka bir televizyon getirip ona sunuculuk gibi cazip bir teklif sunan General Electric'den adamlar, Peder'in dine, İsa'ya, Çarmıha Geriliş'e ve Yeniden Diriliş'e farklı bir açıdan bakmasına vesile olur...

Yazı dolaşımı