Anatole France – Thais
Roman / 14 Ağustos 2017

Kitap Adı: Thais Yazar: Anatole France Yayıncı: Tema Yayınları Sayfa Sayısı: 189 Ey Ulu Tanrı, adaletli ve atıfetli Tanrı, sen ki kalplerimize acıma duygusunu sabahları kırlara şebnemleri yağdırır gibi sundun, sana hamdederim! Sen her şeye kadirsin! Şu fâni kulunu şehvet uçurumuna sürüklemek isteyen bu yalancı şehvet duygusundan kurtar ve bütün yaratıkları ancak senin varlığında sevebilme gücünü benden esirgeme, zira onların hepsi gelip geçerler, ebedî olan yalnız sensin. Eğer ben bu kadınla ilgileniyorsam, senin eserin olduğu içindir. Melekler bile onu koruyorlar. Ey benim Ulu Tanrım, bu kadın senin ağzından çıkan bir nefes değil mi? Onun artık bu kadar çok vatandaşla ve yabancıyla günah işlemesine son vermek lazım. Ona karşı kalbimde sonsuz bir acıma duygusu başladı. İşlediği suçlar korkunç ve ben bunları düşündükçe tüylerim ürperiyor. Ama suçları arttıkça, benim de ona karşı olan acıma duygum artıyor. Ona şeytanların ebediyen işkence yapacaklarını düşündükçe ağlıyorum.

Anatole France – Penguenler Adası
Roman / 14 Ağustos 2017

Kitap Adı: Penguenler Adası Yazar: Anatole France Yayıncı: Pencere Yayınları Sayfa Sayısı: 272 Kitabınızın iyi karşılanmasını istiyorsanız, toplumun üzerinde kurulduğu erdemleri yüceltmek için hiçbir fırsatı kaçırmayın. Zenginliğe bağlılığı, din duygusunu ve özellikle düzenin temeli olan yoksulun tevekkülünü övün. Kitabınızda mülkiyet, soyluluk ve jandarma gücü gibi kurumların layık oldukları tam bir saygıyla inceleneceğini açıklayın. Doğaüstü bir şey kendini gösterdiğinde, onu kabul edeceğinizi kesinlikle bildirin. Kibar arkadaşlar arasında ancak bu koşullarda başarılı olabilirsiniz.

Amin Maalouf – Tanios Kayası
Roman / 14 Ağustos 2017

Kitap Adı: Tanios Kayası Yazar: Amin Maalouf Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 260 Amin Maalouf’tan (1993’te yayınladığımız ilk iki romanı ‘Afrikalı Leo’ ve ‘Semerkant’tan sonra, yine bir Doğu öyküsü. Mehmet Ali Paşa’lı yılların Mısır’ı. Güzelliğini çarmıh gibi taşıyan bir kadın: Lamia. Lamia’nın gölgesine sığındığı bir şeyh: Francis. Yasak aşk meyvesi bir oğul: Tanios. Başka bir kadın: Esma. Bir serüven ve sadakat romanı… Yazara ünlü ‘Goncourt’ ödülünü getiren kitap ilk kez dilimizde.

Alphonse Daudet – Değirmenimden Mektuplar
Roman / 14 Ağustos 2017

Kitap Adı: Değirmenimden Mektuplar Yazar: Alphonse Daudet Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 192 Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilköğretim okullarında okutulmak üzere seç tiği 100 Temel Eser’den biri olan Değirmenimden Mektuplar, dünya klasikleri arasında önemli bir yere sahiptir. Kitap, ünlü Fransız yazar Alphonse Daudet’nin Provence’taki eski bir değirmende yazdığı ve her birinde bir öykünün anlatıldığı mektuplardan oluşur. Değirmenimden Mektuplar’da yer alan bazı bölümler, hâlâ dünya edebiyatının en çok bilinen öyküleri arasında yer alır. Şehrin kalabalığından ve insanlardan kaçan, huzuru sığındığı doğada arayan yazar, gözlemlerini aktardığı öykülerden oluşan eseri için, “Bu kitap, yazdıklarım arasında benim en çok sevdiğimdir” demiştir.

Gunter Grass – Teneke Trampet
Roman / 13 Ağustos 2017

Kitap Adı: Teneke Trampet Yazar: Gunter Grass Yayıncı: Akılçelen Kitaplar Sayfa Sayısı: 727 Ana meseleyi kâğıda dökmek için gerekli ve bir o kadar da lüzumsuz ayrıntıyı, maharetli ve sabırlı parmaklarıma ilham veren trampetim olmasaydı hatırlayamazdım. Hatta hastane bana günde üç dört saat teneke trampetimi konuşturma izini vermeseydi, ebeveynlerini bile tanıyamayan zavallı bir insan olurdum. 1900’lerin ilk yarısı. Almanya. Almanların, Polonyalıların ve diğer azınlıkların bir arada yaşadıkları bir kasaba: Danzig. Üç yaşına bastığı gün bir teneke trampet hediye edilen; çevresindeki erişkinlerin mutluluktan yoksun, karamsar, yalan ve suçla dolu, deyim yerindeyse acınası dünyasına katılmak yerine büyümemeyi “tercih eden” bir çocuk: Oskar Matzerath. Teneke Trampet, savaş öncesinde Danzig’den savaş sonrasındaki Düsseldorf’a uzanıyor ve büyümeyi reddeden bir çocuktan bir akıl hastanesi sakinine dönüşen Oskar Matzerath’ın gözünden hem Orta Avrupa hem de Almanya’yı, hiç olmadığı kadar çıplak bir şekilde görmemizi sağlıyor. Grass’ın klasikleşmiş romanında Oskar’ın toplumsal yozlaşmayı, teneke trampetinin vuruşları ve camı parçalayan sesiyle protestosuna tanık olacaksınız. 1959 yılında yayınlanan ve acılarla dolu bir dönemin sert bir eleştirisi olarak değerlendirilen Teneke Trampet, Nobel ödüllü Günter Grass’ın en bilinen romanıdır ve dünya klasikleri arasındaki değişmez yerini çok önceleri almıştır.

Christy Brown – Sol Ayağım
Roman / 13 Ağustos 2017

Kitap Adı: Sol Ayağım Yazar: Christy Brown Yayıncı: Nemesis Kitap Sayfa Sayısı: 184 BÜYÜLEYİCİ VE EĞLENCELİ… OKUYANA İLHAM VERİYOR. IRISH TIMES ERDEMLİ VE HİÇ BİR ŞEKİLDE YOZLAŞTIRILMAMIŞ BİR CESARET HİKAYESİ SUNDAY TIMES Chiristy Brown doğuştan beyin felci kurbanıydı.Ancak bu talihsiz küçük bebek İrlanda edebiyatının devleri arasında yerini alacak bir yazarın muhteşem hayal gücüne ve duyarlı zekasına sahipti. Bu,Chiristy Brownın kendi yaşam öyküsüdür.Brown,çocukluğunda okumayı,yazmayı,resim yapmayı ve nihayet daktilo kullanmayı öğrenmek için verdiği mücadeleyi ve bütün bunları sol ayağını kullanarak nasıl yaptığını anlatıyor. Chiristy Brownın benzer bir biçimde kaleme aldığı Dream All The Days adlı eseride çok satan kitaplar listesine girmeyi başarmıştır. Sol Ayağım kitabı ; Chiristy Brownı Daniel Day-Levisin canlandırdığı,çok başarılı bir filme konu edinilmiştir.

Emmanuel Robles – Norma
Roman / 13 Ağustos 2017

Kitap Adı: Norma Yazar: Emmanuel Robles Yayıncı: Can Yayınları Askeri diktatörlüğün egemen olduğu Arjantin’in bir zindanından çıkıp Paris’e sürgüne gelen bilimadamı ve yazar Rodolfo Reyes’in karmaşık ve gizemli kişiliğinde Don Juan ve Cazanova özellikleri de eksik değildir; bu özellikleriyle karısı Norma’nın mutsuzluğuna yol açmış, ama Norma işkkence ve ölüm pahasına kocasını ele vermemiştir.

Frances Kazan – Halide
Roman / 13 Ağustos 2017

Kitap Adı: Halide Yazar: Frances Kazan Yayıncı: Galata Yayınları Sayfa Sayısı: 480 Halide romanının fonunu 19. yüzyılın kapanış yıllarının büyülü ve gizemli İstanbul atmosferi oluşturuyor. Bu roman, baskıcı yönetim altında bulunan bir halkın, Osmanlı kadınının çaresizliğinin bir hikayesi. Amarikan Kız Koleji’nin ilk Türk mezunu olan Halide Edip bu çemberi kıracaktır gerçi, ama geleneğin köklerinden de kopmayacaktır. Anadolu’nun doğurduğu değerlerden Elia Kazan’ın karısı olan Frances Kazan, hayal gücüyle kurduğu bu romanında Halide Edib’in çocukluk ve gençlik dönemini, Cumhuriyetle birlikte yok olan Osmanlı konak yaşamını, asude harem yaşantısının kuytu köşelerini, inaçlı bir toplumda Batılılaşmanın yarattığı çatışmaların yansımalarını derinden yakalıyor. Doğu ile Batının kaçınılmaz olarak birbirine zıt kutuplar olduğu görüşünü sorguluyor; her iki kültürü de tanıyan, özümseyen duyarlı bir Osmanlı kadınının zihninde, bu iki farklı dünyanın bütünleşip yeni bir değer yaratabileceğini düşündürüyor

Hakan Evrensel – Yer Eksi İki
Roman / 13 Ağustos 2017

Kitap Adı: Yer Eksi İki Yazar: Hakan Evrensel Yayıncı: Alfa Yayınları Sayfa Sayısı: 381 “Burası, birbirlerinin yaşadıklarından habersiz insanların ülkesiydi.” Hepsi de birbirinin yaşadıklarından habersizdi… Güneydoğu Anadolu bölgesinin bir köşesinde üç kişiydiler… Bir gazeteci, yöre halkından bir genç ve bir karakol komutanı yüzbaşı. Dört günlük bir zaman dilimi içinde ve terör olaylarının tam ortasında. İki ağabeyi PKK’ya katılmış kasaba bakkalı Salman, yıllar sonra tedavi ile karısı hamile kalmış Tayfun Yüzbaşı ve Güneydoğu’ya haber yapmak için gelen gazeteci Ufuk kendi dramlarını yaşıyorlar. Aslında herkes yaşanılanlardan habersiz. 15 yıl süren terör döneminin en önemli, cesur ve gerçekçi tanıklarından Güneydoğudan Öyküler’in yazarı Hakan Evrensel, Güneydoğu terörü üzerine şimdiye kadar yazılan bu ilk romanda üniformasının bomba ceplerinde taşınmış, kana, baruta, çamura bulanmış bir kalemle Güneydoğu Anadolu’da geçen ve aslında sonsuz bir trajedi kadar uzun süren ‘dört gün’ü anlatıyor. “Bu çocuk kaçıncı kez ömrünü uzattı? Kaç oldu bu? Saymaya çalıştı ama kafasını toplayamıyordu bir türlü. Aklı daha çok, az önce attığı tek kurşundaydı. Şimdi onu görmeye gidiyordu. Bilerek, nişan alarak vurduğu, küt diye yere düşen bir insan… Tek bir mermi ile… Ramazan’a kurşun yağdıran, kafatasını parça parça eden, Puik’i kurşuna dizen… Pervane sesinin yoğunlaşması ile helikopterin kalkmaya hazırlandığını fark etti. Dönüp son bir kez bakmak…

Hans Fallada – Ayyaş
Roman / 13 Ağustos 2017

Kitap Adı: Ayyaş Yazar: Hans Fallada Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 336 Herkes Tek Başına Ölür’le tüm dünyada büyük yankı uyandıran Hans Fallada’nın son dönemde göz ardı edilen önemli eserleri, Everest Yayınları’nın dünya klasikleri dizisi kapsamında Türkçe okurlarıyla buluşmaya devam ediyor. Evliliğinin ve sorumluluklarının boğuculuğundan kurtulabilmeye çalışırken kontrolü tamamen kaybeden bir işadamının hikâyesini anlatan Ayyaş, baskıcı bir toplumda insanın özgürlüğünün nasıl farklı şekillerde kısıtlanabileceğini örneklendiriyor. Fallada’nın Nazilerin akıl hastanesine kapatıldığı zaman şifreli olarak yazdığı, otobiyografik özellikler taşıyan roman, yer yer sert ve dokunaklı olmasına karşın ironi ile ince mizahı da elden bırakmıyor. “Bu kadar gerçekçi, bu kadar dürüstçe, hayata bu kadar yakın yazdığı için Fallada övgüyü hak ediyor.” Hermann Hesse “Bu öyle bir kitap ki, onu eline alan tutkulu okuru, alkol müptelasının açtığı yeni bir şişe gibi hemen egemenliği altına alıyor. Sayfaları arka arkaya devirdikçe ve korkutucu hikâyesi damarlarınızda gezinmeye başladıkça, sizi kendisine bağımlı kılıyor ve bir oturuşta bitirmeye zorluyor içindekileri.” Kaya Genç, GQ “Psikolojik içgörülerinde zengin, dilinde sade ama etkileyici olan bu roman hem şaşırtıcı hem de son derece özgün.” Beryl Bainbridge

Harold Robbins – Fedai
Roman / 13 Ağustos 2017

Kitap Adı: Fedai Yazar: Harold Robbins Yayıncı: Altın Kitaplar Sayfa Sayısı: 360 İslam kaidelerine göre artık kız çocuk değil de vâris niteliğinde erkek çocuk doğurması beklenen ve kocası doktor olan kadının çölün ortasında başlayan doğumu ölü bir kız çocukla neticelendiği sırada barındıkları çadıra çöl fırtısından kaçan, karısı hamile bir Yahudi aile gelir. Yahudi kadının doğurmasına yardım eden doktor kadını kurtaramaz ama rahmi keserek Yahudi erkek bebeği kurtarmayı başarır. Bebeği Müslüman aileye verme kararı alan Yahudi baba vedalaşarak ayrılır. Doktor ve karısı bu Yahudi bebek sayesinde ayrılmaktan kısacası doktorun başka bir kadınla evlendirilme zorunluluğundan ve baskısından kurtulmuşlardır. Adı Bedir olacak olan küçük kahramanımız artık İslam öğretilerine göre yetiştirilen ve ileride dünyanın sayılı zenginlerinden biri olacak olan bir iş adamıdır. Dünyadaki işleyen ve geçerliliğini hâlâ koruyan tek bir gücü o da ekonomik, rant gücünü elinde tutanların çifte standart kokuşmuş dünyalarını çok güzel bir kurguyla gözler önüne seren ve akıcı bir dille anlatan, karakterlerine giydirdiği mizaçlarla dünyada dönen çarkın küçük bir prototipini çizmiş olan Harold Robins’den dünya gerçeklerinin eni sonunda evrensel gerçeklere nasıl taşındığını hikâyeleyen güzel bir roman.

Zülfü Livaneli – Son Ada
Roman / 13 Ağustos 2017

Kitap Adı: Son Ada Yazar: Zülfü Livaneli Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 196 “Zülfü büyük kapıdan bu romanıyla girmiştir.” -Yaşar Kemal- Son Ada’nın adsız anlatıcısı, adını kendisinin koyduğu bu yeri “son sığınak, son insani köşe” olarak niteliyor. Anlattığı, nerdeyse bir ütopya: “Herkes elinden geldiği kadarını, içinden geldiği kadarını yapıyordu.” Ancak bu durum uzun sürmez: Ülkenin darbeci başkanının emekliliğini huzur içinde geçirmek için adaya yerleşmesi, bu cennet adada yaşayanların huzurunu kaçıracaktır. Başkan, Son Ada’yı her tür “anarşi”den kurtarmaya kararlıdır. Adanın halinden hoşnut toplumunu “çoğunluğun oyları neyi işaret ediyorsa onu yaparak” oluşturduğu “kurul”lar eliyle yönetmeye, adanın ağaçlıklı yolunu “park ve bahçe geleneklerine göre düzenlenmiş” bir hale getirerek başlar. Görünüşte her şey demokratik geleneklere uygundur. Ütopya tam bir distopyaya dönüşürken, başta martılar, bu gidişe başkaldıranlar da vardır… “Livaneli’nin bu benzersiz yaratıcı romanında, insan yapısı otoriteyle karşı karşıya… Yazar bizi dünyamız üzerinde yeniden düşünmeye çağırıyor. Mutlaka okunmalı.” -Prof. Lenore Martin, Harvard Üniversitesi- “Romanı bitirdiğinizde, bir yurdu yok eden kişilerin, küçük bir adayı da kolaylıkla yok etmesinin doğal olduğunu anlıyorsunuz.” -Hasan Akarsu, Cumhuriyet-

Anna Gavalda – Onu Seviyordum
Roman / 12 Ağustos 2017

Kitap Adı: Onu Seviyordum Yazar: Anna Gavalda Yayıncı: Doğan Kitap Sayfa Sayısı: 121 Bir mutfaktan bir dünya geçiyor. Aşklar, pişmanlıklar, hüzünler, zayıflıklar ve ayrılıklarla… Bir kayınpeder ile gelininin bir gece boyunca sürdürdüğü diyalog bize bırakıp gitmek ile korkakça kalmanın çelişkisini anlatıyor. Terk edilmiş bir kadın ve terk edememiş bir adamın konuşmasından oluşan roman, aynı zamanda Fransız edebiyatının son dönemine damgasını vuran genç bir yazarı müjdeliyor, Anna Gavalda’yı. “Onu Seviyordum”, aşk üzerine hüzünlü bir roman. Ama akıcı dili, sürükleyici diyalogları nedeniyle son derece dinamik bir yapıya sahip. Yazarı, önce kendini mutlu etmek için yazdığını söyleyen doğallıktan yana bir kadın. Kocası tarafından terk edilen, iki çocuk annesi Chloé kadar, çevresine karşı her zaman mesafeli duran Pierre de çok iyi çizilmiş karakterler. Pierre’in gelininin hüznüne karşı duyduğu ilgiyle anlatmaya başladığı aşk hikâyesi romanın dönüm noktası. Gavalda, bu noktadan itibaren Chloé’nin ayrılık hüznünü bir kenara itiyor ve kayınpederin geçmişte kalan, evliliği yüzünden bitirdiği aşk hikâyesini ön plana çıkarıyor. Kalmak ile gitmek, sınırlar ile özgürlük, aşkı yaşamak ile saklamak arasında gidip gelen bir roman “Onu Seviyordum”. Fransa’da ve dünyada büyük yankı uyandıran, okuyucuya her yanıyla sıcak gelen bu kitabı Türk okurlarının da benimseyeceğinden hiç şüphe yok.

Ann Chamberlin – Safiye Sultan
Roman / 12 Ağustos 2017

Kitap Adı: Safiye Sultan: Hadım Edilmiş Bir Aşk Yazar: Ann Chamberlin Yayıncı: İnkılap Kitabevi Sayfa Sayısı: 366 ‘Safiye Sultan – Hadım Edilmiş Bir Aşk’, Osmanlı İmparatorluğu’nun 16. yüzyılına farklı bir ışık düşüren ‘üçleme’nin ilk cildi. Diğer iki cilt ise ‘Safiye Sultan – Ya İpek Urgan, Ya Gümüş Hançer’ ve ‘Safiye Sultan – Sözüm ki Tek Sana Geçmez Celladımsın Ey Zaman’ adlarıyla önümüzdeki günlerde okurlarımızla buluşacak. Bu üç ciltlik romandaki karakterlerin büyük bir bölümü gerçek kişiler, tabii olaylar da öyle. Chamberl’in bize Osmanlı tarihinin önemli bir geçiş dönemini bir hadımın ağızından yazmayı tercih etmiş, bunu da, “kadın ve erkek dünyasını aynı anda gözlemleyebilecek olan yalnızca onlardı” diye açıklıyor. Öykü 16. yy. Osmanlısı’nda geçiyor, Venedikli bir asilzadenin kızı olan güzel Sofia Baffo korsanlar tarafından kaçırılarak Şehzade Murad’a verilmek üzere Osmanlı haremine satılmıştır. Kısa zamanda haremin en önemli kadınları arasına giren ve sultan anasının gözdesi olan Safiye ile aynı gemide bulunan İtalyan gemici Giorgio Veniero’nun kaderi benzer şekilde gelişmez. Giorgio hadım edilerek kaybettiği erkekliğini Safiye’ye duyduğu tutkulu aşkta yaşar. Tarihsel zenginlik ve çarpıcı bir romantizmle işlenmiş olan bu romanda Muhteşem Süleyman’ın hüküm sürdüğü topraklarda yaşanan büyük bir aşkın yanı sıra saray ve harem entrikalarına, hadımlar arasındaki ölümcül mücadeleye ve erotizmin en uç, en…

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Yeniyetmelik
Roman / 12 Ağustos 2017

Kitap Adı: Yeniyetmelik Yazar: Lev Nikolayeviç Tolstoy Yayıncı: MEB Yayınları Sayfa Sayısı: 128 ”Babaannenin ölmesinde üzüntü değil, ölümün korkunçluğu duygusu hissedilir.” diyor Tolstoy. Bir başka ilginç fikri de şu: bencilliğin sebebi kendini herkesten zeki saymaktır.