Federico Garcia Lorca – Cante Jondo Şiiri

Cante Jondo Şiiri Kitap Kapağı Cante Jondo Şiiri
Federico Garcia Lorca
Islık Yayınları
112

Geceleyin bahçede
Altı Çingene
Dans ediyor
Ak giysiler içinde.

Geceleyin bahçede
Kâğıt güllerden
Ve yaseminlerden
Taçlar kafalarında.

Geceleyin bahçede
Sedeften dişleri
Yazıyor
Yanık karanlığı.

Geceleyin bahçede
Uzuyor gölgeleri
Ve mora çalıyor
Gökyüzüne doğru.

Federico Garcia Lorca – Ne Garip Federico Adında Olmak

Ne Garip Federico Adında Olmak Kitap Kapağı Ne Garip Federico Adında Olmak
Federico Garcia Lorca
Can Yayınları
168

Yirminci yüzyılın en büyük şairlerinden Federico García Lorca, hukuk öğrenimini edebiyat, resim ve müzik uğruna yarıda bırakmıştı. Daha gençliğinde usta bir besteci, yetkin bir yorumcuydu. Arkadaşları arasında “müzisyen” olarak tanınıyordu. Madrid’de ressam Salvador Dali, sinema yönetmeni Luis Buñuel, şair Rafael Alberti gibi kendi kuşağından sanatçılarla dostluklar kuracak, şair Juan Ramón Jiménez gibi kendinden daha yaşlı ünlülerle tanışacaktı. O yıllarda şiirleri daha yayınlanmadan İspanya'daki tüm edebiyat çevrelerine yayılmıştı. “Şiir okunmak içindir, kitaba girdi mi ölür,” diyor, şiirlerini ve oyunlarını ortaçağ trubadurları gibi kendisi okuyordu. Yine de, Şiirler Kitabı ve Çingene Romansları’nın yayınlanması Lorca’ya uluslararası bir ün kazandıracaktı. Ölümün gölgesi, Lorca’nın şiirlerinden de, oyunlarından da hiç eksik olmadı. Şiddet ve acı ölüm sanki onun yazgısında vardı. İspanya İç Savaşı’nın patlak verdiği günlerde, Granada’da bir gece, General Franco’ya bağlı faşistler tarafından yargılanmadan kurşuna dizildiğinde otuz sekiz yaşındaydı.

Paul Eluard – Asıl Adalet

Asıl Adalet Kitap Kapağı Asıl Adalet
Paul Eluard
Evrensel Basım Yayın
74

"Bu kitap; baş sayfalarında Eluard'ın hayatını özetleyen yazısı, şairin kişiliği ve sanatı üzerine Claude Roy ve Gaeton Picon'dan Asım Bezirci'nin çevirileri ile bu alanda örnek bir eser değerini taşıyor. Seçmeler'in en ünlü ve titiz şiir ve sanat eserlerimizin çevirilerinden derlenmiş olmasıyla da boşa gitmemiş, kutlanması gereken, ciddi bir çaba."
Behçet Necatigil

"A. Bezirci ile A.Kadir'in "biri edebiyat incelemecisi ve tarihçisi, öbürü şair" ortaklaşa düzenledikleri 'Eluard', bu büyük çağdaş şairin hem hayat hikayesini, sanatını, kişiliğini, hem de şiirlerinden yapılmış bir seçmeyi veriyor okura. Dergi sayfalarında dağınık, kalakalmış Eluard şiirlerini bu denli bir araya getirmek, şaire karşı olumlu bir davranış. Şaire olduğu kadar Eluard okurlarına da tabii."
Tarık Dursun

Necip Fazıl Kısakürek – Çile

Çile Kitap Kapağı Çile
Necip Fazıl Kısakürek
Büyük Doğu Yayınları
512

Şairliğim on iki yaşımda başladı.
Bahanesi tuhaftır:
Annem hastahanedeydi. Ziyaretine gitmiştim... Beyaz yatak örtüsünde, siyah kaplı, küçük ve eski bir defter.. Bitişikte yatan veremli genç kızın şiirleri varmış defterde.. Haberi veren annem, bir an gözlerimin içini tarayıp:
- Senin dedi; şair olmanı ne kadar isterdim!
Annemin dileği bana, içimde besleyip de on iki yaşıma kadar farkında olmadığım bir şey gibi göründü. Varlık hikmetimin ta kendisi... Gözlerim, hastahane odasının penceresinde, savrulan kar ve uluyan rüzgara karşı, içimden kararımı verdim:
- Şair olacağım!
Ve oldum.

1925'de "Örümcek Ağı", 1928'de "Kaldırımlar", 1932'de "Ben ve Ötesi", 1953'de "Sonsuzluk Kervanı" ve 1969'da "Şiirlerim" ismiyle yayınlanmış şiir kitaplarının bir çok bakımdan kendini ifadelendiremediğini söyleyen Necip Fazıl Kısakürek'in, 1922'de Yeni Mecmua'da yayınlanmış ilk şiirinden başlayarak bizzat kendisi tarafından süzülen, ayıklanan, düzeltilen ve bir araya getirilen bütün şiirleri…

Ve Poetikası… Bir yanda belli başlı bir sanat anlayışından tüten şiirler, diğer yanda, bu sanat anlayışının tüttürdüğü şiir mefkûresi…

Jorge Luis Borges – Sonsuz Gül

Sonsuz Gül Kitap Kapağı Sonsuz Gül
Jorge Luis Borges
İletişim Yayınları
89

Ayşe Nihal Akbulut ve Cevat Çapan çevirisi, James Woodall'ın önsözü, Yazar ve dönem kronolojisiyle. Borges'in olgunluk dönemi şiirlerini bir araya getiren Sonsuz Gül, sıkıyönetim altındaki Arjantin'de yaşanan toplumsal çalkantının izini sürüyor. Sonsuz Gül Jorge Luis Borges'in 1974'te Arjantin'deki siyasal şiddet ortamının etkisiyle yazdığı şiirleri bir araya getiriyor. 1 Temmuz'da Juan Perón'un ölümüyle yerine geçen karısı Isabel'in yönetiminde, ülkede antikomünist avı katlanarak artmış, halkı umutsuzluğa sürükleyen "kayıplar dönemi" başlamıştı. Borges şiirlerinde ülkesinin geçirdiği bu zorlu dönemi ele alırken, yine kılıçlar, tılsımlar, kitaplar, aynalar, maskeler gibi tanıdık izleklerden yararlanıyor. Sonsuz Gül'de yer alan şiirler, aynı zamanda yazarın özel yaşamını ve dünya görüşünü yansıtan otobiyografik ayrıntılar da taşıyor.

"Borges şiirinin doğasında mantık, aynı zamanda cesaret ve keder vardır; bu da düşünceyi körükleyen ve şiiri canlı tutan tek şeydir."
-Roberto Bolaño-

Pablo Neruda – Yürekteki İspanya

Yürekteki İspanya Kitap Kapağı Yürekteki İspanya
Pablo Neruda
Evrensel Basım Yayın
81

Nasıl bir şiir? Saf olmayan bir şiir. Şöyle anlatıyor Neruda bu şiiri: Tere batmış, dumana gömülmüş, zambak ve sidik kokan, ticaretin ezmeye çalıştığı, yasaların içinde, yasaların ötesinde bir şiir; üstümüzdeki giysiler gibi sabun lekeleri taşıyan, gövdelerimiz gibi karışık bir şiir; utanç verici davranışlarımız gibi, gözlerimiz, bilgiçliğimiz gibi, kinimiz, aşkımız, antlarımız gibi, siyasal bağlanmalar, kafa tutmalar, kuşkular gibi, sözlerimiz gibi, hayvanlar gibi, kararlar, vergiler gibi karman çorman, saf olmayan bir şiir; sonunda güvercinin pençesiyle perçinlenen kusursuz bir şiir; üstünde buz izleri, diş izleri bulunan, terimizle, belki de alışkanlıklarımızla hafifçe ısırılmış, dokunmanın yüce isteğini taşıyan, bu arada "eşyanın kötü tadını taşıyan bir şiir".
Ama anlaşılıyor ki, Neruda eşyanın kötü tadına bağlamıyor şiirini, şaire ondan korkmaması gerektiğini söylüyor. Böylece bağlanma ile şiir sanatındaki özgürlük arasında bir uzlaşma, bir uyum sağlamaya çalışıyor. Yaşanan hayatı görmek istiyor şiirde. Bununla yetinmiyor. Yaşanacak hayatın güçlü izlerini de taşısın istiyor şiir. Ek bir dünya yaratmak değil onun şiirden beklediği; dünyamızı büyütmek istiyor.

Pablo Neruda – Şiirler

Şiirler Kitap Kapağı Şiirler
Pablo Neruda
Cem Yayınevi
128

Neruda'nın tüm şiirleri arasından yapılan bir seçmeyi sunuyoruz: Şiirler, Usta şair Neruda'nın Hilmi Yavuz tarafından dilimize kazandırılan bu yapıtı için Melih Cevdet Anday, "bu, yalnızca çevirmenizin değil, dilimizin de bir zaferidir," diyor. Neruda'nın Şiirler'ini kıvançla sunuyoruz.

Bülent Ecevit – Bir Şeyler Olacak Yarın

Bir Şeyler Olacak Yarın: Tüm Şiirler Kitap Kapağı Bir Şeyler Olacak Yarın: Tüm Şiirler
Bülent Ecevit
İş Bankası Kültür Yayınları
208

"Benim için şiir yazmak özellikle siyasete girdiğimden beri bir iletişim aracı bir düşünce açıklama yolu değil bir düşünme yöntemidir.

Topluma bir bildirim olacaksa bunun için şiirden yararlanmam. Yine de yazdığım şiirde bir bildiri bulunabilir. Ama çoğu kez ben de o bildiriyi şiirden öğrenirim veya çıkarmaya çalışırım.

Üstelik şiiri özel eylemim saysam bile bu özel eylemin toplumsal yaşamımdan ve siyasal eylemimden büsbütün kopuk olmadığını da biliyorum. Siyasete girdim diye şiir yazmayı şiir çevirmeyi bıraksaydım siyasette ben ben olmazdım.

"Her siyaset adamının siyasetten başka bir dünyası da olmalıdır. Zaman zaman o başka dünyasına geçip siyasete siyasetin dışından da bakabilmelidir. Siyasetin bir soyut uğraş olmadığını siyasetin öz konusunun insan olduğunu öz amacının insan özgürlüğü ve mutluluğu olduğunu unutturmayacak bir uğraşı bir bakış açısı bulunmalıdır siyaset adamının."

Mirza Esedullah Han Galib – Galib Divanı

Galib Divanı Kitap Kapağı Galib Divanı
Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi
Mirza Esedullah Han Galib
İş Bankası Kültür Yayınları
360

Mirza Esedullah Han Galib (1797 - 1869) : Urdu dilinin efsane şairi olarak kabul edilen Galib, hem şiirinin içeriği, hem tarzı, üslubu ve yaratıcılığıyla farklılığını ortaya koyar. Döneminin anlayışı doğrultusunda tasavvuf temalı şiirler de yazmıştır, ancak eserlerinde her türlü insani duygu tüm detaylarıyla yer alır, uhrevi olana özlem yerine, dünyevi yoğunlaşma ağır basar. Galib Divanı, şairin yaşadığı sırada bizzat yaptığı düzenlemeler ve değişik isimlerle altı kez yayımlanmıştır. Bu baskılarda pek çok gazel ve beyit divandan şairin kendisi tarafından çıkarılmıştır. Yayımladığımız bu divan, başta Gulam Resul Mehr olmak üzere Galib otoritelerinin esas aldığı divandır.

Maram Al-Masri – Sana Bakıyorum

Sana Bakıyorum Kitap Kapağı Sana Bakıyorum
Maram Al-Masri
Artshop Yayıncılık
80

“Maram Al Masri’nin şiirleri küçük şeylerin şiirdir. Küçük şeylere her zaman yüklü bir şiir, keşiflerle, anlamla dolu, neredeyse bir konuşma sırasında aklınızı çeliveren ayrıntılarla. Onun şiirinde, nesne sağaltıcı bir kimlik kazanır, şiir onda, bir ilişki içinde müdahale yeteneğine sahip olur. Bu nedenle yorumlanıp, deşifre edilmelidir: Onun şiiri, kendi hayatından yola çıkan ve hafife alınması mümkün olmayan değerli ve günlük olanakları keşfi ile, hem de küçük parçalar tarafından gerçekleştirilen delici, büyük ve titizlikle özgürlüğüne değer veren bir kadın devrimidir. Bu çocuk göz, nesneye bu içten ilgi, kelimelerin içine yerleştirdiği
ve 'köprü ve geçit' işlevini yüklenmiş, iç evrenselleri için, geleneksel yolculuğun sonucudur. Şiir o köprülerden geçer ve sonunda ayrıcalıklı dolambaçlı bir yolculuk haline gelir... O bir melez göz,karşısındaki aynaya kendisini ve başkalarını yansıtmak için dikkat kesilmiş bir gözdür. Maram'ın şiirindeki uyum, arzu ve vazgeçme, kendini iptal etmeyle dans eder.. Evde parlak ve günlük bir hareke-e, caddede, bir yolculukta. Ve evrenin parçası olan bir dil oluşturur.”
ADONİS

Didem Madak – Pulbiber Mahallesi

Pulbiber Mahallesi Kitap Kapağı Pulbiber Mahallesi
Didem Madak
Metis Yayıncılık
116

Şair Didem Madak son kitabı Pulbiber Mahallesi Metis’ten çıkıyor. İlk şiirleri Sombahar ve Ludingirra dergilerinde yayımlanan, Grapon Kâğıtları (İnkılap, 2000) ve Ah'lar Ağacı (Everest, 2002) isimli iki kitabı bulunan Madak, kendine özgü sesi, şiire yaklaşımı ve hayata bakışı ile dikkat çeken bir şair.

Orhan Veli – Bütün Şiirleri

Bütün Şiirleri Kitap Kapağı Bütün Şiirleri
Orhan Veli
Yapı Kredi Yayınları
247

Orhan Veli: Türk şiirinin "zincirkıran"ı, "kasketgiydiren"i, "sivilleştiren"i, "açıkhavaozanı" ...

"Orhan Veli çok daha ileriye bir adım attı: Şiirin kendi öz bir dili, bir vezni olmadığı gibi kendine öz konuları da olmayacağını gösterdi, ahengin, musikinin de şiirden kaldırılabileceğini anlattı."
-Nurullah Ataç

"Orhan Veli'nin kavgası, edebiyatımızın en büyük kavgasıdır, buna inanıyorum. Irmağın yatağını daha doğal bir vadiye indirdi. Şiire kasket giydirdi, sivilleştirdi onu. Bugünkü şiir verimleri onun daha verimleridir biraz."
-Cemal Süreyya

"Her tümce bir yana, açık havanın ozanıdır Orhan Veli her anlamda. Caddeler genişledi, kitaplar inceldiyse Çalap'ın işi değildir bu. Geleceğe doğru süren bir şimdinin şiir etkisi! Yalnızca gam değişikliği de değil, hepten Atonal. Orhan Veli olayı da, olaylığını yitirmiştir artık. Şiiri ise kalmıştır görünüyor, geniş açıdan bir deyişle."
-Ece Ayhan

Neda Olsoy – Çamur Prenses

Çamur Prenses Kitap Kapağı Çamur Prenses
Neda Olsoy
Artshop Yayıncılık
80

Yürüyebileceğim yol yok

Ne büyük yanılgı

Son kez izleyeceğim bir köşede

Son kez uyuyuşunu

Onlarca kez yetişemedim uykuna

Sıradan cazibelere yetiştim durmadan

 

Şimdi gelmen için her şeyi yaptım

Aradığım geceler oldu seni

evet

İyi ol isterim

Diğer kadınlara yalanlar söyleme

Öpme onları

Seni bırakırken o gün cümle kurmadın bana

Kızgın olduğumu bil

Sen

Açtığın hiçbir yarayı göremeyecek kadar çocuksun

 

Her kelimemiz eksik

Sevişmelerimiz yarım

Anlıyorum

Beni sevebilecek kadar büyümemiştin

Hasta bulut duruyor içimde

Durmadan yağar

W. B. Yeats – Her Şey Ayartabilir Beni

Her Şey Ayartabilir Beni Kitap Kapağı Her Şey Ayartabilir Beni
W. B. Yeats
Sözcükler Yayınları
104

Yirminci yüzyılın en önemli şairlerinden biri sayılan Yeats, yaşadığı çağı ve dünyayı Rönesans sanatçılarını çağrıştıran bir ustalıkla yansıtmıştır. Şiirlerinde yaşadığı çağın sorunlarına, bir parçası olduğu toplumun gerçeklerine yer verdi. Bunu yaparken kişisel yaşantısını olanca içtenliğiyle dile getirmekten çekinmedi. Önemsediği değerleri büyük bir başarıyla yansıttı.

20. yüzyıl edebiyatının önde gelen kişiliklerinden biri olan Yeats, 1923'te Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Bu kitapta Yeats'in otuz şiirini Cevat Çapan'ın Türkçesi vr İngilizce asıllarıyla bir arada bulacaksınız.

Asuman Susam – Kemik İnadı

Kemik İnadı Kitap Kapağı Kemik İnadı
Asuman Susam
Can Yayınları
72

amaçsızlığını seviyorum sokakların
her şey içimizden geçiyor

Kemik İnadı, her şeyden önce çağına hayretle tanıklık etmek zorunda kalan bir insanın şiiri sürdürme kararlılığı. Tanıklıkla ne büsbütün suskunlaşan ne de öfkeli bir çığlığa teslim olan insanın inatla kendi sözcüklerini ve sesini, kendi yaratacağı ve inanacağı anlamı arama çabası.

Belgesel sinemadan şiir incelemelerine birçok farklı alanda emek veren Asuman Susam, Kemik İnadı'nda yeniden şiire dönüyor. Belleği her zaman bir yeniden anlama alanı olarak gören bir aydının kararlılığıyla...