İsmail Cem – Engeller ve Çözümler

Engeller ve Çözümler: Türkiye'de Sosyal Demokrasi Kitap Kapağı Engeller ve Çözümler: Türkiye'de Sosyal Demokrasi
İsmail Cem
İş Bankası Kültür Yayınları
404

Bu kitabın, belirli bir amacı var: Türk sosyal demokrasisinin ne olduğunu ve nasıl olması gerektiğini incelemek ve bazı alanlardaki alternatif politikalara işaret etmek. Sosyal demokrat bir yaklaşımın doğrultusunda çeşitli sorunları ve çözüm ipuçlarını sergilemek… Bu noktadan hareketle, ideoloji, parti ve başlıca ülke sorunları kitapta ele alınıyor. Sosyal demokrat bir iktidarın ideolojik ön koşulları, siyasal araçları ve uygulama yöntemleri inceleniyor. Kitabımızın iddiası, Türk sosyal demokrasisinin “netleşmesine” katkıda bulunmak; ideolojik tutarlılığına, parti anlayışına ve uygulama projelerine ışık tutmak. Geçmişin tahlillerinden ve açıklamalarından çok, geleceğe dönük, yarınları kazanacak yöntemleri tartışmak. Bu kitabın bir de özelliği var: İçerdiği yazıların çok büyük bölümü, siyasal pratiğin içinde oluşmuş, siyasal mücadelede biçimlenmiş düşünceler ve konuşmalar. Cumhuriyet Halk Partisi’nde ve daha sonra Sosyal Demokrat Halkçı Parti’de yaşadığım deneyimler bu yazılarda yansıyor. Engeller ve Çözümler, Türkiye’nin siyasetinde yer alan yahut yer alacak insanlara, Türkiye’nin geleceğiyle ilgilenenlere sunulmuş bir deneyim ve düşünce bütünü.

İsmail Cem – Geçiş Dönemi Türkiyesi

Geçiş Dönemi Türkiyesi Kitap Kapağı Geçiş Dönemi Türkiyesi
İsmail Cem
İş Bankası Kültür Yayınları
412

“Geçiş Dönemi” Türkiyesi (1981-1984 Yılları) / Bütün Eserleri-10

Gazete yazılarının özelliği yaşanılan günü en yalın, en doğrudan yansıtmasıdır. Gazete sütunlarında bir günlük ömrü olan düşünceler ve gözlemler, o günün belgesidir bir bakıma. Çoğu kısacık sürelerde kaleme alınmış bu yazıların tek ayrıcalığı, sanırım bu belgesel nitelikleridir.

Yüzlerce günlük yazısının küçük bir bölümünde böyle bir belgeselliği sezmek ve onların kalıcı bir değer taşıdığını varsaymak, bir yazarın mazur görülebilecek iddiasıdır. Bu kitabımız, böyle bir iddianın ürünüdür.1981-84 yılları, Türkiye’nin toplumsal tarihinde bir “geçiş dönemi”dir. Bir tarih sayfası çevrilmiş, bir başkası, önce yeni anayasasıyla, sonra yeni partileri ve seçimiyle açılmıştır.

Geçiş dönemi, Türkiye’nin geleceğini büyük ölçüde etkileyecek izler bırakarak, bir noktadan sonra tarih olmuştur. Bu geçiş döneminin, “arabesk kültüründen” ekonomisine, siyasetine, “sol”una kadar tüm özelliklerini yansıtan bu yazılarımızın tümü, yaşanan günün içinde kaleme alınmıştır. Seçilen yazıların bir dönemi belgelerken, geleceğe dönük bazı ipuçlarını da getirdiğini sanıyoruz. Gelecek adına yararlanılabilecek gözlemleri, düşünceleri, belgeleri içeren yazılardan bu kitap oluşuyor; yaşanmış bir “tecrübeyi,” değerlendirilmek ve kullanılmak üzere geleceğe aktarmayı amaçlıyor.

Türkiye’de sol, yıllardır verdiği mücadelenin, 12 Eylül darbesini gerçekleştiren irade tarafından zorla yıkıldığını veya bastırıldığını görmüştür. Günün olaylarını gözlemleyen bir gazeteci ve ileriye yönelik dersler çıkartan bir düşünür olarak İsmail Cem, bu kitabında, darbe sonrasında oluşturulmaya çalışılan yeni Türkiye’yi tanımaya yönelik yazılarına yer vermiştir.

İsmail Cem – Gelecek İçin Denemeler

Gelecek İçin Denemeler Kitap Kapağı Gelecek İçin Denemeler
İsmail Cem
İş Bankası Kültür Yayınları
448

Türkiye kritik bir dönemini yaşıyor. Bugün yapılacak ve yapılmakta olan yanlışlar, bugün ertelenen sorumluluklar, Türkiye’nin 2000’li yıllara sakat girmesine neden olur. Yanlışlar ve eksiklikler biraz daha sürerse, işin arkasını toparlayamayız.
Türkiye, bazı temel tercihlerini belirlemek ve bunların gereğini artık yapmak durumundadır.
Cumhuriyetin üzerine gitmeyi sürekli ertelediği büyük sorunların bütün cesamet ve şiddetiyle ülkenin önüne dikildiği 1990’lı yıllarda, Türkiye siyaseti bu sorunların altında kaldı. 12 Eylül’ün tasfiye etmeye çalıştığı siyasi yapı,
1990’lara eskinin benzeri biçiminde yeniden şekillenmiş olarak girdi ama yine aynı çözümsüzlüğü ve ertelemeci tavrı gösterdiği için 2000’li yılların başlarında yine tasfiye oldu.
Ülkenin içinde bulunduğu kargaşanın üzerinden bakıp ileriyi görmeye çalışan az sayıdaki siyasetçiden biriydi İsmail Cem. Sahip olduğu geniş ufukla yıllar boyunca Türk ve dünya siyasetinin içinde olmanın getirdiği birikimi birleştirerek yazıyor uyarılarda bulunuyordu. Onun bu çabasının ürünlerinden biri olan elinizdeki kitap, 1990’ların o bunalımlı yıllarında Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun çeşitli açılardan tahlili üzerinden geleceğe açılımlar yapan denemelerden oluşmaktadır.

İsmail Cem – Siyaset Yazıları

Siyaset Yazıları Kitap Kapağı Siyaset Yazıları
İsmail Cem
İş Bankası Kültür Yayınları
434

Milliyetçi Cephe olayı, 1973 seçimiyle oluşan siyasal üstyapının özellikleriyle ve Türkiye sağının geçirdiği değişimle yakından ilişkilidir. 1973 seçim sonrasının genel görünümü, şöyledir: Sağın büyük partisi AP, bir yandan Demokratik Parti'ye öte yandan kendi kişiliğine özgü nitelikler de taşıyan MSP'ye büyük ölçüde oy kaybetmiştir. CHP, en radikal dönemini yaşamaktadır; gelişmektedir, ancak tek başına hükümet olacak gücün uzağındadır. 12 Mart döneminin kalıcı etkileri sonucunda sosyalist sol, Parlamento düzeyinde temsil edilmemektedir.

MC'nin temelleri, bu belirsizlik ortamında atılmıştır. Siyasal manevraların eski ustası Demirel, Demokratik Parti milletvekillerini birer birer kendi partisine çekmeye başlamıştır. O günün koşullarında, Türkiye'nin sağ güçleri bu oluşumu büyük ölçüde desteklemiştir. 12 Mart tecrübesiyle "akıllanmış" bir Demirel, bu güçlere artık güven verebilmektedir. Demirel'in ve "kurulu düzenin" -yabancı dildeki deyimiyle "establishment"in- güvenilir sözcüsü Feyzioğlu'nun gözetiminde, MSP'nin yola getirileceği inancı vardır. MHP ise, bu çevrelerin önemli bölümü tarafından hiç değilse anlayışla değerlendirilmektedir. Düzeni, sol "tehlike" karşısında koruyacak, gereğinde kaba kuvvet yöntemlerini düzen adına harekete geçirebilecek tek gücün MHP olduğuna inanılmakta; sağın büyük bir kesimi bu partiyi ve anlayışını sempatiyle karşılamaktadır. Böylece, bir çeşit "ideal" formül, sağ güçler açısından oluşmaktadır.

İsmail Cem bu kitabında 1975-80 arasındaki siyasi olayları içeren yazılarına yer vermekte ve doğal olarak özellikle de Milliyetçi Cephe hükümetlerini konu edinmektedir.

İsmail Cem – Soldaki Arayış

Soldaki Arayış Kitap Kapağı Soldaki Arayış
İsmail Cem
İş Bankası Kültür Yayınları
309

“Farklı bir açıdan bakarsak, ‘sol’, kendi yapısı bakımından zaten sürekli ve sonsuz bir arayıştır.
Son çözümlemede, ayrıcalıkların ayrıcalık olmaktan çıkarılmasıdır. Fırsatların, kültür ve eğitimin, zenginliklerin, mümkün olan en geniş kitleye ulaştırılmasıdır. Sürekli ve sonsuz bir adalet arayışıdır. Sürekli bir yenileşmedir.

Türkiye’mizde sorun, bu arayışın, solu geliştirmek için değil, solun ‘sol olabilmesi için’ hâlâ sürmekte olmasıdır. Solun ‘kimlik arayışı’ düzeyinde, solun ‘temel ilkeleri ve doğrultusu düzeyinde hâlâ sürmesidir. Sorun ve sıkıntı buradadır.

Soldaki arayışın bu başlamda hâlâ sürmekte olması, bu giriş bölümünde sıraladığımız eksiklerden ve onların benzerlerinden kaynaklanmışsa, o zaman, yapılması gereken nedir? ‘Arayışın’, bu temel eksikleri gidermeye yönelmesi. Bu kitabın var olur gerekçesi budur. ‘Soldaki arayış’a bir katkı getirmek.

Solun haklılığına ve güzelliğine Türkiye’nin solu da layık olmalıdır...

İsmail Cem – Sosyal Demokrasi

Sosyal Demokrasi Kitap Kapağı Sosyal Demokrasi
İsmail Cem
İş Bankası Kültür Yayınları
337

Sosyal Demokrasi ya da Demokratik Sosyalizm Nedir, Ne Değildir / Bütün Eserleri-4

Türkiye’nin en sevilen siyasetçilerinden İsmail Cem, aynı zamanda sol siyaset konusunda ses getiren kitaplar kaleme almış bir düşünürdü. 1984 yılında yazdığı elinizdeki kitapta, sol siyasetin teori ve pratiğindeki birikimlerini okuruyla paylaşıyor.

Sosyal demokrasinin ideolojik kaynaklarına dönerek Kautsky ile Bernstein’in kimi düşüncelerini vurgulamakla işe başlayan Cem, demokratik sosyalizm olarak da nitelediği sosyal demokrasinin, kimi temel tercihleriyle sosyalist-komünist hareketlerden ayrıldığını belirtiyor. Sosyal demokrasinin şiddeti reddeden mücadele biçimleriyle çoğulcu ve eşitlikçi bir ortam oluşturmak için yola koyulduğunu söyleyerek sosyal demokrat modeli ortaya koyuyor. Cem’e göre değişen dünyada iş daha zorlaşmış olsa da toplumların sanayileşme ve özgürlük doğrultusundaki kaçınılmaz gelişmeleri, bir noktadan sonra ancak sosyal demokrasinin cevaplayabileceği ihtiyaçlar yaratacaktır. Dolayısıyla sosyal demokrasi, geleceğin sistemidir.

İsmail Cem, kitabının son bölümünde Türkiye’de sosyal demokrasinin mümkün olup olmadığını tartışıyor. Türkiye’nin içinde bulunduğu ortamı ve siyasi hareketleri değerlendirerek soysal demokrasinin Türkiye’de sadece bir olasılık değil, bir ihtiyaç olduğu sonucuna varıyor:

“Adaletli paylaşım şöyle dursun, var olan yapıların ‘üretim’ ve ‘yatırım’ görevini bile üstlenemediği bir ortamda, ‘sanayileşme, demokrasi, eşitlik’ ihtiyacındaki bir toplumun çözümü, sosyal demokrasidir.

Bizim görebildiğimiz, sosyal demokrasinin, – bu kitapta incelenen örneklerdeki gibi- sosyal demokrat ideolojiye, kimliğe, yapılanmaya sahip bir parti tarafından gerçekleştirilebilir olduğudur.”

İsmail Cem – Türkiye Üzerine (Araştırmalar)

Türkiye Üzerine (Araştırmalar) Kitap Kapağı Türkiye Üzerine (Araştırmalar)
İsmail Cem
İş Bankası Kültür Yayınları
327

Türkiye Üzerine (Araştırmalar) / Bütün Eserleri-8

Türkiye’de dün, geride kalmıştır. Kitleler tarafından çoktan aşılmıştır. Sınıfsız millet anlayışıyla, aslında sermayeyi gözetip sermayesizi ezdiren hakemlik iddiasıyla, hâkim zümrelerin halk kitleleri sırtında koalisyon kurmalarını mümkün kılan sosyal barışıyla, tahsildar pençesindeki köylüsü ve yol vergisiyle dün, bir daha gelmemek üzere geçmişte kalmıştır. Hem de öylesine geçmişte kalmıştır ki 1960’ın 500 binlik, 1965’in 800 binlik sigortalı işçi sayısı bile günümüzden çok uzaklardadır. 1960 ölçüleriyle bir çeşit devrimciliğin doruğuna ulaşan sözlerin devrimciliği bile, artık eskimiştir. Bir dönem, dün, kendine özgü koşulların yarattığı çözüm yollarıyla, kendi çerçevesindeki büyük başarıları, atılımları ve başarısızlıklarıyla; şerefi, kıvancı, özellikleri ve ayrıcalıklarıyla, bir daha yaşanmamak üzere tarihe karışmıştır. Dünle beraber, dünün ilerici çözüm yollarının ilericiliği de, günümüz açısından, tarihe karışmaktadır.Türkiye, daha güzel yarınlar yaratacak toplumcu çözüm yollarını, ancak günümüzdeki gelişmelerden hız alarak ve günümüzün gerçeklerine dayanarak oluşturabilir. Geçmişin, sosyal ve sınıfsal ilericiliği hayli tartışma götürür deneylerini tekrarlamak özlemi, ancak Türkiye’yi hiç değişmeyen, hatta gerileyen bir olgu gibi sosyoloji dışı ölçülerle yorumlamanın sonucudur. Yarını dünde aramak, 1970 Türkiye’sinde, anlamsızdır.1965-70 yılları arasındaki yazılarından seçtiklerini topladığı bu kitabında, ileride sol düşünce ve siyasetin önde gelen isimleri arasına hakkıyla girecek olan İsmail Cem’in, toplumun ve solun sorunlarına duyarlı yaklaşımı kendini göstermektedir.

İsmail Cem – Türkiye, Avrupa, Avrasya 1. Cilt

Türkiye, Avrupa, Avrasya 1. Cilt: Strateji, Yunanistan, Kıbrıs Kitap Kapağı Türkiye, Avrupa, Avrasya 1. Cilt: Strateji, Yunanistan, Kıbrıs
İsmail Cem
İş Bankası Kültür Yayınları
298

Bu kitabın amacı, 21. Yüzyıl Türkiye'sinin, insanlığın büyük yürüyüşüne getirilebileceği özgün katkıyı dış siyaset alanında irdelemektir.

"Türkiye, Avrupa, Avrasya'yı, öncelikle anıların paylaşıldığı bir kitap olarak öngörmedim. Daha çok, değerlendirmelerimden, gözlemlerden, konuşma ve demeçlerden, yabancı basında yayımlanmış yazılarımdan oluşuyor. Bu kitabımın özelliği, Dışişleri Bakanı olarak (1997-2002) yaşadığım olaylardan, geliştirdiğim düşüncelerden, uyguladığım politikalardan hareketle gerçekleşmiş olması. Bu birikimden yola çıkarak geçmişin ve geleceğin değerlendirilmesini yapmaya çalıştım; Türkiye'nin yenileşme sürecine dış siyasetin katkısını inceledim. Siyaset ve dış siyaset üzerine çalışanlarla, kendi deneyimimi, dünyaya ve Türkiye'ye bakışımı, vizyonumu paylaştım..."

İsmail Cem – Tarih Açısından 12 Mart

Tarih Açısından 12 Mart: Nedenleri, Yapısı, Sonuçları Kitap Kapağı Tarih Açısından 12 Mart: Nedenleri, Yapısı, Sonuçları
İsmail Cem
İş Bankası Kültür Yayınları
657

Neden 12 Mart yaşandı Türkiye'de, neden bunca acı çekildi, insan öldürüldü, üç genç asıldı, işkence yapıldı, cezaevleri dolduruldu? Neden sosyalist parti kapatıldı, işçi sınıfı sessizliğe mahkûm edildi, kitaplar toplattırıldı, kitaplar yakıldı, neden Anayasa ve kanunlar değiştirildi? Neden Türkiye'nin dış siyaset alanındaki uyanışı ve yeni arayışları engellendi, neden bürokrasi siyasal iktidara el koydu, neden onların işini kolaylaştıran resmi kışkırtmalar düzenlendi ve neden Türkiye'nin toplumsal gelişimi iki buçuk yıl donduruldu?

Yani, neden 12 Mart gerçekleştirildi?

İsmail Cem – Türkiye, Avrupa, Avrasya 2. Cilt

Türkiye, Avrupa, Avrasya 2. Cilt: Avrupa'nın Birliği ve Türkiye Kitap Kapağı Türkiye, Avrupa, Avrasya 2. Cilt: Avrupa'nın Birliği ve Türkiye
İsmail Cem
İş Bankası Kültür Yayınları
367

'Bu kitabın amacı, 21. Yüzyıl Türkiye'sinin, insanlığın büyük yürüyüşüne getirebileceği özgün katkıyı dış siyaset alanında irdelemektir.

Türkiye, Avrupa, Avrasya'yı, öncelikle anıların paylaşıldığı bir kitap olarak öngörmedim. Daha çok, değerlendirmelerimden, gözlemlerden, konuşma ve demeçlerden, yabancı basında yayınlanmış yazılarımdan oluşuyor. Bu kitabımın özelliği, Dışişleri

Bakanı olarak (1997-2002) yaşadığım olaylardan, geliştirdiğim düşüncelerden, uyguladığım politikalardan hareketle gerçekleşmiş olması. Bu birikimden yola çıkarak geçmişin ve geleceğin değerlendirmesini yapmaya çalıştım; Türkiye'nin yenileşme sürecine dış siyasetin katkısını inceledim. Siyaset ve dış siyaset üzerine çalışanlarla, kendi deneyimimi, dünyaya ve Türkiye'ye bakışımı, vizyonumu paylaştım…'

John Perkins – Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları

Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları Kitap Kapağı Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları
John Perkins
April Yayıncılık
320

ABD'de tam 24 yayınevinin yayınlamaya korktuğu, yazarın 5 kez yazmaya karar verip, her seferinde rüşvet ve tehdilerle vazgeçirildiği, yayınlandığı ülkelerde gündemi sarsan, tüyler ürperten gerçekler. 23. Ülke Türkiye Ve Dünya Uyanmaya Devam Ediyor…

'Ekonomik tetikçiler (ET'ler) yerküre üzerindeki ülkeleri trilyonlarca dolar dolandıran yüksek ücretli profesyonellerdir. Dünya Bankası, ABD Uluslar arası Kalkınma Ajansı ve diğer yabancı "yardım" kuruluşlarından büyük şirketlerin kasalarına ve gezegenimizin tabii kaynaklarını kontrol eden birkaç varlıklı ailenin ceplerine para aktarırlar. Kullandıkları araçlar arasında sahte finansal raporlar, hileli seçimler, rüşvet, zorbalık, seks ve cinayet bulunmaktadır. Oynadıkları oyun imparatorluklar kadar eski olmasına rağmen, günümüzdeki küreselleşme sürecinde yeni ve korkutucu bir boyuta ulaşmıştır. Nereden mi biliyorum; ben de bir ET idim.

Dünyamızı kimler yönetiyor? Kirli aileler, kirli şirketler.
Kalkındırma yalanı altında -milyarlarca dolarlık- şişirilmiş projeler ve bu projeleri 'bilimsel' gösteren, üniversite kitaplarına bile geçmiş raporlar, teoriler. Maalesef bu kez komplo değiller! Hedef ülkeler, hedef yöneticiler; ya satılacaklar, ya da ölecekler. Hepsi yaşanmış, hepsi gerçek
Yöntem çok, amaç tek: Şirketokrasi ile Yönetilen 'Küresel İmparatorluk'

John Perkins – Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2

Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2: Şirketokrasi Ve Ondan Kurtulmanın Yolları Kitap Kapağı Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2: Şirketokrasi Ve Ondan Kurtulmanın Yolları
John Perkins
April Yayıncılık
400

Venezuela Başkanı HUGO CHAVEZ, BBC Televizyonu'na verdiği röportajda John Perkins tarafından yazılan Bir Ekonomik Tetikçinin itirafları isimli kitaptan söz ederek, bu kişilerin kendisiyle de ilişkiye geçtiğini anlattı. Ülke üzerinde gözetleme uçuşları yapılmasını ve A.B.D. danışmanlarının varlığını kabul etmesi halinde kimi fonların kullanımına açılacağının teklif edildiğini açıkladı. Bu teklifleri reddetmesine rağmen ekonomik tetikçilerin vazgeçmediğini, zayıf devlet memurları, parlamento üyeleri, hatta kendi çevresindeki ordu mensuplarına baskı yapmaya çalıştığını söyledi. Chavez, Perkins'in kitabında anlattığı gibi ekonomik tetikçilerin başarısız olmasının ardından çakalların geldiğini, askeri darbe ve suikast komplolarına giriştiğini açıkladı.

Bu insanların bugüne kadar bizim yöneticilerimizden hiçbir talebi olmadı mı?

Bir yanda milli bir otomotiv endüstrisi ya da petrol ve doğalgaz kaynakları olmayan bir ülke olarak 50 yılı aşkın süredir ardı ardına yaptığımız otoyollar, bir yanda ilk seferinde raydan çıkan hızlı trenimiz...

Patentli binlerce projeye konu olan, geleceğin enerji kaynağı olmasına kesin gözüyle bakılan Bor, Tor ve Osmiyum gibi madenlerin yok pahasına elden çıkartılması...

Yıllardır beklediğimiz devasa bütçeli tarım ve çevre projelerindeki fiyaskolar...

Kültürün görsel medyaya, eğitimin popüler kültüre teslim edilmesi...

Enerjiden turizme, sanayiden dış ticarete, ulaştırmadan bankacılığa kadar birçok alanda yapılan yanlışlar...

Pervasızca alınan borçlar, rüşvetler, yolsuzluklar...

Ve son olarak, özelleştirmeler, Dünya Bankası ve IMF yapılandırma paketleri... Kendinize bir sorun. Bugünlere sadece basit hatalar yüzünden mi geldik?

Aynı deneyimlerden geçmiş ve büyük acılar pahasına ibret verici dersler almış ülkeler, uluslar

var.Ve onlarla aynı kaderi paylaşmamak için yapmamız gereken şeyler...

Bu kitapta sadece Şirketokrasi'nin insanlığa onyıllardır yaşattığı kabusu değil, o canavara dur demenin denenmiş ve başarıya ulaşmış yollarını da örnekleriyle bulacaksınız.

John Perkins – Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 4

Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 4 - Kafes Kitap Kapağı Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 4 - Kafes
John Perkins
April Yayıncılık
254

Sistem kontrolden çıktı. Yeryüzünün insan ve doğal kaynaklarını milletlerin seçtiği hükümetler değil, CEO'lar yönetiyor. Medyayı, akademileri, sivil toplum örgütlerini yönettikleri gibi. Açlığın, cehaletin, savaşların, adaletsizliğin tam ortasında hepimiz düzenin birer parçasıyız.

Kabul etmediğimiz gerçek ise şu: Sürekli eleştirdiğimiz sistemin 'tüketici' olarak vazgeçilmeziyiz. Büyük komplo teorilerini bir kenara bırakıp sisteme ağırlığımızı koymamızın zamanı geldi. Forbes 500 listesini insana, doğaya, hayata karşı adil şirketlerle, organizasyonlarla, örgütlerle dolduralım.

Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları ile tüm dünyayı büyük uykudan uyandıran John Perkins, önceki kitaplarında ve Zeitgeist'te anlattıklarını son yılların gerçekleriyle birleştiriyor. Büyük Resim'i önümüze koyuyor. Gerçekçi, hayata geçirilmiş ve geçirilebilir çözümler öneriyor.

"John Perkins, Kafes'te, derin analizler ve dramatik hikayelerle dünyayı aydınlatmakla kalmayıp, daha iyi bir toplum yaratmamız için bize pratik önerilerde bulunuyor."

-Howard Zinn-

Zihni Çakır – Kod Adı Darbe

Kod Adı Darbe Kitap Kapağı Kod Adı Darbe
Zihni Çakır
Neden Kitap
216

Türk demokrasi tarihinde yaşanan kesintiler, kimi zaman fiili müdahale kimi zaman
da sanal darbe girişimleriyle kendini gösterdi. Siyasi ve ekonomik tarih incelemelerinde
bu kesintilerin arka planları net olarak algılanamadığından, bu girişimlere zemin
hazırlayan gizli yapılanmalarla mücadele yolları da geliştirilemedi.

Oysa mücadele yöntemi o kadar kolay ve o kadar yakındı ki, siyasal aktörlerin
kimi zaman gözleri görmedi kimi zamansa kulakları tıkanmış oldu. Temel gerekçe
ise, siyasi ikbal hırsının ülke çıkarlarının önüne geçmesiydi aslında.

Örgüte yönelik yapılan operasyonlarda elde edilen dokümanlardan, "Lobi-Mafia-Devletin Yeniden Yapılandırılması Üzerine-Analiz-Oluşum-Birleşik Komün" isimli belgelerin içeriğinde yer alan aşağıdaki bölümlerde, görmezden gelinen bu örgütün ne amaçladığı açıkça görülmektedir.

İşte o belgeden bazı önemli noktalar:

• 2000'li yılların başı itibariyle mevcut Ergenekon yapılanması yeniden düzenlenmelidir.
Bu yapı TSK bünyesindedir ve askeri ataşelerden azami istifade edilmelidir.
• Naylon terör örgütleri ve mafya grupları vasıtasıyla birçok alanda illegal faaliyetler
yürütülmelidir. İllegal örgütler ile işbirliği yapılarak, uyuşturucu ve para akışı
kontrol altına alınmalıdır.
• Yapılanmaya bağlı olarak kurulacak STK'lar üzerinden, ülke genelinde tüm vatandaşlara yönelik etnik ve ideolojik temeldeki fikir ayrılıklarını ön plana çıkaran fişleme çalışmaları yapılacaktır.
• Ergenekon'u ayakta tutmak ve hedef olarak tespit edilen kişi ve tüzel kişilikleri
yıpratmak amacıyla medya sektörü ve ticari hayata müdahale / sızmada bulunulması
yönünde faaliyetleri gerçekleştiren bir illegal yapılanmaya gidilmedir...

Devletin en önemli noktalarına kadar sızan bu örgütün kodlarından yola çıkılarak
ulaşılan hedef, ülkeyi karanlığa sürükleyecek bir "Darbe"dir.

Richard Sennett – Otorite

Otorite Kitap Kapağı Otorite
Richard Sennett
Ayrıntı Yayınları
208

İnsanlar otoriteye neden ihtiyaç duyarlar? Otoriteden neden korkarlar? Otorite ilişkilerinin olmadığı bir toplum kurma tasarısı gerçekçi midir? Otoriteyle bağ kurmadan onu reddetmek mümkün müdür? Basit bir karşı çıkma bizi otoritenin olumsuzluklarından korumaya yetmediği gibi, onu gerektiği gibi değerlendirmemizi de engelliyorsa, ne yapabiliriz? Richard Sennett bu tür sorulara yanıt ararken insanların otoritelerle kurdukları özel ve kurumsallaşmış ilişkilerin tarihsel ve sosyopsikolojik bir panoramasını çiziyor. Anne babayla çocuk arasındaki gibi kişisel, işverenle işçi ya da devletle yurttaş arasındaki gibi toplumsal ilişkilerde otoriteyi tanımadan reddetmenin insanları ne tür çıkmazlara sürüklediğini anlatıyor. Hegel'in köle-efendi ilişkisi hakkındaki ünlü çözümlemesinden yola çıkarak, öncelikle otoriteyi bir Öteki olarak görmeyi bırakıp tanımayı, onu "görülür, anlaşılır" bir hale getirmeyi denememizi öneriyor. Hiçbir otorite ilişkisi içermeyen bir dünya kurmaya çalışmanın, insanın toplumsal bir varlık olması yüzünden, mümkün ve anlamlı bir çaba olmadığını söylerken, asıl önemli olanın otoriteyi tahakküm aracı olmaktan çıkarıp, diğer insan(lar)a karşı kayıtsızlık içermeyecek bir biçime dönüştürmek olduğunu ve bunu da ancak otoriteye maruz kalanların yapabileceğini vurguluyor. Bu dönüştürmeye hizmet edebileceğini düşündüğü birkaç somut öneri getirirken aslında daha çok şey yapılabileceğini belirtiyor ve hepimizi otoriteye karşı hayal gücümüzü ve yaratıcılığımızı kullanmaya çağırıyor.