Harry Magdoff – Sömürgesiz Emperyalizm
Siyasi / 15 Ağustos 2017

Kitap Adı: Sömürgesiz Emperyalizm Yazar: Harry Magdoff Yayıncı: Devin Yayınları Sayfa Sayısı: 232 11 Kasım 2000’de baba Bush döneminde Ulusal Güvenlik Konseyi üyesi ve başkanın özel yardımcısı olan Robert Haass, Atlanta’da “Emperyal Amerika” başlıklı bir makalenin sunuşunu yaptı. “Birleşik Devletler’in küresel üstünlük hedefinde başarılı olması için” diyordu, Amerikalıların kendi rollerini “geleneksel ulus-devletten emperyal güce doğru (kayacak biçimde ç.n.) yeniden kavramları” gerekecekti. Haass, Amerika’nın rolünün tarif ederken, “emperyalist” terimini hasır altı ederek “emperyal” terimini tercih etti, çünkü bu birinci terim, “gelende ticari amaçlar uğruna sömürüyü” ve “teritoryal denetimi” çağrıştırıyordu.

Immanuel Wallerstein – Tarihsel Kapitalizm
Siyasi / 15 Ağustos 2017

Kitap Adı: Tarihsel Kapitalizm Yazar: Immanuel Wallerstein Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 94 Tarihsel kapitalizm daha ilk bakışta, bazı savunucularının öne sürdüğü gibi ‘doğal’ bir sistem olmak şöyle dursun, açıkça saçma bir sistemdir. Daha fazla sermaye üretmek için sermaye üretilmektedir. Kapitalistler ayak değirmeninde daha da hızlı koşmak için gitgide daha hızlı koşan beyaz fareye benziyor. Bu süreç içinde bazı insanlar iyi yaşıyor, ama diğerler yoksul yaşıyor. Peki, iyi yaşayanlar ne kadar ve nereye kadar iyi yaşayacak? Hepimiz bu tarihsel sistemin moda ettiği haklılığı kendinden menkul ilerleme ideolojisiyle öylesine dolmuşuz ki bu sistemin çok sayıdaki olumsuzluklarını kabul etmekte zorlanıyoruz. Marx gibi kararlı bir suçlayıcısı bile tarihsel kapitalizmin oynadığı ilerici role büyük ağırlık vermiştir. ‘ İlerici ‘ sözü tarihsel olarak daha sonra gelen anlamında kullanılmadığı sürece ben buan inanmıyorum… O zaman böyle bir sistem neden ve nasıl ortaya çıktı? – Immanuel Wallerstein

Atilla Akar – Kamikaze Operasyonu
Siyasi / 14 Ağustos 2017

Kitap Adı: Kamikaze Operasyonu: 11 Eylül'ün Gerçek Romanı Yazar: Atilla Akar Yayıncı: Timaş Yayınları Sayfa Sayısı: 384 Dünya tarihi için bir dönüm noktası olan 11 Eylül, ilk defa gerçek yüzüyle ve bir roman kurgusuyla kitaplaştırıldı. Kamikaze Operasyonu, somut olaylara ve gerçek verilere dayanan bir belgesel roman. Dünyada ilk defa resmi söylem dışında bir 11 Eylül romanı O gün Amerikan ordusu içinden darbeci bir grup harekete geçti. Her şey “Küresel Muhafız” adı verilen bir simülasyon tatbikat olarak başladı, sonra dehşet senaryosuna dönüştü. Aynı günlerde ABD Hava Kuvvetleri’nin yürütmekte olduğu tatbikatlar zinciri, darbeci grubun işini kolaylaştırdı. İkiz Kuleler’e çarpan uçaklar, uzaktan kumanda teknolojisiyle yönlendirilen özel uçaklardı. Boston’dan kalkan sivil uçaklar, yani o gün Kuleler’e çarptığı ilan edilenlerse radarlardan kayboldu. Nereye gittiler, nasıl gözden kayboldular, açıklanmadı. Ve ilan edilen “teröristler” uçaklarda bulunmuyordu. Onların akıbeti, CIA krematoryumunda yakılarak ölmek oldu. Uçakların yolcuları da Alaska’nın buzlu sularını boyladı. Dahası, darbeciler, İkiz Kuleler’in yıkılışını sağlama almak için, iki gün önceden binanın iskeletine “termobarik bombalar” yerleştirmişlerdi.. Aynı gün Pentagon’a düşense, uçak değil ordu malı bir bombaydı. Sonunda ABD Başkanı George W. Bush, darbecilerle pazarlığa oturdu ve anlaştı. Dünyayı kaosa sürüklemek isteyen güçlerin bahaneleri hazırdı artık. Peki ama bütün bunların, 1945 yılındaki bir olayla ve Kennedy’nin uygulamayı reddettiği…

Francis Fukuyama – Tarihin Sonu Ve Son İnsan
Siyasi / 13 Ağustos 2017

Kitap Adı: Tarihin Sonu Ve Son İnsan Yazar: Francis Fukuyama Yayıncı: Profil Yayıncılık Sayfa Sayısı: 525 İlk yayınlandığı 1992 yılından bu yana Tarihin Sonu ve Son İnsan birçok tartışmayı da beraberinde getirdi. Francis Fukuyama’nın siyaset, bilimsel ilerleme, etik kodlar ve savaş üzerine ortaya koyduğu sıra dışı analizleri Soğuk Savaş sonrası dünyayı anlamak için hâlâ birer rehber niteliğinde. Gözden geçirilmiş ve güncelleştirilmiş son haliyle Tarihin Sonu ve Son İnsan modern bir klasik. “Açık bir dille yazılmış muazzam fikirler yumağı. Fukuyama’nın görüşleri ciddiye alınmayı hak ediyor.” -William H. McNeill, The New York Times Book Review- “Provokatif ve ilginç. Fukuyama cevaplandırılması gereken ciddi sorular soruyor.” -Ronald Steel, USA Today- “Kabul edin ya da etmeyin, olağanüstü bir kitap. Siyaset felsefesine ciddi katkısı olan zengin bir çalışma.” -Mackubin Thomas Owens, The Washington Post-

Hasan Yalçın – Neoliberal Sol
Siyasi / 10 Ağustos 2017

Kitap Adı: Neoliberal Sol Yazar: Hasan Yalçın Yayıncı: Kaynak Yayınları Sayfa Sayısı: 291 Hasan Yalçın bu kitapta, özellikle 12 Eylül 1980 sonrası Türkiye solunun derin bir analizini yapıyor. TBKP’den TKP-ML’ye; ÖDP’den DEP’e; Ertğrul Kürkçü’den Mihri Belli’ye; BSP’den EMEP ve Dev- Yol’a; çeşitli grupların ideoloji ve politikalarını eleştiriyor ve onları bu noktalara getiren etkenleri ve süreci büyük bir berraklıkla ortaya koyuyor. Hasan alçın, bu yazılarında, birkaç temel ölçüt kullanıyor: “Bütün solcular, bağımsızlık, emekçi halka güven ve laiklik konularındaki tutumlarına göre saflaşıyorlar.” Ama tekrar tekrar vurguladığı konu, emperyalizme karşı tutumdur: “Emperyalizm meselesi, aydının ve o tür solcunun hapı yuttuğu yerdir. Gerçekten, o tür solcuya bakıyorsunuz, “bağımsızlık” dendiğinde tüyleri diken diken oluyor.” Hasan Yalçın, bu grupların içine düştükleri yabancılaşmayı da bütün yönleriyle sergiliyor. ” Kendi halkından, kendi ülkesinden, kendi halkının devrimci tarihinden, aynı zamanda kendi solcu geçmişinden kopmuş bir solculuk.” Bütün yazılar, kaç yıl önce yazılmış olursa olsunlar sanki dün yazılmış gibi tazedirler, günceldirler, bugünün gündemine oturmaktadırlar. Bu kitap, Türkiye solunu incelemek isteyenler için bir hazie değerindedir.

Hasan Yalçın – NGO’lar Küreselleşmenin Misyonerleri
Siyasi / 10 Ağustos 2017

Kitap Adı: NGO'lar Küreselleşmenin Misyonerleri Yazar: Hasan Yalçın Yayıncı: Kaynak Yayınları Sayfa Sayısı: 136 NGO, İngilizce Non-Governmental Organisation; yani Hükümet Dışı Kuruluşlar’ın kısaltması. Diğer adı Sivil Toplum Kuruluşları. NGO’lara ilişkin yazılarından yaptığımız bu derlemede Hasan Yalçın, NGO’ları, olgulara dayanarak, bütün yönleriyle ve bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. İşte bunlardan birkaçı: 1960 ve 70’leri kitle örgütlerinin yerin NGO’ların aldığı süreç, NGO-Yeni Dünya Düzeni-Emparyalist ülke hükümetleri ilişkisi, NGO’lar ve Batılı istihbarat örgütleri arasındaki ilişkiler, NGO’ların beslediği ideoloji, NGO’ların amaçları, örgütlenme biçimleri, faaliyet alanları, NGO çarkı; mali kaynaklar, para akışı.

Uğur Mumcu – Dersim
Siyasi / 10 Ağustos 2017

Kitap Adı: Dersim: Uğur Mumcu'nun Yazılarında Dersim Yazar: Uğur Mumcu 1937 yılında çıkan “Dersim İsyanı”nın, ,karmaşık ve çeşitli sebepleri vardır.Bu karmaşık nedenlerden ikisi büyük önem arzediyordu. Hükümet, “Umumi Müfettişlikler”e raporlar hazırlatmış ve Tunceli yöresinde yer alan aşiretleri ellerinde ki silahları toplama kararı almıştır.. Aşiretler ise bu karara karşı çıktılar.Ayaklanmanın bir sebebide aşiretlerin yaşadıkları yerlerden batıya sürgüne gönderilmek istenmesiydi. Aşiretler 25 Aralık 1935 tarihinde çıkarılmış olan “Tunceli Kanunu” ile başlanılan uygulamalara da karşı çıktılar.Bu ve Tunceli yöresinde yaşanan ayaklanmanın gerek bölgeye gerekse orada yaşamakta olan halka etkilerini kitabımızda ayrıntılı bir şekilde değinilmiştir.

Uğur Mumcu – Yolsuzluk, Şiddet, Bağımlılık
Siyasi / 10 Ağustos 2017

Kitap Adı: Yolsuzluk, Şiddet, Bağımlılık Yazar: Uğur Mumcu Yayıncı: Uğur Mumcu Vakfı Yayınları Sayfa Sayısı: 227 Bazı ülkelerde bazı kimseler, devleti soymak için politikacı kılığına girerler. Partilerde, parlementoda boy gösterirler, İhracat, ithalat, banka soygunu gibi işleri siyasal ilişkilerle yürütürler. Bunlar da çetedir. Çetelerin en aşağılığı bunlardır. Bunlar yüzlerine devlet adamı maskesi takıp, halkı soyarlar. Allah’a çok şükür, memleketimizde böyle çeteler yoktur!…(Cumhuriyet, 22 Mart 1975. Çete…)Bir toplum böyle çöker işte!… Devletin yerini kaba kuvvet alır, susulur. Yasanın yerini Allah alır, korkulur. Yolsuzluklar, cinayetler birbirini izler, eller kollar bağlanıp götürülür. Vuran vurur, öldüren öldürür ve bütün bunlardan sonra, bir çete gelir ve devleti teslim alır. (Cumhuriyet, 15 Ocak 1975. Bir Örnek…)Amerikan kapitalizmi, bütün kirlerinden arınıp kendini yenileyebilirse, Türkiye’de Demirel gibi bir başbakan, Feyzioğlu, Erbakan ve Türkeş gibi başbakan yardımcıları istemeyecektir. Çünkü bu liderler, partileri gibi çağdışıdır. (Cumhuriyet, 12 Mart 1975. Geleceğe Doğru…)Uğur MUMCU

Uğur Mumcu – Sakıncalı Piyade
Siyasi / 10 Ağustos 2017

Kitap Adı: Sakıncalı Piyade Yazar: Uğur Mumcu Yayıncı: Uğur Mumcu Vakfı Yayınları Sayfa Sayısı: 99 “Ellerin dert görmesin Uğur Mumcu! Sakıncalı Piyade’yi yazdığın için. Eline sağlık, ağzına sağlık, canına sağlık, kendi yazdıklarıma gülemem, ama senin yazdıklarını gülerek okudum. ‘Acı acı gülmek’ deyimi vardır ya, işte öyle acı acı güldüm.

Uğur Mumcu – Kontrgerilla Öğretileri
Siyasi / 10 Ağustos 2017

Kitap Adı: Kontrgerilla Öğretileri Yazar: Uğur Mumcu Yayıncı: Uğur Mumcu Vakfı Yayınları Sayfa Sayısı: 199 “…vurulup vurulup öldürülen yurttaşlarımız, bir profesyonel katil çetesinin kurbanlarıdır. …Bir ülkede her eylemi CIA örgütlemez. CIA planlamaz. Fakat oluşan olaylara CIA yön verir, biçim verir, biçim verir. Bir yerde sıkılan kurşun, bir yerde patlayan bomba, öyle koşullar olur ki, CIA planlarına uygun düşer. Doğrudur; herkesi CIA yönetmez. Fakat bir çok kişi, bilerek ya da bilmeyerek CIA planlarına araç olur. (Cumhuriyet, 29 Nisan 1977, Korku…)… Her ülkede olduğu gibi Türkiye’de de CIA vardır ve bazı devlet kurumlarıyla iç içedir. CIA belli olaylara karışır, belli olayları saptırır, yozlaştırır. Amacı, hangi ülkede olursa olsun, solun geniş bir birlik yaratarak iktidara gelmesini önlemektir. (Cumhuriyet, 7 Mayıs 1977, Yılgınlık…)…Kontrgerilla, devletin yasal yetkililerince denetlenemeyen bir CIA kuruluşudur. (Cumhuriyet, 1 Haziran 1977. Acaba…)…CIA ile Kontgerilla arasındaki ilişkileri bilmeden, araştırmadan, şematik yorumlarla CIA olgusunu unutturmaya çalışmak, bilmem, kime hizmet olur!..(Cumhuriyet, 8 Mayıs 1977, Oyuna Gelmemek…)Uğur MUMCU

Uğur Mumcu – Devlet, Silah, Adalet
Siyasi / 10 Ağustos 2017

Kitap Adı: Devlet, Silah, Adalet Yazar: Uğur Mumcu Yayıncı: Uğur Mumcu Vakfı Yayınları Sayfa Sayısı: 216 Devletin, şiddet ve terörü tek başına yürüttüğü günler oluyor. Buna “devlet terörü! diyoruz. Bir kısım şiddet olayları, devletten bağımsız kişi ve örgütlerce yapılıyor. Bir kışmı da tam anlamıyla ‘karma’ oluyor. Bazı kamu görevlileri ile sağcı teröristler, aynı örgütte yani eylemde birleşiyorlar. Devlet kışkırtıcı ajan kullanıyor, suç işletiyor. (Cumhuriyet, 9 Eylül 1976, Devlet ve Şiddet…)Bir toplumu ayakta tutan temel dayanaklardan biri, adalet duygusudur. Bu duygu bir kez yara aldı mı, demokrasinin temelleri de sarsılmış demektir. … Adalet, bağımsız mahkemeler aracılığıyla dağıtılırsa adalet duygusu güçlenir. …Devletin görevi adam öldürmek değildir. Devlet, sanıklar kim olursa olsun, suçları hangi türden olursa olsun, haklarında suç belirtileri bulunan kimseleri, sağ olarak mahkemelerin yerini silahla, bombayla doldurmak isteyen anlayıştır. …Yargıçları yok sayan siyasal iktidar, bundan sonra silah yoluyla mı adalet dağıtacaktır yoksa!?.. (Cumhuriyet, 30 Ocak 1976, Silah ve Adalet…)Uğur MUMCU

Uğur Mumcu – Çağın Suçu
Siyasi / 10 Ağustos 2017

Kitap Adı: Çağın Suçu Yazar: Uğur Mumcu Yayıncı: Uğur Mumcu Vakfı Yayınları Sayfa Sayısı: 264 Bir kişiye yapılan haksızlık, bütün bir topluma, bütün insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur çağımızda. Susmayı, bir yaşam biçimi olarak benimseyen insanlar vardır. Özgürlükleri ve silahları, konuşmamaktır. Her adaletsizlik, onların eylemsizliklerinden güç alır biraz da. Ellerini kana bulayanlar, içlerindeki korkuların mezar taşlarıyla yaşayanlar, aynı adaletsizliğin ve aynı suçun ortaklarıdır hep birlikte. Gözlerin açıksa göreceksin! Kulağın sağır değilse duyacaksın! Ellerin kesik değilse uzanacaksın!..

Ergün Poyraz – Musa’nın Mücahiti
Siyasi / 27 Temmuz 2017

Kitap Adı: Musa'nın Mücahiti Yazar: Ergün Poyraz Yayıncı: Togan Yayıncılık Sayfa Sayısı: 222 Yazarın bir süre önce yazdığı; Musa’nın Çocukları ve Musa’nın Gül’ü adlı kitapları en çok okunan yerli kitaplar arasında 1. ve 2. ligi almış, satış rekorları kırmıştı. 22 Mayıs 2007 tarihinde TÜSİAD toplantısında Başbakan Tayyip Erdoğan, “Benim, için Rum çocuğu diyorlar, yok Musa’nın çocuğu diyorlar, kardeşim Gül için olmadık iddialarda bulunuyorlar” sözleri ile TÜSİAD Üyelerine şi­kayette bulunmuştu. Erdoğan Mahkemelerden kitabın toplatılma­sını istemiş ve bu isteği reddedilmişti. Yazar, bu kitabında da Bülent Arınç’ın tüm bilinmeyenlerine pro­jektör tutuyor. Dedeleri, ailesi, siyasi geçmişi ve şimdiki durumu hakkında “Şok” belgelere yer veriyor. Kitapta Bülent Arınç’ın hayat hikâyesini okurken hayretler içinde kalacak, “Bunlar mı bizi yönetiyor” diye uzun uzun düşüneceksiniz. Bülent Arınç’ın Yahudilere kardeşlik mesajı Amerikan köpekleri Doğramacı’nın üniversitesi Bülent Arınç’a akıncı şoku Devlet bütçesinden erotik film Arınç’ın dedeleri Özal’ın şortunu öpermiş Anne Arınç’ta sonradan örtünmüş YA Gazi Paşa duyarsa Arınç’ın yemel parası Ülker’den bir ilk daha Ülker’in Ermeni ortakları Müslüman ve Yahudi Harbi 2 Ermenistan’ın üzerine bir bomba Şeytan yolu Anlamak mümkün değil Cezaevi Masalları Şeriat övgüsü

Ergün Poyraz – Musa’nın Gülü
Siyasi / 27 Temmuz 2017

Kitap Adı: Musa'nın Gülü Yazar: Ergün Poyraz Yayıncı: Togan Yayıncılık Sayfa Sayısı: 188 Her yazdığı kitapla olay olan Ergün Poyraz, bu kitabıyla da Dışişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül’ün dünden bugüne gelişimini, çocukluğundan evliliğine, evliliğindeki ilk gelişmelerden bugüne bilinmeyenlerini gözler önüne seriyor. Kitapta, Kayserili olarak bilinen Gül’ün Siirt göçmeni olmasının ve kabinedeki diğer akrabası olan bakanı göreceksiniz.”Ne Mutlu Türküm Diyene” sözünden rahatsız olan başta Başbakan Tayyip Erdoğan olmak üzere diğer birçok AKP’liler gibi Gül’ün de bu konuda söylediği: “70 yılın çok büyük yanlışları olmuştur. Çukurca’da dağa “Ne Mutlu Türküm” yazmışsınız. Hâlâ Diyarbakır ortasında bu tür sloganlar yazılıdır. Maalesef resmi ideoloji Türk Milliyetçiliği şeklinde kendisini ırki, taassup olarak tezahür ettirmiştir,” şeklindeki sözleriyle Türklüğe karşı hasımane tutumlarını göreceksiniz.Kitapta Abdullah Gül’ün İngilizler’le olan yakınlıklarına, Yahudi lobileriyle ilişkilerine, ABD’lilerle olan gizli görüşmelerine ve ABD vatandaşlığıyla ilgili her türlü bilgilere ulaşacaksınız.Ayrıca, Abdullah Gül’ün mahkemeleri ve mahkumiyet kararlarını, İngiliz istihbarat servislerinin yurtdışı görevlere gönderilecek ajanlarının önemli bir kısmının seçildiği Exeter Üniversitesi’ndeki eğitim günlerini ve ilişkilerini bulacaksınız.

Ergün Poyraz – Musa’nın Çocukları: Tayyip ve Emine
Siyasi / 27 Temmuz 2017

Kitap Adı: Musa'nın Çocukları: Tayyip ve Emine Yazar: Ergün Poyraz Yayıncı: Togan Yayıncılık Sayfa Sayısı: 335 AKP Genel Başkan Yardımcısı Murat Mercan yazarı ABD’de düzenlenen bir toplantıda CIA Ortadoğu Masası Şefi Richard Perle ve diğer istihbarat örgütlerine şikayet etmiştir.Yazarımız bu kitabında; Tayyip ve Emine Erdoğan’ın doğumundan bugüne kadar olan hayat hikayelerini. Tayip ve AKP’nin İsrail, ABD ve İngiliz büyükelçi ve istihbarat örgütlerinin desteğinde nasıl gelişip serpildiğini görecek, TBMM’de yine bu ülkelerin lehine sergiledikleri faaliyetlerini okuyacaksınız. Tayyip’in Amerikan vatandaşlığı yanında, Arap kökenli olarak tanıttığı eşinin Arap değil, Yahudi soyundan geldiğini ibretle izleyeceksiniz. Keza kendinin de Musa’nın soyundan geldiğini…Kitapta Yasin El Kadı-Tayyip, Tayip-Usame Bin Laden, Tayip-Ülker, Yasin El Kadı-Ülker ilişkilerini bulacaksınız.Tayyip’in mal varlığındaki inanılmaz artışlarla, belediye başkan maaşının yanında, belediye şirketlerinden huzur hakkı adı altında aldığı paraları göreceksiniz. Tayyip’in belediye başkanlığı döneminde yapılanması hızlanan “geleceğin başbakanı ve cihat hazırlığının” TBMM’de geldiği son safhalara tanık olacaksınız.