Andre Comte-Sponville – Kapitalizm Ahlaki Midir?
Siyasi / 17 Mayıs 2017

Kitap Adı: Kapitalizm Ahlaki Midir?: Zamanımızın Kimi Gülünçlükleri ve Zorbalıkları Üzerine Yazar: Andre Comte-Sponville Yayıncı: İletişim Yayınları Kapitalizm ahlaki midir? Kapitalizmin insanın insana yapabilecekleri konusunda özgürleştirici bir tarafı olduğu düşünülürse, bu potansiyeli kısıtlayıcı bir işlevi olan ahlakla çeliştiği varsayılır. Öyle midir hakikaten? Marksist bir geçmişi olan Fransız filozof André Comte-Sponville, üniversitelerde düzenlenen konferanslarda yaptığı konuşmaları topladığı bu kitapta, biraz da kışkırtıcı bir üslupla, kapitalizmin ahlaklı bir ekonomik sistem olup olmadığını tartışıyor. Bunu yaparken, amacını da “bireyin görüşünü netleştirmesi, kararlarını vermesi, kısacası bugünün dünyasının dayattığı çeşitli güçlüklere karşı profesyonel, ahlaki ve siyasi sorumluluklarını üstlenmesi gibi konularda yardım etmek,” diye ortaya koyuyor. Tartışma esasına göre, Comte-Sponville derdini anlattıktan sonra, ikinci bölümde soruları alıyor ve bunları tek tek cevaplıyor. Elinizdeki nüshanın, Comte-Sponville’in kitabın ilk baskısına gelen eleştirilere verdiği cevaplarla genişletildiğini de eklemek gerek. Dolayısıyla yazarın mizahi ve kışkırtıcı üslubuyla yer yer provoke ettiği karşı görüşün de sesini duyabildiğimiz, akıcı, düşündürücü ve bilgilendirici bir eser çıkıyor ortaya.

Abdurrahman Arslan – Modern Dünyada Müslümanlar
Siyasi / 17 Mayıs 2017

Kitap Adı: Modern Dünyada Müslümanlar Yazar: Abdurrahman Arslan Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 352 Özellikle 20. yüzyılın bitişine yakın modern dünyanın yaşamakta olduğu kırılma ve dönüşüm süreci, Müslümanlar açısından da bir dönüm noktasına işaret etmekteydi. İslamcı düşüncenin entellektüel olduğu kadar, siyasi kökleriyle ilgili değişiklikler doğurabilecek tartışmalar, Müslümanlar’ı iki tercihle yüzyüze bıraktı.Ya modernitenin öngördüğü süreçlere – ilerleme, bireycilik, demokrasi, liberalizm, sivil toplum, tüketim vb… – katılarak, ona yeni bir “ruh” verilecek ya da kendi “teorik” temellerine yaslanarak, içen kapanmadan ve daha önemlisi anti olmak için “anti” olmadan, öncelikle bir hayat tarzı olarak kendini görünür kılmanın ve korumanın imkan ve çıkış yolları aranacaktır.

Timur Kuran – Yollar Ayrılırken
Siyasi / 12 Mayıs 2017

Kitap Adı: Yollar Ayrılırken: Ortadoğunun Geri Kalma Sürecinde İslam Hukuku Yazar: Timur Kuran Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 448 Bu kitapta İslami kurumlar ve Ortadoğu ekonomileri konusunda dünyanın önde gelen bir uzmanı, Sanayi Devrimi’nden beri tartışılan bu sorulara yeni yanıtlar sunuyor. 1000 yılında Ortadoğu ekonomisi Avrupa ekonomisinden daha az gelişkin değildi; ama 1800 yılına varıldığında gerek yaşam standartları, gerek teknoloji, gerekse ekonomik etkinlik bakımından çarpıcı düzeyde geriye düşmüş durumdaydı. Batı dünyası çağ atlarken, Ortadoğu ekonomisi modernleşme sürecinin emekleme dönemindeydi. Ortadoğu’yla Batı’nın ekonomik gelişim yolları neden ayrıldı? Ortadoğu niçin 21. yüzyılda bile azgelişmiş bölge konumunda? Timur Kuran, Ortadoğu’da ekonomik gelişimin tıkanmasını ne bölgenin coğrafi konumuna ne de emperyalizme bağlıyor; dinle ilintili tutumların da bu süreçte kritik bir rol oynamadığını göstererek İslam’la kapitalizm arasında derin bir bağdaşmazlık olmadığını vurguluyor. Azgelişmişliğin kaynağı, modern ekonomik yaşam açısından kritik kimi alanlarda Ortaçağ şartlarına uyarlanmış Islam hukununun değişen şartlara ayak uyduramamasıydı. Ortaçağ’da yüksek bir refah düzeyi sağlayan İslam kurumları, modern ekonomik yaşamın özel sermaye birikimi, kalıcı şirket, seri üretim ve gayrişahsi ticaret gibi özelliklerinin ortaya çıkışını yavaşlatarak, hatta kimi bağlamlarda önünü tıkayarak, gelişimi engellemeye başladı. 19. yüzyıldan itibaren Ortadoğu ülkeleri modern ekonominin kilit kurumlarını ithal ettiyse de bölge ekonomisi açılan uçurumu henüz kapatabilmiş değil. Üstelik…

Stephen Kinzer – Şah’ın Bütün Adamları
Siyasi / 12 Mayıs 2017

Kitap Adı: Şah'ın Bütün Adamları: Bir Amerikan Darbesi ve Ortadoğu'da Terörün Kökenleri Yazar: Stephen Kinzer Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 303 Okurlarımızın Hilâl ve Yıldız; İki Dünya Arasında Türkiye adlı kitabından tanıdıkları ünlü Amerikalı gazeteci Stephen Kinzer bu kez, CIA’nın 1953’te İran’da kotardığı darbenin ibret verici ayrıntılarını gün ışığına çıkarıyor. Yoksul halkın seçtiği, demokrasiye ve anayasaya bağlı Musaddık’ın trajik öyküsünün yanısıra, Britanya ve ABD’nin dış politikalarının inşa süreçleri de bir casus romanı üslûbuyla anlatılıyor. Bunların ötesinde, Stephen Kinzer, bugün Ortadoğu’da hüküm süren ve ABD’nin terörist olarak adlandırdığı oluşumların kökenini yarım yüzyıl önceki İran’da arıyor. Ortadoğu’nun, İran’ın ve Batı’nın hem dününü hem de bugününü anlamak için temel bir kitap… “Stephen Kinzer’in İran darbesini yeniden kurgulayışı çok parlak, gerçekleri anlattığı için de çok etkileyici. Bir macera romanı kadar heyecan verici. Ayrıca, Birleşik Devletler’in Afganistan ve Irak gibi ülkelerde ne işler çevirdiği hakkında da fikir veriyor” -Gore Vidal- “Olağanüstü, akıcı ve gerçeklere dayalı… Şah’ın Bütün Adamları heyecanlı ve nefes kesen bir casus romanı olmasının yanısıra, günümüzün zorlu problemleriyle de ilgili.” -Senatör Richard Lugar, Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı- “Bir ulusun sözde inşa edilmesinin kasvetli komedisi. Bugünün Britanyalı ve Amerikalı okuyucuları utançtan kızaracaklar.” -John le Carre-

İsrail Siyasetini Anlama Kılavuzu
Siyasi / 12 Mayıs 2017

Kitap Adı: İsrail Siyasetini Anlama Kılavuzu Yazar: Kolektif Yayıncı: Seta Yayınları Sayfa Sayısı: 199 İsrail, tarihinden siyasi yapısına, dini yapısından bölgesel sorunlardaki merkezi rolüne kadar birçok konu sebebiyle büyük sıklıkla Türkiye’de gündeme gelen bir ülkedir. Kuruluşundan bugüne kadar geçen süre zarfında hem içerde hem de dışarda attığı birçok adım yoğun bir şekilde tartışılmış, izlediği yayılmacı politika, on yıllardır devam ettirdiği işgal, komşularıyla hiçbir zaman kuramadığı komşuluk ilişkileri ve işgal altında tuttuğu Filistinlilere karşı muamelesi sadece Türkiye’de değil dünya genelinde de yakından takip edilmiştir. Bu yakın ilgiye rağmen Türkiye’de İsrail’e ilişkin derinlikli çalışmaların eksikliği de gözden kaçmamaktadır. Bu eksikliğin en büyük sebeplerinden birisi, İsrail’e ilişkin meselelerin yoğun gündemin aceleciliğine kurban edilmesidir. İsrail aldığı tartışmalı kararlar ve askeri operasyonlarla haber konusu olurken bu kararların ve saldırıların siyasi, dini ve sosyal arka planları çoğunlukla es geçilmekte ve İsrail bir sonraki tartışmalı kararına veya saldırısına kadar rafa kaldırılmaktadır. Bu durum “anormal” bir devlet olarak İsrail’i, heterojen bir toplum olarak İsraillileri ve tüm saçaklanmalarıyla İsrail’in dini yapısını hakkıyla analiz etmemizi zorlaştırmaktadır. İsrail anormal bir devlettir. Çünkü doğal yollardan kurulmamış ve kurulduğundan beri bölgenin doğal bir parçası olmak yolunda atması gereken adımları atmamıştır. İsrail’i analiz ederken yapılan en büyük yanlışlardan birisi, İsrail’i Ortadoğu ülkeleriyle aynı metodolojiyle…

Hüsnü Mahalli – Ortadoğu-da Kanlı Bahar
Siyasi / 12 Mayıs 2017

Kitap Adı: Ortadoğu-da Kanlı Bahar: Acılı Bir Coğrafyanın Uyumlu İslam-la İmtihanı Yazar: Hüsnü Mahalli Yayıncı: Destek Yayınları Sayfa Sayısı: 272 İşte, deneyimli bir gazetecinin kaleminden Arap Baharı: Gerçek amaç demokrasi değil, İslam’dır. Daha dindar bir Türkiye geliyor. Ortadoğu’da yeni ‘Kıble’ Washington. Modellerden model seç: Türkiye, Mısır ya da Pakistan! Artık generaller de camiye gidecek. Müjdesini Wikileaks vermişti. 100 yıllık yeni Büyük Oyun’da 2.Cumhuriyetler gerek. Suriye düşmeden Arap Baharı yaz olur. Araplar Cumhuriyet’ten bu yana Türkiye’de yaşanan Laik-İslamcı tartışmaların tümünü şimdi yaşayacak… Ortadoğu’yu en iyi bilen gazetecilerden Hüsnü Mahalli, Ortadoğu’yu uyumlu İslam’la yeniden fethetme girişimlerine farklı bir pencereden ışık tutuyor…

Garbis Altınoğlu – Ortadoğu
Siyasi / 12 Mayıs 2017

Kitap Adı: Ortadoğu Yazar: Garbis Altınoğlu Yayıncı: Belge Yayınları Sayfa Sayısı: 520 “Dünya petrol kaynaklarının üçte ikisini barındıran Ortadoğu, 1990-91’de başında Rusya’nın bulunduğu revizyonist / sosyal-emperyalist blokun dağılması ve özellikle ABD’nin 2001’den bu yana İslam haklarına saldırısıyla yeni bir döneme girmiş bulunuyor. Dünyanın, görünürde yenilmez biricik süper devleti ABD, son 10 yıldır Ortadoğu’nun, esas olarak Müslüman halklarına ve direnişçi güçlerine karşı sürdürmekte olduğu vahşi savaşı daha üst bir düzeye yükseltmiş bulunuyor. Amerikan neo-faşistleri bu yolla, emperyalist rakipleri karşısında daha elverişli bir konum elde etmeyi (Avrasya’ya egemen olma), İsrail’in “güvenliği”ni pekiştirmeyi ve bölgenin petrol, doğal gaz ve diğer hammadde kaynaklarını kendi tekellerine almayı kurmuşlardı. Ama onlar yutabileceklerinden daha büyük bir lokmayı ısırmış bulunuyorlar. Varolan devasa güç dengesizliğine rağmen bölge halkları ve onlara önderlik eden direniş örgütleri, çok büyük özverilerle yürüttükleri bu eşitsiz savaşta Yanki emperyalistleri ve onların ortak ve uşaklarına ağır darbeler indirdiler ve indirmeye de devam ediyorlar. Devrimci bir önderlikten yoksun olan ve manevi olarak köleleştirme ve genelde emperyalizmin insanlığı bir dejenerasyon ve barbarlık batağına çekme girişimine karşı direnişin en ön hattında yer alıyorlar. Kökleri uzak geçmişin derinliklerine uzanan Ortadoğu ve özellikle Ortadoğu halkları bir kez daha insanlık tarihinde önemli bir rol oynamaya aday gözüküyor. Gelişmelerin bence olumlu olarak yanıtlayacağı…

Vladimir İlyiç Lenin – Devlet ve Devrim
Siyasi / 14 Nisan 2017

Kitap Adı: Devlet ve Devrim Yazar: Vladimir İlyiç Lenin Yayıncı: İnter Yayınları Sayfa Sayısı: 188 Bu kitap;1949 Moskova baskısından,Dietz Verlag-Berlin tarafından yapılan Staat und Revolution özgün adlı Almanca tercümesi esas alınarak Türkçeye çevrildi.

Hakan Türk – Susurluk Labirenti
Siyasi / 12 Nisan 2017

Kitap Adı: Susurluk Labirenti Yazar: Hakan Türk Yayıncı: Akademi TV Programcılık Yayınları Sayfa Sayısı: 267 Susurluk nedir, herkese Susurluk ne ifade ediyor? Belki kamuoyunda bunun bir kez daha anlatılması gerekiyor. Susurluk, kimine göre devletin kendi güvenliğini sağlamak açısından bazı işlemlere girmesi, bazı özel görevler üstlenmesi ve bunu bazı özel görevlilere havale etmesi. Sonrasında da bu özel görevlilerin bu görevleri kendi kişisel çıkarları için kullanmaları…

Ahmet Şık – İmamın Ordusu
Siyasi / 12 Nisan 2017

Kitap Adı: İmamın Ordusu Yazar: Ahmet Şık Ahmet Şık’ın yazdığı ve çalışma başlığı “İmamın Ordusu” olan kitabı şu anda “Dokunan Yanar” başlığıyla ekranlarımızda… Kitabın sahte kopyalarının elektronik ortamlarda dolaştığı şu günlerde, okurların “kitabın aslı”nı okuma olanağının sağlanmasını demokratik bir görev, düşünce özgürlüğünün savunulması yönünde bir katkı olduğu inancındayız. Kitabı internet ortamında yaymamızın tek nedeni ve amacı bundan ibarettir.

Yılmaz Tekin – Bir Gizli Servis Mensubunun Anıları
Siyasi / 12 Nisan 2017

Kitap Adı: Bir Gizli Servis Mensubunun Anıları Yazar: Yılmaz Tekin Yayıncı: Elma Yayınevi Sayfa Sayısı: 208 Millî İstihbarat Teşkilatı’nda dolu dolu geçirilen uzun yıllar… Duyulan, görülen ve çoğunlukla doğrudan yaşanılan onca ciddi ve önemli olay… Her olay bir anı, her anı bir gerçek… Bir de ortada “Çuvaldız” var… Hani, hak edenler için! Bir Gizli Servis Mensubunun Anıları, Çuvaldız 1″ okuduklarınızdan, duyduklarınızdan ve belki de dinlediklerinizden çok farklı, … Mizahi bir dille anlatılan anılar var bu kitapta. Okurken sizi gülümseten, zaman zaman kahkahalar attıran hikâyeler… İlk gençlik yıllarından titizlikle seçip bir dantel gibi işlediği birkaç mizah damlasını bu kitapta toplayarak, toplumun “cıs…” diye bildiği bir kurumun öykülerini yine topluma aktarırken, aynı zamanda bir “ilk”e de imza atıyor. Nefes almadan bir çırpıda okuyabileceğiniz bir kitap…

Uğur Mumcu – Çağın Suçu
Siyasi / 12 Nisan 2017

Kitap Adı: Çağın Suçu Yazar: Uğur Mumcu Yayıncı: Uğur Mumcu Vakfı Yayınları Sayfa Sayısı: 264 Bir kişiye yapılan haksızlık, bütün bir topluma, bütün insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur çağımızda. Susmayı, bir yaşam biçimi olarak benimseyen insanlar vardır. Özgürlükleri ve silahları, konuşmamaktır. Her adaletsizlik, onların eylemsizliklerinden güç alır biraz da. Ellerini kana bulayanlar, içlerindeki korkuların mezar taşlarıyla yaşayanlar, aynı adaletsizliğin ve aynı suçun ortaklarıdır hep birlikte. Gözlerin açıksa göreceksin! Kulağın sağır değilse duyacaksın! Ellerin kesik değilse uzanacaksın!..

Atilla Coşkun – Uğur Mumcu Cinayeti
Siyasi / 12 Nisan 2017

Kitap Adı: Uğur Mumcu Cinayeti Yazar: Atilla Coşkun Yayıncı: Cem Kültür Yayınevi Sayfa Sayısı: 208 Uğur Mumcu suikastini, suikastin ne anlama geldiğini ve yükselen demokratik tepkiyi yerli yerine oturtmak gerekiyor. Bu konuda, Cumhuriyet Gazetesi’nde iki anlamlı başyazı yayınlandı; onlara eklenebilecek bir şey yok. Aktarıyorum. Adımız gibi biliyoruz… Uğur Mumcu’nun şehit edilmesi toplumda şimdiye kadar eşine rastlanmamış bir tepki yarattı. Yurt düzeyinde dalga dalga yükselen duygular, insanları kanlı cinayet üzerinde ister istemez düşünmek zorunda bırakıyor. Lanetlenen suikastin Uğur Mumcu’nun bedeninde somutlaşan hedefle sınırlı kalmadığı kamuoyunda artık bilinmektedir. Toplum, sevgili Uğur’un kişiliğinde simgeleşen değerlerin neler olduğunu biliyordu. Bu değerler, Türkiye Cumhuriyeti’ nin varoluşunu sağlayan temel ilkelerdir. Ancak bu kadarı da yetmez, yaşadığımız günlerin anlamını artık daha açık seçik ortaya koymanın zamanı gelmiştir. Cinayeti kimin ya da hangi örgütün işlediğini elbette bilmiyoruz. Ama kimlerin ya da hangi karanlık güçlerin bu suikasti düzenleyebileceğim çok iyi biliyoruz.

Uğur Mumcu – Dersim
Siyasi / 12 Nisan 2017

Kitap Adı: Dersim Yazar: Uğur Mumcu 1937 yılında çıkan “Dersim İsyanı”nın, ,karmaşık ve çeşitli sebepleri vardır.Bu karmaşık nedenlerden ikisi büyük önem arzediyordu. Hükümet, “Umumi Müfettişlikler”e raporlar hazırlatmış ve Tunceli yöresinde yer alan aşiretleri ellerinde ki silahları toplama kararı almıştır.. Aşiretler ise bu karara karşı çıktılar.Ayaklanmanın bir sebebide aşiretlerin yaşadıkları yerlerden batıya sürgüne gönderilmek istenmesiydi. Aşiretler 25 Aralık 1935 tarihinde çıkarılmış olan “Tunceli Kanunu” ile başlanılan uygulamalara da karşı çıktılar.Bu ve Tunceli yöresinde yaşanan ayaklanmanın gerek bölgeye gerekse orada yaşamakta olan halka etkilerini kitabımızda ayrıntılı bir şekilde değinilmiştir.

Tuncay Özkan – Kıyamet Mahkemesi
Siyasi / 12 Nisan 2017

Kitap Adı: Kıyamet Mahkemesi Yazar: Tuncay Özkan Yayıncı: Ümit Yayıncılık Sayfa Sayısı: 236 50 trilyonluk hırsızlığın öyküsü… Tuncay ÖZKAN’ın kaleminden okuyacaksınız bu öyküyü… Politikacı, bürokrat, mafya üçgeninden 50 trilyonun, nasıl iç edildiğinin öyküsü. Kim kiminle, hangi ilişkiler içinde; kimin eli, kimin cebinde… İlişkiler de belli eller de, cepler de… Uçup giden paralar da… Yıllardır bir “hayali ihracat” sözü dolanıp duruyor ortalıkta. Meclis’te, basında komisyonlar kuruluyor, yazılıp çiziliyor da… 50 trilyon bu… Şimdiye dek DUYDUNUZ mu, 50 TRİLYONUNUZ nasıl ÇALINDI ? Evet bizim, hepimizin parası, tam 50 trilyon, fazlası vardır, eksiği, yok… Çalanlara ne yapıldı? Onlar çaldığıyla bizler çaldırdığımızla mı kalacağız? KIYAMET MAHKEMESİ’ne mi kaldı, bu hesabın sorulması? İşte tüm bilgileri, tüm kişileriyle 50 trilyonluk hırsızlığın hikayesi…