David Harvey – Sosyal Adalet ve Şehir
Sosyoloji / 1 Haziran 2017

Kitap Adı: Sosyal Adalet ve Şehir Yazar: David Harvey Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 296 Sosyal bilimlerin gelişimde öyle bazı dönemler vardır ki mevcut bakış açılarını derinden sarsan, dönüştüren kitaplar çıkar ortaya. Sosyal Adalet ve Şehir bunlardan biri. Mekan çalışmalarında klasikleşmiş bir yapıt. Kentsellikle ilgili kapitalist ve sosyalist formülasyonların ayrı bölümler halinde eleştirel bir incelemesini yapan Harvey, bir anlamda tarihsel maddeciliğin mekan çalışmalarına uygulanmasının ilk örneğini vermiş, sosyal adaletsizliğin mekan üzerindeki bölünme ve farklılaşmalarla nasıl örtüştüğünü göstermiştir. Zenginlik ve yoksulluk coğrafya üzerinde nasıl dağılır? Farklı yerler, konumlar ya da bölgeler arasında adil bir dağıtım mümkün mü? Hangi araçlarla mümkün? Bu araçların kendisi adil mi? Bir kente ilk gelenleri “efendi”, son gelenleri “parya” yapan nedir? Kapitalizm popüler bilinçte genellikle bir “köşe dönücülük” olarak görülür; Sosyal Adalet ve Şehir kapitalizmin gelişimine coğrafya üzerinde de bakılabileceğini, bakılması gerektiğini, kapitalizmin aynı zamanda mekan üzerinde oynana bir “köşe kapmaca” da olduğunu kanıtlıyor.

Claude Levi-Strauss – Hepimiz Yamyamız
Sosyoloji / 1 Haziran 2017

Kitap Adı: Hepimiz Yamyamız Yazar: Claude Levi-Strauss Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 176 Claude Lévi-Strauss gibi, “uzaktan bakma”yı tercih ettiğini açıklamış bir antropolog, günlük bir gazeteye yazı yazacak olsaydı ortaya nasıl bir toplam çıkardı? Bu sorunun cevabını temsil ediyor Hepimiz Yamyamız: Lévi-Strauss’un 1989-2000 yılları arasında İtalyan La Repubblica gazetesine yazdığı yazılardan oluşuyor esasen. Yeri geldiğinde “deli dana” hastalığı veya Lady Diana’nın ölümü gibi güncel konulardan hareket eden bu yazılarda, bir yandan antropolojinin ana temaları ele alınıyor, bir yandan da modernliğin getirdiği “yeni” sorunlara daha geniş bir perspektiften bakışlar geliştiriliyor. Lévi-Strauss’un duru bir dille kaleme aldığı konular arasında ilerleme ve ilkellik, mitik düşünce ve ensest yasağı üzerine görüşler, aile ve akrabalık ilişkileri, toplu yaşamın kökeni ve kadın cinselliği hakkındaki biyolojik spekülasyonlar üzerine eleştirel notlar, Noel kutlamalarının yaygınlaşmasının nedenleri veya yamyamlığın Batı’ya ait bir fantazi olup olmadığı gibi sorular, Poussin’in bir tablosu ile Amerika yerlilerinin mitosları arasındaki tematik ilişki yer alıyor.

Aynur İlyasoğlu – Örtülü Kimlik
Sosyoloji / 30 Mayıs 2017

Kitap Adı: Örtülü Kimlik Yazar: Aynur İlyasoğlu Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 152 “Aynur İlyasoğlu’nun kitabının önemi şurada: İslamcı kadınlarla bir diyalog olanağı, şansı arıyor. Kendisiyle ortak bir yaşantıdan yola çıkarak deniyor bunu. İnanç ve kadınlık, ya da bir kimlik siyaseti olarak inanç; bu politik bir inanç olabilir, ya da dini bir inanç olabilir. İdeologlar ya da din adamları, ilahiyatçılar genellikle erkek; her konuda otorite olan erkekler kuralları dikte ediyorlar da kadınlar nasıl yaşıyorlar, kadınlar inanç ile kadınlık yaşantısını nasıl bir arada kuruyorlar? İslamcı kadınlar için bu bir kimlik siyaseti. Kimlik siyasetinin karşısına kanun, nizam adına değil kendi sesimizle çıkmamız gerek. “…Bugün öyle bir tarihi noktadayız ki Cumhuriyetin modernist seçkinlerinin konumları başka bir seçkinler grubu tarafından ciddi biçimde sarsılıyor. Bizim kuşak Kemalist geleneğin hamuruyla yoğrulduysa da, kendisini hiç iktidar konumunda hissetmedi. “Aynur İlyasoğlu’nun bu çalışmasında belki de bu iktidar konumunda olmamanın getirdiği esnekliği, feminist çalışmaların gerektirdiği duyarlığı ve diyalog çabasını hissedeceksiniz. Araştırmacının anlatısı size İslamcı kadınların sesiyle birlikte ulaşacak.” Ayşe Durakbaşa

Hamid Dabashi – İran: Ketlenmiş Halk
Sosyoloji / 24 Mayıs 2017

Kitap Adı: İran: Ketlenmiş Halk Yazar: Hamid Dabashi Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 336 Dünyaca ünlü araştırmacı ve akademisyen Hamid Dabashi, İran üzerine incelemesinde bizi “gelenek/modernlik” karşıtlığının dışına çıkartarak “sömürgecilik karşıtı modernlik” terimi çerçevesinde alternatif bir tarih anlatısı sunuyor. YAZAR HAKKINDA: New York’taki Columbia Üniversitesi’nde İran Araştırmaları ve Karşılaştırmalı Edebiyat profesörü olan Dabashi’nin İran, ortaçağda ve çağdaş dönemde İslam, karşılaştırmalı edebiyat, dünya sineması ve sanat felsefesi üzerine ciddi beğeni toplayan pek çok kitabı ve makalesi bulunmaktadır.

Albert Champdor – Mısır’ın Ölüler Kitabı
Sosyoloji , Tarih / 24 Mayıs 2017

Kitap Adı: Eski Mısır'ın Ölüler Kitabı Yazar: Albert Champdor Yayın Tarihi: Ruh ve Madde Yayıncılık Sayfa Sayısı: 119 Eski uygarlıklara, bizimle hiçbir ilişkisi kalmamış gibi görünen bir halkın yaşayış ve düşünüş biçimlerinden bize kalan izlere yanaşmak zordur; ama yararsız değil…

Taner Akçam – Türk Ulusal Kimliği ve Ermeni Sorunu
Sosyoloji / 21 Mayıs 2017

Kitap Adı: Türk Ulusal Kimliği ve Ermeni Sorunu Yazar: Taner Akçam Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 224 İletişim Yayınları Akçam’ın bu araştırmasıyla, onyılların en köklü tabularından birine el atıyor. Bir ortak tarih oluşturacak kadar uzun süre birarada yaşamış halkların karşılıklı boğazlaşması ve devlet politikalarıyla tahrik edilen hasımlaşmanın nedenlerinin, mekanizmalarının ele alındığı kitapta, 20. yüzyıl başının kanlı olayları, Türk ulusal kimliğinin oluşma sürecinin özellikleriyle bağlantılı olarak ilk kez inceleme konusu yapılıyor.

Şeyhmus Diken & Nurcan Baysal – Kürdistan’da Sivil Toplum
Sosyoloji / 21 Mayıs 2017

Kitap Adı: Kürdistan'da Sivil Toplum Yazar: Şeyhmus Diken & Nurcan Baysal Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 912 Kürt coğrafyasında, kültür sanattan toplumsal dayanışmaya, insan hakları mücadelesine, ekolojistlere, kadın hareketine, dinî yapılara, araştırma kuruluşlarına uzanan büyük bir canlılık var. Şeyhmus Diken ve Nurcan Baysal’ın söyleşileri, sivil toplum alanındaki bu hareketliliğin rengârenk bir panoramasını seriyor önümüze. Türkiye Kürdistanı’nın iç âlemine geniş bir bakış… Kürt toplumunun geçirmekte olduğu büyük değişimi anlamak ve toplumsal-kültürel çoğulluğu görmek için mükemmel bir rehber. DİYARBAKIR Surp Giragos Ermeni Kilisesi Vak., Engelliler Mec., Sarmaşık Yoksullukla Mücadele ve Sürdürülebilir Kalkınma Der., Dicle Toplumsal Araştırmalar Mer. Der., Doğu ve Güneydoğu İş Kadınları Der., Çocuklar İçin Aynı Çatı Altında Der., Büyükkadı ve Şarabi Köylüleri Kültür ve Yard. Der., Umut Işığı Kadın Kooperatifi, Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü, Kürt Yazarlar Der., Göç ve İnsani Yard. Vakfı, Ekoloji Der., Dicle Fırat Kültür Sanat Der., Toplumsal Duyarlılık ve Şiddet Karşıtları Der., Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Der.Fed., 78’liler Dayanışma ve Araştırma Der., Keskesor LGBTİ Oluşumu, Kürdistan Azadî İnisiyatifi, Öze Dönüş Platf., Kürt Dili Araştırma ve Geliştirme Der., Demokratik Toplum Kongresi, Mezopotamya Yakınlarını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma ve Dayanışma Der.,Özgür Gazeteciler Cem., İHD, Mazlumder, Bağlar Kadın Kooperatifi, Amed Dernekler Platformu, Din Âlimleri Der., Dicle Üniversitesi Özgür Öğrenci…

Şerif Mardin – Türk Modernleşmesi
Sosyoloji / 21 Mayıs 2017

Kitap Adı: Türk Modernleşmesi Yazar: Şerif Mardin Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 366 Türkiye’nin modernleşme/Batılılaşma eksenindeki müzmin tartışma konularına Mardin’in yaklaşımı, modernleşme sürecini “ileri”-“geri” kutuplaşmasına indirgemiyor. Derlemede, modernleşmeyi ve farklı düşünce akımlarının modernleşmeyi algılayışlarını ele alan makaleler yanında modernleşme sürecinin gençlik, kültür, kitle, demokrasi gibi kurumsal-kavramsal çerçevelerdeki özgül izdüşümlerini, dinamiklerini tartışan yazılar yeralıyor.

Hans Magnus Enzenzberger – İç Savaş Manzaraları
Sosyoloji / 19 Mayıs 2017

Kitap Adı: İç Savaş Manzaraları Yazar: Hans Magnus Enzenzberger Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 84 Nefret kültürü… Üretim, dağıtım ve pazarlama: Yeni Dünya Düzeni… Akıbet: Çok istisnai ve çok dar alanlar dışında, bütün dünyada hüküm süren, çeşitli biçimlerdeki iç savaş halleri… Hans Magnus Enzesberger, zamanın ruhuna, dönemin “etkili ve şiddetli” kültürüne nüfuz ediyor, onu “insanlık” namına sorguluyor İç Savaş Manzaraları’nda. Ve “ne yapmalı?” sorusunu deşerek, umudu yakalamaya çalışıyor. Eli de boş kalmıyor…

Eric Maigret – Medya ve İletişim Sosyolojisi
Sosyoloji / 19 Mayıs 2017

Kitap Adı: Medya ve İletişim Sosyolojisi Yazar: Eric Maigret Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 366 Çağdaş dünyada gençlerin sosyalleşmesine, siyasete, hatta toplum inşasına etkisi bakımından kitle medyasının ve iletişimin rolü, gücü tartışılmaz. Ancak tam da bu sebeplerle, kitle medyası ve iletişim ciddi bir şekilde tartışılıyor. Bu alanda Fransa’nın önde gelen isimlerinden biri olan sosyolog Éric Maigret bu tartışmaya, kökleri Amerikan ampirik ekolüyle Frankfurt Okulu’nun kimi zaman kesişen tezlerine, Habermas ve Habermas sonrası kamusal alan kuramlarına, etkileşimciliğe, yapısalcı kuramlara, kültürel çalışmalara uzanan iletişim sosyolojisi açısından yaklaşıyor. İfade, egemenlik ve demokratikleşen bir dünyaya katılmanın aynı anda ve bir arada mümkün olabileceğini gösteren medya ve iletişimin bu büyük atılım sürecini Amerikan pragmatist vizyonunu da ele alarak inceliyor. Medya ve İletişim Sosyolojisi öğrenciler için bir başvuru kaynağı olduğu kadar, medya ve iletişim alanında çalışan, düşünen, ayrıca iletişim alanında olan bitenden yeterince haberdar olmadığına inanan herkes için faydalı bir kitap.

Emile Durkheim – Sosyoloji Dersleri
Sosyoloji / 19 Mayıs 2017

Kitap Adı: Sosyoloji Dersleri Yazar: Emile Durkheim Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 288 Sosyoloji Dersleri, sosyolojinin kurucusu ünlü Fransız sosyolog Emile Durkheim’ın 1890’dan itibaren Fransa’nın çeşitli üniversitelerinde verdiği derslerin, konferansların notları. Durkheim hayattayken biraraya getirilip yayımlanmayan bu notlar, ölümünden yıllar sonra dönemin İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Hüseyin Nail Kubalı tarafından ilk kez kitap haline getirildi. Sosyoloji Dersleri, Durkheim’ın meslek ahlâkı, yurttaşlık ahlâkı, her türlü toplumsal sınıftan ayrı genel ödevler, mülkiyet hakkı, anayasal haklar, sözleşme hukuku, sözleşme ahlâkı gibi önemli sosyolojik konulardaki görüşlerini metodlu ve öğretici bir biçimde ele alıyor. Sözkonusu alanlara özellikle ahlâk incelemesi çerçevesinde yaklaşan ve olguların tanımlanıp, gözlenmesine öncelik veren Durkheim’ın yönteminin temel ilkelerini ve öğretisinin ana hatlarını kabaca ortaya koyduğu çalışma, bir araştırma inceleme kitabından ziyade öğretici olma iddiası taşıyor. Toplumsal bilincin kaynaklarını anlamak için girişilen bu çaba, Durkheim’ın toplumsal olgunun önce yapılanmasına, daha sonra da yorumlanmasına katkısını anlamamızı sağlıyor. Türkiye’de de birçok sosyoloğu etkileyen Fransız bilim adamından sosyolojinin sınırlarının ötesine geçen bir çalışma…

Elisabeth Özdalga – İslamcılığın Türkiye Seyri
Sosyoloji / 19 Mayıs 2017

Kitap Adı: İslamcılığın Türkiye Seyri: Sosyolojik Bir Perspektif Yazar: Elisabeth Özdalga Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 316 Türkiye’de dinin toplumsal görünümleri ve dinî ‘mesele’lerin siyasallaşması hakkındaki çalışmalara yaklaşık yirmi yıldır önemli katkılarda bulunan Elisabeth Özdalga’nın çalışmaları, bu kitapta biraraya getirildi. Elisabeth Özdalga’nın yazılarında, sosyolojik yaklaşımın indirgemecilikten uzak duran, serinkanlı, bununla beraber empatiye yatkın eleştirel bakışının sağlam örneklerini buluyoruz. Onun aradığı, bir yazısında kullandığı ifadeyle: “Şeytanları, aynı zamanda melekleri, normal insanlara dönüştüren, daha geniş bir perspektif…” Derlemedeki yazıların bir bölümü, din olgusuna ve İslâm’a/İslâmiyet’e yaklaşmanın kuramsal sorunları üzerinde duruyor. En kapsamlı bölümü, İslâmî/İslâmcı hareketin değişik cephelerine ilişkin incelemeler oluşturuyor. Bu bölümdeki yazılarda, İslâmcı hareket üzerinden, demokrasi, sivil toplum, yerleşik siyaset yapıları da analiz ediliyor. Dinle ilgili üç hararetli ‘toplumsal meseleyle’, eğitimle, örtünmeyle ve kadınla ilgili üç makale, kitabın üçüncü bölümünü oluşturuyor. Son olarak, Türkiye’de yakın dönemde en fazla ilgi ve tartışma uyandıran İslâmî ‘oluşum’ olan Fethullah Gülen hareketini mercek altına alan bir bölüm yer alıyor kitapta. “Kemalizmin sivil toplumun büyümesine katkıda bulunması kadar buna mani olması gibi, İslâmcılığın da karşıt eğilimlerin taşıyıcısı olduğuna” dikkat çeken Özdalga, ayrıştırıcı bakışıyla ufuk açıyor.

Daniel Cohen – Dünyanın Zenginliği Ulusların Fakirliği
Sosyoloji / 18 Mayıs 2017

Kitap Adı: Dünyanın Zenginliği Ulusların Fakirliği Yazar: Daniel Cohen Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 139 ‘Küreselleşme’, bugün pek çok şeyi açıklamakta kullandığımız anahtar bir kavram. Birçok farklı olguyu bu kavramla açıklıyor, bir sürü olumsuz gelişmenin müsebbibi sayıyoruz; Seattle ve Washington’daki protesto gösterilerini destekliyoruz. Bizim için küreselleşme, zengin ülkelerdeki fakirliğin ve fakir ülke halklarının daha da fakirleşmesinin nedeni. Peki gerçekten tüm sıkıntılarımızın sorumluluğu küreselleşmede mi? Daniel Cohen, birçok dile çevrilen bu kitabında sorumluluğun küreselleşmede değil “yeni sanayi devrimi”nde olduğunu iddia ediyor. Cohen’e göre işsizliğin ve günümüzün eşitsizliklerinin kaynağında ticaret değil, bu köklü yapısal dönüşüm yatıyor. Bunun bir kanıtı da fakir ülkelerle yapılan ticaretin sınırlarının dar olması. Yoksul ülkelerle ticaret, hâlâ en zengin ülkelerin bir yılda ürettikleri zenginliğin yüzde üçünden daha azını temsil ediyor. Küreselleşmeyi, zengin ülkelerin halihazırda yaşadığı krizlerden sorumlu tutan telaşeci görüş, Cohen’in pratikte hiçbir temeli olmadığını ispata çalıştığı bir düşünce. Keza, Cohen’e göre, himayecilik de eşitsizlikleri giderme yönünde uygulanan kolaycı bir çözüm. Tıpkı serbest ticaret gibi himayecilik de bazı grupları diğer gruplar karşısında ayrıcalıklı hale getirir ve gruplar arasındaki çatışma son derece şiddetli hale gelebilir. Cohen, bizi basmakalıp eşitsizlik analizlerine karşı uyarıyor ve krizle mücadele için dikkate almamız gereken yeni perspektifler sunuyor. Fakirlik ve eşitsizlikle mücadelenin yolu, bunların kaynaklarını…

Aslı Vatansever & Meral Gezici Yalçın – Ne Ders Olsa Veririz- Akademisyenin Vasıfsız İşçiye Dönüşümü
Sosyoloji / 17 Mayıs 2017

Kitap Adı: Ne Ders Olsa Veririz: Akademisyenin Vasıfsız İşçiye Dönüşümü Yazar: Aslı Vatansever & Meral Gezici Yalçın Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 268 “En az 16 saat ders yükü, kart basma, projeler, danışmanlıklar… burada hem sekreterlik yapıyoruz, hem memurluk yapıyoruz… hem de bir kolej öğretmeni gibi olabildiğince çok derse giriyoruz. Araştırmaya zaman kalmıyor. (…) Yaratıcı projelerime maddi manevi destek alamıyorum.” “Ümit ediyorum doçentlikten sonra biraz rahatlayacağım. Alıştım yani bu şartlara. (…) Depresyona girecek kadar değil… Birkaç saat, bir gün sürüyor belki. Öyle beni fiziksel olarak hasta edecek, bunaltacak, moralimi bozacak, ağlatacak boyutlara ulaşmıyor, ama… hani okuyoruz duyuyoruz ya oraya gelebilir diye o yüzden söyledim.” Akademisyenlik, “sözde” saygın bir meslek; akademisyenliğe adım atanlar, hem bu saygınlığın, hem de kendi entelektüel ilgilerinin peşinden gidiyorlar. “Gönüllü bir çilecilik ve adanmışlıkla” giriyorlar bu yola. Ancak akademik “iş”te, ağır bir emek sömürüsü ve güvencesizlik var. Çalışanları manen de kemiren, hiçleşme duygusuna gark eden bir emek süreci var. Aslı Vatansever ve Meral Gezici Yalçın, “sözde” vakıf üniversitelerinde doruğa varan bu prekarizasyon sürecini inceliyorlar. Ayrıntılı tasvirlerle, kapsamlı görüşmelere dayanarak ve analitik bir bakışla… Alışma, umursamama, kabullenme mekanizmalarını, sınıf bilincinin ve örgütlenmenin önündeki engelleri de mercek altına alarak…