Ney Bendason – Başlangıcından Günümüze Kadın Hakları
Sosyoloji / 27 Aralık 2017

Kitap Adı: Başlangıcından Günümüze Kadın Hakları Yazar: Ney Bendason Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 112 Binlerce yıl boyunca, kadınlara, Tarih’te bir sıraponten koltuğu verildi. Y üzyıllarca, yazınsal veya sanatsal yaratıcılık, felsefi düşünce, bilimler ya da siyasal eylem gibi birbirlerinden çok değişik alanlarda, Hawa’dan Saba Melikesi’ne, Brunehaut’dan Jeanne d’Arc’a, Christine de Pisan’dan Colette’ e, pek az kadın ünün doruklarına tırmanabildi. Yeryüzündeki kadın sayısı erkek sayısına hemen hemen eşittir, zaman zaman da biraz üzerinde olmuştur. Buna karşılık şan ve şöhreti hemen her zaman erkekler tekellerine almışlardır.

Raymond Boudon – Sosyoloji Yöntemleri
Sosyoloji / 27 Aralık 2017

Kitap Adı: Sosyoloji Yöntemleri Yazar: Raymond Boudon Yayıncı: İletişim Yayınları İletişim Yayınları tarafından 1991 yılında yayımlanmıştır. Günümüzde bilgi birikimi oldukça büyük bir hızla artmaktadır. Zaman geçtikçe de bilgi çeşitlenmeye başlıyor. Katlanarak artan bilgi birikiminden faydalanmak, özellikle gündelik zaman kaygılarının içinde zorlaşmaktadır. Özellikle Türkiye gibi ülkelerde bir konuda kendini geliştirmek yada sırf merakını gidermek için herhangi bir konuyu öğrenmek isteyenlerin şansı çok az.

Philippe Beneton – Toplumsal Sınıflar
Sosyoloji / 27 Aralık 2017

Kitap Adı: Toplumsal Sınıflar Yazar: Philippe Beneton Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 112 Toplumsal Sınıf’tan ne anlaşılmalıdır? Bu terimin anlamı ikircil ve değişken, tanımı da sürekli bir tartışma kaynağıdır. Toplumsal sınıf terimi ile “aynı aileden başka kesimlerin (işçi sınıfı, üst sınıf, burjuva sınıfı, vb.) modern dillerdeki kökeni görece yenidir. Çeşitli Batı dillerindeki tarihi de oldukça karmaşıktır: Terim, Marx’ın damgasını yemiş olsa bile hiçbir zaman tam anlamıyla yerleşmemiş ve ?:aman içinde pek çok anlam taşımıştır. Sözcük hem sosyoloji hem de politika dağarcığına aittir (kimi zaman bu ikisi çakışır).Demek ki, sınıflardan söz etmenin çeşitli biçimleri vardır. Kullanılan terminolojiye göre – Marx’ın, Weber’in, Pareto’nun… terminolojileri sorun farklı terimlerle ele alınır. O halde ne yapmalı?

İbrahim Erol Kozak – İnsan Toplum İktisat
Sosyoloji / 18 Aralık 2017

Kitap Adı: İnsan Toplum İktisat: İbn Haldun'dan Yola Çıkılarak Çok Yönlü Bir Tahlil Denemesi Yazar: İbrahim Erol Kozak Yayıncı: Değişim Yayınları Çağımızın içine düştüğü bunalım ve arayışların kaynağı, kişilerin dünyaya ve kendi hayatlarına bir anlam kazandıracak düşünceler bulamamaları ve geliştirememelerinde yatmaktadır. Kişileri hiçlik, boşluk ve parçalanmışlıktan kurtaracak bütünsel bir hayat felsefesine ihtiyaç duyulmaktadır. Hayat standardını geliştirmek için kıyasıya bir yarış içine giren materyalist sistemler, sağladıkları maddi ilerlemelerini hayatın kalitesini aşındırma pahasına gerçekleştirmektedirler.

Laure Murat – Cinsiyet Yasası
Sosyoloji / 7 Aralık 2017

Kitap Adı: Cinsiyet Yasası: Üçüncü Cinsin Kültür Tarihi Yazar: Laure Murat Yayıncı: Dost Kitabevi Sayfa Sayısı: 299 Bir yanda erkek, öte yanda kadın. Peki bir ara tür ya da üçüncü cinsten söz edilebilir mi? Kuramsal olduğu kadar şiirsel bir kavramın icadı tarih boyunca bu soruya bir yanıt vermeye çalışmıştır. Cinsiyet yasası, XIX. yüzyıldan itibaren “yerinden edilmiş”, kategori dışı erillik ve dişillik tanımları geliştirerek bu sorunu enine boyuna irdeleyen zengin bir literatür yarattı. Konunun titiz araştırmacılarından Murat, Balzac döneminin Paris’inde tutulan polis kayıtlarından Belle Époque’un özgür kadınlarına, 1930’lu yıllarda yapılan ve cinsiyet değiştirmeye dönük ilk cerrahi operasyonlardan tarihin büyük seksologlarının temel önemdeki tespit ve önermelerine dek bu zengin arşivi adeta bir detektif gibi tarıyor. Alanında yazılmış nadir bir “söylem arkeolojisi” örneği olarak kabul gören bu yapıt, bir uzmanlık alanına has tartışmalara ışık tuttuğu kadar genç araştırmacıları cesaretlendiren bir kavram çerçevesi ve kaynakça kılavuzluğu da sunuyor.

Bozkurt Güvenç – Kültürün Abc’si
Sosyoloji / 12 Ekim 2017

Kitap Adı: Kültürün Abc'si Yazar: Bozkurt Güvenç Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 118 Bozkurt Güvenç: Türkiye’de sosyal bilimlerin temel taşlarından biri… Çalışmalarında, sosyal antropolojiyle ilgili sorunlar içinde en çok “kültür” kavramı üzerinde duran Güvenç’ten, sosyal bilimlerin bu en temel ve en çetrefilli kavramı üzerine özenle hazırlanmış çok yönlü bir deneme… Kültürün ABC’si: Kültürü tanıtmaya, sevdirmeye çalışan, herkesin kültür kavramıyla ilgili istediği bölümü keyifle okuyabileceği sorularına yanıt bulabileceği ve yeni yeni sorular oluşturacak gerçek bir ABC…

Cemil Meriç – Jurnal 2
Sosyoloji / 12 Ekim 2017

Kitap Adı: Jurnal 2 (1966-1983) Yazar: Cemil Meriç Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 349 Cemil Meriç’in Jurnal’inin 2. cildi, 1960’lardan ’80’lere Meriç’in ruh ve düşünce dünyasındaki dalgalanmaları yansıtıyor. Kitaplarına geçmemiş düşünceleri, notları… Anılarına dönerek çocukluğunu ve gençliğini ele aldığı özyaşam öyküsü değerlendirmeleri… Duygu dünyasını, zaaflarını, tutkularını döktüğü mektuplar… Özellikle yaşatmak-yaratmak ikilemini dorukta yaşadığı aylarda, ‘idealar âlemindeki kadın’ olarak bağlandığı Lamia Hanım’a yazdığı mektuplar, Jurnal 2’nin en hacimli ve en ‘özel’ metinleri. “Tekdim ve bütünümle seviyordun, sevmeğe mahkûmdun” diyecek kadar iddialı ve özgüvenli, ama beri yandan anlaşılmamışlıkla, hayal kırıklıklarıyla, zilletlerle yüklü… Kitapta, “düşüncenin bütün huysuzluklarına, bütün hoyratlıklarına, bütün çılgınlıklarına selâm” eden; ama “düşündüklerimizin ne değeri var?” diye de yazabilen Meriç’in duygusal izdüşümü var.

Cemil Meriç – Jurnal 1
Sosyoloji / 12 Ekim 2017

Kitap Adı: Jurnal 1 (1955-1965) Yazar: Cemil Meriç Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 399 Cemil Meriç’in kendini, yakınlarını, etrafındakileri, içinde bulunduğu dünyayı, düşünce tarihini ve tarihimizi, kendi açısından ve yalın bir şekilde değerlendirdiği eseri Jurnal, yazarın gündelik düşüncesini, kişisel maceralarını, anı ve itiraflarını, yoğun duygularını, yaratış gücünü, alışılmadık yaklaşımlarını, güçlü sentezlerini, engin kültürünü birarada yansıtan bir büyülü aynadır. Cemil Meriç’in en doğal çehresi ve olanca çoksesliliğiyle karşımıza çıktığı eser, yazarını olduğu gibi tanımamıza, değerlendirmemize yardım eden zengin biyografik malzeme de içeriyor. İsyankar, acımasız, çoğu zaman duygusal yanlarıyla bir gönül ve düşünce adamına yaklaştırıyor bizi. Jurnal’de Cemil Meriç’in düşüncesi, karakteri, kişiliği çırılçıplak karşımızda. Jurnal, sonsuzla ve ölüm sonrasıyla bir tür hesaplaşma, bir vasiyetname, bir uzun mektup. 1955’den 1983’e marjinal bir yazarın öteki yüzü. Benliği, birikimi, şuuraltı ve şuurüstü ile…

Ali Akay – Postmodern Görüntü
Sosyoloji / 1 Ekim 2017

Kitap Adı: Postmodern Görüntü Yazar: Ali Akay Yayıncı: Bağlam Yayıncılık Sayfa Sayısı: 232 Postmodern Görüntü kitabında, Platon’dan beri süregelen simülakr kavramının “saptırıcı” yanı ele alınıyor. Görüntü dünyası içinde Disneyland’ın simülasyonlarının gerçek ile gerçek olmayan arasındaki bağı belirleniyor. Barok ile postmoden yakınlıkları kuruluyor.

İsmail Arabacı – Türklerin ve Türkiye’nin Toplum Yapısı
Sosyoloji / 4 Eylül 2017

Kitap Adı: Türklerin ve Türkiye'nin Toplum Yapısı Yazar: İsmail Arabacı Yayıncı: Yayın B Sayfa Sayısı: 835 İsmail Arabacı, yoğun bir emek ürünü olduğu ilk başkışta kendini belli eden bu eserinde, öncelikle Türkiye ve çevresindeki Türkleri ele alıyor, ikinci olarak da ülkemizde yaşayan ve Türkçeden başka dil konuşan toplum grupları üzerinde duruyor. Toplum olarak Türk sayılmayan gruplar hakkında sağlıklı ve bilimsel bilgiler ortaya koyuyor. Özellikle, belirli odakların kasıtlı bir biçimde ve çarpıtarak gündeme getirdikleri Türkiye’nin toplum yapısını bilimsel disiplinle ve gerçekçi bir bakış açısıyla mercek altına alıyor.Eseri ilgi çekici kılan bir başka yanı da Türk adı ve Tarihte Türklük konularının yetkin bir biçimde incelenmiş olmasıdır. Fakat yazar yalnızca tarihi ele almakla, okuyucuyu tarihe yolculuk yaptırmakla kalmıyor; yakın ve uzak çevremizdeki Türk varlığı üzerinde yeterince bilgi sahibi olmayan insanlarımızı Türk coğrafyasında zevkli ve meraklı bir geziye de çıkarıyor, işlediği konular ve zengin içeriğiyle, tarih bilinci ve ulusal bilincimizi pekiştirmek için çok gerekli bulunduğundan kuşku duyulmayacak olan bu önemli eser, sık sık müracaat edilecek bir başucu kitabı olmayı fazlasıyla hak ediyor.”Efendiler! Bu insanlık dünyasında en az yüz milyonu aşan nüfustan oluşan bir büyük Türk milleti vardır ve bu milletin yeryüzündeki genişliği nispetinde tarih sahasında da bir derinliği vardır.” -Gazi Mustafa Kemal

Mehmet Bayraktar – Türkler ve Japonlar
Sosyoloji / 5 Temmuz 2017

Kitap Adı: Türkler ve Japonlar Yazar: Mehmet Bayraktar Yayıncı: Minima Yayıncılık Sayfa Sayısı: 143 Uzun insalık tarihi içerisinde, çeşitli toplumların kültürleri de kaçınılmaz olarak karşılıklı bir etkileşim süreci yaşamıştır. Bu kitap, aramızda uzun mesafeler olsa da tarihsel düzlemde Japonlarla olan ortak kültür ve benzerliklerimize ışık tutuyor. Aynı zamanda bu alandaki ilk çalışma olmasıyla da ayrı bir öneme sahip.

Amy Singer – İyilik Yap Denize At
Sosyoloji / 10 Haziran 2017

Kitap Adı: İyilik Yap Denize At: Müslüman Toplumlarda Hayırseverlik Yazar: Amy Singer Yayıncı: Kitap Yayınevi Sayfa Sayısı: 328 İyilik Yap Denize At Müslüman Toplumlarda Hayırseverlik “İyilik yap denize at, balık bilmezse Hâlik bilir!” İslam inancı on dört yüzyılı aşkın bir süredir hayırseverliği vaaz ediyor olmasına rağmen İslamiyet tarihi bu bakış açısından hemen hemen hiç araştırılmadı. Oysa sultanların, servet sahiplerinin, hatta orta halli insanların hayır için kurduğu vakıflar her çağda Müslüman toplumları ve kültürleri biçimlendirmişti. İslamiyetin doğuşundan bugüne kadar tarihsel koşulların, toplumsal statünün, toplumsal cinsiyetin, yaşın ve birçok diğer faktörün dini ideallerle etkileşim içinde hayırseverliğin birçok biçimini yarattığını görüyoruz. Yazar bu kitabında Müslüman toplumlardaki hayırseverliğin temel kavram ve kurumlarını açıklıyor, toplumun her katmanında süregelen gönüllü faaliyetleri anlatıyor. Yazılı metinleri, yapıları, imgeleri ve objeleri kullanarak hayırseverliğin ardındaki güdüleri, varsılı ve yoksulu nasıl etkilediğini ve bunun nasıl siyasi hayatın bir parçası olduğunu gösteriyor. Kitabın birinci bölümü zekâta yakından bakıyor. İkinci bölümde, Müslümanların hayatında önemli bir yer tutan gönüllü hayır işlerine vesile olan günler ve Müslüman dünyada hayır işinin herhalde en belirgin ve tanınmış şekli olan vakıflar irdeleniyor. Üçüncü bölümde ise bağış alanların bağışların şekillenmesindeki rolünü anlamaya ve hayır işinin etkisini değerlendirmeye çalışılıyor. Dördüncü bölümde bağış alanların en büyük grubu olan yoksullarla muhtaçlar ele…

Vera L. Zolberg – Bir Sanat Sosyolojisi Oluşturmak
Sosyoloji / 10 Haziran 2017

Kitap Adı: Bir Sanat Sosyolojisi Oluşturmak Yazar: Vera L. Zolberg Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Sayfa Sayısı: 248 Tuğla yığınlarının müzelerde eser olarak sergilendiği, sualtı müziklerinin bestelendiği, popüler ile güzel sanatlar arasındaki sınırların geçirgenleştiği bir dönemde, sanatın ne olduğunu, neyi içerip neyi dışladığını, sanat değerlendirmelerinin gerekliliğini ve yöntemlerini ve sanata toplumda atfedilmesi gereken önemi tanımlamakta, geleneksel sanat anlayışları zorluk çekiyor. Vera Zolberg bu kitabında sanat çalışmalarında başvurulan çeşitli kuramsal yaklaşımları ele alıyor. Amerikan ve Avrupalı akademi geleneklerini temsil eden muhtelif hümanist ve toplumbilimsel görüşlere başvurarak, hem sanat yaratımına nüfuz eden kurumsal, ekonomik ve siyasi boyutları değerlendiren, hem de sanatsal nitelik sorusunun önemini kabul eden sosyolojik bir yaklaşım geliştiriyor. Yazar, sanatı yaratıldığı ve takdir edildiği toplumsal bağlamlar içinde incelerken, insanların sanatçı olma biçimlerine, kariyerlerini devam ettirdiği kurumlara, gördükleri destek ve baskılara, memnun etmek istedikleri izlerçevrelere ve mücadele etmek zorunda kaldıkları siyasi güçlere odaklanıyor. Eserlerin yaratılış ve yeni toplumsal kullanımlar için “yeniden yaratılış” süreçleri; sanatsal deneyimin gerçekleşmesinde izlerkitlenin oynadığı rol; sanat tarzlarındaki değişimin ve birçok sanat tarzı ve biçiminin yan yana var olmasının arkasında yatan nedenler de bu kitabın ele aldığı özel konulardan bazıları.

Alan Kellehear – Ölme Üzerine Bir İnceleme
Sosyoloji / 10 Haziran 2017

Kitap Adı: Ölme Üzerine Bir İnceleme: Bireysel Bütünlük, Bedensel Çöküş ve Ruhsal Dönüşüm Yazar: Alan Kellehear Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Sayfa Sayısı: 391 Ölmek nasıl bir şeydir? Bu kitabın yazarlarına bakılırsa, yanıt soruyu kime sorduğunuza bağlıdır. Ölmek ne tek bir şey, ne tek bir deneyim, ne de basitçe sağlık durumundaki kötüleşme ya da zayıflık klişesidir. Her ne kadar ölümün en sık karşılaşılan nedeni hastalık olsa da, ölmeyi hastalık hakkındaki bilgilerimizle kavrayamayız. Ölme her zaman sağlık durumunda kötüleşmeyle, umutsuzlukla ilişkili olmasa da, sağlığını yitirme ve çaresizlik hemen her zaman yaşamın sona erişiyle ilişkilendirilir. Ölme hızlı veya yavaş, kahramanca veya rezilce olabilir ya da hayatın bir simgesi veya beklenmedik bir dönüşümdür. Bu açılardan bakıldığında, insanın ölme deneyimi karmaşık, çeşitli, şaşırtıcı ve ihtimallerle doludur. Bu kitap, söz konusu karmaşıklığı okuyucunun önüne bir parça olsun serebilmeyi amaçlayan bilimcileri ve klinisyenleri bir araya getiriyor. Onların düşünceleri, örnekleri ve değerlendirmeleri, bize ölmeyi basit bir şekilde üzücü ve kötü bir durum olarak sunan klişelere itibar etmekte fazla aceleci davranmamamız gerektiğini anımsatıyor. Dolayısıyla bu kitabın amacı bizi durup bir daha düşünmeye, ortak yazgımızı daha dikkatli, daha incelikli, hatta daha umutlu biçimde yeniden gözden geçirmeye yüreklendirmektir. Dr. Allan Kellehear, Middlesex Üniversitesi Sağlık ve Eğitim Okulu’nda Kamu Sağlığı hocasıdır. 1998-2006…

Alan Duben & Cem Behar – İstanbul Haneleri
Roman , Sosyoloji / 10 Haziran 2017

Kitap Adı: İstanbul Haneleri: Evlilik, Aile ve Doğurganlık (1880-1940) Yazar: Alan Duben & Cem Behar Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Sayfa Sayısı: 282 Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde İstanbul, birçok Batı Avrupa toplumunun 20. yüzyıl öncesindeki demografik özelliklerine sahipti. Doğurganlık oranı kırsal kesimin üçte biri, evlenme yaşı kırsal kesimden yaklaşık on yıl geçti. 1920’lere kadar İslam imparatorluğunun başkenti olan bir şehirde bu nasıl mümkün olabiliyordu? Alan Duben ve Cem Behar, 1880-1940 döneminin İstanbul’unu ve İstanbullusunu evlilik, aile ve doğurganlık ilişkileri açısından ele alıyor; ulaştıkları rakamların işaret ettiği sosyal ve kültürel olayların güçlü değişimleri yansıttığını ortaya koyuyorlar. İstanbul Haneleri aile ve ev hayatı, toplumda kadının ve erkeğin yeri, aile hayatının Batılılaşması, evliliğin temellerinde yaşanan değişim, kuşak çatışması, doğum kontrolüne karşı sergilenen tutum ve uygulanan metotlar ile gündelik aile hayatına ilişkin daha birçok sosyal ve kültürel konuyu inceliyor. Yazarlara göre, aile, evlilik, kadın, çocuk ve gündelik hayat konusundaki düzen, 1840-1920 arasında yaşanan büyük siyasal ve kültürel dönüşümün odak noktası olmuştur. Ailede yaşanan değişim ve krizler, yeni bir uygarlık dünyasına geçişten kaynaklanan geniş çaplı dönüşüm krizinin bir uzantısıdır. 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başında Batı Avrupa, Balkanlar ve Asya’dan gelen etkilerin karıştığı bir alan ve uygarlıkların buluşma noktası konumundaki İstanbul’u, bütün toplumun kimliğini yeniden…