Erdoğan Aydın – Nasıl Müslüman Olduk
Dini , Sosyoloji / 6 Nisan 2017

Kitap Adı: Nasıl Müslüman Olduk Yazar: Erdoğan Aydın Yayıncı: Literatür Yayıncılık Sayfa Sayısı: 368 Nasıl Müslüman olduğumuzu genellikle sormadık kendimize. Çünkü İslamiyet’i “din ve hidayet aşkıyla”, kendiliğinden benimsediğimiz yolunda koşullandırılmıştık. Oysa doğruyu aradığımızda, Müslümanlaştırılma tarihimizin, insanı irkilten bir vahşet süreci olduğu soğuk gerçeğiyle karşılaşıyoruz. Resmi ve geleneksel söylemse, bu gerçeği ısrarla gizlemeye çalışıyor. Bugünü anlamak ve demokratik bir Türkiye yaratabilmek için, doğru tarih bilincine sahip olmamız gerektiğinden hareketle Erdoğan Aydın, Nasıl Müslüman Olduk kitabında, Müslümanlaştırılmamızın dramatik öyküsünü ve bunun toplumumuza etkilerini gün ışığına çıkarıyor. İçindekiler; Tarihin Aynasında Hak İhlalleri   İslami Yayılmanın Maddi Koşulları ve Dinsel Mantığı   Yayılmacılığın Başlangıcı ve Ku?rtlerin Mu?slu?manlaştırılması   Şeriat Tu?rkleri Nasıl Göru?yor?   Arapların Tu?rk Yurtlarına Saldırılarının İlk Dönemi   Yurtları İşgal Edilirken Tu?rkler Direniyor   Kuteybe, Direnişi Katliamlarla Kırmaya Çalışıyor   “Hidayet”ten Tu?rklerin Payına Kılıç ve Kırbaç Du?şu?yor   Mu?slu?man İşgalini Kırmak İçin Bu?yu?k Atılım ve Yenilgi   Abbasi Devrimi ve İslamiyet’in Kavimsel Karakter Değişimi   Abbasiler Dönemi’nde Tu?rkler   Tu?rk Köleler, İslam Lejyon Ordusunun Temel Gu?cu? Oluyor   Arapların Hazar Yurtlarını İşgali ve Geri Atılmaları   İşgal Öncesi Tu?rkistan’da Dinsel Panorama   İslamiyet’e Karşı İdeolojik Direniş ve Dönu?şu?m   Tu?rklerin Mu?slu?manlaşmasının Siyasal Biçimlenişi   Selçuklular İslam’ın Siyasal Egemenliğine Yu?kseliyor   İslamlaşmanın, Tu?rkler…

Michel Foucault – Kelimeler ve Şeyler
Sosyoloji / 6 Nisan 2017

Kitap Adı: Kelimeler ve Şeyler: İnsan Bilimlerinin Bir Arkeolojisi Yazar: Michel Foucault Yayıncı: İmge Kitabevi Sayfa Sayısı: 539 Théophile Gautier, Velázquez’in Las Meninas’ını ilk kez gördüğünde, kendisini “Tablo nerede?” diye haykırmaktan alıkoyamamıştır. İlk bakışta, tablo basit bir konuyu işlemektedir. Kralın beş yaşındaki kızı Margarita (infanta), nedimeleri (las meninas) ve soytarılarıyla çevrelenmiş olarak tablonun ortasındadır. En dip tarafta, saray nazırının silueti görülmektedir, ama biraz daha yakından ve daha dikkatle bakılınca, tabloda başka kişilerin de olduğu fark edilir. Dip duvarın üzerinde bir ayna vardır ve aynadan İspanya Kralı IV. Felipe ile Kraliçe Avusturyalı Maria-Anna’nın görüntüleri yansımaktadır. Ressamın bizzat kendisi, üzerinde çalıştığı tuvalde bize ters dönmüş olarak görünmektedir. O halde, resmi yapılan kimdir, kimlerdir? Tablonun adının belirttiği gibi nedimeler mi, küçük prenses mi, yoksa kral ve kraliçe mi? Tablonun mekânı nerededir? Ressamın çalıştığı atölyede mi, yoksa kral ile kraliçenin bulunduğu yerde mi? Acaba iki tablo mu vardır? Biri gördüğümüz, diğeri de görmediğimiz, yapıldığını anladığımız… Asıl tablo hangisidir? Öte yandan, kral ile kraliçenin durdukları yer, aynı zamanda bizim de, seyircinin de durduğu yerdir. Nedimeler (Las Meninas), bakanın bakılan olduğu ve tablonun kişilerinin arasına katıldığı tek resimdir; ayna, kral ile kraliçenin görüntüleriyle birlikte, bizimkini de yansıtmak durumundadır.

Ali Mezarcıoğlu – Çingenelerin Kitabı
Sosyoloji / 6 Nisan 2017

Kitap Adı: Çingenelerin Kitabı: Tarihi,Sosyolojik ve Antropolojik Bir Kaynak Yazar: Ali Mezarcıoğlu Yayıncı: Cinius Yayınları Sayfa Sayısı: 212 “Çingenelerin Kitabı, Çingene olmayanlar için Çingenelerin dünyasını anlamaya dönük bir anahtar, Çingeneler içinse kendi öz evlatlarının alın teriyle yazılmış bir gurur vesilesidir. Bu kitabı yazmak için dökülen her damla ter, insanlığa ve kardeşlerime helali hoş olsun.” Ali Mezarcıoğlu Çingenelerin Kitabı; dünyanın, toplumun ve tarihin Çingenelerin gözünden anlatılması için bir başlangıç denemesidir… Çingenelerin Kitabı bir Çingene tarafından, Çingenelerin kavramları, Çingenelerin dünyaya bakış açısı ve değer yargıları merkeze alınarak yazıldı. Çingenelerin Kitabı’nın temel çıkış noktası; www.cingeneyiz.org sitesinde 4 yıla varan bir zaman süreci içerisinde geliştirilen, özgün bir bakış açısının derli toplu bir biçimde ortaya konulmasıdır. Bu bakış açısı sürekli yeni gözlem ve olgularla zenginleştirilerek bugünkü halini almış ve geniş kitlelerle paylaşılmıştır. Önyargılarla şekillenmiş sahte Çingene imajının peşinde olanlar bu kitapta aradıklarını bulamayacaklardır. Bu kitapta anlatılan barışçı bir zanaat medeniyetinin, evrensel bir insanlık kültürünün hikayesidir.

ibel Özbudun – Kızılderililer, İndianer, Vardık, Varız, Hep Var Olacağız
Sosyoloji / 6 Nisan 2017

Kitap Adı: Kızılderililer, İndianer, Vardık, Varız, Hep Var Olacağız Yazar: Sibel Özbudun Yayıncı: Ütopya Yayınevi Topragimizi alma isteginiz üzerinde düsünecegiz. Halkim Beyaz Adam’in almak istedigi nedir, diye soracak. Bunu bizim anlamamiz zor. Eger o güzelim havanin, köpüren suyun sahibi biz degilsek, onu bizden nasil alabilirsiniz ki? Güneste parildayan her bir çam Agacinin, kara ormanlarin üzerinde salinan sisin, vizildayan her arinin, halkimizin belleginde ve düsüncelerinde kutsal bir anlami var. Agaçta yükselen özsuyu Kizil Adam’in anisini tasiyor. Biz topragin parçasiyiz, toprak da bizim parçamiz. Hos kokulu çiçekler kizkardeslerimiz bizim, rengeyigi, at, yüce kartal ise erkek kardeslerimiz. Irmagin köpüren dalgalari, çayirdaki çiçeklerin özsuyu, tayin teri ve insanin teri, herbiri bir tek soya, bizim soyumuza ait. Bu yüzdendir ki, Washington’daki Büyük Reis Bizden topragimizi isterken, çok sey istiyor.

Ahmet Demirhan – Modernlik
Sosyoloji / 6 Nisan 2017

Kitap Adı: Modernlik Yazar: Ahmet Demirhan Yayıncı: İnsan Yayınları Sayfa Sayısı: 120 “Kılavuz Kitaplar”, değişik alanlara ait teorilerin, akımların ya da isimlerin tanınmasına ve kavranmasına yardımcı olacak ‘giriş’ kitaplarından oluşuyor. Bu dizideki kitapların her biri, konuya az ya da çok yabancı olduğu varsayılan okurlar hesaba katılarak hazırlandı ve genç okurlar başta olmak üzere her kesimden okurun ilgi duyabileceği ve her yerde, kısa sürede okuyabileceği şekilde tasarlandı. Modernliğin seyrini ve arka plânını kavramak için bir kılavuz.

Arthur Koestler – 13. Kabile
Sosyoloji / 6 Nisan 2017

Kitap Adı: 13. Kabile Yazar: Arthur Koestler Yayıncı: Alfa Yayıncılık Sayfa Sayısı: 275 Tarihin en karanlık dönemlerinden biri. Kendini bir yanda Doğu Roma İmparatorluğu, öte yanda Hz. Muhammed’in takipçileri arasında bulan ve Yahudiliği resmi dini olarak seçen güçlü, gizemli bir imparatorluk. On Üçüncü Kabile dönemin üçüncü büyük gücü olan Hazarları ve onların İslamın ve Hıristiyanlığın baskısından kurtulmak için Yahudiliği seçişini anlatıyor. İmparatorlukları yok olduktan sonra dağılan Hazarların izini sürüyor ve modern Yahudiliğin ırksal bütünlüğü ile toplumsal mirasını nasıl etkilediklerini ortaya koyarak şaşırtıcı sonuçlara varıyor. Yerleşmiş düşünceleri, doğru bildiklerimizi sorgulayan, önemini hiç yitirmeyen bir klasik. Patlamaya hazır bir kitap. Birmingham Post Aydınlatıcı. Sunday Times Merak uyandırıcı … karşı konulmaz. -The Financia lTimes-

Adil Çiftçi – Toplumbilimi Yazıları
Sosyoloji / 6 Nisan 2017

Kitap Adı: Toplumbilimi Yazıları Yazar: Adil Çiftçi Yayıncı: Anadolu Yayınları Sayfa Sayısı: 182 Burrel, Morgan, Berger, Segal, Fazlur Rahman gibi yazarların sosyoloji ile ilgili yazılarının derlendiği önemli bir kitap.

Harold Barclay – Efendisiz Halklar Bir Anarşi Antropolojisi
Sosyoloji / 6 Nisan 2017

Kitap Adı: Efendisiz Halklar Bir Anarşi Antropolojisi Yazar: Harold Barclay Yayıncı: Sümer Yayıncılık Sayfa Sayısı: 208 30 yılı aşkın antropoloji öğretme tecrübem sırasında, öğrenciler arasında, hiçbir toplumun yönetimsiz var olamayacağı ve buna bağlı olarak her toplumun bir başının olması gerektiği mitinin çok köklü bir şekilde yerleşmiş olduğunu gördüm. Günümüz öğrencileri kilisenin dininden vazgeçmiş olsalar bile, milliyetçilik ve devletçilik dinlerinden vazgeçmediler. Çağdaş çoğulcu toplumlarda birliğin kaynağı olan, tutkal işlevi gören şey bu ikisidir. Demek ki, tıpkı ortaçağ toplumunun birliği için Tanrı inancının gerekli olması gibi, devletin ve yönetimin gerekliliği miti bu birlik için şart ve belirleyicidir. Barcley bu kitabında Aborijinlerden Pigmelere, Eskimolardan Santallara, Kızılderililerden Berberilere kadar dünyanın dört bir yanından onlarca topluluğu inceliyor; devletsiz bir toplum düşüncesinin ütopyacı bir düş olmadığını tersine insanlığın geçmişini karakterize eden bir sistem olduğunu ortaya koyuyor. Bu kitabın mühim bir amacı, anarşinin uygulamada nasıl bir şey olduğuna dair fikir vermektir. Bu bağlamda, anarşi içinde düzeni sürdürmenin çeşitli yolları üzerinde düşünmeliyiz. Bu, sonuçta, daha genel bir sorunla, insan toplumunu belirleyen özgürlük ve otorite arasındaki dinamik karşılıklı etkileşim sorunuyla bağlantılıdır. Yine buna bağlı olarak, anarşinin yozlaşarak despotizme dönüştüğü, dönüşebildiği durumları gözlemlemeliyiz; bunun devletin kökenine dair de düşünmemizi gerektiren bir süreç olduğunu görebilmeliyiz. O halde, genel olarak şu soruya…

Norbert Elias – Zaman Üzerine
Sosyoloji / 6 Nisan 2017

Kitap Adı: Zaman Üzerine Yazar: Norbert Elias Yayıncı: Ayrıntı Yayınları Sosyolojik sorunlara felsefi derinlikten bakan ve düşünce gelenekleriyle hesaplaşan bir düzeyden konuşan Elias bu kitabında zaman sorunu üzerine gidiyor. Varlığını alabildiğine somut bir şey gibi düşündüğümüz, sürekli akan ve akarken bizi de kendi tünelinden geçiren zaman gerçekten öyle somut bir şey mi? Elias zamanın “var olan bir şey” olmadığını, onun bizim toplumsal, tarihsel bir eserimiz olduğunu söylüyor. Peki zaman bizim zihnimizin bir imgesi ise, gerçekteki olaylarla, değişimlerle bağlantısı nedir? Nasıl oluyor da böyle var olmayan bir şey algımızda doğallık, somutluk kazanıyor. Bizi metafiziğin girdaplarına götürecek gibi görünen bu sorular, Elias’ın elinde tümüyle maddi açıklamalar buluyor. Zamanın izini toplumsal ilişkilerde ve tarihsel gelişim içinde süren Elias, basit gibi görünen açıklamalara uzanıyor; basit, ama günümüz toplumunun insanlarının kavramakta zorlandığı sorunlara. Zaman incelemesi, aynı anda bir uygarlaşma incelemesi. Uygarlaşma süreçlerinin yapısı üzerinde duran ve her uygarlaşma adımının tarihsel bir sürecin kaçınılmaz kısıtlanmalarını da içerdiğini vurgulayan Elias, başka çalışmalarında genelde uygarlaşma hakkında söylediklerini, bu çalışmasında zaman olgusu üzerinden somutlaştırıyor. Bu tür bir incelemeyle modern toplum olmanın anlamı, toplumsal gelişme süreçlerinin karakteri, birey-toplum ilişkilerinin iç içeliği belirginleşiyor… Elias günümüzde tarih incelemelerinin, sosyolojinin ve genel olarak bilimsel disiplinler arasındaki yalıtılmışlığın bütünsel bakışı nasıl kısıtladığını ve naifliğimizi…

Jean Meslier – Sağduyu
Sosyoloji / 6 Nisan 2017

Kitap Adı: Sağduyu: Tanrının İlmihali Yazar: Jean Meslier Yayıncı: Kaynak Yayınları Sayfa Sayısı: 349 Bu kitap, Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle, 1928 yılında, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları arasında Aklı Selim adıyla yayımlandı ve basımı İstanbul’da, Devlet Matbaası’nda eski harflerle gerçekleştirildi. Genç Cumhuriyet’in Aydınlanma savaşçılarından Dr. Abdullah Cevdet’in bu çevirisi, 1929’da Latin harfleriyle yeniden yayımlandı. Aydınlanma Çağı’nın filozoflarına esin kaynağı olan Jean Meslier bir rahipti. Yani, Fransa’nın Turan Dursun’ u… Tüm dinleri kıyasıya eleştirdi. İnsan düşüncesiyle temas ettiği her noktada dini ideolojiyi yerle bir etti. Elyazmaları, Paris’te gizlice elden ele dolaştırıldı. O günün parasıyla 10 altın Lui’ye kapışıldı. Meslier’nin düşüncelerini yayma mücadelesi verenlerin başında gelen Voltaire, “Hiçbir şey, Meslier’nin kitabından daha etkili olamaz” diyor. Ünlü filozoflardan D’Alambert’in ifadesi ise şöyle: “Dışarıdan az görünen kuvvetiyle bu derece etki yapan yalnızca top barutunu tanıyorum. Jean Meslier’in kitabı top barutuna benziyor.” Kaynak Yayınları, okura, döne döne okuyacağı, okurun herkese önereceği bir Aydınlanma İlmihali sunuyor.

Ayşe Sevim – Feminizm
Sosyoloji / 6 Nisan 2017

Kitap Adı: Feminizm Yazar: Ayşe Sevim Yayıncı: İnsan Yayınları Sayfa Sayısı: 112 Paleotik ve Neolitik Dönemler Robert Sözlüğü’nde; Kadınlar toplum içindeki rolünü ve haklarını genişletmeyi öngören bir doktrin olarak tanımlanan feminizmin ortaya çıkışı 18. yy sonlarına rastlar. Latince kadın anlamına gelen femine sözcüğünden türetilen feminizm Fransızca’ya 1837’den sonra, (Feme-Kadın sözcüğünden türetilerek) İngilizce’ye ise 1890’larda womanism (kadıncılık) ismini alarak girmiştir. Feminizmin ne olduğunu anlamak için kadının tarih içindeki serüvenini bilmemiz gerekiyor. Bu tarih serüvenine de var olan tarih biliminin içinden değil, feminizmin ortaya koyduğu yeni tarih biliminden yola çıkmamız gerekli. Çünkü feminizme göre şu anki tarih biliminin öznesinde hep erkek ve erkek eylemleri vardır.

Joseph Cambell – İlkel Mitoloji
Sosyoloji / 6 Nisan 2017

Kitap Adı: İlkel Mitoloji: Tanrının Maskeleri 1 Yazar: Joseph Cambell Yayıncı: Islık Yayınları Sayfa Sayısı: 480 Joseph Campbell’in “Tanrının Maskeleri” dizisi, bütün dünya mitolojilerinden bir seçme değil; mitolojiyi insanlığın ürettiği anlama ve anlamlandırma çabası olarak başta felsefe, antropoloji, psikoloji olmak üzere diğer disiplinlerden ve edebiyattan da yararlanarak çözümlediği ve aynı anda bütün bu insanlık birikiminin mitolojiden yararlanarak da anlaşılabileceğini ortaya koyan “tez”li bir başyapıttır. Campbell bu tezini, insanlığın doğum, ölüm, sevgi karşısındaki “kader”ine karşı tek bir kaynaktan doğup gelişen ve farklılaşan manevi yaşamının bütüncüllüğü üstüne kurduğu için de başarılıdır. Dünyanın tarihe geçmiş ve antropologlar eliyle toplanmış mitoslarını anlamlı bir bütünsellik içinde öğrenirken, Freud, Jung, Mann, Spengler, Schopenhauer, Nietzsche, Goethe, Wagner, Joyce, Picasso ve daha birçok düşünür ve sanatçının bu dünyaya bakışlarına, bir de böyle bir pencereden bakacaksınız. İlkel Mitoloji psikolojimize damgasını vuran kalıtımsal veya öğrenilen tepkiler tartışmasından başlayarak İÖ 600.000’lere giden ilk insan kalıntılarından yola çıkar ve insanlığın yarattığı çeşitli kültürlerin kökenini sorgular. Ortak mirasımızı kavramada bitki veya hayvanla beslenen toplumların ödedikleri kefaret, ölümsüz tanrıça ve kurban bakire, Adem ve ikinci Adem İsa, şaman ve rahibin temsil ettiği toplumsal yapılar bağlamında, bireyin toplumsallaştırılması ve nirvana arayışı içinde çözümlenir ve bizi insan yapan tarihimize doğru yolculuğa çıkar….

Aron Rodrigue – Türkiye’de Yahudilerin Batılılaşması
Sosyoloji / 6 Nisan 2017

Kitap Adı: Türkiye'de Yahudilerin Batılılaşması Yazar: Aron Rodrigue Tür: Ayraç Yayınları Sayfa Sayısı: 352 Yazar, bu kitapta, Yahudi cemaatinin tarihindeki bir kesiti, cemaatin geçmişine ışık tutmak amacıyla araştırmaktayım. Fakat aynı zamanda, bu tarihsel gelişimi, onun ayrılmaz bir parçası olduğu dünya Yahudi tarihiyle birlikte Osmanlı-Türk tarihiyle de bütünleştirme amacı güdüyorum, diyor.