Melih Cevdet Anday – Ölümsüzlük Ardında Gılgamış

Ölümsüzlük Ardında Gılgamış Kitap Kapağı Ölümsüzlük Ardında Gılgamış
Melih Cevdet Anday
Adam Yayıncılık
327

Bu kitapta Melih Cevdet Anday'ın 1981-1995 yılları arasında ilk basımları yapılan altı yapıtı bir arada sunuluyor: Ölümsüzlük Ardında Gılgamış (1981); Tanıdık Dünya (1984); Güneşte (1990); Yağmurun Altında (1995).

Melih Cevdet Anday – Teknenin Ölümü

Teknenin Ölümü Kitap Kapağı Teknenin Ölümü
Melih Cevdet Anday
Adam Yayıncılık
106

Melih Cevdet Anday'ın 1975'te yayımlanan Teknenin Ölümü adlı kitabı, şairin yeniden mitolojik kaynaklara yönelişiyle, şiirinin o tarihten sonra akacağı yatağı kalın çizgilerle vurgular. Öte yandan ses ve biçim, dize sonlarındaki açık ve kapalı hecelerde gözetilen titizlik ölçüsünde Melih Cevdet Anday şiirinin değişmez öğesi olarak belirginlik kazanır.

Kitapla aynı adı taşıyan ve yedi dizeli on dokuz bölümden oluşan "Teknenin Ölümü" adlı şiir, kendini, çürümeye terk edilmiş bir tekneyle özdeşleştiren şairin (insanın) "oluş-ölüş-zaman" bağlamında hayatı tartıştığı bir şiir olmanın yanı sıra yarattığı lirizmle de, şiirinde ayrıcalık kazanır. Aynı kitapta yer alan "Troya Önünde Atlar" başlıklı şiir ise gene mitolojik göndermelerle yüklü, Homeros'tan Köroğlu'na "at" üstüne yazılmış tüm şiirleri selamlayan bir destan niteliğindedir. Bu şiiri için de açıklama gereği hisseden Melih Cevdet Anday, "Troya Önünde Atlar için Birkaç Söz" başlığıyla yayımladığı (Varlık, Kasım 1972) yazıda, konuya yönelişini (İda dağına atılarak terk edilen "Paris" hikâyesindeki çelişkilerden yola çıkarak) şu sözlerle gerekçelendirir: "Tanrılar biçtikleri yazgıları, birtakım belirtilerle (bu arada düşlerle) duyuruyorlardı; konumuzda tanrı sözcüsü kâhinin yorumuna inanılması, gerçekte tanrıların yargısına uyulması gerektiğini gösterdiği halde, nasıl oluyor da ölümlü Priamos'un alacağı korunma önlemi ile bu yazgıdan sıyrılınabileceğine güveniliyordu? Tanrının saltık istencine inanç ile, bu isteğin alt edilebileceği görüşü bir arada bulunabilir miydi?"

Şiirde, Hintçe orijinaliyle yer alan Budizmin temel ilkelerinden "Her şeyin süresi göz kırpmak kadar kısadır" yargısı, "Troya Önünde Atlar"ın tartıştığı konulara tuttuğu ışık kadar, şairin daha sonraki yönelişinin de ipuçlarını barındıran bir anahtar niteliğindedir.

Kemal Tahir – Körduman

Körduman Kitap Kapağı Körduman
Kemal Tahir
Adam Yayıncılık
384

'Sağırdere' ve' Körduman' Kemal Tahir 'in Anadolu insanın gerçeğini, yaşam anlayışını, kültür yapısını, tarih içindeki yeriyle saptamaya çalıştığı tam anlamıyla 'gerçekçi' romanlarıdır.
"Türkiye'yi sahiden tanımak isteyen yerli yabancı herkes Kemal Tahir'i okumak, anlamak zorundadır." (1987)
-Halit Refiğ-

John Steinbeck – Kasımpatları

Kasımpatları Kitap Kapağı Kasımpatları
John Steinbeck
Adam Yayıncılık
72

Romanlarıyla, yalnız Amerikan edebiyatının değil, dünya edebiyatının da önde gelen yazarları arasında yer alır. Az sayıdaki kısa öykülerinde anlattığı kişiler de, tıpkı romanlarındakiler gibi, bir kez okuyanların bir daha kolay kolay unutamayacakları kadar canlı, en ince ayrıntılara inilerek çizilmiş kişlerdir. Steinbeck edebiyatta fantezinin ağırlık kazandığı birdönemde düz anlatımı, gerçekçiliği yüceltmiş olan çok güçlü bir sanatçıdır.

Nusret Hızır – Geride Kalanlar

Geride Kalanlar Kitap Kapağı Geride Kalanlar
Nusret Hızır
Adam Yayıncılık
118

"Bu kitap, Nusret Hızır'ın ardından bıraktığı yazı, not, konferans vb. metinlerden derlediğim kitapların ikincisi ve sonuncusudur. İlk kitap, kendisinin, sağlığında 'Bilimin Işığında Felsefe' adı altında toplamayı düşündüğü yazıları kapsıyordu. Bu ikinci kitapta, 1942 tarihi basılmamış doçentlik tezinden, son olarak üzerinde çalıştığı 'İdeoloji ve Model' konusunda ilişkin notlarına kadar, bıraktığı bütün yazılı-sesli malzemeyi tarayarak, kendi içinde bir bütünlük taşıyan 9 yazıyı bir araya topladım. İlk bölümde, 'Bünye Tahlili ve Bu Tahlilin Condillac'ın Tarih Görüşüne Tatbiki' başlıklı doçentlik tezi ile, 1968-69 öğrenim yılında Siyasal Bilgiler Fakültesi, Basın Yayın Yüksek Okulu'nda verdiği derslerin bir özeti olan 'Bir Uygarlık Tarihine Giriş Notları' yer alıyor. (..)İkinci bölümde, birtakım akademik dergilerde, ses bantlarında, dosyalarında kalanlar üzerinde bir çalışma yaparak çıkardığım 7 yazı yer alıyor. Yazıların sonuncusu, tıpkı insanların - ve Hızır'ın kendisinin yaşamı gibi, bir yerde kesiliveriyor."
-Füsun Aktalı-

J. M. Coetzee – Düşman

Düşman Kitap Kapağı Düşman
J. M. Coetzee
Adam Yayıncılık
122

Barbarları Beklerken ve Michael K. Nasıl Yaşadı adlı romanlarından tanıdığımız Güney Afrikalı yazar J. M. Coetze Düşman'da Robinson Crusoe'nun öyküsünü bir kadının bakış açısından ele alıyor. Daha doğrusu burada anlatılmak istenen Cuma'nın öyküsü. Ama romanın anlatıcısının da dediği gibi, "Cuma'nın dilinin öyküsü anlatılamaz bir öykü. Veya benim tarafımdan anlatılamaz bir öykü. Aslında, Cuma'nın dili hakkında bir sürü öykü anlatılabilir, ama gerçek öykü, bir dilsiz olan Cuma'nın içinde gömülü. Gerçek öykü, bir sanatın yardımıyla Cuma'ya bir ses vermenin yolunu bulana kadar bilinemeyecek."

Elsa Triolet – Gün Doğarken Bülbül Susar

Gün Doğarken Bülbül Susar Kitap Kapağı Gün Doğarken Bülbül Susar
Elsa Triolet
Adam Yayıncılık
80

"Gün Doğarken Bülbül Susar" Triolet'nin son romanıdır. Yazarın ölüm tarihi olan 1970 yılında yayımlanmıştır. En çağdaş anlamıyla dopdolu bir yaşamın son basamaklarında, geriye, acıları ve mutluluklarıyla bütün bir geçmişe bakışın romanıdır bu. Bir parça kederli, fakat her şeyi olduğunca kabullenen, şiirle, yaşam üstüne derin gözlemlerle yüklü bir roman. Sinema kurgusunu andıran, akıcı,dinamik, çağrışım ilmekleriyle örgülü başarılı anlatım da, romanın içeriğiyle bütünleşmektedir.

Selim İleri – Eski Defterlerde Solmuş Çiçekler

Eski Defterlerde Solmuş Çiçekler Kitap Kapağı Eski Defterlerde Solmuş Çiçekler
Selim İleri
Adam Yayıncılık
183

"İleri'nin kendine özgü bir anlatımı var. Afrika menekşeli, süt tül perdeli, kendi kendisiyle söyleşili, dolunayı ezip geçen güneşli, geçmişe dönüşümlü, baygın Türkan Şoray'lı, altın ve sarı yakut ve topaz bezemeli 'figan-ı hatırat' titreşimli bir deyiş. Ortasından, ya da sonundan başlayın, öyküler dünya alemin bir güzeli niteliğini yitirmez"
Salah Birsel

"Eski Defter'de Solmuş Çiçekler, Selim İleri'nin yıllardır aranan Cumartesi Yalnızlığı ve Pastırma Yazı adlı öykü kitaplarından yaptığı bir derlemedir. Yazar bu yeni basıma kendi öykücülük çizgisini vurgulayan nitelikli ürünlerini toplamıştır. "İleri'nin bütün kişileri başkalarıyla köklü ilişkiler kurmak için çaba harcarlar. Ama sonuç her zaman olumsuz olur. İnsanlar arasındaki bütün yakınlaşmalar boşa gider. Sanki insanlar, bilardo topları gibi bir süre için birbirlerine değmekte, sonra ayrı uçlara doğru gitmektedirler."
Güven Turan

Marguerite Yourcenar – Zenon

Zenon Kitap Kapağı Zenon
Marguerite Yourcenar
Adam Yayıncılık
328

Okurlarımıza daha önce Hadrianus'un Anıları ve Doğu Öyküleri ile tanıtmaya çalıştığımız Marguerite Yourcenar, Zenon'da bizi yeniden insanlık tarihinin dönüm noktalarından birine götürüyor. Yazarın yok olmaya başlayan kültürleri çağımıza mal etme çabasının okurlarımızda hayranlık uyandıracağına inanıyoruz.

Cahit Irgat – Irgatın Türküsü

Irgatın Türküsü Kitap Kapağı Irgatın Türküsü
Cahit Irgat
Adam Yayıncılık
224

CİHAT İÇİN CAHİT

Cahit ki bu hasta düzende sağlıklı bir kanserdi
Cahit ki haksızlığa karşı üreyen höcrelerdi.
Yorgun develer gibi çöktüğü Dormen şölenlerinde bile
"Siz paranızı, ben kendi kendimi yerim," derdi.

Cahit zaten azalarak yaşayanlardan değil
Çoğalarak ölenlerdendi.

— Can Yücel

Graham Greene – Yıkılış

Yıkılış Kitap Kapağı Yıkılış
Graham Greene
Adam Yayıncılık
332
Yıkılış, 1973 yılında Nobel Ödülü'ne aday gösterilen çağdaş İngiliz yazarı Graham Greene'in başyapıtı sayılmaktadır.
Romanın başkişisi, Polis Binbaşı Scobie, İkinci Dünya Savaşı yıllarında İngiltere'nin bir Batı Afrika sömürgesinde görevlidir. Dindar, dürüst bir insandır. Fakat kişisel yaşantıları ve tanık olduğu için acıları, onu çözümsüz sorunlara karşı karşıya getirir ve bir yıkılışa doğru sürükler.
"Scobie, kendi yarattığını sevecek kadar insanca duyguları olan bir Tanrı'ya inanabilirdi ancak." Romanın kahramanına ilişkin bu sözler, bir yazar olarak olumlu değerleri arayışta katolikliği benimsemiş olan Graham Greene'in sancısını da özetlemektedir...
Büyük, sarsıcı bir kitap. Yaşam üstüne derin ve ince gözlemleri, geniş bilgisi olan insancıl, çağdaş bir yazarın yapıtı. Humor, şiir, akcılık ve yoğunluğun, büyük klasiklere özgü ustalıkla birleştirdiği bir roman.
Mina Urgan'ın seçkin çevirisiyle, dilimizde ilk kez yayımlarken kıvanç duyuyoruz.