Jean Baudrillard – İlahi Sol
Siyasi / 18 Ocak 2018

Kitap Adı: İlahi Sol Yazar: Jean Baudrillard Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Sayfa Sayısı: 146 Temsil etmenin sona erdiği bir çağda yaşıyoruz. Sorun artık temsil etmek değil modaya uymaktır. “Siyasetçiler” umarsız bir şekilde modaya uymaya çalışıyor; başka bir deyişle yaptıkları konuşmaların önceden belirlenmiş özel efektler, ortam ve performanstan ibaret olduğu söylenebilir. Yaymaya çalıştıkları ideoloji, sahip olduğumuz sağlam ve samimi inançlarda en ufak bir değişikliğe yol açmıyor. Bu, bir gösteriye dönüşmüş siyaset ve medya profesyonelleri zaferidir. Kendini hâlâ “ilahi” özellikler taşıyan, şeffaf, erdemli ve ahlaklı, yerleşik değerlerle kesinlikle tarihe mal olmuş değerlerin temsilcisi olarak gören sol ise hezimete uğramıştır. Bu durumda kitlelerin ironik duyarsızlıklarına muhatap olmaktan başka seçeneğe sahip olamaz. 1978-1984 yılları arasını kapsayan bir dönemde solla ilgili bu günlük, yeni duyarsızlık stratejileriyle oynamasını bilenlerin kazanacağı bir simülasyon evreninin çözümlemesini yapmaktadır.

Jean Baudrillard – Neden Her Şey Hala Yok Olup Gitmedi?
Felsefe / 18 Ocak 2018

Kitap Adı: Neden Her Şey Hala Yok Olup Gitmedi? Yazar: Jean Baudrillard Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Sayfa Sayısı: 36 “… hiçlikle birlikte yaşamayı öğrenmek gerekmektedir… Asıl önemli ve değerli olan şey hiçliktir… Bu bir nihilizm olarak nitelendirilebilir mi? Hayır nitelendirilmez, zira nihilizm hiçliğin unutulması demektir. Sahip olduğu o her şeye karşı duyarsız kılma gücü sayesinde nihilist olan bir şey varsa o da sistemdir. Baudrillard’ın deyimiyle sistem “hakikaten inkarcıdır”, çünkü kendisi hiçliğin, her türlü illüzyonun inkar edilmiş biçimidir. Geriye meydan okuyan, dünyanın bir illüzyonun inkar edilmiş biçimidir. Geriye meydan okuyan, dünyanın bir illüzyona benzediğini iddia edip, bir şeyler olması gerekirken neden hiçbir şey olmadığını soran ve “hiç bitip tükenmeyecek bir anlam görünümüne sahip hiçliğin peşini bırakmayan” radikal düşünceden başka bir şey kalmamıştır. Bu bir karşı metafizik düşünce değil, tamamıyla metafizik düşünce karşıtı olarak nitelendirilebilecek bir düşüncedir.” François L’Yvonnet

Engin Deniz Akarlı – Belgelerle Tanzimat
Tarih / 18 Ocak 2018

Kitap Adı: Belgelerle Tanzimat: Osmanlı Sadrazamlarından Âli ve Fuad Paşaların Siyasi Vasiyyetnâmeleri Yazar: Engin Deniz Akarlı Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Sayfa Sayısı: 50 Osmanlı Sadrazamlarından Âli ve Fuad Paşaların Siyasi Vasiyyetnâmeleri, belgelerle gün yüzüne çıkıyor.

Derek Bickerton – Adem’in Dili
Dilbilim / 18 Ocak 2018

Kitap Adı: Adem'in Dili: İnsan Lisanı Nasıl Yarattı – Lisan İnsanı Nasıl Yarattı Yazar: Derek Bickerton Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Sayfa Sayısı: 288 Derek Bickerton, bugün sahip olduğumuz haliyle bir lisan yaratmak için biyolojinin ve kültürün nasıl bir etkileşim içine girmiş olabileceğini araştıran az sayıdaki kişiden birisidir. Bickerton “Sanırım bazı insanlar, gitgide zekâları artan atalarımızın bir gün uyanıp, o küçük zeki kafalarıyla lisanı doğaçlama icat ettiklerini düşünüyor hâlâ” diyor. Bickerton’a göre lisan evrimsel bir adaptasyondur, zira öyle olmak zorundadır; tıpkı dik yürümek, vücut kıllarının dökülmesi ya da kavrayıcı başparmaklar gibi. Fakat tam olarak ne tür bir evrim söz konusudur? İşte bu kitap bu soruya yanıt arıyor. Başta insan olmak üzere pek çok türün, ellerinden geldiği ölçüde çevre şartlarını kendi gereksinimlerine uydurduğu artık bilinen bir gerçek. Dil yetisi de, niş inşasının, yani çevresel şartları kendi gereksinimlerimize uydurmamızın bir parçası. Bickerton’a göre lisan, özgül bir nişten doğmuş ve gitgide daha incelikli nişler kurmamızı mümkün kılmıştır. En son araştırmalar göstermektedir ki atalarımız başlangıçta, büyük hayvanların leşleriyle besleniyordu ve öteki leşçillerle vahşi bir rekabete girişmişti. Bickerton’a göre bu rekabette başarıyı, ancak yeterli sayıda adam toplayarak yakalamış olmaları makul bir çıkarımdır. Bunu yapmanın tek yolu vardı; karıncaların ve arılarınki gibi bir hayvan iletişim sisteminin ötesine…

Masakazu Yamazaki – Japon Kültürü
Kültür / 18 Ocak 2018

Kitap Adı: Japon Kültürü: Japonlar ve Bireycilik Yazar: Masakazu Yamazaki Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Sayfa Sayısı: 300 Japonlar ve Japon kültürü pek çok etnik fıkraya konu olmuştur. Bu fıkralarda Japonlar gözlüklü, omuzlarına astıkları fotoğraf makineleriyle sağa sola koşuşturan bir turist grubu, topluluk önüne çıkınca yüzlerce defa özür dilemeden söze başlayamayan insanlar olarak betimlenmiştir. Japonya’da ve Japonya dışında, Japon kültürüyle ilgili kuramlar, Japonları övse de yerse de, şu ortak noktada buluşurlar: Japon kültürü, diğer kültürlerden çok farklı özelliklere sahiptir. Bu çalışmada Masakazu Yamazaki’nin niyeti, Japon kültürünün farklılığını ne vurgulamak ne de göz ardı etmek; sadece, Japon kültürünü, tüm insanlık kültürünün bir parçası olarak ele almak. Kitabın birinci kısmında Batı kültürü ile Japon kültürünün karşılaştırmasını yaparken; ikinci kısımda konuyu evrensel kültür kuramı açısından değerlendiriyor. Bu eser yalnızca Japon kültürünün anlaşılmasına yönelik değil; aynı zamanda kültürün de ne olduğu konusunda düşündürmeyi amaçlıyor. Prof. Masakazu Yamazaki (1934- ), Doğu Asya Üniversitesi’nde karşılaştırmalı çalışmalar konusunda dersler vermektedir. Aynı zamanda Yale Üniversitesi’nde Japon kültürü ve edebiyatı dersleri, Colombia Üniversitesi’nde ve Osaka Üniversitesi’nde modern Japonya’nın zihinsel tarihi konusunda dersler vermektedir. Modern Japonya’nın zihinsel tarihi konusunda bir otorite sayılmaktadır. Aynı zamanda faal bir oyun yazarı ve tiyatro eleştirmenidir; bu alanda pek çok ödülün sahibidir. Toplu eserleri 1981 yılında…

Şuiçi Kato – Japon Edebiyatı Tarihi
Edebiyat / 16 Ocak 2018

Kitap Adı: Japon Edebiyatı Tarihi Yazar: Şuiçi Kato Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Sayfa Sayısı: 880 Japon edebiyatı Türkiye’de sınırlı sayıda kişinin bilgi sahibi olduğu bir alandır. Üniversitelerimizde Japon Dili ve Edebiyatı bölümleri yeni yeni açılmakta. Şuiçi Kato’nun Japon Edebiyatı Tarihi bu alanda Türkiye’de bir ilk ve temel kaynak eser olma özelliği taşıyor. Bu eser, İngilizceye çevrildiğinde uzman Batılı eleştirmenler bile bu konu hakkında ne kadar az şey bildiklerini anlamışlardı. Kitap ayrıca Profesör Kato’nun düşünce ve kıyaslamalarındaki derinlik ve kozmopolit bakış açısıyla da dikkat çekmektedir. Kato, Japon edebiyatına hem Japon gözüyle içeriden hem de yabancı gözüyle dışarıdan bakabilmeyi beceren bir edebiyat tarihçisi ve eleştirmendir. Şuiçi Kato, edebiyatı, diğer tarihçiler gibi roman, şiir, tiyatro ve deneme olarak tanımlama kolaycılığına düşmek yerine, onu modern Japon düşüncesinin gelişiminde önemli rol oynayan her tür metin olarak görmektedir. Şuiçi Kato, Japon edebiyatını, ortaya çıktığı dönemlerdeki toplumsal ve ekonomik koşullardan asla ayrı tutmadan ele almaktadır. Ona göre edebiyat, birtakım olaylar dizisini yansıtan basit bir ayna değildir. Akıcı bir Türkçe ve ustalıklı şiir çevirileriyle Türk okurunun karşına çıkan bu kitap; sizi güzel yazılarıyla, şiirleriyle ve zekice edebi buluşlarıyla hayranlık uyandıran yazarlarla tanıştıracak ve hakkında çok fazla bir şey bilmediğiniz Japonya’nın sadece 1500 yıllık edebiyat serüvenini değil aynı zamanda…

Yalçın Koç – Determinizm ve Mekan
Felsefe / 28 Aralık 2017

Kitap Adı: Determinizm ve Mekan Yazar: Yalçın Koç Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Determinizm ve Mekan pdf kitap indir adlı eser Yalçın Koç tarafından yazılmıştır. Yalçın Koç Kimdir? Kendisi Odtü fizik mezunudur. Princeton, Boğaziçi gibi çok prestijli üniversitelerde çalışmış ve ayrıca Anadolu Mayası adlı eserinde yazarıdır. Determinizm nedir? Determinizm evrendeki herşeyin, yasaların ve işleyişlerin önceden belirlenmiş olduğunu ve bu belirlenen şeylere göre evrenin işlediğini anlatan kuramdır.

Jean Baudrillard – Üretimin Aynası Yada Tarihi Materyalist Eleştiri Yanılsaması
Ekonomi / 28 Aralık 2017

Kitap Adı: Üretimin Aynası Yada Tarihi Materyalist Eleştiri Yanılsaması Yazar: Jean Baudrillard Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Sayfa Sayısı: 155 Jean Baudrillard Üretimin Aynası’nda, kendini kapitalizmin radikal bir eleştirisi olarak sunan Marksist ekonomi politiği radikal bir şekilde eleştirmektedir. Ona göre Marksizm, modern toplumun merkezine üretimi koymakla aslında burjuvaziye hizmet etmektedir : Tarihi materyalizm, diyalektik, üretim biçimi, emek gücü gibi kavramlar Marksist kuramın, burjuva düşünürler tarafından üretilen doğa, gelişme, akıl, emek, değiş tokuş gibi evrensel kavramlara bir son vermek amacıyla yararlandığı kavramlar iken günümüzde aynı tarihi materyalizm, ürettiği bütün bu kavramları en az burjuvazininki kadar acımasız bir “eleştirel” emperyalizmle evrenselleştirmeye çalışmaktadır. Baudrillard’a göre Marx’ın ortaya attığı üretim, üretim biçimi, değişim değeri gibi kavramlar evrenselleştikleri andan itibaren çözümleme yeteneklerini yitirip anlam dininin egemenliği altına girerek bir tür kutsal kurala dönüşmekte ve genelleşmiş bir sistemi kuramsal açıdan yeniden üretmektedirler. Bu kavramlar göstergelere, yani “gerçek” bir gösterilenin gösterenlerine dönüşmekte ve varlıklarını ancak göstergelerden oluşan düşsel bir evrende, insanı baskı altına alan bir simülasyon evreninde südürebilmektedirler. “… ilkel toplumlarda ne üretim vardır ne de üretim biçimleri. İlkel toplumlarda bilinçaltı da yoktur. Bütün bu kavramlarla ancak bizim gibi ekonomi politiğe boyun eğen toplumları çözümleyebilirsiniz… ideologlarımızın kendi ürettikleri kavramlardan yola çıkarak ilkel toplumlara bir ereklilik, akılcı bir yapı…

Vera L. Zolberg – Bir Sanat Sosyolojisi Oluşturmak
Sosyoloji / 10 Haziran 2017

Kitap Adı: Bir Sanat Sosyolojisi Oluşturmak Yazar: Vera L. Zolberg Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Sayfa Sayısı: 248 Tuğla yığınlarının müzelerde eser olarak sergilendiği, sualtı müziklerinin bestelendiği, popüler ile güzel sanatlar arasındaki sınırların geçirgenleştiği bir dönemde, sanatın ne olduğunu, neyi içerip neyi dışladığını, sanat değerlendirmelerinin gerekliliğini ve yöntemlerini ve sanata toplumda atfedilmesi gereken önemi tanımlamakta, geleneksel sanat anlayışları zorluk çekiyor. Vera Zolberg bu kitabında sanat çalışmalarında başvurulan çeşitli kuramsal yaklaşımları ele alıyor. Amerikan ve Avrupalı akademi geleneklerini temsil eden muhtelif hümanist ve toplumbilimsel görüşlere başvurarak, hem sanat yaratımına nüfuz eden kurumsal, ekonomik ve siyasi boyutları değerlendiren, hem de sanatsal nitelik sorusunun önemini kabul eden sosyolojik bir yaklaşım geliştiriyor. Yazar, sanatı yaratıldığı ve takdir edildiği toplumsal bağlamlar içinde incelerken, insanların sanatçı olma biçimlerine, kariyerlerini devam ettirdiği kurumlara, gördükleri destek ve baskılara, memnun etmek istedikleri izlerçevrelere ve mücadele etmek zorunda kaldıkları siyasi güçlere odaklanıyor. Eserlerin yaratılış ve yeni toplumsal kullanımlar için “yeniden yaratılış” süreçleri; sanatsal deneyimin gerçekleşmesinde izlerkitlenin oynadığı rol; sanat tarzlarındaki değişimin ve birçok sanat tarzı ve biçiminin yan yana var olmasının arkasında yatan nedenler de bu kitabın ele aldığı özel konulardan bazıları.

Terry Eagleton – William Shakespeare
Edebiyat / 10 Haziran 2017

Kitap Adı: William Shakespeare Yazar: Terry Eagleton Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Sayfa Sayısı: 124 Edebiyat kuramı üzerine yazdıklarıyla tanıdığımız Terry Eagleton, bu kez ölümsüz oyun yazarı William Shakespeare’ın oyunlarını inceliyor. Marksizm’den psikanalize, feminizmden göstergebilime çok geniş bir kuramsal yelpazeye dayanan arkaplanıyla Terry Eagleton’ın Shakespeare incelemesi, hem tiyatrocular hem de edebiyat kuramlarıyla ilgilenenler için çok önemli bir başvuru kaynağı niteliğinde. Eagleton, Shakespeare’in oyunlarıyla cebelleşen tiyatroculara hem dramaturjik açıdan hem de imgesel anlamda zihin ve çağrışım gücü yüksek bir inceleme sunuyor. “Shakespeare’in bütün yapıtlarını ele almak gibi bir girişimde bulunmadım; yine de genelde önemli sayılan oyunlarının bir çoğu hakkında kısaca da olsa bir şeyler yazdım. Bunu yaparken kronolojiye pek saygı göstermedim ve bana artık önemi kalmamış gibi görünen janra dair ayrımlara da özel bir dikkat sarfetmedim. Genel olarak beni ilgilendiren oyunlar hakkında yazdım Amacım Şekspiryen dramaya dair özel bir örnek geliştirmekti. Aynı şekilde çalışmak isteyen herhangi biri tarafından daha da derinleştirilebilecek, dil, arzu, para ve gövde arasındaki karşılıklı ilişkileri merkezine alan bir örnek. Bu kitap hiçbir biçimde kendi konusu üzerine tarihsel bir çalışma değildir ama sanırım söz konusu tarihi, metne harfiyen yerleştirmeye çalışan politik göstergebilim içinde bir alıştırmadır.” Yurtdışında Shakespeare ve oyunları hakkında kütüphaneler dolusu araştırma yayınlanmış olsa da (sadece Hamlet üzerine…

Şuiçi Kato – Japon Edebiyatı Tarihi
Edebiyat / 10 Haziran 2017

Kitap Adı: Japon Edebiyatı Tarihi Yazar: Şuiçi Kato Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Sayfa Sayısı: 880 Japon edebiyatı Türkiye’de sınırlı sayıda kişinin bilgi sahibi olduğu bir alandır. Üniversitelerimizde Japon Dili ve Edebiyatı bölümleri yeni yeni açılmakta. Şuiçi Kato’nun Japon Edebiyatı Tarihi bu alanda Türkiye’de bir ilk ve temel kaynak eser olma özelliği taşıyor. Bu eser, İngilizceye çevrildiğinde uzman Batılı eleştirmenler bile bu konu hakkında ne kadar az şey bildiklerini anlamışlardı. Kitap ayrıca Profesör Kato’nun düşünce ve kıyaslamalarındaki derinlik ve kozmopolit bakış açısıyla da dikkat çekmektedir. Kato, Japon edebiyatına hem Japon gözüyle içeriden hem de yabancı gözüyle dışarıdan bakabilmeyi beceren bir edebiyat tarihçisi ve eleştirmendir. Şuiçi Kato, edebiyatı, diğer tarihçiler gibi roman, şiir, tiyatro ve deneme olarak tanımlama kolaycılığına düşmek yerine, onu modern Japon düşüncesinin gelişiminde önemli rol oynayan her tür metin olarak görmektedir. Şuiçi Kato, Japon edebiyatını, ortaya çıktığı dönemlerdeki toplumsal ve ekonomik koşullardan asla ayrı tutmadan ele almaktadır. Ona göre edebiyat, birtakım olaylar dizisini yansıtan basit bir ayna değildir. Akıcı bir Türkçe ve ustalıklı şiir çevirileriyle Türk okurunun karşına çıkan bu kitap; sizi güzel yazılarıyla, şiirleriyle ve zekice edebi buluşlarıyla hayranlık uyandıran yazarlarla tanıştıracak ve hakkında çok fazla bir şey bilmediğiniz Japonya’nın sadece 1500 yıllık edebiyat serüvenini değil aynı zamanda…

Susan McKinnon – Neo-Liberal Genetik:
Bilim / 10 Haziran 2017

Kitap Adı: Neo-Liberal Genetik: Evrim Psikolojisinin Mitleri ve Meselleri Yazar: Susan McKinnon Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Sayfa Sayısı: 144 Susan McKinnon bu kitabında; evrim biyolojisi, bilişsel ve deneysel psikoloji, bilgisayım, oyun kuramları ve antropoloji gibi alanlardan beslenen evrimsel psikolojiye yönelik bir eleştiri geliştirmektedir. Evrim psikologlarının; evrim, psikoloji ve kültür hakkında yanıldıklarını; ortaya koydukları evrensel psikolojik mekanizmalar kuramının altında yatan genetiğe ve cinsiyete dair varsayımların, antropolojik kayıtlardan gelen gözleme dayalı kanıtlarca desteklenmediğini göstermeye çalışıyor. Bir kültürün başat değerlerinin doğanın bir parçası olarak kabul edilmesinin, bunlar dışında kalan diğer kültürel değerlerin önemsizleştirilmesi yönünde bir etki yarattığını ve insanoğlunun geçmişte ve bugün sahip olduğu ve gelecekte de sahip olacağı potansiyellerin geniş çeşitliliğinin göz ardı edilmesine yol açtığını savunmaktadır.

Sue-Ellen Case – Feminizm ve Tiyatro
Tiyatro / 10 Haziran 2017

Kitap Adı: Feminizm ve Tiyatro Yazar: Sue-Ellen Case Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Sayfa Sayısı: 197 Sue-Ellen Case’in bu çalışması feminizm ve tiyatro arasındaki ilişkiye dair önemli bir giriş niteliği taşıması ve genel bir bakış geliştirmesi açısından günümüzde kendi alanının bir klasiği olarak görülmektedir. Yazar, kadın oyun yazarlarının ve oyuncuların tarihsel olarak dışlandığı veya görmezden gelindiği tiyatro geleneğini sorguluyor ve tiyatro alanında alternatif bir kadın tarihi yazmaya girişiyor. Tiyatro tarihindeki ilk kadın oyuncuları ve oyun yazarlarını tanıttıktan sonra, kadınların tiyatro geleneklerinin tarihsel olarak ne tür değişimler gösterdiğini ve birbirinden nasıl beslendiğini örnekleriyle ele alıyor.

Ryunosuke Akutagawa – Kappa
Roman / 10 Haziran 2017

Kitap Adı: Kappa Yazar: Ryunosuke Akutagawa Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Sayfa Sayısı: 77 … Kahramanımız bir gün dağa tırmanmak için sisli bir havada yola çıkmıştır. Ormanda tesadüfen bir kappa ile karşılaşır ve onu kovalamaya başlar. Tam yakalayacağı sırada derin bir çukura yuvarlanır ve bayılır. Kendine gelip gözlerini açtığında Kappalar Ülkesi’ndedir. Özel bir yasayla kendisine vatandaşlık hakkı verilir. Kappa dilini öğrenir ve orada yaşamaya başlar. Kappalar Ülkesi’ndeki pek çok gelenek insanların dünyasından farklıdır… Kappa, Japonca sözlüklerdeki tanımına göre bu ülkenin nehirlerinde yaşayan, el ve ayakları perdeli, kafalarının üst kısmı tabak gibi düz, hayali varlıklardır. Akutagava bu hikâyesinde, idealindeki dünya ile gerçek dünya arasındaki farkı hicve başvurarak anlatır. Değinmediği siyasal, toplumsal ve psikolojik sorun yok gibidir. Yapıtta toplumsal değerlerin göreceli oluşu, savaşın anlamsızlığı, kapitalizmin acımasızlığı, ekonomik sömürü, işçi kıyımları, kadın-erkek ilişkilerinin çarpıklığı, sanatçıların kibri, aydınların yalnızlığı, sansürlerin saçmalığı, ailevi ilişkilerdeki duygusal sömürü dile getirilmekte; din, edebiyat, parapsikoloji, basın-yayın gibi pek çok konu birbiri ardınca ilginç olaylar silsilesi içinde ele alınmaktadır. Kappa yazılalı 83 yıl geçmiştir, fakat günümüz insanı hâlâ kendisini ve kendi sorunlarını Kappa’nın satırları arasında görebilir.

Matt Ridley – Genom
Bilim / 10 Haziran 2017

Kitap Adı: Genom: Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük Hikayesi Yazar: Matt Ridley Yayıncı: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Sayfa Sayısı: 408 Francis Crick, 28 Şubat 1953’te DNA’nın yapısını çözdüğünde şöyle demişti: “Hayatın sırrını keşfettik.” Ancak bu sırrın ne olduğunu anlamamız uzun bir süre daha alacak, yüzyılımızın en önemli bilim dallarından birisi genetik olacaktı. İnsan genomu, 23 çift kromozomdan oluşan bir pakettir. Matt Ridley bu paketi açıyor ve ortaya dökülen ama genetik dilinde yazılmış pek çok sırrı bizim anlayacağımız bir dile tercüme ediyor. İnsan genomunda “genetikçe” yazılmış bu “yazılar” aslında türümüzün biyolojik tarihinin kaydını, başka bir deyişle otobiyografisini oluşturuyor. Kökenlerimiz, evrimimiz, doğamız ve zihnimiz hakkında çarpıcı bilgiler veren yazar Matt Ridley, yepyeni soruların ve yepyeni cevapların eşiğinde bir kuşak oluşumuza dikkat çekiyor. Genetik mirasımız kaderimiz mi? Yoksa genetik determinizm bir mitten mi ibaret? Bir katilin işlediği cinayetin sorumluluğu ailesindeki genlere yüklenebilir mi? Yoksa işimize gelmediğinde özgür irade sahibi olmaktan vazgeçmeye hemen hazır bir tür müyüz? Gen tedavisinden mucizeler beklememiz ne kadar gerçekçi? Genom’da merak ettiğiniz bu ve benzeri pek çok soruya yanıt bulacaksınız. Genom’u okudukça şempanzelerle genetik benzerliğimizin %98 olması en azından bazılarımızın onuruna daha az dokunacak gibi görünüyor.