Francois Olivier Rousseau – Aşkın Büyüsü
Roman / 18 Eylül 2017

Kitap Adı: Aşkın Büyüsü Yazar: Francois Olivier Rousseau Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 223 George Sand ile Alfred de Musset: On dokuzuncu yüzyıl edebiyatına damgalarını vuran bir kadın ve bir erkek. Toplumun kurallarının karşısına kendi hayat görüşleriyle dikilen sanatçılar ve edebiyatçılar arasına taşrada yaşayan bir baronun karısıyken, Paris’e demir atmayı başaran George Sand da katılmıştı. Tutkulu, bağımsız, iddialı ve akıllı bir kadın olan George Sand’ın karşısına ruhsal bozuklukları olan, çift kişilikli, çelişkilerle dolu, acı çekmeden yazamayan, ama dehasıyla göz alan şair Alfred de Musset çıktı. Asıl adı Aurore Dupin olan George Sand, kadınlara yüklenen ikinci sınıf kimliği reddederek, gerek yazarlığı, gerek yaşama biçimiyle öne çıkmak istiyordu; erkek adı kullanmakla kalmıyor, erkek giysileriyle de dolaşıyordu. Paris’in bohem hayatına dalan, besteci Chopin dahil pek çok sevgilisi olan, ama siyasal kimliği ve idealist sosyalizmi ile de adını duyuran George Sand ile Alfred de Musset’nin bir araya gelmesi, bir fırtınanın kopması gibiydi. Sevgilisinden altı yaş büyük olan George Sand’ın zaman zaman anne rolünü üstlendiği bir ilişki yaşadılar. Birlikteyken Paris’te yaptıkları her şey olay oldu. Filme de çekilen ve Juliette Binoche’un George Sand rolünü üstlendiği Aşkın Büyüsü, on dokuzuncu yüzyılın sanat ortamında gelişen, kavgalarla, kuşkularla yoğrulan bu olağanüstü, tutkulu, çılgın, fırtınalı aşkın romanı.

Gustave Flaubert – Madame Bovary
Roman / 18 Eylül 2017

Kitap Adı: Madame Bovary Yazar: Gustave Flaubert Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 335 “Madame Bovary benim…” Gustave Flaubert “Yazın tarihinde Madame Bovary ölçüsünde ilgi uyandırmış, Madame Bovary ölçüsünde tartışmalara, değişik yorumlara konu olmuş bir roman daha göstermek zordur… [Madame Bovary’nin] hiç kuşkusuz, roman sanatının belli başlı doruklarından biri olduğu söylenebilir… Roman denildi mi usumuza ilk gelen yapıtlardan biri Madame Bovary’dir, Flaubert denilince de önce Madame Bovary’yi düşünürüz.” Tahsin Yücel

Hasan Öztoprak – İmkansiz Aşk
Roman / 5 Eylül 2017

Kitap Adı: İmkansiz Aşk Yazar: Hasan Öztoprak Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 159 Beş gündür, hep uzak ve karmaşık olan bir aşk’a, daha da uzak düştüm. Uzaklık çaresizliktir. Bazen hangisinin daha trajik olduğunu bilemezsiniz: Mesafelerin koyduğu uzaklık mı? Sözlerin, duyguların içinde saklı olan mı? Şimdi mesafelerin koyduğu uzaklığın çaresizliğini yaşıyorum. İstemeden söylediğim bir yalanın kurbanı oldum. İlk kez kendi isteğimle ondan uzağa düştüm. Ama yine çaresizim. Yapabileceğim tek şey var, bildiğim üç telefon numarasını da aralıksız olarak çeviriyorum. O buğulu sesi duyuncaya dek daha kim bilir kaç kez elim telefonun soğuk tuşlarına gidecek. Bu bir yakınma değil; tam tersi, bu eylem, düşünmenin, sevmenin, hissetmenin hazzını ve hüznünü bir arada yaşatıyor bana… Şair kimliği ile tanıdığımız Hasan Öztoprak’ın ilk romanı, İmkânsız Aşk. Yaşanmışla yaşanmamışın, kurmacayla gerçeğin, hüzünle öfkenin iç içe geçtiği, sisli ve bulanık bir düşler dünyasının derinlerinde kaybolan kırık bir aşk hikayesi…Çoğu ilk romanda olduğu gibi İmkânsız Aşk’a da yazarın kimliği damgasını vuruyor. Hasan Öztoprak, imkânsız, hatta hastalıklı bir aşkın peşinde koşan S.’nin öyküsünü son derece duygusal, şiirsel bir dille anlatıyor.

Heinrich Böll – Ve O Hiçbir Şey Demedi
Roman / 5 Eylül 2017

Kitap Adı: Ve O Hiçbir Şey Demedi Yazar: Heinrich Böll Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 167 Evlilikte yakınlaşma ve yabancılaşma temasını işleyen Ve O Hiçbir Şey Demedi, romanın iki kahramanının sesleriyle ulaşır okura. Her ikisi de değişimli olarak içsel ve dışsal yaşantılarını anlatırlar. Böylece bu iki kişinin birbirine koşut giden yaşamları ve aslında birbirine ulaşmaya çabalayan bu insanların yalnızlığı açığa çıkar. Küçük bir kiralık odada karısı ve üç çocuğuyla bir arada yaşamanın sıkıntısına katlanamayan Fred Bogner, onlardan ayrılır. Kiliseye ait bir büroda telefoncu olarak çalışmaya başlar. Savaş sonrası Almanya’sının bir büyük kentinde sokakları arşınlar, içer ve oyun makinelerinde zaman öldürür. Karısıyla bir otelde geçirdiği hafta sonundan sonra ise kesin ayrılık kaçınılmaz görünür. Ancak çok geçmeden Bogner sevmekten asla vazgeçemediği karısında yepyeni bir insan bulur. Savaş sonrası Alman edebiyatının en gerçekçi ve en sarsıcı romanlarından biri olan Ve O Hiçbir Şey Demedi, Alman yazar Heinrich Böll’ü üne kavuşturan roman olarak bilinir.

Hermann Hesse – Çarklar Arasında
Roman / 29 Ağustos 2017

Kitap Adı: Çarklar Arasında Yazar: Hermann Hesse Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 250 Hermann Hesse’nin kendi yaşamöyküsüyle de paralellikler taşıyan “Çarklar Arasında”nın kahramanı Hans Giebenrath, Almanya’nın küçük bir kasabasında yaşamaktadır. İçedönük ama çok yetenekli bir genç olan Hans, devletin açtığı yatılı okul sınavına kasabadan gösterilebilecek tek adaydır. Snavda başarılı olmasının ardından Hans’ı sıkı çalışma günleri bekler. Tek hedefi, başarılı olmak, küçük düşmemek, ailesini ve çevresindekileri hayal kırıklığına uğratmamaktır. Oysa okulda tanıştığı Hermann, yaşamını ders çalışma üzerine kurmayan birisidir; Hans’ın bütün planlarını, yaşam felsefesini değiştirir. Yirminci yüzyılın en önemli yazarlarından, ‘Nobel Edebiyat Ödülü’ sahibi Hermann Hesse’nin, yaşadığı yüzyılın ilk yarısında geçerli eğitim sistemini eleştirdiği “Çarklar Arasında”, insanın, doğanın yarattığı haliyle hiçbir düzenin hüküm sürmediği bir cangıla benzediği düşüncesinden yola çıkıyor, okullarda verilen eğitimin gençleri toplumun yararlı bir üyesi yapma ve bireye hiçbir özgürlük alanı tanımama çabasını eleştirirken doğal insanın belli sınırlar içinde zorla tutulmaya çalışmasına karşı çıkıyor. Hesse’nin insancıl ve barışsever felsefesi, tüm yapıtlarında olduğu gibi “Çarklar Arasında”da ön sırada yer alıyor.

Albert Camus – Yabancı
Roman / 16 Ağustos 2017

Kitap Adı: Yabancı Yazar: Albert Camus Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 119 “Albert Camus”nün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş ve hala en çok satan kitaplar arasında yer alan “Yabancı”, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir “varlık”ın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi “Meursault”, bir simge kahraman değildir, “adı” olmayan bir “Yabancı”dır; bu eksik kimlik, gerçeklikten algıladığı şeyi yapılandıramayan, yeniden örgütleyemeyen, ama gerçekliğin yankılarını yakalamaya çalışan bir boş bilincin imgesidir. Onun kayıtsızlığı ve edilgenliği, işte bu boş bilincin ürünüdür. Yabancı, büyüleyici gücünü, içinde barındırdığı trajedi duygusuna borçlu: Bir türlü ele geçirilemeyen anlamın sürekli aranması, bilinç ile toplumsal dünya arasındaki çatışma… Camus’yle buluşanların hiçbiri, onunla karşılaşınca hayal kırıklığına uğramamıştır. “Mutluluk, bir yerde ve her yerde hiçbir şey beklemeden dünyayı, insanları sevmektir,” der Camus. Giderek daha çok sevilen bir yazar olması, onun bu sevgisinin yansımasından başka bir şey değildir.

Albert Camus – Veba
Roman / 16 Ağustos 2017

Kitap Adı: Veba Yazar: Albert Camus Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 277 Camus adı çoğu okur için Yabancı romanıyla özdeşleşir. Ancak yazarın en önemli yapıtı aslında “Veba”dır. Keskin bir gözlem gücünün desteklediği arı bir bilinçle Veba, yalnızca çağımızın değil, tüm insanlık tarihinin ortak bir sorununa değinir: Felaketin yazgıya dönüşmesi. Camus’nün hiçbir yapıtında böyle acı bir yazgı, böylesine şiirsel bir dille ele alınmamıştır. “Veba”, insanın ve ışığın şiiridir. Bu şiirde renkler alabildiğine koyu, ancak yazarın sesi o denli umut doludur. Beklenmedik bir boyuta ulaşan veba salgını tüm Oranlıları ilkin umutsuzluğa boğar, ardından Doktor Rieux, Tarron ve Grand’ın gösterdikleri dayanışma örneği, başta yetkililer olmak üzere herkese bir güç ve umut kaynağı olur.

Erdal Öz – Gülünün Solduğu Akşam
Anı / 15 Ağustos 2017

Kitap Adı: Gülünün Solduğu Akşam Yazar: Erdal Öz Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 304 “Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Sinan Cemgil” ve daha niceleri. Mamak Askeri Cezaevinde bu çocukların çoğuyla konuşmuştum. Deniz’le anlaştığımız gibi, tuttuğum notlardan yola çıkarak bir roman yazacaktım. Sorduğum sorularla onları sürekli küçük ayrıntılara yöneltmeye çalışmıştım. Roman, bu ayrıntılardan doğup gelişecekti. Ne yazık ki iş yarım kaldı. Hele belgesel bir roman için elimdeki notların yetersizliğini görünce böyle bir çalışmaya girmekten vazgeçmek zorunda kaldım. Yıllar sonra, bir başka biçimlemeyle, sonunda oluşturabildim bu kitabı. ‘Gülünün Solduğu Akşam’, serüven dolu sürükleyici bir roman gibi de okunabilir. Ama acı ve hüzün yüklü bir kitap olduğu da bilinmelidir. Anı, belge, anlatı karışımı bu kitabı dilerseniz bir roman gibi okuyun; yeter ki sizde bırakacağı hüzün kalıcı olsun. -Erdal Öz-

Isabel Allende – Paula
Roman / 14 Ağustos 2017

Kitap Adı: Paula Yazar: Isabel Allende Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 464 Isabel Allende’nin her kitabı, başlı başına bir olay oluyor. “Paula” da öyle, ama bu kitabı öncekilerden oldukça farklı; ister istemez daha duygusal, daha kişisel bir kitap. Şilili yazar “Sonsuz Düzen” adlı romanının tanıtımı için İspanya’da bulunduğu sırada, orada yaşamakta olan yeni evli kızı “Paula” ağır bir hastalıkla hastaneye kaldırılır ve komaya girer. Isabel Allende, bir anne olarak, bitkisel hayata giren biricik kızının başucunda, hastalık sürecini kaygıyla izlerken, bir gün iyileşeceğini umduğu kızına okutmak amacıyla ailesinin ve kendi yaşamının kesitlerini bir deftere yazmaya koyulur. Kızının bitkisel yaşamı bir yıla yakın sürer ve sonunda yazarın tuttuğu bu notlar, yaşamının en gizli köşelerini açığa çıkaran tutku dolu bir kitaba dönüşür. Şili yönetimine Pinochet diktatörlüğünün gelişi, Başkan Salvador Allende’nin intiharı, aşklar, acılar, bir kadın duyarlığıyla öylesine ustaca işlenmiştir ki, kitap hemen dünyanın dört bir yanında büyük okur kitlelerinin ortak sevgisini kazanır. Bütün kitaplarını yayınladığımız Isabel Allende’nin, okurlarımızın yüreğinde ayrı bir yer edineceğine inandığımız bu son romanını da kıvançla sunuyoruz.

Alphonse Daudet – Değirmenimden Mektuplar
Roman / 14 Ağustos 2017

Kitap Adı: Değirmenimden Mektuplar Yazar: Alphonse Daudet Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 192 Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilköğretim okullarında okutulmak üzere seç tiği 100 Temel Eser’den biri olan Değirmenimden Mektuplar, dünya klasikleri arasında önemli bir yere sahiptir. Kitap, ünlü Fransız yazar Alphonse Daudet’nin Provence’taki eski bir değirmende yazdığı ve her birinde bir öykünün anlatıldığı mektuplardan oluşur. Değirmenimden Mektuplar’da yer alan bazı bölümler, hâlâ dünya edebiyatının en çok bilinen öyküleri arasında yer alır. Şehrin kalabalığından ve insanlardan kaçan, huzuru sığındığı doğada arayan yazar, gözlemlerini aktardığı öykülerden oluşan eseri için, “Bu kitap, yazdıklarım arasında benim en çok sevdiğimdir” demiştir.

Emmanuel Robles – Norma
Roman / 13 Ağustos 2017

Kitap Adı: Norma Yazar: Emmanuel Robles Yayıncı: Can Yayınları Askeri diktatörlüğün egemen olduğu Arjantin’in bir zindanından çıkıp Paris’e sürgüne gelen bilimadamı ve yazar Rodolfo Reyes’in karmaşık ve gizemli kişiliğinde Don Juan ve Cazanova özellikleri de eksik değildir; bu özellikleriyle karısı Norma’nın mutsuzluğuna yol açmış, ama Norma işkkence ve ölüm pahasına kocasını ele vermemiştir.

Halide Edib Adıvar – Zeyno’nun Oğlu
Roman / 10 Ağustos 2017

Kitap Adı: Zeyno'nun Oğlu Yazar: Halide Edib Adıvar Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 352 Ne okuduğu kitaplar ne ev işi onun kalbinde çocuğun insanî ve sıcak yerini dolduruyordu. Günde iki defa Kürt Zeyno’yu arıyor, onunla dertleşiyordu. Fakat Kürt Zeyno, Bayram Ağa ismini alarak bir gün evvel gelen meçhul adamın kim olabileceğini düşünüyor, sıkılıyor, bunun Ramazan olması ihtimali onu bir kâbus gibi korkutuyordu. Zeyno’nun Oğlu, Türk edebiyatının öncü kadın yazarlarından Halide Edib Adıvar’ın en özgün romanlarından biri. Kalp Ağrısı’nın devamı niteliğindeki bu roman, Doğu Ana-dolu’ya görevli giden Türk subayları ve eşlerinin gözlemlerini aktarıyor. Bölgede içten içe gelişen bir Kürt isyanının öncesinde geçen olayların ana kahramanı, Haso Çocuk. Zey-no’nun Oğlu, bir yanıyla Doğu Anadolu’daki feodal düzenin kökenlerine de işaret eden önemli bir roman.

Halide Edib Adıvar – Vurun Kahbeye
Roman / 10 Ağustos 2017

Kitap Adı: Vurun Kahbeye:Selim İleri'nin Sonsözüyle Yazar: Halide Edib Adıvar Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 187 Romanımızın kilometre taşlarından Vurun Kahpeye, Kurtuluş Savaşı’nın sürdüğü cephelerden birinin, belki de en önemlisinin bağrında geçer: bir taşra kasabasında. Halide Edib Adıvar’ın son derece gerçekçi, ayrıntılara inen gözlem gücüyle yazılmış bu unutulmaz roman, Anadolu aydınlanmasının gerçek kahramanlarına, halkın aydınlanması için hayatlarını hiçe sayan kadınlara adanmış bir ağıt, dönüp dönüp yeniden okunacak bir belge niteliğinde. Bir yarıyıl ödeviydi Vurun Kahpeye: Okuyacak, özetini çıkaracak, belli başlı kişilerini tahlil edecektik. Bilmem böylesi ödevler yine veriliyor mu? Ödev dosyasında derlediğimiz ödevden, yazdıklarımdan, bugün tek satır, tek sözcük hatırlamıyorum. Ama Aliye’nin yemini -hemen hemen sözcüğü sözcüğüne- ezberimde: Toprağınız toprağım, eviniz evim; burası için, bu diyarın çocukları için bir ana, bir ışık olacağım ve hiçbir şeyden korkmayacağım; vallahi ve billahi!

Halide Edib Adıvar – Mor Salkımlı Ev
Anı / 10 Ağustos 2017

Kitap Adı: Mor Salkımlı Ev Yazar: Halide Edib Adıvar Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 312 Evin kendisi, çocuğun hafızasında Mor Salkımlı Ev yaftasını taşır. Bu ev, yarım asırdan ziyade, bazan da her gece, bu küçük kızın rüyalarına girmiştir. Arka taraftaki bahçeye nazır pencereler, çifte merdivenlerin sahanlıklarındaki ince uzun pencereleri, baştan başa mor salkımlıdır ve akşam güneşinde mor çiçekler arasında camlar birer ateş levhası gibi parlar. Halide Edib Adıvar, anılarını iki cilt halinde kaleme almış, bu iki cildi de hayatının ayrı dönemlerinde yazmıştı. Mor Salkımlı Ev, yazarın çocukluk günlerinden 1918 yılına kadar olan dönemi anlatır. ‘İstiklâl Savaşı Hatıraları’ alt başlığını verdiği Türk’ün Ateşle İmtihanı ise bu tarihten 1923 yılına kadar olan olayları. Mor Salkımlı Ev’de, ülkesinin tarihine hem bir aydın, hem de bir eylemci olarak büyük katkılarda bulunmuş bir yazarın yetiştiği yılları okuyacaksınız.

Halide Edib Adıvar – Türkün Ateşle İmtihanı
Roman / 10 Ağustos 2017

Kitap Adı: Türkün Ateşle İmtihanı: İstiklâl Savaşı Hatıraları Yazar: Halide Edib Adıvar Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 320 Burada. Türkiye, başşehrinden ve Anadolu daki topraklarından mahrum edilmek istenilmiyordu. İmparatorluk un. İstanbul başşehri olarak kalmasına taraftar olmakla beraber. Akdeniz le Karadeniz aracındaki geçidi tarafsız hale sokmak. Ermenistan. Arabistan. Mezopotamya. Suriye ve Filistin V ayrı ayrı parçalara ayırmak vardı. Halide Edib Adıvar. çocukluk günlerinden 1918’e kadarki anılarını Mor Salkındı Ev başlığıyla kaleme almıştı. Türk ‘ün Ateşle İmtihanı, bundan sonrasını. 1918’den 1923 sonlarına kadar olan dönemi anlatıyor. Ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında yaşananlar, yazarın gözlemleri canlı ve etkileyici bir anlatımla okura sunuluyor. Türk ün Ateşle İmtihanı. Halide Onbaşı’nın. o günleri yaşayan bir aydının içten anlatımıyla yakin tarihimize ışık tutuyor.