Albert Camus – Veba
Roman / 16 Ağustos 2017

Kitap Adı: Veba Yazar: Albert Camus Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 277 Camus adı çoğu okur için Yabancı romanıyla özdeşleşir. Ancak yazarın en önemli yapıtı aslında “Veba”dır. Keskin bir gözlem gücünün desteklediği arı bir bilinçle Veba, yalnızca çağımızın değil, tüm insanlık tarihinin ortak bir sorununa değinir: Felaketin yazgıya dönüşmesi. Camus’nün hiçbir yapıtında böyle acı bir yazgı, böylesine şiirsel bir dille ele alınmamıştır. “Veba”, insanın ve ışığın şiiridir. Bu şiirde renkler alabildiğine koyu, ancak yazarın sesi o denli umut doludur. Beklenmedik bir boyuta ulaşan veba salgını tüm Oranlıları ilkin umutsuzluğa boğar, ardından Doktor Rieux, Tarron ve Grand’ın gösterdikleri dayanışma örneği, başta yetkililer olmak üzere herkese bir güç ve umut kaynağı olur.

Erdal Öz – Gülünün Solduğu Akşam
Anı / 15 Ağustos 2017

Kitap Adı: Gülünün Solduğu Akşam Yazar: Erdal Öz Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 304 “Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Sinan Cemgil” ve daha niceleri. Mamak Askeri Cezaevinde bu çocukların çoğuyla konuşmuştum. Deniz’le anlaştığımız gibi, tuttuğum notlardan yola çıkarak bir roman yazacaktım. Sorduğum sorularla onları sürekli küçük ayrıntılara yöneltmeye çalışmıştım. Roman, bu ayrıntılardan doğup gelişecekti. Ne yazık ki iş yarım kaldı. Hele belgesel bir roman için elimdeki notların yetersizliğini görünce böyle bir çalışmaya girmekten vazgeçmek zorunda kaldım. Yıllar sonra, bir başka biçimlemeyle, sonunda oluşturabildim bu kitabı. ‘Gülünün Solduğu Akşam’, serüven dolu sürükleyici bir roman gibi de okunabilir. Ama acı ve hüzün yüklü bir kitap olduğu da bilinmelidir. Anı, belge, anlatı karışımı bu kitabı dilerseniz bir roman gibi okuyun; yeter ki sizde bırakacağı hüzün kalıcı olsun. -Erdal Öz-

Isabel Allende – Paula
Roman / 14 Ağustos 2017

Kitap Adı: Paula Yazar: Isabel Allende Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 464 Isabel Allende’nin her kitabı, başlı başına bir olay oluyor. “Paula” da öyle, ama bu kitabı öncekilerden oldukça farklı; ister istemez daha duygusal, daha kişisel bir kitap. Şilili yazar “Sonsuz Düzen” adlı romanının tanıtımı için İspanya’da bulunduğu sırada, orada yaşamakta olan yeni evli kızı “Paula” ağır bir hastalıkla hastaneye kaldırılır ve komaya girer. Isabel Allende, bir anne olarak, bitkisel hayata giren biricik kızının başucunda, hastalık sürecini kaygıyla izlerken, bir gün iyileşeceğini umduğu kızına okutmak amacıyla ailesinin ve kendi yaşamının kesitlerini bir deftere yazmaya koyulur. Kızının bitkisel yaşamı bir yıla yakın sürer ve sonunda yazarın tuttuğu bu notlar, yaşamının en gizli köşelerini açığa çıkaran tutku dolu bir kitaba dönüşür. Şili yönetimine Pinochet diktatörlüğünün gelişi, Başkan Salvador Allende’nin intiharı, aşklar, acılar, bir kadın duyarlığıyla öylesine ustaca işlenmiştir ki, kitap hemen dünyanın dört bir yanında büyük okur kitlelerinin ortak sevgisini kazanır. Bütün kitaplarını yayınladığımız Isabel Allende’nin, okurlarımızın yüreğinde ayrı bir yer edineceğine inandığımız bu son romanını da kıvançla sunuyoruz.

Alphonse Daudet – Değirmenimden Mektuplar
Roman / 14 Ağustos 2017

Kitap Adı: Değirmenimden Mektuplar Yazar: Alphonse Daudet Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 192 Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilköğretim okullarında okutulmak üzere seç tiği 100 Temel Eser’den biri olan Değirmenimden Mektuplar, dünya klasikleri arasında önemli bir yere sahiptir. Kitap, ünlü Fransız yazar Alphonse Daudet’nin Provence’taki eski bir değirmende yazdığı ve her birinde bir öykünün anlatıldığı mektuplardan oluşur. Değirmenimden Mektuplar’da yer alan bazı bölümler, hâlâ dünya edebiyatının en çok bilinen öyküleri arasında yer alır. Şehrin kalabalığından ve insanlardan kaçan, huzuru sığındığı doğada arayan yazar, gözlemlerini aktardığı öykülerden oluşan eseri için, “Bu kitap, yazdıklarım arasında benim en çok sevdiğimdir” demiştir.

Emmanuel Robles – Norma
Roman / 13 Ağustos 2017

Kitap Adı: Norma Yazar: Emmanuel Robles Yayıncı: Can Yayınları Askeri diktatörlüğün egemen olduğu Arjantin’in bir zindanından çıkıp Paris’e sürgüne gelen bilimadamı ve yazar Rodolfo Reyes’in karmaşık ve gizemli kişiliğinde Don Juan ve Cazanova özellikleri de eksik değildir; bu özellikleriyle karısı Norma’nın mutsuzluğuna yol açmış, ama Norma işkkence ve ölüm pahasına kocasını ele vermemiştir.

Halide Edib Adıvar – Zeyno’nun Oğlu
Roman / 10 Ağustos 2017

Kitap Adı: Zeyno'nun Oğlu Yazar: Halide Edib Adıvar Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 352 Ne okuduğu kitaplar ne ev işi onun kalbinde çocuğun insanî ve sıcak yerini dolduruyordu. Günde iki defa Kürt Zeyno’yu arıyor, onunla dertleşiyordu. Fakat Kürt Zeyno, Bayram Ağa ismini alarak bir gün evvel gelen meçhul adamın kim olabileceğini düşünüyor, sıkılıyor, bunun Ramazan olması ihtimali onu bir kâbus gibi korkutuyordu. Zeyno’nun Oğlu, Türk edebiyatının öncü kadın yazarlarından Halide Edib Adıvar’ın en özgün romanlarından biri. Kalp Ağrısı’nın devamı niteliğindeki bu roman, Doğu Ana-dolu’ya görevli giden Türk subayları ve eşlerinin gözlemlerini aktarıyor. Bölgede içten içe gelişen bir Kürt isyanının öncesinde geçen olayların ana kahramanı, Haso Çocuk. Zey-no’nun Oğlu, bir yanıyla Doğu Anadolu’daki feodal düzenin kökenlerine de işaret eden önemli bir roman.

Halide Edib Adıvar – Vurun Kahbeye
Roman / 10 Ağustos 2017

Kitap Adı: Vurun Kahbeye:Selim İleri'nin Sonsözüyle Yazar: Halide Edib Adıvar Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 187 Romanımızın kilometre taşlarından Vurun Kahpeye, Kurtuluş Savaşı’nın sürdüğü cephelerden birinin, belki de en önemlisinin bağrında geçer: bir taşra kasabasında. Halide Edib Adıvar’ın son derece gerçekçi, ayrıntılara inen gözlem gücüyle yazılmış bu unutulmaz roman, Anadolu aydınlanmasının gerçek kahramanlarına, halkın aydınlanması için hayatlarını hiçe sayan kadınlara adanmış bir ağıt, dönüp dönüp yeniden okunacak bir belge niteliğinde. Bir yarıyıl ödeviydi Vurun Kahpeye: Okuyacak, özetini çıkaracak, belli başlı kişilerini tahlil edecektik. Bilmem böylesi ödevler yine veriliyor mu? Ödev dosyasında derlediğimiz ödevden, yazdıklarımdan, bugün tek satır, tek sözcük hatırlamıyorum. Ama Aliye’nin yemini -hemen hemen sözcüğü sözcüğüne- ezberimde: Toprağınız toprağım, eviniz evim; burası için, bu diyarın çocukları için bir ana, bir ışık olacağım ve hiçbir şeyden korkmayacağım; vallahi ve billahi!

Halide Edib Adıvar – Mor Salkımlı Ev
Anı / 10 Ağustos 2017

Kitap Adı: Mor Salkımlı Ev Yazar: Halide Edib Adıvar Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 312 Evin kendisi, çocuğun hafızasında Mor Salkımlı Ev yaftasını taşır. Bu ev, yarım asırdan ziyade, bazan da her gece, bu küçük kızın rüyalarına girmiştir. Arka taraftaki bahçeye nazır pencereler, çifte merdivenlerin sahanlıklarındaki ince uzun pencereleri, baştan başa mor salkımlıdır ve akşam güneşinde mor çiçekler arasında camlar birer ateş levhası gibi parlar. Halide Edib Adıvar, anılarını iki cilt halinde kaleme almış, bu iki cildi de hayatının ayrı dönemlerinde yazmıştı. Mor Salkımlı Ev, yazarın çocukluk günlerinden 1918 yılına kadar olan dönemi anlatır. ‘İstiklâl Savaşı Hatıraları’ alt başlığını verdiği Türk’ün Ateşle İmtihanı ise bu tarihten 1923 yılına kadar olan olayları. Mor Salkımlı Ev’de, ülkesinin tarihine hem bir aydın, hem de bir eylemci olarak büyük katkılarda bulunmuş bir yazarın yetiştiği yılları okuyacaksınız.

Halide Edib Adıvar – Türkün Ateşle İmtihanı
Roman / 10 Ağustos 2017

Kitap Adı: Türkün Ateşle İmtihanı: İstiklâl Savaşı Hatıraları Yazar: Halide Edib Adıvar Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 320 Burada. Türkiye, başşehrinden ve Anadolu daki topraklarından mahrum edilmek istenilmiyordu. İmparatorluk un. İstanbul başşehri olarak kalmasına taraftar olmakla beraber. Akdeniz le Karadeniz aracındaki geçidi tarafsız hale sokmak. Ermenistan. Arabistan. Mezopotamya. Suriye ve Filistin V ayrı ayrı parçalara ayırmak vardı. Halide Edib Adıvar. çocukluk günlerinden 1918’e kadarki anılarını Mor Salkındı Ev başlığıyla kaleme almıştı. Türk ‘ün Ateşle İmtihanı, bundan sonrasını. 1918’den 1923 sonlarına kadar olan dönemi anlatıyor. Ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında yaşananlar, yazarın gözlemleri canlı ve etkileyici bir anlatımla okura sunuluyor. Türk ün Ateşle İmtihanı. Halide Onbaşı’nın. o günleri yaşayan bir aydının içten anlatımıyla yakin tarihimize ışık tutuyor.

Emile Zola – Germinal
Roman / 25 Temmuz 2017

Kitap Adı: Germinal Yazar: Emile Zola Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 616 1860’larda Fransa’nın kuzeyinde maden işçileri, çetin koşullar altında yaşam mücadelesi vermektedir. Çalıştıkları ocaklarda her an iç içe oldukları göçük ya da grizu patlaması tehlikesinin yanı sıra, açlık ve sefaletle boğuşup dururlar. Son çare olarak gördükleri grev onlar için kaçınılmazdır artık. Her şeyi göze almaya hazırdırlar, içlerinde filizlenen umut en büyük destekçileridir. Ne yazık ki direnişleri acımasızca bastırılır. Şimdi geride sadece ölüm, kan, gözyaşı ve yok olan hayaller kalmıştır. Germinal dünya edebiyat tarihinin en önemli eserlerinden biri. İnsanların çektiği büyük acıyı son derece gerçekçi ve evrensel olduğu kadar etkileyici bir dille de kaleme alan Zola, bu romanıyla adeta bir destan yaratmış. Her satırında okuru duygudan duyguya sürükleyen, kâh yüreğini burkan, kâh öfkelendiren, kâh umutlandıran, soluk soluğa okunacak bir eser.

Can Dündar – Sarı Zeybek
Tarih / 22 Temmuz 2017

Kitap Adı: Sarı Zeybek: Atatürk'ün Son 300 Günü Yazar: Can Dündar Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 224 “Saat 9.05. Vefat etmişlerdir.” Sarı Zeybek ilk yayımlandığında ilkokul çağında olanların, şimdi ilkokul çağında çocukları var. Arada yanıma gelip, “Belgeselinizi okulda gözyaşlarıyla izlemiştim, şimdi çocuğuma izletiyorum,” diyorlar. Sarı Zeybek yayımlandıktan 20 yıl sonra, şimdi ikinci kuşakla buluşuyor. Bir belgeselci için daha büyük mutluluk olabilir mi? Belgeselden bir yaş küçük olan kitap, ondan biraz daha geniştir. Ek bilgilerle takviye edilmiş, belgesele sığmayan tanıklıklara yer vermiştir. Benim hayatımda çok önemli yeri olan ilk kitabımın yeni baskısını şimdi Can Yayınları, yeni fotoğraflar eşliğinde sunuyor sizlere… Kitap, geçen 20 yıl içinde Çinceden Makedoncaya kadar değişik dünya dillerine çevrildi. Türkiye’de de onu, yazıldığından hayli farklı bir konjonktürde yeni(den) okuyacak olanlarda, bambaşka duygular uyandıracağını ve Atatürk’ü yüreklere daha da yaklaştıracağını umuyorum. Atatürk’ü ölüme götürecek hastalığının geçmişi, tedavi süreci, Gazi’nin ayakta kalmak için umutsuz ama yiğitçe verdiği mücadele ve o henüz gözlerini ka­pat­madan başlayan iktidar kavgası… Sarı Zeybek, Atatürk’ün son 300 gününü, tanıklıklar ve en yakınındakilerin anıları ışığında anlatarak, Büyük Önder’in ardındaki insanın belki de en gerçekçi, en insani, en dokunaklı portresini çiziyor. Kitabın arkasında Sarı Zeybek belgeselinin DVD’sini de bulacaksınız. Not: E-kitap formatı için DVD gönderimi yapılmayacaktır.

Can Dündar – Büyülü Fener
Sinema / 22 Temmuz 2017

Kitap Adı: Büyülü Fener Yazar: Can Dündar Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 200 Sonra birden bir gonk sesi yırtar karanlığı… Uzak bir fenerin ışığı aydınlanır önünüz sıra… Gözbebeklerinizi o ışığa kilitler, gözkapaklarınızı kırpmadan o ışığın çağrısına koşarsınız. Sisler dağılmaya başlar yavaş yavaş… Neşeli gece kelebekleri gibi ışığına yöneldiğiniz büyülü fener, rengârenk vaatlerle sizi kendine çeker. Neler yoktur ki, fenerden yansıyan ışığın huzmesinde: Küçük mutluluklar… Büyük sevdalar… Tutkulu aşklar… Buğulu gözler… Hasret ve saadet öyküleri… Gerçek hayattan devşirilmiş tatlı hayaller… O an, ne yalnızlığınız kalır ne kayıplığınız… Büyülü Fener’de anlatılanlar sinemaya dair olsa da Can Dündar’ın kalemi, beyazperdeyi kaldırıp filmlerin devamını siyasetin arka sokaklarında arıyor. Örneğin Othello filmi üzerinden Ankara’daki koltuk çekişmelerini, Hollywood üzerinden Amerika’nın yeni imaj politikalarını, Yüzüklerin Efendisi’nden hareketle tarihimizde o iktidar yüzüğünü takıp çıkaramayanları yorumluyor. Gece Yarısı Ekspresi’nin yarattığı travmayı, “elimize geç ulaşmış bir dost mektubu” olarak tanımladığı Yol’un Türkiyesi’ni anlatıyor. Masumiyet, Bir Zamanlar Anadolu gibi yakın zamanların önemli filmlerine ait değerlendirmelere, belleğimizde yer etmiş sinema mekânlarına, sinemanın unutulmaz simalarının portrelerine de yer veriliyor Büyülü Fener’de… Kısacası filmlere kendi ışığını düşürüyor Can Dündar; o büyülü karelerden hayata, tarihe ve gizli saklı köşelerimize bakarak daha önce farkına varmadığımız renklere dikkatimizi çekiyor…

Charles Dickens – Oliver Twist
Roman / 19 Temmuz 2017

Kitap Adı: Oliver Twist Yazar: Charles Dickens Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 552 Oliver Twist, düşkünler evinde dünyaya gelmiş ve yetim kalmış bir çocuktur. Daha fazla yemek isteme cesaretini gösterdiği için düşkünler evinden kovulur ve bir cenaze levazımatçısının yanına girer. Orada da kötü muamele görünce kaçar, ama bu kez de yankesici Fagin ve çetesinin eline düşer. Yeraltı dünyasının acımasız ortamında korkunç Fagin’in pençesinden kurtulmak için akıl almaz serüvenlere atılan Oliver’ı hiç ummadığı bir gelecek beklemektedir… 19. yüzyıl İngiliz edebiyatının en büyük romancısı olarak kabul edilen Charles Dickens, ilk yapıtı Bay Pickwick’in Serüvenleri’nin ardından yayınladığı Oliver Twist’te, dönemin Londra yaşamından yola çıkarak keskin bir toplumsal eleştiriye yönelir. Zenginlerin ikiyüzlülüğünü ve yoksulluğun insan ruhunda açtığı derin yaraları son derece etkileyici bir üslupla betimleyen Oliver Twist, hem bu dünyanın horlananlarının güçlü bir savunucusu hem de sürükleyiciliğini başından sonuna kadar yitirmeyen bir serüven romanıdır.

Charles Dickens – İki Şehrin Hikayesi
Roman / 19 Temmuz 2017

Kitap Adı: İki Şehrin Hikayesi Yazar: Charles Dickens Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 464 Dünya edebiyatının en önemli klasik yapıtlarından biri olan İki Şehrin Hikâyesi, Paris ve Londra arasında gelişen olay kurgusuyla, tarihin en hareketli anlarından birinin, Fransız Devrimi’nin ekseni etrafında biçimlenir. Edebiyat dünyasının “Dickens’ın en büyük tarihî romanı” olarak, yazarın kendisinin ise “Yazdığım en iyi hikâye” diye tanımladıkları yapıt, Fransız Devrimi ile Terör Dönemi kargaşasında yaşamak zorunda kalan bir grup insanın özel yaşamlarını aktarırken, dönemin acımasız toplumsal koşullarını da irdeler. Hapsedildiği Bastille zindanından kurtarılan Doktor Manette ile iş işten geçmeden İngiltere’ye göndermiş olduğu kızının on sekiz yıl sonra buluşmaları ve Londra’da yeni bir yaşam kurmaları; sevgi, dostluk, özveriyle örülmüş bu yaşamın Paris’te gelişen devrim dalgasının haberleriyle gölgelenişi, iki şehri yansıtıyor okuyucuya. Paris’teki karanlık günlerin karşısında Londra’daki aydınlık ve dingin günler yer alıyor. Ancak her iki şehir de karanlığın içinde umudu, aydınlığın içinde hüznü taşıyor.

Charles Dickens – Büyük Umutlar
Roman / 19 Temmuz 2017

Kitap Adı: Büyük Umutlar Yazar: Charles Dickens Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 656 Büyük Umutlar, XIX. yüzyıl İngilteresi’nde taşra ortamından büyük kente uzanan tam bir Victoria dönemi romanıdır. Charles Dickens, bu olgunluk dönemi eserinde, köyünde acılı bir çocukluk yaşadıktan sonra esrarengiz bir mirasa konan Pip’in maceralarını anlatır. Gönlü karasevdayla, gözü yükselme hırsıyla perdelenmiş genç Pip’in serüvenleri, sanayileşen toplumdaki sevgisizlik, ikiyüzlülük ve para hırsını gözler önüne serer. Büyük Umutlar, Londra’da beyefendi konumuna yükselen Pip’in başından geçenleri anlatmakla kalmaz, birbirinden ilginç karakterlerle tanıştırır okuru. Dickens, romanın kahramanı Pip’in düşünce yapısını büyük bir incelikle ele alır. Gerek bireylerin düşkünlük ve başarısızlıkları, gerek çağın değerleri üstünde durur ve “büyük umutlar”ın boşa çıkışını gösterir.