Milan Kundera – Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
Roman / 9 Şubat 2018

Kitap Adı: Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği Yazar: Milan Kundera Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 336 Cumartesi ve pazar günleri, varolmanın tatlı hafifliğinin geleceğin derinliklerinden yükselip yanına vardığı duygusu içindeydi. Pazartesi, benzerini bundan önce hiç tanımadığı bir ağırlıkla çarpıldı. Rus tanklarının tonlarca çeliği bunun yanında hiç kalırdı. Çünkü sevecenlikten daha ağır bir şey yoktur dünyada. Milan Kundera’nın en bilinen romanı Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, yayımlanır yayımlanmaz çağdaş klasikler arasına girmiş, geçen yüzyılın en güçlü anlatılarından biri. Kundera, tepkiye karşı tepkisizliği, kararlılığa karşı kararsızlığın tutarlı ve erdemli yanlarını araştırdığı romanının başkişisi Tomas’la alışılmış, arkasında güçlü düşünce ve yaşam kurallarını taşıyan roman karakterlerini sorgular. Sovyetler’in Çekoslovakya’yı işgal günlerini de arka planda anlatır. Tıpkı kişiler gibi toplumsal önyargılar da eninde sonunda kararsızlığa ve “varolmanın dayanılmaz hafifliği”ne mahkûmdur ne de olsa.

Isabel Allende – Cinayet Oyunu
Korku - Gerilim / 3 Şubat 2018

Kitap Adı: Cinayet Oyunu Yazar: Isabel Allende Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 512 Yeniden ağzını bağlamak zorundayım. Dinlenmeye çalış, ben bu gece dönerim; çünkü öyle her saat girip çıkamam. İnanmayacaksın ama dışarıda sabah vakti. Bu odanın duvarlarında acayip bir malzemeden yapılmış perdeler var, siyah muşamba ya da kauçuklu branda bezinden ağır bir şey ama az çok esnek, su geçirmiyor, bu yüzden sana hep geceymiş gibi geliyor. San Francisco’da işlenen bir dizi cinayet, bu cinayetleri çözmek için bilgisayarları başında hafiyeliğe soyunan, dünyanın dört bir yanından bir grup oyuncu… ve oyunculardan birinin annesinin kaçırılmasıyla tetiklenen esrarlı bir kovalamaca. Isabel Allende’nin alışılmış tarzının dışına çıkarak polisiyeye göz kırptığı ve her zamanki gibi titizlikle dokuduğu Cinayet Oyunu’nu soluk soluğa okuyacaksınız.

Claudine Monteil – Özgürlük Aşıkları
Anı / 30 Ocak 2018

Kitap Adı: Özgürlük Aşıkları Yazar: Claudine Monteil Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 296 Simone de Beauvoir ile Jean-Paul Sartre’ın birlikteliği, 20. yüzyılı bir uçtan öbür uca geçen bir aşk hikâyesi, bir dava yoldaşlığı. Aralarındaki, evlilikten çok daha güçlü bir bağ; başka aşkların, uzun ayrılıkların koparamadığı bir ilişki. İnsan hakları savunuculuğundan özgürlük yoluna adanmış bir edebiyata, Cezayir bağımsızlık savaşı ve Vietnam’dan kadınların özgürleşme hareketine kadar birçok kültürel kavgada, siyasal davada birlikte savaşarak güçlendirdikleri bir can yoldaşlığı. Beauvoir’la birlikte uzun yıllar kadın hakları uğrunda savaşım vermiş olan Claudine Monteil, bu iki özgürlük âşığının çapraz biyografisinde, hem büyük bir aşk öyküsünü romansı öğelerle dile getiriyor, hem de 20. yüzyıla damgasını vurmuş iki aydının yazınsal ve düşünsel serüvenlerini aktarıyor. Özgürlük Âşıkları’nın öyküsünü, Sartre’ın doğumunun 100. yılında Elif Gökteke’nin Türkçesiyle sunuyoruz.

Yusuf Atılgan – Aylak Adam
Roman / 30 Ocak 2018

Kitap Adı: Aylak Adam Yazar: Yusuf Atılgan Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 192 Düşünüyordu: “Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umulur. Ama beş-on dakikada ölüyor. Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam’ı, yayınlandığı günden bu yana edebiyatımızın en sevilen, üzerinde en çok tartışılan romanlarından biri oldu. Roman, 60’lı yılların başında bizimle birlikte tüm dünyada da konuşulmaya başlanan kentli aylak aydın bireyi konu alıyordu. Bugün artık çağdaş klasiklerimiz arasında yer alan Aylak Adam’ın dikkat çektiği entelektüel sorunlar güncelliğini koruyor. Yeni kuşaklar için, yeni baskısıyla Can Yayınları’nda.

Halide Edib Adıvar – Ateşten Gömlek
Roman / 30 Ocak 2018

Kitap Adı: Ateşten Gömlek Yazar: Halide Edib Adıvar Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 256 Ateşten Gömlek, cepheden, romanda anlatılan kişilerle omuz omuza yaşamış birinden gelen bir yapıt. Kurtuluş Savaşı’nın ateşten gömleğinin içinden çıkmış bir roman. Halide Edib Adıvar, her birini yakından tanıdığı roman kişilerini, yani silah arkadaşlarını içtenlikle, çağına ve yaşanan acı olaylara sorumlulukla tanıklık ederek anlatıyor. Bağımsızlık savaşımızı bütün gerçekliği ve canlılığıyla anlatan belki de en önemli roman, Ateşten Gömlek. İhtilal ve isyan günlerinden beri koza, kurt, kelebek devirleri tetkik edilen mahlûkat gibi Sakarya silâh arkadaşlarımın “Ateşten Gömlek”te birkaç solgun aksini İstanbul, ihtilal ve ordu günlerinden alıp kâğıt üstüne koymaya çalıştım. İstediğim gibi olmadığı için silâh arkadaşlarımdan af dilemek isterdim. Bize onlar ilham ettiler.

Umberto Eco – Gülün Adı
Roman / 25 Ocak 2018

Kitap Adı: Gülün Adı Yazar: Umberto Eco Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 605 “Gülün Adı” adlı bu dev romanıyla bir anda dünyanın dört bir yanında ünlenen İtalyan yazarı Umberto Eco, aslında çok yönlü bir bilimadamı. İtalya’da, Bologna Üniversitesinde öğretim üyesi, semiolog, tarihçi; filozof, estetikçi, ortaçağ uzmanı ve James Joyce üzerine derin araştırmalar yapmış biri. Umberto Eco’nun bu ilk romanı, 1980’de İtalya’da ilk yayımlanışından bu yana sayısız basım yaptı ve dünyanın pek çok diline çevrildi. Dünyada olağanüstü bir ilgi uyandıran bu romanın yankıları hala sürüyor. Filmi de dünyada büyük yankılar uyandırdı. Bu romanın başarısında, kuşkusuz, yazarın ortaçağ konusunda derin ve dolaysız bilgisinin büyük payı var. Tam anlamıyla ve her bakımdan ortaçağ dünyasını yansıtmakla birlikte “Gülün Adı” kesinlikle çağdaş bir roman; çağdaş romana yepyeni ve uzun soluk getiren özgün bir roman. Bir anlamda ortaçağda geçen, Hıristiyanlık düşüncesini tartışan tarihsel bir roman, bir anlamda da ustaca kurulmuş polisiye ve sürükleyici bir öykü. Ve en önemlisi olağanüstü bir dil ve benzeri az bulunur bir sanat yapıtı. Bu ünlü romanı İtalyanca aslından başarıyla Türkçeye çeviren Şadan Karadeniz’in titiz ve uzun çalışmasını da burada hayranlıkla belirtmemiz gerekiyor. Umberto Eco’nun yayınlarımız arasında çıkan ikinci dev romanı “Foucault Sarkacı” da, “Ortaçağı Düşlemek” adlı deneme kitabı da yine Şadan…

Knut Hamsun – Rosa
Roman / 19 Ocak 2018

Kitap Adı: Rosa Yazar: Knut Hamsun Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 200 Knut Hamsun, benzersiz üslubuyla, yolu Nor-veç’in liman kentlerinden birine düşen gezgin öğrenci Parelius’un yanında kendi dünyasına götürüyor bizi. Güzel, çekingen tavırlı Rosa’ya gönlünü kaptıran Parelius’un izinde, henüz gelişmekte olan para ekonomisindeki dalgalanmaların, insanların sosyal, ekonomik, hatta duygusal yaşamlarında yarattığı sarsıntıları göz önüne seriyor Hamsun. İnsanın çevresini saran amansız boşluğu maddiyatla doldurmanın ancak görünüşte mümkün olduğu bu yeni dünyada, mutluluğun tanımının da değişen pek çok şeyden biri olduğunu bütün çıplaklığıyla yüzümüze haykıran Rosa, Nobel ödüllü büyük yazarın en önemli yapıtları arasındadır. Bu güzel kitabı Behçet Necatigil’in çevirisiyle yayımlıyoruz.

Heinrich Böll – Saat Dokuz Buçukta Bilardo
Roman / 13 Ocak 2018

Kitap Adı: Saat Dokuz Buçukta Bilardo Yazar: Heinrich Böll Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 260 Dokuz Buçukta Bilardo, Almanya’nın Ren bölgesinde yaşayan Fahmel ailesinin öyküsünü üç kuşak boyunca anlatırken, 20’nci yüzyılın ikinci yarısındaki Alman Toplumuna eleştirel bir bakışla yaklaşıyor. Heinrich Böll, Fahmel ailesinin çelişkilerle dolu yaşamındaki ana çatışmayı ‘manda’ ve ‘kuzu’ simgeleriyle yorumluyor; Faşizmin ve Nazizmin simgesi olan ‘mandanın ilahi sırlarından yiyenler’le ‘Tanrının kuzusu olanlar’ arasındaki çatışma aynı zamanda bağımsız düşünceye sahip bireylerle oportünist çoğunluk arasındaki çatışmanın yansıması oluyor. Fahmel ailesi içindeki bu çatışma, Alman toplumu içindeki çatışmanın izdüşümüdür. Kardeşi kardeşe vurduran, karı kocayı ayrı düşüren, arkadaşlıkları bitiren bu çatışmanın hesaplaşması, 1958’in eylül ayında Baba Fahmel’in doğum gününde yapılır. O gün biraraya gelen aile bireyleri arasından biri, çocuklarını elinden alan, kendisinin aklını yitirmesine neden olan bu temel çatışmanın öcünü beklenmedik ve çok çarpıcı bir biçimde alır. Heinrich Böll’ün bütün yapıtlarında görülen duyarlıklı gözlem gücü, eleştirel yaklaşım, alaycılık ve hümanizma, bu romanda da yine önde. Yazarın önemli yapıtlarından biri olan Dokuz Buçukta Bilardo’yu yeni ve özenli çevirisiyle okurla yeniden buluşturuyoruz.

Henri Beyle Stendhal – Kızıl ile Kara
Roman / 7 Ocak 2018

Kitap Adı: Kızıl ile Kara Yazar: Henri Beyle Stendhal Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 556 Geniş okur kitlesi, ünlü Fransız yazarı “Stendhal”i, iki büyük romanın, “Kızıl ile Kara” ve “Parma Manastırı”nın yazarı olarak tanır. Yaşadığı ve yazdığı dönemde büyük bir ilgisizlikle karşılaşan yazar, bugün Fransız ve dünya yazınının değişmez, tartışılmaz büyüklerinden biridir. Yaşadığı dönemde, kurulu düzenin dinsiz, ahlaksız ve tehlikeli bir düşmanı olarak nitelenen Stendhal, çağdaşlarından çok değişik bir yazardır. Anlatımında süsten, abartıdan sürekli olarak kaçınmıştır. Yurttaşlık Yasasının kuru, yalın, kesin anlatımını, bütün anlatımlardan üstün tutmuştur. Her şeyden önce açıklığı, yalınlığı, doğruluğu, kısacası gerçeği aradığı için seçer bu yolu. Dünyanın en iyi on romanından biri sayılan “Kızıl ile Kara”, özellikle “Ataç”ın çevirisiyle her zaman sevilen hayranlıkla okunan bir başyapıttır.

Thomas Mann – Mario ile Sihirbaz
Hikaye / 7 Ocak 2018

Kitap Adı: Mario ile Sihirbaz: Toplu Öyküler 2 Yazar: Thomas Mann Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 224 Mario ile Sihirbaz / Toplu Öyküler II, aralarında çok sevilen ve bu kitaba adını veren “Mario ile Sihirbaz”ın da bulunduğu, Thomas Mann’ın geç dönem öykülerini bir araya getiriyor. Yazarın 1919-1943 yılları arasında kaleme aldığı geç dönem öyküleri, Toplu Öyküler’in birinci cildi Zor Saat’te yayımlanan erken dönem öykülerinden farklı bir izleğe sahip. Zor Saat’teki öykülerinde daha çok sanatçı sorunsalına odaklanan yazar, ikinci cilt Mario ile Sihirbaz’da gözlem gücünü bu kez keskin insanın en derin, en kuytu duygularını betimlemek için kullanıyor. Mario ile Sihirbaz, kesin, açık ve dolaysız diliyle Alman öykücülüğüne yeni bir üslup getiren Nobel ödüllü Thomas Mann’ın, hayranlık verici bir olgunluk dönemi eseri. Herkesi bekletiyordu, bunun doğru ifadesi herhalde böyledir. Sahneye çıkışını geciktirerek gerilimi artırıyordu. Bu tavrı anlaşılıyordu da, ama sonsuza kadar değil. Dokuz buçuğa doğru seyirciler alkışa başladı, – alkışlamak aynı zamanda alkış isteğini de dile getirdiğinden haklı sabırsızlıklarını ifade etmenin sevimli bir şekliydi. Ufaklıklar için buna katılmak eğlencenin parçasıydı. Her çocuk alkış tutmayı sever.

Sabiha Sertel – Roman Gibi
Anı / 6 Ocak 2018

Kitap Adı: Roman Gibi Yazar: Sabiha Sertel Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 272 Türkiye’nin basın hayatında unutturulamayacak bir yere sahip olan Sabiha Sertel, anılarında, bir kadın ve bir toplumcu olarak, gerçek bir demokrasinin kurulması için verdiği mücadelelerin dökümünü yapıyor. 1910’lardan 1950’lere dek uzanan yoğun ve çalkantılı bir dönemin bir röportaj canlılığı ve bir roman akıcılığı ile belgelendirilmiş anlatımı… Ülkemizde çağdaş basının temelini atanlardan biri olan Sabiha Sertel’in anılarından bugün için de çıkarılacak hayli dersler var.

J.M. Coetzee – Barbarları Beklerken
Roman / 3 Ocak 2018

Kitap Adı: Barbarları Beklerken Yazar: J.M. Coetzee Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 200 Nobel ödülü sahibi J. M. Coetzee, bu romanında hayalî bir imparatorlukta geçen olayları anlatıyor. Ancak, yazarın 1970?ler Güney Afrika?sına gönderme yaptığını seziyoruz. Geniş topraklara yayılmış bir imparatorluğun en ucundaki bölgede yaşayan Barbarlar, sözümona, ayaklanmak, imparatorluğu tehdit etmek üzeredirler. Onları bastırmak bahanesiyle merkezden gönderilen Albay ve emrindekiler, müthiş bir işkence ve kıyım başlatırlar. Bu olaylar, o bölgede görevli, yıllardır başkentin yüzünü görmemiş Sulh Yargıcı?nın ağzından aktarılır. Barbarları Beklerken, ürkütücü bir zorbalığın öyküsünü dile getirmekle birlikte, öncelikle bir aşk, sevecenlik, bağışlama ve insancıl duygular romanı. Coetzee roman kişilerini, olayların geçtiği ortamı öylesine ustaca aktarıyor ki, karakterlerin hiçbiri karikatürleşmeden, iyi ve kötü yanlarıyla somutlaşıyor. Coetzee zorbalara da, onların kurbanlarına da aynı insancıl tavır içinde yaklaşıyor. Barbarları Beklerken?i okurken, bir yandan az gelişmiş ülkelerde yıllardır oynanan siyasal oyunları izleyecek, öte yandan alışılmadık ama gerçek, sarsıcı bir aşka tanık olacaksınız.

Andre Gide – Vatikan’ın Zindanları
Roman / 30 Aralık 2017

Kitap Adı: Vatikan'ın Zindanları Yazar: Andre Gide Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 231 “Andre Gide”in alıntılarının dünyada ve ülkemizde gördüğü büyük ilgi yeterince bilinir. Vatikan’ın zindanları, birbirinden şaşırtıcı olayları, birbirinden ilginç kişileriyle, bu anlatıların belki de en çekicisi, en sürükleyicisidir. Gide bu kitapta eski ile yeniyi, alaycılıkla şiirselliği benzersiz bir ustalıkla kaynaştırır…

Baki Öz – Atatürk’ün Anadolu’ya Gönderiliş Olayının İçyüzü
Tarih / 30 Aralık 2017

Kitap Adı: Atatürk'ün Anadolu'ya Gönderiliş Olayının İçyüzü Yazar: Baki Öz Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 174 “Öğretmen Dünyası”, “Kemalist Ülkü”, “Cem”, “Nefes”, “Gönüllerin Sesi”, “Yurtta Birlik”, “Milliyet”, “Aydınlık” ve “Teori” gibi gazete ve dergilerde Atatürk, Milli Mücadele, Alevi kültürü v e tarihiyle ilgili birçok makalesi yayınlanmıştır. Aleviliğin tarihsel gelişimiyle ilgili yoğun çalışmalar içerisindedir.

Colm Toibin – Deniz Fenerindeki Işık
Roman / 29 Aralık 2017

Kitap Adı: Deniz Fenerindeki Işık Yazar: Colm Toibin Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 280 Deniz Fenerindeki Işık, ölüm, ahlak ve kişilik çatışmaları üzerine yazılmış bir roman. Kahramanların her birinin kendi kişisel tarihiyle yüzleştiği, sevginin ve ‘aile’nin doğasına unutulmaz açılar açan, şaşırtıcı derecede zekice yazılmış, etkileyici bir yapıt. İnsan hayatının anlamlılığını cesaretle, tutkuyla dile getiren Deniz Fenerindeki Işık, bir yandan da çağımızın en korkunç hastalığı AIDS’e bireysel ilişkiler açısından farklı bir pencere açıyor.