Jasper Kent – Oniki
Korku - Gerilim / 9 Aralık 2017

Kitap Adı: Oniki Kitap Serisi: Danilov Beşlisi Serisi 1. Kitap Yazar: Jasper Kent Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 528 Napoléon, Rusya seferinde dayanılmaz kış koşullarına mı yenildi, yoksa işin içinde başka güçler de var mıydı? Rusya 1812 sonbaharında başa çıkılmaz bir düşmanla karşı karşıyadır: Napoléon Bonaparte’ın Büyük Ordu’su. Rus şehirleri Fran-sızlara birer birer teslim olmuş, İmparatorluğun kalbi Moskova’yı kurtarmak ancak bir mucizeye kalmıştır. Bir grup üst rütbeli Rus asker, son çare olarak Opriçniki adı verilen, Hıristiyan Avrupa’nın uzak köşelerinde efsane olmuş on iki savaşçının yardımına başvurur. Sadece geceleri ve yalnız başlarına savaşan çe-te, koca bir savaşın kaderini değiştirir. Ancak Yüzbaşı Aleksey, çetenin yolu üzerindeki ölüm haberlerinden şüphelenir. Asıl karabasanın henüz başlamadığını kısa sürede anlayacaktır… “Gerçek tarihî olaylar, sınırsız fantezi ve hiç eskimeyen halk hikâyeleri. Roman, esrarlı olayları, dehşet duygusunu ve tarihi inanılmaz bir ustalıkla birleştiriyor.” Fantasy Book Review “Tarihî romanla kara fantezinin kusursuz bir bileşimi, benzersiz bir gerilim.” Lisa Tuttle, The Times “İnsan olmayan varlıkların yarattığı dehşetin, insanların yarattığı dehşeti vurguladığı bir roman.” New York Times Book Review

Roberto Bolano – Tılsım
Roman / 6 Aralık 2017

Kitap Adı: Tılsım Yazar: Roberto Bolano Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 144 Bu bir korku hikâyesi. Bir tür polisiye, Fransızların “kara roman” dedikleri türden, hatta bir dehşet hikâyesi. Ama öyle görünmeyecek gözüne, çünkü bu hikâyenin anlatıcısı benim. Benim tarafımdan aktarıldığı için, öyle olduğunu fark etmeyeceksin. Oysa bu, özünde korkunç bir suçun hikâyesi. 1968 yılında, México’da, polis ve askerler üniversiteyi bastığında saklandığı tuvalet kabininden on küsur gün çıkmayan Uruguaylı Auxilio Lacouture’nin dudaklarından şiir gibi dökülen bir anlatı Tılsım. Roberto Bolaño, Vahşi Hafiyeler’den filizlendirdiği bu romanda, “Meksikalı şairlerin anası” Auxilio’nun hayatıyla hayallerini kesiştiriyor. Tılsım, Latin Amerika’nın baskıcı rejimleri tarafından yaşamları örselenen nesillere bir ithaf niteliğinde.

Mickey Spillane – Kanun Benim
Polisiye / 3 Aralık 2017

Kitap Adı: Kanun Benim Yazar: Mickey Spillane Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 258 “… Sen polissin Pat; kurallar elini kolunu bağlar. Amirin var, amirinin amiri var. Ben canımın istediğinin kıçına indirebilirim tekmeyi. Beni işimden atacak kimse yok. Zımbalanırsam aldıran olmaz… Bugünlerde bir gün deliklli demirim elimde, katil de karşımda olacak… Jack nasıl öldüyse katil de öyle ölecek…”

Mickey Spillane – Öp Beni Öldüresiye
Polisiye / 3 Aralık 2017

Kitap Adı: Öp Beni Öldüresiye Yazar: Mickey Spillane Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 272 Mike Hammer: en yürekli, en çılgın, en zeki, en çapkın, en bıçkın, en maço özel dedektif. Mickey Spillane”in yarattığı, ama yazarından çok daha ünlü olan bu roman kahramanının serüvenleri, dizinin ilk kitabı olan Kanun Benim”den bu yana tüm dünya okurları tarafından merakla, heyecanla izleniyor. Öp Beni Öldüresiye, bakmaya kıyamayacağınız kadar güzel, seksi, ama bir o kadar ölümcül sarışınların, yeraltı dünyasındaki acımasız patronların ve gaddar tetikçilerin entrikalarıyla örülü bir roman. Mike Hammer”in, bu entrikalar labirentinin çıkmazlarında o ünlü bıçkınlığıyla nasıl çalım attığını bir solukta okuyacağınıza inanıyoruz. Filmi de çekilmiş olan Öp Beni Öldüresiye, soluk kesen bir polisiye öykü olmanın yanı sıra, Amerikan yeraltı dünyasının sırlarını, yeraltından yer üstündeki üst düzey yöneticilere uzanan ilişkiler ağını da gözler önüne seriyor.

Mickey Spillane – Karanlık Yol
Polisiye / 3 Aralık 2017

Kitap Adı: Karanlık Yol Yazar: Mickey Spillane Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 280 Amerikan polisiye roman edebiyatının önemli adlarından Mickey Spillane, yarattığı Mike Hammer tipinin yer aldığı yirmiden fazla romanıyla bütün dünyada 140 milyon kişiyle buluşmuştur. Özel dedektif Mike Hammer hâlâ türünün en sert örneği olarak kabul edilmekte. Mickey Spillane uzun yıllar ara verdikten sonra, Mike Hammer´ı yeni bir serüveniyle bir kez daha sahneye çıkarıyor. Mike Hammer´ı eski dostu Marcos Dooley vurulunca, onun sakladığı 89 milyar dolarlık mafya senedinin peşinde sürdürülen bir sürek avına katılan dedektifimizi, hem bu serveti ele geçirmek isteyen mafya babaları hem de kara paranın peşinde olan federal hükümet yetkilileri rahat bırakmıyor. Mike Hammer bu paramın yerini biliyor mu? Bu ölümüne yarışta kazanan kim olacak ve ne pahasına? Eski dost Mike Hammer´le buluşmak isteyenlerin kaçırmaması gereken bir roman. Bir solukta okunacak, heyecan ve serüven dolu bir yolculuk.

Mihail Bulgakov – Genç Bir Köy Hekimi
Roman / 3 Aralık 2017

Kitap Adı: Genç Bir Köy Hekimi Yazar: Mihail Bulgakov Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 200 Birinci Dünya Savaşı sırasında, 1916 yılında üniversiteden diplomasını alan genç doktor Bulgakov gönüllü olarak Kiev’de çalışmaya gitti. Smolensk bölgesinin küçük bir köy hastanesinde çalışmak, genç doktorun bir genç yazar haline gelmesinde büyük bir rol oynadı. Rusya yeni bir devrime ve içsavaşa doğru sürüklenirken Bulgakov, Rus halkını en çıplak haliyle ve en hayati sorunlarıyla tanıdı.Korku içinde yaptığı ilk ameliyatıyla genç bir kızın hayatını kurtaran genç doktor, başka bir gün morfin kullanmaya başlamış meslektaşını kurtarmaya çalışır. Fakat trajik ve dehşet verici görünen her şey Bulgakov’da hayatın ciddi mizahıyla anlatılır.Bulgakov’un hayatının bu ilk doktorluk dönemini anlatan “Bir Doktorun Olağanüstü Serüvenleri”, “Genç Bir Köy Hekiminin Hatıraları”, “Ben Öldürdüm” ve “Morfin” adlı öyküleri Türkçede ilk kez bu kitapta bir araya geliyor.

Michael Cunningham – Gece İnerken
Roman / 2 Aralık 2017

Kitap Adı: Gece İnerken Yazar: Michael Cunningham Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 288 Amerikalı yazar Michael Cunningham, modernkentlerde yaşamlarını sürdüren bireylerin derin iç çelişkilerini, psikolojik sorunlarını ustaca anlatıyor. Biri sanat simsarı, diğeri dergi editörü olan Peter ve Rebecca Harris, Manhattan, So-Ho’da yaşayan, kırklı yaşlarda, görünürde mutlu olmak için gereken her şeye sahip bir çifttir. Bir gün Rebecca’ya ikizi kadar benzeyen erkek kardeşi Mizzy yanlarına gelir. Yirmi üç yaşında, uyuşturucu bağımlılığıyla başı dertte, yönünü henüz bulamamış bir ilah kadar güzel Mizzy’nin gelişinden sonra, Peter birlikte çalıştığı sanatçıları, yapıtlarını, kendi kariyerini, kısaca o güne kadar özenle kurduğu dünyasını sorgulamaya başlar. Michael Cunningham’ın Pulitzer Ödülü kazanan ve beyazperdeye de aktarılan yapıtı Saatler gibi, Gece İnerken de, günümüzün yaşam biçimini tekrar tartmamız gerektiğini vurguluyor. Şoklar ve artçı şoklarla devam eden roman, güzelliğin anlamı, işlevi ve aşkın yaşamımızdaki yeri konusunda tartışmalar açıyor. Sonunda, Peter sadece sanatçıların değil, kendisinin, karısının, hatta insanların kendilerini yenilemeleri gerektiğini anlıyor. Yaşamın yeniden yeniden yaratılması şart. Değişmez mutlu sonlar yok. Ama bir tek şey önemli: bağışlamak.

Michael Cunningham – Saatler
Roman / 2 Aralık 2017

Kitap Adı: Saatler Yazar: Michael Cunningham Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 230 Bu roman, yazarı Michael Cunningham’a 1999 yılında, Amerika’nın en önemli iki edebiyat ödülünü kazandırdı. Saatler, 1941’de intihar eden Virginia Woolf’un yaşamına ve ölümüne göndermelerle dolu bir roman. Hem Virginia Woolf’un yaşamından, hem de onun Bayan Dalloway adlı ünlü romanından beslenen Saatler, üç kadının yaşamlarını üç ayrı zaman diliminde, ama üç koşut anlatımda sunuyor: Virginia Woolf, New York’lu editör Clarissa Vaughan ve Kaliforniyalı ev kadını Laura Brown. Birbirinden bağımsız görünen ama göndermelerle, benzeşmelerle ve ortak kahramanlarla hem birbirinin içine yansıyan, hem de Bayan Dalloway romanına bağlanan öyküler, toplumun koyduğu kurallara yüreklice karşı koyan, aşk ve dostluk, umut ve umarsızlık, başarı ve başarısızlık kıskacında sıkışıp kalan insanların yaşamlarından çarpıcı kesitleri anlatırken, varoluşumuzun nedenlerini de sorguluyor. İntihar izleri ile kadın ve erkek eşcinselliği, roman boyunca varlığını sürdürürken, Michael Cunningham, az bulunur bir ustalık ve yaratıcılıkla, iki kadının yaşamını Virginia Woolf’un yaşamına düğümlüyor, beklenmedik ve hüzünlü bir çözümde birleştiriyor. Berrak, güçlü ve şaşırtıcı derecede şiirsel bir anlatımla işlenen Saatler’de, bu üç kadının iç dünyalarının en kuytu köşelerine kadar erkek yazarlarda pek rastlanmayan bir başarıyla sokulan Michael Cunningham, tutku dolu, derinlikli ve çok etkileyici bir roman, bir başyapıt yaratmış.

Ayşe Sarısayın – Ansızın Günbatımı
Roman / 2 Aralık 2017

Kitap Adı: Ansızın Günbatımı Yazar: Ayşe Sarısayın Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 248 Kemikleşmiş değer yargılarına bağlılık mı, kendi olmak savaşında korkusuzca yol alıp gitmek mi?! Dıştan bakıldığında her şey ne kadar düzgün: Eğitimli, saygın anne baba, okuyup yetişen üç kız evlat, evin yaşlı büyüğü anneanne… Ama Ayşe Sarısayın, bu düzgün dünyaya içerden bakmayı yeğliyor ve son dönemin acı, hesaplaşması, düşbozumu en ağır romanlarından birini kaleme getiriyor. Ansızın Günbatımı büyük kentlerde yaşayan, hali vakti az buçuk yerinde hemen herkesin hayatından cesur, sarsıcı çözümlemeleriyle derin iz bırakacak…

Paul Auster – Leviathan
Roman / 29 Kasım 2017

Kitap Adı: Leviathan Yazar: Paul Auster Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 224 Daha önce “Ay Sarayı”, “Yalnızlığın Keşfi”, “Son Şeyler Ülkesinde”, “Şans Müziği”, “Kırmızı Defter” adlı kitaplarını yayınladığımız Paul Auster’in son romanı simgesel bir ad taşıyor: LEVIATHAN (Tevrat’taki efsane ejderi). “Leviathan”, bir kadının bulduğu bir adres defterinden kendisine bir kimlik seçmesiyle başlıyor. Ya da birden, hiç beklenmedik, sarsıcı bir ölümle. Ya da Aaron oturup en sevdiği arkadaşı Benjamin Sachs’ın öyküsünü anlatmaya başlayınca. Aaron, evliliğini kıskandığı, zekasına hayran olduğu Sachs’ın öyküsünü anlatmak istiyor, çünkü Sachs’la ilgili soruşturmayı yürütenler onun için bir öykü uydurmadan önce kendisi doğruyu yakalamak istiyor. Belki bir kaza sonucu balkondan düşen ya da bilerek kendisi atlayan Sachs ortadan kaybolmuştur. Arada bir ortaya çıkarak deli saçması şeyler söyleyip sır olur. İlk kitaplarından bu yana bize rastlantı ile yazgının toslaştığı dünyalar yaratan, insanlardan uzak kahramanların ardısıra bizi gizemli, yürek burkucu yolculuklara çıkanan Paul Auster, bu yedinci romanında dostluk ve ihaneti, cinsel tutku ve yabancılaşmayı konu alıyor. Amerika’nın en özgün yazarlarından biri olan Paul Auster’dan bir polisiye gerilimine sahip ürpertici, ürpertici olduğu kadar eğlendirici, iç gıdıklayıcı ve içten içe yankılanan bir roman.

Julio Cortazar – Cinayeti Gördüm
Hikaye / 27 Kasım 2017

Kitap Adı: Cinayeti Gördüm Yazar: Julio Cortazar Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 184 Bu kitapta, fantastik kısa öykünün büyük ustalarından Julio Cortazar’ın en güzel öykülerinden bir seçki sunuyoruz. Seksek adlı başyapıtıyla geleneksel roman yapısını altüst eden Cortazar, bu öykülerinde gerçekliğin görünen yanından çok, görünen ardındakine yöneliyor. Cortazar’ın öyküleri, Taocu Çin Klasiği Zhuangzi’deki bir öyküyü anımsatır: Rüyasında kelebek olduğunu gören bir adam, uyandığında, rüyasında kelebek olduğunu görmüş bir adam mı, yoksa rüyasında insan olduğunu görmüş bir kelebek mi olduğunu anlayamaz. Cortazar’ın belki de en ünlü öyküsü olan “Şeytanın Salyaları”, 1966’da Michelangelo Antonioni tarafından “Blow-Up” adıyla beyazperdeye uyarlanmış, film ülkemizde “Cinayeti Gördüm” adıyla gösterilmişti. Yaşamın bir yanılsama olduğunu anlatan bu öykü, Nihal Yeğinobalı’nın dilimize kazandırdığı bu kitaba da adını verdi.

Paulo Coelho – Beşinci Dağ
Roman / 26 Kasım 2017

Kitap Adı: Beşinci Dağ Yazar: Paulo Coelho Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 235 ‘Beşinci Dağ’, İlyas Peygamberin romanlaştırılmış öyküsü. İ.Ö. 870 yılında İsrail’den ve bu ülkenin korkunç kraliçesi Yezavel’den kaçıp Fenike’ye sığınan İlyas, orada, Tanrının İsrail’e yeniden dönmesine izin vereceği günü beklerken, ona kucak açan, evinde ağırlayan dul kadına ve oğluna büyük bir sevgiyle bağlanır. Ne var ki, Asurluların saldırısıyla yerle bir olan Akbar kentinde, sevdiği ve hiçbir zaman açılamadığı bu güzel kadın yıkıntılar altında kalarak can verir. İlyas, sevgisinin gücüyle, ona verdiği sözü yerine getirmek için, Akbarlılara önderlik edip kentin yeniden kurulmasını sağlar. Tanrının çağrısı üzerine, sevdiği kadının, sonradan kenti yönetecek olan oğlunu orada bırakarak İsrail’e geri döner. Beşinci Dağın doruğunda, başımıza gelen felâketlerin birer ceza değil, aşmamız gereken bir meydan okuma olduğunun bilincine varır. Paulo Coelho’ya göre, yaşamımızda karşılaştığımız engellerin, acıların, hüzünlerin hepsi, erince ve mutluluğa açılan birer kapı. Bu erince ve mutluluğa ulaşmanın giziyse, “hiçbir zaman vazgeçmemek”. Yazdığı kitaplarla bugüne kadar dünyada yirmi milyondan fazla okurla buluşan Paulo Coelho, sıcak ve usta anlatımıyla bir kez daha büyülüyor okurlarını.

Jane Austen – Mansfield Park
Roman / 23 Kasım 2017

Kitap Adı: Mansfield Park (Umut Parkı) Yazar: Jane Austen Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 488 Mansfield Parkı, tıpkı Emma gibi, Jane Austen’ın olgunluk dönemi romanlarındandır. Gerçi zina, Austen’ın romanlarında pek rastlanan bir tema değildir, ama huzur içinde yaşayan ev halkını birbirine kattığında, hiç umulmadık sonuçlara yol açacaktır. Romanın kadın kahramanı Fanny Price, bu sonuçlarla mücadele etmek zorunda kalacak, bu arada bir yandan kendi duygularıyla yüzleşirken, bir yandan da yakın çevresinden gelen baskılara karşı koyması gerekecektir. Mansfield Parkı, gerek anlatım biçimi, gerek dini ve dinsel görev bilincini tartışması bakımından Austen’ın en ciddi romanıdır. Fanny Price, Bertram ailesinin kır evlerinde onların elinde yetişmiş, pek ilgi gösterilmeyen, içekapanık bir kızdır. Roman geliştikçe gerçek bir kahramana dönüşecek, ahlakî yetkinliği sayesinde sonunda kendisini Bertram ailesine bütünüyle kabul ettirecektir. Aşk ve Gurur ve Emma gibi Mansfield Parkı’nı da Nihal Yeğinobalı’nın yetkin Türkçesiyle sunuyoruz.

Julio Cortazar – Seksek
Roman / 22 Kasım 2017

Kitap Adı: Seksek Yazar: Julio Cortazar Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 752 Seksek oyunu, ayağın ucuyla itilen bir taşla oynanır. Oyun elemanları şunlar: kaldırım, irice bir çakıltaşı, ayakkabı ve tebeşirle çizilmiş güzel bir çizgi, renkli tebeşir tercih edilir. En üstünde çizginin Gökyüzü hanesi bulunur ve en altta Yeryüzü; taşı iteleye iteleye Gökyüzü’ne ulaşmak çok zordur; ne denli nişan alsan, ne denli dikkatlice atsan ve itelesen de zordur, taş çizgi üstüne gelir veya çizgi dışına çıkar. Julio Cortázar’ın başyapıtı Seksek, ilk yayımlandığı 1963 senesinden beri Latin Amerika edebiyatının en çok tartışılan, sonraki kuşak yazarlar üzerinde en çok iz bırakan eserlerindendir. Antiroman diye de nitelenen ve “anlatı” ile “anlatının yarattığı çağrışımlar” üzerine inşa edilen Seksek’in başındaki okuma planında, maceracı okurlara alternatif bir “sıçrayarak okuma” düzeni sunulur. Bu okuma biçimi, seksek oyununu andırır. Okuru kurmacanın etkin bir unsuruna dönüştüren bu sıçramalar, yalnızca romanın okuma biçiminin değil, yaratılan kişilerin, dolayısıyla insanlığın içinde yaşadığı dünyanın da parçalanmışlığını simgeler.

Patrick Süskind – Güvercin
Roman / 19 Kasım 2017

Kitap Adı: Güvercin Yazar: Patrick Süskind Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 96 Daha önce yayımladığımız ve aralıksız yeni basımlarını yaptığımız “Koku” adlı romanıyla, bütün dünyada olduğu gibi yurdumuzda da alışılmadık kalabalıklara ulaşan genç Alman romancısı Patrick Süskind’in bu ikinci romanını, “Güvercin”i de yine usta çevirmen Tevfik Turan’ın Türkçesiyle sunuyoruz. Bu kısa romanın başkişisi Jonathan Noel, olaylardan kaçan, içine kapanık, sıradan bir insandır. Yıllardır bir bankanın bekçiliğini yapmaktadır. Bütün yaptığı da bankanın müdürünü karşılamak, arabasının kapısını açmaktır. Paris’te bir çatıkatında yaşamakta, bu katın sahibi olmaya çalışmaktadır. Ama birgün karşısına çıkan bir güvercin, bu sıradan insanın tekdüze yaşamını altüst eder. Patrick Süskind, gerçekten okutmasını bilen usta bir yazar. “Koku” gibi “Güvercin”i de bir solukta büyük bir ilgi ve keyifle okuyacağınızdan hiç kuşkumuz yok.