Favell Lee Mortimer – Asya’da Uzaklarda

Asya'da Uzaklarda: Misyonerlerin Masum Olmayan Seyahat Notları Kitap Kapağı Asya'da Uzaklarda: Misyonerlerin Masum Olmayan Seyahat Notları
Favell Lee Mortimer
Destek Yayınları
136

Misyonerlik faaliyetlerinin iç yüzünü anlatan gerçek tarihi bir belge
Elinizdeki kitap aşağıdaki cümlede özetlenen düşünce tarzı ile Hıristiyan misyonelerin Asya'da yaptıkları seyahatlerin notlarını tuttukları bir eserdir.
"Asya, Tanrı'nın oğlunun doğduğu ve bir zamanlar yaşadığı yerdir ancak dünyada en fazla nüfus Asya'da olmasına rağmen en az Hıristiyan bu kıtada yaşar."
Hıristiyan gençlerin dünyada olup bitenlere duyarlı olması amacını taşıyan bu eserde özellikle 'Kutsal Topraklar' diye adlandırılan bölgeyi ellerinde bulunduran Türklere karşı aşağıdaki cümlelerde de görülebilecek olan gizli bir öfke ve İsrail'in kurulacağını müjdeleyen ifadeler vardır:
"Sonraları sapkınlaşarak putlara tapmaya başlayan Hıristiyanlara ceza olarak tanrı Türkleri göndermiş, onlar da kiliseleri camilere çevirmişlerdir"

"Tanrı bir daha kiliselerimizin Türkler tarafından camilere çevrilmesi cezasını vermesin!"

"Türk camilerinden gelen ezan sesini duymak ve insanları ne yapmaya çağırdığını bilmek insanı üzer çünkü insanlar Hz. İsa'ya değil Hz. Muhammet'in tanrısına ibadete çağrılmaktadırlar. Yani insanlar tanrısızlığa davet edilmektedirler."
"Çerkezistan güzel olmasına karşın mutsuz bir ülkedir. Ruslar bu insanları sürekli korku altında yaşatırlar ancak Çerkezlere daha çok zarar veren millet Türklerdir. Çünkü Türkler onları Müslüman yapmışlardır."
"Maalesef bir zamanlar bu diyarda yaşayan Museviler bu diyardan sürüldüler. Kutsal toprakların efendisi şu anda Türklerdir. Bildiğiniz gibi Türkler de Müslümandırlar."
"Bu topraklar Museviler günahlarını itiraf edip Hz. İsa'ya döndükleri zaman tekrar verimli, barışçıl ve kutsal olacaklar ve Hz. Zekeriya'nın sarf ettiği 'Diyecekler ki bir zamanlar harap olan bu yer şimdi Cennet Bahçesine dönüştü,' sözleri o gün gerçekleşecektir."

Uğur Koşar – Allah De Ötesini Bırak 2

Allah De Ötesini Bırak 2 Kitap Kapağı Allah De Ötesini Bırak 2
Uğur Koşar
Destek Yayınları
200

Allah niyetine göre verir

Allah bütün hazinelerinin anahtarını eline verdi. Dilediğin zaman kapılarını dua anahtarı ile açarsın. Dilediğin zaman semanın kapılarını açar, ölü toprağa hayat veren yağmurları indirirsin. Fakat istediğin şeyin hemen yerine gelmemesinden endişe edip umutsuzluğa düşme. Allah sorundan önce çözümü hazırlar.

Bazen hayat hayallerini alır elinden… Demek ki Allah sesini duymak istedi. Kalbini ve elini açarsın hemen ve sığınırsın seni yoktan var eden Hâlik'e. İşte bu buluşma ne güzel bir buluşmadır… Kalbin gerçek aşkına kavuştuğu andır.
O'nun vermesi senin niyetine göredir.

Biten bir şey için üzülme, kader sana daha iyisini hazırlamıştır; sadece zihnin geçmişe takılı bırakmak ister seni. Artık her şeyin farkındasın. Şükret ve yoluna aşk ile devam et…

Uğur Koşar – Allah De Ötesini Bırak

Allah De Ötesini Bırak Kitap Kapağı Allah De Ötesini Bırak
Uğur Koşar
Destek Yayınları
176

Allah her şeyden haberdardır, sanmayın ki size yapılan haksızlığa kayıtsız kalıyor. O, size bir annenin evladına yaklaştığı merhametten daha fazla merhamet duyandır. Duanın karşılığını takip etmeden "Allah de ötesini bırak". Kul Rabb'ini imtihan etmez. O'na tevekkülle yaklaştığında rahmetini tüm hücrelerinde hissedeceksin.

Karşında o kadar çok maskeli insan var ki onları tanımak için yoruluyorsun. Şayet dikkat edersen güzel olan bir şey var; o senin hakkını aldıkça, sen onun sevaplarından kazanıyorsun. O halde kaybettim diye üzülme, biraz daha derin bakarsan, aslında kazandığını fark edeceksin!..

Aşık olcaksın evet ama kalbini Allah aşkıyla yakacaksın...
Dünyanın geçici olduğunu, biteceğini İDRAK edeceksin; sadece sonsuz kudrete bağlanacaksın.
Allah'a bağlı yaşayacaksın. İşte Uğur Koşar bu kitap da sana herkes gibi Allah'ı anlatmıyor O'nu adeta hissettirip yaşatıyor!..
Psikolog Cavidan Ebru Kızıl

Yirmi yıldır terapi deneyimlerimde elde ettiğim sonuçlardan biri şudur ki; eksik olan parçaları yitirdiğini düşünen ve bunları arayarak çıkmazlara giren ve bunun da dışarıda olduğunu sanan çok büyük bir çoğunluk çeşitli psikolojik sorunlarla ruh sağlıklarını bozmuştur. Bu büyük çoğunluğa eserlerinde ve görüşlerinde öze dönüş yolunda katkı sağlayan, aradıklarını bulabilme cesareti ve ışığı olan Uğur Koşar Dostuma "Allah De Ötesini Bırak" ile özlerine dönebilmesi adına ışık olan eserinden dolayı en içten teşekkürlerimi sunuyorum...
Uzm. Psikolog Abdullah Topal

Serkan Özel – Canın Sağolsun

Canın Sağolsun Kitap Kapağı Canın Sağolsun
Serkan Özel
Destek Yayınları
280

Bir umutla beklediğim en güzel yarınsın...
Bir hayatın son sayfası olabilmekti mesele. Ya da toz tutmuş bir rafta unutulmuş bir kitap gibi ait olduğuna vefalı olabilmekti belki de.

Bunları düşünür oldum şu sıralar. Ben bunları düşünürken sanki sana doğru akıyor tüm saatler, saniyeler. Ve anladım ki biz seninle kendimizde bulmak istediklerimizi kaybetmenin ötesine geçemeyeceğiz hiçbir zaman. Şimdi her şeyi eksiltme vakti. Maviden geceyi, çaydan şekeri ve yalnızlıktan kendimi…

Çünkü seni seven o içimdeki çocuğun elini bırakalı çok oldu. Artık sana ayırdığım güzel günleri doldurdum. Bugün sondu…
-Serkan Özel-
Yazarın yayınevimizden çıkan diğer kitapları: Sıcak Ayaz, Kapalı Gişe Yalnızlık

Serkan Özel – Kapalı Gişe Yalnızlık

Kapalı Gişe Yalnızlık Kitap Kapağı Kapalı Gişe Yalnızlık
Serkan Özel
Destek Yayınları
216

Canı yanardı... "Geçmiş olsun!" derdim.
Yüreği burkulurdu... "Geçmiş olsun!" derdim.
"Ama seni seviyorum..." derdi. "Geçmiş olmasın!" derdim.
Niye biliyor musunuz?
Çünkü aşktı benim tek derdim...
Ama her şey gibi bu aşka da geçmiş oldu.
Zaten "Güzellik geçicidir..." demişlerdi ve haklıydılar çünkü benim sevdiğim de bir güzellik yaptı ve bizi geçmiş oldu.
Sonra ne mi oldu?
Sonrasını biliyorsunuz zaten...
Hem o benden geçmiş oldu hem de ben kendimden geçmiş oldum...
-Serkan Özel-

Serkan Özel – Sıcak Ayaz

Sıcak Ayaz Kitap Kapağı Sıcak Ayaz
Serkan Özel
Destek Yayınları
208

Ben sana ölümün kıyısında yaşama tutunmuş bir hayattan geliyorum.

Sonbahar yağmurunda sensiz ıslanacaksam, kahvemin yanında kahvesini yudumlayan sen olmayacaksan, kabustan korkarak uyandığımda sana sarılamayacaksam, beraber hayal kurup birlikte yaşayamayacaksam, beni sevdiğini söylemenin ne anlamı var ki? Madem bunları seninle yapamayacağım, daha fazla varlığına alıştırmadan git. Hiç olmazsa acıların tat versin bana. Nasıl olsa ben sevmekten vazgeçmeyeceğim. Bir gün olur da bunları benimle yaşamak istersen, ölüme terk ettiğin yerdeyim.
-Serkan Özel-

Osman Balcıgil – Dante’nin İstanbul Cehennemi

Dante'nin İstanbul Cehennemi Kitap Kapağı Dante'nin İstanbul Cehennemi
Osman Balcıgil
Destek Yayınları
296

"Cehennem'in en sıcak yerine kim gidecek?
Tabii ki ahlaki kriz esnasında tarafsız kalanlar!"

İtalyan kökenli Pisani ailesinin genç oğlu Duran, İlahi Komedya'yı İstanbul dekorunda oynamaya neden karar verdi?

Koyu bir Katolik olan Bayan Pisani ile gizemci Bay Pisani, oğullarının İstanbul Cehennemi'ne doğru çıktığı yolculuktan nasıl etkilenecekler?

Karanlık İstanbul'un esrarengiz kralı Erdoğan Bey ile Fransız düşünür Michel Faucoult ve İspanyol ressam Salvador Dali'yi hangi "hassas çizgi" birleştiriyor?
Nasıl bir "büyülü gerçeklik" onun gibi bir adamı İlahi Komedya'ya bağlayabilir?
Karargâhı Süleymaniye'de bulunan mistik bir tarikatın üyesi olan yönetmen Cebrail'in, akıllara durgunluk veren planı sonuç verecek mi?

Dante'nin büyük aşkı Beatrice'i canlandıran dünyalar güzeli Gizem herkesten neyi gizliyor?

İlahi Komedya'nın en önemli karakterlerden biri olan Charon'u sahneye taşıyacak sürpriz oyuncu kim ve "aklını kontrol altında tutarken iradesini nasıl askıya alabiliyor?"

Charon, "her istediğini yerine getirebilenin emri"yle başlayacak ve yedi gün sürecek İlahi Komedya macerasında, başrol oyuncusu Duran'dan özenle hangi büyük sırrını saklıyor?

Osman Balcıgil – Mason Locasında Aşk ve Kılıç

Mason Locasında Aşk ve Kılıç Kitap Kapağı Mason Locasında Aşk ve Kılıç
Osman Balcıgil
Destek Yayınları
360

Kadınların kabul edilmediği bir mason locası, iki genç, yeni kardeş: ÂZEM ile SEDAT...

Herkesin gözü onların üzerinde!

Yüzlerce yıldır “usulüne uygun” davranarak var olmayı başaran masonlar, Aşk’a dair bu krizi atlatabilecekler mi?

Dünyaca ünlü müzayede şirketi Bonhams, Büyük Üstat’ın odasında asılı kılıcı 20.000.000 sterlin açılış fiyatıyla müzayedeye koymayı teklif etti!

Uzmanlar, “100.000.000 sterlini görürsek şaşırmayız” dedi.

Hindistan’ın sembolü Tac Mahal’i inşa ettiren Şah Cihan için,

400 yıl önce yapılmış “SİHİRLİ KILIÇ” kimin olacak?

İranlı mirasçılarla Türk masonlar arasında gerçekleşecek büyük savaşı kim kazanacak?

Cemaleddin Afgani İngiliz ajanı mıydı yoksa Ruslar için mi çalıştı? Müslüman mıydı yoksa Zerdüşti mi? Neden, kimsenin kendisini sevmediğini düşünerek öldü?

Bir mason üstadı olan CEMALEDDİN AFGANİ’nin

AŞK’ta, KILIÇ’ta ve ÂZEM’de gizli, soluk kesen serüveni!

Olayların göbeğinde yaşayan bir Üstad-ı Muhterem ile

masonların bir numarası Büyük Üstat’ın gücü,

“usulüne uygun olmayan” bir Aşk ve Kılıç’la gerçekleşecek büyük savaşı kazanmaya yeterli olacak mı?

MASON LOCASINDA GEÇEN İLK TÜRK ROMANI

Osman Balcıgil – Pisagor Tepkisi

Pisagor Tepkisi Kitap Kapağı Pisagor Tepkisi
Osman Balcıgil
Destek Yayınları
344

İki Papaz ve Bir Kızın İnsanlık Onuru İçin Giriştikleri Büyük Mücadele

LENA, 24 yaşında.
Gezi Direnişi'nin ilk sabahında, başına isabet eden gaz bombası kapsülüyle yaralandı . Belirsiz bir süre için uyutulmasına karar verildi. Büyük bir ihtimalle yaşamayacak.

ANASTAS, 28 yaşında.
Lena'nın ağabeyi. İlahiyat eğitimi gördü. Akademisyen ve papaz. Kardeşinin ölmeye yatması üzerine, dünyanın "insanlık halleri"ne, en iyi bildiği açıdan büyük bir taarruz başlattı.

ELİF, 25 yaşında.
Lena ile Gezi Direnişi'nde tanıştı. Başından vurulan genç kızı hastaneye götürdü. Anastas'la Taksim Hastanesi'nde karşılaştı ve onunla birlikte hayatını ortaya koyacağı bir mücadeleye girişti.

VİKTOR, 28 yaşında.
"Bogomilci"nin önde gideni. Anastas'ın okul arkadaşı, papaz ve bir Ortodoks kilise müziği uzmanı. Gezi Direnişi başladığında Sofya'da idi. Lena'nın başına gelenleri duyunca çok kızdı. Pisagor Cemiyeti'nin ona yüklediği büyük sorumluluğu yerine getirmeye karar verdi. Anastas'ın başlattığı savaşta, onunla yan yana, delikanlıca, ölümüne dövüştü.

Pisagor Cemiyeti'nin üyesi iki papaz ve bir kızın Taksim'de başlayıp Fener Patrikanesi'nde devam eden, Athos Yarımadası'na, Sofya'ya, Londra'ya ulaşan büyük eylemleri, Müslümanlık vurgusuyla iktidar olan Türk Hükümeti'ni ve dünyanın her yerindeki bağnaz Hıristiyanları çok kızdıracak.
Pavlus, Apollonius, Pisagor gibi dünyanın en ünlü din ve felsefe adamlarının adlarının sıkça geçeceği, Hazreti İsa'nın "sahte peygamber" olup olmadığının tartışılacağı, Gezi Direnişi'nin soluk soluğa mücadelesiyle içiçe, muhteşem bir serüven!

Osman Balcıgil – Yeşil Mürekkep

Yeşil Mürekkep Kitap Kapağı Yeşil Mürekkep
Osman Balcıgil
Destek Yayınları
408

Sabahattin Ali, Bulgaristan'a kaçmasını sağlayacak kişinin istihbarat ajanı olduğunun farkına varamadı. Kendisini, adı ölüm olan o dipsiz kuyuya bıraktı.

"Kuyucaklı Yusuf", "İçimizdeki Şeytan", "Kürk Mantolu Madonna", bir dolu öykü ve çoğu şarkı olacak şiirler yazamayacaktı artık. Devlet eliyle öldürülecek, "Ankara" isimli yeni romanı da yarım kalacaktı. Başkentte devletin acımasız çarklarının nasıl döndüğünü, siyasilerin ve bürokratların kirli ellerinin nerelere uzanabildiğini yazacaktı mümkün olsa.
Yazamadı.

Başına indirilen bir odun parçasıyla, kanlar içinde yığıldı yere. Yeşil mürekkepli dolmakalemi düştü cebinden. Çantasından, yeni romanının sayfaları savruldu etrafa. Yazıları yetim kalmıştı. Biricik kızı Filiz de öyle. Gözleri bir daha açılmamak üzere kapanırken, cüzdanında güzel Aliye'nin fotoğrafları da ağlıyordu.

Kısacık bir hayata, nesilden nesile miras kalacak eşsiz eserler sığdırmayı başarmış, vatansever bir aydındı Sabahattin Ali. Yazılarıyla haksızlığa, baskıya ve dayatmalara başkaldıran, aşka âşık bir sevda adamıydı.

"Ela Gözlü Pars Celile"nin yazarı Osman Balcıgil'in kaleminden dökülen "Yeşil Mürekkep" acılı kuşağın mücadelesini tarihe not düşen emsalsiz bir roman.

Eren Erdem – Selman-ı Pak

Selman-ı Pak: Din, Devrim ve Aşk Kitap Kapağı Selman-ı Pak: Din, Devrim ve Aşk
Eren Erdem
Destek Yayınları
232

"Selman, benim ailemdendir" (Hz. Muhammed)
O'nun hayatı hiç yazılmadı. Çünkü gücün, iktidarın ve statükonun asırlardır korktuğu bir isimdi… Selman, mistik bir derviş gibi tanıtıldı. Din dışı gelenekleri meşrulaştırmak için kullanıldı.
Kimine göre bir molla, kimine göre sufi bir derviş, kimine göre büyük bir devrimci…
İşte Selman'ın yasaklanan hikâyesi!
Yoksulluğun ilahi kader görüldüğü o beldede, mal-mülk düşmanı bir kâfir olarak tanımladıkları Hz. Muhammed'in yol arkadaşı Selman, bir devrim manifestosudur…
Aşk'ı kâinatın sırrınca, hakikat bahçelerinde salınmış bir zahit ve bir bağımsızlık savaşçısı… Statükonun, uşaklığın, idare-i maslahatçılığın ve sömürünün cahiliye karanlığında Selman, tüm oyunların bozucusudur…
Selman-ı Farisi, bütün tarikatların, tasavvuf gruplarının ortak benimsediği bir isimdir. Lakin Türkiye'de hakkında yazılıp çizilmemiş ender sahabelerdendir. Selman-ı Farisi'yi insanlık âlemine tanıtma gayesi ile kalemi eline alan Ali Şeriati'nin eseri, İran Şahı tarafından yaktırılmıştır. Ve maalesef bugün bir kopyası dahi yoktur.
Bu kitap, Hz. Muhammed'in en seçkin sahabelerinden Selman-ı Farisi'nin sıra dışı öyküsünü ve "Gerçek İslam Tarihini" gözleri önüne sermektedir.
Abdestli Kapitalizm ve Şeytan Evliyaları kitaplarının yazarı Eren Erdem'den…

Eren Erdem – Riya Tabirleri

Riya Tabirleri Kitap Kapağı Riya Tabirleri
Eren Erdem
Destek Yayınları
232

'Zamanın İnsan'ına...
Yazar Eren Erdem bir kez daha ezberleri bozuyor...
Abdestli Kapitalizm, Nurjuvazi, Şeytan Evliyaları gibi kitaplarıyla tanınan ve İslam düşüncesine getirdiği yeni yorumlar ile adından bahsettiren Eren Erdem, Riya Tabirleri ile düşündürücü bir yolculuğa çıkartıyor okurları.
Yazar bu kitabında, "siyaset, din, ideoloji, felsefe ve birçok konuda farklı görüşler ortaya koyuyor."
İnsanlığın en büyük problemi olan "riya" sorununun temeline inerek, kötü gidişlerin ana nedenini sorguluyor.
Riya Tabirleri, insanlığı kuşatan riyakarlık hastalığına karşı yükselmiş bir sestir. Zamanın insanına, zamanın sözüdür.
Riya Tabirleri; insanın yeniden inşası, öze dönüş temelinde olgunlaşmış bir manifestodur...

Eren erdem'den yine çok tartışma yaratacak bir kitap...

John Coleman – 300’ler Komitesi

300'ler Komitesi Kitap Kapağı 300'ler Komitesi
John Coleman
Destek Yayınları
416

"Seçilmiş hükümetler pek nadiren halklarını yönetirler."
- Benjamin Disraeli, İngiliz Başbakanı

"Birbirini tanıyan sadece üç yüz adam Avrupa'nın kaderini idare etmektedir. Bu adamlar haleflerini kendi çevrelerinden seçerler. Bu adamların tasvip etmedikleri her devleti yok edecek araçları bulunmaktadır."
-Walther Rathenau, Alman Dışişleri Bakanı ve AEG başkanı

Dünyayı 1600'lü yıllardan beri uyuşturucu ticareti parasıyla servetler kazanmış ve başında İngiliz monarşisinin bulunduğu 300 kişilik bir komite yönetmektedir. Yeni Dünya Düzeni içinde Tek Dünya Devleti kurmayı amaçlayan bu komitenin her ülkede vatan hainliği yaparak komplo hiyerarşisi içinde yükselmek isteyen adamları bulunmaktadır. Komite her devlette paralel yapılar oluşturarak aşağıdaki faaliyetleri gerçekleştirmektedir:

Dindarlık kisvesi altında "Dinler arası diyalog" senaryosu içinde tüm dinleri tek bir din altında birleştirmek…

Kalkınmakta olan ülkelerde endüstriyelleşmeyi önlemek, tarımı ortadan kaldırmak…

Halkları devlet yardımı ile yaşayacak hale getirmek…

2050 yılına kadar dünya nüfusunu açlık, salgın hastalıklar, kanser, savaşlar ve homoseksüelliğin yaygınlaştırılmasıyla 3 milyar kişi azaltmak…

Halkları din ve uyuşturucu kullanımını artırarak kontrol etmek…

Tüm milliyetçilik akımlarını yıkmak ve üniter devletlerde çok kültürlülük adı altında bölünmeyi sağlamak, kolay yönetilebilir küçük feodal devletler oluşturmak…

Dünyada eğitim düzeyini aşağı çekmek…

Yandaş medya ile halk kitlelerinin beyinlerini yıkayarak umutsuzluğa düşmelerini sağlamak...
Ülkelere "demokrasi" getirmek adı altında saldırarak doğal kaynaklarını ele geçirmek...

John Coleman – Rothschild Hanedanlığı

Rothschild Hanedanlığı Kitap Kapağı Rothschild Hanedanlığı
John Coleman
Destek Yayınları
184

Birçok insanın aklında Rothschild ismi "büyük servet" anlamını çağrıştırsa da bu servetin getirdiği gücü kavrayan çok az kişi bulunur. Rothschildler servetlerini rahat yaşamak için değil bütün ulusların güç odaklarını yönetmek böylece günümüze kadar ulusları kontrol etmek için kullanmışlardır. Bazı tarihçiler Rothschildler'in kendi tarihlerini ve gücü ele geçirme serüvenlerini uydurduklarını söyleseler de bu ailenin varlığının dünya tarihinde önemli değişikliklere yol açtığı, Avrupa ülkelerinin ekonomik ve politik hayatında önemli değişikliklere neden olduğu aşikârdır. Buna karşın Rothschild ailesinin bu inanılmaz güç ve servet tutkusunun kaynağı bilinmemektedir. Avrupa'nın, İngiltere'nin, hatta bütün dünyanın gizli yöneticisi olan bu ailenin güç düşkünlüğünü anlamak için onların beyinlerinden geçenleri tahmin etmekten ve avantajlı yanlarını bulmaktan başka bir yolumuz bulunmamaktadır.

Alman filozof Nietzsche Günün Şafağında adlı eserinde şöyle der: "Gelecek yüzyıl, Yahudilerin akıbetlerini belirlediklerine şahit olacağız. Çok açık ki onlar zarlarını attılar ve Rubicon'u geçtiler. Onlar yeni yüzyılda ya Avrupa'nın efendisi olacaklar ya da daha önce Mısır'ı kaybettikleri gibi Avrupa'yı da kaybedecekler. Eğer çok açgözlüce davranmazlarsa, Avrupa bir gün olgun bir meyve gibi ellerine düşecektir."

Aret Vartanyan – Gitme Zamanı

Gitme Zamanı Kitap Kapağı Gitme Zamanı
Aret Vartanyan
Destek Yayınları
512

"Gök ile yer arasında köprü kuran asa misali, Bâtın ile Zâhir arasında gidip geliyor insan"

"Hazır mısın?"
"Hiçbir zaman hiçbir şeye hazır olmadım."
"Korkuyor musun?"
"Korkmadığım anım da olmadı."
"Neden buradasın?"
"Nerede olduğumu hiç bilmedim. Belki de olabileceğim başka bir yer yoktu."
"Başlayalım mı?"
"Her başlangıç bir son… Yeni bir sona başlayalım."

Bir yanda Zâhir, bir yanda Bâtın… Bir yanda görünen dünya, bir yanda insanın ötesi, evrenin varoluşu… Bir yanda bireyin günlük yaşam akışı içinde kendini, çevresindeki karakterleri ve bulunduğu yaşamı sorgulayan bir hikâye; diğer yanda felsefik ve ruhani sırları irdeleyen, kadim bilgileri ve bilgeleri bugüne taşıyan gizemli, mistik bir yolculuk… Bir yanda ağacın altında uyuyan Yedi, denizden çıkan çift başlı düalite, zaman ustası saatçi, bilge simyacı, Schrödinger'in kedisi, mahkeme salonuna doluşmuş düşünürler ve daha nice ezoterik kahraman... Diğer yanda aşk, tutku, aldatma, entrika ve yaşam kavgası…

Kitapları ve insan odaklı çalışmalarıyla milyonlarca ruha dokunan Aret Vartanyan, daha önce denenmemiş tarzda kaleme aldığı bu romanında yüreğiyle mantığı, gerçekle illüzyon arasında sıkışan insanlığı kendi içinde bir yüzleşmeye davet ediyor.