Erich Fromm – Sahip Olmak Ya Da Olmamak

Sahip Olmak Ya Da Olmamak: İki Varoluş Biçimi Üzerine Bir İnceleme Kitap Kapağı Sahip Olmak Ya Da Olmamak: İki Varoluş Biçimi Üzerine Bir İnceleme
Erich Fromm
Say Yayınları
256

Eğer insan yalnızca "sahip olduğu" şeylerden ibaretse, onları yitirdiğinde, kendini de yitirecek, kim olduğunu bilemeyecektir. Böylece yaşamı yanlış kurmanın sonucunda ortaya yenilmiş, moralsiz, yıkık ve acınacak bir insan çıkar. "Olmak" kavramında ise sahip olunan şeylerin kaybedileceğinden doğan endişe ve korku yoktur. Olduğum gibiysem ve kişiliğim "olmak" tarafından belirleniyorsa kimse benden bunu alamaz ve kişiliğimin yıkılması tehlikesi de doğmaz. Odak noktamı ve davranışlarımı yönlendiren güdüleri, kendi içimde bulurum.

Erich Fromm – Freud Düşüncesinin Büyüklüğü Ve Sınırları

Freud Düşüncesinin Büyüklüğü Ve Sınırları: Freud Çalışmalarına Modern Bir Bakış Kitap Kapağı Freud Düşüncesinin Büyüklüğü Ve Sınırları: Freud Çalışmalarına Modern Bir Bakış
Erich Fromm
Say Yayınları
200

"Kendini yanılgılara yönelten koşulları değiştirebilmesi için insanın önce bu koşulları doğuran yanlışlıkları yok etmesi gerekir."

Freud da böyle bir tanımlama yapabilirdi. Marx'ınkine benzer bir cümle, psikanaliz teorisini kullanarak tedavi uygulayan bir bilim dalı için çok uygun bir slogan olurdu. Gerçek kavramını epeyce genişleten Freud'un en özgün yanı, gerçeğin bilinçli zihinle düşünülen ya da inanılan şey değil de, asıl düşünmek istenilmediği için bastırılan olgular olduğunu ortaya koymasıdır.

Onun buluşlarının büyüklüğü, gerçek sanılanların ötesindeki gizli ve üzeri örtülü olarak duran asıl gerçeğe nasıl varılacağının yöntemini göstermesinden kaynaklanır. Bir insanı iyi etmenin yolu, onun ruhsal yapısını anlayıp bastırma olayını yok etmekten geçer. Bunu deneysel çalışmalarıyla kanıtlayan Freud, gerçeğin iyileştirip kurtaracak tek yol olduğu ilkesini çalışmalarında (yani pratikte) uygulamıştır. Her ne kadar uygulamada bazı bozulmalara uğramış ve yeni yanılgılara yol açmışsa da bu ilke, onun insanlık tarihine yaptığı en önemli katkıdır.

Erich Fromm – Erdem ve Mutluluk

Erdem ve Mutluluk Kitap Kapağı Erdem ve Mutluluk
Erich Fromm
İş Bankası Kültür Yayınları
284
Erich Fromm, bütün dünyada en çok ilgi gören yazarlardan biri olmuştur. 80 yıl gibi uzun sayılabilecek verimli bir ömür sürmüştür. Enerjisinden hiçbir şey kaybetmeden mutlu bir dünya yaratabilmek için elinden gelen bütün gayreti göstermiştir. Önemli kitaplarının hemen hepsi bütün büyük dillere ve Türkçe'ye çevrilmiştir. Türk okuycusunun çok iyi tanıdığı bu yazarı gene Ayda Yörükân'ın çevirisi olan bu kitapla sizleri başbaşa bırakıyoruz.

Erich Fromm – Rüyalar Masallar Mitoslar

Rüyalar Masallar Mitoslar: Sembol Dilinin Çözümlenmesi Kitap Kapağı Rüyalar Masallar Mitoslar: Sembol Dilinin Çözümlenmesi
Erich Fromm
Say Yayınları
256

Rüyalarımızın çoğu ortak bir özelliğe sahiptir; uyanık halimizin en büyük özelliği olan mantık kurallarına uymazlar. Orada uzay ve zaman kategorileri de artık geçersizdir. Ölmüş dostlarımız yaşıyormuş gibi karşımıza çıkabilir ya da eskiden başımızdan geçen ve unutmuş olduğumuz olaylar birdenbire gözümüzün önünde canlanabilir. Gerçekte hiç mümkün olmayacak biçimde, iki ayrı olayı aynı anda oluyormuş gibi görebiliriz. Uykumuzda zamana olduğu kadar, uzayın kurallarına da uymayız. Uzak bir yere bir anda gitmek, iki farklı yerde aynı anda bulunmak, iki değişik insanı bir tek insan olarak görmek veya bir insanı ansızın başka bir insana dönüştürmek bizim için hiç de zor değildir. Kısaca, bedenimizin faaliyetine sınırlar koyan zaman ve uzayın kaybolduğu bir dünyayı rüyalarımızda yaratmak pek kolaydır.

Erich Fromm – Psikanaliz ve Zen Budizm

Psikanaliz ve Zen Budizm: İnsan Ruhuna İki Farklı Yaklaşım Kitap Kapağı Psikanaliz ve Zen Budizm: İnsan Ruhuna İki Farklı Yaklaşım
Erich Fromm
Say Yayınları
88

Psikanaliz ve Zen, insanın doğasıyla ve dönüşümüne yol açan bir pratikle ilgili olmalarına rağmen aralarındaki farklılıklar benzerliklerden daha ağır basar. Psikanaliz bilimsel bir yöntemdir, dinden tamamen bağımsızdır. Zen, “aydınlanmaya” erişme tekniği ve teorisi olup Batı’da dini veya mistik olarak görülebilecek bir deneyimdir. Psikanaliz ruhsal bozukluklara dair bir tedavidir, Zen ise bir tinsel kurtuluş yoludur. Psikanaliz ile Zen-Budizm arasındaki ilişkiye dair bir inceleme, aralarında köklü ve bağlantı kurulamayacak derecede farklılık bulunduğuna dair bir açıklamadan başka bizi hangi sonuca götürebilir?

Erich Fromm – Sevginin Ve Şiddetin Kaynağı

Sevginin Ve Şiddetin Kaynağı Kitap Kapağı Sevginin Ve Şiddetin Kaynağı
Erich Fromm
Payel Yayınları
143

Yaşam yaratmak, güçsüz insanda bulunmayan birtakım nitelikleri gerektirir. Yaşamı yoketmekse yalnızca bir tek niteliği -şiddete başvurmayı- gerektirir. Güçsüz insan, tabancası, bıçağı ya da kuvvetli bir bileği olduğu sürece başkalarının ya da kendisinin içindeki yaşamı yokederek onu aşabilir. Böylece, kendisini yadsıyan yaşamdan öç almış olur. Ödünleyici şiddet, güçsüzlükten doğan ve güçsüzlüğü ödünleyen bir şiddet türüdür. Yaratamayan bir insan, yok etmek ister, yaratırken, yok ederken salt bir yaratık olma rolünün ötesine geçer. Caligula'ya şunları söyletirken Camus, bu fikri özlü olarak dile getirmiştir: "Yaşıyorum, öldürüyorum, yok etmenin insanı kendinden geçiren gücünü yaşıyorum; bununla karşılaştırıldığında yaratmanın gücü çocuk oyuncağından başka bir şey değildir." Bu, sakatların, yaşamın kendilerinden insanca güçlerini olumlu bir biçimde ortaya dökme yetisini esirgediği kimselerin kullandığı şiddettir.

Erich Fromm – Sağlıklı Toplum

Sağlıklı Toplum Kitap Kapağı Sağlıklı Toplum
Erich Fromm
Payel Yayınları
336
Bu kitap, onbeş yıl önce yazılan Özgürlükten Kaçış'ın devamıdır. Sağlıklı Toplum'da yirminci yüzyıl demokrasisinde yaşamın, birçok bakımdan özgürlükten başka tür bir kaçış olduğunu göstermeye çalışıyorum, yabancılaşma kavramı çevresinde toplanan bu kendine özgü kaçışın çözümlenmesi kitabın büyük bir kesimini oluşturuyor.

Erich Fromm – Barışın Tekniği ve Stratejisi

Barısın Tekniği ve Stratejisi Kitap Kapağı Barısın Tekniği ve Stratejisi
Erich Fromm
Arıtan Yayınevi
168
Açgözlü ve saldırgan oluş, insan doğasının temel özellikleri değildir. Bunlar daha çok, çarpık toplumsal yapıların bir uzantısıdır. Sonuçta, insanlar ve uluslar arasında bir düşmanlık oluşmasına yol açarlar. Dünya çapında bir barış elde edebilmek için, önce insanları biçimleyen toplum yapılarının, sonra da insanların beklenti ve isteklerinin yenilenmesi gerekir. Barışın iki anlamı vardır. Birincisi, savaşmamak, yani bir hedefi elde edebilmek için güç kullanılmaması, ikincisi ise bütün insanların kardeşçe bir araya gelmeleri.

Erich Fromm – Özgürlükten Kaçış

Özgürlükten Kaçış Kitap Kapağı Özgürlükten Kaçış
Erich Fromm
Payel Yayınevi
236
Çağdaş insan için özgürlüğün anlamı nedir? İnsan neden kendi özgürlüğünü diktatörlerin eline bırakmakta ve bir robot gibi yaşamaya razı olmaktadır? Özgürlüğüne sahip çıkamayan insan, biyolojik olarak bir canlı olmasına karşın, ruhsal açıdan bir robot gibidir. Zihinsel ve coşkusal yetenekleri körelmiştir, canlı değildir artık. Yeni ve kalıcı hiçbir şey üretemez. Yaşama karşı tam bir açlık içinde olmasına karşın uzak durur ondan, kaçar.

Erich Fromm – Sevme Sanatı

Sevme Sanatı Kitap Kapağı Sevme Sanatı
Erich Fromm
Say Yayınları
144
Kimse, bu kitabın sevme sanatına ilişkin basit bir rehber olmasını beklemesin; her kim ki bunu umar, hayal kırıklığına uğrar. Tam tersine, bu kitap, kişinin olgunluk düzeyi ne olursa olsun, sevginin kolaylıkla tadılabilen bir duygu olmadığını göstermek istemektedir. Amacım, okura, kişiliğini bütünüyle yaratıcı yönde geliştirmeye çalışmadığı müddetçe, sevme girişiminin boşuna olacağını, komşu sevgisi, hakiki alçakgönüllülük, cesaret, inanç ve disiplin olmaksızın bireysel sevgide doygunlua erişemeyeceğini göstermeye çalışmaktır. Bu özelliklerin giderek azaldığı bir kültürde, sevme yetisi, ender durumlarda tam anlamıyla gelişir. Herkes kendisine, hakikaten sevmeyi bilen kaç kişi tanıdığını bir sorsun.

Erich Fromm – Özgürlükte Kaçış

Özgürlükte Kaçış Kitap Kapağı Özgürlükte Kaçış
Erich Fromm
Payel Yayınevi
234

Çağdaş insan için özgürlüğün anlamı nedir? İnsan neden kendi özgürlüğünü diktatörlerin eline bırakmakta ve bir robot gibi yaşamaya razı olmaktadır? Özgürlüğüne sahip çıkamayan insan, biyolojik olarak bir canlı olmasına karşın, ruhsal açıdan bir robot gibidir. Zihinsel ve coşkusal yetenekleri körelmiştir, canlı değildir artık. Yeni ve kalıcı hiçbir şey üretmez. Yaşama karşı tam bir açlık içinde olmasına karşın uzak durur ondan, kaçar. Çünkü davranışları ve kararları kendisine ait değildir. Onu, dışındaki güçler yönlendirmektedir. Hoşnutluk ve iyimserlik maskesinin altında mutsuz ve endişeli bir insan gizlidir. Çağdaş toplumlarda birey, kendi yazgısıyla başbaşa bırakılmamakta bu da kendisine korku ve güçsüzlükten başka bir şey getirmemektedir. Kendini içinde yaşadığı dünyadan ve toplumdan soyutlamış duran bireyler gittikçe çaresizleşerek yeni diktatörlüklere, totaliter yönetimlere verimli bir zemin oluşturmaktadırlar. İşte Dr. Fromm, bu çok önemli konuyu bilimsel yöntemlerle inceleyerek, herkesin anlayacağı bir dille gözler önüne sermektedir.

Erich Fromm – Kendini Savunan İnsan

Kendini Savunan İnsan: İnsancı Ahlak Felsefesi Üzerine Kitap Kapağı Kendini Savunan İnsan: İnsancı Ahlak Felsefesi Üzerine
Erich Fromm
Say Yayınları
239

Yüzyılımızın ünlü düşünürü Erich Fromm, bu yapıtında insanın yaşamdaki temel ödevinin "kendi kendisini oluşturmak", yani gizil güç olarak ne ise o hale gelmek olduğunu savunuyor. Fromm'a göre, insanı anlamak, onu sanki kendimiz bir Tanrı ya da ondan çok üstün bir yeri olan bir yargıçmışız gibi suçlamamak anlamına gelir. Çünkü, "iyi" ve "kötü" ne düzenekseldir ne de önceden yazgılanmıştır. Ahlak felsefesi alanında seçme ve karar, insana; onun kendisini, yaşamını ve mutluluğunu önemle ele almasına; kendisinin ve toplumunun ahlaksal sorunlarıyla yüzyüze gelebilmek yiğitliğini gösterip kendisini savunabilmesine dayanmaktadır.

Erich Fromm – Umut Devrimi

Umut Devrimi Kitap Kapağı Umut Devrimi
Erich Fromm
Payel Yayınevi
171
Bu kitap, yazarın, Amerika'nın 1968 yılında içinde bulunduğu duruma tepkisini dile getirmektedir. Kitaptaki görüşler, bir yol ayrımında bulunduğumuz kanısından doğmuştur. Yollardan biri termonükleer savaşla yok edilmemişsek eğer insanı, çaresiz bir dişlisi haline getiren tümüyle makineleşmiş bir topluma ulaşmakta, diğeriyse, insanlığın ve umudun yeniden doğmasına tekniği insanın hizmetine sokan bir topluma açılmaktadır.

Erich Fromm – İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri 2

İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri 2 Kitap Kapağı İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri 2
Erich Fromm
Payel Yayınevi
319

İnsandaki yıkıcılığı, şiddeti, acımasızlığı, avcı ve yiyecek toplayıcı küçük toplulukları oluşturarak yaşayan tarihöncesi insandan, günümüzün "uygar" insanına dek çok geniş bir süreç içinde ele alan Fromm, kitabının bu ikinci ve son cildinde tarihe kanlı yıkıcılıklarıyla geçmiş bazı yöneticilerin kişilik çözümlemelerini yapmaktadır. Fromm, bu büyük hacimli çalışmasında, şiddet olaylarını ele alırken, herkesin yaşam sevgisiyle dolu olduğu, her türlü şiddetin, baskının ortadan kalktığı, kimsenin kimseyi tehdit etmediği bir dünyanın kurulabilmesi için nasıl bir tutum takınmamız gerektiğini de göstermektedir. Ne baskı yapanın ne de baskı görenin olmaması için "insanı yanılsamalarının zincirlerinden" kurtarmanız gerektiğini ve bunun için de yalnızca "ekonomik ve siyasal yapımızda değil, değerlerimizde, insanın amaçlarına ilişkin anlayışımızda ve kişisel tutumumuzda da köklü değişikliklerin" olmasının zorunlu olduğunu göstermeye çalışmaktadır.

Erich Fromm – İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri 1

İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri 1 Kitap Kapağı İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri 1
Erich Fromm
Payel Yayınevi
335

Yüzyılımızın önde gelen sorunlarından biri giderek artan şiddet, yıkıcılık ve saldırganlık olaylarıdır. Gün geçmiyor ki dünyanın herhangi bir bölgesinde böylesine bir olay olmasın. Nedir bu yıkıcılık ve şiddet olaylarının nedeni? İnsanoğlu aslında acımasız, şiddete yatkın bir canlı mıdır, yoksa toplumsal koşulların itelemesiyle mi bu yola girmektedir? (...) Erich Fromm, altı yıl çalışarak yazdığı bu kitabında salt toplumbilim ve ruhbilim alanlarında araştırmalar yapmakla kalmamış, insandaki yıkıcılık olgusunu tüm yönleriyle ortaya çıkarabilmek için insanbilim, kazıbilim, sinir fizyolojisi, hayvan ruhbilimi, fosilbilim, v.b. alanlarında da incelemeler yapmak zorunda kalmıştır. Ve bütün bunların sonucunda yazar, hemen herkesin rahatlıkla okuyup anlayabileceği ve ilgi duyabileceği bir yapıt çıkarmış ortaya. İki cilt olarak yayınladığımız "İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri"nin bu konuda büyük bir boşluğu dolduracağını ve ilgi göreceğini umuyoruz.