Hüseyin Rahmi Gürpınar – Can Pazarı
Roman / 13 Ocak 2018

Kitap Adı: Can Pazarı Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 404 Türkçe edebiyatın cesur kalemi Hüseyin Rahmi Gürpınar, Can Pazarında., gelir dağılımındaki dengesizliğin sebep olduğu sosyal sorunları, hiçbir eserinde taviz vermediği özgün anlatımıyla sunuyor: basit ama son derece çarpıcı. Savaş yıllarındaki yoksulluk, İstanbul’u bir nevi “can pazarı”na çevirmiştir. Kuru ekmeğin bile kapanın elinde kaldığı bu yıllarda, “başarıya götüren her yol mubahtır” düsturuyla hareket eden bir grup düzenbaz; simsarlara, mirasyedilere kumpaslar kurarak onların servetlerinden nemalanma yoluna giderler. Alternatif bir Robin Hood’luk öyküsü olarak da okunabilecek bu romanda Hüseyin Rahmi, bir kez daha ahlak, dürüstlük ve namus kavramlarını tartışır. Can Pazarında, her yazarın resmetmeye kolay kolay cesaret edemeyeceği toplumsal panorama, acımasızca ve o bildik Hüseyin Rahmi İronisiyle okuyuculara sunuluyor.

Hüseyin Rahmi Gürpınar – Mezarından Kalkan Şehit Mutallaka
Roman / 12 Ocak 2018

Kitap Adı: Mezarından Kalkan Şehit Mutallaka Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 244 Hüseyin Rahmi’nin “en sevdiğim romanım” dediği Mezarından Kalkan Şehit, materyalist bir gencin, şehir efsaneleriyle mücadelesini anlatıyor. İstanbul’un gündelik hayatından, siyasi tartışmalardan sıkılan Şevki, eski bir dostunun Kartal’daki kır evine misafir olarak gider. Bölge halkınca Cinli Köşk olarak bilinen, “duvarına sürtünenin bile çarpıldığı” eski bir köşkün sırrını çözmeye çalışırken bu evin sakinleriyle tanışır ve bir süre sonra bu tekinsiz köşke damat olarak girer. Anlatılanlara göre, Sarıkamış Harekâtı’nda şehit düşen evin büyük oğlu, cuma geceleri torununu kaybetmenin üzüntüsüyle aklını yitirmiş olan büyükanneyi ziyaret etmektedir. Üstelik bu ziyaretin başka şahitleri de vardır. Peri masallarına inanmayan Şevki, bu hikâyenin aslını öğrenmek için araştırmalara başlar. Yer yer polisiye öğeler barındıran ve Mehmet Kaplan’ın “Meraklı bir vakaya dayanan bir sır romanıdır,” diye tanımladığı eserde yazar, okuyucunun merakını son ana kadar diri tutmayı başarıyor. Mutallaka ise ilk mektup romanlarımızdan biri. Yazarın “evliliğimden sonra doğacak kızımın kayınvalidesi olacak kadına ithaf ediyorum,” dediği bu kısa romanda, sonu gelmeyen gelin-kaynana kavgaları konu ediliyor.

Hüseyin Rahmi Gürpınar – Efsuncu Baba & Gönül Bir Yeldeğirmenidir
Roman / 6 Ocak 2018

Kitap Adı: Efsuncu Baba & Gönül Bir Yeldeğirmenidir Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 330 Tüm eserlerini yayımlamakta olduğumuz Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın, Efsuncu Baba ve Gönül Bir Yeldeğirmenidir Sevda Öğütür adlı romanlarını tek kitap olarak sunuyoruz. Efsuncu Baha’da, safsatalar ve hurafeler ile dalga geçen Gürpınar, kitabın sonuna bir de politik kandırmacalar ve Enver Paşa ile ilgili sert bir eleştiri eklemiş. Daha önceki baskılarında yer almayan bu bölüm ilk kez Everest Yayınları’nın baskısında yer alıyor. Gönül Bir Yeldeğirmenidir Sevda Öğütür adlı romanında ise Hüseyin Rahmi Gürpınar, kadın erkek ilişkilerinin kolayca ikiyüzlülüğe kayan kaypaklığını anlatırken, bir kez daha ne büyük bir mizah ustası ve günlük hayatın ne kadar başardı bir anlatıcısı olduğunu ispatlıyor. Türk edebiyatının Balzac’ı sayılabilecek olan Gürpınar, her çağın okurunu, kendi kurgu dünyasının içine çekiyor.

Alev Alatlı – Viva La Muerte!
Roman / 29 Aralık 2017

Kitap Adı: Viva La Muerte! Yaşasın Ölüm Kitap Serisi: Or'da Kimse Var Mı? 1. Kitap Yazar: Alev Alatlı Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 630 “Or’da Kimse Var mı?” dörtlüsü, azgın iştahların beslediği cehaleti şehvetle bağrına basan Türkiye toplumunun kıydığı bir aydının, Günay Rodoplu’nun öyküsü. Alev Alatlı, “Bu toplumda ‘biliyor olmak’ mutlak surette bir haksızlığa maruz kalmak demektir.” diyor. “Çünkü bilgi borçlandırır, ‘anlamak’ zorunda bırakır. Cahil, acıma duygusu uyandırır. Yıkıcılığı bağışlanır. Bu, onların lüksüdür. Oysa, aydın, bilgilenmek gibi bağışlanmaz bir suçtan müebbeden mahkum edilmiştir. Bastığı yerde ot bırakmayan cahili vicdanının demir parmaklıkları arasından seyreder.” Günay Rodoplu’nun hayatındaki trajik, boyut bilgidir. Hayatını, Lao Tzu ile, Hazreti Muhammed’le, Kropotkin’le, Marks’la, Baudelair’le, Albert Schweitzer’le, Kazancakis’le paylaşmasına bakılırsa bu dünyadan değildir. Ama bu dünyaya dair çok bilgi edinmiş bir insanın sorumluluğu altında ezilir, pasifize olur. Türkiye insanının hoyratlığına yenik düşer. “Ve iyilik buradan çıkar. İyilik, dayatılan haksız, yanlış ve çirkin oyun oynamayı reddetmekten çıkar.” “Viva, La Muerte!” Yirminci yüzyılın son otuz yılında Türkiye insanının ortak ruhunu çözümleyen, yer yer belgesel nitelikli dörtlünün ilk romanı.” Alatlı “Türkiye bugün okumazsa, yarın mutlaka okuyacaktır.” diyor ve sesleniyor, “Or’da kimse var mı?”

Alev Alatlı – Yaseminler Tüter Mi, Hala?
Roman / 29 Aralık 2017

Kitap Adı: Yaseminler Tüter Mi, Hala? Yazar: Alev Alatlı Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 232 “Basılan ilk romanım Yaseminler Tüter mi, Hâlâ? Ocak, 1985’de çıktı… Öte yandan, Yaseminler Tüter mi, Hâlâ, Eleni olarak doğan, Naciye’ye dönüşen, Türk kocasına dört çocuk doğurduktan sonra eski Hisar göçmeni bir Anadolu Rum’u ile evlenen bir kadının sahiciye yakın hikâyesidir. Ben yazdığımda Kıbrıs ve Kıbrıs’a benimki türden bir yaklaşım moda değildi – kitap yerini tam bulmadı. Türkler fazla Yunan yanlısı, Yunanlılar fazla Türk yanlısı buldulardı – belki bundan sonra…” Alev Alatlı”Her okuyuşumda içimin dalga dalga olduğunu bir tek Yasemin’lerde yaşadım. Her seferinde Naciye oldum paçalarım dolandı bacaklarıma. Peyker’e ağladım, Afroditi’yi bağrıma bastım her seferinde, Hasanimu ilk oğlum oldu. Arif’e çevremi verdim, Glafkos’un yatağında yasemin koktum.Düşünülebilen her şeyin yaşanabildiğini, yaşanan hiçbir şeyin silinmediğini, her bulutun altında bir iz olduğunu yeniden bildim, yeniden bildim.Koruk tadında bir yaşam bütün bunları düşündüren. Akdeniz sahillerinde sürüklenen başıboş bir yaprak, süt beyazı çırpı kollar. On birinde bir çocuk, Kaymaklı’nın Genabası. Eleni Klo Morias Naciye Arif, sen söyle bakalım, Yaseminler Tüter mi Hâlâ?” Ayşe Nalân Özübek

Reha Çamuroğlu – İsmail
Roman / 25 Aralık 2017

Kitap Adı: İsmail Yazar: Reha Çamuroğlu Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 349 Tarihçi kimliği ve Alevilik üstüne yaptığı kapsamlı araştırmalarla tanındığı kadar romancılığıyla da büyük beğeni toplayan Reha Çamuroğlu’nun çok konuşulan romanı İsmail Everest Yayınları’nda. İsmail, okuru on beşinci yüzyılın dünyasına götürüyor. Şah İsmail’in doğumuyla başlayan olaylar, bir tarikatın devlete dönüşmesi ve yaşanan kanlı süreç.. İsmail, hayatın akışının kırıldığı noktalardan birinde, belirleyici bir ismin öyküsü olduğu kadar, tarihin yeniden yazıldığı bir süreci de dile getiriyor.

Selim İleri – Kırık Deniz Kabukları
Roman / 25 Aralık 2017

Kitap Adı: Kırık Deniz Kabukları Yazar: Selim İleri Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 240 …Bununla birlikte romancı hep tedirgindir. Sözgelimi oğlunun Prag’a gidişini hatırlayan romancı, Vedad’ı birdenbire “bir sis içinde ” örtülü görüyordu. Ve bu hatırlayışını yorumlamak istedikçe, iki şüphe yakasına yapışırdı: genç adam ya annesinden ayrılırken bu ayrılışın sonrasıza kadar sürüp gideceğinden kaygılanmıştı ya da kendisini bekleyen “akıbet”i önsezileriyle duyumsuyordu… Romancı, oğlunun “öyle mahzun”, öyle titrek, öyle yaslı bir bakışla annesine baktığını hatırlıyordu ki, “işte şimdi yine onu, o bakışıyla” görüyor, gözyaşlarını zor tutuyordu. Sonra “katar” hareket etmiş… Çağdaş edebiyatımızın yaşarken klasik olmuş yazarlarından Selim İleri, Kırık Deniz Kabuklarında yaşanmışlıkların tortusundan kuruyor yapıtını. Sultan Reşad’ın Dolmabahçe Sarayı’ndan Atatürk’ün Çankaya’sına, büyük romancımız Halid Ziya Uşaklıgil ile birlikte yol alırken, bir yandan da Halid Ziya’nın hariciyeci oğlu Halil Vedad’ın genç yaştaki intiharını ancak kendisine yaraşabilecek bir incelik ve duyarlılıkla anlatıyor. Kırık Deniz Kabukları, geçmişin kırılıp unutulmuş bir anısı…

Elena Ferrante – Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım
Roman / 10 Aralık 2017

Kitap Adı: Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım Yazar: Elena Ferrante Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 360 Kimliğini ısrarla gizlemesiyle adeta bir efsane haline gelen müstear isimli Elena Ferrante’nin dört ciltten oluşan “Napoli Romanları”, sadece İtalya’da değil tüm dünyada fenomen olarak kısa sürede 22 dile çevrildi. Bugün milyonlarca okurun hayranlıkla okuduğu dizinin devam kitaplarının da en kısa sürede raflardaki yerini alacağını belirtiriz. “Sen benim olağanüstü akıllı arkadaşımsın, hepimizden çok daha başarılı olmalısın, bütün kızlardan ve erkeklerden.” Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım, İtalya’da bir kenar mahallede yetişen iki genç kızın çekişmeler, kıskançlıklar ve sırlarla örülü dostluklarını, zorluklarla geçen büyüme ve varoluş serüvenlerini anlatıyor. “Napoli Romanları”nın ilki 50’lerde, fakir bir mahallede başlıyor. Bu unutulmaz dostluk hikâyesinde fazlasıyla akıllı ve duyarlı iki genç kız, Lenù ile Lila, boğucu erkek-egemen kültür, duyarsız, buyurgan aileleri ve yoksunluklar karşısında birbirlerinde teselli bulur. Ancak bu iki sıradışı arkadaş büyüdükçe, onlara dayatılan değerleri kabule yanaşmayacak, büyük fedakârlıklar da gerektirse, birer kadın olarak tutkularını yaşamak ve yaratıcı olmak için ellerinden geleni yapacaktır… “Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım sürükleyici, kalabalık, geniş bir ‘olgunlaşma romanı.'” -James Wood, The New Yorker- “Elena Ferrante: öfkeli kadın yazarların en iyisi!” -John Waters, yönetmen- “Ferrante’nin genç kızlık ve arkadaşlık meselesini ele alışı olağanüstü etkileyici.” -Gwyneth Paltrow, oyuncu-

Bekir Yıldız – Beyaz Türkü
Hikaye / 6 Aralık 2017

Kitap Adı: Beyaz Türkü Yazar: Bekir Yıldız Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 80 Urfalıydı… Emekçiydi… Durgundu, sessizdi, gizemliydi, saygılıydı, saygındı; eski çağlarda Anadolu’nun bir kayasına mı yontulmuştu yüzü? Bakışlarında gözsüz bir heykelin derinliği mi vardı? Gözlem gücüne ne diyelim? Emekçinin çilesinde yazgısını örerek yükselenlere özgü bilincin sessizliğiyle donanmıştı. Edebiyatımızdan bir yıldız kaydı: Bekir Yıldız… Yıldız’ın yapıtları edebiyatımızın yüzünde gül yaprağı gibi açılmış şark çıbanıdır…. Öyle bir yara ki… Hem yakışıyor… Hem izi silinmeyecek. İlhan Selçuk

Bekir Yıldız – Demir Bebek
Roman / 6 Aralık 2017

Kitap Adı: Demir Bebek Yazar: Bekir Yıldız Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 72 Hamişe Ana, kendisini tel örgülere atıp nasıl da bağırmıştı o gün… Suriyenin bir köyü az ötesinde kıpır kıpırdı… Öksürülse duyulabilecek bir uzaklıktaydı kalabalık… Kalabalık ince uzundu… Kalabalığın taşıdığı tabut, Hamişe Ananın özbeöz oğlunun tabutu değil miydi sanki?.. Askerler nasıl da önüne durmuşlardı. Kitapları ilk yayımlandığı günden başlayarak usta bir öykücü, usta bir romancı olarak çağdaş Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilen Bekir Yıldız tüm eserleriyle Everest Yayınlarındaki yerini alıyor. İş için göç etmek zorunda kalan insanları, töre ve namus cinayetlerini, tüm yönleriyle ağalık ve aşiret sistemini anlattığı yapıtlarıyla bu coğrafyanın hâlâ kanayan yaralarını en çarpıcı haliyle okura yansıtan Bekir Yıldız, yerel olanın anlatımında evrensel insanı yakalayabilen o güçlü yazarlar kuşağının bir üyesi. Demir Bebek, Bekir Yıldızın en önemli öykü kitaplarından biri…

Orhan Kemal – Grev
Hikaye / 22 Kasım 2017

Kitap Adı: Grev Yazar: Orhan Kemal Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 225 Orhan Kemal her zaman romancı kimliği ile bilinen bir yazardır. Ustalıkla yazılmış, hiç eskimeyen, tadını yitirmeyen bu romanların bu kadar sevilip akılda kalması tabii ki haksız değil. Ancak Orhan Kemal’in öykücülüğünü de unutmamak gerekiyor. İşçilerin dünyasından seçilmiş bu öykülerde de yine onun insnaın en derinine inen bakışını görmek mümkün. Orhan Kemal’in bakışı her zamanki gibi koyu karanlığın ardındaki umudu, aydınlığı yakalıyor. Orhan Kemal’in kitapları bîr okurum hayatta rastlayabileceği o çoknadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz kakır, çok az yazar okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve aydınlığı yeniden kazanmamız için yol gösterir bize. Orhan Kemal’in kitapları bîr okurum hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz kakır, çok az yazar okurunu onun kadar biçimlendirir

Ahmet Altan – Aldatmak
Roman / 18 Kasım 2017

Kitap Adı: Aldatmak Yazar: Ahmet Altan Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 216 Biraz önce konuştuğu adamın şımarık aldırmazlığından, hayatla alay eden kibirli boş vermişliğinden sonra kocasının bir mevki peşinde koşusunda kendisini hem utandıran hem de öfkelendiren zavallı bir sıradanlık, daha kötüsü rahatsız edici bir başarısızlık görüyordu. Kocasının bir başka erkekle kıyaslandığında böylesine güçsüz ve önemsiz görünmesinden içi acıyordu; Haluk o sıradan ihtirası ve tekdüze yakınmalarıyla onu sıkıyor, hiç tanımadığı bir başka erkeği neredeyse hastalıklı bir şekilde özlemesine neden oluyordu. Bir başka erkeği özlemesine neden olduğu için kocasını hiç affetmeyecekti ve affetmedi. Haluk’un belki bir daha hiç hatırlamadığı o kısa ve önemsiz konuşma, aralarındaki ilişkiyi onarılması çok zor bir biçimde sarsıyor, yıllar içinde inşa edilmiş birçok duygusal bağı koparmasa da önemli ölçüde zedeliyordu. Bu duygularının arasında, bir yandan da kocasına nasıl haksızlık yaptığını fark ediyor, utancına bir de haksızlık yaptığını düşünmenin huzursuzluğu ekleniyordu. Kocası belki de Cem’in asla sahip olamayacağı olağanüstü bir yeteneğe sahipti, hayatın içinde, çalışarak, dövüşe dövüşe yükselmişti; hiç kimseye kötülük etmezdi, karısını kıracak bir hareketi bilerek hiçbir zaman yapmamış, her zaman onu hoş tutmaya uğraşmıştı. Şimdi kendi kazanmadığı zenginliğine güvenen, bu güvenle şımaran, hiçbir şeyi kazanmadığı için hiçbir şeyi kaybetmekten korkmayan küstah ve kibirli bir adamın hercai serseriliğinin…

Alev Alatlı – Schrödinger’in Kedisi
Roman / 1 Ekim 2017

Kitap Adı: Schrödinger'in Kedisi Yazar: Alev Alatlı Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 708 2020’li yıllar… Postnişinde Yüce Pir’in oturduğu Yeni Dünya Düzeni tarikatı iktidarını hızla güçlendirmektedir. Tarikatı oluşturan vasıl, salik, mürid ve talipler, “Son Hakikat” dedikleri dünya görüşlerini gezegenin bütününe tebliğ etmekle yükümlüdürler. Dünya halkları ya “Tekleşmiş Varoluş”ta eriyecekler ya da genleri yok edilmek suretiyle mutlak bir biyolojik ölümle karşı karşıya bırakılan Sömürülmezler’in ve Lanetliler’in kaderini paylaşacaklardır. Postmodern Faşizm. “Tek bir dünya, tek bir devlet, tek bir bayrak!” sloganıyla özetlenen çağdaş değerlerini, evrensel medyanın tüm olanaklarını kullanarak dayatır. Yüce Pir’in Kutsal Koalisyonu ile baş edebilecek tek bir güç vardır: Schrödinger’in Kedisi. Erwin Schrödinger’in kedisi, yeni fiziğin maskotudur. Aynı anda ölü ve diri olabilmek gibi akıl almaz bir bilimsel gerçekliği temsil eden Schrödinger’in Kedisi. Yüce Pir’in ve onun Kutsal Koalisyon’unun önündeki tek engeldir. Bu karşın, Schrödinger’in Kedisi bir bilim-kurgu romanı değildir. Tersine, 1950-2035 yılları arasında yaşayan Çankırı doğumlu psikoterapist İmre Kadızade’nin yıldızların İblis’i recmetmekte kullanılan taşlar olarak göründükleri bir ortamdan, 21. Yüzyıla, yeni fiziğe, kaos teorisine, saçaklı mantığa uzanan zihinsel cenklerinin hikayesidir. “Alev Alatlı’nın uzun yıllardır üzerinde çalıştığı dev romanı, ülkemiz edebiyatındaki ilk çaplı ‘Anti-Ütopya’ özelliğini altını çizdirecek bir tonlamayla okurun ve düşünebilen Türk insanının ilgisine sunuluyor. Bir gerilim romanının tempo…

Enver Ercan – Erkeklerin Aklından Geçen Öyküler
Roman / 27 Eylül 2017

Kitap Adı: Erkeklerin Aklından Geçen Öyküler Yazar: Enver Ercan Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 236 Erkek milleti. Sert, pısırık, buyurgan, memur kafalı, küheylan, düzme meraklısı. Küt bir varlık; bir ayna gibi, dışarıdan bakıldığında içi görülen, her şeyiyle pragmatik, çoğu zaman kendisini olduğundan hem üstün hem de becerikli gören, ama hayatı yönlendirmeyi de beceren cins. Aklını kadınlarıı elde etmekle bozmuş; dünya imparatorluğu kurmaktan mütevazı sokağında çalım satarak gezinmeye kadar, hayatının bütün stratejisini kadınlara karşı kalıcı zaferler kazanarak taçlandırmanın peşinde olan, ama bir kadın ona, “Güle güle, aslanım,” deyip sırtını döndüğünde de… Yanına usul yaklaşıyorsunuz. Yüzünü size döndüğünde, pürüssüz pembe teni de olmasa bir erkeğin keskin yüz hatlarına sahip bir kadınla göz göze geliyorsunuz. Eli oynadığı saçlarında, hafifçe selamlıyor sizi. Ona doğru eğilip soruyorsunuz: “İyi de, kimin düşleri bunlar?” Yakışıklı kadın bir sırrı paylaşıyor gibi, “Erkeklerin,” diyor usulca. Odasının kapısını ayakkabısının ucuyla ittirirken, bakışlarında hınzırca bir zalimliğin dolaştığını fark eder gibi oluyorsunuz. İçerisinin cesaret verici yalnızlığıyla yutkunurken, onu tavlamış olmanın aldatacılığıyla bilinmeze doğru bir adım atıyorsunuz. Korkmanıza gerek yok, bütün erkeklerin düşleri böyle öykülerle doludur. Ne olacaksa?…

Hüseyin Rahmi Gürpınar – Muhabbet Tılsımı
Roman / 5 Eylül 2017

Kitap Adı: Tesadüf – Muhabbet Tılsımı Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 485 Hüseyin Rahmi’nin iki romanını aynı ciltte yayımlıyoruz. Tesadüf, 19. yüzyılın sonlarında, İstanbul’da, bir falcı kadının ‘ağına’ düşürdüğü insanları anlatıyor. Öyle ki avlananlar arasında yoksul mahallelerin bol dedikodulu, çocuklu ve gürültülü kadınları-, külhanbeyi tavırlarıyla racon kesen delikanlılar; batakhaneler ve batakhanelerin güzelleri; zengin ailelerin eğitimli lakin sorumsuz hayta gençleri var. Ama bir de çapkınlar… Muhabbet Tılsımında ise 550. yüzyılın başlarında, İstanbul’da, bu sefer kendi tatmin edilemez heveslerine ‘av’ olan insanlar anlatılıyor. Bir muskanın gücüne, bir sahte dervişin hikmetine derhal inanıveren, elde etmek istediğine ulaşmak için her şeyi göze alabilen, ahlakça düşkün, içinde bulunduğu sefih durumu kavrayamayan insanlar… Ama bir de çapkınlar… Falcılara, sahte dervişlere, büyüye, muskaya, üfürükçülüğe hâlâ inanıldığı düşünülürse Hüseyin Rahmi’nin sorun kabul ettiği bu durumun değişmediğini ‘acı bir hakikat’ olarak kabul etmek gerekiyor.