Ayse Kulin – Bir Gün
Roman / 20 Mayıs 2018

Kitap Adı: Bir Gün Yazar: Ayse Kulin Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 202 “…biz, iç içe büyüyen, iç içe yaşayan, birbirine benzeyen, kavgacı,hırçın ve inatçı, şefkatli, sevecen ve yürekli, sonsuz verici ve can alıcı, gözü kara, kurnaz, hain, aynı anda çileli, masum ve çocuksu biz! Biz, aynı toprağın çocukları.” Yazar Ayşe Kulin, Bir Gün’de herkesin payına düşmüş bir kabusun öyküsünü ele alıyor. Güneydoğu’da yaşananlar iki kadının penceresinden olduğu kadar, iki tarafın, iki yaşamın, iki ucun da yaşamından kesitlerle göz önüne seriliyor. Uzun yılların öyküsüyle bir gün içinde hesaplaşmak zordur kuşkusuz, bir gün belki yetersiz bir zaman. Ama bir gün bir başlangıç olabilir. Bir Gün, bu başlangıcın arandığı bir roman.

Ahmet Altan – Tehlikeli Masallar
Roman / 25 Nisan 2018

Kitap Adı: Tehlikeli Masallar Yazar: Ahmet Altan Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 248 Kimi özlediğimi tam anlayamıyordum. Özlem içimi yırtıyordu ama özlediğim insanın yüzünü tam seçemiyordum; bir Berrin’i görüyordum, bir Sevda’yı; ikisini bir arada özlüyordum. Bunu, bu tür bir ikilik yaşamamış birine anlatmak çok zordu ama sanki birbirlerine yapışıp bir bütün olmuşlardı aklımda, onları birbirinden ayıramıyordum. Hangisinin şu anda yanımda olmasını isterdim diye soruyordum kendime ve bulduğum yanıta kendim de şaşırıyordum; hiçbirini istemiyordum, hiçbirinin varlığı şu anda duyduğum özlemi dindirmeye yetmeyecekti; aksine aralarından biri biranda salonda beliriverse, öbürlerine duyduğum özlem daha da artacaktı. Bir fırtınanın içinden geçer gibiydim; o fırtınanın içinde, Berrin’in sevişirken inler gibi sorduğu soru geliyordu aklıma. “Kimdi o yazdığın kadın? Nerede o?” Yalnızlık ve sessizlik beni boğuyordu; başkalarının yanındayken özlediğim yalnızlık, ona kavuştuğum anda öldürmeye başlıyordu beni. Şimdi çıkıp birilerini bulsam, daha onlarla konuşmaya başladığım an yeniden yalnızlığımı özleyecektim. Bunu geçiren tek şey vardı: Sevişmek.

Hüseyin Rahmi Gürpınar – Ölüler Yaşıyor Mu?
Roman / 27 Şubat 2018

Kitap Adı: Ölüler Yaşıyor Mu? Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 375 Hüseyin Rahmi Gürpınar, çağının gündeş fikir akımlarına en açık isimlerden biriydi. Benimsesin, benimsemesin, her türlü fikrin tartışılması gerektiğini düşünerek romanlarında mümkün olduğunca tarafsız zeminler yarattı. Türkiye’de 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başının fikir atlası çıkarılmak istense, Hüseyin Rahmi Gürpınar romanları, içinde kolaylıkla iz sürülebilecek, vazgeçilmez belgesel kaynaklar olarak değerlendirilebilir. Ölüler Yaşıyorlar mı? yazarın ustalık dönemi verimi. Daha önceki romanlarında da yer yer gördüğümüz korku öğeleriyle bu defa çok daha yoğun olarak karşılaşıyoruz. Yazar, metafiziği bir “gerçeklik” olarak kabul etmek noktasında gidiş gelişlerle romanın son sayfalarına kadar okuyucuya “Acaba?” dedirtmeyi başarıyor. O yıllarda özellikle Avrupa’da taraftar bulan ruhçulukla doğu kaderciliğinin birleşmesi, bu fikirlerden beslenen faydacılık ve hepsine cephe alan akılcılıkla roman kahramanları, kendilerini içinden nasıl çıkacaklarını bilemedikleri bir 30. yüzyıl anaforunda buluyorlar. Ölüler Yaşıyorlar Mı?, 1932’de Milliyet gazetesinde tefrika edilmişti. Bugüne kadar orijinal diliyle basılamadı. Bu önemli eseri, ilk defa aslına sadık kalarak, yazarın kitap hakkındaki değerlendirmesi ve açıklayıcı dipnotlarla zenginleştirerek yayımlıyoruz.

Vedat Türkali – Güven 1. Cilt
Roman / 5 Şubat 2018

Kitap Adı: Güven 1. Cilt Yazar: Vedat Türkali Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 862 Zaman: İkinci Dünya Savaşı’nın var gücüyle devam ettiği 1940 ‘ların başı. İstanbul Üniversitesi’nde okuyan bir avuç anti-faşist devrimci genç, dönemin tek muhalefet partisi olan illegal Türkiye Komünist Partisi’ni aramaktadır. Bir avuç insan, 1940’ların Türkiye’sindeki tüm boyutlarıyla sergilenen karanlığı bir ucundan yırtmak için mücadele vermektedir. Vedat Türkali, beş kitaplık ve iki ciltlik romanı boyunca Komitern belgelerine dayanarak, hakkında verilen “desantralizasyon” kararının öncesindeki ve sonrasındaki TKP’nin durumunu romancılığının bilinen ustalığıyla; iç monologlar ve diyaloglara, olayların, olguların, kişilerin akışıyla ortaya koyar. Türkali, İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki Türkiye’yi anlatan “Güven”de Türkiye Komünist Partisi’nin tarihini sürece tanıklık etmiş bir yazar olarak tüm içsel dinamikleri ve sorunsallarıyla gözler önüne sererken, yalnızca o dönemdeki sol hareketin değil, demokratından faşistine, iş adamından polisine bir toplumun tüm farklı kesimlerinin aynalığını yapar. Türkali’nin coşkulu anlatımı karakterlere ve olaylara ilişkin derin bakışıyla birleşince, Türk edebiyatında benzersiz bir roman çıkar karşımıza: Toplumun her kesiminin görüşlerinin tarafsızca, ustalıkla aktarıldığı uzun bir yolculuk, bize kendi yanıtlarımızı üretmemizi sağlayacak yepyeni araçlar eden dev bir yapıt.

Vedat Türkali – Güven 2. Cilt
Roman / 5 Şubat 2018

Kitap Adı: Güven 2. Cilt Yazar: Vedat Türkali Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 610 Zaman: İkinci Dünya Savaşı’nın var gücüyle devam ettiği 1940’ların başı. İstanbul Üniversitesi’nde okuyan bir avuç anti-faşist devrimci genç, dönemin tek muhalefet partisi olan illegal Türkiye Komünist Partisi’ni aramaktadır. Bir avuç insan, 1940’ların Türkiye’sindeki tüm boyutlarıyla sergilenen karanlığı bir ucundan yırtmak için mücadele vermektedir… Vedat Türkali, beş kitaplık ve iki ciltlik romanı boyunca Komintern belgelerine dayanarak, hakkında verilen “desantralizasyon” kararının öncesindeki ve sonrasındaki TKP’nin durumunu romancılığının bilinen ustalığıyla; iç monologlar ve diyaloglarla, olayların, olguların, kişilerin akışıyla ortaya koyar. Türkali, İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki Türkiye’yi anlatan “Güven”de Türkiye Komünist Partisi’nin tarihini sürece tanıklık etmiş bir yazar olarak tüm içsel dinamikleri ve sorunsallarıyla gözler önüne sererken, yalnızca o dönemdeki sol hareketin değil, demokratından faşistine, iş adamından polisine bir toplumun tüm farklı kesimlerinin aynalığını yapar. Türkali’nin coşkulu anlatımı karakterlere ve olaylara ilişkin derin bakışıyla birleşince, Türk edebiyatında benzersiz bir roman çıkar karşımıza: Toplumun her kesiminin görüşlerinin tarafsızca, ustalıkla aktarıldığı uzun bir yolculuk, bize kendi yanıtlarımızı üretmemizi sağlayacak yepyeni araçlar armağan eden dev bir yapıt.

Hüseyin Rahmi Gürpınar – Utanmaz Adam
Roman / 3 Şubat 2018

Kitap Adı: Utanmaz Adam Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 386 Türkiye’nin, “batılılaşırken” Avrupa kültüründen ne kadar besleneceği ve Avrupai tarzın gündelik hayata uyarlanmasında sınırın nerede çizilmesi gerektiği, yıllardır tartışılan bir konu. Sanat, ahlak, aile, ticaret gibi konulara getirilen yeni yorumların toplumun tüm kesimlerince aynı şekilde anlaşılması beklenemezdi şüphesiz. Bu nedenle sanatı ahlaksızlıktan, ticareti sadece fırsatçılıktan ibaret sayanlar da oldu. Türk edebiyatının gözüpek yazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar, “dürüstlük” kavramını merkeze alıyor. Utanmaz Adam’da., onlarca yıl süren savaşların ardından kendini toparlamaya çalışan Türkiye’de, gayrimeşru yollardan bir hayata tutunma mücadelesi anlatılıyor. “Ahmakları kandırmak, akla karşı işlenmiş bir suçun intikamını almaktır,” prensibiyle hareket eden bir üçkâğıt çetesi, vur¬gunculuğun, dolandırıcılığın, ahlaksızlığın her çeşidine başvurup yine de vicdanlarını rahat tutabilmektedirler. Peki, iflah olmaz dolandırıcı Avnussalah’ın tüm bu “utanmazlıklarını” gönül rahatlığıyla kabulleniyor, kabulleniyor olması, başka bir ifadeyle dolandırıcılığa dair yüksek bir felsefe kurmuş olması, onu toplumdaki gizli ahlaksızlardan daha erdemli biri yapar mı.’

Hüseyin Rahmi Gürpınar – Şık Tutuşmuş Gönüller
Roman / 3 Şubat 2018

Kitap Adı: Şık Tutuşmuş Gönüller Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 458 Günlük yaşamdan beslenen yapıtlarıyla Hüseyin Rahmi Gürpınar, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerine ilişkin en önemli tanıklardan biridir. Yapıtları bize doğu ile batı kültürleri arasındaki gerilimde sıkışmış imparatorluk insanlarını, batılılaşmaya doğru kabuk değiştirmekte olan toplumu, cumhuriyete doğru yol alan bir imparatorluğu anlatır. Kendi yaşamının yönünü arayıp duran insanların trajikomik yaşamlarını mizahi bir dille aktaran Gürpınar, edebiyat aracılığıyla aslında tarihinin en devingen dönemini yaşayan bir toplumun sosyal haritasını çizer. Bu kitapta yer alan ilk yapıtı Şık ise onun ilk günden ne büyük bir deha ile bu uğraşın altına girdiğinin göstergesi

Orhan Kemal – Hanımın Çiftliği
Roman / 30 Ocak 2018

Kitap Adı: Hanımın Çiftliği Kitap Serisi: Hanımın Çiftliği Serisi 2. Kitap Yazar: Orhan Kemal Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 586 Büyük romancımız Orhan Kemal’in televizyon dizisi olarak da yoğun bir ilgi uyandıran üçlemesi Hanımın Çiftliği’nin ikinci kitabı olan Hanımın Çiftliği, edebiyat tarihimizin en sevilen romanlarından biri. 60’lı yılarlın sınıfsal çelişkilerinin yetkin bir biçimde ele alındığı bu roman,paranın el değiştirme sürecinde yaşanan sancıları dile getiriyor. İnsanın en soylu duygularından biri olan aşkın soysuzlaştırdığı bir dünyayı anlatan Hanımın Çiftliği, her şeye karşın insanın insanlığına inanan, umut ve aydınlıktan vazgeçmeyen bir yazarın görüşlerini dile getiriyor. Hanımın Çiftliği, büyük yazar Orhan Kemal’in ustalığının doruklarına ulaştığı bir roman.

Hüseyin Rahmi Gürpınar – Ben Deli Miyim?
Roman / 21 Ocak 2018

Kitap Adı: Ben Deli Miyim? Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 378 Şadan ve Kalender Nuri… İstanbullu iki genç… Hüseyin Rahmi, İstanbul’u ve İstanbul yaşantısını bu iki genç üzerinden anlatıyor. Ama bu gençler “deli”… Maceraları da, konuşmaları da, hareketleri de öyle-, çünkü toplumsal kuralları, genel ahlakı, yozlaşmış sosyal ilişkileri “delicesine” sorguluyorlar. “Sorgulama” derinleştikçe gençlerin hareketli, yadırgatıcı serüveni tuhaf bir cinayetle sonlanıyor. Hüseyin Rahmi bu romanın tefrikası sırasında “adaba muhalif neşriyat” yaptığı iddiasıyla mahkemeye çıkarılıyor. Devrin gazetelerinde yayımlanan mahkeme ile ilgili haberler de fotoğrafları ve karikatürleriyle beraber bu baskıda yer alıyor. Hüseyin Rahmi’nin savunmasında söyledikleri çarpıcı: “Bugün kirli bir top gibi mahkeme parkelerine fırlatılmak istenilen bu isim, bu ana kadar memleketin hiçbir mülevves meselesine karışmamıştır. Ve hemen kırk yıldır kafasına doldurduğu felsefeyi etrafına saçan bir mürebbi, birden bire adaba mugayir bir tavır alarak halka edepsizlik telkinine nasıl kalkışır!”

Hüseyin Rahmi Gürpınar – Billur Kalp
Roman / 21 Ocak 2018

Kitap Adı: Billur Kalp Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 356 İç içe iki romandan oluşan Billur Kalp cumhuriyetin ilanını takip eden dönemde, İstanbul’da geçiyor. Uzun ve sarsıntılı yıllar, Türkiye toplumunu altüst etmiş; toplumsal ilişkiler yeniden ve başka şekillerde kurulmaya başlamıştır. Erkek nüfusu azalmış ve kadınlar sosyal hayata, bu defa çalışan/işçi konumuyla dahil olmuştur. Kadınların çalışma hayatına girmeleri, erkeklerin kadınları “tuzağa düşürme” girişimlerinin hızlanmasına neden olmuştur. Billur Kalp in ilk bölümü, çalışmak zorunda kalan, ancak “kötü erkekler”in tuzağına düşen Mürvet’in intiharıyla sonlanır. İkinci bölümde ise bu kez karşımıza Sema çıkar. Sema da ekonomik nedenlerle evde yaptığı el işlerini satmaya çalışır, ilk bölümde gördüğümüz kötü erkekler, Sema’ya da tuzak kurar. Ancak Sema, bu tuzağa düşmediği gibi aksine evinde işletme açmaya, anasız-babasız kız çocuklarını çalıştırmaya kadar varan bir gayret gösterir. Kadının çalışma hayatında başarılı olabileceğini, erkek egemen dünyada gedikler açabileceğini ispat eden Sema, bu yanıyla “feminist” kabul edilebilecek bir roman karakteridir. Hüseyin Rahmi’nin büyük bir İstanbul gözlemcisi ve yazarı olduğunu bir kez daha gösteren bu roman, İstanbul’un gündelik hayatına dair pek çok “sosyolojik” malzeme de içeriyor.

Hüseyin Rahmi Gürpınar – Kokotlar Mektebi
Roman / 21 Ocak 2018

Kitap Adı: Kokotlar Mektebi Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 333 Osmanlı’nın son dönemlerinde hız kazanan Batılılaşma süreci Türk edebiyatının da en önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. Dağılmakta olan dinamikleriyle toplumun değişim ihtiyacından beslenen Batılılaşma çabası üst üste gelince tüm ahlak ve aile değerlerinin de zaman zaman trajikomik boyutlara varacak biçimde farklılaşması kaçınılmaz olacaktır. Bireyin de artık farklı bir biçimde ele alınıp sorgulanmaya başlandığı bu dönemin en önde gelen edebi yatçılarından, biri hiç kuşkusuz ki Hüseyin Rahmi Gürpınar’dır. Türk toplumunun o dönemini bugün bize hâlâ renkli bir tablo gibi sunan yapıtlarıyla Gürpınar sadece bir edebiyat okurunu değil, bu toplumun sosyal gelişimine kafa yoran herkesi aydınlatmaya devam eden bir yazar. Kokotlar Mektebi, bu usta yazarın en önemli yapıtlarından biri olarak dönemin değişen yargıları üzerine yapılan en güçlü hicivlerinden biri.

Bekir Yıldız – Alman Ekmeği
Roman / 18 Ocak 2018

Kitap Adı: Alman Ekmeği Yazar: Bekir Yıldız Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 82 Gece lambasını söndürüyorum. Uyuyamıyorum hemen. Oysa yorgunum. Yıllar sonra Almanya’da geçen bir gece daha… Üç beş kilometre ötede, on yıl önce bir barakada yatmıştım ilk kez. Karımı, çocuklarımı, yakınlarımı düşünmüştüm o gece. Ama şimdi; Türkiye’yi düşünüyorum… Daha çok Güneydoğu’nun ağalık sistemi, töre, topraksızlık, işsizlik yoksulluk, eğitimsizlik gibi sorunlarını işleyen Türkçe edebiyatın ustalarından Bekir Yıldız, Alman Ekmeği’nde Almanya’da çalışarak para kazanmak zorunda kalan Türk işçilerinin hayatlarını gözler önüne seriyor. Yıllar önce Almanya’da çalıştıktan sonra ülkesine dönmüş bir gurbetçinin gözünden anlatılıyor oradaki zorlu yaşam. Kendi geçmişinin acı tatlı anılarıyla harmanladığı gözlemlerini bu kez bir işçi olarak değil bir “Alamancı”, bir gurbetçi olarak ülkesinden uzak insanların yaşam savaşlarını sunuyor okurlara.

Bekir Yıldız – Evlilik Şirketi
Roman / 18 Ocak 2018

Kitap Adı: Evlilik Şirketi Yazar: Bekir Yıldız Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 78 Kadın sarsıldı. Hiçbir şey söyleyemedi. Hatta kendi özüyle bile konuşamadı. Duruyordu öylece. Bir süre sonra, düşünceleri söküldü yavaş yavaş. “Anlatmak,” dedi içinden. “Sanki yaşantımız, salt bir düğümü çözmeye bağlı. Yüzlerce, binlerce olay iç içe oysa. Bugünü nasıl kavrayabilirim, bugünü yaşarken?” Edebiyatımızda daha çok Güneydoğu’nun ağalık sistemi, töre, topraksızlık, işsizlik, yoksulluk, eğitimsizlik gibi sorunlarını işleyen usta öykücü, usta romancı Bekir Yıldız, bu kez evlilik kurumuna evrensel bir eleştiri getiriyor. İki insanın sağlıkta ve hastalıkta, iyi günde ve kötü günde birbirinin yanında olmak üzere söz vererek kurduğu evlilik kurumu aslında içinde ne türden ikiyüzlülükler, sahtelikler ve yalanlar barındırır? Ve bu yalanların üstüne kurulu olan düzen aslında iki insanın samimi bir birlikteliği midir yoksa toplumsal olanın dayatmaları ile kurulmuş kirli bir şirket midir? Bekir Yıldız’ın büyük tartışmalar yaratmış kitabı Evlilik Şirketi, köhnemiş bir kurum üzerine tazeliğini kaybetmeyen bir tartışma.

Bekir Yıldız – Harran
Hikaye / 18 Ocak 2018

Kitap Adı: Harran Yazar: Bekir Yıldız Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 96 Biçerdöverlerin ağzındaki bir lokma ekmek, tozlu evrakların arasında yaşayan taptaze umutlar, şimdi, dönen tekerleklerin altında çiğneniyor. Buradan doldurduğu umudu, şurada boşaltırken, filizlenen yeni umutları bir gecede Antep’ten İstanbul’a, İstanbul’dan Muş’a aktarıyor. Çoğu insanın umudu, kendisinden ağır çekiyor çünkü… Everest Yayınları Türk edebiyatının usta kalemlerinden biri olan Bekir Yıldız’m kitaplarını yayımlamaya Harran ile devam ediyor. Bekir Yıldız, Harran’da bir yol hikâyesi anlatıyor okuyucuya. İstanbul’dan Harran’a uzanan bu yolculukta, Anadolu insanı yine başrolde. İşsizlik, fakirlik ve ölüm; Güneydoğu insanının hayatını kuşatıp, onları kaçağa ve başka şehirlere göçe zorunlu kılıyor. Evladını kaybeden bir baba, satın aldığı kamyonetin senetlerini ödeyebilmek için kaçağa gitmekten başka çaresi olmayan bir genç adam kitaptaki anlatının temelini oluşturuyor. Bekir Yıldız, insanlığın en yalın gerçeğini yetkin kalemiyle Harran’da bir kez daha okuyucuya sunuyor.

Bekir Yıldız – Kaçakçı Şahan
Roman / 18 Ocak 2018

Kitap Adı: Kaçakçı Şahan Yazar: Bekir Yıldız Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 80 “Şahan’ın hayatı şimdi yokla var arasındaydı. Toprağa basan ayağında hayat, havada korkuyla titreyen öteki ayağında ise ölüme, yok olmaya hazırlanış vardı. Üç beş saniyelik duraklamadan sonra havadaki ayağını da toprağın karanlık suratına koydu. bekledi. Şimdi iki ayağının altında ölüm yoktu. Sevinir gibi oldu. Fakat bu sevinci, inceden esen yel, hemencecik ötelere taşıdı sanki.” Kaçakçı Şahan’da Anadolu halkının sonu gelmez yoksulluğunu, ezilişini ve bunlara rağmen kaybetmediği umudunu anlatıyor. Kitapta yer alan öykülerde; ağalık sistemine başkaldırıştan, erkek egemen toplumlardaki kadın imgesine, ekmek parası uğruna vatanını, ailesini terk edip gâvur topraklarından medet umulmasına kadar çeşitli olaylarla kırsal kesimin hayatta kalma mücadelesi gözler önüne serilip okuyucuya adeta ibretlik yaşam kesitleri sunuluyor. Kitaba adını veren “Kaçakçı Sahan” adlı öyküde ise, fukaralığın ölüm korkusunu yenisini ve yoksulluğun çaresiz bıraktığı bir babanın oğlu karşısındaki aczini gözler önüne seren Bekir Yıldız, edebiyatın başka yaşamları aktarmadaki gücünü bir kez daha gösteriyor okurlara.