İlya Ehrenburg – On Üç Pipo
Roman / 10 Ocak 2018

Kitap Adı: On Üç Pipo Yazar: İlya Ehrenburg Yayıncı: Evrensel Basım Yayın Sayfa Sayısı: 168 “- Sevgilim, ben de ateş etmesini öğrenmek istiyorum. Ulusal ordumuzun subayının eşi de silah tutmasını bilmelidir. İzin verirsen bu küçük haydutun piposunu vurmaya çalışacağım. Teğmen böylesine masum bir eğlenceyi ona çok görücek değildi ya! Askerden birinden aldığı tüfeği nişanlısına uzattı. Kızın elinde tüfeği gören tutsaklar kaçışarak çitle çevrili alanın bir köşesinde sıkıştılar. Ortada gülümseyerek duran küçük Pol kaldı, elinde de piposu… Gabriyel pipoyu hareket halindeyken vurmak istediği için nişan alırken çocuğa: – Koş! Şimdi ateş edeceğim, dedi. Pol hiç istifini bozmaksızın ortada dikiliyordu. Gabriyel daha fazla beklemeden ateş etti, ama ilk kez böyle bir işe giriştiği için, pipoyu ıskalaması hoş karşılanabilir. Ama Teğmen dayanamadı:…

Yücel Sarpdere – Vatandaş Abuzer
Roman / 5 Ocak 2018

Kitap Adı: Vatandaş Abuzer Yazar: Yücel Sarpdere Yayıncı: Evrensel Basım Yayın Sayfa Sayısı: 288 General bir başka gardiyana döndü: “Buradaki tutukluların statüsü nedir?” Gardiyan soruyu pek anlayamamıştı. Bir şeyler söylemek istiyordu ama kem küm ediyordu. General bu kez soru şeklini değiştirdi: “Yani evladım” dedi “Buradaki tutuklular normal tutuklular mıdır?” Asker bu kez soruyu alamamanın şevkiyle gırtlağını yırtarcasına cevap verdi. “Hayır komutanım.” “Ya nasıl tutuklulardır?” “Anormal tutuklulardır komutanım.” “Peki normal tutuklularla, anormal tutuklular arasındaki fark nedir?” “Normal tutuklular, normal cezaevlerinde bulunurlar komutanım. Hırsızlar, esrarcılar, ırza geçenler normal tutuklulardır. Vatanı yıkmaya kalkışanlar anormal tutuklulardır!” “Peki bunlara nasıl davranırız?” “Anormal komutanım” Vatandaş Abuzer, ülkemizin karanlık dönemi 12 Eylül’ü ti’ye alan bir roman. Cuntanın getirdiği boğucu havayı, polis merkezleri ve tutukevlerindeki uygulamaları, ikbal peşindeki işkenceci şefleri, kraldan çok kralcı komutanları; tüm zalimliklerine karşın zavallılıkları ve gülünçlükleriyle betimliyor. Vurdumduymaz, saf, açık sözlü konuşkan kahramanımız Abuzer, 12 Eylül’ün uygulamalarına çağdaş bir Bektaşi tavrıyla katlanırken, bu heybetli zalim devin, aslında toplumsal destekten yoksun, gülünç ve zavallı bir fani olduğunu gösteriyor bizlere. Kaba zulme, silahlı çaresizliğe gülmemizi, alaya almamızı sağlıyor. Alay konusu olanın, ömrü de uzun olmaz!

Nejat Elibol – Direnen Haliç
Roman / 26 Aralık 2017

Kitap Adı: Direnen Haliç Yazar: Nejat Elibol Yayıncı: Evrensel Basım Yayın Sayfa Sayısı: 298 Direnen Haliç, yazarı da işçi olan bir işçi romanı. Bir zamanlar fabrikalarla çevrili olan Haliç’in Alibeyköy ucundaki iki fabrikada yaşanan olayları, sürdürülen uzun direnişi konu alıyor. Olayları sürükleyici bir dille anlatırken, işçilerin fabrika ve mahalle hayatları, iç dünyaları da başarıyla sergileniyor. Bu romanla, işçi hayatının ve mücadelesinin bir dönemi başlıca özellikleriyle resmedilmiş oluyor. Direnen Haliç, işçi sınıfımızın kimi kazanımlarla, kimi yenilgilerle sonuçlanan daha iyi, yaşanır bir hayat için verdiği uzun mücadelenin belgesel özellikler taşıyan canlı bir kesiti.

Reşat Enis – Afrodit Buhurdanında Bir Kadın
Roman / 25 Aralık 2017

Kitap Adı: Afrodit Buhurdanında Bir Kadın Yazar: Reşat Enis Yayıncı: Evrensel Basım Yayın Sayfa Sayısı: 232 1937 yılında yayınlanan Afrodit Buhurdanında Bir Kadın, toplumun yoksul ve çalışan kesimlerinin sorunlarını edebiyata taşıyan öncü eserlerdendir. İşçilerin yaşayışlarını, patronla ilişkilerini, çalışan ve yoksul kadının çifte sömürülüşünü ustalıkla ve tüm gerçekliği ile sergiler. Romanın baş kahramanı, akraba yanında büyüyen Yıldız adında anne-babasız bir kızdır. Yoz ev ortamı ve uğradığı onur kırıcı olaylar nedeniyle evden kaçar, önce daktiloluk, sonra fabrika işçiliği yapar. Ama düşük ücret ve ağır çalışma koşullarına daima, onun kadınlığını istismar teşebbüsleri eşlik eder. Yıldız yaşlı bir fabrika işçisiyle evlenir. Ama hastalanıp çalışamaz duruma düşen eşi ile çocuğunu geçirdirmekte zorlanır, yardım talep etmek için çaldığı kapılarda, patron ve ustabaşıların çirkin teklifleriyle karşılaşır; fuhuşa zorlanır.. Yıldız’ın trajedisini izlerken, tüm çıplaklığı ve katı gerçekliği ile emekçilerin ve yoksulların yaşayışına da tanık oluruz. Düşük ücretleri dahi marka ve kumaş olarak ödenen işçiler, onların korkunç sefaleti, koşullara dayanamayıp verem olan, kadınlıkları sürekli saldırıya maruz kalan genç kızlar, yeraltı maden işçilerinin çalışma koşulları gözler önüne serilir. Nazım Hikmet’in “Türk edebiyatının temel taşı” saydığı bu eser için Suat Derviş “Türk dilinde yazılmış olan romanların en güzellerinden biri” nitelemesinde bulunmuştur.

Reşat Enis – Sarı İt
Roman / 25 Aralık 2017

Kitap Adı: Sarı İt Yazar: Reşat Enis Yayıncı: Evrensel Basım Yayın Sayfa Sayısı: 336 Sarı İt, edebiyatımızın ilk işçi romanlarındandır. İşçi sınıfının toplumsal hayata ağırlığını koyduğu, grevlerin filizlenip serpildiği bir dönemi, 1960’lar Türkiyesini konu alır. İşçilerin çalışma koşulları, patronlarla girdikleri mücadeleler, işçi-sendika ilişkileri, işçilerin yaşadığı semtler, aile ilişkileri, günlük yaşayışları, aşkları… Canlı, çarpıcı diyaloglarla örülü akıcı bir dille tasvir edilir.

Bruno Apitz – Kurtlar Arasında Çıplak
Roman / 20 Aralık 2017

Kitap Adı: Kurtlar Arasında Çıplak Yazar: Bruno Apitz Yayıncı: Evrensel Basım Yayın Sayfa Sayısı: 448 Her gün ölüm ve işkence tehdidinin kol gezdiği bir toplama kampına bir gün bir valiz içinde küçük bir bebek sokulursa ne olur? Buchenwald Toplama Kampı’nda, çizgili giysiler, dikenli teller, gaz odaları, insan yakma fırınları arasına hapsedilmiş onbinlerde tutsağın kurtuluşu için örgütlenen Uluslararası Kamp Komitesinin bir avuç militanı da bu soruyu kendilerine sordu. En küçük bir sırrın açığa çıkmasının ölüm kalım sorunu haline geldiği ortamda, direniş örgütünün yok edilmesi riskine rağmen çocuk, Nazi vahşetinden korunmalı mıdır, yoksa bir başka toplama kampına gönderilen kafileyle dışarı çıkarılıp kaderiyle başbaşa mı bırakılmalıdır? Duyguyla akıl arasındaki çatışma nasıl çözülür? Kurtlar Arasında Çıplak, Buchenwald tutsaklarının, küçük bir çocuğun varlığıyla bazan çetrefilleşen bazan renklenen ayaklanma hazırlığını ve direniş öyküsünü anlatıyor. Bruno Apitz’ın romanlaştırdığı İkinci Dünya Savaşının son yılında gerçekleşen Buchenwald isyanı, dünyanın başına musallat olan faşizmin karanlık koşullarında bile insanın yeteneklerinin ne kadar uçsuz bucaksız olduğunu kanıtlayan tarihsel bir anıt gibi çıkıyor karşımıza. İnsanlığın faşizmden çektiği acılar asla unutulmasın diye, direnişçilerin söylediği bu özgürlük türküsüne kulak vermek gerekiyor.

Ignazio Silone – Fontamara
Edebiyat / 18 Aralık 2017

Kitap Adı: Fontamara Yazar: Ignazio Silone Yayıncı: Evrensel Basım Yayın Sayfa Sayısı: 156 Türkçeye Sabahattin Ali tarafından çevrilip, ikinci emperyalist paylaşım savaşı döneminde 1943 yılında yayınlanan Fontamara; yoksul bir İtalyan kasabasında Mussolini faşizminin iktidara geldiği dönemi anlatır. ‘Faşizmi bizlere sergilemek için Sabahattin Bey’in cıvıl cıvıl gözleriyle , sekmez sezgisiyle seçtiği bu kitap, zaten mütegallibe sultası altında inleyen bir köylülüğün Faşizmden de nasibini alınca nasıl direnç bilincini devşirdiğini anlatır. Her yapıtında olduğu gibi Fontamara’da da tam bir usta vardır önümüzde. Ey sevgili usta, toprağın memleket topraklarınca bol olsun… ‘ -Can Yücel-

Mihail Şolohov – Ve Durgun Akardı Don 2. Cilt
Roman / 15 Aralık 2017

Kitap Adı: Ve Durgun Akardı Don 2. Cilt Yazar: Mihail Şolohov Yayıncı: Evrensel Basım Yayın Sayfa Sayısı: 360 Ve Durgun Akardı Don, Don bölgesinin destanıdır. Eser bir Kazak ailesi ekseninde Don bölgesini ve savaşın, devrimin ve iç savaşın bölgeye yansıyışını çok yönlü, derinlemesine ama sade bir dille anlatır. Birinci ciltte Don Kazakları’nın Çar Dönemi’ndeki yaşam koşulları, gelenekleri, görenekleriyle dile getirilir.İkinci ciltte; 1. Dünya Savaşı, 1917 Kerenski Hükümeti Dönemi, General Kornilov Olayı ve 1917 Ekim Devrimi’yle, roman kahramanlarının olaylardaki durumuna ayrılmıştır. Bozkır çiçekleri kadar canlı ve birbirine benzemez insanlarıyla, yaşanmışlığın sahiciliği ve olağanüstü anlatımıyla Ve Durgun Akardı Don, bütün zamanların en önemli romanlarındandır.

Mihail Şolohov – Ve Durgun Akardı Don 1. Cilt
Roman / 15 Aralık 2017

Kitap Adı: Ve Durgun Akardı Don 1. Cilt Yazar: Mihail Şolohov Yayıncı: Evrensel Basım Yayın Sayfa Sayısı: 416 Bir sanatçının hayat akışının onun dünyayı algılayışını belirleyen esas öğe olduğu doğruysa eğer -ki ben öyle olduğunu düşünüyorum- Şolohov’un birine eşlik etmiştir. Kazak toprağındakine benzer fırtınalar başka nerde görüldü ki? Geleneksel bir hayat tarzının kayalık sahilerini hiçbir dalga tehdit edemez gibiydi. Oysa onlar da yeni hayatın hücumuna dayanamayıp yıkıldılar. Don ülkesinde iç savaş patlak verdiğinde, Şolohov küçük bir çocuktu. Savaş ona okul oldu; hem devrimci iradesini, hem sanatçı yeteneğini biledi.

Mihail Şolohov – Ve Durgun Akardı Don 3. Cilt
Roman / 15 Aralık 2017

Kitap Adı: Ve Durgun Akardı Don 3. Cilt Yazar: Mihail Şolohov Yayıncı: Evrensel Basım Yayın Sayfa Sayısı: 391 Ve Durgun Akardı Don, Don bölgesinin destanıdır. Eser, bir Kazak ailesi ekseninde Don bölgesini ve savaşın, devrimin ve iç savaşın bölgeye yansıyışını çok yönlü, derinlemesine ama sade bir dille anlatır. Birinci ciltte Don Kazakları’nın Çar dönemindeki yaşam koşulları, gelenekleri, görenekleriyle dile getirilir. Bu cilt, nehir romanının kahramanlarını ve ruh durumlarını da tanıtır. İkinci ciltte, Birinci Dünya Savaşı, 1917 Ekim Devrimi’yle, roman kahramanlarının bu olaylardaki durumuna ayrılmıştır. Üçüncü ve dördüncü ciltlerde Don Kazakları’nın ayaklanmaları, Don bölgesinde kurulan bağımsız cumhuriyetler, İç Savaş ve Avrupa’nın bu iç savaştaki rolü irdelenir. Bu kargaşada savrulan kahramanlarla canlı bir belgesel ve çağdaş bir destan sergiler Şolohov. Bozkır çiçekleri kadar canlı ve birbirine benzemez insanlarıyla, yaşanmışlığın sahiciliği ve olağanüstü anlatımıyla Ve Durgun Akardı Don, bütün zamanların en önemli romanlarındandır.

Mihail Şolohov – Ve Durgun Akardı Don 4. Cilt
Roman / 15 Aralık 2017

Kitap Adı: Ve Durgun Akardı Don 4. Cilt Yazar: Mihail Şolohov Yayıncı: Evrensel Basım Yayın Sayfa Sayısı: 488 Ve Durgun Akardı Don, Don bölgesinin destanıdır. Eser, bir Kazak ailesi ekseninde Don bölgesini ve savaşın, devrimin ve iç savaşın bölgeye yansıyışını çok yönlü, derinlemesine ama sade bir dille anlatır. Birinci ciltte Don Kazakları’nın Çar dönemindeki yaşam koşulları, gelenekleri, görenekleriyle dile getirilir. Bu cilt, nehir romanın kahramanlarını ve ruh durumlarını da tanıtır. İkinci ciltte, Birinci Dünya Savaşı, 1917 Kerenski Hükümeti dönemi, General Kornilov Olayı ve 1917 Ekim Devrimi’yle, roman kahramanlarının bu olaylardaki durumuna ayrılmıştır. Üçüncü ve dördüncü ciltlerde Don Kazakları’nın ayaklanmaları, Don bölgesinde kurulan bağımsız cumhuriyetler, İç Savaş ve Avrupa’nın bu iç savaştaki rolü irdelenir. Bu kargaşada savrulan kahramanlarla canlı bir belgesel ve çağdaş bir destan sergiler Şolohov, Bozkır çiçekleri kadar canlı ve birbirine benzemez insanlarıyla, yaşanmışlığın sahiciliği ve olağanüstü anlatımıyla Ve Durgun Akardı Don, bütün zamanların en önemli romanlarındandır.

İlya Grigoryeviç Ehrenburg – Dipten Gelen Dalga
Roman / 15 Ağustos 2017

Kitap Adı: Dipten Gelen Dalga Yazar: İlya Grigoryeviç Ehrenburg Yayıncı: Evrensel Basım Yayın Sayfa Sayısı: 496 Paris Düşerken, Fırtına ve Dipten Gelen Dalga’dan oluşan nehir roman, 20. yüzyılın en hareketli dönemini tüm tarafları ve çeşitli yönleriyle tasvir eden dev bir eserdir. Üçlemenin bu son cildi, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan yeni dünyayı anlatıyor. 20. yüzyılın ortasında büyük bir yara açarak beliren dehşet bitmiştir ama, şimdi daha sinsi ve daha gizli bir savaş başlamıştır. Dolayısıyla, o önüne çıkan her şeyi yakıp kavuran fırtına dinmiş gibi görünse de küller arasında kalan kordan yeni fırtınalar körüklenmektedir. Ehrenburg bu kitabında Soğuk Savaş’ın ilk yıllarına ayna tutuyor. Faşizmin yıkamadığı Sovyetler Birliği’ne karşı ABD’de yapılan planlar, Pentagon’dan Paris Hükümeti’ne kadar uzanan entrikalar ekseninde hayata geçirilirken, sosyalizm ve kapitalizm arasındaki savaşın yeni cephesinde yaşayan direniş güçleri de yeni durum için mevzilenmektedir. Yüzyılın en büyük romanlarından sayılan ve sayısız dilde basılarak milyonlarca insan tarafından beğeniyle okunan bir klasik.

Enver Hoca – Ortadoğu Üzerine Düşünceler
Siyasi / 24 Mayıs 2017

Kitap Adı: Ortadoğu Üzerine Düşünceler Yazar: Enver Hoca Yayıncı: Evrensel Basım Yayın Sayfa Sayısı: 344 Ortadoğu Üzerine Düşünceler kitabı, Enver Hoca’nın “Politik Günlük”ünden alınan Ortadoğu hakkındaki eleştiriler ve çözümlemelerle çeşitli makaleler için özet ve notlardan oluşuyor. Kitap 1958’den 1983 sonuna kadar olan dönemi kapsıyor ve değerlendirmeler, emperyalist devletler ve İsrail’in insanlık dışı faaliyetleriyle bu güçlerin saldırı ve komplolarına karşı kahramanca mücadele eden başta Filistinliler olmak üzere Arap halkları, İran ve Afgan halkları bakımından önemli olaylar ve dönüm noktalarını yansıtıyor.

Larissa Reissner – Hamburg Barikatları
Tarih / 8 Nisan 2017

Kitap Adı: Hamburg Barikatları Yazar: Larissa Reissner Yayıncı: Evrensel Basım Yayın Sayfa Sayısı: 128 1923’te Hamburg’da patlayan ama yenilgiyle sonuçlanan ayaklanmanın öyküsü Hamburg Barikatları. Dünyanın o zamanki tek sosyalist ülkesi Sovyetler Birliği halkının da büyük bir dikkatle izlediği, onda bir dünya devrimi müjdesi gördüğü Almanya’daki ayaklanma, General Müller’in ordularının kuşatması ve işçi sınıfına ihanet eden yol arkadaşlarının gafleti yüzünden geriye çekilmek zorunda kalırken hala direnen Hamburg’un duvarlarında da, bir süre sonra ıslanarak yere düştü afişler. Kendisi Polonyalı olduğu halde dünyanın neresinde bir devrimci hareket varsa kendini oralı hisseden Larissa Reissner’in barikatların hemen yanı başında, ateş ve barutun ortasında yazdığı bu kitap, elimizi kenar mahallelerde hızlı hızlı atan nabza tutarken, yoksullukla ateşlenen isyanı seriyor gözümüzün önüne. Hamburg Barikatları hem işçi evlerinde süren sohbetlerden kıyametin ortasında anlatılan öykülerden oluşan bir devrim destanı hem de bir ayaklanmanın güncesi. Arşivi sadece emniyet müdürlüklerinde tutulan, anılarda izi bile kalmasın diye uğraşılan bastırılmış bir ayaklanmanın işçi kahramanlarının özel ama yine de birbirine benzer hayatları usta bir yazarın elinden bu kitapta ölümsüzleşti.