Tevfik Taş – Deprem 7.2 Irkçılık 77.2

Deprem 7.2 Irkçılık 77.2 Kitap Kapağı Deprem 7.2 Irkçılık 77.2
Tevfik Taş
Evrensel Basım Yayın
182

Irkçılık, insanca ve sevgili hiçbir alanda yer bulamayan duyguların, davranış kalıplarının, devlet politikası ve savaş aracı haline getirilmesidir. Dur durak bilmeden savaşlar/ yangınlar çıkaran bu olgu, insanlığın çöp tenekesidir.

"Deprem 7.2 Irkçılık 77.2" başlığını taşıyan bu çalışma, Van-Erçiş'te depremden sonra, Türkiye'de ağır bir hastanın kendini koyvermesi gibi bir kez daha açılıp saçılan nefreti, ötekileştirmeyi eksen alıyor.

Deprem acısıyla boğuşan, yüzlerce ölüyü toprağa vermeye çalışan bir kente, bir halka hangi "İnsanlar" hangi "Duygularla" taş, sopa, bayrak, kirlenmiş regl bezi, Kuran-ı Kerim ve küfür yazılı kağıtlar gönderir? Bunu yapanlar, toplum içinde hakikaten azınlıkta mıdır?

Bunu yapabilenler, hangi inanca, hangi ulusa, hangi politik duruşa mensuptur? İyi ama bütün bunlar birdenbire mi oluştu? Bu davranışları bize hangi "Tarih" armağan etti? Edebiyatta, müzikte, atasözünde, sanatın diğer dallarında, şakalaşmalarda, basında, eğitimde, gündelik yaşamda ırkçılık nasıl şekillendi? Kaç tür ırkçılık var? Kaçı gizliden gizliye, kaçı açıktan açığa yürüyor?

Tevfik Taş'ın bu çalışması düşmanlıktan medet ummacılığı, akan kanı zafer sanmayı, aşağılamayı, horlamayı, bütün bir halk için fenalıklar istemeyi ve ırkçılığı irili ufaklı vargı biçimleriyle sorgulamayı amaçlıyor .

Ancak elinizdeki kitabın çok geniş kapsamlı bir sorusu daha var:Bugün, Barış isteyenler salt romantik, soyut bir olgudan mı söz ediyor? Barış isteyenlerin nasıl bir kültürel ortama gereksinimi var? Barış kültürü yaratılmadan, büyütülmeden kalıcı bir barış olanaklı mıdır? Peki ama bütün bunlar Barış olmadan olanaklı mıdır?

Yaşar Atan – Akdeniz Mitologyasından Efsaneler

Akdeniz Mitologyasından Efsaneler Kitap Kapağı Akdeniz Mitologyasından Efsaneler
Yaşar Atan
Evrensel Basım Yayın
215

Tanrıları Aşk yarattı.
Çünkü başlangıçta Kaos denen büyük bir boşluk vardı.
Orada oluşan kocaman bir yumurta çatlayıp ikiye bölündü. Yumurtanın içinden çıkan Eros aslı Aşk, ayaklarıyla alt ve üst kabukları itti; Yeryüzü ve Gökyüzü dediğimiz ilk tanrılar dünyaya geldi.

Ilya Ehrenburg – Tröst

Tröst Kitap Kapağı Tröst
Ilya Ehrenburg
Evrensel Basım Yayın
190

Tröst adlı romanın bir Amerikan tröstünün etkinlikleri sonucu Avrupa'nın yok edilişinin tarihidir. Bu ayın zamanda bir taşlama, bir yergi olup, şimdi bile onu 'Üçüncü Dünya Savaşının Olayları' başlığı altında yeniden yazabilirim.

Avrupa benim gözümde bir mezarlık değil, kimi zaman sevimli, kimi zaman sevimsiz bir savaş alanı olmuştur. Gençliğimde Paris!teyken orasını böyle görmüştüm, 1922'de tedirgin Berlin'e vardiğimda onu gene böyle buldum.

Ilya Ehrenburg – Paris Düşerken

Paris Düşerken Kitap Kapağı Paris Düşerken
Ilya Ehrenburg
Evrensel Basım Yayın
656

Paris Düşerken, Fırtına ve Dipten Gelen Dalga'dan oluşan nehir roman, 20. yüzyılın en hareketli dönemini tüm tarafları ve çeşitli yönleriyle tasvir eden dev bir eserdir.

Savaşın ayak seslerinin duyulduğu 1930'ların ikinci yarısından, soğuk savaş rüzgârlarının Avrupa'yı içine aldığı 1950'li yıllara kadar uzanan dönemi kapsayan bu eserin ilk kitabını oluşturan Paris Düşerken'de, yayılmacı Hitler faşizminin işgali altındaki Paris'te toplumun farklı kesimleri üzerine projektör tutulur. Bir yanda işgalcilere çıkar hesaplarıyla bağlı olan yönetici elit ile burjuvazi, diğer yanda faşizme karşı yurt savunması için örgütlenen direnişçiler bu saflaşmanın iki ana kesimini oluşturmaktadır. İşgal günlerinde, her şeylerini geride bırakarak, kafileler halinde kentlerini terk eden Parislilerin trajedisi, uluslararası diplomasinin satranç tahtasında yapılan hamleler, cepheden gelen bozgun haberleri, direniş hareketini örgütleme çabaları...

İlya Ehrenburg'un bu eseri yüzyılın en büyük romanlarından sayılan ve sayısız dilde basılarak milyonlarca insan tarafından beğeniyle okunan bir klasik.

Üstün Akmen – Bay Kuş

Bay Kuş Kitap Kapağı Bay Kuş
Üstün Akmen
Evrensel Basım Yayın
224

Bay Kuş’un, bir tatil sürecinde demokrasi anlayışından devrim tanımına, sevdadan küreselleşmeye, tutkudan türbana, safsata televizyon dizilerinden tiyatroya, resimden heykele, cazdan operaya, edebiyattan geçmişteki kimi anılara, hatta endemik bitki topluluklarının yapılaşmasına kadar, o daldan bu dala konuşundan izlenimler içermekte. Hepi topu bu…

Öner Ünalan – Darwin Ne Yaptı?

Darwin Ne Yaptı? Kitap Kapağı Darwin Ne Yaptı?
Öner Ünalan
Evrensel Basım Yayın
128

Darwin adı, organik evrim teorisinde silinmez bir damgadır. Bu teori, yeryüzünde yaşayan ve eskiden yaşayıp tükenmiş türlerin nasıl ortaya çıktıklarını aydınlatma çabasının ürünüdür. Darwin'e varıncaya kadar yaşambilim, dağınık bilgiler toplamından başka bir şey değildi. Darwin teorisiyle bu dağınık bilgileri toparlamıştır. Yaşambilim, Darwin'le birlikte ve ondan sonra materyalist ve diyalektik bir temele oturmuş, gerçekten bir bilim olmuştur.

Darwin'in yapıtlarını ("Türlerin Kökeni", "İnsanın Türeyişi", "Seksüel Seçme") Türkçeye kazandıran Öner Ünalan, elinizdeki popüler kitabı, özellikle Türkiye koşullarında yetişmiş kişileri göz önünde tutarak yazmıştır. Kitabında, "Yeryüzündeki canlılar nasıl var oldu ya da türler nasıl ortaya çıktı?" sorusundan başlayarak Darwin'i ve yöntemini tanıtmakta, çağdaşlarıyla ilişkilerini ele almakta, yaşambilimin Darwin'le birlikte ve ondan sonraki gelişmesinin neler gösterdiğini, kısaca Darwin'in bilim tarihindeki yerini anlatmaktadır.

Paul Eluard – Asıl Adalet

Asıl Adalet Kitap Kapağı Asıl Adalet
Paul Eluard
Evrensel Basım Yayın
74

"Bu kitap; baş sayfalarında Eluard'ın hayatını özetleyen yazısı, şairin kişiliği ve sanatı üzerine Claude Roy ve Gaeton Picon'dan Asım Bezirci'nin çevirileri ile bu alanda örnek bir eser değerini taşıyor. Seçmeler'in en ünlü ve titiz şiir ve sanat eserlerimizin çevirilerinden derlenmiş olmasıyla da boşa gitmemiş, kutlanması gereken, ciddi bir çaba."
Behçet Necatigil

"A. Bezirci ile A.Kadir'in "biri edebiyat incelemecisi ve tarihçisi, öbürü şair" ortaklaşa düzenledikleri 'Eluard', bu büyük çağdaş şairin hem hayat hikayesini, sanatını, kişiliğini, hem de şiirlerinden yapılmış bir seçmeyi veriyor okura. Dergi sayfalarında dağınık, kalakalmış Eluard şiirlerini bu denli bir araya getirmek, şaire karşı olumlu bir davranış. Şaire olduğu kadar Eluard okurlarına da tabii."
Tarık Dursun

Asım Bezirci – Nazım Hikmet

Nazım Hikmet Kitap Kapağı Nazım Hikmet
Asım Bezirci
Evrensel Basım Yayın
272

Asım Bezirci, yıllarca süren sabırlı bir çalışmanın ürün olan bu kitapta, Nazım Hikmet'in yaşamını, şairliğini ve eserlerini ele alıyor. Dünya görüşü ile sanatı arasındaki bağı, şairliğinin gelişme evrelerini ortaya koyuyor. Bunları, Nazım'ın eserlerinin ve Nazım üstüne yazılmış kitap ve makalelerin dökümü tamamlıyor...

Charles Darwin – İnsanın Türeyişi

İnsanın Türeyişi Kitap Kapağı İnsanın Türeyişi
Charles Darwin
Evrensel Basım Yayın
252

İnsanın Türeyişi, Charles Darwin'in ilk kez 1871 yılında basılan evrim kuramı hakkındaki kitabıdır. Kitap Darwin'in, 1859'da yayınlanan Türlerin Kökeni'nden sonra insanın evrimi kuramını konu edinen ikinci kapsamlı eseridir. Kitapta bir tür olarak insan, yani insanın bedensel ve zihinsel bakımdan öbür hayvanlarla evrimsel ilişkileri incelenmektedir.

Bu yapıtın başlıca ereği, birincisi, bütün öbür türler gibi insanın da kendinden önce yaşamış bir biçimden türeyip türemediğini; ikincisi, insanın gelişim yolunu; üçüncüsü, insan ırkları arasındaki farkların önemini incelemektedir.

Pablo Neruda – Yürekteki İspanya

Yürekteki İspanya Kitap Kapağı Yürekteki İspanya
Pablo Neruda
Evrensel Basım Yayın
81

Nasıl bir şiir? Saf olmayan bir şiir. Şöyle anlatıyor Neruda bu şiiri: Tere batmış, dumana gömülmüş, zambak ve sidik kokan, ticaretin ezmeye çalıştığı, yasaların içinde, yasaların ötesinde bir şiir; üstümüzdeki giysiler gibi sabun lekeleri taşıyan, gövdelerimiz gibi karışık bir şiir; utanç verici davranışlarımız gibi, gözlerimiz, bilgiçliğimiz gibi, kinimiz, aşkımız, antlarımız gibi, siyasal bağlanmalar, kafa tutmalar, kuşkular gibi, sözlerimiz gibi, hayvanlar gibi, kararlar, vergiler gibi karman çorman, saf olmayan bir şiir; sonunda güvercinin pençesiyle perçinlenen kusursuz bir şiir; üstünde buz izleri, diş izleri bulunan, terimizle, belki de alışkanlıklarımızla hafifçe ısırılmış, dokunmanın yüce isteğini taşıyan, bu arada "eşyanın kötü tadını taşıyan bir şiir".
Ama anlaşılıyor ki, Neruda eşyanın kötü tadına bağlamıyor şiirini, şaire ondan korkmaması gerektiğini söylüyor. Böylece bağlanma ile şiir sanatındaki özgürlük arasında bir uzlaşma, bir uyum sağlamaya çalışıyor. Yaşanan hayatı görmek istiyor şiirde. Bununla yetinmiyor. Yaşanacak hayatın güçlü izlerini de taşısın istiyor şiir. Ek bir dünya yaratmak değil onun şiirden beklediği; dünyamızı büyütmek istiyor.

Pablo Neruda – Yaşadığımı İtiraf Ediyorum

Yaşadığımı İtiraf Ediyorum Kitap Kapağı Yaşadığımı İtiraf Ediyorum
Pablo Neruda
Evrensel Basım Yayın
398

Serüvenlerle dolu bir yaşam kitabı. Bir haber verme, bir hesaplaşma, lirik bir atılım, dostlara sesleniş, geçmişe ve yarınlara bir ant içmedir onun anıları. Bu anılarda şairin yaşamının bütün duraklarını, şiirlerini yaratış sürecini, başta Lorca, Alberti, Hernández, Eluard, Aragon, Nâzım Hikmet olmak üzere şair dostlarıyla ilişkilerini, Şili'nin cunta tarafından öldürülen lideri Alende'yi buluruz.

"Benim anılarım hayaletlerle dolu bir galeridir" der Neruda; "Belki ben kendi hayatımı değil de başkalarının hayatını yaşadım... Benim hayatım, bütün hayatlardan oluşmuş bir hayattır; bir şair hayatıdır.

Kolektif – Uluslararası İlişkiler Tarihi 1

Uluslararası İlişkiler Tarihi 1: Diplomasi Tarihi Kitap Kapağı Uluslararası İlişkiler Tarihi 1: Diplomasi Tarihi
Kolektif
Evrensel Basım Yayın
655

Bugüne kadar yazılan diplomasi tarihleri arasındaki en önemli çalışmalardan biri SSCB Bilimler Akademisi'nden yirmiyi aşkın profesörle, Paris Üniversitesi'ne bağlı Collège de France ve Institut du Droit International üyesi üç profesörün kolektif çalışmasıyla ortaya çıkan Uluslararası İlişkiler Tarihi'dir. Bu büyük çalışmanın en önemli özelliği, ilk çağlardan modern çağlara diplomasinin tarihsel gelişimini materyalist bir gözle analiz ederek, uluslararası sistemdeki güçler dengesini, sınıf mücadelelerini devlet ve toplum düzeyindeki gelişmelerle birbirine bağlayışıdır.

1977 yılında, Attila Tokatlı'nın çevirisiyle "MAY Yayınları" tarafından basılan Uluslararası İlişkiler Tarihi, hem araştırmacılar hem de okurlarca beklenenin üstünde bir ilgiyle karşılanmış ve kısa sürede tükenmişti. Elinizin altında mutlaka bulunması gerektiğine inandığımız bu kaynak eseri, üstlendiğimiz sorumluluk gereği 32 yıl aradan sonra yeniden düzenleyerek gün ışığına çıkarıyor ve ekonomik krize inat tekrar okurla buluşturuyoruz.

İnsanlık tarihinin 3500 yıllık evresini anlatan bu önemli eserin, "piyasa"daki tarihi çarpıtan ve kendi çıkarları için uluslararası ilişkileri manipüle eden kaynaklara karşı, konuya ilgi duyan okur, araştırma yapmak isteyen bilim insanı ve genç akademisyen için baş yapıt ve bilimsel bir kaynak olacağına inanıyoruz.

Kolektif – Uluslararası İlişkiler Tarihi 3

Uluslararası İlişkiler Tarihi 3 Kitap Kapağı Uluslararası İlişkiler Tarihi 3
Kolektif
Evrensel Basım Yayın
715

Bugüne kadar yazılan diplomasi tarihleri arasındaki en önemli çalışmalardan biri SSCB Bilimler Akademisi'nden yirmiyi aşkın profesörle, Paris Üniversitesi'ne bağlı Collège de France ve Institut du Droit International üyesi üç profesörün kolektif çalışmasıyla ortaya çıkan Uluslararası İlişkiler Tarihi'dir. Bu büyük çalışmanın en önemli özelliği, ilk çağlardan modern çağlara diplomasinin tarihsel gelişimini materyalist bir gözle analiz ederek, uluslararası sistemdeki güçler dengesini, sınıf mücadelelerini devlet ve toplum düzeyindeki gelişmelerle birbirine bağlayışıdır.

1977 yılında, Attila Tokatlı'nın çevirisiyle "MAY Yayınları" tarafından basılan Uluslararası İlişkiler Tarihi, hem araştırmacılar hem de okurlarca beklenenin üstünde bir ilgiyle karşılanmış ve kısa sürede tükenmişti. Elinizin altında mutlaka bulunması gerektiğine inandığımız bu kaynak eseri, üstlendiğimiz sorumluluk gereği 32 yıl aradan sonra yeniden düzenleyerek gün ışığına çıkarıyor ve ekonomik krize inat tekrar okurla buluşturuyoruz.

İnsanlık tarihinin 3500 yıllık evresini anlatan bu önemli eserin, "piyasa"daki tarihi çarpıtan ve kendi çıkarları için uluslararası ilişkileri manipüle eden kaynaklara karşı, konuya ilgi duyan okur, araştırma yapmak isteyen bilim insanı ve genç akademisyen için baş yapıt ve bilimsel bir kaynak olacağına inanıyoruz.

Kolektif – Uluslararası İlişkiler Tarihi 5

Uluslararası İlişkiler Tarihi 5 Kitap Kapağı Uluslararası İlişkiler Tarihi 5
Kolektif
Evrensel Basım Yayın
864

İlk dört cildi yayınevimizce basılan "Uluslararası İlişkiler Tarihi" kitabının bu 5. cildi Ali Rıza Dırık tarafından Rusça aslından çevrilerek hazırlanmış ve böylece ilk kez Türkçe'ye kazandırılmıştır. Daha önce yayınlanan ilk dört cilt ile insanlık tarihinin 3500 yıllık evresi uluslar arası ilişkiler etrafında anlatılarak 1939 yılına dek gelinmişti. 1939-1945 yıllarını kapsayan tarihsel süreç, uluslararası sistemdeki güçler dengesi, sınıf mücadeleleri, devlet ve toplum düzeyindeki gelişmeler 5. ciltte birbirine bağlanarak anlatılıyor.

Almanya'nın Polanya'yı işgal ettiği 1 Eylül 1939 ile Sovyet ordularının Berlin'i ele geçirmesi ve Almanya'nın koşulsuz teslimiyle savaşın sona erdiği 8 Mayıs 1945 tarihine kadar geçen sürece tanık olacak; bu dönemin kapsamlı bir analizini okuyacaksınız. Kapsamı bakımından bir kaynak kitap olma özelliği gösteren "Uluslararası İlişkiler Tarihi" yalnızca konuya özel olarak ilgi duyan okur için değil, tüm okurlar için önemli bir boşluğu dolduracaktır.

Aleksey Tolstoy – İki Kız Kardeş

İki Kız Kardeş Kitap Kapağı İki Kız Kardeş
Azap Yolları 1. Cilt
Aleksey Tolstoy
Evrensel Basım Yayın
414

Azap Yolları, "İki Kız Kardeş", "Yıl 1918", "Kederli Sabah" ciltlerinden oluşan bir nehir romanıdır. Birinci Dünya Savaşı, Büyük Sovyet Devrimi, uzun ve zorlu iç savaş yıllarının zengin bir panoramasını sunan eser, tüm derinliği ve karmaşıklığı ile insan doğasını, olaylar içindeki insanların ıstırap ve sevinçlerini büyük bir başarıyla dile getirir.

Romanda, Rus devrim tarihinin zengin fonu üzerinde, burjuva bir ailede yaşayan iki kız kardeşin yaşam serüvenine tanık oluruz. ama yaklaşan büyük toplumsal fırtına etkisini, eğlence partileri, türlü oyalayıcı etkinlikler içinde bu iki kız kardeşin dünyasında da hissettirir. Büyük kız kardeş Büyük kız kardeş Katya, Vadim Petroviç isimli zengin bir avukatla evlidir. Küçük kız kardeş Daşa ile genç mühendis Telegin arasında bir aşk doğar. Roman bir yandantüm ayrıntılarıyla fırtınalı bir devrimi, çekilen insan üstü acıları önümüze sererken, bir yandan da bu kahramanların aşklarını iç dünyalarında kopan fırtınayı, "azap yolları'nda büyük bir yurt sevgisiyle güçlenen kişiliklerini duru bir destan havası içinde betimler. Romanda, ayrıca, yeni bir toplumun kanlı doğumu, ülkelerine derin yurtseverlik duygularıyla bağlı kimi aydınların yanlış tercihleri, olaylara yön veren tarihi kişiliklerin iç dünyaları da ustalıkla gözler önüne serilir