Erik Jan Zürcher – Modernleşen Türkiye’nin Tarihi
Tarih / 19 Eylül 2017

Kitap Adı: Modernleşen Türkiye'nin Tarihi Yazar: Erik Jan Zürcher Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 536 1800’lerden bugüne, özgün, karmaşık, tartışmalı hatta kavgalı bir süreç olarak yaşanan modernleşme tarihimiz üzerine derinlikli bir inceleme… Zürcher’in emeği, hem yeni bilgiler sunuyor okurlara hem de tutarlı bir yaklaşım. Üçüncü Selim’den, Zürcher’in tanımlamasıyla “Üçüncü Cumnuriyet”e, yani 1980 sonrasına.

Faruk Bildirici – Gizli Kulaklar Ülkesi
Siyasi / 19 Eylül 2017

Kitap Adı: Gizli Kulaklar Ülkesi Yazar: Faruk Bildirici Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 360 Telefon meselesi: Bugüne kadar çok “dinleme” oldu, operasyonlar devam etmekte ve her an herkes dinlenebilir… Gazeteci Faruk Bildirici’nin Gizli Kulaklar Ülkesi adlı çalışması, böyle orta boy bir cümlede özetlenebilir belki. Ama bu özete öyle ilginç vakalar, öyle şaşırtıcı bilgiler üzerinden ulaşılıyor ki, kitabın her sayfası ayrı bir anlam kazanıyor ve bu arada, açıkçası, insanın siniri bozulabiliyor. Kimi zaman dehşetten, hatta korkudan; kimi zaman da gülmekten… İnanması zor ama kökleri ta Abdülhamit dönemine kadar uzanan bir “uygulama” bu. Abdülhamit döneminden Susurluk dosyalarına ve ötesine çekilen hattın dinleyenler, dinletenler, dinlenenler listesinde kimler yok ki. Adnan Menderes, Cemal Gürsel, Faruk Sükan, Bülent Ecevit, Erdal İnönü, Turgut Özal, Kemal Horzum, Doğan Güreş, Mehmet Ağar, Alaattin Çakıcı, DEP’li milletvekilleri, sanatçılar, bürokratlar… Dinleme olayları kimi zaman bir darbenin kaderini etkiliyor, kimi zaman devletin üst kademelerini sarsıyor, kimi zaman bir gönül ilişkisini ortaya çıkarıyor. Ve Faruk Bildirici’nin araştırması yalnızca yerel vaka aktarımlarıyla sınırlı kalmıyor. Dünyanın çeşitli ülkelerindeki “gizli kulak” skandallarından “dinleme hukuku”na, dinleme teknolojisine uzanıyor; hatta meraklısı için bir dinleme teknolojisi kataloğu bile içeriyor. Daha önce, yayın listemizdeki sayılarının artacağını duyurduğumuz gazeteci kitaplarının “hacimli” bir örneği, Gizli Kulaklar Ülkesi…

Can Kozanoğlu – Bu Maçı Alıcaz
Spor / 16 Ağustos 2017

Kitap Adı: Bu Maçı Alıcaz: Türkiye'de Futbol Yazar: Can Kozanoğlu Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 303 Transfer hikayelerinden sürgünle sonuçlanan mağlubiyetlere, çocukluk umutlarından emeklilik yıllarına, futbolcu kimdir, “hoca” kimdir? Bir insan niçin hakem olur? Sonra tribünler, taraftar kimliği, “alaturka holiganlar”… Talat Paşa’dan bugüne devlet-kulüp ilişkileri, iktidar-futbol ilişkileri; asker-sivil futbol darbeleri; “militarist futbol”dan “polis devleti” futboluna geçiş… Ve tabii ki, anlı şanlı tezahürat tarihimiz… Sahaya ilk kez 1990’da çıkan Bu Maçı Alıcaz!’ın, notlandırılmış yeni baskısı…

Ihsan Oktay Anar – Efrasiyab’ın Hikayeleri
Roman / 15 Ağustos 2017

Kitap Adı: Efrasiyab'ın Hikayeleri Yazar: Ihsan Oktay Anar Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 245 Çok uzak zamanlarda değil, günümüzün otuz, bilemediniz elli yıl öncesinde, üstelik hep “ülkemizde” geçiyor Efrâsiyâb’ın Hikâyeleri. Ancak… Sanki o zamanlardan ve o mekânlardan değil de, başka zaman ve mekânlardan, hatta başka dillerden aşina olduğumuz hikâyeler… Yani, Puslu Kıtalar Atlası’nı ve Kitab-ül Hiyel’i okumuş olanların tahmin edebilecekleri gibi, üzerine söz söylemesi zor, “içine dalması” keyif verici kitaplardan: Estetik’le oyun’un, mizah’la felsefe’nin bir edebî buluşması…

Atilla Atalay – Sıdıka
Mizah / 14 Ağustos 2017

Kitap Adı: Sıdıka Yazar: Atilla Atalay Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 224 “Tuhaftı… Sanki herkes ‘fabrıga’nın gizli bir işaretini taşıyordu… Orkestra, kimselerin duyamadığı tılsımlı bir fabrika sireni çalıyor; yaşamın vardiyasını değiştiriyordu… O an, ‘ağır sanayii’nin, olanca ağırlığı üstüme çöktü… Kendimi de fabrikanın bir ürünü gibi duyumsadım… Bir an için, ‘fabrıga’nın yaşamımızda hiç olmadığını düşündüm… Sonra, önce senin, ardından diğerlerinin gülümseyen ‘düğünlü’ yüzlerine baktım… Baktım ve ‘fabrıga’nın başka bir şey değil, biz olduğumuza karar verdim… Çocukluğumdan beri pek sevmediğim, o koca, dumanlı deve ait yüksek fırınların, niye Ayşe, Ülkü, Zeynep gibi insan isimleri taşıdığını çözdüm…”

Gündüz Vassaf – Cehenneme Övgü
Deneme / 13 Ağustos 2017

Kitap Adı: Cehenneme Övgü: Gündelik Hayatta Totalitarizm Yazar: Gündüz Vassaf Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 277 Bazı eleştirmenlerin “şeytanın avukatı” sıfatını yakıştırdıkları Gündüz Vassaf’ın “gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskısı”yla sunduğumuz Cehenneme Övgü’sü, içimizde büyütüp yaşattığımız küçük ‘totaliter dünyalar’ımızı afişe ediyor, daha doğrusu ‘yüzümüze vuruyor’. Totalitarizmin -anne karnındaki bebeğin beslenmesi gibi- bireyle toplumu bağlayan göbek bağıyla semirdiğini, hayata ilişkin algılarımızı ve kimi dayatılan kimisini de gönüllü olarak kabul ettiğimiz kavramları irdeleyerek gösteriyor. Cehenneme Övgü, yazarın kendiyle hesaplaştığı, herkesi de hesaplaşmaya çağıran, hatta kışkırtan bir kitap.

Emmanuel Decaux – Agik
Ekonomi / 13 Ağustos 2017

Kitap Adı: Agik Yazar: Emmanuel Decaux Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 111 İçindekiler: – AGİK’in Aşamaları – AGİK’in Yöntemleri – AGİK’in Üstlenimleri – AGİK Prosedürleri

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Hacı Murat
Roman / 12 Ağustos 2017

Kitap Adı: Hacı Murat Yazar: Lev Nikolayeviç Tolstoy Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 246 Tolstoy’un ölümünden bir sene sonra basılan son romanı Hacı Murat, hem savaş ve siyasetin doğası hem de iki farklı kültür ve dünya arasına sıkışıp kalmak hakkında bir hikâye. Tolstoy, gerçek olaylardan esinlenerek yazdığı bu romanda, Rus İmparatorluğu’na karşı kanının son damlasına kadar kahramanca savaşmış Çeçen isyancı Hacı Murat’ın hikâyesini anlatır. Çeçen lideri Şeyh Şamil’e anlaşmazlığa düştükten sonra Rusların tarafına geçen Murat, çok geçmeden her iki tarafın da güvenini kaybetti€ini fark eder. Ruslar tarafIndan önce sıcak bir karşılama görse de, hemen sonras›nda casus olduğu ?üphesiyle hapse atılır. Karısı ve oğlunun Çeçenlerin eline düştüğünü öğrendiğindeyse, her şeyi göze alarak ailesini kurtarmak üzere yollara dü?er. Ortak bir amaç için sava?an iki adamı karşı karşıya getiren bu mücadele dolu hikâye, yüzyıllar öncesinden bugüne uzanan siyasi sorunların doğasına da ışık tutuyor. “Tolstoy olmasaydı, edebiyat, çobanı olmayan bir sürü, içinden çıkılamaz bir kördüğüm olurdu.” -ANTON ÇEHOV-

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Efendi ile Uşağı
Roman / 12 Ağustos 2017

Kitap Adı: Efendi ile Uşağı Yazar: Lev Nikolayeviç Tolstoy Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 195 Tolstoy’un hikayelerinin bu ilk cildinde, yazarın farklı dönemlerinde kaleme aldığı üç önemli hikayesini okuyacaksınız. Hikayelerin üçünde de kar yağıyor. En erken tarihli olan Tipi (1856) ölüm korkusu, hayatta kalmak ve hatırlamak hakkında. 1861’de yazılmış olan Polikuşka’nın temelinde Tolstoy’un Brüksel’deyken duyduğu köy hayatıyla ilgili gerçek bir olay yatıyor. Efendi ile Uşağı (1895) ise, insanların birbirine muhtaç olmaları, eşitlik ve kendini ve ötekini keşfetmek üzerine bir başyapıt. Bu üç hikâyeyi, Mehmet Özgül’ün Rusça asıllarından yaptığı çeviri ve Richard Gustafson’un Efendi ile Uşağı hakkındaki güçlü incelemesiyle sunuyoruz. “Tolstoy konusunda da senden tamamen farklı düşünüyorum. Tolstoy muhteşem bir yazar. Hiçbir zaman anlayışsız değil, aptal değil, yorulmak nedir bilmiyor, bilgiçlik taslamıyor, teatralliğe düşmüyor. Diğerlerinden çok daha üstün.” -James Joyce’un, kardeşi Stanislaus’a yazdığı bir mektuptan, 18 Eylül 1905 Richard Gustafson’un “On Ivan Ilych and Master and Man” adlı makalesinden alınan sonsözü eşliğinde Tolstoy’un klasik hikâyeleri…

Paul Lemerle – Bizans Tarihi
Tarih / 4 Temmuz 2017

Kitap Adı: Bizans Tarihi Yazar: Paul Lemerle Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 135 Bu çalışmanın amacı başkenti Bizans olan imparatorluğu ana çizgileriyle yansıtmaktır. Roma ve Bizans tarihleri arasında belirgin bir kesintinin olmadığını unutmamak gerekir. Bu imparatorluğa, imparatorun çöküşü kaçınılmaz olan Roma’yı terk ederek, başkenti Konstantinopolis’e taşıdığı ve kentin böylece, imparatorluğun idari ve siyasi merkezi olduğu andan itibaren, “Bizans İmparatorluğu” adı verilebilir. Aslında pagan bir devletin Hıristiyan bir devlete dönüştüğü ve Roma’nın sahip olduğu üstünlüğü Konstantinopolis’e kaptırdığı Constantinus’un saltanatı, Bizans tarihinin başlangıcıdır. Bizans, çöküntüye uğramış ve kendini yenilemek gücünden yoksun pagan bir uygarlıktan, Hıristiyan bir uygarlık oluşturdu. Bu uygarlığın etkilerini Türkler, Araplar, ve Slav halkların tümü derin bir biçimde duyumsayacaklardır. Bizans Tarihi bilgisizlikle önyargı arasında yer alan saptamalardan tam anlamıyla kurtulmuş değildir. Bizans’ın talihsizliği, Thukydides ya da Tacitus gibi büyük tarihçilere değil de, Yunancalarının anlaşılması çok zaman güç olan vakanüvislere sahip olmasından kaynaklanır. Bu kitapta, Batı ile Doğu’nun sınırları arasında yer alan ve on bir yüzyıl boyunca her iki taraftan da gelen darbelere dayanabilmiş bir devletin ilgisizlik ya da küçümsenmesinden fazlasına layık olduğu gösterilmektedir.

Pierre-Jean Luizard – IŞİD Tuzağı
Siyasi / 24 Mayıs 2017

Kitap Adı: IŞİD Tuzağı Yazar: Pierre-Jean Luizard Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 199 Uluslararası siyaset gündeminin merkezini tutan ve yarattığı şok dalgalarıyla küresel kamuoyunu altüst eden bir mesele hakkında, aydınlatıcı bir eser… Yakın zamana kadar adı sanı duyulmamış bir örgüt olan IŞİD ya da diğer adıyla İslâm Devleti, 2014 başlarında uluslararası gündeme kanlı ve sansasyonel bir giriş yaptı. Örgüt, çok kısa bir zamanda kendisini Ortadoğu’nun yeni bir oyuncusu olarak dayatarak, Irak ve Suriye’de geniş bir bölgeyi denetimi altına aldı. Bugün, bir yandan ciddi finansal kaynaklara hükmederken, diğer yandan dünyanın her yerinden sempatizan ve yandaş bulan cihatçı ordusuyla korku ve dehşet saçmaya devam ediyor. Ortadoğu uzmanı tarihçi Pierre-Jean Luizard, bu kitapta İslâm Devleti’nin şaşkınlık yaratan başarısının altında yatan sebepleri anlamaya çalışırken, Batılı güçlerin, örgütün onları kendi savaşının içine çekerek hazırladığı bu tuzağa neden ve nasıl düştüklerini açıklıyor. Güncel olayları anlaşılır kılmak için sürecin tarihî arka planına odaklanan yazar, Amerika’nın Irak’ı işgaline, Arap Baharı’nın ortaya çıkış dinamiklerine, nihayet İngiliz ve Fransız mandalarıyla kurulan Arap devletlerinin uzun tarihine uzanıyor.

Nikolas Van Dam – Suriye’de İktidar Mücadelesi
Siyasi / 24 Mayıs 2017

Kitap Adı: Suriye'de İktidar Mücadelesi Yazar: Nikolas Van Dam Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 292 Yakın komşularımızla ilgili kitaplar yayımlamaya Richard Clogg’un Yunanistan Tarihi ile başlamıştık. Yakın coğrafyalarda yaşayan, arada sınırlar olsa da ortak ya da benzer kültürleri paylaştığımız ya da etkilendiğimiz, onlar hapşırsa bizim grip olup yataklara düşecek kadar yakın olduğumuz komşularımızla ilgili, ister yerli olsun isterse yabancı, yapılan önemli araştırmalar ve yayımlanan kitaplar ilgi alanımız içinde kalmaya devam edecek. Hollandalı büyükelçi Nikolaos van Dam’ın kitabı da bunlardan biri. Van Dam, yıllarca ülkesini Ortadoğu’nun çeşitli başkentlerinde temsil etti. Hariciyeci kimliğine öğretim üyeliği ve yazarlığı da ekleyen yazar, Suriye’nin dünü ve bugününü aktarırken, geleceğine ilişkin önemli ipuçları ve bilgiler veriyor; 1963’ten bu yana iktidarda olan Baas Partisi ve Hafız Esad’ın ‘başarısı’nın ardındaki gerçekleri gün ışığına çıkarıyor. Her şeyin gizliliğe dayandığı, mevcut kaynakların ucuz propagandist amaçlarla malûl olduğu bir ülke üzerine yaptığı bu önemli çalışma, her birinin doğruluğunun kontrolu meşakkatli bir mesaiye malolan yüzlerce bilgi, belge ve kaynağa dayanıyor. Van Dam, modern Suriye tarihini, “mezhep, aşiret ve bölgeye özgü bağların iktidar mücadelesinde oynadığı rol”, “1963’ten günümüze Baas Partisi”, “asker ve sivil iktidar kadrolarında yaşanan gelişmeler”, “Sünni muhalefet hareketi”, “Suriye silahlı kuvvetlerinin analizi” gibi temel başlıklarda incelerken, Ortadoğu üzerine kafa yoran bütün…

Asef Bayat – Ortadoğu’da Maduniyet
Araştırma - İnceleme / 24 Mayıs 2017

Kitap Adı: Ortadoğu'da Maduniyet Yazar: Asef Bayat Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 219 İran kökenli araştırmacı Asef Bayat, Müslüman Ortadoğu toplumlarındaki toplumsal değişime, Oryantalizmin kalıplarını kıran bir bakışın imkânlarını sunuyor elinizdeki derlemede. Her şeyden önce, “durağan” bir karakteri, bir “kendine özgülüğü” değil; değişimi vurgulayarak ve “küresel güneyin” başka ülkeleriyle benzerliklere dikkat çekerek bakıyor bu toplumlara. Bu tutumuyla, Ortadoğu’ya karşılaştırmalı bakışı küreselleşme bağlamında konumlandıran bir öneri de geliştiriyor. Asef Bayat, kitabın adından da çıkarılacağı üzere, “aşağıdakilerin” durumunu esas alıyor, toplumsal hareketliliğe, sınıfsal hareketlere, popüler ve sivil eylemlere odaklanıyor. Ortadoğu toplumlarındaki İslâmî hareketleri bu çerçevede genişçe ele alıyor, ama bununla yetinilmemesi gerektiğinin de altını çiziyor. Kent yoksulları, sendikalar, yeni sivil toplum kuruluşları da onun yoğun ilgisine tâbi. Kendi terimleriyle, “planlanmamış kolektif eylemlere”, “sokak siyaseti”ne eğiliyor Asef Bayat. Veya, derlemedeki bir yazının başlığıyla: “Gayrı Sivil Toplum”a, “Gayrı Resmi İnsanların Siyaseti”ne… Ve madunların/aşağıdakilerin yaşamsal gereksinimlerini karşılamaya dönük “sessiz, kanunsuz ve iddiasız doğrudan eylemlerine”; “sessiz tecavüz”e…   İÇİNDEKİLER   7    Önsöz BİRİNCİ BÖLÜM 11      Ortadoğu Toplumları Üzerine Çalışmak: Karşılaştırmalı Düşüncenin Şartları ve Türleri İKİNCİ BÖLÜM 27      “Tehlikeli Sınıflar”dan “Sessiz İsyankârlar”a: Küresel Güneyde Kentsel Maduniyet Siyaseti ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 65       Ortadoğu’da Aktivizm ve Toplumsal Kalkınma DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 119      Gayri Sivil Toplum: Gayri Resmi İnsanların Siyaseti BEŞİNCİ BÖLÜM 153     …

Y. Zamyatin & M. Bulgakov – Stalin’e Mektuplar
Siyasi / 22 Mayıs 2017

Kitap Adı: Stalin'e Mektuplar Yazar: Y. Zamyatin & M. Bulgakov Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 91 Stalinizm’in edebiyat alanındaki tezahürü olan “Sosyalist Gerçekçilik”in baskısına maruz kalan iki usta Sovyet yazarının Stalin’e yazdıkları, hayatî birtakım taleplerini dile getirirken rejimi acı bir ironiyle eleştiren mektuplar. Yıllarca karartılan bir tarih kesitiyle ilgili belge donanımını zenginleştiren mektuplar, içerdikleri siyasî eleştirilerin teorik derinliğinden çok, iki edebiyatçının kaleminden çıktıkları için fazlasıyla etkileyici.

Y. Doğan Çetinkaya – Osmanlı’yı Müslümanlaştırmak
Araştırma - İnceleme / 22 Mayıs 2017

Kitap Adı: Osmanlı'yı Müslümanlaştırmak: Kitle Siyaseti, Toplumsal Sınıflar, Boykotlar ve Milli İktisat (1909-1914) Yazar: Y. Doğan Çetinkaya Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 280 İkinci Meşrutiyet’in ilanıyla beraber Osmanlı siyasal alanında boykot ve sokak gösterileri, erken dönem Müslüman/Türk milliyetçiliğinin repertuvarındaki en tipik araçlar olarak temayüz edecekti. Bu tarihten sonra ne zaman bir diplomatik ya da ulusal sorun ortaya çıksa, Müslüman/Türk milliyetçi hareketi protesto gösterileri düzenleyecek ve imparatorluğun düşmanlarına karşı ekonomik boykotlar örgütleyecekti. Osmanlı’yı Müslümanlaştırmak, kitle siyasetinin bu iki önemli aracının imparatorlukta nasıl ortaya çıktığını ve ne şekilde kullanıldığını gösteriyor. 1909-1914’te milli bayramlar, sivil dernekler, gönüllü cemiyetleri, kitle hareketleri ve günlük basının boykotların etkisini ne derecede pekiştirdiğini tartışıyor. Boykotlar sırasında Müslümanları ve gayrimüslimleri kapsayan bir Osmanlı kimliği tasavvurundan, diğerlerini dışlayan Müslüman/Türk bir milli kimlik inşası sürecine nasıl geçildiğini görüyoruz. Osmanlı’yı Müslümanlaştırmak, aynı zamanda bir iktisadi silah olarak da kullanılan boykotun, “milli” iktisadın kuruluşundaki rolünü ise karmaşık toplumsal-siyasal süreçlerin arasından çekip çıkararak, net bir biçimde ortaya koyuyor. Geleneksel tarihyazımının aksine Çetinkaya yükselen Müslüman Türk milliyetçiliğini düşünce tarihi çerçevesinde ele almaktan ziyade işçiler, tüccarlar, eşraf, profesyoneller, memurlar vb.– farklı toplumsal grupların iradesine odaklanıyor. Kitap, 20. yüzyıl başında Anadolu’nun İslâmlaştırılmasının ve Türkleştirilmesinin tarihine önemli bir katkıda bulunuyor. Fikret Adanır, Ruhr Üniversitesi Çetinkaya’nın geç Osmanlı tarihinde…