Andre Gide – Ahlaksız
Roman / 21 Mayıs 2018

Kitap Adı: Ahlaksız Yazar: Andre Gide Yayıncı: İmge Kitabevi Sayfa Sayısı: 144 1902 yılında yayımlanan bu yapıt, ahlaksızlığın, ahlak dışılığın ne övgüsü, ne de yergisidir. Kahramanı Michel’in geleneksel “ahlak” kalıplarını yıkıp içgüdülerini ve duygularını dışa vurarak, kendine bireysel yeni bir ahlak oluşturma çabalarının hüzünlü öyküsüdür.

Ursula K. Le Guin – Her Yerden Çok Uzakta
Bilimkurgu / 15 Nisan 2018

Kitap Adı: Her Yerden Çok Uzakta Yazar: Ursula K. Le Guin Yayıncı: İmge Kitabevi Sayfa Sayısı: 94 “Beni bir yazar olarak değiştiren bazı kitaplar var ama bu kitap beni bir insan olarak değiştirdi.” -Emily Schultz- Hep mi biliriz farklı olduğumuzu, yoksa sonradan mı öğreniriz? Hep mi umutsuzuzdur, yoksa her bir denemeden sonra yeniden mi kırılır umudumuz? Ait olmak çağımızın ilacı olmasına rağmen neden bizim üzerimizde etkisini göstermez? Bir biz miyiz sınırlardan bıkan, beklentilerden usanan, yarışlardan hazzetmeyen? Neden hep tüketmeliyiz, neden hep daha çok tüketmeliyiz? Neden marka koleksiyonumuzun her harfi tastamam olmalı? Ya biz her şeyden, hepsinden daha uzaktaysak bunların? Bir tepenin üzerinde, oturduğumuz kayadan sarkıttığımız ayaklarımızın altındaki manzarayı seyrediyor; mevsimlerden en soğuğunda ıssız denizin beyaz köpüklerini çiğniyor, dalgalarını dinliyor, kendi yaktığımız ateşte ısınıyorsak; derin bir ormanda, biz ormanın içinden geçerken, orman da bizim içimizden geçiyorsa ve bunların hepsi son model bir arabaya binmekten daha çok keyif veriyorsa bize, var mıdır bize de yaşamak için bir yer, bu yeryüzü kabuğu üzerinde?

Juan David Nasio – Jacques Lacan’ın Kuramı Hakkında Beş Ders
Felsefe / 27 Şubat 2018

Kitap Adı: Jacques Lacan'ın Kuramı Hakkında Beş Ders Yazar: Juan David Nasio Yayıncı: İmge Kitabevi Sayfa Sayısı: 237 Bu kitap, Lacan’ın eserlerine açık ve anlaşılır bir giriştir. Sadece uzmanlara değil, aynı zamanda bu büyük Fransız psikanalistin düşünceleriyle ilk kez karşılaşan okurlara da seslenir. J.-D. Nasio, klinik örnekler etrafında, canlı ve söyleşiyi andıran bir üslupla Lacancı kuramın esaslarını ortaya koyar: Bilinçdışı ve zevk. Bu iki kavramı ele alırken, Lacan’ın kuramını en iyi açıkladığını düşündüğü “gösteren”, “bilinçdışı özne” ve “nesne a” kavramları üzerinde odaklanır. İlk ders, bilinçdışının bir dil gibi yapılandığı ilkesinden yola çıkar ve ikinci ilke olarak “cinsel ilişki yoktur”u ele alır. İkinci ders bilinçdışının ortaya çıkışını, etkinleşen bir yapı oluşunu, bilinçdışı özneyi konu edinir. Üçüncü ders, nesne a ve “öteki” problemi ile ilgili konuları irdeler. Dördüncü ders düşlem üzerinedir: Psikanalizin özgün niteliğini, düşlemin kliniğini, bedenin bir zevk odağı olarak ortaya çıkışını ele alır. Beşinci ders ise “beden” üzerinedir. Bu beş dersi, Jacques Lacan’ın seminerinde J.D. Nasio tarafından verilen “bilinçdışı özne” konulu konferans takip eder. Böylece yazar, hastalarıyla olan deneyimlerinden yola çıkarak kendi Lacan yorumunu ortaya koyar; aynı zamanda da Lacan’ın kuramıyla tanışmaya istekli psikologlara, dilbilimcilere, eğitimcilere ve sosyal bilimlerin diğer alanlarıyla uğraşan okura, kendi Lacan okumasını yapması için yol gösterir.

Mary J. Gander & Harry W. Gardiner – Çocuk ve Ergen Gelişimi
Eğitim / 22 Şubat 2018

Kitap Adı: Çocuk ve Ergen Gelişimi Yazar: Mary J. Gander & Harry W. Gardiner Yayıncı: İmge Kitabevi Sayfa Sayısı: 618 Gelişim psikolojisi, psikolojinin en geniş ve en çok araştırılan dallarından biridir. İnsanın gelişimini, doğmu öncesinden başlayıp ölümüne kadar izleyen bu psikolojinin en dinamik bölümü de çocuk psikolojisidir. Özellikle ilk çocukluk çağının incelenmesi, günümüzde, psikolojinin en önemli uğraşlarından biri olmuştur. Geleceğin insanını yaratmanın yollarını araştıran bugünün bilimi, dikkatini özellikle çocuğun zihinsel gelişimine yöneltmiştir. Gelecek yüzyılların, tam anlamıyla bilime dayanan, akılcı, çok boyutlu, karmaşık yaşam biçimine, ancak zihinsel olarak erkenden gelişmiş insanların uyum sağlayabileceği çok iyi bilinmektedir.

Soren Kierkegaard – İroni Kavramı
Felsefe / 11 Ocak 2018

Kitap Adı: İroni Kavramı: Sokrates'e Yoğun Göndermelerle Yazar: Soren Kierkegaard Yayıncı: İmge Kitabevi Sayfa Sayısı: 368 Kierkegaard zihinsel ve sanatsal gelişimi sürecinde önceleri Alman romantizminin etkisi altındaydı. Kendini, geleneklerin zihinsel gelişimini sınırlamasına izin vermeyen yaratıcı bir birey olarak tanımlıyordu. Bu başkaldırının ana motifini ise ironi kavramı oluşturuyor ve böylece ironi genel bir zihinsel ilke düzeyine yükseltiliyordu. Bunun üzerine Kierkegaard, ironiyi zihinsel faaliyet için önemli bir ilke olarak gören ilk felsefi kişilik olan Sokrates’e yöneldi. Sokrates ironiyi tartışmaları yönlendirmek için kullanıyor, bunu da, o zamana kadar bilindiği düşünülen konulardaki belirsizlikleri ve çelişkileri açığa çıkarmak amacıyla bilmiyormuş gibi yaparak sorular yöneltmek ya da bilgisizmiş gibi davranmak suretiyle yapıyordu. Böylece Sokrates üzerine yoğun bir çalışma yapan Kierkegaard, İroni Kavramı’nda büyük filozofu Xenophon, Aristofanes ve Platon’un gözünden inceler ve onu Fichte, Schelling ve Hegel gibi 18. ve 19. yüzyıl filozoflarıyla karşılaştırır. İroni perspektifinden bakarak Platon diyaloglarındaki sokratik unsurları ortaya çıkarmayı dener. İroni Kavramı, geniş okur kitlelerinin ilgisini çeken büyük filozof Kierkegaard’ın doktora tezi olarak gerçekleştirdiği bir çalışmadır. Bu nedenle birinci bölümünde mümkün olduğunca akademik bir dil kullanmaya çalışan Kierkegaard, metin ilerledikçe, özellikle ikinci bölümde o müthiş şiirsel ve yaratıcı üslubunu bulur. İroni Kavramı, çağın en önemli filozoflarından biri olan Kierkegaard’ın yazarlığındaki bu büyük dönüşümü…

Aldous Huxley – Algı Kapıları
Psikoloji / 9 Ocak 2018

Kitap Adı: Algı Kapıları: Cennet ve Cehennem Yazar: Aldous Huxley Yayıncı: İmge Kitabevi Sayfa Sayısı: 150 Yayınlandığı günden itibaren tüm dünyada olağanüstü bir ilgi gören Algı Kapıları, ele aldığı konu bakımından benzersizdir. Huxley bu kült kitabında insan algılarının boyutlarını, görsel algıyı olağanüstü biçimde açan meskalin üzerinde özellikle durarak, onu bizzat kullanarak inceler; deneyimlerini müthiş bir gözlem gücüyle gerçeğe olabildiğince yakın, hatta zaman zaman onu aşarak betimler ve bize gerçeğin yeni bir boyutunu, bilincimizin, aslında bir şekilde hep bildiğimiz, ama pek göremediğimiz “karşı kutbunu”, “öteki tarafını” gösterir; oraya geçmek için tarih boyunca kullanılmış farklı araçları, geliştirilmiş farklı yöntemleri anlatır. Dolayısıyla Algı Kapıları, resimden müziğe, bir kır manzarasından karanlıkta oynaşan ışıklara kadar birçok farklı araçla da ortaya çıkabilen farklı bir algı durumunun, yazarın deyimiyle “kendinden geçmenin” benzersiz bir analizini sunuyor. Gerek Algı Kapıları, gerekse yazarın daha sonra bunun devamı olarak yazdığı Cennet ve Cehennem, bu “kendinden geçme” halinin, gündelik yaşamın ötesindeki bir dünyaya açtığı kapılar üzerine yazılmış iki temel ve klasikleşmiş deneme…

Taner Timur – Felsefi İzlenimler
Felsefe / 28 Aralık 2017

Kitap Adı: Felsefi İzlenimler Yazar: Taner Timur Yayıncı: İmge Kitabevi Sayfa Sayısı: 191 “… İnsan ve toplumla ilgili disiplinler içinde, felsefe, en evrensel boyutlu düşünce tarzı olarak bilinir. Aslında bu, gerçekten de böyle midir? Bu disiplin yer yer ulusal, hatta milliyetçi öğeler de taşımıyor mu? Derrida, Heidegger’le ilgili eserinde bu filozofu Nazilerle işbirliğine götüren ulusal öğelerin (Alman dili ve bilimi, ‘Alman ruhu’nda kan ve toprak ilişkileri vb. ) felsefesini nasıl etkilediğini göstermemiş miydi?” “… Nietzsche, ‘değerler, insanın insana hâkimiyeti ile değişir’ demişti. Yoksa Foucault da hümanizme bu şekilde saldırırken, biraz da arka planda hümanist Sartre’ı mı hedef alıyordu? Yoksa 2bilme alanının arkeoloğu’, Marksist Althusser’le beraber, varoluşçu filozofun şahsında biraz da ‘baba’yı mı öldürüyorlardı?” “… Althusser’e göre tarihi süreç ‘öznesiz ve ereksiz’ bir süreçti. Bu süreçte insanın belirleyici bir rolü yoktu. İnsanlar ancak ‘yapısal etkiler2in dayanağı ve taşıyıcısı oldukları ölçüde bireysel ajanlar halinde tarihi süreçte aktif olabiliyorlardı; fakat felsefi anlamıyla özgür ve kurucu olarak tarih öznesi olamıyorlardı. Tarihin öznesi değil, ‘motoru’ vardı; o da sınıf kavgasıydı.” Yapısöküm nedir, biliyor musunuz? Teorik antihümanizm sizce ne anlama geliyor? ‘Söylem formasyonu’ kavramı merakınızı tahrik ediyor mu? Bu ve bunun gibi çağımızın en ilginç tartışma konularıyla tanışmak ve bu konularda Türkçe düşünmek istiyor musunuz? Hiç…

Mircea Eliade – Ebedi Dönüş Mitosu
Felsefe / 28 Aralık 2017

Kitap Adı: Ebedi Dönüş Mitosu Yazar: Mircea Eliade Yayıncı: İmge Kitabevi Sayfa Sayısı: 172 Ayinler, semboller, mitler, kozmik döngüler toplumdan topluma fark göstermekle birlikte geleneksel toplumlar modern toplumların aksine daha döngüsel ve ebedi bir zaman/evren anlayışına sahiplerdi. Ne dış dünyadaki nesnelerin, ne de insan faaliyetlerinin tek başlarına bir değeri yoktur. Ancak göksel/kozmik düzene katıldığı oranda nesneler ve insanlar değer kazanır. Şehirler, tapınaklar ve evler de bu düzene göre inşa edilir, zaman/evren belli ritüellerin devamlı surette tekrarı sayesinde varlığını devam ettirir. Dinler tarihi alanına yaptığı önemli katkılarıyla hem dünyada hem de Türkiye’de tanınan Mircea Eliade’ın bu eseri kendisinden sonraki çalışmaları önemli oranda etkilemiştir.

Korkut Boratav – Türkiye İktisat Tarihi
Ekonomi / 26 Aralık 2017

Kitap Adı: Türkiye İktisat Tarihi 1908-2002 Yazar: Korkut Boratav Yayıncı: İmge Kitabevi Sayfa Sayısı: 254 Her şeyden önce belirtilmesi gereken nokta, kitabın dönemlemesinin, şimdiye kadar hiçbir eserde rastlanmadık ölçüde iktisadi kıstaslara dayanması ve dolayısıyla iktisatsiyaset diyalektiğinde, yazarın iktisada ağırlık veren görüşüyle fevkalade tutarlı olmasıdır. Değerli araştırmacı Korkut Boratav’ın kitabının, Türkiye ekonomisinin nereden geldiği ve nereye gittiği konusunda derin düşünmek isteyenlere bir rehber olarak önerilmesi ve üniversitede ders kitabı olarak okutulması beklenir. Meslekten iktisatçı olmayanlar hedeflenmişse de, iktisatçıların başucu kitabı olacak güçte, kalıcı bir yapıt. Tutarlı değerlendirmeler, nesnel nicel kıstaslar, dengeli iktisatsiyaset birlikteliği, duru, akıcı bir dil… Boratav’ın kitabı, bugünü anlamak için son derece yararlı bir yapıt. Dünü bilmek, yarını görmek için Boratav’ın kitabı okunmalı… Bir daha okunmalı…

Korkut Boratav – Yeni Dünya Düzeni Nereye
Siyasi / 26 Aralık 2017

Kitap Adı: Yeni Dünya Düzeni Nereye Yazar: Korkut Boratav Yayıncı: İmge Kitabevi Sayfa Sayısı: 222 Yirmi yılı aşkın bir süredir dünyayı ve Türkiye’yi neoliberal rüzgar savurup duruyor. Çalışan, sıradan insanın zorlu mücadelelerle elde ettiği ekonomik, toplumsal, siyasal kazanımlar tehdit ediliyor, aşındırılıyor. Emperyalizm, küreselleşme adını aldı… Serbest piyasa ekonomisi “başka seçenek yok” sloganıyla saygınlaştırldı… Dünya bir kurtlar sofrasına dönüşüyor… Emeğiyle geçinen ya teslimiyete ya da kökten dinciliğe, şovenizme, anarşizme yöneliyor. Ama devran dönecek ve insanlık, er geç, dayanışmacı birikimlerine ve sosyalizme yeniden sarılacaktır. Bu derleme, neoliberal politikalara bunların savunucu ve uygulayıcılarına karşı bir dizi polemiktir, direnme yazısıdır.

Korkut Boratav – 1980li Yıllarda Türkiyede Sosyal Sınıflar ve Bölüşüm
Ekonomi / 26 Aralık 2017

Kitap Adı: 1980li Yıllarda Türkiyede Sosyal Sınıflar ve Bölüşüm Yazar: Korkut Boratav Yayıncı: İmge Kitabevi Sayfa Sayısı: 148 1980 yılı, önceki yarım yüzyıl boyunca Türkiye’de gerçekleşen toplumsal ve ekonomik parametrelerin pek çoğunun yeni baştan biçimlendiği bir dönüşümün başlangıç noktasıdır. Bu dönüşüm 1980’li yıllar boyunca sürdürüldü. Dönem sonunda Türkiye toplumunun sosyal sınıfları arasındaki ilişkiler, burjuvazi ile devlet arasındaki bağlantılar, bölüşüm ilişkileri ve bunları etkileyen politika öğeleri radikal değişimlere uğramış olacaktı. Dahası, yeni yapı Türkiye’nin bir sonraki gelişim sürecine damgasını vuracaktı. Bu nedenle, günümüz Türkiyesi’ni kavramak, 1980’li yılların mercek altına alınmasını gerektiriyor. Korkut Boratav, 1980’li Yıllarda Türkiye’de Sosyal Sınıflar ve Bölüşüm’de bu işi gerçekleştiriyor; toplumsal sınıflara dayalı bir incelemenin dayanması gereken genel, kuramsal çerçeveyi geliştiriyor; 1980’li yıllarda, sınıflararası ve sınıfiçi bölüşüm ilişkilerini, burjuvazi-devlet bağlantılarındaki dönüşümleri ortaya koyuyor; sermayenin saldırısı karşısında işçi ve köylü sınıflarınca geliştirilen savunma ve uyum mekanizmalarını derinliğine araştırıyor. Sınıf çözümlemeleri perspektifinden yakın tarihimizi ve günümüzü kavramak isteyenler için vazgeçilmeyecek bir kaynak kitap.

Can Dündar – Yarim Haziran
Deneme / 11 Aralık 2017

Kitap Adı: Yarim Haziran Yazar: Can Dündar Yayıncı: İmge Kitabevi Sayfa Sayısı: 158 Katran karası bir geceyi haziran bulutlarının arasından yırtarak, avuçlarında kıpır kıpır yıldızlarla odamın penceresini tıklattı dolunay… “Sana samanyolu getirdim” dedi ve bütün gökkubbeyi yeryüzüne indirmiş gibi mağrur, gülümsedi koltuğumun başucunda… Ayla yıkanmanın keyfini sürdüm bir müddet.. Sonra penceremi açıp onu içeri aldım. Dolunay, samanyolundan ışıklarla eteklerinde; “Haydi” diyordu penceremin dibinde; “Haydi… ebedi baharın ülkesine…” Lakin dolunaya inat; öylesine bitkin ve naçar ki hayat…kopamadım akşam haberlerden, dünyevi kederlerden…Açıp penceremi, salıverdim dolunayımı, Cahit Külebi’den bir şiir fısıldayarak kulağına: “Bir gün geleceğim / alıp şu başımı / bir gün geleceğim / belki de Haziran / bulacak naaşımı / belki de Haziran…” Haziran, bir ozanın naaşını kaldırırken, dolunay samanyolu boyunca efsunlu yıldızlar saçarak uzaklaştı. Bakakaldım peşinden.. Ne gözümü alabildim, ne göze alabildim.

Boris Vian – Savrulan Otlar Arasında
Roman / 6 Aralık 2017

Kitap Adı: Savrulan Otlar Arasında Yazar: Boris Vian Yayıncı: İmge Kitabevi Sayfa Sayısı: 128 “Kırk yaşımı beklemeyeceğim” diyen ve otuz dokuz yaşında ölen, neredeyse mucizevi bir gençlik yaşayan, her telden çalmış olan, trompet sanatçısı, aktör, şarkıcı, yazar Boris Vian’ın ilk romanı ‘Savrulan Otlar Arasında’ gülünç bir macera; tuhaf bir polis soruşturması ve ilginç bir casusluk öyküsü… 1942-1943 yıllarında tasarladığı ve 1966’da yayınladığı bu roman öteki yapıtlarından birinin taslağı ya da ilk versiyonu değildir kesinlikle. Bütünüyle özgün, eksiksiz, keyif veren, gelişmesi sözcüklerin dinamiğine dayandığından hiçbir şeyin bastırıp engellemediği bir yapıt. Boris Vian’ın dil evreninin en yetkin örneği. Dehşet, polis soruşturması ve casusluk… Gerçekten de bu yapıtı sözcükler oluşturuyor ve sürüklüyor, aynı zamanda karıştırıyor ve çözüyor. Bu sözcükler yerinde duramıyor; zıplıyor, sıçrıyor, bizi güldürüyor ve titretiyorlar. Boris Vian bu romanında sürekli çoğalıyor…birbirlerini izleyen, kan birikintileri içinde yüzen, keyifle tartışan, keyifle birbirlerini öldüren kahramanlar… Yazarın başka bir kitapta bulamadığı ve bulamayacağı için kendi kendine anlattığı bir öykü bu!

Pavel Dolukhanov – Eski Ortadoğu’da Çevre ve Etnik Yapı
Tarih / 24 Mayıs 2017

Kitap Adı: Eski Ortadoğu'da Çevre ve Etnik Yapı Yazar: Pavel Dolukhanov Yayıncı: İmge Kitabevi Sayfa Sayısı: 520 Ortadoğu, insanlığın evriminde özel bir rol oynadı. Paleolitik döneminde bu bölgede önemli biyolojik ve toplumsal değişikliklerin ortaya çıktığına pek kuşku yoktur. Bununla birlikte bölge, besin üretici ekonominin ortaya çıkarak yayılmması ile daha önemli hale gelmiştir….

Kemal H. Karpat – Ortadoğu’da Osmanlı Mirası ve Ulusçuluk
Tarih / 24 Mayıs 2017

Kitap Adı: Ortadoğu'da Osmanlı Mirası ve Ulusçuluk Yazar: Kemal H. Karpat Yayıncı: İmge Kitabevi Sayfa Sayısı: 224 Ortadoğu’da Osmanlı Mirası ve Ulusçuluk, Osmanlı İmparatorluğu’nun ardından bölgede ortaya çıkan ulus-devletlerin siyasal, toplumsal, ekonomik ve kültürel yapılarında Osmanlı mirasını sergilemektedir. Prof. Dr. Kemal H. Karpat bu eserinde, Ortadoğu uluslarının ulus olma ve devlet kurma süreçlerindeki değişimi, değişme ve süreklilik unsurlarını oluşturan kurumlar ve yapılar arasındaki bağlantıları ve ulus-devlete dönüşme aşamalarını, geniş tarihsel bilgi birikimiyle kurduğu toplumsal-ekonomik yaklaşım ve karşılaştırmalı tarih çerçevesinde sunmaktadır. Ortadoğu’da Osmanlı Mirası ve Ulusçuluk, tarihsel birikimin, Ortadoğu ulus-devletlerinin 21.yüzyılda geçirecekleri evrimi öngörmeyi kolaylaştıracağına dair tezine önemli bir destek oluşturmaktadır.