Çetin Altan – Tarihin Saklanan Yüzü

Tarihin Saklanan Yüzü Kitap Kapağı Tarihin Saklanan Yüzü
Çetin Altan
İnkılap Kitabevi
269

"… 1459'dan 1821'e kadar üç yüz altmış sekiz yılda idam edilmiş kırk dört vezir-i azamın acıklı ve kanlı anılarını, tarihin kalın toz yığınları altından şöyle azıcık silkeleyerek çıkarmaya çalıştık… Şehzadeler, şeyhülislamlar, yeniçeri ağaları, hasodabaşılar, bostancılar ve sarayların kuytularında durmadan birbirlerinin kuyularını kazmış olanların tümü de kitap raflarından uzanmış, el sallıyor gibiydiler.

Kaç yüzyıldan beri uyuyup durdukları mezarlarından, sağ oldukları günlere doğru yapmaya çalıştığımız bu ortak yolculuk artık hiçbirinin yanıt veremeyeceği küçücük bir soruyla yeniden geçmişe karışıyor.

'Değer miydi?'"
Çetin Altan, tarihimizin karanlıkta bırakılmış bir başka yüzünü, Osmanlı'da işlenen siyasi cinayetleri Tarihin Saklanan Yüzü 'nde anlatıyor. Daha önce yayımlanan İdam Edilen 44 Vezir-i Azamın Dramı, Öldürülmüş Şehzadeler ve Devrilmiş Padişahlar adlı kitapları tek bir başlık altında toplayan bu kitap, şimdiye dek su yüzüne çıkarılmak istenmemiş cinayetlerin insanı dehşete düşüren kanlı bir antolojisidir.

Steve Martini – Yargıç

Yargıç Kitap Kapağı Yargıç
Steve Martini
İnkılap Kitabevi
507

"Cevizkafa" lakabıyla anılan ve dokunulmazlık hakkı sayesinde görevini kötüye kullanan acımasız Yargıç Armando Acosta, Polis Birliği'nin kayıtlarını tutan Arguillo'yu hapse atarak, Birlik yöneticilerine gözdağı vermeye kararlıdır, çünkü onlar gelecek seçimler için rakip adayı desteklemektedirler.

Ama Birlik boş durmaz ve suç bilimi öğrencisi seksi Brittany Hall'ı yem olarak kullanıp Yargıç Acosta'ya tuzak kurar. Ve Yargıç, "fuhuş operasyonunda tutuklandı" haberleriyle gazetelere manşet olur. Bir süre sonra Hall, bir çöp tenekesinde ölü bulununca, Yargı Acosta cinayet suçuyla tutuklanır. Zor durumda kalan Yargıç mahkemede kendisini, Paul ile Lenore'nin temsil etmelerini ister. Paul, o güne kadar aşağılık bir düşman olarak gördüğü "Cevizkafa"yı savunmayı üstlenmeye karar verir. Ama bu kez karşılarına Lenore'nin eski patronu yeni düşmanı, hırslı Başsavcı Klein'ı almışlardır.

Paul Madriani, ortağı Harry Hinds ve sevgilisi Lenore ile birlikte hukuk mücadelesi verirken, bir ölüm oyununun içinde bulurlar kendilerini. Üstelik gerçek katil ise akla gelmeyecek bir isimdir!

Kendisi de duruşma avukatlığı yapmış olan Steve Martini'den nefes nefese okuyacağınız usta işi bir roman daha!..

Füsun Önal – Valla Kız Değilim

Valla Kız Değilim Kitap Kapağı Valla Kız Değilim
Füsun Önal
İnkılap Kitabevi
221

Bu kitabımı, 5 Temmuz 1995'te yitirdiğimiz dünya insanı, büyük yazar, gerçek bir Türk aydını olan, çok sevdiğim ve hep seveceğim Aziz Nesin'in çok değerli anısına adıyorum.
Füsun Önal

Dean R. Koontz – Göz Ucuyla

Göz Ucuyla Kitap Kapağı Göz Ucuyla
Dean R. Koontz
İnkılap Kitabevi
835

Gerilim romanlarının en büyük ustası olarak nitelendirilen ve bütün dünyada milyonlarca hayranı olan Dean Koontz, yeteneği eleştirmenler tarafından da tartışmasız kabul edilen bir yazar.

"Göz Ucuyla"da Koontz, bilinçaltı korkularımızın herkesin kolay kolay cesaret edemeyeceği kadar derinlerine iniyor bu kez. Yaşamın anlamını, şimdiye dek yaratmış olduğu en unutulmaz karakterlerle gözler önüne seriyor.

Olağanüstü yeteneklere sahip Barty Lampion... Hiç tanımamasına karşın Lampion'u yok etmeye ant içmiş acımasız bir adam. Vahşi bir tecavüz sonucu dünyaya gelen bir kız... Ve bu üç kişinin yazgılarındaki gizemli bağlantının neden olduğu akla hayale sığmayacak olaylar zinciri...

Bu kitabı okuduktan sonra, dünyaya bakışınız değişecek!...

Dean R. Koontz – Onlar Yoktu

Onlar Yoktu Kitap Kapağı Onlar Yoktu
Dean R. Koontz
İnkılap Kitabevi
480

ONLAR YOKTU!...
Bakıyorlardı, bekliyorlardı.
İnsanlara görünmüyorlardı.
Kutsanmış veya lanetlenmiş
genç Slim MacKensie'e hepsi
görünüyorlardı...
ONLAR YOKTU!..
Ay ışığında korku dolu kornova'da koyu gölgelerin dibinde pusuda idiler... Kötü ruhlarındaki açlığı insanların acıları ile doyurmak ve son zaferlerini noktalamak istiyorlardı...
ONLAR YOKTU!..
Fakat sakın bağırmayın,
sizi de duyabilirler...

Danielle Steel – Mücevherler

Mücevherler Kitap Kapağı Mücevherler
Danielle Steel
İnkılap Kitabevi
463

Mutsuz bir evlilikten sonra hayata küsen Sarah, Londra'da Whitfield Dükü William ile tanışır ve onunla evlenerek düşes olur. Fransa'daki şatolarında büyük bir mutluluk içinde yaşarken, ikinci Dünya Savaşı patlak verir ve William savaşa gider. Fransa'yı zamanında terkedemeyen Sarah, bir yaşındaki Philip ve karnındaki bebeğiyle şatoda yalnız kalır ve Naziler'e esir düşer. Kocasından uzun süre haber alamaz ve daha sonra onun paraşütle Almanya'ya atlarken kaybolduğu ve hatta ölmüş olabileceği haberini alır. Paris, Roma, Londra, New York ve Uzakdoğu'ya kadar uzanan inanılmaz bir aşk hikayesi ve soluk kesen bir macera.

Danielle Steel – Buruk Anılar

Buruk Anılar Kitap Kapağı Buruk Anılar
Danielle Steel
İnkılap Kitabevi
391

India Taylor, kendini çocuklarına ve kocası Doug'a adamış bir kadındır. Bir zamanlar ödül alacak kadar başarılı bir haber muhabiriyken, böyle bir seçim yaptığı için de asla pişmanlık duymaz. Ancak bir gün olaylar onu pişman olmaya sürükler. Birden yapmış olduğu fedakarlığın kendisine çok pahalıya mal olduğunu anlar. Tam o sırada Paul Ward'la tanışır.

Buruk Anılar India'nın; daha doğrusu özgürlüğün, hayallerin ve bu hayalleri gerçekleştirmek için yapılan seçimlerin hikayesi. Danielle Steel, her zamanki cesur yaklaşımıyla yeni maceralara doğru yolculuğa çıkmaktan korkmayan kadının ve bu macerada ona yol gösteren erkeğin portresini çiziyor. India'nın bazen hüzünlü, bazen coşkulu geçen bu yolculuğunu nefes nefese okuyacaksınız. Buruk Anılar, cesaret isteyen seçimlerin ve yeni başlangıçların romanı.

Clive Cussler – İnka Altını

İnka Altını Kitap Kapağı İnka Altını
Clive Cussler
İnkılap Kitabevi
560

Dirk Pitt geri dönüyor. Belki de kariyerinin en yaratıcı, en heyecanlı serüveniyle, yine karşınızda. Klasik bir hazine avı, kaybolmuş bir uygarlığın gizleri, uluslararası bir eski eser çetesi, ancak Clive Cussier'ın tasarımlayabileceği bir öyküde, biraraya geliyor.İnka Altını 1532 yılında, küçük bir filonun bir iç denize gelişiyle başlıyor. Oraya gelmiş geçmiş en zengin hazineyi saklıyıp gidiyorlar. Hazineyi koruma işini bir şeytan-tanrı'ya emanet ediyorlar.1578'de efsanevi Sır Francis Drake, içi İspanyol altınlarıyla dolu bir kalyonu ele geçiriyor, orada saklı hazinenin anahtarını da buluyor. Hazinenin büyüklüğünü, yerinden kaldırmak için iki yüz kişiye gerek olduğunu da öğreniyor. Drake'in ikiye ayrılan filosu yola koyulurken bir deprem oluyor, dev dalgalar hazine anahtarını taşıyan gemiyi sekiz mil içeriye, balta girmemiş ormanlara farlatıyor, bir tek kişi sağ kalıyor.1998'de bir grup arkeolog, Peri'daki Ant Dağlarının tepesinde bir kurban kuyusuna dalış yaparken neredeyse boğuluyorlar. Onları Dirk Pitt kurtarıyor. Bu arada, kaçakçı çetesinin İnka hazineleri peşinde olduğunu öğreniyor. Ondan sonrası artık zamana karşı bir yarış. Araya çalıntı sanat eserleri, sahte kopyalar. FBI ve Gümrük, kızılderili yerliler, Pitt'in Numa'daki arkadaşları da karışıyor. İnka Altını, Clive Cussler'ın da, Dirk Pitt'in de en parlak dönemini simgeleyen bir serüven. Sinema gibi!

Michael Connelly – Kemikler Şehri

Kemikler Şehri Kitap Kapağı Kemikler Şehri
Michael Connelly
İnkılap Kitabevi
463

Hary Bosch için 'melekler şehri' tam bir 'kemikler şehri'ydi. On iki yaşındaki bir oğlanın kemikleri Hollywood Hills'de etrafa saçılmış halde bulunduğunda, Harry Bosch kendi geçmişinin derinliklerindeki en karanlık hatıraları su yüzüne çıkartan bir davanın içine sürüklenir. Kemikler yıllardır gömülüdür fakat bu eski dava Bosch'u niyetinden caydıramaz. Gizli hikayeleri günyüzüne çıkartarak çocuğun kimliğini bulur, onun çatlayıp yok olmuş yaşantısını yeniden yapılandırır, böylece çocuğun unutulmadığını kanıtlar.
Aynı zamanda Bosch ile bir kadın polis arasında bir aşk filizlenmeye başlamıştır ta ki insanın aklını başından alan bir görev kendisine verilene ve iniş çıkışlarla dolu kariyerinde yaşamadığı kadar büyük bir sorunla karşılaşana kadar. Yapılan incelemeler Bosch'u tahmin edilemez bir kararın okuyucuları nefessiz bırakıp Michael Connelly'nin sonraki romanını büyük bir merakla bekletecek kadar etkili-eşiğine getirerek inanılmaz sarsıcı bir sonuca ulaşır.

Isaac Asimov – Karadul Bulmacaları

Karadul Bulmacaları Kitap Kapağı Karadul Bulmacaları
Isaac Asimov
İnkılap Kitabevi
236

İlk Karadul hikayem ''Açgözlü Kıkırdama'' 1971 yılında yazılmış ve Ocak 1972' de Ellery Queen' in Gizemli Hikayeler Dergisi' nde yayınlanmıştı. Karadulları tek bir hikaye olarak yazmıştım, ancak Elleriy Queen' in iki yazarından biri olan Frederic Dannay bunun çok güzel bir seri olacağını belirtince ben de yazmaya devam ettim. Yazdığım altmış civarındaki Karadul hikayelerini on ikişer hikayelik kitaplar olarak beğeninize sunduk.

A. M. Celal Şengör – Aptalı Tanımak

Aptalı Tanımak Kitap Kapağı Aptalı Tanımak
A. M. Celal Şengör
İnkılap Kitabevi
208

Şu anda Türkiye’ye egemen olan cehalet yönetimi, toplum olma bilincimizde büyük yaralar açmıştır ve açmaya da devam etmektedir. Öncelikle, toplumun bir grup olarak rasyonel düşünme yeteneğini silip süpüren yobazlık ve düşünceye değil korkuya dayanan cemaat yaşamının hortlatılması, toplumsal dokumuzu derinden yaralamıştır. Buna ilaveten eğitimimizde yaratılan kargaşa ve kalitesizlik, bir toplum olarak bilgi edinme ve değerlendirme yetimizi ortadan kaldırmak üzeredir. Tüm bunları yapanların eleştirilmesine, toplumda gerçeği aramak için oluşturulabilecek bir serbest düşünce ve tartışma ortamının oluşturulmasına imkân verecek basın özgürlüğünün alenen, fütursuzca tehdit edilmesi ve buna toplumdan en ufak bir reaksiyon gelmemesi ortaya konan yıkım projesinin toplumca algılanamamasına ve dolayısıyla bertaraf edilememesine neden olmaktadır. Bahsettiğim yıkım projesi, bir grup kötü niyetli insanın Türkiye’yi ortadan kaldırma projesi olarak algılanmamalıdır. Kuşkusuz, içimizde bu yıkım projesini yönetenleri dışarıdan destekleyenlerin böyle bir amaçları olabilir ve muhtemelen vardır da. Ancak bu projeyi içimizde (ve başımızda) bulunarak yürüten ve destekleyenlerin yaptıklarının tamamen farkında olduklarını sanmıyorum. Ortaya çıkan ve benim kısaca “proje” diye betimlediğim olgu aslında yalnızca cehalet ve aptallığın ortaya çıkardığı bir süreçtir. Tarih boyunca cehaletin ve aptallığın eline geçen toplumların kaderleri hep bizimki gibi olmuştur. Zira cahil, çevresiyle temasa geçemediği gibi bizzat kendisi hakkındaki bilgileri de değerlendiremez. Aptal ise bu veriler kendisine sunulsa bile bunlarla ne yapacağını düşünemez. Cahil ve aptal her türlü eleştiriden korkar; zira bellediği yolun dışında bir yolun varlığını bilmez, olabileceğini düşünemez ve kendisine gösterilse bile değerlendiremez. Bu durumda yapabileceği tek şey, bugün Türkiye’de olduğu gibi, toplumsal terör, yani korku yaratmaktan ibaret olur.

Doğan Özlem – Günümüzde Felsefe Disiplinleri

Günümüzde Felsefe Disiplinleri Kitap Kapağı Günümüzde Felsefe Disiplinleri
Doğan Özlem
İnkılap Kitabevi
608
Bu kitapta, bu tür iki kitaptan seçilmiş yazıların çevirileri yer almaktadır. 15 ila 35 sayfalık bu yazılar, sadece felsefe disiplinlerini tanıtma amacına da yönelik değildir ve yazarların kendi bakış açılarından o disiplinle ilgili görüş ve eleştirilerini de içermektedir.

Ernst Cassirer – Kantın Yaşamı ve Öğretisi

Kantın Yaşamı ve Öğretisi Kitap Kapağı Kantın Yaşamı ve Öğretisi
Ernst Cassirer
İnkılap Kitabevi
504

"Öğretmenim olan bu filozofu tanımak bana mutluluk vermiştir. Öyle inanıyorum ki o, gençlik yıllarında da, saçlarına akların en çok doluştuğu yaşlılık yıllarında da, kendisine hep eşlik eden neşeli bir gençlik tazeliğine sahipti. Onun düşünceler inşa eden alnı, gölgesiz bir kişilik saydamlığının ve dostluğun yansıdığı yerdi. Dudaklarından derin düşünceler dolu sözler dökülürdü. Bu sözler latife, şaka hiciv doluydu ve onun öğretici dersleri sonradan daima sohbet konusu olurdu. O Leibniz'i, Wolf'u, Hume'u aynı canlılıkla tartışır ve Kepler, Newton gibi fizikçilerin bulduğu doğa yasalarını ele alırdı. Bunun yanı sıra, o zamanlar yayımlanmış olan Rousseau'nun kitaplarını, 'Emile'i ve 'Heloise'ı ele alıp işlerdi. O tüm bunları doğanın keşfi bakımından değerlendirir ve sağlam bir doğa bilgisi ve insanların ahlaksal değeri açısından bunların ne ifade ettiklerine değinirdi. İnsanlık tarihi, uluslar tarihi, doğa tarihi, doğa öğretisi, matematik ve deney, onu sonuçları yaşamına kattığı kaynaklardı. Onun için bilinmeye değmez hiçbir şey yoktu; hiçbir entrika, hiçbir sahtekarlık, hiçbir önyargı, hiçbir kişisel garez; evet bunların hiçbiri, onun için doğruluğun ortaya çıkarılıp aydınlatılması karşısında en küçük bir uyarıcı güce sahip değildi. O daima özgür düşünceyi canlı tutmak ister ve buna çabalardı. Despotizm onun duygu dünyasına yabancı bir şeydir. Büyük bir şükran ve saygı ile andığım bu adamın adı Immanuel Kant'tı"

Refik Halid Karay – Memleket Hikayeleri

Memleket Hikayeleri Kitap Kapağı Memleket Hikayeleri
Refik Halid Karay
İnkılap Kitabevi
276

Memleket Hikâyeleri Türk edebiyatında Anadolunun en hakiki hikâyeleridir. Anadolu Memleket Hikâyelerinde bütün gerçek varlığı ve iç dünyasıyla karşımıza getirilmiştir.
Nihad Sami Banarlı

Geniş ününü mizah ve siyasal yergi yazılarıyla sağlayan Refik Halidin mizah yazıları gibi hikâyeleri de edebiyatımızın bu alanında bir aşama olmuştur. O zamana kadar İstanbul sınırları
dışına çıkamayan Türk hikâyesini Anadoluya yöneltmekle hikâyeciliğimize yeni bir ufuk açmış, yeni bir soluk getirmiştir.
Cevdet Kudret, Türk Edebiyatında Hikâye ve Roman

Refik Halidin anlattığı olaylar bütünüyle yaşadığı dönemin olaylarıdır. Memleket Hikâyeleri ile Gurbet Hikâyelerinde canlandırılan kişilerin çoğu adeta canlıdır. Bütün bu yönleriyle Halide Edip onun yalnız Türk edebiyatının değil, Rus ve Amerikan edebiyatlarından sonra, hikâyecilikte cihan ölçüsünde ön planda bir yer işgal edebilecek bir hikâyecimiz olduğunu belirtir.
Tanzimattan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi

Ömer Seyfettin – Yalnız Efe

Yalnız Efe Kitap Kapağı Yalnız Efe
Ömer Seyfettin
İnkılap Kitabevi

Bilmem eski bir derebeyinin torunu olduğum için mi? Bulgaristan'da gezerken hep kendimi öz babamın çiftliğinde sanırım. Yeşil sazlı arklar, sık gül bahçeleri, alçak tarla çitleri, geniş taraçalı abus evler, arpa ambarlarını andıran üslupsuz kiliseler, başları düşük zayıf semerli beygirler, mütefekkir eşekler, semiz beyaz kazlar, hatta çamurlu pis domuzlar bile ruhuma aşinadır.
Suyun başında çamaşırlarını döven kalın çıplak baldırlı kadınları, evinin önünde ezeli çoraplarını ören hiddetli kızları, batan güneş fundalıkları neftiye boyarken birbendire karşıma çıkarak "Dobra veyçer" diye beni selamlayan köylüleri sanki ezelden tanırım.