Halil Gökhan – Dünya Edebiyatından Kıskançlık Öyküleri
Hikaye / 13 Ocak 2018

Kitap Adı: Dünya Edebiyatından Kıskançlık Öyküleri Yazar: Halil Gökhan Yayıncı: İnkılap Kitabevi Sayfa Sayısı: 208 “Hemen şimdi,“ dedi kadın, “Colas’a gidip benden haber alana kadar şatoda görünmemesi için uyar onu ve buraya geldiği zamanlar giydiği kıyafeti ödünç vermesini benim adıma rica et; giysiyi alınca, Jeannette, benim vefasız kocamın gözbebeği Louison’u bulacaksın ve ona beyefendi tarafından gönderildiğini, efendinin buyurduğu üzere önlüğünde taşıdığın o giysileri giymesini, buraya her zamanki yoldan değil de bahçeden geçerek gelmesini, beyefendi gelip onu bulana kadar da şapelin yanındaki odacıkta saklanmasını söyleyeceksin ve bu değişikliklerle ilgili sorularına -ki mutlaka birşeyler soracaktır- cevap olarak, tüm bunların nedeninin kıskanç hanımefendinin her şeyi öğrenmiş olması ve normalde kullanılan o yola gözcü dikmesi olduğunu söyleyeceksin. Eğer korkuya kapılırsa içini rahatlatacaksın; ona bir armağan sunacaksın ve beyefendinin bu akşam hanımefendinin kıskançlık krizinden sonra olanlarla ilgili önemli şeyler söyleyeceğini, bu nedenle gelmeyi kesinlikle ihmal etmemesini öğütleyeceksin.“ – Marquis de Sade, İNTİKAMCI KADIN –

Walter Benjamin – Estetize Edilmiş Yaşam
Siyasi / 11 Ocak 2018

Kitap Adı: Estetize Edilmiş Yaşam: Sanattan Savaş ve Siyasete Alman Faşizminin Kuramları Yazar: Walter Benjamin Yayıncı: İnkılap Kitabevi Sayfa Sayısı: 176 Ünsal Oskay, bu derlemesinde, Benjamin üzerine yazdığı iki makalesini, Benjamin’in “Alman Faşizminin Kuramları” başlıklı incelemesiyle Ansgar Hillach’ın bu inceleme hakkındaki bir değerlendirmesini ve yine Benjamin’in “Tarih Üzerine Tezler” adlı çalışmasını “Alman Faşizminin Kuramları” ekseninde bir araya getiriyor. Kitabın merkezini oluşturan Benjamin’in Alman faşizminin oluşumuna ve yükselişine getirdiği özgün yorumlar, eleştirel teori dünyasında önemli bir yere ve değere sahiptir. Yaşadığımız tarih döneminin olumsuzlukları karşısında neler yapılması gerektiğini; özgürleşim beklentilerimizi canlı tutabilmek ve tarihin akışına belirli bir oranda da olsa etkide bulunabilme olanaklarını bütünüyle heder etmemek için, neler yapılabileceğini görebilmek adına Estetize Edilmiş Yaşam ayrıca dikkat çekmektedir. “Benjamin, bu kitapta inceleyeceğimiz Alman Faşizminin Kuramları’nda, kendi zamanı olan bir tarih döneminde yaşanmış ‘Faşizm’ olgusunu açıklığa kavuşturmaya çalışıyor. Faşizmi de, faşizmin geniş sayıda insanlar tarafından kabul edilebilme koşullarını da, ‘faşizmin’ bilinen dar analiz sınırlarını aşarak ele almak gerektiğini gösteriyor bize. Benjamin’e göre, faşizmin oluşumu da, topluma kendini kabul ettirebilmesi de, modern toplumların kültür yaşamının kendi işleyişinden ve işlevlerinden yararlanarak olmaktadır.” -Ünsal Oskay-

Bedia Akarsu – Çağdaş Felsefe
Felsefe / 9 Ocak 2018

Kitap Adı: Çağdaş Felsefe: Kant'tan Günümüze Felsefe Yazar: Bedia Akarsu Yayıncı: İnkılap Kitabevi Sayfa Sayısı: 278 İlkin kavramına açıklık getirmek, çağdaş felsefe derken ne anlaşılabileceğini belirtmek istiyorum. Gerçi sözcüğü sözcüğü ile eşanlamlı. Batı dünyası felsefe geleneğinde Descartes´ la başlayıp Hegel sonuna dek süren tarih kesitine denmektedir.

Adrian D’hage – Omega Parşömeni
Polisiye / 30 Aralık 2017

Kitap Adı: Omega Parşömeni Yazar: Adrian D'hage Yayıncı: İnkılap Kitabevi Sayfa Sayısı: 512 Ölü Deniz Parşömenleri’nden biri, Kumran yakınlarında bir mağarada iki bin yıl kadar gözlerden uzak bir şekilde bekler. Omega Parşömeni, hem insanlığı tehdit eden korkunç bir kehanet, hem de Vatikan’ın en çok korktuğu şifreli sayı ile ilgili uyarılar taşımaktadır. Papa’nın sağlığı giderek bozulmakta, Başbakan Kardinal olan acımasız Lorenzo Petroni, Peter’in Anahtarları’nı elinde tutmaktadır. Onu korkutan üç şey vardır: Kardinal Giovanni Donelli’nin, Vatikan Bankası ile ilgili başlattığı soruşturma; gazeteci Tom Schweiker’in Petroni’nin geçmişini araştırması ve en tehlikelisi de, çok zeki bir araştırmacı ve arkeolojik DNA konusunda dünyanın en yetkin bilim insanlarından biri olan Dr. Allegra Bassetti’nin, savaşın altüst ettiği Kudüs’te Omega Parşömeni’nin parçalarını bir araya getirmeye çalışmasıdır. Donelli, Schweiker ve Bassetti, yazmanın peşindeki bu nefes kesen yarış sırasında kendi hayatları için de mücadele ederken, Vatikan bu kehanetin gizli kalması için ne gerekiyorsa yapmaktan çekinmeyecektir. Virginia Langley’deki CIA karargahında ise Mike McKinnon, kayıp nükleer bavul bombalarını araştırmakta ve bu bombaların Omega Parşömeni’ndeki kehanetlerle ilgili olduğundan kuşkulanmaktadır. Kutsal çöldeki bir mağaranın duvarından, kum taneleri dökülmeye devam etmektedir. Uygarlığın sonunu getirecek olan geriye sayım başlamıştır.

Çetin Altan – Rıza Bey’in Polisiye Öyküleri
Hikaye / 29 Aralık 2017

Kitap Adı: Rıza Bey'in Polisiye Öyküleri Yazar: Çetin Altan Yayıncı: İnkılap Kitabevi Sayfa Sayısı: 287 Dünya Edebiyatında polisiye edebiyatın yeri gözardı edilemeyecek bir anaçlıkta. Özellikler gelişmiş toplumlarda yüzbinlerce satan önemli bir bölümü bu dala ait… Az gelişmişlik, “gözlemciliğe”, “anı anlatımcılığına” ve “toplumsal gerçekliğe” ayırdığı payı; düşsel yaratıcılığa ve bu arada okuyucuları daha yüreğinden yakalayan ve toplumsal kesitlere insan tiplerlerini daha değişik bir gergef içnde sunan polisiye yapıtlara ayıramıyor… Bizde ise Batı taklidi kokan bir iki örnek dışında, polisiye edebiyat, genel edebiyatımızın en öksüz kalmış bölümü… Çetin Altan, Rıza Bey’in Polisiye Öyküleri adındaki yeni kitabında, bu öksüzlüğün kapısını tıkırdatmaya çalışıyor… Amaç, yazılar bahçesinde eksikliği duyulan önemli bir türün, ilk fidanlarından birini dikmek.. Yazar, gazetedeki sütununda da pazar günlerini Rıza Bey’in öykülerine ayırmıştı. Değişik kurgular içinde karmakarışık düğümlerle beklenmedik çözümlerinin gördüğü geniş ilgi karşısında, Rıza Bey’in öykülerini kitaplaştırmak kaçınılmaz oldu. Türk edebiyatının boş bırakılmış bir alanında Çetin Altan’dan bir hayli değişik ve özgün sayfalar okuyacaksınız. Bunu, az gelişmişlikten gelişmişliğe doğru kurulmakta olan köprüde, çorbada tuz benzeri, iyi niyetli bir çaba olarak değerlendirmeniz dileğiyle…

Andrea Camilleri – Montalbano İle Bir Ay
Hikaye / 21 Aralık 2017

Kitap Adı: Montalbano İle Bir Ay Yazar: Andrea Camilleri Yayıncı: İnkılap Kitabevi Sayfa Sayısı: 423 Bu kitabın adı neden “Montalbano ile bir ay”? Çünkü okuyucular, bu ünlü komiserle yalnızca otuz gün birlikte olacaklar. Zaten kitapta da tam otuz öykü var!.. Öykülerde anlatılanların hepsi komiserimizin yaşadığı bir Sicilya kasabası olan Vigata’da geçmiyor, bazıları Salvo Montalbano’nun meslek hayatının ilk yıllarına ait anıların bir süreven tadıyla yoğrulmuş izdüşümleri. Ama hepsi de bin bir gizemle çevrelenmiş cinayetlerle yüz yüze getiriyor bizi ve her şey tam da o noktada başlıyor. Aşk, tutku, çıkar ve öfke rüzgaları, cinayetle noktalanınca Montalbano çıkıyor sahneye. Çünkü katil kadın ya da erkeke, yaşlı ya da genç, güzel ya da çirkin, cahil ya da kültürlü, nasıl olursa olsun farketmiyor, yolu komiserimizle kesiyor sonunda.

Orlando Figes – Nataşa’nın Dansı
Kültür / 17 Aralık 2017

Kitap Adı: Nataşa'nın Dansı Yazar: Orlando Figes Yayıncı: İnkılap Kitabevi Sayfa Sayısı: 784 Rusya’nın dünyadaki yeri ve amacı neydi? Ve gerçek Rusya neredeydi? Avrupa’da mı, Asya’da mı? St. Petersburg mu, Moskova mı? Bunlar, Puşkin’den Pasternak’a kadar Rus kültürünün altın çağındaki bütün ciddi yazarların, edebiyat eleştirmenlerinin, tarihçilerin, ressamların, teologların ve filozofların aklını meşgul eden “lanetli sorulardı”. Tolstoy’un ünlü Savaş ve Barış eserindeki bir dans sahnesinden ismini alan bu kitapta ele alınan bütün bu konular, tarihle bir araya gelerek ulusal bilincin izlenimleri olarak toplandı. Fikir ve davranışlar tarihini, Rus tarihinin kültürel ve sanatsal dönüşümlerini, Rusya ve Avrupa arasındaki karmaşık etkileşimi akademik olmayan bir dille okuyucusuna aktaran Nataşa’nın Dansı, Rus kültür tarihçisini, yüzeydeki sanatsal görünümün altını irdelemeye davet ediyor. “Muhteşem… Figes formunun doruklarında.” GUARDIAN “ Modern Rus tarihinin büyük hikâyecisinden bir yetenek gösterisi… Figes serf haremlerini, hanedanları, politbüroları, hovardaları, köylüleri, sefihleri, film yapımcılarını, yazarları, bestekârları, şairleri, çarları ve zorbaları harekete geçiriyor… Fevkalade, gösterişli ve ustaca.” FINANCIAL TIMES

Sidney Sheldon – Hiçbir Şey Sonsuz Değildir
Roman / 11 Aralık 2017

Kitap Adı: Hiçbir Şey Sonsuz Değildir Yazar: Sidney Sheldon Yayıncı: İnkılap Kitabevi Sayfa Sayısı: 320 San Francisco 1995 Baharı Bölge Savcısı Carl Andrews öfkeden tepiniyordu. ‘Buradan neler oluyor?’ diye sordu. ‘Üç doktor birlikte yaşıyorlar ve aynı hastanede çalışıyorlar. Biri neredeyse koca bir hastaneyi kapattırıyor, ikincisi bir milyon dolara hastalardan birini öldürüyor ve üçüncüsü de cinayete kurban gidiyor…”

Jung Chang – Yaban Kuğuları
Roman / 22 Kasım 2017

Kitap Adı: Yaban Kuğuları Yazar: Jung Chang Yayıncı: İnkılap Kitabevi Sayfa Sayısı: 520 Yaban Kuğuları olağanüstü bir başyapıt. İçindeki her şey olağanüstü. Kitap, acıma ve dehşet gibi bütün duyguları uyandırıyor ve böyle parlak bir zekanın karanlığın ortasına çevrilmesi karşısında hayranlık, umutsuzluk ve sevinç duyguları uyandırıyor.

Barbara Taylor – Yasak İlişki
Roman / 19 Kasım 2017

Kitap Adı: Yasak İlişki Yazar: Barbara Taylor Yayıncı: İnkılap Kitabevi Sayfa Sayısı: 176 Amerikan televizyonunun otuz üç yaşındaki ünlü muhabiri Bill Fitzgerald, görevli olarak uzun bir süre Bosna’da kaldıktan sonra, savaştan bıkmış, yorgun düşmüştür. 1995 Kasım’ının son günlerinde, eski arkadaşı Time dergisinin savaş muhabiri Francis Xavier Peterson ile buluşmak üzere Venedik’e gider. Bradford, sabırsızlıkla beklenen bu romanında akıllardan silinmeyecek bir aşkın öyküsünü anlatıyor.

Ahmet Karcılılar – Akrep Ve Semender
Roman / 18 Kasım 2017

Kitap Adı: Akrep Ve Semender Yazar: Ahmet Karcılılar Yayıncı: İnkılap Kitabevi Sayfa Sayısı: 311 “Ama biz bulmuştuk birbirimizi, sen istemedin beni (…) Anlamıyorsun! Bir kadın olarak, gelip geçici bir aşk olarak beni bulmandan söz etmiyorum. Binyıllardır birbirimizi arıyoruz biz. Binyıllardır parçalanmış ruhumuzu bir araya getirmek, tamamlanmak için uğraşıyoruz. Binyıllardır birbirimizi bulmak için işaretler bırakıyoruz ya da işaretler arıyoruz dünyada. Anlamıyor musun, belki de ilk defa bu kadar yakınız tamamlanmaya. Bıraktığım bütün işaretleri buldun sen. İşaretleri izleyip buraya kadar geldin. Bak! Bütün gözlerinle bak!”

Arthur Hailey – Gece Terörü
Macera / 1 Ekim 2017

Kitap Adı: Gece Terörü Yazar: Arthur Hailey Yayıncı: İnkılap Kitabevi Sayfa Sayısı: 614 Günümüzün dev yazarından uzun süredir beklenilen heyecan verici roman. Arthur Hailey’in “Otel”, “Havaalanı” ve “Tekerlekler” gibi soluk kesen romanlarını milyonlarca kitapsever otuz yıldan beri heyecanla okumaktadır. Hailey’in üslubu pek az romancıda görülür. İnsan duygularını derinlemesine araştırarak satırların arasına sokar. Bu güzsel romanında Hailey, bizi televizyon yayın kanalının entrikalarla dolu sahne arkasına götürür. Olayların içinde haber şebekesi kadar eşit güce sahip, dehşet saçan Amerikan terör grubunun parmağı vardır. CBA-TV’nin kilit adamı Crawford Sloane bu entrikaların içindedir. Olaylar, tatlı dilli, hoş tavırlı, ama adımlarını daima temkinli atan Sloane’nin hayat akışını değiştirmekte ve ailesini büyük tehlikelere sokmaktadır.

Feridun Fazıl Tülbentçi – Sultanların Aşkı
Roman / 1 Ekim 2017

Kitap Adı: Sultanların Aşkı Yazar: Feridun Fazıl Tülbentçi Yayıncı: İnkılap Kitabevi Sayfa Sayısı: 496 Kanuni Sultan Süleyman’ın torunu Sultan Murad ile hasekisi Safiye Sultan’ın yaşadığı büyük aşkı anlatan Sultanların Aşkı, okuyan herkesi büyüleyecek… Sultanların Aşkı, “nerede o eski aşklar, aşıklar”dedirtecek türden bir kitap.

Feridun Fazıl Tülbentçi – Hürrem Sultan
Biyografi / 1 Ekim 2017

Kitap Adı: Hürrem Sultan Yazar: Feridun Fazıl Tülbentçi Yayıncı: İnkılap Kitabevi Sayfa Sayısı: 296 Osmanlı tarihi karakterleri arasında belki de en çok incelenen ve adına en çok eser verilen en çok Hürrem Sultan hakkında, usta yazar Feridun Fazıl tülbentçi tarafından hakkıyla yazılmış bir tarihi biyografik roman. Feridun Fazıl Tülbentçi, 1912 yılında İstanbul’da doğdu. Vefa Lisesi’ni, Yüksek Ticaret Okulu’nu bitirdi. Ardından basın hayatına atıldı. Ulus, Vatan, Cumhuriyet, Hürriyet gazetelerinde yazarlık yaptı. Daha sonra İstanbul Radyosu’nda görev aldı. Edebiyata şiirle başladı. Tülbentçi, radyoda “Geçmişte Bugün” adlı programı hazırladı. Tarihi romanlar yazdı. 1982 yılında vefat etti.

Çetin Altan – Viski
Roman / 30 Eylül 2017

Kitap Adı: Viski Yazar: Çetin Altan Yayıncı: İnkılap Kitabevi Sayfa Sayısı: 264 Çetin Altan’ın her romanı bir olaydır. Viski bu olayların belki de en önemlisidir. Çünkü yazar bu eserinde ilerici bir Türk aydınının sorunlarını ve çevresini acımasız bir gözlemcilikle gün ışığına çıkartmakta; anlayışsızlığın ve kabalığın kol gezdiği bir ortamda, en ufak bir uyanıklığın ne tür kuşku ve tehditlere boğulmak istendiğini bütün çıplaklığıyla ortaya koymaktadır. Viski, acı gerçekçiliği kadar, ince duyarlığı, olayları ve insanları sergileyişi, yeni ve alışılmamış değerlendirmeleri gerçekleştirişiyle de önem kazanmakta. Çetin Altan’ın öteki romanları arasında olduğu kadar genellikle Türk romanında da kendisine özel bir yer ayırmaktadır. “Çetin Altan’ın Fransa’da çıkan üçüncü romanı… Viski’de “hayır dediği için her gün linç edilen bir insanın çok değişik öyküsüyle, baskılı bir toplumun derinlikleri anlatılıyor. Altan’ın çarpıcı bir yapıtı…” -Baure Marie Lapouge (La Quinzaine Litteraire) “Acıyla mizahı karşı karşıya getirme ustalığına sahip bir yazarın romanı…” -Guy Le Clec’h (Le Figaro) “Burada da okunması gereken değişik boyutlarda bir kalem…” -Françoise Wagener (Le Monde)- “Viski güzel ve cesur bir roman..” -L’Unite-