Wilhelm Capelle – Sokrates’ten Önce Felsefe 1. Cilt

Sokrates'ten Önce Felsefe 1. Cilt Kitap Kapağı Sokrates'ten Önce Felsefe 1. Cilt
Wilhelm Capelle
Kabalcı Yayınevi
472
Elinizdeki kitap, felsefenin bir disiplin olarak ortaya çıkmasına kaynaklık etmiş 400 yılı kapsayan bir dönemdeki ilk filozoflar diye nitelenen düşünürlerin metinlerini (fragmanlarını) kapsıyor. Thales’ten Pythagoras’a, Xenophanes’ten Heraklatios’a, Empedokles’ten Anaxagoras’a, Elealılardan Sofistlere, Demokritos’tan genç Pythagorasçılara uzanan bir felsefe tarihi. Sokrates’ten Önce Felsefe; felsefenin ilk kaynaklarını, Sokrates öncesi felsefenin geçirdiği evreleri, o dönemin filozoflarını ve düşüncelerini tanımak için temel bir başvuru kitabı niteliğinde.

Wilhelm Capelle – Sokrates’ten Önce Felsefe 2. Cilt

Sokrates'ten Önce Felsefe 2. Cilt Kitap Kapağı Sokrates'ten Önce Felsefe 2. Cilt
Wilhelm Capelle
Kabalcı Yayınevi
472
Wilhelm Capelle bu çalışmasında Batı felsefe tarihi boyunca, düşüncelerine her zaman gönderme yapılan 'ilk filozoflar'ın metinlerini eksiksiz olarak derlemiş. Sokrates'ten Önce Felsefe; Thales'ten Pythagoras'a, Xenophanes'ten Herakleitos'a, Empedokles'ten Anaxagoras'a, Elealılardan Sofistlere, Demokritos'tan genç Pythagorasçılara uzanan bir felsefe tarihine doğrudan fragmanlar, metinler ve belgeler aracılığıyla ulaşma olanağı sağlıyor. Yunan felsefesini başlangıcından alıp Sokrates'e kadar getiren bir kaynak kitap.

Umberto Eco – Açık Yapıt

Açık Yapıt Kitap Kapağı Açık Yapıt
Umberto Eco
Kabalcı Yayınevi
344

1962 yılında yayımlandığında dünya çapında büyük yankı uyandıran ve yapıt ile okur/izleyici arasındaki etkileşimin dinamiklerinin öne çıkarıldığı Açık Yapıt, 20. yüzyılın poetika literatürüne son derece önemli bir katkı...

Umberto Eco, bu çalışmasında müzik, edebiyat ve görsel sanat örnekleri üzerinden dönemin avangard poetikalarının izini sürer ve bu tür yapıtlara eleştirel yaklaşımı olanaklı kılacak bir metodoloji önerir. Yelpazesini geniş tuttuğu bir bilimsel ve metodolojik zeminden yola çıkan Eco, avangard sanat estetiğinin belkemiğini oluşturan "açıklık" kategorisi ekseninde sanat yapıtının anlamlandırılma sürecini analiz eder. Bu çerçevede "çokluk", "çoğulluk", "çokanlamlılık" kavramlarına özel bir vurgu yaparak yapıtın anlamlandırılma sürecinde odağı "yaratıcı"dan okura/izleyiciye kaydırır.

Terry Eagleton & Fredric Jameson & Edward Said – Milliyetçilik Sömürgecilik ve Yazın

Milliyetçilik Sömürgecilik ve Yazın Kitap Kapağı Milliyetçilik Sömürgecilik ve Yazın
Terry Eagleton & Fredric Jameson & Edward Said
Kabalcı Yayınevi
92
Bu kitaptaki üç yazı, Derry-Kuzey İrlanda'da bulunan Fied Day Thest-re Company tarafından ilk olarak tek tek broşürler halinde basıldı. Her yazı milliyetçilik sorununu ve kültürel üretimin rolünü sömürgecilik sonrası kavrama ve analiz etme gücü olarak ele alır. Yazarların farklı perspektifleri yazıların başlıklarından da belli olmaktadır: Eagleton, Milliyetçilik: İroni ve Bağlılık; Jameson, Modernizm ve Emperyalizm; ve Said, Yeats ve Sömürgesizleşme yazılarında asıl konularının ötesinde de değinmelerde bulunuyorlar: diğer grup ve bölgelere ait sorunları aydınlatmak için feminizm, sömürgesizleşme ve modernizm. Terry Eagleton, Linacre College, Oxford mezunudur ve Oxford Üniversitesi'nde eleştirel kuram dersleri vermektedir. Fredn'e Jameson, Duka Üniversitesi Yazın Programı'nda profesördür. Edward W. Said, Columnia Üniversitesi İngilizce ve Karşılaştırmalı Yazın Profesörüdür. Seamus Deane, University College, Dublin'de modern İngiliz ve Amerikan Yazını Profesörüdür.

Judith Butler – Yaşam ile Ölümün Akrabalığı

Yaşam ile Ölümün Akrabalığı: Antigone'nin İddiası Kitap Kapağı Yaşam ile Ölümün Akrabalığı: Antigone'nin İddiası
Judith Butler
Kabalcı Yayınevi

Antigone`nin suçu, ağabeyinin cesedini, dayısı Kral Kreon`un yasağına rağmen gömmesidir. Kreon`un huzuruna çıktığında failin kendisi olduğunu inkar etmeyi reddeder, eyleminin arkasında durur. Yasaklanmış bir yası tutar Antigone. Bu nedenle başkaldırısı kendisini ölüme sürükleyen bir karakter olarak her zaman tartışma konusu olmuştur. Feminizm eksenli tartışmaların en önemli isimlerinden Judith Butler bu kitabında `Antigone belirli bir feminist siyaset türünün temsilcisi haline getirilebilir mi?` sorusunu irdeler. Butler`a göre Antigone temsil ile temsil edilebilirliğin, aile ile devletin, yaşam ile ölümün eşiğinde bir karakterdir; normlara kafa tutan bir karakter. Bu yönüyle yasaya başkaldırının bir sembolü olmuştur. Risklerle dolu bir karakterdir Antigone; kültürel kavranabilirlik alanının sınırlarını zorlar. Peki bütün bu özellikleriyle Antigone kafa tuttuğu yapıların değişmesinde rol oynayabilir mi? Bunun için Antigone üzerinden aşklarımızın, kayıplarımızın meşru ve tanınabilir olmasını belirleyen kavranabilirlik sınırlarının yeniden düşünülmesi gerekir...

Stephen Prince – Savaşçının Kamerası

Savaşçının Kamerası (Akira Kurosawa Sineması) Kitap Kapağı Savaşçının Kamerası (Akira Kurosawa Sineması)
Stephen Prince
Kabalcı Yayınevi
322

Akira Kurosawa tüm zamanların en büyük yönetmeni sayılır. Ona Japon sinemasının kralı demek abartma olmaz. 1981'de yazdığı biyografisinde "benden sinemayı çıkarın geriye bir hiç kalır" diyerek belki de kendisi ile ilgili en güzel tanımı yapmıştır.

Yaşamı boyunca neredeyse sanatın bütün dallarıyla ilgilenen Kurosawa, yaratıcılığının gerçek zirvesine sahne sahne düzenlediği planlarla, çekim öncesi olduğu kadar çekim sonrası çalışmalarındaki titizliği ile çıkmıştır. 6 Eylül 1998'de 88 yaşındayken Setagaya, Tokyo'da öldüğünde geride otuzun üzerinde film bırakmıştı.

  • Sugata Sanshiro (1943)
  • Rashomon (1950)
  • Budala (1951)
  • Yaşamak (1952)
  • Dersu Uzala (1975)
  • Ran (1985) en bilinenleriydi.

Uzun yıllar Amerikan sinemasındaki şiddet öğeleri üzerinde araştırmalar yapan Stephen Prince bir dönem de Japon sineması ve onun dünya sineması üzerini etkilerini araştırdı ve bu konuda Pensilvanya Üniversitesi, Sinema ve Tiyatro Bölümünde dersler verdi. "Savaşçının Kamerası - Akira Kurosawa", Prince'in bu araştırmalarının bir sonucu olarak basılan ve büyük ilgi toplayan kitaplarından en önemlisidir.

 

Katip Çelebi – Tuhfetü’l Kibar Fi Esfari’l Bihar 1. Cilt

Tuhfetü'l Kibar Fi Esfari'l Bihar 1. Cilt Kitap Kapağı Tuhfetü'l Kibar Fi Esfari'l Bihar 1. Cilt
Katip Çelebi
Kabalcı Yayınevi
186

Orhan Şaik Gökyay'ın çevirisi ile Katip Çelebi'nin 17 yüzyıl Osmanlı deniz savaşlarını anlattığı ''Tuhfetü'l-Kibar Fi Esfari'l-Bihar'' isimli eseri, ''Deniz Savaşları Hakkında Büyüklere Armağan''' ismiyle yayımlandı

Bir zamanlar Akdeniz ile Karadeniz'i kendi gölleri haline getiren Osmanlı'nın 17 yüzyılda yavaş yavaş gerilediği, Venedik gemilerinin Çanakkale Boğazı'nı kapayarak Türk donanmasının denize açılmasına yol vermeyecek hale geldiği günlerde, eski günlerin göğüs kabartan hikayelerini anlatarak Türkler'e yeni bir iç gücü vermek amacıyla bu kitabı yazan Katip Çelebi, yer yer ayrıntılara da inerek onu zevkle, heyecanla, o günlerin özlemini ve gururunu duyarak, edebiyat ve üslup değeri olan bir yüksekliğe çıkarıyor

Yalnız savaşları anlatmakla kalmayan, kazanılan zaferlerin yanında uğranılan bozgunların nedenlerini de göstererek bunlardan nasıl bir ders alınacağını gösteren KatipÇelebi, bir donanmanın kuruluşu, donanmadaki gemilerin çeşitleri, bunların donatılması, denize hangi mevsimde ve nasıl çıkılacağı, nerelerde barınılacağı, savaşların nasıl yapılacağı, bu işlerde nasıl bir yol izleneceği konusunda, ancak ''gün görmüş bir denizcinin'' sahip alabileceği bilgileri veriyor

Wolfram Eberhard – Çin Simgeleri Sözlüğü

Çin Simgeleri Sözlüğü: Çin Hayatı ve Düşüncesinde Gizli Simgeler Kitap Kapağı Çin Simgeleri Sözlüğü: Çin Hayatı ve Düşüncesinde Gizli Simgeler
Wolfram Eberhard
Kabalcı Yayınevi
428

Çin Simgeleri Sözlüğü'nde bitkiler, tanrılar, bulutlar, hayvanlar ve sayılar gibi dört yüzü aşkın önemli simge, Çin edebiyatından, resminden ve günlük hayatından örneklerle açıklanmıştır. Sözlük, üç yüze yakın resim, maddeler arası göndermeler ve yalın diliyle Çin kültürüne keyifli bir giriş sunmaktadır. Bir görüşe göre gerçeklik simgelerle çoğalmaktadır. Her şey, bütün kavram ve kelimeler birer simgedir: Günlük hayatın her sıradan edimi, kendisinden öte ve derin bir boyuta işaret ettiğinden, birer simgedir. İnsanın yeryüzündeki benlik arayışı, simgeler arasında bir yol arayışını, bir seçimi içermektedir ve her kültürün kişiliği, oluşturduğu simgeler evreninde billurlaşır.

Çin Simgeleri Sözlüğü, Türk okuru için, tarih boyunca yakın ilişkiler kurduğu bir kültürün simgesel haritasını çıkarması açısından da önemlidir.

Jürgen Habermas – İletişimsel Eylem Kuramı

İletişimsel Eylem Kuramı Kitap Kapağı İletişimsel Eylem Kuramı
Jürgen Habermas
Kabalcı Yayınevi
890

İletişimsel eylem kavramı, birbirleriyle ilişkilendirilmiş üç konu bütününü kapsıyor; bunlar, iletişimsel rasyonellik, eylem ve dizge paradigmalarını birbirleriyle bağlayan toplum tasarımı ve modernliğin çıkmazlarını iletişimsel olarak yapılanmış yaşama evrenin, bağımsızlaşmış ve biçimsel olarka örgütlenmiş eylem dizgelerine tabi kılınmasıyla açıklayan kuramsal bir yaklaşımdır.
Harbermas, 21. Yüzyılın Kapital'i olarak da okunabilecek bu yapıtında, Marksist kuramın üretim araçları/üretim ilişkileri parardigmasının yetersizliğini, bu paradigmaya iletişimsel eylem ve yaşama evreni kavramlarını da ekleyerek oluşturduğu iletişimsel eylem kuramıyla aşmayı öneriyor.

Joseph Campbell – Kahramanın Sonsuz Yolculuğu

Kahramanın Sonsuz Yolculuğu Kitap Kapağı Kahramanın Sonsuz Yolculuğu
Joseph Campbell
Kabalcı Yayınevi
440

Daha önce Kabalcı Yayınları'yla okucuyla buluşan Joseph Campbell'ın kült kitabı Kahramanın Sonsuz Yolculuğu - A Hero With A Thousand Faces, şimdi İthaki etiketiyle karşınızda. Mitoloji ve insan psikolojisi arasındaki güçlü bağa dair bu zamana kadar yazılmış en iyi kitap olma niteliğini taşıyan Kahramanın Sonsuz Yolculuğu, okuyucunun hayatını olumlu yönde değiştirecek bir özelliğe sahip. Nice kurgu eserinin ilham kaynağı olan kitap, özellikle Star Wars film serisinin başlıca esin kaynağı.

 

Joseph Campbell, tüyleri diken diken edecek anlatımıyla en sevilen eserler listenize girmeyi bekliyor. Kahramanın Sonsuz Yolculuğu'nun çevirisi Sabri Gürses'e ait.

 

Yaratıcı yazarlık yapmak isteyenlere eşsiz bir kaynak!

Kaşgarlı Mahmud – Divanü Lugati’t-Türk

Divanü Lugati't-Türk Kitap Kapağı Divanü Lugati't-Türk
Kaşgarlı Mahmud
Kabalcı Yayınevi
725

Dîvâni Lugâti’t-Türk’ün yazımına 1072 senesinde başlanmıştır. Asya içlerinden Anadolu’ya kadar uzanan coğrafyada
dağınık bir biçimde yaşayan ve gün geçtikçe dünya sahnesinde etkilerini arttıran bu insanların kim olduğu sorusuna bir yanıt
olarak yazılan kitap tüm Türk ve Türkmen lehçelerini bir araya getirmek amacıyla çıktığı yolunda, bu halkların yaşayışlarının,
inançlarının, mitlerinin ve tarihlerinin tanığı olmuştur. Sayıları "sadece Cenab-ı Hak tarafından bilinebilecek" bu kavimlerin,
alt-kavimlerin, kollar ve ailelerin kullandıkları sözcükler ve dillerini inşa ettikleri kaideler ve ilkeler Arapça lügatlarındaki
tertip çerçevesinde aktarılmış ve âlimâne bir terkiple sunulmuştur.

Divanü Lugat-it Türk, Karahanlı bir Türk bilgini ve edibi olan Kaşgarlı Mahmud tarafından 1072-1074 yıllarında kaleme alınmıştır. Döneminin en iyi alimlerinden sayılan Kaşgarlı Mahmud, Lugat kitabı tarzında olan bu eserini, yazdığı dönem içerisinde Arapçanın Türkçeden daha ileri bir dil olduğu savına karşın belki daha da zengin bir dil olduğunu kanıtlamak adına ortaya koymuştur. Kitabın kuruluşunda, Türkçe sözler Arapça kurallara göre tertip edilmiş, Arapça karşılıklarıyla anlamlarını bulmuşlardır. Mahmud eserini, yazdıktan üç yıl sonra Abbasi halifelerinden Muktedi Billah’a takdim etmiştir ki, Kaşgarlının bu davranışı Türkçe dilinin üstünlüklerinin devlet onayından da geçirilmesi olarak değerlendirilebilinir. Lugat bundan üç yüzyıl sonra Kilisli Rıfat’ın düzeltmesiyle ilk kez basılmış; 1943 yılında da Türk Dil Kurumu üyelerinden olan Besim Atalay tarafından Arapça harfler Latin harfleriyle karşılıklarını bulmuştur. Kilisli Rıfat’tan Besim Atalay’a kadar yapılan Divan tercümelerinin tümü bire bir çeviri olmaktan öteye gidememiştir.

Heinrich Zimmer – Hint Sanatı ve Uygarlığında Mitler ve Simgeler

Hint Sanatı ve Uygarlığında Mitler ve Simgeler Kitap Kapağı Hint Sanatı ve Uygarlığında Mitler ve Simgeler
Heinrich Zimmer
Kabalcı Yayınevi
260

Hint dinsel inançları içinde barındırdığı yüzlerce tanrı-kahraman-bilge-içleciyle Batı geleneğinden ayrılır. İç içe geçen tanrılar birbirlerinden doğar, birbirlerine dönüşürler. Bazen ibadetin merkezinde, bazen arkaplanında yer alırlar. Hem eril hem de dişil ilkeyi yansıtırlar. Batılı anlamda iyi-kötü, bağışlayan-cezalandıran ya da güçlü-zayıf değildirler. Brahma, Vişnu ve Şiva bir yandan Yaratıcı, Koruyucu, Yokedici sıfatları aynı anda taşırken öte yandan bir ve tek Mutlak'ın farklı tezahürleridirler, yani tektirler. Ruhani bir bağlılıkatn ileri bir şeye, sosyal yapının ve yaşayış biçiminin belirleyici unsuruna dönüşen Hint dinsel inançları, Batının biçimsel ve felsefi düzenlemelerinin kısa koridorlarına değil de, sonsuzun enginliğine açılan 'algı kapıları'nı inşa eder. Yarattığı tanrılar, destanlar, döngüler ve ibadetlerin şenlikli karmaşasında bizi esrik bir gezintiye çıkarır.

Zimmer"in ani ölümünden sonra Joseph Campbell'in editörlüğünde basılan Hint Sanatı ve Uygarlığında Mitler ve Simgeler'i, yazarın Batı ve Doğu'nun halk masalları ve destanlarını karşılaştırdığı Kral ve Hortlak ile Hint Felsefeleri izleyecek.

Augustinus – İtiraflar

İtiraflar: Humanitas Yunan ve Latin Klasikleri Kitap Kapağı İtiraflar: Humanitas Yunan ve Latin Klasikleri
Augustinus
Kabalcı Yayınevi
1032

Pagan bir baba ve Hıristiyan bir annenin oğlu olan, hıristiyanlık öncesi yaşamında Maniciliğin, Platon'un, Cicero'nun, Şüphecilerin öğretilerini de takip eden Augustinus (MS 354-430) Hıristiyanlık anlayışının gelişiminde rol oynayan en önemli figürlerden biridir. Kilise Babalarından biri olarak kabul edilen ve azizlik mertebesine yükseltilen Augustinus'un en önemli eserleri İtiraflar ve Tanrının Kenti'dir. Eserleri bugün modern felsefede halen tartışma konusu zaman, varoluş ve hakikat gibi pek çok sorunu irdelemesi ve görüşlerinin Batı felsefesini derinden etkilemesi bakımından da ayrı bir önem taşımaktadır.

Augustinus zamana yazgılı bir varlık olan insanın görüşü ve anlayışı ile Tanrı'nın zamana aşkın doğası, görüşü ve anlayışı arasındaki farkı güçlü bir belagatle sunar eserinde ve mükemmelleşme çabasındaki insan ruhunun her şeyden önce bu farkı idrak etmesi gerektiğini defalarca, altını çizerek vurgular. Mükemmelleşme yolculuğu Tanrı'nın insandan tek beklentisidir. Çünkü O sadece insanoğlunu kendi suretinde ve kendine benzer yaratmıştır ve onu yarattığı andan itibaren de kendine dönmesini beklemektedir. Mükemmelleşme büyük bir sırdır ve bu sırrın anlamını bir insan bir başka insana anlatmaktan acizdir. Bu sır sadece Tanrı'nın kapısı çalınarak dilenecek ve anlamına vakıf olunacak bir sırdır ve Augustinus'a göre Tanrı'nın kapısını çalan insana o kapı mutlaka açılacaktır.

Georges Bataille – İmkansız

İmkansız Kitap Kapağı İmkansız
Georges Bataille
Kabalcı Yayınevi
171

Georges Bataille, felsefi-erotik bir anlatı, şiirler ve şiir üzerine bir yazıyla temel kavramı imkansız'ın olabilirliklerini ve olamazlıklarını araştırıyor. Bütün gerekliliklerin, temellerin, ilkelerin geleceğin belirsizliğinde anlamlarını nasıl kaybettiğini, kaybetmeye mahkum olduğunu gösteriyor. Çünkü ona göre, "felsefe imkansızın anlamıdır."

İmkansız, görünmeyen bir hedefe doğru bir hareketi betimleyerek geleneksel felsefede şansa, öngörülmeyene yer açıyor.

"İnsanlık çifte perspektifle karşı karşıya: bir tarafta denetlenemez zevk, dehşet ve ölüm - kesin olarak şiirin perspektifi- ve öte tarafta bilimin ya da yararlığın gerçek dünyasının perspektifi."
-Georges Bataille-

Andrea Hurton – Parfümün Erotizmi

Parfümün Erotizmi: Güzel Kokuların Tarihi Kitap Kapağı Parfümün Erotizmi: Güzel Kokuların Tarihi
Andrea Hurton
Kabalcı Yayınevi

Ünlü kadın katili Landru`yu darağacına götüren, neden ille de parfümü olmuştu?
Dünyanın en pahalı parfüm şişesi hangisidir?
Micheal Jackson, Joan Collins, Liz Laylor, Ömer Şerif gibi ünlüler hangi parfümü kullanıyorlar?
Coco Chanel, Marilyn Monroe`dan ne kadar kazanıyordu?
Parfüm piyasasında nasıl iş tutulur?
..
Parfümün Erotizmi, bir yandan bu ve benzeri soruları yanıtlarken, diğer yandan da, parfümün 500 yıllık tarihine ışık tutuyor; parfümün ne olduğunu, nasıl yapıldığını, parfüm piyasasını, parfümün erotizmini, parfüm devlerini ve parfümün pratiğini, popüler kültür tarahi açısından inceliyor.