Andrea Hurton – Parfümün Erotizmi

Parfümün Erotizmi: Güzel Kokuların Tarihi Kitap Kapağı Parfümün Erotizmi: Güzel Kokuların Tarihi
Andrea Hurton
Kabalcı Yayınevi

Ünlü kadın katili Landru`yu darağacına götüren, neden ille de parfümü olmuştu?
Dünyanın en pahalı parfüm şişesi hangisidir?
Micheal Jackson, Joan Collins, Liz Laylor, Ömer Şerif gibi ünlüler hangi parfümü kullanıyorlar?
Coco Chanel, Marilyn Monroe`dan ne kadar kazanıyordu?
Parfüm piyasasında nasıl iş tutulur?
..
Parfümün Erotizmi, bir yandan bu ve benzeri soruları yanıtlarken, diğer yandan da, parfümün 500 yıllık tarihine ışık tutuyor; parfümün ne olduğunu, nasıl yapıldığını, parfüm piyasasını, parfümün erotizmini, parfüm devlerini ve parfümün pratiğini, popüler kültür tarahi açısından inceliyor.

Gilles Deleuze – Proust ve Göstergeler

Proust ve Göstergeler Kitap Kapağı Proust ve Göstergeler
Gilles Deleuze
Kabalcı Yayınevi
192

Marx'a göre nasıl metaların üretim ve yeniden-üretim döngüsü toplumu en temelinden biçimlendiriyorsa, Deleuze'e göre de Proust'un başyapıtının gösterdiği gibi insan ilişkileri göstergeler üzerinden okunabilir; Sevilen-kadın ve seven-erkek, kıskanan-erkek; biri göstergeler yayar, öteki bu göstergeleri yorumlar. Dolaşıma giren göstergelerin kökenleri nedir, bağımsız, en azından özerk olabilirler mi? İnsan ilişkileri ağını bu göstergeler üzerinden kurabilir miyiz? Göstergeleri türlerine, yayıldık­ları ortama ve zaman boyutuna göre sınıflandırabilir miyiz? Deleuze'e göre Arayış, geleceğin yazarının deşifre etme sürecini ve nihai olarak da sosyete ve aşk göstergele­rine aldırış etmemeyi öğrenerek, yalnızca sanat gösterge­lerinin bir tür tatmin duygusu verebildiği sonucuna vardığı gerçek bir arayış.

Deleuze de kendi adına kitabın ve metindeki göstergeler ağının izini sürerek sanatın kendisinin daha derin bir kavranışmı hedefliyor. Proust'un metin temelli ve okur-yönelimli bu eleştirisi Julia Kristeva'nın ifadesiyle "muhteşem bir okuma"dır.

Jeffrey Burton Russell – Lucifer: Ortaçağda Şeytan

Lucifer: Ortaçağda Şeytan Kitap Kapağı Lucifer: Ortaçağda Şeytan
Jeffrey Burton Russell
Kabalcı Yayınevi
477

Şeytan'da antik kötülüğün, İblis'te ise Hıristiyanlığın ilk dönemlerindeki kötülüğün etkileyici bir portresini çizen Jeffrey Burton Russell, Lucifer'de ortaçağ diabolojisinin gelişimini sergileyerek, kötülüğün belki de en etkin olduğu döneme, 20. yüzyıla giriş yapmaya hazırlanıyor. Ortaçağ ile yeniçağ arasında kötülük dinsel niteliklerden sıyrılıp günlük hayatın konusu olmaya başlamaktadır ve Şeytan, artık evrene egemen olma yolundadır. Ortaçağın karanlık yüzü karnavallardan, paskalya kutlamalarından, bilgi ve şairlerin coşkulu arayışlarına dek her yönüyle aydınlanıyor. Şeytan giderek yakına geliyor.

Jeffrey Burton Russell – Mephistopheles: Modern Dünyada Şeytan

Mephistopheles: Modern Dünyada Şeytan Kitap Kapağı Mephistopheles: Modern Dünyada Şeytan
Jeffrey Burton Russell
Kabalcı Yayınevi
507

Bu kitapla birlikte Şeytan, İblis, Lucifer ya da Mephistoteles, yani Kötülük'ün bin yıllık tarihi tamamlanmaktadır. Antikitede başlayan yolculuk, yeni sona ermiş olan 20. yüzyılla son bulunmaktadır.

Reformasyondan nükleer çağa, günlük gazete haberlerinden savaş bilançolarına, Luther'den J.J. Rousseau'ya, John Milton'dan C.S. Lewis'a, ve Ira Levin gibi çağdaş yazarlara, Steven Spielberg filmlerine, AC/DC gibi müzik topluluklarına uzanan geniş bir alanda, Russell, görkemli bir kaynak taraması eşliğinde modern zamanlarda yaşadığımız sarsıcı entelektüel ve kültürel değişimlere bütünlüklü bir yorum getiriyor.

Artık şunu sormak olasıdır: Şeytan yeryüzüne çıktığına göre, onu bizden başkası olarak kabul edebilir miyiz?

Annemarie Schimmel – İslamın Mistik Boyutları

İslamın Mistik Boyutları Kitap Kapağı İslamın Mistik Boyutları
Annemarie Schimmel
Kabalcı Yayınevi
645

Sadece yazarın şiirsel kavrayışıyla değil, aynı zamanda İslamın geniş kültür alanındaki tartışılmaz bilimsel hâkimiyetiyle de dopdolu."

–International Journal for  Philosophy of Religion

 

“İngilizcede İslam mistisizmiyle ilgili en kapsamlı çalışma."

–Religious Studies Review

 

"Konuyla ilgili en kapsamlı ve tatmin edici araştırma olup, bilgi kadar empati ve duygu dolu.“

–History of Religions

 

"Sadece standart bir giriş olmakla kalmayıp, aynı zamanda İslamın  bu boyutuyla özel olarak ilgilenenler için temel başvuru kaynağı da oldu."

–Journal of the American  Oriental Society

Annemarie Schimmel – Sayıların Gizemi

Sayıların Gizemi Kitap Kapağı Sayıların Gizemi
Annemarie Schimmel
Kabalcı Yayınevi
292

Hangi sayı dişi hangisi erildir? Ayın döngüleri neden bizi bu kadar etkiler? Şansımız daima seçtiğimiz sayılara mı bağlıdır? Yaradılışı anlamak için 1’i, evreni kavramak için önce 2’yi mi anlamak gerekir? Annemarie Schimmel bu kitabında, sayıların binlerce yıldır hayatımızın her köşesinde anlamlarını nasıl koruduklarını, farklı inançlarda, kültürlerde ve  coğrafyalarda bazen batıl bir inanç, bazen dini bir ritüel bazen de bir şiir dizesi olarak karşımıza çıktığını hikâyeleriyle anlatıyor. Birdenbire her şeyin, her şeye nasıl gizlice bağlı olduğunu öğreneceksiniz.

 

“Sayıların gizemli tarihinde enfes bir kültürlerarası yolculuk. Bu harika araştırmayı bitirdiğinizde kendinizi göğün yedinci katında hissetmekle kalmayacaksınız, neden orada olduğunuzu da anlayacaksınız.”

-The New York Times-

 

“Harikulade bir araştırma, farklı kültürler arasında göz kamaştırıcı bir güç gösterisi.”

-Spectrum Review Supplement-

Annemarie Schimmel – Tanrının Yeryüzündeki İşaretleri

Tanrının Yeryüzündeki İşaretleri Kitap Kapağı Tanrının Yeryüzündeki İşaretleri
Annemarie Schimmel
Kabalcı Yayınevi

Tasavvuf tarihi alanında dünyanın önde gelen araştırmacılarından Annemarie Schimmel bu kitabında, bir ömür boyu süren çalışmalarının sonunda kazandığı tartışılmaz uzmanlığının şahikasını sergiliyor. Bilindiği gibi Kuran, insanları "Tanrı'nın işaretlerine", ufuklarda ve kendi nefeslerindeki "işaretlere" bakmaya teşvik eder. Schimmel bu ana doğrultuda, İslam inancının gerçek merkezine daha fazla yaklaşmak için görüngübilimsel yöntemi kullanıyor. Taşlar, bitkiler, hayvanlar gibi doğal görüngüleri, yani işaretleri ve bunların dinsel ve simgesel dildeki kullanımlarını başlangıç noktası olarak ele alıyor; ardından kutsal zaman ve mekân, ayinsel davranışlar, ibadet biçimleri, kutsal birey ve toplum gibi görece anlamı daha kapalı ayetlere geçiyor; sonunda, bireyin Tanrı'nın gizemine verdiği cevabın araştırılmasıyla çalışmasını bitiriyor.

Maurice Blanchot – Son İnsan

Son İnsan Kitap Kapağı Son İnsan
Maurice Blanchot
Kabalcı Yayınevi
128

Tüm yaşamını edebiyata adayan Blanchot, modern Fransız yazınındaki en esrarengiz metinlerin yazarı olarak nam salmıştır. Her ne kadar kritik yazılarında, kurgusal eserlerini dolayımlı olarak aydınlatmış olsa da, bir miktar karanlık yapıtında her zaman yer buluyor gibidir. Yine de Blanchot, Joyce'un aksine 'okunamaz' metinler, ya da Mallarmé gibi müzikal metinler yazmaz. Blanchot'nun kurgusal eserlerinin dolayımsız açıklığı, okuru, metnin anlamının, metnin içinde ulaşılabilir olarak bulunduğu beklentisine yönlendirir. Blanchot için okuma ve yazma birbirlerinden ayrılamaz eylemlerdir ve Blanchot bir yazardan önce okurdur. Eseri başta Hegel'le, sonra Heidegger, Nietzsche, Levinas ve Bataille'la diyalog oluşturur.

Blanchot kuşkusuz Hegel diyalektiğince temsil edilen, sonunda her şeyin Mutlak Bilgi çerçevesinde yeniden ele alınacağı uyarısını önemsemiştir. Hegel tarihin bir sona ulaşacağını iddia eder; sistemin amacı, bu amaca ulaşmadaki süreçle birleşecektir. Tüm Blanchot külliyatı, Hegel felsefesinin ana ilkesi olan ve tarihin sonunda olduğu ima edilen türdeşliğin önlenemezliğinin reddi olarak görülebilir. Bu anlamda her Blanchot eseri, bir diğerini önceliyor, ya da tamamlıyor gibidir. Yüceler Yücesi'nde 'tarihin sonu'nu tartışan Blanchot, Son İnsan'da aynı meseleyi ele almayı sürdürür.

Mircea Eliade – Demirciler ve Simyacılar

Demirciler ve Simyacılar Kitap Kapağı Demirciler ve Simyacılar
Mircea Eliade
Kabalcı Yayınevi
264

Eliade bu kitabında madencilik, demircilik ve metal işciliği gibi mesleklere özgü bazı mitleri, ayin ve simgeyi dinler tarihi açısından ele alıyor. Yazarın amacı, bilim tarihini inceleyen uzmanlarınkinden tümüyle farklı. Eliade burada arkaik toplumların madde karşısındaki tavırlarını inceliyor; insanoğlunun cevherlerin varoluş biçimini değiştirebilme gücüne sahip olduğunu anlayınca yaşadığı tinsel maceraların izini sürmeye çalışıyor.

Mircea Eliade – Dinler Tarihine Giriş

Dinler Tarihine Giriş Kitap Kapağı Dinler Tarihine Giriş
Mircea Eliade
Kabalcı Yayınevi
455

Mircea Eliade'nin bu kitabının merkezinde iki temel soru var: Din nedir ve hangi aşamada bir din tarihinden söz edebiliriz? Eliade bu soruların aydınlatılabilmesi için kutsalın belli sayıda tezahürünün incelenmesi gerektiğini düşünüyor. Bu yüzden de incelemesine gök, su, yer, taşlar gibi kutsalın farklı kozmik düzlemlerde ortaya konulan yüzlerini irdelemekle başlıyor; ardından ayın halleri, güneş, bitkiler ve tarım, cinsellik gibi kutsalın mekanla ilgili tezahürlerini, son olarak da mitleri ve simgeleri inceliyor. Yazarın her bölümde kendine özgü bir çerçeve oluşturduğu ve kimi zaman da didaktik olmanın tekdüzeliğini aşmak üzere her bölümde kendine özgü bir üslup geliştirdiği görülüyor. Kitabın farklı başlıkları arasında gezinen okuyucu kutsalın yapısı üzerinde düşünme olanağı buluyor. Eliade'nin Dinler Tarihine Giriş'i tek tek dinleri ele alın inceleyen bir kitap değil, "ilkel" ve "gelişmiş" din biçimlerini eşzamanlı olarak inceleyerek tüm dinlerdeki ortak öğeleri ortaya koyan ve insanın kutsal ile ilişkisini çözümleyen bir çalışma. Bu kitap bize dinsel inançlar ve düşünceler tarihine nasıl yaklaşmamız gerektiğini öğretiyor.

Mircea Eliade – Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi – Cilt 1

Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi - Cilt 1 Kitap Kapağı Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi - Cilt 1
Mircea Eliade
Kabalcı Yayınevi
462

Eliade, Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi isimli bu üç ciltlik eserinde, 1933'ten itibaren belirli aralıklarla Bükreş Üniversitesi, Ecole des Hautes Etudes ve Chicago Üniversitesi'nde verdiği Dinler Tarihi derslerini bizlerle paylaşıyor. Yazar, Dinler Tarihine Giriş'te kutsalın diyalektiğini ve morfolojisini tartışmıştı; bu ciltleri ise farklı bir bakış açısıyla tasarlamış. Bir yandan kutsalın tezahürlerini zamandizinsel bir düzen içinde çözümlüyor, bir yandan da dinsel inançlar ve düşünceler tarihine yapılmış en büyük katkıları, dinsel geleneklerdeki köklü dönüşümleri gün ışığına çıkarmaya çalışıyor.
Eliade'ye göre din tarihçisi için kutsalın her tezahürü büyük önem taşır; her ayin, her mit, her inanç ya da tanri figürü kutsalın deneyimlenmesini yansıtır ve dolayısıyla varolma, anlam ve hakikat kavramlarını gündeme getiri. "Kutsal", insan bilincinin tarihinde bir aşama değil, bilincin yapısı içinde bir unsurdur. Kültürün en arkaik düzeylerinde insan olarak yaşamak kendi içinde bir dinsel eylemdir; çünkü beslenmenin, cinsel hayatın ve çalışmanın ayinsel bir değeri vardır. Başka bir deyişle insan olmak ya da insan haline gelmek bizatihi "dinle ilişkili" olmak demektir. Yine Eliade'ye göre, insan zihninin, indirgenemez gerçek bir şeyin mevcudiyeti kanısı olmaksızın nasıl işleyebileceğini hayal etmek güçtür; insanın deneyimlerine ve dürtülerine bir anlam yüklemeden bilincin nasıl ortaya çıkabileceğini düşünmek olanaksızdır. Gerçek ve anlamlı bir dünya bilinci, kutsallığın keşfiyle yakından ilintilidir. İnsan zihni gerçek, güçlü, zengin ve anlamlı olarak ortaya çıkanla bu niteliklerden yoksun olan -yani şeylerin kaotik ve tehlikeli akışı, onların rastlantısal ve anlamsız beliriş ve yok oluşları- arasındaki farklı kutsalın deneyimi sayesinde yakalayabilmiştir.

Mircea Eliade – Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi – Cilt 2

Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi - Cilt 2 Kitap Kapağı Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi - Cilt 2
Mircea Eliade
Kabalcı Yayınevi
548

Savaş sonrasında bütün dünyayı dolaşan, sahada yıllarca yaşayan ve sayısız dile hakimiyetiyle kaynakçaları benzersiz olan bilge bir kuşak vardı. İşte Eliade bu bilge kuşağın son temsilcilerindendi. Bütün ömrü boyunca kutsalın tezahürlerinin peşinden koştu; bilincin oluşumunu açıklamak istiyordu çünkü.

Araştırdıkça bütün dünyada, tarih ve mekân açısından hiçbir bağlantısı olmayan toplulukların mitolojilerinde, teolojilerinde ve liturjilerinde ortak paydalar olduğunu gördü. Onun için din artık bir inanç meselesinden öte insan olmanın bir aşamasıydı. Üç ciltlik bu eser eski çağlardan yakın zamanlara kadar insanoğlunun dinsel evrenine nüfuz etmemiz ve yalnızca dinsel inançları değil, hayatı anlamamız için değerli bir rehber.

 

Bu kitap bize dinler tarihinin oldukça faydalı bir özetini veriyor... İzlediği yöntem sayesinde sistematik düşüncelerin tarihi çerçevesi çizilebiliyor. Dinler tarihinin gelişimini takip etmek isteyen herkes tarafından mutlaka okunmalı.

–The Journal of Religion-

Mircea Eliade – Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi – Cilt 3

Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi - Cilt 3 Kitap Kapağı Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi - Cilt 3
Mircea Eliade
Kabalcı Yayınevi
368

Savaş sonrasında bütün dünyayı dolaşan, sahada yıllarca yaşayan ve sayısız dile hakimiyetiyle kaynakçaları benzersiz olan bilge bir kuşak vardı. İşte Eliade bu bilge kuşağın son temsilcilerindendi. Bütün ömrü boyunca kutsalın tezahürlerinin peşinden koştu; bilincin oluşumunu açıklamak istiyordu çünkü. Araştırdıkça bütün dünyada, tarih ve mekân açısından hiçbir bağlantısı olmayan toplulukların mitolojilerinde, teolojilerinde ve liturjilerinde ortak paydalar olduğunu gördü. Onun için din artık bir inanç meselesinden öte insan olmanın bir aşamasıydı. Üç ciltlik bu eser eski çağlardan yakın zamanlara kadar insanoğlunun dinsel evrenine nüfuz etmemiz ve yalnızca dinsel inançları değil, hayatı anlamamız için değerli bir rehber.

 

“İlkel” ve Oryantal dinler konusunda Batılı bir sosyal bilimler öğrencisini hiç kimse onun kadar bilgilendiremez... İnsanın bu serüveniyle ilgilenen herkesin içinde yeni bilgiler ve yeni bakış açıları bulabileceği bir kitap.

–New York Times Book Review

Georg Wilhelm F. Hegel – Tarihte Akıl

Tarihte Akıl Kitap Kapağı Tarihte Akıl
Georg Wilhelm F. Hegel
Kabalcı Yayınevi
204

Hegel'e göre insanın tarihselliği onu doğadan ayırır. Kant'ın bütün insanların temelde aynı düşünce ya da kategorileri paylaştıkları görüşü kabul edilemez. Felsefi bir sistem insan düşüncesinin zaman içinde geliştiğini gözetmek zorundadır.

Phil Slater – Frankfurt Okulu

Frankfurt Okulu Kitap Kapağı Frankfurt Okulu
Phil Slater
Kabalcı Yayınevi
295
Frankfurt Okulu terimi yaygın, ancak savruk bir biçimde, hem bir grup entelektüeli hem de özgül bir toplum teorisini belirtmek için kullanılagelmiştir. Frankfurt Okulu'nun en radikal olduğu kuruluş yıllarını ele alan bu kitap Max Horkheimer, Theodor W. Adorno, Herbert Marcuse ve Erich Fromm'un eleştirel toplum teorisi sorununa katkıları üzerinde odaklanıyor. Wilhelm Reich, Kari Korsch, Walter Benjamin ve Bertolt Brecht'in eleştirilerinin ışığında, Frankfurt Okulu'nun toplumsal olaylara yaklaşımında kuram-praksis bağının kopma nedenleri irdelenirken, aynı zamanda Weimar Almanya'sında faşizmin yükselişi, 1960'ların öğrenci hareketinde Okul'un oynadığı rol ve Marksist ekonomi politikle olan ilişkisi de inceleniyor.