Lev Nikolayeviç Tolstoy – Yeniyetmelik
Roman / 12 Ağustos 2017

Kitap Adı: Yeniyetmelik Yazar: Lev Nikolayeviç Tolstoy Yayıncı: MEB Yayınları Sayfa Sayısı: 128 ”Babaannenin ölmesinde üzüntü değil, ölümün korkunçluğu duygusu hissedilir.” diyor Tolstoy. Bir başka ilginç fikri de şu: bencilliğin sebebi kendini herkesten zeki saymaktır.

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır
Roman / 12 Ağustos 2017

Kitap Adı: Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır Yazar: Lev Nikolayeviç Tolstoy Yayıncı: Antik Kitap Sayfa Sayısı: 160 Bu kitap Tolstoy’un ömrünün son yirmi beş yılında yazdığı “Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır”, “Polikuşka”, “Üç Ölüm”, “Asuri Hükümdarı Asarhadon”, “İlyas”, “Büyükler Küçüklerden Akıllı Çıktı” ve “Tavuk Yumurtası Büyüklüğündeki Tohum” adlı öykülerden oluşmaktadır. “Sanat zenginlerin, aydınların elinde bir imtiyaz olmaktan kurtulmalı; insanların birbirleriyle kaynaşmasına, iyilik, hakikat, aşk yolunda yürümelerine yardım etmelidir,” anlayışıyla yazılan bu öyküler, Tolstoy’un kötülüğe iyilikle karşı koymayı ve ruhun kurtuluşunu her şeyden üstün tutmayı ileri süren felsefesinin ürünüdür. Kemale İmanova’nın Rusça aslından çevirisiyle… “Yazılarımın kahramanı, ruhumun bütün gücüyle sevdiğim kahraman, her zaman güzel olan, her zaman da güzel kalacak kahraman, gerçektir.” -Tolstoy-

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Samimi Saadet
Roman / 12 Ağustos 2017

Kitap Adı: Samimi Saadet Yazar: Lev Nikolayeviç Tolstoy Yayıncı: Mavi Yelken Yayıncılık Sayfa Sayısı: 118 Tolstoy’un önemli eserlieri arasında yer alan Samimi Saadet, sizi yeniden dirilişe davet ediyor. Yaşama, aşka ve geleceğe dair hayallerinizi bulabileceğiniz bu kitap, ideallerinizi de güncelleştiriyor. Bu eser, hayatınızda karşınıza çıkan kişilerle uzlaşmacı bir tavır sewrgilememizde size yardımcı olacaktır. Elinizde bulunan kıymetleri kaybetmeden yeniden kazanmanın hikayesi belki de şimdi elinizin altında… Tükendiğini sandığınız sevgi ve aşk, zaman ve mekan değişince, farklı bir kılığa bürünüp yine karşınıza çıkıyor. Samimi Saadet; ümitsiz aşkınızı, yitirdiğini sandığınız sevgisini size geri veriyor. Ruhunuzu ayakta tuttuğunuz sürece gölnüzdeki duygunun da diri kalacağını fısıldıyor sizlere… Sonsuza dek yaşamak adına, aşkı ve sevgiyi yarınlarda tüketmemek adına ve tüm yalanları örtmek adına saadetinizi geciktirmeyin.

Lev Nikolayeviç Tolstoy – İvan İlyiç’in Ölümü
Roman / 12 Ağustos 2017

Kitap Adı: İvan İlyiç'in Ölümü Yazar: Lev Nikolayeviç Tolstoy Yayıncı: Antik Kitap Sayfa Sayısı: 51 İvan İlyiç, önce sorgu yargıcı, sonra da hakim olarak yaptığı görevinde mutludur. İnsanların, onun ağzından çıkacak kelimelerle kaderlerinin değişmesi kendisini güçlü ve önemli hissetmesine vesile olmaktadır. Aldığı maaş yeterli olmasa da yüksek gelirli bir yaşantısı varmış görüntüsü vermeyi başardığı için de ayrıca memnundur. Her şey yolunda ve olması gerektiği gibi gitmektedir. Ta ki körbağırsağındaki ağrılar şiddetlenip bütün lezzetleri acılaştırıncaya kadar… Ölüme ilişkin yazılmış en başarılı roman olduğu tartışmasız kabul edilen İvan İlyiç’in Ölümü okuyucuya, “Ölüm hiç bu kadar yakın bir duruşla anlatılmamıştı.” dedirtecek denli dev bir Tolstoy klasiği.

Lev Nikolayeviç Tolstoy – İtiraflarım
Roman / 12 Ağustos 2017

Kitap Adı: İtiraflarım Yazar: Lev Nikolayeviç Tolstoy Yayıncı: Antik Kitap Sayfa Sayısı: 96 Savaş ve Barış ve Anna Karenina gibi gerçekçi kurgunun zirvesinde eserler ortaya koyan, Rus edebiyatının en ünlü yazarlarından Tolstoy’un iç dünyasına bir yolculuk olan İtiraflarım, ünlü yazarın yıllar süren arayışını konu alıyor. Maddi başarısı ve sosyal konumuna rağmen hayatını anlamsız bulan Lev Tolstoy’un kendini ve dini anlamaya çalıştığı denemeleri hayatı anlamaya çalışan herkese hitap ediyor. Çocukluğunda öğretilenleri geride bırakmasıyla başladığı kendini bulma yolculuğunda Tolstoy varoluşunun sebeplerini bilim, felsefe, doğunun inanışları gibi pek çok farklı yerde arıyor. Hayatı anlamlandırmaya çalışan bu otobiyografik eser hem savaşa hem barışa tanık olmuş, zengin, sevilen ve mutlu bir adamı depresyona sokan derin bir arayışın meyvesi.

Lev Nikolayeviç Tolstoy – İnsan Ne İle Yaşar
Roman / 12 Ağustos 2017

Kitap Adı: İnsan Ne İle Yaşar Yazar: Lev Nikolayeviç Tolstoy Yayıncı: Antik Kitap Sayfa Sayısı: 96 “Erken gelmiş bir bahar günü, ormanda yalnızdım, ormanın seslerini dinliyordum. Son üç yıldır süregelen çırpınmalarımı, Tanrı’yı arayışımı, sürekli bir biçimde sevinçten umutsuzluğa sıçrayışlarımı düşünüyordum… Birden, ancak Tanrı’ya inandığım sıralarda yaşadığımı anladım. Sırf onu düşünmekle bile, yaşamın sevinçli dalgaları kabarıyordu benliğimde. Çevrede her şey canlanıyor, her şey bir anlam kazanıyordu. Ama Tanrı’ya inanmamaya başladım mı yaşam duruveriyordu.” Tolstoy, İtiraflarım’dan Tolstoy, İnsan Ne İle Yaşar’daki tüm öykülerinde insanın özünde iyilik olduğunu vurgular. Şeytan ve meleği temsil eden karakterleri öykülerinde kullanarak, insanın er ya da geç iyiliğin peşinden gidebileceğini anlatmak ister. Tolstoy 1885’te yayımlanan bu esere adını veren “İnsan Ne İle Yaşar” adlı öyküde, insanların özünde iyilik olduğunu ve durum her ne olursa olsun iyilik yapması gerektiğini anlatır. “Peki insanların içinde hiç mi kötülük yoktur?” diye bir soru akla geldiğinde ise yazarın başka bir öyküsüne göz atmak yeterli olacaktır. “İnsana Ne Kadar Toprak Lazım” hikâyesinde de bu sorunun cevabını buluruz.

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Hz. Muhammed
Dini / 12 Ağustos 2017

Kitap Adı: Hz. Muhammed Yazar: Lev Nikolayeviç Tolstoy Yayıncı: Öteki Adam Yayınları Sayfa Sayısı: 128 …Bunu söylemek ne kadar tuhaf olsa da benim için Muhammedilik, Haça tapmaktan (Hıristiyanlıktan) mukayese edilemeyecek kadar yüksekte duruyor. Eğer insan, seçme hakkına sahip olsaydı, aklıbaşında olan her bir insan, şüphe ve tereddüt etmeden Muhammediliği; tek Allahı ve onun Peygamberini kabul ederdi. Ünlü Rus yazarı L. N. Tolstoy, 1908 yılında, Abdullah El-SÜHREVERDİnin Hindistanda basılmış Hz. Muhammedin Hadisleri kitabını okumuştur. Okuduğu hadislerden bir risale (kitapçık) tertip etmiş, bunu Rusyanın Posrednik adlı yayınevinde bastırmıştır. Rus halkı ve özellikle Rus aydınları, L. N. Tolstoyu ilahi bir kuvvete sahip görüyor ve onun İslamiyeti kabul etmesinin duyulmasının Rus toplumu içinde İslama güçlü bir akım başlatabileceğini biliyorlardı. Bu yüzden de Tolstoyun Hz.Muhammedin hadislerinden derlediği kitapçığını KGB gibi Rus istihbarat birimleri gizli tutmaya, unutturmaya ve basılmasını engellemeye çalışıyorlardı. Tolstoy, bu risale (kitapçık) ile Rus okurlarını, Hz. Muhammedin hadisleriyle tanıştırmıştır. Hadislerden seçtiği konularda fakirlik ve eşitlik gibi kavramları esas almış, Rus halkına ve onları aldatanlara bir ders verir nitelikte olmasına özen göstermiştir. Tolstoy, seçip kitapçık haline getirdiği bu hadislerle, gerçek adalet ve eşitliğin, kardeşlik ve fedakârlığın, insana saygı ile sevginin İslamda olduğunu vurgulamak istemiştir Prof. Dr. Telman Hurşidoğlu Aliye

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Her Şeye Rağmen Sevgi
Roman / 12 Ağustos 2017

Kitap Adı: Her Şeye Rağmen Sevgi Yazar: Lev Nikolayeviç Tolstoy Yayıncı: Neden? Kitap Sayfa Sayısı: 208 Bir gün ermişlerden birine sormuşlar: “Sevginin sözünü edenler ile sevgiyi gerçekten yaşayanlar arasında ne fark vardır.” “Bakın göstereyim” demiş ermiş. Bir sofra hazırlamış. Bu sofraya sevgiyi dilinden düşürmeyen; ama dilden gönüle indirmeyen kişileri çağırmışlar. Hepsi yerlerine oturmuşlar. Derken, sıcak çorbalar ve arkasından da “derviş kaşığı” denilen bir metre boyunda kaşıklar gelmiş. Ermiş: “Bu kaşıkların sapının ucundan tutup öyle yiyeceksiniz” diye bir şart koşmuş. “Öyle kaşığın çukur kısmına yakın yerden tutmak yok.” “Peki” demişler ve çorbayı içmeye başlamışlar. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden, sofradaki hiç kimse, çorbayı döküp saçmadan bir türlü ağzına götüremiyormuş. En sonunda, bakmışlar bu iş olmuyar, çorbadan vazgeçip, öylece aç aç kalkmışlar sofradan. Onlar safradan kalktıktan sonra, ermiş: “Şimdi de sevgiyi gerçekten bilip yaşayanları çağıralım sofraya.” demiş. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgiyle gülümseyen insanlar oturmuş sofraya. Ermiş: “Buyrun bakalım” deyince de, her biri uzun saplı kaşığını çorbaya daldırıp karşısındaki kardeşine uzatıp içmişler çorbalarını. Böylece her biri diğerini doyurmuş olarak, şükür içinde sofradan kalkmışlar. “İşte” demiş ermiş. “Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır. Ve kim ki, kardeşini düşünür de doyurursa, o da kardeşi tarafından doyurulacaktır…

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Harb ve Sulh
Roman / 12 Ağustos 2017

Kitap Adı: Harb ve Sulh Yazar: Lev Nikolayeviç Tolstoy Yayıncı: MEB Yayınları Harp ve Sulh, 1805’ten 1813’e kadar süren Napoleon Harpleri sırasındaki Rusya hakkında muazzam bir romandır; kitabın sonsözü 1820’nin şartları göz önünde tutularak yazılmıştır. Hikâyenin tarihî fonunda üstünlük kuran Napoleon’dur. Tolstoy, bu fon üzerinde, yüksek mevkide bulunan üç gencin hayatını, arkadaşları ve aileleriyle birlikte ele alır. Belki, Çardan serflere kadar yüz kimse isimleriyle anlatılır. Roman, imparatorluk konseylerinden, erler arasındaki sohbetlere kadar her şeyi kapsar. Maamafih, odak noktaları, üç kişi üzerinde toplanmıştır. Prens Andrey Bolkonski, Cont Pierre Bezuhov ve Kont Nikolai Rostov.

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Hacı Murat
Roman / 12 Ağustos 2017

Kitap Adı: Hacı Murat Yazar: Lev Nikolayeviç Tolstoy Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 246 Tolstoy’un ölümünden bir sene sonra basılan son romanı Hacı Murat, hem savaş ve siyasetin doğası hem de iki farklı kültür ve dünya arasına sıkışıp kalmak hakkında bir hikâye. Tolstoy, gerçek olaylardan esinlenerek yazdığı bu romanda, Rus İmparatorluğu’na karşı kanının son damlasına kadar kahramanca savaşmış Çeçen isyancı Hacı Murat’ın hikâyesini anlatır. Çeçen lideri Şeyh Şamil’e anlaşmazlığa düştükten sonra Rusların tarafına geçen Murat, çok geçmeden her iki tarafın da güvenini kaybetti€ini fark eder. Ruslar tarafIndan önce sıcak bir karşılama görse de, hemen sonras›nda casus olduğu ?üphesiyle hapse atılır. Karısı ve oğlunun Çeçenlerin eline düştüğünü öğrendiğindeyse, her şeyi göze alarak ailesini kurtarmak üzere yollara dü?er. Ortak bir amaç için sava?an iki adamı karşı karşıya getiren bu mücadele dolu hikâye, yüzyıllar öncesinden bugüne uzanan siyasi sorunların doğasına da ışık tutuyor. “Tolstoy olmasaydı, edebiyat, çobanı olmayan bir sürü, içinden çıkılamaz bir kördüğüm olurdu.” -ANTON ÇEHOV-

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Gençlik Yıllarım
Roman / 12 Ağustos 2017

Kitap Adı: Gençlik Yıllarım Yazar: Lev Nikolayeviç Tolstoy Yayıncı: Engin Yayıncılık Sayfa Sayısı: 232 Tolstoy bu eserde çocukluk yılları ile gençlik yılları Rusya’sını, Rus soylularının yaşamını o günkü bakış açısıyla en güzel ve canlı bir biçimde gözler önüne sermektedir.

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Efendi ile Uşağı
Roman / 12 Ağustos 2017

Kitap Adı: Efendi ile Uşağı Yazar: Lev Nikolayeviç Tolstoy Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 195 Tolstoy’un hikayelerinin bu ilk cildinde, yazarın farklı dönemlerinde kaleme aldığı üç önemli hikayesini okuyacaksınız. Hikayelerin üçünde de kar yağıyor. En erken tarihli olan Tipi (1856) ölüm korkusu, hayatta kalmak ve hatırlamak hakkında. 1861’de yazılmış olan Polikuşka’nın temelinde Tolstoy’un Brüksel’deyken duyduğu köy hayatıyla ilgili gerçek bir olay yatıyor. Efendi ile Uşağı (1895) ise, insanların birbirine muhtaç olmaları, eşitlik ve kendini ve ötekini keşfetmek üzerine bir başyapıt. Bu üç hikâyeyi, Mehmet Özgül’ün Rusça asıllarından yaptığı çeviri ve Richard Gustafson’un Efendi ile Uşağı hakkındaki güçlü incelemesiyle sunuyoruz. “Tolstoy konusunda da senden tamamen farklı düşünüyorum. Tolstoy muhteşem bir yazar. Hiçbir zaman anlayışsız değil, aptal değil, yorulmak nedir bilmiyor, bilgiçlik taslamıyor, teatralliğe düşmüyor. Diğerlerinden çok daha üstün.” -James Joyce’un, kardeşi Stanislaus’a yazdığı bir mektuptan, 18 Eylül 1905 Richard Gustafson’un “On Ivan Ilych and Master and Man” adlı makalesinden alınan sonsözü eşliğinde Tolstoy’un klasik hikâyeleri…

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Çocukluk
Roman / 12 Ağustos 2017

Kitap Adı: Çocukluk Kitap Serisi: Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi Yazar: Lev Nikolayeviç Tolstoy Yayıncı: İş Bankası Kültür Yayınları Sayfa Sayısı: 172 Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Diriliş’in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara da verdi. Bu dönemde yazdığı roman ve öykülerinde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurguyla ele aldı. Tolstoy’un yarı otobiyografik denebilecek üçlemesinin ilk kitabı olan Çocukluk, ilk kez 1852 yılında Sovremennik dergisinde yayımlandı. Sade kurgusu, samimi, çarpıcı anlatımıyla okurlar arasında olduğu kadar dönemin edebiyatçıları arasında da büyük ilgi gördü. Çocukluk, dünyanın en büyük yazarlarından birinin doğuşunu müjdeleyen ilk eserdir, üçlemenin diğer kitapları İlkgençlik ve Gençlik de Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde yayımlanacak.

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Bir Gencin Dramı
Roman / 12 Ağustos 2017

Kitap Adı: Bir Gencin Dramı Yazar: Lev Nikolayeviç Tolstoy Yayıncı: Araf Yayıncılık Sayfa Sayısı: 180 Kötüyü değil, kütülüğü yok etmeli. İyi insanlar ancak böyle çoğalır. Tutuşturan elle değil, kıvılcımla mücadele etmeli. İyilik istiyorsak eğer dünyada, ateşi kıvılcımken söndürmeli!..

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Anna Karenina
Roman / 12 Ağustos 2017

Kitap Adı: Anna Karenina Yazar: Lev Nikolayeviç Tolstoy Yayıncı: Bordo Siyah Yayınları Bedensel rahatsızlıklar, aile içi skandallar, ideolojik, politik buhranlar. Tanrı inancına duyulan kuşkular biçiminde görünürleşen sayısız fiziksel ve ruhsal krizden ve Ortodoks Kilisesi’nden çıkartılışından bir yıl sonra (1902), yaşlı Tolstoy, Anna Karenina’yı yazdığı orta yaş yıllarını hüzün ve iç sızısıyla hatırlar. Sanatının doruğundaki en iyi yıllarının ürünü olan bu roman, yazara göre temel bir “fikri“ soyut formülasyonlara başvurmadan açıklayan sanatta “biçimi“ bağımsızlaştırmayıp içerik ile, fikir ile bütünleştiren bir yapıyı temsil eder. İçerik ile, sanatsal biçimin bu uyumunun sentezinde yazarın sözünü ettiği o dışavuran fikir ya da düşünce nedir Yaşlı bir erkekle evlendirilmiş genç kadın (Anna Karenina) genç subay Vronski ile içine sürüklendiği ilişkiyi niçin evlilikle sonuçlandıramaz Sosyetedeki statüsünü gözden çıkartamadığı için mi Yoksa, Tolstoy’unu aristokrasi temelinde kurulu ideal “aile mitosunda“, bireyin bütünlüğünü koruyan o büyük “organizasyonda“, kadının doğal, cinsel dürtülerini yıkıcı bir tehdit gibi gören ve ona evhanımı-anne rolünün ötesinde bir sosyal varoluş alanı tanımayan muhafazakar anlayışla mı karşı karşıyayız Anna Karenina: Sosyal statüye feda edilen aşk.