Georges Perec – Karanlık Dükkan
Anlatı / 18 Temmuz 2018

Kitap Adı: Karanlık Dükkan: 124 Rüya Yazar: Georges Perec Yayıncı: Metis Yayıncılık Sayfa Sayısı: 248 Kurmaca bir anlatıda dile dökülen nedir? Anlatılanlar sonuçta, daha en baştan dille, dil içinde tasavvur edilmez mi hep? Dil içinde vücut bulmadan, dile dökülebilmiş bir şey var mıdır? Georges Perec işte böyle bir sınav koyuyor önüne: Kolay dile gelmeyen bir şey olan rüyaları kaleme almak… Perec, 1968-1972 arasında bir deneye girişir ve farklı bir edebiyat türü yaratmak istercesine rüyalarını kayda geçirir: “Herkes rüya görür. Ama sadece bazıları hatırlar rüyalarını, hatırlayanların çok azı onları anlatır, kâğıda dökenlerse daha da azdır. İhanet edeceğini bile bile (ve bunu yaparken mutlaka kendinize de ihanet edersiniz) insan niye rüyalarını yazmaya kalkar ki?” diye başlıyor söze yazar, “Gördüğüm rüyaları kayda geçirdiğimi sanıyordum; kısa süre sonra fark ettim ki, meğer sırf yazmak için rüya görür olmuşum.” Diğer kitaplarından tanıdığımız tekniklerin, bulmaca ve oyun merakının kendini gösterdiği bu rüya anlatılarında yazarın kitaplarına ışık tutacak ipuçları bulmak da mümkün. Karanlık Dükkân, özel bir yazarın iç dünyası için bir “cümle kapısı”.

Georges Perec – Şeyler
Roman / 18 Temmuz 2018

Kitap Adı: Şeyler: Altmışlı Yılların Bir Hikayesi Yazar: Georges Perec Yayıncı: Metis Yayıncılık Sayfa Sayısı: 112 Şeyler – Altmışlı Yılların Bir Hikayesi

Georges Perec – Uyuyan Adam
Roman / 18 Temmuz 2018

Kitap Adı: Uyuyan Adam Yazar: Georges Perec Yayıncı: Metis Yayıncılık Sayfa Sayısı: 112 İnsanlardan nefret ettiğin anlamına gelmez bu, ne diye onlardan nefret edesin ki? Ne diye kendinden nefret edesin ki? Keşke insan türüne ait olmak, o dayanılmaz ve sağır edici gürültüyü de beraberinde getirmeseydi; keşke hayvanlar aleminden çıkıp aşılan o birkaç gülünç adımın bedeli, sözcüklerin, büyük tasarıların, büyük atılımların o dinmek bilmeyen hazımsızlığı olmasaydı!…

Didem Madak – Pulbiber Mahallesi
Şiir / 9 Temmuz 2018

Kitap Adı: Pulbiber Mahallesi Yazar: Didem Madak Yayıncı: Metis Yayıncılık Sayfa Sayısı: 116 Şair Didem Madak son kitabı Pulbiber Mahallesi Metis’ten çıkıyor. İlk şiirleri Sombahar ve Ludingirra dergilerinde yayımlanan, Grapon Kâğıtları (İnkılap, 2000) ve Ah’lar Ağacı (Everest, 2002) isimli iki kitabı bulunan Madak, kendine özgü sesi, şiire yaklaşımı ve hayata bakışı ile dikkat çeken bir şair.

Javier Marias – Yarınki Yüzün Cilt 1 Ateş ve Mızrak
Roman / 21 Mayıs 2018

Kitap Adı: Yarınki Yüzün Cilt 1 Ateş ve Mızrak Yazar: Javier Marias Yayıncı: Metis Yayıncılık Sayfa Sayısı: 336 21. yüzyılın önde gelen edebiyat yapıtlarından sayılan Yarınki Yüzün nihayet Türkçede. İspanyolca edebiyatın önde gelen isimlerinden Javier Marías, Nobel Edebiyat Ödülü’nün sağlam adaylarından biri olarak görülüyor. Yarınki Yüzün, günümüz edebiyatının genel eğilimlerinin aksine, olağanüstü bir dil kullanımına dayanıyor: Hem edebi bir ziyafet olup hem de okuru kendine heyecanla bağlayan o ender eserlerden. Romanın ilk cildi olan Ateş ve Mızrak’ın başkahramanı, Londra’da yaşayan Jaime Deza. İspanyol çevirmen Deza, karısından ayrılmanın bunalımını atlatamamış, eski defterleri kapatamamış bir adam. Sürgünde olmayan bir sürgün. İnsanların içyüzünü, maskelerin altında saklananı görme konusunda özel bir yeteneği olan Deza’nın bir “insan tercümanı ya da yorumcusu” olarak İngiliz Gizli Servisi’nin hizmetine girmesiyle gelişen olaylar, tanıştığı sıradışı kişilerin casus filmlerine taş çıkaran hikâyeleriyle birlikte daha da ilginç bir hal alıyor.

Murathan Mungan – Üç Aynalı Kırk Oda
Hikaye / 25 Nisan 2018

Kitap Adı: Üç Aynalı Kırk Oda Yazar: Murathan Mungan Yayıncı: Metis Yayıncılık Sayfa Sayısı: 408 Günün birinde yazdıklarımdan bir perde çekeceğim hayatıma. Herkes kağıt üstüne yazılanları benim hayatım sanacak, ben de hayatımı saklamış olacağım böylelikle. Saklanmanın en iyi yolu fazla görünmektir, biliyor musun? Herkes seni gördüğünü sanır, sen de rahat edersin. Kasada oturan kız gibi! Herkes kasadaki kızı görür, ama kimse tanımaz.

Ursula K. Le Guin – İçdeniz Balıkçısı
Hikaye / 15 Nisan 2018

Kitap Adı: İçdeniz Balıkçısı Yazar: Ursula K. Le Guin Yayıncı: Metis Yayıncılık Sayfa Sayısı: 216 Le Guin’in sekiz öyküden oluşan ve Dünyanın Doğum Günü kitabından on yıl kadar önce yazdığı İçdeniz Balıkçısı’nda, “Bilimkurgu Okumamak Üzerine” başlıklı bir giriş yazısı da yer alıyor. Her iki kitabında da ortak olan bazı olay, araç ve kavramları nasıl icat ettiğini anlatıyor yazar. “Çörtme teorisini” ya da “nıh uçuşu”nu merak edenlere tavsiye edilir.

Ursula K. Le Guin – Kadınlar Rüyalar Ejderhalar
Fantastik / 15 Nisan 2018

Kitap Adı: Kadınlar Rüyalar Ejderhalar Yazar: Ursula K. Le Guin Yayıncı: Metis Yayıncılık Sayfa Sayısı: 138 Le Guin bizimle rüyaların diliyle konuşur, kadınların ve ejderhaların öykülerini anlatır. Henüz gerçek olmamış öykülerdir bunlar. Konuştuğu dil ise hepimize tanıdık gelir. Bazılarımız dehşet içinde duymamaya çalışır, dinlemez, anlamaz onu. Ama bazılarımız dinler, cesareti olanlarımız o dili doğduğundan beri bildiğini fark eder. Henüz isimlendirilememiş olanı, henüz yaşanmamış olanı, görülüp de algılanamamış olanı, hep duyulup da gürültü zannedileni söyler o dil. Le Guin uzay gemisindeki bilge kocakarıdır. Varoluş kadar kadim bir lisanla konuşan ejderha, gücünü yalnızca zorunluluk karşısında kullanan büyücü…Eleştirel düşüncenin günümüzde ullaştığı yer neresidir?Yirminci yüzyıl, insanlık tarihinde sıklıkla görüldüğü gibi acı, baskı, tahakküm ve sömürüyle doludur. Ama zamana karşı çıkarak, gözlemleri ve düşünceleriyle yaşadığımız dünyayı anlamamıza kattkıda bulunan sayısız düşünürü de olmuştur bu yüzyılın…İşte Metis Seçkileri ile çağımıza yeni sezgller getiren bu yazarlardan temsil edici örnekler sunmayı amaçladık.Başka bir ülkede yaşayan bir yazarı Türkçe’de tanıtırken, sözkonusu iki toplum arasındaki dil, kültürel birikim, yayınlanmış ve yayınlanmamış öncüller gibi farklılıkların getirdiği güçlükler var. Türkiye’deki okuma ortamının kendine özgü koşullarını gözönünde tutarak hazırladığımız seçkilerle bu güçlüğü aşmak, eleştirel düşünceyi Türkçe’de tartışılabilir kılmak istiyoruz.

Ursula K. Le Guin – Uçuştan Uçuşa
Fantastik / 12 Nisan 2018

Kitap Adı: Uçuştan Uçuşa Yazar: Ursula K. Le Guin Yayıncı: Metis Yayıncılık Sayfa Sayısı: 203 Yerdeniz’in yazarından bu kez farklı dünyaları anlatan bir kitap. Bir tür seyahat kitabı ya da gezi rehberi. Bildik bir mekânda, havaalanında başlayan seyahatler bunlar, ama yolculuk için uçak şart değil. Havaalanına varışla uçağa ayak basana kadar geçen o eziyetli saatlerde gergin bir ıstırap, bıkkınlık, hazımsızlık ve nabız artışı boyutlar arası seyahati başlatmak için yetiyor da artıyor bile. Uygulamalı genetik biliminin mucizesi İslac halkı, sessizliği laf kalabalığına yeğleyen Asonular, öfkenin ele geçirdiği Veksiler, Ansarların biyolojik döngüsü, kolektif rüyaları paylaşan Frinliler, hemen herkesin Kraliyet Ailesi’nin bir üyesi olduğu Hegnler, hiç uyumayan insanlar, ölümsüzler ve diğerleri… Ekolojik felaket, gen teknolojisi, mühendislik, inanç savaşları, kontrolsüz tutkular ve tamahkârlık hakkında bir tür kehanet gibi de okumak mümkün; dil, tercihler, sabır, erdem, aşk ve benzersiz dünyalar hakkında sürükleyici öyküler olarak da.

Ursula K. Le Guin – Rüyanın Öte Yakası
Fantastik / 12 Nisan 2018

Kitap Adı: Rüyanın Öte Yakası Yazar: Ursula K. Le Guin Yayıncı: Metis Yayıncılık Sayfa Sayısı: 224 Herkes rüya görür. Peki ya bir gün rüyalarınız gerçek, hatta gerçekliğin ta kendisi olsa? Rüyalarınızla gerçekliği sürekli yeni baştan yaratsanız? Rüyanın Öte Yakası’nda Ursula K. Le Guin her zamanki usta anlatımı ve özgün bakış açısıyla bu soruya yanıt arıyor. Denklemin bir tarafında, gördüğü rüyalarla tüm insanlığın ve hatta evrenin kaderini değiştirmeye muktedir gönülsüz bir kahraman, diğer tarafındaysa onun gücünü “faydalı işler” yapmak için kullanırken iktidar hırsına yenik düşen bir bilimadamı var. Gönülsüz kahraman omzundaki bu ağır yükten kurtulmak, herkes gibi dünyanın bir parçası olmak istiyor; bilim adamıysa bu olağanüstü yeteneği kullanıp daha iyi, daha “akılcı” bir dünyanın mimarı olmak. Rüyanın Öte Yakası, hayal gücünü kamçılayan olay örgüsü ve derin felsefi boyutuyla LeGuin severlerin ve fantastik edebiyat tutkunlarının kaçırmaması gereken bir roman.

Carsten Bagge Laustsen & Bülent Diken – Filmlerle Sosyoloji
Sosyoloji / 2 Mart 2018

Kitap Adı: Filmlerle Sosyoloji Yazar: Carsten Bagge Laustsen & Bülent Diken Yayıncı: Metis Yayıncılık Sayfa Sayısı: 230 “Filmler asla “sadece film” ya da bizleri eğlendirmeyi ve dolayısıyla dikkatimizi dağıtarak bizi toplumsal gerçekliğimizle ilgili asıl sorunlardan ve mücadelelerden uzaklaştırmayı amaçlayan hafif kurgular değildir. Filmler yalan söylerken bile toplumsal yapımızın can evindeki yalanı söylerler. Bu nedenle, elinizdeki kitabı yanlızca filmlerin toplumsal gerçeği nasıl yansıttığı ya da meşrulaştırdığıyla ilgilenenler değil, toplumlarımızın nasıl olup da kendilerini ancak filmler aracılığıyla yeniden ürettiği konusunda fikir sahibi olmak isteyenler de okumalı. Uzun lafın kısası, tam da bu sebepten dolayı Filmlerle Sosyoloji’yi hemen hemen herkes okumalı.” -Slavoj Zizek. Filmlerle Sosyoloji en azından üç farklı şekilde okunabilir: Birincisi, film analizi aracılığıyla toplumsal teori yapmaya yönelik bir çaba olarak; nitekim kitabın her bölümü gerçeklik ile kurmaca, sinema ile toplumsal teori arasındaki ilişkiyi ele alıyor. İkincisi, toplumsal teori dahilindeki belli başlı alanlarla ve kavramlarla; toplumsal cinsiyet, kimlik, öteki, kitle, terör, korku ve güvenlik, kapitalizm ve direniş, kamplar ve yoksulluk, etik ve tanıklık, vb. ile bir hesaplaşma olarak. Üçüncüsü de, filmlerin analiz araçları olarak kullanıldığı bir sosyal teşhis girişimi, sinemayı sosyolojik amaçlar için kullanarak sosyoloji yapmaya yönelik bir çaba olarak okunabilir.

Charles Bukowski – Ekmek Arası
Roman / 17 Şubat 2018

Kitap Adı: Ekmek Arası Yazar: Charles Bukowski Yayıncı: Metis Yayıncılık Sayfa Sayısı: 272 “İlgi duymuyordum. Hiçbir şeye ilgi duymuyordum. Nasıl kaçabileceğime dair hiç fikrim yoktu. Diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa. Benim anlamadığım bir şeyi anlamışlardı sanki. Bende bir eksiklik vardı belki de. Mümkündü. Sık sık aşağılık duygusuna kapılırdım. Onlar adna uzak olmak istiyordum.Gidecek yerim yoktu ama. İntihar? Tanrım, çaba gerektiriyordu. Beş yıl uyumak istiyordum ama izin vermezlerdi.”

Slavoj Zizek – Yamuk Bakmak
Felsefe / 16 Ocak 2018

Kitap Adı: Yamuk Bakmak: Popüler Kültürden Jacques Lacan'a Giriş Yazar: Slavoj Zizek Yayıncı: Metis Yayıncılık Sayfa Sayısı: 240 Hitchcock filmleri, Stephen King, korku, bilimkurgu ve dedektif öyküleri, popüler romantik romanlar, günümüz kitle kültürü, Stalinist pornografi, Biçimsel Demokrasi, sonra Lacan, Hegel, Kant, Sade ve diğerleri… Hepsi bir arada, yan yana. İçinde hep rahat edegeldiğimiz düşünme ve açıklama çerçevelerinin otomatikliğinin sekteye uğradığı anlarda hissettiğimiz, sezdiğimiz, ama en derinlerdeki mantığına bir türlü nüfuz edemediğimiz için söze dökülmeden kalan şeyler vardır… Son dönemde Avrupa’nın “çevresi”nde yükselen yeni sosyal hareketlerin içinden gelen Slavoj Zizek, belki tam da bu mesafesi sayesinde, bu tür şeyleri söze dökmeyi başarabiliyor. Bunu ilk elde bir arada düşünemeyeceğimiz tema ve kişileri birlikte okuyarak yapıyor; Zizek’e özgü bu “yamuk bakış” sayesinde, dik, cepheden bir bakışla asla görülemeyecek yepyeni düşünce katmanları seriliyor gözlerimizin önüne. Zizek bir taştan diğerine seker gibi yazdığı halde, anlatıyı asla dağıtmadan, olağanüstü bir akıcılıkla, yaşadığımız çağın kültürel ifadelerini boydan boya katedebiliyor. Hangi alana yerleşiyor bu kitap? Felsefe mi, psikanaliz mi? Film ya da edebiyat eleştirisi mi? Yoksa sosyoloji ya da siyaset mi? Bizce hepsine ve hiçbirine. Sadece şu söylenebilir; Böyle bir metin ancak Zizek tarafından yazılabilirdi. Zevkle okuyacağınızı düşünüyoruz.

Claude Levi-Strauss – Irk, Tarih Ve Kültür
Sosyoloji / 12 Ocak 2018

Kitap Adı: Irk, Tarih Ve Kültür Yazar: Claude Levi-Strauss Yayıncı: Metis Yayıncılık Sayfa Sayısı: 176 Kurtarılması gereken çeşiklilik olgusudur; yoksa her tarihsel dönemin ona verdiği ve hiçbirinin kendisinini ötesine geçemediği tarihsel içerik değil. Dolayısıyla, uç veren buğdaya kulak kabartmak, gizli kalmış potansiyelleri yüreklendirmek, tarihin saklı tuttuğu tüm bir arada yaşama eğilimlerini dürtüklemek ve ayrıca alışılagelmiş şeyler sunması kaçınılmaz olan bütün bu yeni toplumsal ifade biçimlerini şaşırmaksızın, tiksinmeksizin, karşı çıkmaksızın karşılamaya hazır olmak gerekmektedir. Hoşgörü, olmuş ya da olan her şeyin bağışlandığı hülyalı bir durum değildir. Hoşgörü, önceden görmeye, anlamaya ve isteyeni istediği yere yükseltmeye dayanan dinamik bir tutumdur. Kültürlerin çeşitliliği ardımızdadır, çevremizdedir, önümüzdedir. Bu konuda talep edebileceğimiz tek şey, bu çeşitliliğin., her biçimin diğerleri için alabildiğine cömert bir katkı oluşturacağı bir türde gerçekleşmesidir. bu ise her birey için bu talebe denk düşen yükümlülükleri gündeme getirir.

Joanne Greenberg – Sana Gül Bahçesi Vadetmedim
Roman / 23 Aralık 2017

Kitap Adı: Sana Gül Bahçesi Vadetmedim Yazar: Joanne Greenberg Yayıncı: Metis Yayıncılık Sayfa Sayısı: 288 ‘Sana Gül Bahçesi Vadetmedim’, deliliğin, resmi tanımıyla akıl hastalığının öyküsü: Deborah kimlik kavramını yitirip içine kapanmış, zengin düşlemi ve mizah duygusuyla yarattığı kendi düşsel dünyasına sağımıştır. İki dünyanın çatışmaya başlaması, Deborah’ın akıl hastanesine ‘düşme’sine neden olur. Bundan sonra hastaneleri, doktorları vb. kurumlarıyla toplumun ‘kurtarma operasyonu’ başlar. Greenberg’in kendi yaşamından yola çıkarak yazdığı bu kitap, ‘akıl hastalarının gizleri’ üzerine pek çok ipucu taşırken, toplumun yerleşik değer yargılarına çarpıcı bir eleştiri de getiriyor, böylece normal kavramını sorgulamaya götürüyor bizi.