Nurdan Gürbilek – Yer Değiştiren Gölge
Edebiyat / 9 Haziran 2017

Kitap Adı: Yer Değiştiren Gölge Yazar: Nurdan Gürbilek Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 104 “Bir sözcüğe ne kadar yakından bakarsanız, o kadar uzaktan dönüp bakacaktır size.” Edebi metinler için de geçerli bu. Bu yüzden bu denemeler, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, Oğuz Atay’ın, Yusuf Atılgan’ın, Bilge Karasu’nun yazdıklarını aydınlatma çabası olduğu kadar, bu metinlerin üzerinde gezinen gölgeyi, onlarla aramızda ister istemez var olacak uzaklığı anlamlandırma çabası olarak da okunsun isterdim. – Nurdan Gürbilek

Nurdan Gürbilek – Vitrinde Yaşamak
Sosyoloji / 9 Haziran 2017

Kitap Adı: Vitrinde Yaşamak: 1980'lerin Kültürel İklimi Yazar: Nurdan Gürbilek Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 128 80’lerde Türkiye’de yaşanan kültürel değişimi çözümlemeyi deniyor Vitrinde Yaşamak. Bir siyasi darbenin hemen ardından, devlet şiddetiyle kurulabilmiş bir piyasanın içine doğan yeni kültürel ortamı, kendini bir imkânlar dönemi olarak sunan bu yılların kültürel alandaki çelişkili görünümlerini çözümlemeyi amaçlıyor. Nasıl oldu da bu değişim kendini kültürel alanda bir özgürlük vaadiyle, bir özerklik iddiasıyla varedebildi? Daha da önemlisi, bu vaat neden bu kadar etkili olabildi? Türkiye modern kültürünü oluştururken, o güne kadar neleri dışarıda bırakmış, neleri kültürel ifade alanının kıyısına itmişti? Modern kültürün oluşum sürecinde bastırılan içerikler 80’lerde nasıl, ne olarak ve nereye geri döndü? Hangi ihtiyaçlar doğrultusunda, nasıl yeniden kurgulanarak gündeme geldi? Dünyadaki kültürel değişimle de yakından ilgili olan bu soruları 80’ler Türkiyesi’nin siyasi koşullarını, yerel dinamiklerini, buraya özgü kırılmaları da hesaba katarak değerlendiriyor Vitrinde Yaşamak.

Nurdan Gürbilek – Sessizin Payı
Deneme / 9 Haziran 2017

Kitap Adı: Sessizin Payı Yazar: Nurdan Gürbilek Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 152 Kavramlara edebiyatın içinden bakan denemelerden oluşuyor Sessizin Payı. “Adalet”i Dostoyevski’nin, “vicdan”ı Tolstoy’un, “merhamet”i Orhan Kemal’in, “utanç”ı J. M. Coetzee’nin, son yılların vazgeçilmez “kutuplaşma”sını Peyami Safa’nın penceresinden okuyan denemeler. Edebiyat yapıtlarıyla “dışarısı” arasında sert geçişlerle ilerleyen, kitap sayfalarıyla şehrin sokakları, duruşma salonları, tarihin yıkıntıları arasında gidip gelen yazılar. İki sorunun cevabını arıyor Gürbilek. Birincisi: Sessizin – henüz konuşmayanın, konuşma imkânı olmayanın, artık konuşamayacak olanın- el konulmuş payını geri alabilir mi yazı? İkincisi: Yazarlar konuşamayanlar adına da konuştuklarına inanmak ister. Ama yazının da bir sessizi vardır. Sessizin payına bu kez kendisi el koymadan var olabilir mi yazı?

Nurdan Gürbilek – Kötü Çocuk Türk
Sosyoloji / 9 Haziran 2017

Kitap Adı: Kötü Çocuk Türk Yazar: Nurdan Gürbilek Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 144 Popüler şarkılardan, fotoğraflardan, gazete haberlerinden olduğu kadar edebiyat yapıtlarından da yola çıkarak Türkiye’nin yakın tarihinde öne çıkmış kültürel imgeleri inceliyor Kötü Çocuk Türk: Bir yanda bir kapılma, özenme ve büyülenme, diğer yanda bir “kendine dönme” ısrarı. Gürbilek, bu ikilikten doğan ve neredeyse bir yazgı halini almış ruh durumuyla, alaturkalık açmazıyla ilgileniyor: Popüler imgelem kadar edebiyatı da etkilemiş bu yazgının kültürel alandaki ifadelerine, hiçbirimizin yabancısı olmadığı çileli kahramanlara, acıların çocuklarına, kudretsiz babalara, mağdur olmalarına rağmen onurunu korumuş yetim delikanlılara, yabancı arzuların buyruğuna girmiş züppelere, nihayet edebiyatın kötü çocuklarına yakından bakmayı deniyor. “Türklük” ve “kötülük” nerede değiyor birbirine? Bu temas noktasını nasıl kavrayabiliriz? Hepimiz düşünmeyi erteleyemeyeceğimiz kadar yakınız bu sorulara…

Nurdan Gürbilek – Kör Ayna, Kayıp Şark
Edebiyat / 9 Haziran 2017

Kitap Adı: Kör Ayna, Kayıp Şark: Edebiyat ve Endişe Yazar: Nurdan Gürbilek Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 248 Kör Ayna, Kayıp Şark edebiyata yön veren endişelerden söz ediyor. “Endişe” derken yalnızca yazarın değil, okurun da yabancısı olmadığı,başkalarına bir şeyler anlatmaya çalışan hemen herkesin yakından tanıdığı huzursuzluğu kastediyorum. Anlatmak istediğimi iyi anlatabilecek miyim? Etki altında mı kalacağım yoksa? Karşımdaki anlayabilecek mi beni? Kendimi boşuna elverecek, başkalarının gözünde küçük mü düşeceğim? Anlattıklarımı dinlediktensonra başkaları ne düşünecek hakkımda?

Nurdan Gürbilek – Ev Ödevi
Deneme / 9 Haziran 2017

Kitap Adı: Ev Ödevi Yazar: Nurdan Gürbilek Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 112 “Her çocuk er geç aynı şeyi yaşar: Bir zaman gelir, onun için ev olmaktan çıkar ev. Ne erken çocuklukta olduğu gibi keşfedilecek bir dıştır artık, ne de dış dünyaya karşı sığınılacak bir iç. Tam olarak ne zaman yaşarız bunu: Evin dışarıya karşı bir sığınak olduğu kadar bir engel de olduğunu fark ettiğimiz an mı? Evin geçici, ana babamızın güçsüz, ölümlü olduğunu sezdiğimiz an mı? Yoksa evin bize bir iç dünya bağışlarken aynı zamanda büyük bir iç sıkıntısı da verdiğini, bir iç dünyası olmanın bedelinin bu iç sıkıntısı olduğunu fark ettiğimiz an mı? Bu duygunun zamanı, yoğunluğu, katlanılabilirliği evden eve, çocuktan çocuğa değişir kuşkusuz. Tek bir şey dışında: Ömür boyu bize eşlik eden mutluluk imgelerimizin olduğu kadar, kurtulmak için hep çaba harcayacağımız korkularımızın, dağıtmak için her yolu denediğimiz iç sıkıntımızın da kaynağı, kaynağı değilse bile ilk sahnesi orası. İşte oraya, o mutluluk mekânının arka bahçesine, birçok düşün olduğu gibi birçok şiirin, öykünün, romanın da imgelerini topladığı o arka bahçeye bakmamın nedeni bu…”

Nurdan Gürbilek – Benden Önce Bir Başkası
Edebiyat / 9 Haziran 2017

Kitap Adı: Benden Önce Bir Başkası Yazar: Nurdan Gürbilek Yayıncı: Metis Yayınları Sayfa Sayısı: 224 Yazarlar yapıtlarının dünyaya verilmiş benzersiz yanıtlar olmasını ister. Ama bir yapıtın neden benzersiz olduğunu görmek için ona bir başkasının ışığını düşürmek gerekir. Başkaları ne söylerken o bize bunu söylemiştir? Aynı soruyu başkası nasıl, o nasıl yanıtlamıştır? Başkasının probleminin yerine kendi problemini geçirebilmiş midir? Benden Önce Bir Başkası bir yazarı bir başkasının ışığında okuyan denemelerden oluşuyor. Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sını Kafka’nın Dönüşüm’üyle, Kafka’nın Babama Mektup’unu Oğuz Atay’ın “Babama Mektup”uyla, Tanpınar’ın günlüklerini Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar’ıyla, Benjamin’in Pasajlar’ını Tanpınar’ın Beş Şehir’iyle birlikte okuyan ikili denemeler. Peyami Safa’nın “Şark Nedir?”ini Cemil Meriç’in Bu Ülke’siyle, Cemil Meriç’in Bu Ülke’sini Edward Said’in Şarkiyatçılık’ıyla birlikte ele alan, bir çapraz okuma perspektifiyle birbirine bağlanan karşılaştırmalı denemeler.