Maksim Gorki – Küçük Burjuva İdeolojisinin Eleştirisi

Küçük Burjuva İdeolojisinin Eleştirisi Kitap Kapağı Küçük Burjuva İdeolojisinin Eleştirisi
Maksim Gorki
Say Yayınları
192

Sosyalist gerçekçi edebiyatın öncüsü olan Maksim Gorki, Küçük Burjuva İdeolojisinin Eleştirisi'nde kendilerini "eşsiz" olarak gören küçük burjuvaların ikiyüzlülüğünü, bencilliğini, omurgasızlığını anlatıyor ve aydın sorumluluğunu yerine getirmeyen düşünce, sanat ve edebiyat insanlarına olan müthiş tepkisini dile getiriyor. Bilginin, eğitimin ve bilincin insanlaşmak için yaşamsal önemi olduğunu vurgulayarak, "Biz yaşamın arka avlusundan gelmiş olan yoksullar, en ön sıraya geçebilmek için öğrenmek, durmadan öğrenmek zorundayız," düşüncesi doğrultusunda insanlığı uyarıyor.

Küçük Burjuva İdeolojisinin Eleştirisi, insanın o görkemli insanlaşma serüveninin damıtılmış düşüncelerini yansıtan müthiş bir kapitalizm eleştirisidir.
-Öner Yağcı-

Gürsel Aytaç – Genel Edebiyat Bilimi

Genel Edebiyat Bilimi Kitap Kapağı Genel Edebiyat Bilimi
Gürsel Aytaç
Say Yayınları
388

Genel edebiyat bilimi, çeşitli ulusal edebiyatları kapsadığı için herhangi bir ulusal edebiyatla uğraşan bir araştırmacının bilgi donanımını sağlar. Ülkemizde Türk edebiyatının yanı sıra, üniversitelerde çok sayıda Batı ve Doğu filolojileri okutulmakta, karşılaştırmalı çalışmalar yapılmaktadır. "GEnel Edebiyat Bilimi" kitabımla bunların hepsinin yararlanacağını umduğum genel bilgileri toplu olarak sunmayı amaçladım. Kaynakçamın bütüne yakını, diyebilirim ki Almanca yazılmış edebiyat bilimi kitapları. Bazı örneklemeleri Türk edebiyatından seçtim. Edebiyat tarihindeki edebiyat akımlarını da örnekleme yöntemiyle daha çok Alman edebiyatından tanıttım. Aslında genel edebiyat bilimi için edebiyat tarihinden çok edebiyat tarihçiliği önemlidir. Akımlar hakkında özet bilgiye, edebiyatın arka planını tarihi gelişimi içinde yansıtmayı örneklemek amacıyla başvurdum. Kitabın sonuna eklediğim genel edebiyat bilimi terimleri sözlüğü de yine Türk okurunun gereksinim duyacağı düşüncesiyle düzenlenmiştir.

Sigmund Freud – Psikanaliz ve Uygulama

Psikanaliz ve Uygulama Kitap Kapağı Psikanaliz ve Uygulama
Sigmund Freud
Say Yayınları
263

Psikanalizin kurucusu olan Sigmund Freud (1856 - 1939), bu kitabında psikanalizin beş yaşındaki bir çocuk üzerindeki uygulamasını anlatıyor. Ve büyük psikolog bu uygulamanın nasıl yapıldığını şöyle dile getiriyor : "Aşağıdaki sayfalarda betimlenecek olan hastalık ve tedavisi benim kişisel gözlemlerime dayanmıyor. Beş yaşındaki hastanın tedavisini gerçi ben yönettim. Dahası, küçükle bir kez de konuştum. Fakat tedaviyi, onun babası uyguladı... Ancak, babalık yetkisiyle (otorite), doktorluk yetkisinin birleşmesi, şefkatli bir ilgiyle, bilimsel bir ilginin bir araya gelmesi, böyle bir yöntemin uygulanmasını olanaklı kılmıştır."

Sigmund Freud – Yaşamım ve Psikanaliz

Yaşamım ve Psikanaliz Kitap Kapağı Yaşamım ve Psikanaliz
Sigmund Freud
Say Yayınları
416

Freud, bir yapıtla onu yaratanın ruhsal yapısı arasında sıkı bir ilişkinin varlığını savunmakla kalmamış, bu ilişkiyi somut örnekler üzerinden araştırmıştır. Yaşamöyküsü, erken bir dönemden itibaren Freud ve çalışma arkadaşlarının temel araştırma konularından biri olmuştur. Freud'a göre, bir yaşamöyküsü gerçekten insanın ruhsal yaşamını anlama amacı güdüyorsa, tarihsel malzemenin gün ışığına çıkarılması dışında, o kişinin cinsel özelliklerini ve yaşamsal dışavurumlarını suskunlukla geçiştirmemelidir.

Bu kitapta bir araya toplanan yazılar, Freud'un yaşamına ilişkin ipuçlarının yanı sıra bilimsel çalışmalarına ilişkin açıklamaları, psikanalizin doğuşunu ve psikanalize giriş niteliğinde bilgileri kapsamaktadır.

Arthur Schopenhauer – Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine

Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine Kitap Kapağı Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine
Arthur Schopenhauer
Say Yayınları
144

Akıllı insan her şeyden evvel ıstıraptan ve tacizden azâde olmak için çabalayacak, sessizliği ve boş vakti, dolayısıyla mümkün olan en az sayıda beklenmedik ve tehlikeli karşılaşma ile birlikte sakin, mütevazı bir hayatı arayacaktır; ve böylelikle sözüm ona hemcinsleriyle çok az bir ortak tecrübeyi paylaştıktan sonra, münzeviyane bir hayatı tercih edecektir, hatta eğer büyük bir ruha sahipse büsbütün yalnızlığı seçecektir.

Hayatta nasılsa edebiyatta da öyle: Her nereye dönseniz derhal kendinizi düzelmez, yola gelmez bir insan güruhuyla karşı karşıya buluyorsunuz, her tarafı her bir köşeyi doldurmuşlar, tıpkı yaz sinekleri gibi sürü halinde her yere doluşup her şeyi kirletiyorlar. Bir yığın berbat kitap, gıdasını buğday başaklarından alan ve sonunda onu boğup kurutan edebiyatın istilacı yabani otları da öyle. İnsanların zamanını, parasını, dikkatini -ki bunların meşru hak sahibi iyi kitaplar ve onların soylu hedefleridir- gasp etmektedirler.

Dolayısıyla okumak söz konusu olduğunda nerede duracağını bilmek çok önemli bir şeydir. Geri durulacak yeri kestirmedeki maharetin esası, zaman zaman neredeyse salgın halinde yaygın olarak okunan herhangi bir kitabı, sırf bu yüzden okumaktan ısrarla uzak durmaktır denebilir, sözgelimi sebepsiz gürültü şamata koparan, hatta yayın hayatına çıktıklarının ilk ve son yılında birkaç baskıya ulaşabilen, sonra da unutulup giden siyasi veya dini risaleler, romanlar, şiirler ve benzeri böyledir.
Schopenhauer

Ernst Mayr – Biyoloji Budur

Biyoloji Budur Kitap Kapağı Biyoloji Budur
Ernst Mayr
Say Yayınları
416

Yirminci yüzyılın önemli evrimsel biyologlarından ve modern sentezin öncülerinden biri olan Ernst Mayr, Biyoloji Budur ile biyolojinin bir bütün olarak önemini ve zenginliğini gözler önüne seriyor.

Yaşam bilimlerini incelemenin yanı sıra bilime adanmış olağanüstü bir yaşamın birikimini de aktaran yazar, okuyucuya ve biyologlara kendi özel araştırma alanlarında geniş bir bakış açısı kazanabilmeleri için kavramsal bir çerçeve sunuyor.

Kitapta bir yandan biyoloji tarihi ve felsefesi ayrıntılı bir şekilde ele alınırken bir yandan da biyolojinin bilim içindeki yeri tartışılıyor, insanın canlılar dünyasındaki yerini ve doğanın geri kalanına karşı sorumluluğunu daha iyi anlaması amaçlanıyor.

Jean-Jacques Rousseau – İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı

İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı Kitap Kapağı İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı
Jean-Jacques Rousseau
Say Yayınları
224

Cenevre'de saatçi ustası olan babasının yanından ayrılan; mesleksiz, işsiz, parasız ve hiçbir toplumsal statü ile bağlantısı olmayan Jean-Jacques Rousseau, yeni bir çağın oluşumunun öncesinde, çağımızın birçok sorununu yaşayacak ve bunları düşünüp değerlendirmeye çalışacak olan yeni bir insan tipinin ilk örneğidir.

Onun yalnızlığı, 1756 Lizbon Depremi'nde yayımladığı bildirisiyle olayı hâlâ Tanrısal iradeye bağlayan Papa'nın yalanını da; Papa'nın deklerasyonundaki yalanı vurgulayan ama bunu yalnızca jeolojik bir olay olarak sunan Voltaire'in yalanını da fark eden ve yaşanan depremin toplumsal sistemin ürünü olduğunu, yıkımın ve ölümün gelip yoksul mahallelerin başına çöktüğünü gören bir düşünürün yalnızlığıdır. Bu nedenle, günümüzdeki "depremleri", "çöküntüleri" yalansız dolansız anlamak isteyen herkesin yeniden ve yeniden okuması gereken bir düşünürdür Rousseau.

Platon – Kritias – Kharmides

Kritias - Kharmides Kitap Kapağı Kritias - Kharmides
Platon
Say Yayınları
88

Platon, hiç kuşku yok ki düşünce tarihinin en önemli ve etkili filozoflarından biridir. Felsefenin kurumsallaşmasına ve felsefede yazılı geleneğin oluşmasına katkıda bulunmuş, iki dünyalı metafiziğiyle bütün bir Ortaçağ düşüncesini belirleyecek olan idealist felsefe geleneğinin başlatıcısı olmuştur. Hıristiyan Ortaçağ felsefesine ve İslam düşüncesine etkisi bakımından da ayrıca önem taşıyan Platon, düşünce tarihi boyunca tartışılan tüm problemleri yüzlerce yıl öncesinden ele almış ve ilk büyük felsefi sistemi inşa etmiştir.

Kritias, Platon'un geç dönem diyaloglarından biridir. Diyaloğa adını veren Kritias, yaptığı uzun konuşmasında eskiden rahiplerin anlattığı ve Solon'un da kaydettiği savaşlardan, Akropolis'ten, şehrin yapısından ve nasıl kurulduğundan söz eder. Platon'un kayıp ada Atlantis'ten de söz ettiği bu diyalog, aynı nedenle felsefe dışı alanlar açısından da büyük önem taşır.

Erken dönem diyaloglarından olan Kharmides ise, bilgelik konusunu ele alır. Ölçülülük, bağlantılı ele alınan bir başka konudur. Diyalog, Kharmides'in bahsettiği dört bilgelik tipinden hiçbirini onaylamayan Sokrates'in bakış açısıyla, bilgeliğin ne olduğundan çok ne olmadığı noktasına varılmasıyla sonuçlanır.

Platon – Kriton

Kriton Kitap Kapağı Kriton
Platon
Say Yayınları
64

Platon, hiç kuşku yok ki düşünce tarihinin en önemli ve etkili filozoflarından biridir. Felsefenin kurumsallaşmasına ve felsefede yazılı geleneğin oluşmasına katkıda bulunmuş, iki dünyalı metafiziğiyle bütün bir Ortaçağ düşüncesini belirleyecek olan idealist felsefe geleneğinin başlatıcısı olmuştur. Hıristiyan Ortaçağ felsefesine ve İslam düşüncesine etkisi bakımından da ayrıca önem taşıyan Platon, düşünce tarihi boyunca tartışılan tüm problemleri yüzlerce yıl öncesinden ele almış ve ilk büyük felsefi sistemi inşa etmiştir.

Kriton, Platon'un ilk kaleme alınmış eserleri arasında yer alır. Platon bu diyalogda, hocası Sokrates'in felsefi fikirlerini tanıtır. Sokrates'in ölümünden bir gün öncesini konu alan Kriton aynı zamanda biyografik bir eserdir ve Sokrates'in hayatının son dönemini bize en ince ayrıntısına kadar anlatır.

Sokrates diyalogda, bir yurttaşın ülkesiyle ve ülkesinin yasalarıyla olan ilişkisini irdeler ve insanın, ülkesinin yasalarına -söz konusu yasaların adaletsiz olduğuna inansa bile- itaat etmekle yükümlü olduğunu, bu yükümlülüğün başka her şeyden önce geldiğini savunur.

Platon – Menon

Menon Kitap Kapağı Menon
Platon
Say Yayınları
96

Platon, hiç kuşku yok ki düşünce tarihinin en önemli ve etkili fi-lozoflarından biridir. Felsefenin kurumsallaşmasına ve felsefede yazılı geleneğin oluşmasına katkıda bulunmuş, iki dünyalı metafiziğiyle bütün bir Ortaçağ düşüncesini belirleyecek olan idealist felsefe geleneğinin başlatıcısı olmuştur. Hıristiyan Ortaçağ felsefesine ve İslam düşüncesine etkisi bakımından da ayrıca önem taşıyan Platon, düşünce tarihi boyunca tartışılan tüm problemleri yüzlerce yıl öncesinden ele almış ve ilk büyük felsefi sistemi inşa etmiştir.

Herhangi bir konuda malumat kırıntısı olarak niteleyebileceğimiz düzeyde dahi bilgi vermeyen, sadece moral erdemler söz konusu olduğunda, insanlarla tartışıp onlara bilgisizliklerini gösteren Sokrates’i resmeden ve negatif bir biçimde sonuçlanan diyaloglardan sonra; Platon ilk kez Menon’da, pozitif bir öğreti öne sürer. Bu da, a priori olmak anlamında bilginin, ruhta örtük olarak bulunan kavram, düşünce, ilke ve hatta bilgilerin hatırlanmasından başka hiçbir şey olmadığını öne süren, meşhur anımsama kuramıdır.

Diyaloğu daha önce okumamış, onunla en küçük bir tanışıklığı olmayan biri dahi, “Hani şu, Sokrates’in hiç matematik bilmeyen bir köleye bir geometri problemini çözdürdüğü diyalog” denildiğinde Menon’a gönderme yapıldığını anlar.

Pek çok Sokratesçi diyalogda olduğu gibi, erdemin ne olduğu, öğretilebilir olup olmadığı konusuyla başlayan Menon, hem Platon’un yaratıcılık açısından en verimli olduğu orta dönem diyaloglarından biridir, hem de Platon’un rasyonalizminin, ötedünyacı idealizminin en parlak kanıtlarından biri kabul edilir.

Platon – Minos – Epinomis

Minos - Epinomis Kitap Kapağı Minos - Epinomis
Platon
Say Yayınları
72

Platon, hiç kuşku yok ki düşünce tarihinin en önemli ve etkili filozoflarından biridir. Felsefenin kurumsallaşmasına ve felsefede yazılı geleneğin oluşmasına katkıda bulunmuş, iki dünyalı metafiziğiyle bütün bir Ortaçağ düşüncesini belirleyecek olan idealist felsefe geleneğinin başlatıcısı olmuştur. Hıristiyan Ortaçağ felsefesine ve İslam düşüncesine etkisi bakımından da ayrıca önem taşıyan Platon, düşünce tarihi boyunca tartışılan tüm problemleri yüzlerce yıl öncesinden ele almış ve ilk büyük felsefi sistemi inşa etmiştir.

İsmini, ülkesinin yasalarını bizzat hazırlamış olan efsanevi Girit Kralı'ndan alan Minos, Sokrates ve ismi verilmeyen bir öğrenci arasında geçer. Sokrates'in kanunun ne olduğu sorusuyla başlayan diyalog, insanlar için en iyi kanunları kimlerin hazırlayabileceği sorusuna yanıt vermeye çalışırken, başta Kral Minos olmak üzere Antikçağın en iyi tanınan kanun yapıcılarının küçük bir eleştirisine dönüşür.

Epinomis diyaloğu ise, bilgeliğin ne olduğunun ve bilgeliğe hangi yollardan ulaşılabileceğinin tartışıldığı diyalog Giritli Kleinias, Lakedaimonialı Megillos ve bir Atinalı arasında geçer. Diyaloğun kendine özgü yanlarından biri konuşmacılar arasında Sokrates'in adının geçmemesi ve olayların da yine onun ağzından aktarılmamasıdır.

Platon – Meneksenos

Meneksenos Kitap Kapağı Meneksenos
Platon
Say Yayınları
64

Platon, hiç kuşku yok ki düşünce tarihinin en önemli ve etkili filozoflarından biridir. Felsefenin kurumsallaşmasına ve felsefede yazılı geleneğin oluşmasına katkıda bulunmuş, iki dünyalı metafiziğiyle bütün bir Ortaçağ düşüncesini belirleyecek olan idealist felsefe geleneğinin başlatıcısı olmuştur. Hıristiyan Ortaçağ felsefesine ve İslam düşüncesine etkisi bakımından da ayrıca önem taşıyan Platon, düşünce tarihi boyunca tartışılan tüm problemleri yüzlerce yıl öncesinden ele almış ve ilk büyük felsefi sistemi inşa etmiştir. Biz başkalarının silahlarına yenilmedik. Bugüne kadar düşmanlarımız bizi yenemedi, bundan sonra da yenemeyecek. Sadece kendi kendimizi yendik. Politik retoriği, Gorgias diyaloğunda halka dalkavukluk etme, Phaidrosta ise ruhu avlama sanatı olarak gösteren Platon, yine Sokrates aracılığıyla Meneksenosta da benzer eleştirilerini sürdürür. Meneksenos, parlak bir hitabet veya retorik örneği olarak, savaşta ölenler için yapılan bir tören konuşmasından, onların kahramanlıklarını övücü bir söylevden oluşur. Sokratesin ezberden okuduğu, kendisinin ve Periklesin öğretmeni olan Aspasiadan dinlediğini belirttiği söylevin ilk bölümünde Atina için ölenlere övgüler dizilirken, ikinci bölümde onların ağzından, ölenlerin yakınlarına seslenilir. Bu yiğitliğin ve erdemin niteliği, nasıl bir miras olarak alınması ve devam ettirilmesi gerektiği konuşmanın retorik olarak da en can alıcı bölümleridir. Bu anlamda Meneksenos diyaloğu, gerçeğin kimi zaman tahribatla kimi zaman mübalağayla deforme edilmesinde retoriğin nasıl bir araç olduğuna dair de iyi bir göstergedir.

Platon – Phaidon

Phaidon Kitap Kapağı Phaidon
Platon
Say Yayınları
136

Platon, hiç kuşku yok ki düşünce tarihinin en önemli ve etkili filozoflarından biridir. Felsefenin kurumsallaşmasına ve felsefede yazılı geleneğin oluşmasına katkıda bulunmuş, iki dünyalı metafiziğiyle bütün bir Ortaçağ düşüncesini belirleyecek olan idealist felsefe geleneğinin başlatıcısı olmuştur. Hıristiyan Ortaçağ felsefesine ve İslam düşüncesine etkisi bakımından da ayrıca önem taşıyan Platon, düşünce tarihi boyunca tartışılan tüm problemleri yüzlerce yıl öncesinden ele almış ve ilk büyük felsefi sistemi inşa etmiştir.

Phaidon, Platon'un en gözde ve önemli diyaloglarından biridir; her şeyden önce, Yunan edebiyatının en seçkin eserlerinden biri olarak kabul edilir.

Eser, Sokrates'in baldıran zehrini içmeden hemen önceki saatlerde sergilediği iyi yaşamış, misyonunu layıkıyla yerine getirmiş bir insanın iç huzurunu ve gönül rahatlığını şiirsel bir dille ifade ederken; onun, ruhun ölümsüzlüğü üzerine kendinden emin bir tavırla ortaya koyduğu argümanları Platon'a özgü mükemmel bir kurgu ve eşsiz bir üslupla ortaya koyar. Pek çok Platon yorumcusu, Phaidon'un bütün Platonik eserler arasında tragedyaya en fazla yaklaşan diyalog olduğunu öne sürer.

Platon – Philebos

Philebos Kitap Kapağı Philebos
Platon
Say Yayınları
120

Platon, hiç kuşku yok ki düşünce tarihinin en önemli ve etkili filozoflarından biridir. Felsefenin kurumsallaşmasına ve felsefede yazılı geleneğin oluşmasına katkıda bulunmuş, iki dünyalı metafiziğiyle bütün bir Ortaçağ düşüncesini belirleyecek olan idealist felsefe geleneğinin başlatıcısı olmuştur. Hıristiyan Ortaçağ felsefesine ve İslam düşüncesine etkisi bakımından da ayrıca önem taşıyan Platon, düşünce tarihi boyunca tartışılan tüm problemleri yüzlerce yıl öncesinden ele almış ve ilk büyük felsefi sistemi inşa etmiştir.

Philebos, Platon'un kendisini bütün bir hayatı boyunca çokça meşgul etmiş olan bir konuyu, yani "iyi hayatın ne olduğu" meselesini son kez ve mümkün olduğu ölçüde ayrıntılı bir biçimde ele aldığı diyaloğudur. Olgunluk dönemi eserlerinin doruk noktasını oluşturan Devlet'te, toplumda iyi hayatı bütün ayrıntılarıyla ele alıp tartışmış olan Platon, Devlet'ten sonra kaleme aldığı bu diyalogda daha önce Protagoras, Gorgias ve Phaidon diyaloglarında karşı çıktığı hazcılığı bir kez daha gündeme getirir. Hazzı ve hazzın iyi bir hayatın belirleyici veya önemli bir bileşeni olup olmayacağı konusunu enine boyuna tartışır. Philebos, Platon'un Pythagorasçı felsefeyle olan ilişkisini ve filozofun yaşlılık dönemi diyaloglarının diyalektiği veya temel yöntemi haline gelen toplama ve bölme yönteminin yeni bir örneğini vermesi bakımından da önemli bir diyalogdur.

Rene Guenon – Doğu Bilgeliği

Doğu Bilgeliği Kitap Kapağı Doğu Bilgeliği
Rene Guenon
Say Yayınları
152

"Her ne düşünüyorsak oyuz. Her ne olursak düşüncelerimizle oluruz. Düşüncelerimizle dünyayı kurarız. Kim ki saf düşünceyle konuşmaz veya hareket etmez, arabayı çeken öküzün ayak izlerini takip etmesi gibi tekerlerin, takip eder onu ıstırap."

"Doğu Bilgeliği Dizisi", Doğu öğretileri üzerine yazılmış inceleme, araştırma ve yorumların yer verildiği, bir yandan da çevirisi mümkün olduğu ölçüde bu öğretilerin yer aldığı kaynak metinlerin çevirilerinin yayınlandığı bir dizi olacak.

Bu ilk kitap ise, bir giriş kitabı olarak aynı zamanda, bu öğretilerin anlaşılmasında dikkat edilecek hususları toplu olarak ele aldığından ötürü dizinin bütün kitapları için istifade edilebilecek bir kılavuz kitap. Dolayısıyla bu hüviyetiyle kitap bir yandan mümkün olduğu kadar doğu öğretilerinin genel karakteristiklerine.